Hava Durumu

#Savaş

TOURISMJOURNAL - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda Haber

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda

Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası’nda esnaf, rezervasyon iptalleri ve turist sayısındaki düşüş nedeniyle ciddi kayıp yaşadıklarını belirtiyor. Bazı işletmelerde iş hacmi %25’e kadar gerilerken, genel düşüşün %75 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bölge halkı ise savaşın sona ermesini umut ediyor. CNN TÜRK Muhabiri İlayda Karaca ve Caner Emre Kınacı Rodos Adası'ndan aktardı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş ikinci ayına yaklaşırken, sahadaki çatışmalar kadar küresel etkileri de büyüyor. Bir yanda barış umutları korunurken, diğer yanda artan saldırılar endişeyi derinleştiriyor. Savaşın doğrudan etkileri bölgeyle sınırlı kalmazken; petrol, altın ve birçok sektörde dalgalanmalar dikkat çekiyor. Bu etkilerin hissedildiği noktalardan biri de Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası. Yaklaşık 1400 kilometrekare yüz ölçümüne sahip ada, özellikle uluslararası turistler açısından Yunanistan’ın öne çıkan destinasyonlarından biri. Ancak savaşın yarattığı belirsizlik, turizm hareketliliğini ciddi biçimde etkilemiş durumda. Rodos esnafı, yaşanan durumu şu sözlerle anlattı: “Genelde bizim müşterilerimiz hep yurt dışından geliyor. Türkiye olsun, İran'dan geliyor ama şu anda Ege tarafı, Akdeniz tarafı bayağı bitik şu anda %75 düşüş var.” “Amerikalı çok rezervasyonumuz. Cruise gemisiyle geliyorlar.” “Ancak şu anda bazı yolcu gemileri kaldığı için gelemediği için biraz daha normale göre az. Bekliyoruz, ümit var. Rodos adası yani turizmde Yunanistan'da 1. numara.” “%25 çalışıyoruz şu anda. Yani rezervasyonlarımız iptal oluyor. Motorlarımızı elimizden geldiği kadar müşteriye düşük fiyatlar vermeye çalışıyoruz. Hizmet açısından her şeyi sunuyoruz ama gel gelelim yine olumsuz.” Turizmde yaşanan bu daralma, bölge ekonomisini doğrudan etkilerken; esnafın ortak beklentisi savaşın bir an önce sona ermesi ve turizm hareketliliğinin yeniden canlanması.

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı Haber

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı

Varlıklı Orta Doğu sakinleri, savaşla ilgili endişelerin geçici kiralamalar ve daha uzun vadeli konaklama talebini artırmasıyla birlikte Avrupa’nın üst segment gayrimenkul bölgelerinde ev arayışını hızlandırıyor. Londra, Monako, İsviçre ve İspanya’nın lüks tatil beldesi Marbella’daki emlakçılar, milyoner yatırımcılardan influencer’lara ve Orta Doğu’daki çatışma sona erene kadar taşınmak ya da kalıcı olarak yurt dışına yerleşmek isteyen ailelere kadar geniş bir kesimden gelen ilginin arttığını söylüyor. Forbes Türkiye'nin Bloomberg’ten derlediği habere göre normalde en popüler Körfez gayrimenkul piyasalarına yatırım yapacak olan yatırımcıların da savaşın ikinci ayına girmesiyle alternatifleri değerlendirmeye başladığı belirtiliyor. Çatışmalar vergisiz gelir, yıl boyu güneşli hava ve lüks yaşam tarzı vaadi nedeniyle Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlere yönelen bazı zenginleri, aileleri ve yatırımcıları yeniden düşünmeye zorluyor. Bu şehirler son dönemde daha uzun süreli ikameti teşvik eden reformlar yapmış olsa da savaş bu şehirlerin istikrarsız bir bölgede imajını sarsmış durumda. Cenevre’ye yoğun ilgi Cenevre’deki bir emlakçı olan Rockwell Properties’ten Jan Florian, Orta Doğu’dan İsviçre’ye taşınmak isteyen bir yatırımcı için 20 milyon frank (26 milyon dolar) değerinde bir ev arıyor. Ayrıca bölgeden müşterileri olan bir lüks saat satıcısının bu hafta düzenlediği bir etkinliğe davet edildiğini çünkü birçok müşterinin İsviçre’de evlerle ilgilendiğini söyledi. Hem lüks tatil köyleri hem de paket tatilleriyle bilinen İspanya’nın Costa del Sol bölgesinde, üst segment emlak firması Engel & Völkers günde dört ila beş satın alma ve kiralama talebi alıyor ve savaşın başlamasından bu yana Marbella’da birçok anlaşma yaptı. Şirketin Orta Doğu ile ilişkisi 1970’lere, dönemin Suudi Veliaht Prensi Fahd’ın burayı yazlık üs haline getirip Mar-Mar Sarayı’nı inşa etmesine kadar uzanıyor. Üst segment emlak şirketi MPDunne’ın ortağı Oscar Lindahl, “On yıllardır her yaz buraya gelen oldukça büyük bir Orta Doğulu ve Suudi topluluğumuz var” dedi. Yeni inşa edilen mülklerin alıcılarının, spor salonu ve restoranlar içeren, Orta Doğu başkentlerindeki yaşam tarzını taklit eden “tatil köyü tarzı” gayrimenkulleri tercih ettiğini belirtti. Kiracı sayısı 16,9 arttı Bu arada Londra’da, arzın daralması ve Orta Doğu’daki belirsizliğin sürmesi nedeniyle üst segment kiralar yükseliyor. Emlak şirketi Knight Frank’in son verilerine göre mart ayında haftalık bin Sterlin’in üzerindeki mülkler için yeni potansiyel kiracı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 16,9 arttı. Şirketin Londra merkez bölgesindeki kiralamalardan sorumlu yöneticisi David Mumby, “Orta Doğu’dan altı ay veya daha kısa süreli kiralamalar için ciddi bir talep artışı gördük. Bunlar genellikle yakın zamanda Orta Doğu’ya taşınmış ancak Londra’da zaten bir ağı olan İngiliz, Avrupalı veya Kuzey Amerikalı aileler” dedi. Çok varlıklı kişiler genellikle bu tür çalkantılı dönemler için dünya genelinde birden fazla eve sahip olsa da mevcut belirsizlik ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması, Orta Doğu’da kök saldıktan sonra seçeneklerini değerlendiren profesyoneller ve yabancı çalışanlar için ciddi kararlar gerektirebilir. Bazı yabancı yatırımcılar, son yıllarda büyük fiyat artışları görülen Dubai gibi piyasalara yatırım yaptı. Yerel analistler ve yatırımcılar, çatışmalara rağmen talebin süreceğini öne sürse de daha az yerleşik piyasalar ve mahallelerde fiyatların kısa vadede belirsiz olması bekleniyor. “İnsanlar kısa vadeli kararlar alıyor” Yine de Dubai gibi iş merkezleri, finansal kriz gibi önceki zorluk dönemlerinden güçlü bir şekilde toparlanmıştı ve Wall Street şirketleri bölgeye açık destek vermeye devam ediyor. Buna rağmen, kişisel güvenlik endişeleri bazı şirketleri çalışanlarına geçici olarak başka yerlerden çalışma izni vermeye zorladı. Douglas Elliman France ve Douglas Elliman Monaco’nun özel müşteri ofisi başkanı Edward de Mallet Morgan, “Algı çok hızlı değişiyor, bu yüzden genellikle ilk adım olarak kiralamaya yöneliyorlar” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan’dan yaklaşık 10 müşterisinin en azından geçici olarak Avrupa’ya taşınmayı değerlendirdiğini belirtti. “İnsanlar, durumun istikrara kavuşmasını beklerken kısa vadeli kararlar alıyor.” İnsanların çatışmalar sürerken bile kalıcı taşınmayı henüz tercih etmemesinin ana nedeni, vergi ikametinin değiştirilmesinin zaman ve organizasyon gerektirmesi. Çocuklar için okul bulmak, yerel banka hesabı açmak gibi ulusal gerekliliklere uyum sağlamak da genellikle karmaşık ve zaman alıcı. Ancak çatışmalar, bölgeye taşınmış bireyler ile burada büyüyen finansal hizmet şirketleri ve diğer firmalar için de bir ikilem yaratıyor. Süregelen bir çatışma, özellikle okul yılının sonu yaklaşırken, bazılarını kalıcı taşınma kararı almaya zorlayabilir.

Savaş Brüksel Havalimanı’nı da etkiledi Haber

Savaş Brüksel Havalimanı’nı da etkiledi

Orta Doğu'da ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar Belçika'daki Brüksel Uluslararası Havalimanı’nı olumsuz etkiledi. Brüksel Havalimanı yönetiminin geçtiğimiz aya ait açıkladığı verilerde, yolcu trafiğinde sert düşü yaşandığı ortaya çıktı. Havaalanının son bir ayda savaş ve grev nedeniyle toplam 80 bin yolcu kaybettiği tespit edildi. Yolcu kaybının başlıca nedeni olarak, Orta Doğu'da yaşanan savaş ve saldırıların hedefindeki ülkelerdeki havaalanlarına yönelik uçuşların iptal edilmesi ya da azaltılması gösterildi. Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle mart ayında başta İsrail’in başkenti Tel Aviv olmak üzere, Katar’ın başkenti Doha dahil birçok noktaya uçuşlar tamamen durduruldu. Dubai ve Abu Dhabi hatlarında ise kapasite daraltmasına gidildi. Bu durumun tek başına 50 bin yolcunun kaybına neden olduğu belirtildi. Havaalanı yönetimi yetkilileri, bölgedeki güvenlik şartlarının havayolu şirketlerini operasyonlarını askıya almaya zorladığını bu nedenle havaalanı olarak doğrudan etkilendiklerini bildirdi. Grev yolcu sayısındaki düşüşün nedenlerinden biri Belçika’daki 12 Mart’ta federal hükümetin politikalarına karşı düzenlenen ulusal grev ise havalimanında ekstra krize yol açtı. Yetkililer, "Güvenlik hizmetlerini sağlayan firmanın bazı çalışanlarının iş bırakması üzerine, gün boyunca tüm giden yolcu uçuşları iptal edildi. Çok sayıda geliş uçuşu da durduruldu ve toplam 359 uçuş yapılamadı. Bu durumdan ise 30 bin yolcu doğrudan etkilendi" ifadelerini kullandı. Tatil uçuşları umut oldu Havalimanı verilerine olumlu yansıyan tek gelişmenin ise Paskalya tatili olduğu, bu dönemde önemli turistik destinasyon yolcuları nedeniyle hareketlilik yaşandığı bildirildi. Bu süreçte Brüksel Havaalanı’nın toplamda 1 milyon 767 bin 797 yolcu ağırladığı bildirildi. Air China ve İspanyol Volotea'nın da artık Brüksel Havaalanı’nından uçuşlara başladığı belirtildi. Yaklaşan yaz tatili sezonundan beklenti içinde olduklarını bildiren havaalanı yetkilileri, Avrupa ülkeleri dışında en çok Türkiye, Fas ve ABD'nin ilgi gördüğünü belirtti.

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi Haber

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi

Orta Doğu ve Hürmüz boğazındaki savaş dünya ekonomisini etkilerken turizm sektörü de bundan nasibini aldı. Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte başta uçak ve ulaşım ile diğer maliyetlerin artması seyahat edenlerin beklentilerini ‘Son Dakika’ya bağlamış oldu. Türk turizminin lokomotifi Antalya’da Nisan ayında kapılarını açması gereken otellerin büyük bir bölümü, rezervasyonların ağır gitmesi nedeniyle Kurban Bayramıyla birlikte sezona başlayacak. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, öncelikle dünyayı etkileyen savaş ve gerginlik sürecinin artık durulmuş olmasını ve kalıcı bir barış ortamına dönüşmesini beklediklerini söyledi. Turizm sektörünün doğası gereği barıştan beslendiğini, huzur ve güven ortamı oluştuğunda çok hızlı toparlanma gücüne sahip olduğunu belirten Saatçioğlu, şunları kaydetti: ‘’Bu yıl sezon başlangıcına baktığımızda, her ne kadar klasik olarak Nisan ayında başlayan hareketlilik, yaşanan savaş nedeniyle bir miktar gecikmiş olsa da, Kurban Bayramı’nın sektör açısından güçlü bir başlangıç noktası olacağını öngörüyoruz. Özellikle bu yıl bayramın, Avrupa’daki Pfingsten tatili ile aynı döneme denk gelmesi, talebi ciddi anlamda destekleyecek önemli bir avantajdır. Buna ek olarak hava şartlarının da ısınmasıyla birlikte, geçen yıl olduğu gibi yoğun ve hareketli bir bayram dönemi bekliyoruz.’’ "İç pazar toparlanıyor" İç turizm tarafında rezervasyonların şu an itibarıyla bölgesel farklılıklar gösterdiğini ifade eden Saatçioğlu, şöyle devam etti: ‘’Rezervasyonlarda bölgesel farklılıklar olmasına rağmen genel olarak toparlanma eğiliminde. Özellikle ulaşım kolaylığı olan ve fiyat/performans dengesi iyi kurulan destinasyonlarda ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bu noktada, otellerin sunduğu kredi kartına taksit imkânı talebi doğrudan etkileyen önemli bir unsur. Burada en büyük beklentimiz, bu uygulamaya yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmemesi. Çünkü biz turizmciler olarak şuna inanıyoruz. Tatil artık bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Bu anlayış sürdürülebilir iç turizmin en önemli dinamiklerinden biridir. Bölgemizde şu an itibarıyla otellerin önemli bir kısmı kademeli olarak açılmış durumda. Bayram ile birlikte açık tesis sayısında bir artış yaşanacak ve sezon fiilen başlamış olacak. Doluluk oranlarının da bu dönemde yüzde 85-95 bandına yaklaşmasını bekliyoruz.’’ "Kredi kartına taksit tatili cazip kılıyor" Alanya Turistik İşletmecileri Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan da, Kurban Bayramı nedeniyle iç turizmde hareketliliğin bölgelere göre farklı seyrettiğini bildirdi. Özellikle Akdeniz ve Ege’nin popüler destinasyonlarında rezervasyonların oldukça iyi gittiğini, bazı alternatif bölgelerde taleplerin daha sınırlı kalabildiğini ifade eden Özcan, şöyle konuştu: ‘’Taksitli ödeme imkânları ve erken rezervasyon kampanyaları ise iç pazarı ciddi şekilde destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Şu an itibarıyla bayram döneminde doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 70-90 bandına ulaşmasını bekliyoruz. Bölgemizde halihazırda açık olan otel sayısı her geçen gün artıyor. Nisan ayı itibarıyla önemli bir kısmı faaliyete geçmiş durumda. Kurban Bayramı ile birlikte sezonu açacak tesis sayısında ciddi bir artış bekliyoruz. Bu da hem istihdam hem de bölge ekonomisi açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor.’’ "Umutlu iyimserlik" 2026 sezonuna genel olarak bakıldığında temkinli ama umutlu bir iyimserlik söz konusu olduğunu vurgulayan Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik koşullar ve pazar çeşitliliği her zamanki gibi belirleyici olacak. Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve fiyat-performans dengesi en büyük avantajımız. Sektör olarak bu süreçte yapmamız gereken; pazar çeşitliliğini artırmak, dijital pazarlamaya daha fazla ağırlık vermek, hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde korumak ve misafir memnuniyetini merkeze almaktır. Ayrıca iç pazarı destekleyen kampanyaların devam etmesi, sezonun dengeli geçmesi açısından büyük önem taşıyor.’’

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı Haber

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı

ORTA Doğu’daki savaş ortamının turizme etkilerini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Avrupa’dan rezervasyon akışında yavaşlama yaşandığını, sezonun erken rezervasyondan çok, son dakika satışlarına kayabileceğini söyledi. Bağlıkaya, turizmcilere iç pazara odaklanma ve fiyatları yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya'da düzenlenen 4'üncü TÜRSAB Turizm Kongresi'nde Orta Doğu'daki savaş ortamının Türkiye turizmine etkileri üzerine değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, özellikle Dubai olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ticari faaliyetlerin kaymasının söz konusu olduğunu belirterek, "Oralarda bu faaliyetler yakın gelecekte aynı şiddette, aynı rahatlıkta olmayacak gibi gözüküyor. Turizm çok bölgesel bir olay. Yani turizmde bir bölgede, bir ülkede bir şeyler oluyorsa yanındaki, etrafındaki ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Özellikle Avrupa'dan bu tarafa bakıldığında, Türkiye bu olaylara çok yakın bir ülke. Dolayısıyla Avrupa'da ufak tefek iptaller yaşandı. Çok ciddi sayıda değil bunlar ama en azından rezervasyonların akışında yavaşlama yaşıyoruz bu dönemde" dedi. SON DAKİKA VE İÇ TURİZM UYARISI Turizm açısından kayıpların beklendiği, herkesin kayıpların olacağını düşündüğü ortamda kendisinin böyle bir düşüş yaşanmayacağını düşündüğünü belirten Bağlıkaya, “Sadece sezonun biraz daha ileriye kayacağını, yani satışların erken rezervasyona değil, biraz daha son dakikaya kayacağını, son dakika rezervasyonlarıyla bu açıkları rahatlıkla kapatacağımızı düşünüyorum. Ama tabii ki erken rezervasyondaki fiyatlarla olmayabilir bu. Dolayısıyla tüm konaklama sektöründeki arkadaşlarımıza iç pazara konsantre olmaları konusunda tavsiyelerimiz var. İç turizm için fiyatların gözden geçirilmesi lazım ki en az zarar veya zararsız bu dönemi atlatabilelim" diye uyardı. TURİZM SAVAŞ ORTAMINDAN RAHATSIZ Turizmciler olarak tankların, uçak gemilerinin, savaş uçaklarının konuşulduğu bir ortamda bulunmaktan son derece rahatsız olduklarını da kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Bu dönemlerde hep erken rezervasyonlarımız, otel dolduklarımız ne kadar, kaç tane charter uçağımız gelecek, bunları konuşurken, şu anda bütün medya ve bütün kamuoyunun gündemi savaş. Kruvaziyer gemisi konuşacağımız yerde savaş gemilerini konuşuyor vaziyetteyiz. Tabii ki memnun değiliz ama Türkiye turizm açısından buradan kazançlı çıkar mı? Belki önümüzdeki yıllarda adı geçen destinasyonlara seyahat hemen geri gelmeyecektir. Yani bu mümkün değil. 2027'de adı geçen destinasyonlara hemen turizm akışı olmaz. İşte o zaman bizim bir rakam yükselmemiz olabilir. Ama özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Biz turizmciler bir başkasının ülkesinde yaşanan savaştan nasıl menfaat elde ederiz kısmını hiçbir zaman konuşmak istemiyoruz. Yani keşke bölgemizde hiçbir şey olmasa, herkes huzurla güven içinde yaşasa, çocuklar ölmese" dedi. ‘TÜRKİYE'DE HUZUR ORTAMI KORUNUYOR’ Hükümetin aldığı tedbirlerle ticaretin Türkiye'ye kaymasının çok yüksek ihtimal olduğunu da dile getiren Bağlıkaya, “Dolayısıyla alınacak tedbirleri zaten hükümetimiz alıyor. Bu arada tekrar tekrar söylüyoruz, altını çiziyoruz. Bu kadar savaşın olduğu bir ortamda, bu kadar etrafımızda çatışma varken, burada hakikaten huzur içinde yaşıyorsak izlenen politikaların da değerini bilmemiz lazım. Gerçekten çok önemli işler yapılıyor ki biz burada huzur içinde şu anda kongre yapabiliyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz okula rahat gidebiliyor. Hiç kimsenin burnu kanamadan bu süreçleri atlatıyoruz. İzlenen politikalar için Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

İran gerilimi turizmi etkiledi; Türkiye’de iptaller yükseliyor Haber

İran gerilimi turizmi etkiledi; Türkiye’de iptaller yükseliyor

Orta Doğu’daki savaş, Türkiye’ye yönelik ve ülke içindeki seyahatleri etkilemeye başladı. alman turistler başta olmak üzere bazı tatilciler rezervasyonlarını değiştiriyor ya da iptal ediyor. Uzun yıllardır Almanlar için gözde bir tatil merkezi olan Türkiye, 2025 yılında turizmde rekor kırmıştı. Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un verilerine göre, ülkeyi 64 milyon kişi ziyaret ederken, turizm gelirleri 65,2 milyar dolarla tarihi seviyeye ulaştı. Ancak 28 Şubat 2026’dan itibaren tablo değişti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından turizm sektöründe belirsizlik arttı. Mart ortasından itibaren, İran’daki savaşın başlamasından yaklaşık üç hafta sonra, doğu ve güneydoğudaki komşu ülkelerden gelen turist akışının “tamamen çöktüğü” belirtiliyor. Alman Deutsche Welle’ye konuşan Ayanis Tour satış ve pazarlama direktörü Onur Tuncdemir, “Bu ülkelerden gelen seyahatler neredeyse tamamen durdu, tersine bir akış söz konusu” dedi. Özellikle İran ve Irak, Türkiye’ye turist gönderen önemli pazarlar arasında yer alıyordu. Ancak sektörde faaliyet gösteren şirketler son haftalarda büyük ölçüde iptaller ve ön ödeme iadeleriyle ilgileniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son yıllarda her yıl ortalama 3,3 milyon İranlı Türkiye’yi ziyaret ediyordu. Bu ziyaretçi akışının önemli ölçüde kesildiği ifade ediliyor. Buna karşın, bazı turizm merkezlerinde durum görece istikrarlı. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, Bodrum, Antalya ve İstanbul gibi merkezlerde henüz kayda değer iptaller olmadığını ve Alman turist rezervasyonlarının büyük ölçüde sabit kaldığını söyledi. Almanya Dışişleri Bakanlığı ise internet sitesinde, Orta Doğu’daki güvenlik durumunun kötüleşmesinin, doğrudan çatışmaya dahil olmayan ülkeleri de etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Bakanlık, genel bir seyahat uyarısı yayımlamazken, İran, Irak ve Suriye sınırına yakın bazı bölgelere zorunlu olmadıkça gidilmemesini tavsiye ediyor. Antalya, Bodrum ve İstanbul gibi başlıca turistik merkezler ise hâlâ güvenli kabul ediliyor. Alman resmi istatistik kurumu Destatis verilerine göre, 2025 yazında Avrupa’ya yönelik hava trafiğinde İspanya 10,5 milyon yolcuyla ilk sırada yer alırken, Türkiye 7,7 milyon Alman yolcuyla ikinci sırada bulunuyordu. Alman Seyahat Birliği verileri ise Türkiye’nin Mayıs–Ekim döneminde hem gelir hem rezervasyon sayısı açısından en popüler yaz destinasyonu olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, Alman seyahat pazarına ilişkin güncel veriler, Mart 2026’da paket tur yeni rezervasyonlarının yaklaşık yüzde 16 azaldığını ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesine talebin belirgin şekilde gerilediğini ortaya koyuyor.

Savaş krizi İngiltere’ye sıçradı, uçuşlar iptal edildi Haber

Savaş krizi İngiltere’ye sıçradı, uçuşlar iptal edildi

İran’daki savaşın enerji piyasalarında yarattığı baskı, Birleşik Krallık’ta havacılık sektörünü vurmaya başladı. Yakıt maliyetlerindeki sert yükseliş ve rezervasyonlardaki düşüş nedeniyle bölgesel havayolu şirketi Skybus, Newquay-Londra Gatwick hattındaki uçuşlarını 2 Nisan itibarıyla tamamen iptal etti. ITV News’in aktardığına göre şirket, kararın “kontrol dışı gelişen koşullar” sonucu alındığını duyurdu. Skybus Genel Müdürü Jonathan Hinkles, Körfez’deki savaşın ardından jet yakıtı fiyatlarında yaşanan büyük artışın ve yolcu talebindeki gerilemenin iptalleri kaçınılmaz hale getirdiğini söyledi. Nisan ve Mayıs aylarında uçuş planı yapan yolculara ise tam iade yapılacağı bildirildi. Yakıt farkı ücreti devreye alındı Guernsey merkezli havayolu şirketi Aurigny de artan maliyetlere karşı adım atan firmalar arasında yer aldı. Şirket, Londra City Havalimanı uçuşlarını azaltırken, mart ayından itibaren yapılan tüm rezervasyonlara geçici olarak 2 sterlinlik ek yakıt ücreti ekledi. Aurigny Ticari Direktörü Philip Saunders, petrol fiyatlarındaki yükselişin sektöre doğrudan yansıdığını belirterek, hizmetin sürdürülebilmesi için maliyetlerin bir bölümünü yolculara yansıtmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Öte yandan British Airways ise şu aşamada jet yakıtı tedarikinde bir kesinti yaşanmadığını, hükümetle koordinasyon halinde gelişmelerin yakından izlendiğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.