Hava Durumu

#Sergi

TOURISMJOURNAL - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Troya Sergisi" 221 eserle Roma'da Haber

"Troya Sergisi" 221 eserle Roma'da

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya'nın başkenti Roma'daki programı kapsamında Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda düzenlenen basın buluşmasında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Ersoy, "Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri ve Hikayeleri" sergisinin Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğinin önemli bir sonucu olduğunu belirterek, Troya'nın insanlık tarihinin en güçlü anlatılarından biri olarak bugün dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden hayat bulduğunu söyledi. Türkiye'deki 19 müzeden seçilen 221 eserin yer aldığı sergide, 50 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluştuğunu ifade eden Mehmet Nuri Ersoy, Troya Atı replikasıyla birlikte Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının Roma'nın kalbinde dünya kamuoyuna sunulduğunu kaydetti. Troya ile Roma arasındaki ortak hafıza Kolezyum'da anlatılıyor Troya'nın Roma'nın kuruluş anlatısında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, Roma'nın kurucu atası kabul edilen Aeneas'ın Troya'dan İtalya'ya uzanan yolculuğunun iki medeniyet arasında güçlü bir tarihi ve kültürel bağ kurduğunu söyledi. Serginin yalnızca Troya Savaşı'nı değil, Troya ile Roma arasında kurulan tarihi ve mitolojik ilişkiyi de ziyaretçilere aktardığını belirten Ersoy, MÖ 3'üncü bin yıldan Roma Dönemi'nin sonuna kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan seçkinin Antik Akdeniz dünyasının ortak hafızasına ışık tuttuğunu ifade etti. Troya'nın yalnızca Roma'nın değil Avrupa kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu dile getiren Ersoy, Homeros'tan günümüze uzanan bu büyük mirasın farklı toplumları ortak bir tarih ve kültür etrafında buluşturduğunu söyledi. Kolezyum'daki iş birliğinin temelinde güven var Geçtiğimiz yıl Kolezyum'da gerçekleştirilen Göbeklitepe Sergisi'nin büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Bakan Ersoy, söz konusu serginin milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak Türkiye'nin kültürel değerlerinin uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sunduğunu belirtti. Göbeklitepe ile başlayan iş birliğinin Troya Sergisi ile daha da ileri taşındığını ifade eden Ersoy, bu tür prestijli alanlarda sergi düzenlemenin yalnızca maddi imkânlarla açıklanamayacağını söyledi. İlgili kurumlar arasında güçlü ilişkiler ve karşılıklı güvenin belirleyici olduğuna dikkat çeken Ersoy, kültürel diplomasi alanında kurulan iş birliklerinin uzun vadeli sonuçlar ürettiğini kaydetti. Troya Sergisi kültür turizmine de katkı sağlayacak Troya Sergisi'nin de Göbeklitepe Sergisi'nin yakaladığı başarıyı sürdüreceğine inandığını belirten Ersoy, Kolezyum'un ziyaretçi profili ve bugüne kadar gördükleri ilginin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Bu tür uluslararası sergilerin yalnızca kültürel görünürlüğe değil, Türkiye'nin kültür turizmine ve uluslararası tanıtımına da önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Ersoy, kültürel mirasın dünyanın farklı coğrafyalarında görünür kılınmasının Türkiye'nin marka değerini güçlendirdiğini ifade etti. Yeni uluslararası sergiler yolda Türkiye'nin kültürel mirasını dünyanın en önemli müzeleri ve kültür merkezlerine taşımaya devam edeceklerini belirten Ersoy, Berlin'de devam eden Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi'nin ardından Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD'de yeni sergiler planlandığını açıkladı. Japonya ile bu alanda mutabakat zaptı imzalandığını, Çin ve Avusturya ile görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Ersoy, hedeflerinin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu söyledi. Tanıtımda yeni dönem: Hikaye anlatıcılığı Dünyada tanıtım anlayışının değiştiğine dikkat çeken Bakan Ersoy, günümüzde insanların yalnızca bir destinasyonu görmek istemediğini, aynı zamanda bir hikayenin parçası olmayı arzuladığını ifade etti. Bu doğrultuda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) çalışmalarına işaret eden Ersoy, Türkiye'nin tanıtımında dijital dünyayı merkeze alan, veriye dayalı ve küresel eğilimleri takip eden yeni bir model uyguladıklarını söyledi. GoTürkiye markasıyla dünyanın yaklaşık 200 ülkesinde tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini belirten Bakan Ersoy, reklam filmlerinin yanı sıra hikaye anlatıcılığını merkeze alan yeni projeler geliştirdiklerini kaydetti. Türk dizilerinin dünya çapındaki etkisinden de yararlandıklarını ifade eden Ersoy, TGA koordinasyonunda hazırlanan mini dizi projeleriyle şehirlerin, kültürel mirasın ve yaşam kültürünün milyonlarca kişiye ulaştırıldığını belirtti. Bakan Ersoy, Türkiye'nin bugün yalnızca ziyaret edilen değil, deneyimlenen bir destinasyon olarak öne çıktığını vurgulayarak kültür, tarih, gastronomi ve yaşam kültürünü çağın iletişim araçlarıyla dünyaya anlatmaya devam edeceklerini söyledi.

Alanya festival sezonuna hazırlanıyor Haber

Alanya festival sezonuna hazırlanıyor

Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Bu yıl festivalimizin temasını ‘kervan’ olarak belirledik. Yörük ve Türkmen şehri Alanya’mız kervanı fazlasıyla içinde barındırıyor. Biz bu terimin altını çeşitli başlıklar altında doldurmaya gayret ettik. 21-27 Mayıs tarihleri aynı zamanda Türk Mutfağı Haftası olarak belirlendiği için festivalimizin içerisinde Türk Mutfağı ve Gastronomi Alanı düşünüldü. Ülkemizin farklı yerlerinden gelen mutfak uzmanlarının sunumları olacak. Kendi kültürlerini bizlerle paylaşmalarını istediğimiz Yeni Alanyalılar Platformu’na geniş bir yer verdik. Her ülke temsilcisi sunumlar yapacak. Çok sayıda öğrencisi olan değerli hemşerimiz Prof. Dr. Hayri Duman ile endemik bitkiler konusunda bir çalışma yaptık. Hocamızla yaptığımız çalışmada Alanya’ya ait endemik bitkilerden çiçekli olanları Kültür Müdürlüğümüz tarafından ipek kozası ile canlandırıldı. O da festivalimizde yer alacak. Yine Halk Eğitimi Merkezi ile yürüttüğümüz el sanatları kurslarımızdaki kadınların eserlerinin yer alacağı bir festival olacak. Bu yıl Kızılkule’nin 800. yaşını idrak ediyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız yılsonuna kadar devam edecek" dedi. "Alanya hepimizin’’ Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik katılımcılara teşekkür ederek, "Buradaki basın mensubu arkadaşlarımı görünce biz artık Alanya'da bir şeyleri başarmaya başlamışız diye düşündük. Bu düşüncemiz de burada sizleri görünce oluştu. Alanya hepimizin. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Alanya için hep beraber elimizi taşın altına sokmalıyız demiştik. Ben burada bunu görüyorum. Bu görüntü herkesin artık Alanya için elini taşın altına soktuğu anlamına gelir. Alanya adına buna çok sevindiğimi söyleyebilirim. Hepinize bu konuda çok teşekkür ediyorum. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Artık bunun ateşini yaktığımızı, kıvılcımın çıkmaya başladığını, tomurcukların belki de büyümeye başladığını da burada bir kez daha teyit etmiş olduk. Sizlere teşekkür ediyorum" dedi. "Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak'' "Hep beraber yönetelim ve herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın şeklindeki tarzımızın bir yansımasını da burada görüyoruz" diyen Başkan Özçelik, "Herkes kendi içerisinde, kendi bildiği işleri burada anlattı ve bu konuda da belediyeler arasında bir fark oluşturacağını düşünüyorum. Herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın tarzındaki düşüncemi en azından burada gerçekleştirmeye başladığımızı gördüğümde kendi adıma da sevindim. Her bayramda, her önemli günde, her festivalde Türkiye'nin önemli sanatçılarını ağırladık. Ama biz uluslararası olabilmek adına geçen sene Gipsy Kings’i getirmiştik. Hem Türkiye genelinde hem Avrupa da hem de dünya çerçevesinde güzel bir tanıtım oldu. Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak. Kendisini çok seviyoruz. Hem Alanya'da yaşayanlar hem turizm amacıyla gelenler, hem de Antalya ve çevresinden katılacak olan pek çok misafirimiz festivalimizde yer alacak. Bu konuda da fark oluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Kültür alışverişi de bir kervandır" Başkan Özçelik, konuşmasına şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız bu sene ile ilgili 'ne yapalım, hangi tema altında çıkalım' dediklerinde kendi içlerinde oturdular, konuştular. Kervan temasını uygun gördüler. Bana sorduklarında 'daha güzeli mi var' dedim ve bununla ilgili çalışmalara başladık. Kervan bir anlamda da kültürler arasındaki transferdir. Bugün bu kervan kelimesine geniş anlamda baktığımızda, Alanya’mıza 130'dan fazla ülkeden gelen insanların burada yerleşik olduğunu düşündüğümüzde ve aramızda kültür alışverişleri olduğunu düşündüğümüzde, bunun da aslında bir kervan olduğunu söyleyebiliriz. Alanya geçmişten beri bir özelliğini hiç kaybetmedi. Liman kenti ve ticaret kenti olma özelliği. Her yerden buraya bir şeyler gelirken buradan da diğer bölgelere bir şeyler satılmıştır. Ticaret yapılmıştır, kültür de bu süreçte aktarılmıştır. Bunlar festival temasını daha da anlamlı hale getiriyor." "Bütün organizasyonlarımızı daha yukarıya çıkaracağız" Başkan Özçelik, "Zaman zaman gerek propaganda döneminde gerek daha sonraki dönemlerde söylediğim şey şuydu; biz mümkünse var olan hiçbir şeyi kaldırmayacağız. Bir basamak, bir tık yukarıya daha kaliteli götüreceğiz diye söylemiştim. Bunu sık sık söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Hedefimiz bu. Bizim geçmişle derdimiz yok. Alanya'nın geleceğiyle ilgili derdimiz var. Bunun için de çalışmaya devam ediyoruz. Şehrin ekonomisine de faydalar sağlayacağını düşündüğümüz için daha da büyüterek festivallere devam ettik. Bu iş için en aşağısından en yukarısına kadar çalışan birçok çalışma arkadaşlarım var. Ben bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum ve bu emeklerini daha fazla artırarak önümüzdeki yıllarda bütün organizasyonlarınızın daha yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum. Bu arada bu festivallerde biz Yaşam Boyu Başarı Ödülü veriyoruz. Bu yıl da Yaşam Boyu Alanya'da Tarıma Destek Ödülü arkadaşlarımız planlamıştı. Bununla ilgili çalışmaları bitirdiler ve Mehmet Balki, Ahmet Arslan ve Ahmet Dalabasmaz’a ödüllerini festival içerisinde takdim edeceğiz. Buraya katıldığınız, burada bizleri dinlediğiniz ve yapacağınız tüm bilgilendirmeler ve tanıtımlar için hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi. Festival programı tanıtıldı Basın toplantısında Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nimet Hacıkura, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Sevda Çapa, Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Naim Namal, festivalle ilgili detaylı bilgi verdi. 22 Mayıs Cuma günü saat 18.00’de Atatürk Anıtı önünden festival korteji ile açılış gerçekleştirilecek. Saat 19.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda Alanya Belediyesi zeybek kursiyerlerinin açılış gösterisi, saat 19.15’te Aspendos Ensemble konseri yapılacak. Festival kapsamında "Kozadan Doğaya Alanya’nın Endemik Mirası", Sessiz Tanık "KIZILKULE" fotoğraf sergisi, "Zamanın izinde: Kızılkule ve Alanya" siyah-beyaz fotoğraf sergisi, "İpeğin Kalbi: KOZA" gösteri ve satış alanı, Alanya Koza Bahçesi sergi alanı, siyah-beyaz fotoğraf sergisi, Keykubat Yolu sergisi yer alacak. Ayrıca Genç Frekans alanı, Yeni Alanyalılar Platformu alanı, üretici pazar stantları, el sanatları stantları ve yöresel lezzet stantları festival süresince vatandaşları ağırlayacak. İlk gün saat 21.00’de uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri ile DJ Haluk Sarıtaş performansı, saat 22.00’de ise Aşkın Nur Yengi konseri yapılacak. 23 Mayıs Cumartesi günü saat 11.00’de tüm stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri düzenlenecek. Saat 16.30’da Kızılkule yanındaki tarihi sarnıç yapısında Anna Naeini’nin ahşap yakma pirogravür sergisi açılacak. Saat 17.00’de 10. Uluslararası Alanya Karikatür Yarışması ödül töreni, yarışma sergisi ve Musa Gümüş özel karikatür sergisi Kızılkule’de yapılacak. Saat 18.00’de Lifos Alanı’nda Genç Frekans etkinlik alanı açılacak. Saat 21.00’de DJ Oğulcan Gümüş performansı, saat 22.00’de Melek Mosso konseri eski belediye binası arkasında gerçekleştirilecek. 24 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı yeniden ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları, müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri yapılacak. Saat 19.00’da Kızılkule teras katında Kate Vovk ve Natalie Barış Duo, Tarihi Mekanlardan Yükselen Müzik Tınıları konserinde klasik müzik severler ile buluşacak. Saat 21.00’de eski belediye binasında DJ Gökhan Sakaltaş performansı, saat 22.00’de ise Goran Bregoviç konseriyle festival tamamlanacak. Basın toplantısına Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, başkan danışmanları, meclis üyeleri, ilgili birim müdürleri katıldı.

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında Haber

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında

Roma'nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran'da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma'nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran'da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisinin açılışı, Museuminsel Berlin’deki James-Simon Galerie’de 10 Şubat Salı günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek. İnsanlık tarihinin bilinen en eski sayfaları, bu kez Berlin’de açılıyor. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık mirası, Avrupa’nın kültür başkentlerinden Berlin’de dünya ile buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de açılacak sergiyi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bakan Ersoy paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi: "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz! 10 Şubat’ta açılışını yapacağımız 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisiyle, Şanlıurfa müzemizden seçilen 89 eser ve 4 replikayı dünya ile buluşturacağız. Eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. 19 Temmuz’a kadar açık kalacak sergide, Isabel Muoz’un Taş Tepeler fotoğrafları da yer alacak. Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü, Berlin’in kalbinde anlatacağız. Taş Tepeler’in mirasını, kararlılıkla dünyaya taşıyoruz." 44 eser ilk kez sergilenecek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi, 10 Şubat’ta Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de kapılarını açacak. Sergide, Göbeklitepe ve Taş Tepeler bölgesinden elde edilen buluntulara ev sahipliği yapan Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen Neolitik Çağ’a ait 89 eser ile 4 eser replikası yer alacak. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan özgün örnekler arasında bulunan parçaların yer alacağı sergideki eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. Sergi Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü anlatacak Sergi, avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecini bütün yönleriyle ele alacak. Mimari, sanat, heykeltraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin doğuşu, Göbeklitepe ve çevresindeki tapınaklar, taş sütunlar, kabartmalar ve figüratif heykeller üzerinden anlatılacak. Serginin ziyaretçileri, erken dönem toplumsal ritüelleri, ilk dini inanışları ve toplulukların örgütlenme biçimlerini yakından görme imkanı bulacak. Sergi aynı zamanda tarımsal üretimin başlamasıyla ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik dönüşümü de bütüncül bir çerçevede sunacak. Isabel Muoz’un objektifinden Taş Tepeler Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Muoz’un Taş Tepeler’de çektiği fotoğraflar da sergideki yerini alacak. Yalnızca arkeolojik alanları değil, Neolitik toplulukların yaşam izlerini; insan figürleri, dokular ve ışık aracılığıyla sanatsal bir dille yorumlayan Muoz’un bu fotoğrafları, ziyaretçilere Taş Tepeler’in tarihi derinliğini çağdaş bir bakışla deneyimleme imkanı sunacak. Göbeklitepe ve Taş Tepeler uluslararası sahnede Berlin’de ilk kez düzenlenecek olan sergi, Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler’in kültürel ve bilimsel önemini uluslararası platformda güçlü biçimde tanıtacak. Türkiye’den Berlin’e getirilen bu eşsiz Neolitik eserler, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe’nin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Daha önce Roma Kolezyumu’nda büyük ilgi gören Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısı, Berlin ayağıyla Avrupa’daki görünürlüğünü daha da artıracak. Berlin’de düzenlenen bu sergi, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki etkisini daha da güçlendirecek. ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

125 yıllık tarihi yapı yeniden tasarlandı Haber

125 yıllık tarihi yapı yeniden tasarlandı

Balat’ta bulunan ve uzun süredir atıl durumda olan 125 yıllık tarihi yapı, Baran Mimarlık tarafından gerçekleştirilen hassas bir onarım sürecinin ardından kapılarını "Limon Kolonyası" sergisiyle açtı. Geçmişle kurulan ilişkinin nasıl "seçildiğini" ve "güvenli hale getirildiğini" merkezine alan sergi, mekân-odaklı bir yerleştirme olarak dikkat çekiyor. Tarihi mekanda disiplinlerarası dönüşüm Serginin mimari tasarımını üstlenen Mehmet Emin Baran, yapının özgün karakterini koruyarak mekanı sergi için yeniden işlevlendirdi. Mimarlık, tasarım ve yapay zeka destekli üretim süreçlerini bir araya getiren Baran, yapıyı bir arka plan olmaktan çıkarıp hafızanın düzenlendiği bir "eşik alanı" olarak kurguladı. Baran’ın müzik, seyahat ve ekstrem sporlar gibi farklı disiplinlerden beslenen tasarım dili, serginin çok katmanlı yapısına doğrudan katkı sağlıyor. Sergi, ismini taşıdığı 'Limon Kolonyası'nı nostaljik bir unsur veya koku deneyimi olmaktan çıkarıp sembolik bir araca dönüştürüyor. Sergide kolonya; içeri girerken temasın sınırlarını belirleyen, geçmişi ne tamamen silen ne de olduğu gibi bırakan bir "düzenleme biçimi" olarak ele alınıyor. Sergi, hatırlamanın kendisinden ziyade, neyin "hatırlanabilir" kılındığının altını çiziyor. Açılışı 23 Ocak’ta gerçekleştirilen sergide; Yeşim Pektok Yağmur, Türkan Burkas, Melis Arslan, Ercan Vural, Dilan Gitmez, Cemre Teke, Çağla Saydağ Karter, Beyza İla, Emel Vardar, Ayşe Derin Ergenç ve Asya Alpay’ın eserleri yer alıyor. Geçmişle kurulan ilişkinin masumiyetini sorgulayan ve izleyiciyi bu seçici hafızanın bir parçası olmaya davet eden 'Limon Kolonyası', 4 Şubat 2026 tarihine kadar Balat’taki adresinde ziyaret edilebilecek.

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu Haber

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu

İş Bankası, hem yeni nesil bir deneyim alanı sağlayan hem de karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem gibi olası afet durumlarında İstanbul Boğazı'nda ve gerektiğinde farklı kentlerde gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefleyen İş Vapur'u hizmete sundu. Bankanın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru'ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilen İş Vapur, 2026 yılının büyük bölümünü Galataport'ta geçirecek. Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. Normal zamanlarda 3 terminalin yer alacağı İş Vapur'da afet dönemlerinde terminal sayısı 13'e çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. İş Vapur'da banka şubesinin yanı sıra sergi, toplantı, etkinlik, büfe ve dinlenme alanları bulunuyor. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür Yayınları ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verecek İş Vapur'un açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Bankanın afet yönetimine dair çalışmaları çerçevesinde 6 Şubat deprem felaketlerinden sonra hayata geçirilen İş Vapur ile deprem gibi büyük bir afet karşısında karayolu erişiminin kısıtlandığı durumda bankacılık hizmetleri mümkün olduğunca kesintisiz bir şekilde devam edecek ve İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verebilecek" dedi. Aran, "Galataport'tan Sarıyer'e, Beykoz'dan Bostancı'ya, Tuzla'ya kadar İstanbul'un birçok kıyısından İstanbullulara denizden ulaşıp bankacılık hizmetlerinin aksamamasını sağlayacağımız İş Vapur, aynı zamanda olası depremde revir ve yatakhane olarak da kullanılabilecek, 300 kişiye kadar barınma imkânı sağlayacak. Dijital kanalların bankacılık işlemlerinde aldığı payın neredeyse yüzde 100'e yaklaştığı günümüzde kurum olarak şubelere farklı bir anlam katıyoruz. Tarım, girişimcilik ve turizm alanlarında açtıkları ihtisas şubelerinin bu yöndeki çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor. İş Vapur afet odağının yanında müşteri deneyiminde fark oluşturan yeni nesil temas noktası olarak farklı bir şube deneyimi yaşatıyor" dedi. Aran, "İş Vapur ile denizde seyahat eden bir şubeyi açıyor, yüzen bir bankacılık şubesini sektöre kazandırıyoruz. Bu, tarihimizde ilk değil. 1926 yılında hem Türkiye'yi hem de dış ticareti artıracak ürünleri tanıtmak amacıyla Avrupa'nın birçok limanını dolaşan Karadeniz Vapuru'nda da şube açmış ve ülkemizin tanıtımında rol oynamıştık. Cumhuriyet vizyonuyla 1926'daki vapur şubemizden tam 100 yıl sonra bu kez İş Vapur'u İstanbullulara, Türk bankacılık sektörünün hizmetine sunmaktan dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu vapurun yapılmasında, bugün hizmete açılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları İşletmesi'ne, İstanbul Liman Başkanlığı'na, tüm paydaşlarımıza ve bu projede emeği geçen çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. İş Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. İstanbul içi yolcu kapasitesi 500 kişi olan, 320 kişilik etkinlik alanına sahip vapurun, açık denizde 400 kişi kapasitesi bulunuyor. Üst güverte, afet dönemlerinde yine modüler tasarım sayesinde 300 kişinin afet şartlarında konaklayabileceği/yatabileceği bir alana dönüştürülecek şekilde tasarlandı. İş Vapur'da olası afet senaryosu dikkate alınarak revir, kuru kumanyalık, yüksek kapasiteli mutfak, afet ihtiyaç depoları, duş ve hijyen alanları bulunuyor. Bu sayede gemi, afet anında destek, lojistik ve hizmet platformu olarak kısa sürede devreye alınabilecek altyapıya sahip. Şube alanında, olağanüstü durumlar dışında 3 terminalle hizmet verecek İş Vapur, afet dönemlerinde sosyal alanlardaki modüler mobilyaların şube terminaline dönüştürülmesiyle toplamda 13 terminale çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. Vapurda hem afet gibi olağanüstü durumlarda hem de normal şartlarda hizmet vermesi planlanan banka şubesinin yanı sıra "İş Kültür" konseptiyle uyumlu sosyal alanlar, sergi, toplantı ve kurumsal organizasyonlara uygun etkinlik alanları, büfe ve dinlenme alanları da mevcut. Bu alanlar, bankacılık faaliyetlerinden bağımsız veya birlikte kullanılabilecek esnek mekânsal kurgular olarak tasarlandı. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. Vapurun üst güvertesi Boğaz'da kültür-sanat ve etkinliklere açık olacak. İş Vapur, Karaköy Şubesine bağlı olarak faaliyet gösterecek. Şehir Hatları A.Ş. tarafından inşa edilen İş Vapur, 50 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. Proje Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları, İstanbul Liman Başkanlığı gibi paydaşların destekleriyle hayata geçirildi.

Öğretmenliğe Adanan Bir Ömrün Renklerle Yeniden Doğuşu Haber

Öğretmenliğe Adanan Bir Ömrün Renklerle Yeniden Doğuşu

Antalya, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, çok anlamlı bir sergiyle buluştu. 26 yıllık meslek hayatında yüzlerce öğrenciye ve farklı bölgelerde yetişkin kadınlara okuma yazma öğreten emekli öğretmen Nadire Akarsu, eğitimden sanata uzanan yolculuğunu “Bir Ömür Boyu Öğreten Eller, Renklerle Yeniden Anlatıyor” adlı sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Muratpaşa Belediyesi’nin ev sasipliği yaptığı serginin açılışı Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu tarafından gerçekleştirildi. Emeklilik döneminde Halk Eğitim Merkezi ve özel atölyelerde resim eğitimine yönelen Öğretmen Nadire Akarsu, zamanla kendi sanatsal dilini oluşturarak öğretmenlik birikimini ve yaşam deneyimlerini tuvallerine aktardı. Eserlerinde sabır, sevgi ve yılların emeğiyle harmanlanan hikâyeler yer alıyor. Bu hikayelerden oluşan ve Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı resim sergisi, sanat ve eğitimin iç içe geçtiği duygusal bir buluşmaya sahne oldu. Nadire Akarsu, bu özel günde Muğla Kız Öğretmen Okulu’ndan arkadaşları ve yıllar boyunca yetiştirdiği öğrencileriyle bir araya geldi. Sergi 24 Kasım 2025 Pazartesi günü Muratpaşa Belediye Binası Fikret Otyam Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen bir kokteylle kapılarını açtı ve 24–25 Kasım tarihleri boyunca ziyaret edildi. Nadire Akarsu Kimdir? 1947 Antalya doğumlu olan Nadire Akarsu, Muğla Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra Serik Çandır, Özel Antalya Koleji ve Erenköy İlkokulu gibi farklı eğitim kurumlarında görev yaptı. Öğretmenlik serüveninin en özel zamanları arasında, Isparta’nın Aliköy bölgesinde yetişkin kadınlara okuma yazma öğrettiği dönem de yer alan Akarsu, 26 yıl süren öğretmenlik hayatı boyunca eğitimin her yaşta dönüştürücü bir güç olduğuna inandığını ve çalışmalarını bu anlayışla sürdürdüğünü ifade ediyor.

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor Haber

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor

Dünya Turizm Fuarı, 48 yıldır en iyi otel zincirlerini, tur operatörlerini ve turizm ofislerini bir araya getirerek ideal tatilin planlanmasına yardımcı oluyor. Online platformlarda sayısız bilgiye ulaşmak mümkün olsa da, fuardaki bire bir görüşmelerle tatilin en iyi şekilde organize edilmesi kolaylaşıyor. Üstelik, fuara özel avantajlı fırsatlar da ziyaretçileri bekliyor. FARKLI KÜLTÜRLERE YOLCULUK 13-16 Mart 2025’te Paris'te gerçekleşecek fuarda, dünya kültürlerini keşfetme fırsatı ziyaretçilere sunulacak. Deneyimli gezginlerden ipuçları alınırken, seyahat danışmanlarından kişiselleştirilmiş öneriler edinilebilecek. "Cultures d'Ici & d'Ailleurs" bölümü, geleneksel gösteriler, dünya mutfağından lezzetler ve el sanatlarıyla kültürel zenginlikleri tanıtacak. Bu etkinlikler sayesinde bir sonraki tatil destinasyonunu bilinçli şekilde seçmek mümkün olacak. Ayrıca, "Souvenirs de Voyages" alanında uzmanlar eşliğinde tatil anılarını en iyi şekilde ölümsüzleştirmenin yolları paylaşılacak. Bu yılın onur konuğu ünlü sunucu ve gazeteci Jérôme Pitorin, "Sourire au Monde" (Dünyaya Gülümse) sergisini ziyaretçilere sunacak. HERKESE UYGUN SEYAHAT ROTALARI Bu yılki fuarda, farklı seyahat tarzlarına yönelik birçok tematik rota sunulacak: Aile Seyahati: Çocuklar için özel tasarlanmış bir hazine avı ile ailece tatil seçenekleri keşfedilebilecek. Yalnız Seyahat: Tek başına dünyayı keşfetmek isteyenler için rehberler ve ilham veren deneyimler paylaşılacak. Ekonomik Seyahat: Bütçe dostu tatil planları ve özel indirim fırsatları sunulacak. Tarihi ve Kültürel Turizm: Hafıza turizmi ile geçmişin izleri takip edilebilecek, benzersiz gelenekler keşfedilebilecek. Sürdürülebilir Turizm: Karbon ayak izini azaltarak doğayla uyum içinde bir seyahat deneyimi yaşama fırsatı sunulacak. YAVAŞ SEYAHAT: TREN YOLCULUKLARI VE ALTERNATİF ROTALAR Fuar, trenle seyahati ve çevreye etkisi daha az olan tatil seçeneklerini öne çıkararak, doğaya daha duyarlı keşiflerin yapılmasına olanak tanıyacak. Salon Mondial du Tourisme’e ek olarak, doğa ve macera tutkunları için iki özel etkinlik de ziyaretçileri bekliyor: Destinations Nature: Yürüyüş ve açık hava aktivitelerine ilgi duyanlar için özel bir buluşma noktası olacak. Expérience Nature: Karavan yaşamı ve macera filmleri festivali ile heyecan dolu anlar yaşanabilecek. 48. kez düzenlenecek olan Dünya Turizm Fuarı, ister deneyimli bir gezgin ister ilham arayan bir yolcu olsun, herkes için yeni ufuklar sunmayı hedefliyor.

'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi' sanatseverlerin beğenisine sunuldu Haber

'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi' sanatseverlerin beğenisine sunuldu

Mersin'de hat sanatçısı Salih Alzamo, tezhip sanatçısı Rabia Turgut ve naht sanatçısı Ramazan Özkan’ın Geleneksel Türk İslam sanatından çizgiler ve özel desenler yansıtan el emeği eserleri, Akdeniz Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Mersin'in merkez ilçe Akdeniz Belediyesinin tamamen yenileyerek kentin kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Akdeniz Sanat Galerisi, 'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi'ne ev sahipliği yaptı. Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizesinde gerçekleşen sergide, hat sanatçısı Salih Alzamo, tezhip sanatçısı Rabia Turgut ile naht sanatçısı Ramazan Özkan’ın birbirinden özel eserleri, Mersinli sanatseverlerin ilgi ve beğenisine sunuldu. 90 eserin beğeniye sunulduğu ve 15 Nisan 2024 tarihine dek sanatseverlerin ziyaretine açık olacak olan serginin açılış törenine; Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Mersin Milletvekili Ali Kıratlı ile çok sayıda davetli katıldı. “Mersin’de 3 tarihi yapıyı yenileyip geleceğe taşıdık” Sergiyi büyük bir beğeni ve hayranlıkla gezdiğini belirten Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, konuşmasında sanat galerisine dönüştürdükleri binanın tarihinden de bahsederek, kentteki tarihi binalara yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Başkan Gültak, “Şu ana kadar Mersin’de 3 tarihi binayı yenileyip kentimizin geleceğine kazandırdık. İnşallah 4’üncüsü de benim de mezunları arasında olduğum Çankaya İlköğretim Okulu olacak. Bu okulumuzun tadilatı için ihalesini yaptık. Yaklaşık 7 içinde de bu okulumuzda tam 17 yıl sonra hayata dönecek. Ya bir anaokulu ya bir kreş ya da olgunlaşma enstitüsü olarak hizmet verecek” dedi. “Mersin’de müze açan ilk belediye başkanıyım” Bir ilçe belediyesinin 5 yıl içerisindeki süreçte 4 tarihi binayı yenileyerek hayata geçirdiğini daha önce duymadığını belirten Başkan Gültak, “Bu tarihi Mersin evlerinden birisi İz Bırakanlar Müzesi. Gezmenizi mutlaka tavsiye ederim. İki katlı ve 7 odalı çok güzel bir Mersin evi. Aslında yine tarihe geçmiş olduk. Mersin’de ilk kez bir belediye başkanı müze açmış oldu” ifadelerini kullandı. “Sanat, kültür ve spor toplumsal barışı sağlar” Sanat, spor, eğitim ve kültürel etkinliklerin, bir şehrin toplumsal barışı ve huzurunun sağlanmasındaki önemine de dikkat çeken Gültak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanatın, sporun, kültürel faaliyetlerin olmadığı yerde huzur da olmaz. Biz de farklı uygulamalar, sosyal faaliyetler de yaparak Akdeniz’e huzur getirdik. Ramazan ayı içindeyiz, bu ay vesilesiyle böyle özel bir sergi açtık. Geçen ay da burada lise öğrencilerinin geri dönüşümle ilgili ortaya çıkardıkları birbirinden farklı ve ilginç eserleri sergilemiştik. Bu mekanda periyodik olarak mutlaka bir sanatsal etkinlik düzenlemeye çalışıyoruz. Böylelikle mekanın ruhuna uygun işler yapmış oluyoruz.” Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Gültak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, sergilenen eserlerin sahibi sanatçılara teşekkür plaketi takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.