Hava Durumu

#Sergi

TOURISMJOURNAL - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

125 yıllık tarihi yapı yeniden tasarlandı Haber

125 yıllık tarihi yapı yeniden tasarlandı

Balat’ta bulunan ve uzun süredir atıl durumda olan 125 yıllık tarihi yapı, Baran Mimarlık tarafından gerçekleştirilen hassas bir onarım sürecinin ardından kapılarını "Limon Kolonyası" sergisiyle açtı. Geçmişle kurulan ilişkinin nasıl "seçildiğini" ve "güvenli hale getirildiğini" merkezine alan sergi, mekân-odaklı bir yerleştirme olarak dikkat çekiyor. Tarihi mekanda disiplinlerarası dönüşüm Serginin mimari tasarımını üstlenen Mehmet Emin Baran, yapının özgün karakterini koruyarak mekanı sergi için yeniden işlevlendirdi. Mimarlık, tasarım ve yapay zeka destekli üretim süreçlerini bir araya getiren Baran, yapıyı bir arka plan olmaktan çıkarıp hafızanın düzenlendiği bir "eşik alanı" olarak kurguladı. Baran’ın müzik, seyahat ve ekstrem sporlar gibi farklı disiplinlerden beslenen tasarım dili, serginin çok katmanlı yapısına doğrudan katkı sağlıyor. Sergi, ismini taşıdığı 'Limon Kolonyası'nı nostaljik bir unsur veya koku deneyimi olmaktan çıkarıp sembolik bir araca dönüştürüyor. Sergide kolonya; içeri girerken temasın sınırlarını belirleyen, geçmişi ne tamamen silen ne de olduğu gibi bırakan bir "düzenleme biçimi" olarak ele alınıyor. Sergi, hatırlamanın kendisinden ziyade, neyin "hatırlanabilir" kılındığının altını çiziyor. Açılışı 23 Ocak’ta gerçekleştirilen sergide; Yeşim Pektok Yağmur, Türkan Burkas, Melis Arslan, Ercan Vural, Dilan Gitmez, Cemre Teke, Çağla Saydağ Karter, Beyza İla, Emel Vardar, Ayşe Derin Ergenç ve Asya Alpay’ın eserleri yer alıyor. Geçmişle kurulan ilişkinin masumiyetini sorgulayan ve izleyiciyi bu seçici hafızanın bir parçası olmaya davet eden 'Limon Kolonyası', 4 Şubat 2026 tarihine kadar Balat’taki adresinde ziyaret edilebilecek.

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu Haber

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu

İş Bankası, hem yeni nesil bir deneyim alanı sağlayan hem de karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem gibi olası afet durumlarında İstanbul Boğazı'nda ve gerektiğinde farklı kentlerde gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefleyen İş Vapur'u hizmete sundu. Bankanın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru'ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilen İş Vapur, 2026 yılının büyük bölümünü Galataport'ta geçirecek. Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. Normal zamanlarda 3 terminalin yer alacağı İş Vapur'da afet dönemlerinde terminal sayısı 13'e çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. İş Vapur'da banka şubesinin yanı sıra sergi, toplantı, etkinlik, büfe ve dinlenme alanları bulunuyor. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür Yayınları ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verecek İş Vapur'un açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Bankanın afet yönetimine dair çalışmaları çerçevesinde 6 Şubat deprem felaketlerinden sonra hayata geçirilen İş Vapur ile deprem gibi büyük bir afet karşısında karayolu erişiminin kısıtlandığı durumda bankacılık hizmetleri mümkün olduğunca kesintisiz bir şekilde devam edecek ve İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verebilecek" dedi. Aran, "Galataport'tan Sarıyer'e, Beykoz'dan Bostancı'ya, Tuzla'ya kadar İstanbul'un birçok kıyısından İstanbullulara denizden ulaşıp bankacılık hizmetlerinin aksamamasını sağlayacağımız İş Vapur, aynı zamanda olası depremde revir ve yatakhane olarak da kullanılabilecek, 300 kişiye kadar barınma imkânı sağlayacak. Dijital kanalların bankacılık işlemlerinde aldığı payın neredeyse yüzde 100'e yaklaştığı günümüzde kurum olarak şubelere farklı bir anlam katıyoruz. Tarım, girişimcilik ve turizm alanlarında açtıkları ihtisas şubelerinin bu yöndeki çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor. İş Vapur afet odağının yanında müşteri deneyiminde fark oluşturan yeni nesil temas noktası olarak farklı bir şube deneyimi yaşatıyor" dedi. Aran, "İş Vapur ile denizde seyahat eden bir şubeyi açıyor, yüzen bir bankacılık şubesini sektöre kazandırıyoruz. Bu, tarihimizde ilk değil. 1926 yılında hem Türkiye'yi hem de dış ticareti artıracak ürünleri tanıtmak amacıyla Avrupa'nın birçok limanını dolaşan Karadeniz Vapuru'nda da şube açmış ve ülkemizin tanıtımında rol oynamıştık. Cumhuriyet vizyonuyla 1926'daki vapur şubemizden tam 100 yıl sonra bu kez İş Vapur'u İstanbullulara, Türk bankacılık sektörünün hizmetine sunmaktan dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu vapurun yapılmasında, bugün hizmete açılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları İşletmesi'ne, İstanbul Liman Başkanlığı'na, tüm paydaşlarımıza ve bu projede emeği geçen çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. İş Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. İstanbul içi yolcu kapasitesi 500 kişi olan, 320 kişilik etkinlik alanına sahip vapurun, açık denizde 400 kişi kapasitesi bulunuyor. Üst güverte, afet dönemlerinde yine modüler tasarım sayesinde 300 kişinin afet şartlarında konaklayabileceği/yatabileceği bir alana dönüştürülecek şekilde tasarlandı. İş Vapur'da olası afet senaryosu dikkate alınarak revir, kuru kumanyalık, yüksek kapasiteli mutfak, afet ihtiyaç depoları, duş ve hijyen alanları bulunuyor. Bu sayede gemi, afet anında destek, lojistik ve hizmet platformu olarak kısa sürede devreye alınabilecek altyapıya sahip. Şube alanında, olağanüstü durumlar dışında 3 terminalle hizmet verecek İş Vapur, afet dönemlerinde sosyal alanlardaki modüler mobilyaların şube terminaline dönüştürülmesiyle toplamda 13 terminale çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. Vapurda hem afet gibi olağanüstü durumlarda hem de normal şartlarda hizmet vermesi planlanan banka şubesinin yanı sıra "İş Kültür" konseptiyle uyumlu sosyal alanlar, sergi, toplantı ve kurumsal organizasyonlara uygun etkinlik alanları, büfe ve dinlenme alanları da mevcut. Bu alanlar, bankacılık faaliyetlerinden bağımsız veya birlikte kullanılabilecek esnek mekânsal kurgular olarak tasarlandı. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. Vapurun üst güvertesi Boğaz'da kültür-sanat ve etkinliklere açık olacak. İş Vapur, Karaköy Şubesine bağlı olarak faaliyet gösterecek. Şehir Hatları A.Ş. tarafından inşa edilen İş Vapur, 50 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. Proje Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları, İstanbul Liman Başkanlığı gibi paydaşların destekleriyle hayata geçirildi.

Öğretmenliğe Adanan Bir Ömrün Renklerle Yeniden Doğuşu Haber

Öğretmenliğe Adanan Bir Ömrün Renklerle Yeniden Doğuşu

Antalya, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, çok anlamlı bir sergiyle buluştu. 26 yıllık meslek hayatında yüzlerce öğrenciye ve farklı bölgelerde yetişkin kadınlara okuma yazma öğreten emekli öğretmen Nadire Akarsu, eğitimden sanata uzanan yolculuğunu “Bir Ömür Boyu Öğreten Eller, Renklerle Yeniden Anlatıyor” adlı sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Muratpaşa Belediyesi’nin ev sasipliği yaptığı serginin açılışı Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu tarafından gerçekleştirildi. Emeklilik döneminde Halk Eğitim Merkezi ve özel atölyelerde resim eğitimine yönelen Öğretmen Nadire Akarsu, zamanla kendi sanatsal dilini oluşturarak öğretmenlik birikimini ve yaşam deneyimlerini tuvallerine aktardı. Eserlerinde sabır, sevgi ve yılların emeğiyle harmanlanan hikâyeler yer alıyor. Bu hikayelerden oluşan ve Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı resim sergisi, sanat ve eğitimin iç içe geçtiği duygusal bir buluşmaya sahne oldu. Nadire Akarsu, bu özel günde Muğla Kız Öğretmen Okulu’ndan arkadaşları ve yıllar boyunca yetiştirdiği öğrencileriyle bir araya geldi. Sergi 24 Kasım 2025 Pazartesi günü Muratpaşa Belediye Binası Fikret Otyam Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen bir kokteylle kapılarını açtı ve 24–25 Kasım tarihleri boyunca ziyaret edildi. Nadire Akarsu Kimdir? 1947 Antalya doğumlu olan Nadire Akarsu, Muğla Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra Serik Çandır, Özel Antalya Koleji ve Erenköy İlkokulu gibi farklı eğitim kurumlarında görev yaptı. Öğretmenlik serüveninin en özel zamanları arasında, Isparta’nın Aliköy bölgesinde yetişkin kadınlara okuma yazma öğrettiği dönem de yer alan Akarsu, 26 yıl süren öğretmenlik hayatı boyunca eğitimin her yaşta dönüştürücü bir güç olduğuna inandığını ve çalışmalarını bu anlayışla sürdürdüğünü ifade ediyor.

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor Haber

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor

Dünya Turizm Fuarı, 48 yıldır en iyi otel zincirlerini, tur operatörlerini ve turizm ofislerini bir araya getirerek ideal tatilin planlanmasına yardımcı oluyor. Online platformlarda sayısız bilgiye ulaşmak mümkün olsa da, fuardaki bire bir görüşmelerle tatilin en iyi şekilde organize edilmesi kolaylaşıyor. Üstelik, fuara özel avantajlı fırsatlar da ziyaretçileri bekliyor. FARKLI KÜLTÜRLERE YOLCULUK 13-16 Mart 2025’te Paris'te gerçekleşecek fuarda, dünya kültürlerini keşfetme fırsatı ziyaretçilere sunulacak. Deneyimli gezginlerden ipuçları alınırken, seyahat danışmanlarından kişiselleştirilmiş öneriler edinilebilecek. "Cultures d'Ici & d'Ailleurs" bölümü, geleneksel gösteriler, dünya mutfağından lezzetler ve el sanatlarıyla kültürel zenginlikleri tanıtacak. Bu etkinlikler sayesinde bir sonraki tatil destinasyonunu bilinçli şekilde seçmek mümkün olacak. Ayrıca, "Souvenirs de Voyages" alanında uzmanlar eşliğinde tatil anılarını en iyi şekilde ölümsüzleştirmenin yolları paylaşılacak. Bu yılın onur konuğu ünlü sunucu ve gazeteci Jérôme Pitorin, "Sourire au Monde" (Dünyaya Gülümse) sergisini ziyaretçilere sunacak. HERKESE UYGUN SEYAHAT ROTALARI Bu yılki fuarda, farklı seyahat tarzlarına yönelik birçok tematik rota sunulacak: Aile Seyahati: Çocuklar için özel tasarlanmış bir hazine avı ile ailece tatil seçenekleri keşfedilebilecek. Yalnız Seyahat: Tek başına dünyayı keşfetmek isteyenler için rehberler ve ilham veren deneyimler paylaşılacak. Ekonomik Seyahat: Bütçe dostu tatil planları ve özel indirim fırsatları sunulacak. Tarihi ve Kültürel Turizm: Hafıza turizmi ile geçmişin izleri takip edilebilecek, benzersiz gelenekler keşfedilebilecek. Sürdürülebilir Turizm: Karbon ayak izini azaltarak doğayla uyum içinde bir seyahat deneyimi yaşama fırsatı sunulacak. YAVAŞ SEYAHAT: TREN YOLCULUKLARI VE ALTERNATİF ROTALAR Fuar, trenle seyahati ve çevreye etkisi daha az olan tatil seçeneklerini öne çıkararak, doğaya daha duyarlı keşiflerin yapılmasına olanak tanıyacak. Salon Mondial du Tourisme’e ek olarak, doğa ve macera tutkunları için iki özel etkinlik de ziyaretçileri bekliyor: Destinations Nature: Yürüyüş ve açık hava aktivitelerine ilgi duyanlar için özel bir buluşma noktası olacak. Expérience Nature: Karavan yaşamı ve macera filmleri festivali ile heyecan dolu anlar yaşanabilecek. 48. kez düzenlenecek olan Dünya Turizm Fuarı, ister deneyimli bir gezgin ister ilham arayan bir yolcu olsun, herkes için yeni ufuklar sunmayı hedefliyor.

'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi' sanatseverlerin beğenisine sunuldu Haber

'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi' sanatseverlerin beğenisine sunuldu

Mersin'de hat sanatçısı Salih Alzamo, tezhip sanatçısı Rabia Turgut ve naht sanatçısı Ramazan Özkan’ın Geleneksel Türk İslam sanatından çizgiler ve özel desenler yansıtan el emeği eserleri, Akdeniz Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Mersin'in merkez ilçe Akdeniz Belediyesinin tamamen yenileyerek kentin kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Akdeniz Sanat Galerisi, 'Geleneksel Türk İslam Sanatı Eserleri Sergisi'ne ev sahipliği yaptı. Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizesinde gerçekleşen sergide, hat sanatçısı Salih Alzamo, tezhip sanatçısı Rabia Turgut ile naht sanatçısı Ramazan Özkan’ın birbirinden özel eserleri, Mersinli sanatseverlerin ilgi ve beğenisine sunuldu. 90 eserin beğeniye sunulduğu ve 15 Nisan 2024 tarihine dek sanatseverlerin ziyaretine açık olacak olan serginin açılış törenine; Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Mersin Milletvekili Ali Kıratlı ile çok sayıda davetli katıldı. “Mersin’de 3 tarihi yapıyı yenileyip geleceğe taşıdık” Sergiyi büyük bir beğeni ve hayranlıkla gezdiğini belirten Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, konuşmasında sanat galerisine dönüştürdükleri binanın tarihinden de bahsederek, kentteki tarihi binalara yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Başkan Gültak, “Şu ana kadar Mersin’de 3 tarihi binayı yenileyip kentimizin geleceğine kazandırdık. İnşallah 4’üncüsü de benim de mezunları arasında olduğum Çankaya İlköğretim Okulu olacak. Bu okulumuzun tadilatı için ihalesini yaptık. Yaklaşık 7 içinde de bu okulumuzda tam 17 yıl sonra hayata dönecek. Ya bir anaokulu ya bir kreş ya da olgunlaşma enstitüsü olarak hizmet verecek” dedi. “Mersin’de müze açan ilk belediye başkanıyım” Bir ilçe belediyesinin 5 yıl içerisindeki süreçte 4 tarihi binayı yenileyerek hayata geçirdiğini daha önce duymadığını belirten Başkan Gültak, “Bu tarihi Mersin evlerinden birisi İz Bırakanlar Müzesi. Gezmenizi mutlaka tavsiye ederim. İki katlı ve 7 odalı çok güzel bir Mersin evi. Aslında yine tarihe geçmiş olduk. Mersin’de ilk kez bir belediye başkanı müze açmış oldu” ifadelerini kullandı. “Sanat, kültür ve spor toplumsal barışı sağlar” Sanat, spor, eğitim ve kültürel etkinliklerin, bir şehrin toplumsal barışı ve huzurunun sağlanmasındaki önemine de dikkat çeken Gültak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanatın, sporun, kültürel faaliyetlerin olmadığı yerde huzur da olmaz. Biz de farklı uygulamalar, sosyal faaliyetler de yaparak Akdeniz’e huzur getirdik. Ramazan ayı içindeyiz, bu ay vesilesiyle böyle özel bir sergi açtık. Geçen ay da burada lise öğrencilerinin geri dönüşümle ilgili ortaya çıkardıkları birbirinden farklı ve ilginç eserleri sergilemiştik. Bu mekanda periyodik olarak mutlaka bir sanatsal etkinlik düzenlemeye çalışıyoruz. Böylelikle mekanın ruhuna uygun işler yapmış oluyoruz.” Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Gültak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, sergilenen eserlerin sahibi sanatçılara teşekkür plaketi takdim etti.

Siemens Türkiye’den Haber

Siemens Türkiye’den "Birlikte Yüzyıl" sergisi

Siemens Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılında geçmişten günümüze ülkemizdeki sanayiden sağlığa, ulaşımdan elektrifikasyona kadar farklı alanlardaki imza işleriyle sanayi ve endüstriyel mirasa sunduğu katkılarını anlatan özel bir sergi düzenliyor. Siemens Türkiye açıklamasına göre, şirket, Cumhuriyet’in ilk yıllarında sadece sanayide değil, Cumhuriyet’in ilk röntgen cihazı, ilk elektrikli tramvayı, ilk yeraltı demiryolu, ilk elektrik santrali ve daha onlarca örnekle birçok sektörde ilklere imza attı. Cumhuriyet dönemindeki ilk fabrikasını 1928’de Eskişehir’de açan Siemens Türkiye, aynı yıl içerisinde Cumhuriyet’in ilk hidroelektrik santrali olan Malatya Elektrik Santrali’ni kurarak ülkemizin su potansiyelini Siemens teknolojisiyle birleştirdi. O dönem aynı zamanda yeni kurulan birçok fabrika ve tesise de enerji sağlayan Siemens Türkiye’nin, 1929 yılında Tire Duro Metal Fabrikası, Beykoz Deri Fabrikası, Bafra ve Tekirdağ santralleri de bu çalışmaları arasında yer alıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkede sınai kalkınmanın mihenk taşlarından Kozlu Kömür Madeni’nin turbo ünitesi, İzmit Kâğıt Fabrikası’nın kâğıt makineleri ve Bursa İplik Fabrikası’nın iplik makinelerinin elektriği Siemens Türkiye tarafından sağlandı. Birçok farklı ilde elektrik panelleri ve enerji dağıtım konsolları kuran Siemens Türkiye, birçok fabrikanın altyapısını kurarak ya da bu fabrikalara enerji sağlayarak katkıda bulundu. Aynı dönemde pek çok sektörde kullanılan demir çelik, Siemens dökümhanelerinde, Siemensli çelik ustaları tarafından üretildi. Siemens Türkiye bu çalışmalarıyla birçok inovatif yeni iş kolunun doğmasına da vesile oldu. Yalnızca İstanbul’un değil, İzmir ve Selanik’in de elektrifikasyonuna da öncü oldu. 'Birlikte Yüzyıl' sergisi, 100 yıllık Cumhuriyet'in ilanının ardından ülkenin kalkınmasını sanayi kurumları, eğitim ve gerçek insan hikâyeleri üzerinden yansıtıyor. Sergi aynı zamanda kadının çalışma ve sosyal hayata katılımını odağına alarak Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu alanda verilen büyük çabayı, karşılaşılan zorlukları bir kez daha gözler önüne seriyor. Sergide, Siemens Türkiye’nin arşivinden Erken Cumhuriyet Dönemi’ne ait belge ve objeler de yer alıyor. Sergide 1872 yılında kullanılan telgraf makinesi, ayaklı radyo, telefon da sergileniyor. Ayrıca dönemin fotoğrafları ile birlikte Atatürk ve İsmet İnönü imzalarıyla dönemin kararnameleri de görülebilir. İlk kadın mimarlarımızdan Mualla Eyüpoğlu, İlk kadın sosyologlarımızdan Mübeccel Belik Kıray, ilk kadın kimyagerlerimizden Remziye Hisar, ilk kadın inşaat mühendislerimizden Sabiha Fırat’ın yaşam öyküleri, Pelin Batu’nun kaleminden sergideki yerini alıyor. Siemens Türkiye Cumhuriyet’in ilk yıllarında sadece sanayide değil Cumhuriyet’in ilk hidroelektrik santrali, ilk röntgen cihazı, ilk elektrikli tramvayı, ilk yeraltı demiryolu ve daha onlarca örnekle birçok sektörde ilklere attığı imzalardan örnekler de sergi süresince görülebilir. Küratörlüğünü Prof. Dr. Önder Küçükerman’ın, konsept ve koordinatörlüğünü Dündar Hizal’ın üstlendiği sergi, 7-24 Kasım'da Galataport Paket Postanesi’nde ziyaret edilebiliyor. Sergi aynı zamanda dijital versiyonu ile de kısa bir süre içerisinde çevrim içi ziyarete açılacak. - 'Sergi, Türkiye Cumhuriyeti ve Siemens Türkiye arasındaki yüzyıllık teknolojik ortaklığın güç birliğini yansıtıyor' Açıklamada görüşlerine yer verilen Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Hüseyin Gelis, 'Bu sergide, 100 yıllık Cumhuriyet’in kuruluş hikayesine, sanayileşmeye doğru giden bir bakış açısıyla tanık olacağız. Bu sergi, Türkiye Cumhuriyeti ve Siemens Türkiye arasındaki yüzyıllık teknolojik ortaklığın güç birliğini yansıtıyor.' ifadelerini kullandı. Gelis, her dönemde olduğu gibi yeni teknolojiyi, ürün ve fikirleri ülkenin hizmetine sunarak, genç Cumhuriyetin sanayideki kalkınmasında öncü olduklarını ve bugün de olmaya devam ettiklerini belirterek, 'Ülkemizde, imzamızı taşıyan ilk fabrikalar ve en önemli değerlerimizden biri olan fırsat eşitliği odağımız ile, kalkınma sürecinin ayrılmaz bir parçası olmaktan, gurur duyuyoruz. Sergimiz, sanayileşme yolunda, hem teknolojik ve sanatsal güzellikler barındırması açısından, hem de ufuk açıcı olmasından dolayı çok özel bir sergi.' değerlendirmesinde bulundu. Siemens Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya ise serginin hazırlık sürecinde yüzlerce arşiv taraması yapılarak aylar süren bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Özkaya, “Cumhuriyetin ilk yıllarında, benzeri görülmemiş bir seferberlikle zorlukların nasıl aşıldığına ve milli bir ekonomi kurabilmek için nasıl bir strateji izlendiğini ortaya koyan önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyoruz. Cumhuriyet’in kadınlar ile nasıl yükseldiğini, nice değerli kadınlarımızın çok önemli yerlere gelerek genç cumhuriyete neler kattıklarını kendi hikayeleri ile sergi kapsamında görebileceğiz. Siemens Türkiye olarak, kuruluş yıllarından bugüne Cumhuriyetimizi hedeflerine ulaştırmak için üstlendiğimiz rolü ve ne mutlu bize ki 167 yıldır bu topraklarda faaliyetlerini sürdüren bir şirket olarak Cumhuriyetimizin 100 yıl boyunca sanayiden sağlığa, ulaşımdan elektrifikasyona kadar birçok farklı alanda ülkemize katkılarımızı da anlatan bu serginin hepimiz için ilham verici olacağına inanıyorum.' açıklamasını yaptı.

Sadberk Hanım Müzesi'nde Osmanlı dönemi sanatının ışıltısı Haber

Sadberk Hanım Müzesi'nde Osmanlı dönemi sanatının ışıltısı

19. yüzyıldan kalma  iki ayrı ahşap villadan oluşan müze, 1950 yılında Koç ailesi tarafından satın alınmış, 14 Ekim 1980 tarihinde kurulmuş, 1978-1980 yılları arasında Sedat Hakkı Eldem tarafından hazırlanan bir restorasyon projesinde ise müzeye dönüştürülmüş. Türkiye'nin ilk özel müzesi olma özelliğini taşıyan bu müze, vakfın kurucusu Vehbi Koç'un eşi olan koleksiyoner Sadberk Koç'un adını taşımakta olup, 14 Ekim 1980'de sergilenen Sadberk Koç koleksiyonuyla halka kapılarını açmış. Sadberk Hanım Müzesi, zengin koleksiyonuyla Osmanlı dönemi ve Osmanlı öncesi Türk sanatına ait değerli eserleri ziyaretçilere sunuyor. Müzenin koleksiyonu, Arkeoloji, El Sanatları, Kostüm, Takı, Minyatür, Osmanlı Mutfak Eşyaları ve İslam Eserleri gibi farklı alanlardaki eserlerden oluşuyor.  Sadberk Hanım Müzesi'nin Arkeoloji bölümünde, antik dönemden kalma eserler yer alıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları dönemine ait heykeller, seramikler ve diğer arkeolojik buluntular burada sergileniyor. El Sanatları bölümünde ise geleneksel Türk el sanatlarından örnekler görülmekte olup, halı dokuma, minyatür sanatı, seramik yapımı gibi geleneksel el sanatlarına ait eserler bu bölümde yer alıyor.  Müzenin Kostüm ve Takı bölümünde Osmanlı dönemine ait kıyafetler ve mücevherler sergileniyor. Bu bölümde, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin tekstil ve takı sanatının güzellikleriyle tanışma fırsatı bulabilirsiniz.  Sadberk Hanım Müzesi ayrıca, Osmanlı mutfak kültürüne ait eşyaları da sergileyen bir bölüm de mevcut olup, burada, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin ve çeşitli mutfak kültürüne dair bilgi edinme imkanı bulabilirsiniz.  Müze, tarih ve sanat tutkunlarını ağırlayarak Türk kültür mirasını koruma ve tanıtma misyonunu sürdürmektedir. Sadberk Hanım Müzesi, ziyaretçilere geçmişin izlerini sürme ve Türk sanatının zenginliğini keşfetme fırsatı sunan, kesinlikle görülmeye değer müzelerimizden biri. 

İstanbul'un Kültürel Hazinesi: Pera Müzesi Haber

İstanbul'un Kültürel Hazinesi: Pera Müzesi

2005 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından kurulan, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde yer alan müze, zengin koleksiyonu ve etkileyici sergileriyle biliniyor. Restoratör mimar Sinan Genim’in hazırladığı proje çerçevesinde Tepebaşı'ndaki tarihi Bristol Oteli’nin cephesi korunarak çağdaş ve donanımlı bir müze olarak inşa edilen binasında faaliyet göstermekte. İstanbul'un tarihine ve kültürel mirasına odaklanarak sanatseverleri ve ziyaretçilerini tarihî bir yolculuğa çıkartan muhteşem mekan, tarihi atmosferi ile de müzeye ayrı bir değer katıyor. Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan birçok sanat eserine ev sahipliği yapan Pera Müzesi, koleksiyonunda Türk resminin önemli isimlerinin eserleri, Osmanlı minyatürleri, Osmanlı dönemi tekstil ve kıyafetleri gibi zengin ve çeşitli objeler bulunduruyor.  Ayrıca, Batı sanatının önemli temsilcilerinin tabloları da müzenin koleksiyonunda yer almakta. Düzenlediği geçici sergilerle sanatseverleri sürekli olarak yenileyen bir deneyim sunan müzede, modern sanattan geleneksel el sanatlarına, fotoğrafçılıktan çağdaş sanata kadar birçok farklı konuyu işleyen geçici sergiler düzenleniyor. Atölye çalışmaları, seminerler, konferanslar ve özel rehberli turlar gibi etkinlikler gibi etkinliklerle müze deneyiminizi zenginleştirebilirsiniz. Pera Müzesi, İstanbul'un kültürel zenginliklerini keşfetmek isteyen herkesi sanat, tarih ve estetikle dolu bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. Pera Müzesi, ziyaretçilere geçmişten günümüze uzanan bir sanat serüveni sunarak İstanbul'un tarihî ve kültürel dokusunu yaşatmayı sürdürüyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.