Hava Durumu

#Sanat

TOURISMJOURNAL - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı Haber

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı

Festival kapsamında düzenlenen söyleşide, moderatörlüğünü Utku Yılmaz'ın yaptığı programda usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, Manisa'nın köklü geçmişine ve zengin mutfak kültürüne vurgu yaptı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan sanatçılar, Manisa'nın her köşesinin ayrı bir hikaye barındırdığını belirterek kentin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması gerektiğini ifade etti. Söyleşiye katılan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise Manisa'nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirterek, "Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı, Sardes Antik Kenti ve Spil Dağı Milli Parkı gibi değerlerimizle turizm potansiyelimizi her geçen gün artırıyoruz. Kadın kooperatifleri ve yerel üretim projeleriyle kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Festivalin gastronomi etkinlikleri de gün boyu yoğun ilgi gördü. "Yeni Gastronomi Akımı: Hızlı Tüketimden Sağlıklı ve Geleneksel Lezzetlere Dönüş" başlıklı söyleşide yerel mutfakların sürdürülebilirliği ele alınırken, "41 Bitkinin Bugünkü Karşılığı" panelinde mesir macunundaki şifalı bitkiler bilimsel açıdan değerlendirildi. Ulupark Gastronomi Arenası'nda düzenlenen "Manisa'nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri" programında ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna konuşmacı olarak yer aldı. Programda, 17 ilçeye özgü coğrafi işaretli ürünler ve yöresel lezzetler tanıtıldı. "Lezzetiyle Yaşayan Festival" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Akhisar köftesi, Salihli odun köftesi, Alaşehir kapama, keşkek, Manisa kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok yöresel ürün katılımcıların beğenisine sunuldu. Şef Danilo Zanna, Manisa'ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini belirterek bu lezzeti MasterChef programına taşıyacağını söyledi. Programda konuşan Başkan Besim Dutlulu, Mesir Festivali'nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "486 yıllık bu köklü geleneği bilim, sanat ve gastronomiyle zenginleştirdik. Gastronomi panayırı, doğa sporları, fitoterapi konferansları ve kültürel etkinliklerle dolu bir program hazırladık. Mesir, 41 çeşit baharatın birleşimiyle oluşan şifalı bir mirastır" dedi. Şef Danilo Zanna ise Manisa'nın gastronomik açıdan büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa'ydı. Bu lezzet mirasını yerinde deneyimlemek benim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Bu yıl düzenlenen etkinliklerle 486 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getirerek kentin tanıtımına da önemli katkı sundu.

Marmaris Latin ritimleriyle coşacak Haber

Marmaris Latin ritimleriyle coşacak

Marmaris, Mayıs ayında yalnızca bir festival değil, çok katmanlı bir kültürel deneyime ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Latin dünyasının ritim, dans ve gastronomi zenginliğini bir araya getiren Marmaris Latin Fest, 14 ülkenin katılımıyla Türkiye ile Latin Amerika arasında yeni bir kültürel köprü kurmayı hedefliyor. Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde; Meksika, Şili, Dominik Cumhuriyeti, Brezilya, El Salvador, Guatemala, Panama, Uruguay, Arjantin, Kolombiya, Kosta Rika, Venezuela, Nikaragua ve Paraguay’dan gelecek ekiplerin katılımıyla gerçekleştirilecek festivalde, 19 Mayıs Gençlik Meydanı dört gün boyunca müzik, dans, gastronomi ve renkli görüntülerle dolu bir açık hava sahnesine dönüşecek. Açılış konserini Cem Moreno’nun gerçekleştireceği festivalde; Şili’den Carlos Cid, Brezilya’dan Mara Halunga, Uruguay’dan Perla Lucarelli ve piyanist Benjamin Sebban da sahne alacak. Ayrıca dans gösterileri, tadım etkinlikleri, film gösterimleri gibi birçok etkinlik 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda olacak. Hazırlıkları hızla devam eden festivalin, oluşturulmaya çalışılan "Marka Kent Marmaris" vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Marmaris Latin Fest’i yalnızca bir eğlence organizasyonu olarak değil, kenti kültürel diplomasi ve sanat aracılığıyla uluslararası bir buluşma noktası haline getirme hedeflerinin somut bir adımı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Marmaris’in 2026 yılı boyunca geniş bir etkinlik takvimine sahip olduğunu vurgulayan Ünlü, "Ultra Trail’den L’tape by Tour de France’a, DJ Festivali’nden Deniz Ürünleri Festivali’ne kadar uzanan kültür, sanat, spor, gastronomi içerikli etkinliklerle turizm sektörüne katkı sağlamaya, özellikle de sezon başı ve sonu gibi dönemleri canlandırmaya çaba harcıyoruz. Amacımız, kentimizi yalnızca deniz, kum ve güneşle anılan bir destinasyon olmaktan çıkararak deneyim odaklı küresel bir cazibe merkezi haline getirmek" dedi. Latin Fest’in bu dönüşümün en dikkat çekici adımlarından biri olduğuna işaret eden Ünlü, tüm vatandaşları ve ziyaretçileri bu renkli buluşmaya davet etti. Başkan Ünlü, "Farklı kültürlerin bir araya geldiği, müziğin, dansın ve lezzetin buluştuğu Marmaris Latin Fest’te herkesi bu eşsiz atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyoruz" diye konuştu.

Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı Haber

Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı

Osmanlı tıbbının dehası Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’a şifa olan 41 çeşit baharatlı mesir macunu, 486. kez halkla buluşuyor. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin 2026 yılı programı, düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Lansman öncesi toplantıda Sultanlar Ligi'ne yükselen Vestel Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol takımını ağırlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, takımı tebrik ederek Sultanlar Liginde de büyük başarılara imza atacaklarını kaydetti. Festival programını kamuoyuyla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bir hafta boyunca dopdolu bir festival yaşanacağını müjdeledi. Toplantıya Başkan Dutlulu’nun yanı sıra Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık katıldı. "Üstüne katarak ilerleyeceğiz" Sözlerine vefa vurgusuyla başlayan Başkan Besim Dutlulu, "Çocukluğumuzun festivalidir bu. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada sayılı festivallerden bir tanesi. Hem biz ilçe belediyelerimiz dört koldan çalışıyoruz. Manisa’ya yakışan, Mesir’e yakışan bir festival olacak. Çok yönlü bir festival bu. Bu sene bunun üstüne katarak ilerleyeceğiz. Tüm Manisalıları, tüm ilçelerimizdeki halkımızı festivalimize bekliyoruz. Aylardır bu işe hazırlanıyoruz. Bu sene Mesir’i bir adım öteye taşıyacağız" dedi. Geleneksel şifaya bilimsel dokunuş Mesir macununun 1522’den beri süregelen bir inanç ve 41 çeşit baharatla yoğrulan bir emanet olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, bu yılki yenilikleri şu sözlerle aktardı: "Biz bu yıl geleneği bilimle buluşturuyoruz. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle ilk kez düzenleyeceğimiz Mesir Fitoterapi Günleri ve Hakkı İplikçi Parkı’ndaki Aromaterapi Panayırı ile bu kadim reçeteyi modern dünyanın standartlarına taşıyoruz. Hakkı İplikçi Parkı’nda 5 gün sürecek." 10 ton mesir saçılacak Toplantıda söz alan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, 10 ton mesir macununun saçılacağını müjdeleyerek festivalin geleneğe en yakın ve özüne uygun şekilde, tam bir bayram havasında geçeceğini vurgularken; Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Besim Dutlulu’nun bayrağı en iyi şekilde devralarak dolu dolu bir festival için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüğünü belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise organizasyonun Manisa için hayırlı olmasını dileyerek emeği geçen tüm ekiplere teşekkürlerini sundu. Doğa, spor ve turnuvalar 18-19 Nisan tarihlerinde Spil Dağı’nda kamp ve trekking etkinlikleriyle başlayacak heyecan; profesyonel kaya tırmanışçısı Zorbey Aktuyun ve ileri sürüş eğitmeni Orkun Olgar’ın katılımıyla zirveye taşınacak. Saruhan Otel’de düzenlenecek Uluslararası Satranç Turnuvası, atıcılık ve briç kupalarıyla sporun her branşı festival coşkusuna ortak olacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen Ulusal Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçıları, festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı ile başlayacak programda, bu yıl ikincisi düzenlenen 2. Manisa Mesir Tiyatro Festivali kentin dört bir yanını dev bir sahneye çevirecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açılacak "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi ile sanatın kalbi Manisa’da atarken, 21 Nisan akşamı saat 20.30’daki "Hoş Geldin Mesir" Korteji ile coşku sokaklara taşacak. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Mesir Fitoterapi Günleri, tüm bilim insanlarını Manisa’da buluşturacak. Hakkı İplikçi Parkı’nda kurulacak Aromaterapi Panayırı’nda ise "41 Derde Deva, 41 Çiçek" mottosuyla Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlı ürünler ve interaktif atölyeler halkla buluşacak. Yıldızlar geçidi ve dev organizasyon 21 Nisan’da Duman konseriyle başlayacak festivalde; Kibariye, Simge ve Zeynep Bastık gibi dev isimler sahne alacak. 23 Nisan coşkusunun Ezo Sunal Çocuk Konseri ve palyaço gösterileriyle kutlanacağı programda, 13 ülkeden gelen halk dansçıları Cumhuriyet Meydanı’nda görsel bir şölen sunacak. Ulupark’ta kurulacak Gastronomi Arenası; Danilo Zanna, Erkan Can, Güven Kıraç ve Taylan Kümeli gibi ünlü isimlerin söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Dokuz farklı ülkeden canlı tadım etkinliklerinin ve "Mesir İnovatif Lezzetler" yarışmalarının yapılacağı mutfak etkinlikleri, Manisa’nın lezzet vizyonunu dünyaya tanıtacak. "Toprağın Belleği" arkeoloji söyleşisinden Turizm Vizyonu paneline, Cahit Berkay’ın konuk olacağı Niobe Sanat/Edebiyat Söyleşileri’ne kadar pek çok kültürel durak kurulacak. 25 Nisan Cumartesi günü Serhan Asker’in sunduğu "Görkemli Hatıralar" programı, Manisa’dan canlı yayınlanacak. Büyük final ve geleneksel saçım 15 kadın işçinin elleriyle ve dualarla hazırladığı 10 ton mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin kubbelerinden halka saçılacak. Yeni Han’da düzenlenecek Uluslararası Mesir Defilesi ile taçlanacak bu tarihi an, 486 yıllık geleneği bir kez daha ölümsüzleştirecek.

Gran Fondo Antalya geri sayımı başladı Haber

Gran Fondo Antalya geri sayımı başladı

Programda yaptığı konuşmada Antalya’nın kültür, sanat ve spor alanlarında da önemli atılımlar yapan bir şehir olduğunu belirten Vali Hulusi Şahin, "Bunun için hepimizin çok özel çabaları devam ediyor. Yıllardır süren emeklerimizin sonuçlarını almaya devam ediyoruz. Geçen hafta 21 yıldır düzenlenen ve büyük emeklerle sürdürülen Runtalya Maratonu’nu gerçekleştirdik. Tour of Antalya’nın 7.'sini yine Antalya’nın ev sahipliğinde yaptık. Yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 61.'si düzenlenecek ve bunun üç etabı Antalya’da gerçekleştirilecek. Yıllar süren emeklerle, adeta bir dantel gibi işlenerek bu şehrin kültür, spor ve sanat şehri olması için büyük çabalar sarf edildi. Çok sayıda kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikle Antalya, bulunduğu seviyenin üzerine koyarak ilerliyor. Bu kapsamda 8.'sini düzenleyeceğimiz Gran Fondo, önümüzdeki hafta sonu büyük emeklerle gerçekleştirilecek" sözlerini kaydetti. "Kemer’de turizm sezonunu uzatma çabası içerisindeyiz" Gerçekleştirilecek yarışların üç etap halinde Kemer’de yapılacağını aktaran Vali Şahin, "Kemer için de ayrı bir vizyon ortaya koymaya çalışıyoruz. Kemer’in, Belek gibi yılın 12 ayı özellikle spor alanında etkinlik takvimi olan bir merkez haline gelmesini hedefliyoruz. Böylece turizm sezonunu uzatmanın çabası içindeyiz. Antalya’nın sporuna, sanatına ve kültürüne katkı sağlayan tüm sponsorlara ve organizasyonda emeği geçen Büyükşehir Belediyesi’ne, ilçe belediyelerine ve il müdürlüklerimize teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi. "Kemer’in spor altyapısına büyük yatırımlar yapıyoruz" Kemer’in spor ve ekonomik altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir projeye imza atıldığını söyleyen Vali Şahin, "Bu kapsamda Spor Toto ile yaptığımız anlaşmayla yaklaşık 1,5 milyar TL’lik yatırımı Kemer’e kazandıracağız. Bu yatırımlarla çok amaçlı salonlar ve spor merkezleri yapılacak. Kemer’in spor altyapısını güçlendirirken, bu tür organizasyonlarla da bunun görünür olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Hedefimiz, Belek gibi Kemer’in de dağında, denizinde ve kumsallarında yılın 12 ayı turizmin yapıldığı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir merkez olması. Bu konudaki çalışmalarımız bundan sonra da devam edecek" dedi. Farklı ülkelerden sporcular Kemer’de bir araya gelecek 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde "Yeşil Gelecek" temasıyla bisiklet tutkunlarını Kemer’de bir araya getirecek olan organizasyon kapsamında, 11 Nisan Cumartesi günü Fraport TAV Antalya Airport Tırmanış Etabı koşulacak. Kemer Olbia Parkı’nda başlayacak olan parkurda toplam 17,81 kilometrelik parkur ve 806 metrelik tırmanış etabı yer alacak. 12 Nisan Pazar günü ise ana yarışlar kapsamında 98 kilometrelik ve 48 kilometrelik parkurlar yer alacak. Her iki parkur da Kemer Olbia Parkı’ndan başlayacak ve aynı noktada sona erecek. Farklı ülkelerden ve her seviyeden bisiklet yarışçılarına hitap eden organizasyonun ödül töreni de aynı gün gerçekleştirilecek.

Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 1 milyona ulaştı Haber

Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 1 milyona ulaştı

Adana’da nisan ayının müjdecisi olan portakal çiçeği kokusu, bu yıl da şehri dev bir açık hava sahnesine dönüştürdü. Kültür-sanat etkinliklerinden gastronomi şölenine, renkli kortej yürüyüşlerinden konserlere kadar her anı dolu dolu geçen 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, şehre paha biçilemez bir değer kattı. Şehre 1 milyondan fazla kişi akın etti Karnaval komitesinden alınan verilere göre, bu yıl katılım sayıları tüm beklentileri aştı. Saha raporları, etkinliklere toplamda 1 milyonun üzerinde kişinin katıldığını ortaya koydu. Turist Akını: Sadece şehir dışından ve yurt dışından gelen misafir sayısı 200 bini buldu. İzleyici Rekoru: Merkez Park ve Atatürk Parkı’ndaki stant alanlarında iğne atsan yere düşmezken; kostüm yarışmaları ve ünlü sanatçıların konserleri tarihi kalabalığa ev sahipliği yaptı. Oteller tam kapasite, esnafın yüzü güldü Karnavalın en somut yansıması kuşkusuz ekonomi tarafında görüldü. Şehirdeki tüm konaklama tesisleri günler öncesinden dolarken, %100 doluluk oranı turizmciyi memnun etti. Lezzet Durakları Doldu Taştı: Adana’nın dünyaca ünlü kebapçıları, restoran ve kafelerinde sabahın ilk ışıklarına kadar boş masa bulunamadı. Her Kesim Kazandı: Hareketlilikten sadece büyük işletmeler değil; taksiciler, toptancılar, el emeği ürünlerini satan kadın kooperatifleri ve genç girişimciler de payını aldı. 6,5 milyar TL'lik rekorun üzerine çıkıldı Geçtiğimiz yıl düzenlenen 13. Karnaval’da Adana ekonomisine yaklaşık 6,5 milyar TL’lik bir girdi sağlanmıştı. Bu yıl artan katılımcı sayısı ve genişletilen etkinlik yelpazesiyle birlikte bu rakamın çok daha üzerine çıkıldığı ve kent tarihinin en yüksek ekonomik hacmine ulaşıldığı tahmin ediliyor. 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'nda bu yıl 7 milyar TL'lik bir ekonomik hacim bekleniyor. Adana'nın marka değerine paha biçilemez katkı Karnaval sadece ekonomik bir başarı değil, aynı zamanda Adana’nın "hoşgörü, neşe ve kültür kenti" imajını da tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı. Şehrin sokaklarına taşan coşku, Adana’nın uluslararası platformlardaki marka değerini güçlendirirken, bir sonraki yıl için şimdiden büyük bir beklenti oluşturdu.

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor Haber

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da üç gün sürecek olan Akdeniz Bölge Strateji Toplantıları kapsamında AK Parti teşkilatıyla bir araya geldi. Buluşmada AK Parti Antalya Milletvekilleri Tuba Vural Çokal, Kemal Çelik ve Serap Yazıcı Özbudun ile AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatçı da yer aldı. Küresel gelişmelerin etkisinin arttığı bir dönemde Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, yürütülen çalışmaların kapsamını ve elde edilen sonuçları paylaştı. Küresel yapının yeni bir düzene doğru evrildiğini belirten Ersoy, milletin huzur ve refahını teminat altına almak ve ülkenin güçlü, lider ve tam bağımsız yarınlarını inşa etmek için yoğun bir mesai yürütüldüğünü ifade etti. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunun bütün başlıklarını gerçekleştirerek kazanımların korunması ve sürekliliğin sağlanması adına gece gündüz çalıştıklarını kaydetti. Turizmde Yüzde 109 Artış! Türkiye Dünya Sıralamasında Yükseldi Göreve geldikleri ilk günden itibaren kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Ersoy, bu vizyonla hem her başlık için özel proje, hizmet ve eser üretildiğini hem de bu bütüncül yaklaşımın korunduğunu söyledi. Kültür ve turizmin doğrudan veya dolaylı olarak birbirini sürekli desteklediğini ifade eden Ersoy, bu sayede önemli mesafeler katedildiğini vurguladı. Turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin arttığını ve turizmin kıyılara hapsolmaktan kurtarılarak ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tesis kalitesi ve insan kaynağıyla örnek alınan bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Turizmin ekonomide stratejik sektör olarak ilan edildiğini hatırlatan Ersoy, turizmde elde edilen başarıya dikkat çekti. Son 8 yılda gelirlerin yüzde 109 artırıldığını ifade eden Ersoy, Covid-19 salgınına, savaşlara ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında turizmde muazzam bir sıçrama yaptırmayı başardıklarını söyledi. Kültür ve Sanatta Küresel Etki: Türk Dizileri 170 Ülkede Kültür-sanat sahasında özgün üretimin arttığını belirten Ersoy, temsil, seyirci ve ihracatta rekorlar kırıldığını ifade etti. Türk dizilerinin yaklaşık 170 ülkede 1 milyardan fazla insana ulaştığını, sinema sektörünün uluslararası ödüllerde yer aldığını söyledi. Bu alanlarda sundukları ciddi desteklerin sürdürüldüğünü kaydetti. Dünyanın Türkiye’yi takip ettiğine işaret eden Ersoy, “Arkeolojiden yazma eserlere farklı sahalarda dünyada sayılı örneği olan bilimsel çalışmaların yürütüldüğü, elde ettiği veri ve bulguları uluslararası alanda heyecanla takip edilen bir Türkiye’nin gururunu yaşıyoruz.” dedi. “Geleceğe Miras” ile Arkeolojide Altın Çağ “Geleceğe Miras” projesine de değinen Ersoy, Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini belirtti. Ersoy, 65 ilde 255 kazının projeye dahil edildiğini kaydetti. Kazı çalışmalarının yılın tamamına yayıldığını, her kazıya Türk koordinatör atandığını ve yabancı kazıların da bu sisteme dahil edildiğini belirten Ersoy, bu süreci millî ve yerli bir arkeoloji atılımı olarak tanımladı ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı. Bu süreçte 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırıldığını belirten Ersoy, 2025 yılında toplam kazı sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl ise 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Gece Müzeciliği ve Kültür Yolu Festivali ile Yeni Dönem Gece müzeciliği uygulamasının 27 müze ve ören yerinde hayata geçirildiğini belirten Ersoy, 2025 yılında 600 bin ziyaretçinin ağırlandığını kaydetti. Ersoy, proje kapsamında bugüne kadar 7,5 milyar lira destek sağlandığını ifade etti. Kültür-sanat faaliyetlerinde tiyatrodan operaya, konserlerden sergilere kadar tüm alanlarda temsil ve katılımın arttığını belirten Ersoy, “Yaşayan Miras Şölenleri”, “Yaşayan Miras Okulu” ve “Yaygın Kültürel Eğitim” gibi projelerle geleneksel sanatların ve ustaların desteklendiğini söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali ile kültür ve sanatın uluslararası vitrine taşındığını ifade eden Ersoy, festivalin bu yıl 26 ilde düzenleneceğini kaydetti. Ersoy, AKM’den CSO Ada Ankara’ya, Rami Kütüphanesi’nden Galata ve Kız Kuleleri’ne, Bodrum Kalesi ve Sümela Manastırı’ndan Selimiye, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebir camilerine kadar uzanan geniş ölçekte mimari, restorasyon ve ihya projelerini hayata geçirdiklerini belirterek bu çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Bakan Ersoy, TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Türkçe öğretimi ve Türkiye Bursları gibi projelerle Türkiye’nin kültür diplomasisini küresel ölçekte etkin ve güçlü bir şekilde kullandığını vurguladı. Akdeniz’e 26,9 Milyar Liralık Yatırım, Tesis Sayısı 6,5 Kat Arttı Akdeniz Bölgesi’ne yapılan yatırımlara da değinen Ersoy, 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar lira kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini belirtti. Ersoy, konaklama tesis sayısının neredeyse altı buçuk katlık bir artışla 610’dan 3 bin 845’e çıktığını, yatak kapasitesinin ise 161 bin 970’ten 684 bin 681’e yükseldiğini ifade etti. Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini hatırlatan Ersoy, şöyle devam etti: “Antalya ve Alanya müzelerinde, Aspendos, Patara ve Side ören yerleri ile Nekropol Müzesinde Gece Müzeciliği uygulamasını başlattık. Uygulamaya geçilmesiyle birlikte 50 bine yakın ziyaretçi rakamına ulaştık. 2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de Gece Müzeciliği uygulamasını başlatacağız.” Akdeniz Bölgesinin yoğun olarak tanıtıldığını dile getiren Ersoy şunları söyledi: “TGA; film iletişimi ve global projeler, GO Türkiye web platformu, sosyal medya hesapları, basılı yayınlar ile yurt dışı ve yurt içi ağırlamaları üzerinden dünyanın her köşesinde Akdeniz Bölgesi’ni şehir şehir tanıtmakta, yüzlerce milyon insana ulaştırmaktadır.” Deprem Bölgesinde Tarih Yeniden Ayağa Kaldırılıyor Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Ersoy, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere hasar gören kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilmiş olacağını söyledi. Ersoy, İran’a yönelik başlatılan hukuksuz saldırıların bölge genelinde ciddi bir istikrarsızlık yarattığını belirterek patlama ve siren seslerinin, can kayıplarının ve kriz ortamının birçok ülkenin gündelik gerçeği haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade doğrultusunda yürütülen etkin diplomasi sayesinde milletin huzur ve güvenliğinin korunduğunu vurgulayan Ersoy, bu sürecin saldırıların sona erdirilmesine yönelik mesafe alınmasına fayda sağladığını dile getirdi. Bakan Ersoy, kültür ve turizm alanında tüm paydaşlarla birlikte ülkenin hem bugününü hem de yarınını güvence altına almak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydederek “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda birlik ve dayanışma içinde ilerlemeye devam edeceklerini belirtti.

Deneyim müzelerinde öğrencilere %50 indirim sürüyor Haber

Deneyim müzelerinde öğrencilere %50 indirim sürüyor

Kampanya kapsamında İzmir ve İstanbul’daki devlet ve özel okullarda eğitimine devam eden 8–24 yaş arasındaki öğrenciler, 26 Haziran’a kadar her iki müzeyi de %50 indirimli biletlerle ziyaret edebiliyor. Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan 1700 yıllık yolculuk Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet Meydanı’ndaki tarihi Defter-i Hakani Nezareti binasında yer alan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, ziyaretçilerini Ayasofya’nın 1700 yıllık geçmişinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Müze, Ayasofya’nın Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan tarihini teknoloji destekli görsel ve işitsel uygulamalarla benzersiz bir şekilde anlatıyor. Konstantin, Theodosius, Jüstinyen, Fatih Sultan Mehmet ve Mimar Sinan gibi isimlerin Ayasofya üzerindeki izleri ise yapının mimarisi, kubbesi ve geçirdiği değişimler üzerinden aktarılıyor. Sergi alanında ise ziyaretçileri önemli bir bölümü ilk kez sergilenen özel bir koleksiyon bekliyor. Koleksiyonda Ayasofya’nın mühürlü tuğlaları, Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya-i Kebir Camii’ne vakfedilen Kur’an-ı Kerim, Fossatti Kardeşler tarafından yapılan ve kubbedeki dört Seraphim Meleği’nin yüzünü kaplayan bronz madalyonlardan biri, Aziz Tadeos’un kol biçimli rölikeri ve Ayasofya Camii Minber Sancağı gibi eserler yer alıyor. Efes Deneyim Müzesi Dünyanın en iyi müzeleri arasında yer alan Efes Deneyim Müzesi, antik çağın en görkemli şehirlerinden biri olan Efes’in büyüsünü ve geçmişini geleceğin teknolojisiyle buluşturuyor. Efes Antik Tiyatrosu’nun tam karşısında yer alan müze; 360 derece mapping ve projeksiyon sistemleri, hologramlar, üç boyutlu akustik ses tasarımları, zemin titreşimleri, tematik koku ve sis efektlerini kullanarak ziyaretçilerine antik çağın gündelik yaşamını tüm duyularıyla deneyimleme imkanı sunuyor. Müzenin miti ve gerçekliği iç içe sunan görsel anlatımları, ziyaretçileri adeta Efes’in antik çağdaki caddelerine, festivallerine, tapınaklarına, evlerine, çarşı ve pazarlarına götürüyor. Ziyaretçiler, Liman Caddesi’nde yürüyormuş gibi hissederken Artemis Tapınağı’nın mimari görkemine tanıklık ediyor. Teras Evler’e misafir oluyor, Androklos’tan Kleopatra ve Marcus Antonius’a, Artemis’ten Aziz Pavlus’a Efes’in ünlü simalarıyla tanışıyor.

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisinin açılışı, Museuminsel Berlin’deki James-Simon Galerie’de 10 Şubat Salı günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek. İnsanlık tarihinin bilinen en eski sayfaları, bu kez Berlin’de açılıyor. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık mirası, Avrupa’nın kültür başkentlerinden Berlin’de dünya ile buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de açılacak sergiyi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bakan Ersoy paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi: "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz! 10 Şubat’ta açılışını yapacağımız 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisiyle, Şanlıurfa müzemizden seçilen 89 eser ve 4 replikayı dünya ile buluşturacağız. Eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. 19 Temmuz’a kadar açık kalacak sergide, Isabel Muoz’un Taş Tepeler fotoğrafları da yer alacak. Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü, Berlin’in kalbinde anlatacağız. Taş Tepeler’in mirasını, kararlılıkla dünyaya taşıyoruz." 44 eser ilk kez sergilenecek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi, 10 Şubat’ta Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de kapılarını açacak. Sergide, Göbeklitepe ve Taş Tepeler bölgesinden elde edilen buluntulara ev sahipliği yapan Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen Neolitik Çağ’a ait 89 eser ile 4 eser replikası yer alacak. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan özgün örnekler arasında bulunan parçaların yer alacağı sergideki eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. Sergi Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü anlatacak Sergi, avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecini bütün yönleriyle ele alacak. Mimari, sanat, heykeltraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin doğuşu, Göbeklitepe ve çevresindeki tapınaklar, taş sütunlar, kabartmalar ve figüratif heykeller üzerinden anlatılacak. Serginin ziyaretçileri, erken dönem toplumsal ritüelleri, ilk dini inanışları ve toplulukların örgütlenme biçimlerini yakından görme imkanı bulacak. Sergi aynı zamanda tarımsal üretimin başlamasıyla ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik dönüşümü de bütüncül bir çerçevede sunacak. Isabel Muoz’un objektifinden Taş Tepeler Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Muoz’un Taş Tepeler’de çektiği fotoğraflar da sergideki yerini alacak. Yalnızca arkeolojik alanları değil, Neolitik toplulukların yaşam izlerini; insan figürleri, dokular ve ışık aracılığıyla sanatsal bir dille yorumlayan Muoz’un bu fotoğrafları, ziyaretçilere Taş Tepeler’in tarihi derinliğini çağdaş bir bakışla deneyimleme imkanı sunacak. Göbeklitepe ve Taş Tepeler uluslararası sahnede Berlin’de ilk kez düzenlenecek olan sergi, Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler’in kültürel ve bilimsel önemini uluslararası platformda güçlü biçimde tanıtacak. Türkiye’den Berlin’e getirilen bu eşsiz Neolitik eserler, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe’nin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Daha önce Roma Kolezyumu’nda büyük ilgi gören Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısı, Berlin ayağıyla Avrupa’daki görünürlüğünü daha da artıracak. Berlin’de düzenlenen bu sergi, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki etkisini daha da güçlendirecek. ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

Kahramanmaraş’ta yorgancılık yok olma tehlikesinde Haber

Kahramanmaraş’ta yorgancılık yok olma tehlikesinde

Kahramanmaraş’ta el emeğine dayalı yorgancılık mesleği, değişen tüketim alışkanlıkları ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma noktasına geldi. Dulkadiroğlu ilçesi Kanlıdere Caddesi’nde yaklaşık yarım asırdır esnaflık yapan 62 yaşındaki Ali Kösesakal, mesleğin yok olmaya tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Çocuk yaşlarda mesleğe başladığını belirten Kösesakal, 40 yıldır aynı iş yerinde hizmet verdiğini söyledi. Kanlıdere Caddesi’nin zamanla Kahramanmaraş’ın "Yorgancılar Çarşısı" haline geldiğini anlatan Kösesakal, "Biz buraya dükkan açtıktan sonra diğer yorgancı arkadaşlar da geldi. Burası el emeği göz nurunun merkeziydi" dedi. "El emeği bittiği için artık çıkarta gelmiyor" Kösesakal, "Eskiden çok kalfamız vardı, çok insan yetiştirdik. Maraş'ta ve Türkiye genelinde el emeği bittiği için artık çırak bile gelmiyor, eleman yetişmiyor. Bizim burada yorgancılığı en fazla 3 yıl daha yapabiliriz. Ondan sonra bu insanlara hizmet edecek kimse kalmayacak. Ben burada en az 3 tane kalfa yetiştirdim. Bu insanlar evliydi ve evlerini geçindirebilecek durumdaydı. Eskiden kalfa, evini geçindirirdi. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dedi. "Herşey naylonlaştı" Kösesakal, şöyle devam etti: "Atalarımız bu yünlerle nasıl yaşamışsa, ben de öyle yaşamayı tavsiye ederim. Yün ve pamuk sağlık açısından çok önemlidir. Naylon çıktı, sentetik ürünler çıktı. Ama o naylonların içindeki hücre yapısı yıllar geçse de bozulmuyor. Yün ise yıkandıkça canlılığını korur, insanın rahat uyumasını, dinç kalkmasını sağlar. Sağlık açısından yün ve pamuk her zaman tercihimdir. Tercih edilmemesinin sebebi ise şimdiki neslin makineye atalım, yıkayalım düşüncesi. Değer veren yok, önemseyen yok. Oysa ben döşeğin de, yorganın da, yastığın da yün olmasını tavsiye ederim. Beş kiloluk bir yün döşekle, yün yorganla yatan insan sabah yaylada kalkmış gibi dinç uyanır. Ama bunları anlatamıyoruz. Her şey naylonlaştı. Hazır al, makineye at, yıka. Üç sene sonra yenisini al." Maraş'ta sadece 5 usta kaldığını dile getiren Kösesakal, "Hepsinin yaşı 60’ın üzerinde. Diğer ilçelerde usta neredeyse yok. İç Anadolu’da yün yorgan hala revaçta ama Kahramanmaraş’ta en çok tutulan şey çeyiz yorganı. Bizde 'sarıklı yorgan' derler. Kadife çeyiz yorganları çok işliyoruz. Kadife yorganlarda yaklaşık yüze yakın modelimiz var. Müşterilerimiz geliyor, rengine ve modeline karar veriyor. Maraş’ın genç kızları gelir, seçimini yapar. Biz de bir hafta, on gün içinde teslim ederiz. Bir yorganın yapımı yaklaşık bir buçuk gün sürer. Altı ilikli, düğmeli melefesiyle birlikte hazırlanır. Bir yorganın fiyatı 4 bin ile 4 bin 500 lira arasında. Bize kalan ise yaklaşık 2 bin 500 lira. Akşama kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.