Hava Durumu

#Sağlıklı Yaşam

TOURISMJOURNAL - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı Haber

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı

İzmir’de sağlık turizm sektörünü ve sektöre dair yol haritasının anlatılacağı Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) işbirliğinde gerçekleştirilen toplantı, İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, önde gelen sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı. ÖZTAN: SAĞLIK TURİZM SEKTÖRÜ GERİLEME YAŞIYOR TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizm Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Öztan, sağlık turizminin süreç içerisinde gerilediğini belirterek, “Bu bölge toplantılarımızı 2003’ten beri düzenliyoruz. Temel amacımız tabana yayılmak, aktörlerle buluşmak, bölgenin ihtiyaçlarını öğrenmek ve bu ihtiyaçlarla birlikte kamuyla köprü bulmak ve çözüm oluşturmaya çalışmak. TOBB içerisinde sektörler temsil ediliyor, meclisler üzerinden yetkili merciler ile temas noktası olabilmek. Sektörümüz çok hızlı başlangıç yapan ve sorunlar ön planda yer alan bir sektör haline geldi. 2024 yılında 3 milyar dolar ile başladık, 2025 yılında gerilemeler var. Bu bize çok iyi bir haber olmadı. Hizmet ihracatı içinde ciddi artış yaşanıyor. 150 milyar dolarlık bir pazardan bahsediyoruz. Niş sektör olmaktan ziyade uluslararası sektör haline geldi. Rekabet çok üst düzeyde. Kalite üzerinden rekabet ediliyor” dedi. ‘SEKTÖR GENELDE KÜÇÜLÜRKEN İZMİR’DE BÜYÜME VAR’ Öztan, İzmir’in tam aksi yönde büyüdüğünü ve potansiyelinin yüksek olduğunu anlatarak, “Bazı bölge ve şehirleri ön plana çıkardık. Tüm ülkeye yayılan bir sağlık turizm politikası hedefleniyor. İzmir ve Ege bizim için çok önemli bir yer. Ege Bölgesi bizim için en önemli alanlardan bir tanesi. Sağlık turizmde önemli bir yer kaplamış durumda İzmir. Yüzde 5’e kadar arttırmış bir rolü var. Sektör yerinde sayarken İzmir büyümüş durumda. İzmir’de farklı bir dinamik var. Dünya genelinde sağlık turizmi hizmet olarak evriliyor. Operasyon ve tedavi için değil de yaşam kalitesini arttıracak destinasyon talep ediliyor. İzmir tedavi ve yaşam kalitesi konusunda ileri bir noktada. Yüzde 63’ü İzmir’de bulunuyor Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının” ifadelerini kullandı. ‘BALÇOVA İLE SINIRLI DEĞİLİZ, DİKİLİ VE SEFERİHİSAR YÜKSELİYOR’ Öztan’ın ardından kürsüye İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener kürsüye çıktı. Özgener şunları söyledi: Sağlık turizmi, dünyada hızla büyüyen ve rekabetin giderek derinleştiği stratejik bir alan haline gelmiş durumda. Artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacı; hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendiriyor. Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Medical Tourism Market (2023-2032) araştırma raporuna göre, bugün 100 milyar dolar bir pazar hacmine sahip sektörün 2032 yılına kadar 300 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılın oniki ayına yayılan kapasitesiyle, ülke ekonomileri için kritik önem taşıyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz: Medikal Turizm, Termal Turizm, Sağlıklı Yaşam ve Üçüncü Yaş Turizmi. Medikal turizmde İzmir estetik operasyonlar, saç ekimi ve diş tedavileri gibi alanlarda Avrupa’dan hasta çekebilen bir şehir. Hem yüksek kalite sunuyoruz hem de ciddi bir maliyet avantajımız var. Termal turizmde sadece mevcut kapasitemizle değil, henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş büyük bir zenginlikle öne çıkıyoruz. Balçova’daki aktif tesislerimizin yanı sıra Dikili ve Seferihisar gibi bölgelerde, doğru yatırımlarla dünya ölçeğinde cazibe merkezi haline gelebilecek güçlü kaynaklarımız bulunuyor. ‘İZMİR, UZUN SÜRELİ SAĞLIK KONAKLAMASI İÇİN İDEAL ŞEHİR’ Yine, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizminde kentimizin iklimi, yaşam kalitesi ve güvenli şehir yapısı özellikle uzun süreli konaklama ve tedavi süreçleri için önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa’da milyonlarca emeklinin, yılın önemli bir bölümünü farklı ülkelerde geçirmeyi tercih ettiği düşünüldüğünde; İzmir bu talebi karşılayabilecek en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde Almanya’dan veya Hollanda’dan gelen bir ziyaretçi, sabah uçağa binip aynı gün İzmir’de tedavi sürecine başlayabiliyor. Dolayısıyla bu erişilebilirlik, kentimizi hızlı ve pratik bir merkez haline getiriyor. İzmir’in sunduğu imkanlar yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı değil. Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız. Çünkü sağlık turizmi; ulaşım altyapısından konaklama kalitesine, dijital tanıtımdan uluslararası akreditasyona, insan kaynağından şehir deneyimine kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemi gerektiriyor. ‘İZMİR BU YARIŞTA GÜÇLÜ BİR KONUMDA’ Bu noktada İzmir’in en büyük avantajı, güçlü kurumları, nitelikli insan kaynağı ve iş birliği kültürü ile bu ekosistemi oluşturabilecek kapasiteye sahip olması. Önümüzdeki dönemde; uluslararası tanıtım faaliyetlerini daha hedef odaklı hale getirmeli, dijital platformlarda görünürlüğümüzü artırmalı, sağlık kuruluşlarımızın uluslararası akreditasyon süreçlerini desteklemeli, nitelikli ara insan kaynağı yetiştirmeye odaklanmalı ve en önemlisi, tüm paydaşları kapsayan koordineli bir yönetim modeli oluşturmalıyız. Çünkü artık rekabet sadece ülkeler arasında değil, şehirler arasında yaşanıyor. Ve bu rekabette öne çıkanlar; vizyonunu net ortaya koyan, birlikte hareket edebilen ve kendini doğru anlatabilen şehirler oluyor. İzmir olarak bizler; sahip olduğumuz doğal zenginlikler, güçlü sağlık altyapımız, yaşam kalitemiz ve stratejik konumumuzla bu yarışta güçlü bir konumdayız. ‘GÜÇLÜ HASTANELER YETMEZ, GÜÇLÜ SİSTEM GEREKİR’ İzmir Ticaret Odası olarak, gerek yerelde gerek uluslararası düzeyde bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Dünyada sağlık turizminde öne çıkan şehirler; yalnızca güçlü hastanelere sahip oldukları için değil, planlı sağlık yerleşkeleri kurabildikleri, kümelenme modellerini hayata geçirebildikleri ve turizm altyapısını sağlıkla entegre edebildikleri için başarıya ulaşıyor. Bugün dünyada rekabet eden şehirler; sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar. İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık mesele tekil yatırımlar değil; bütüncül vizyon ortaya koyabilmek. İşte tam da bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor. ‘İZMİR İÇİN KRİTİK BİR EŞİK: BİRLİKTE DÜŞÜNME ZAMANI’ Bugün gerçekleştirdiğimiz bu toplantı tam da bu ortak aklı oluşturmak için bizleri bir araya getirdi. Programımız kapsamında, medikal turizmden termal turizme, dijitalleşmeden mevzuat düzenlemelerine kadar birçok başlıkta görüşlerin paylaşılacağı bir çalıştay gerçekleştireceğiz. Bu çalıştaydan çıkacak fikirleri yalnızca bir toplantı çıktısı olarak kalmasını, elbette istemiyoruz. Amacımız; bu görüşleri bir araya getirerek İzmir Sağlık Turizmi Manifestosu oluşturmak ve kentimiz için güçlü bir yol haritası ortaya koymak. İnanıyorum ki bugün burada ortaya çıkacak fikirler, hem İzmir’in hem de Ege Bölgesi’nin sağlık turizmi yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacak.

Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü Haber

Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü

International Peace Prize ödüllü, dünyaca ünlü yazar, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti Akif Manaf’a doğanın korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine ve küresel barışın güçlendirilmesine sağladığı katkılar dolayısıyla Geppetto Restorasyon tarafından “Doğayla Barış Ödülü” verildi. Ödül, Geppetto Restorasyon’un kurucusu Erdem Köroğlu tarafından takdim edildi. Köroğlu, Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü’nü verme gerekçelerini şu sözlerle ifade etti: “Geppetto Restorasyon olarak temel ilkemiz, insanın doğayla barış içinde yaşamasıdır. Bu nedenle uzun yıllardır insan sağlığı açısından en sağlıklı malzemeler arasında yer alan ağaç ve ahşap üzerine çalışıyor; projelerimizi doğanın sunduğu bu doğal, sürdürülebilir ve nefes alan malzemelerle hayata geçiriyoruz. Günümüzde iklim değişikliği, küresel ısınma, ormanların yok oluşu gibi sorunlar insanlığın uzun yıllardır doğayla çatışma içinde olmasının somut sonuçlarıdır. Görüyoruz ki insan doğadan uzaklaştıkça doğal felaketlerle daha fazla karşı karşıya kalıyor. Bu noktada doğa ile uyumlu ve barışçıl çözümler üreten kişi ve projelerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Akif Manaf, uzun yıllardır küresel barış alanında kapsamlı ve önemli çalışmalar yürüten değerli bir isimdir. Sayın Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında bizim açımızdan özellikle daha fazla dikkat çeken çalışması, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın Başkanı olarak öncülük ettiği ‘Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’ olmuştur. Kendi kendine yetebilen bir konseptte tasarlanan, kütük evlerden oluşan; yenilenebilir enerji kaynaklarını, ekolojik tarımı ve sürdürülebilir atık yönetimini esas alan bu proje, doğayla barışın somut ve güçlü bir temsili olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bu köyde, yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın uygulanacak olması projeye ayrı bir değer katmaktadır. Kendisini doğayla barışın çok somut bir ifadesi olan, öncülük ettiği bu örnek proje kapsamında Doğayla Barış Ödülü’ne layık gördük.” Manaf Yakın dönemde International Peace Prize ve Egeyön Barış Ödüllerini Almıştı Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize Ödülü’ne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında ulusal düzeyde de Egeyön Barış Ödülü’nün sahibi olmuştu. Akif Manaf Küresel Barışın Sağlanmasına Yönelik Çok Yönlü Somut Projelerle Öne Çıkıyor Doğayla Barış Ödülü’ne layık görülen Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmaları sadece teorik düzeyde kalmamakta, aynı zamanda somut ve uygulanabilir projelerle hayat bulmaktadır. Bütüncül ve Barışçıl Bir Yerleşim Modeli Bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın başkanı olarak öncülüğünü yaptığı “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”dir. Proje; doğayla uyumlu, kendi kendine yeten, sürdürülebilir ve barışçıl bir yaşam modelini içermektedir. Enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapı kurulması projenin temel unsurları arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra kimyasal girdilerden uzak, doğal döngüyü esas alan ekolojik tarım uygulamalarıyla toprağın korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve sağlıklı gıda üretiminin teşvik edilmesi temel alınmaktadır. Sürdürülebilir atık yönetimi politikasıyla doğayla çatışan değil, doğanın döngüsüne katkı sağlayan bir yaşam modeli inşa edilmektedir. Projede yer alan arıcılık faaliyetleri ise hem doğal üretimi destekleyen hem de ekosistemin devamlılığına katkı sunan önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Köyün kütük evlerden oluşacak şekilde planlanması, insan sağlığına ve çevresel sürdürülebilirliğe verilen önemin bir göstergesidir. Nefes alan doğal yapılar sayesinde sağlıklı ve doğayla bütünleşmiş bir yaşam alanı oluşturulmaktadır. Barış Sanatı Programı Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nün en özgün boyutlarından biri ise bu barışçıl yerleşim modelinde bireylere yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın sunulacak olmasıdır. Bu programın odağında, bireylerde bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve böylece içsel barıştan başlayarak küresel barışa uzanan yolun inşa edilmesi yer almaktadır. Akif Manaf’ın Küresel Barışın Sağlanması Kapsamındaki Diğer Çalışmaları Akif Manaf’ın doğayla barış vizyonu, uzun yıllardır sürdürdüğü küresel barış çalışmalarının doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Yazar doğayla barış alanının yanı sıra küresel barışın sağlanmasına yönelik farklı kulvarlarda da aktif çalışmalar yürütüyor. Yazarın barış alanındaki temel eseri olan ve birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu, barış kılavuzu olarak benimsenen Barış Psikolojisi kitabı, bugüne kadar yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlanarak uluslararası ölçekte oldukça geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Kitabın tüm dünya dillerinde yayınlanması hedefi doğrultusundaki çalışmalar ise aktif olarak devam ediyor. Manaf ayrıca 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin öncüsüdür. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getirmektedir. Kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde yürütülen Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesini hedefi hayata geçirilmektedir. Manaf, dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiği barış odaklı söyleşi, seminer, toplantılar yoluyla ve uluslararası medya organlarına verdiği demeçler aracılığıyla küresel ölçekte barış farkındalığının güçlenmesine aralıksız olarak katkı sunmaktadır. Akif Manaf: “İnsanlık Doğa ile Olan Savaşını Bir An Önce Bitirmelidir” Ödülün takdiminde konuşma yapan Akif Manaf, şu ifadeleri kullandı: “Eğer dünyamızda kalıcı bir küresel barış istiyorsak, bunu bireyselden globale doğru, yaşamın tüm alanlarında kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bugün gelinen noktada ise bireyin ağırlıklı olarak kendisiyle, çevresiyle ve doğayla bir savaş halinde olduğunu görüyoruz. Şiddet, öfke, nefret içinde olan birey tüm doğal kaynakları tahrip etmekte ve gelinen noktada küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon ayak izinde artış, ormanların, tarım topraklarının yok oluşu, hava kalitesinde düşüş, su kaynaklarının kirlenmesi, türlerin yok oluşu gibi çok temel çevresel sorunlarla karşı karşıyayız. İnsanoğlu doğayla olan bu savaşı durdurmazsa bilim insanlarının da işaret ettiği üzere doğa üzerinde geri dönüşü olmayan sonuçlar bizimle olacak. Bu kapsamda insanlık doğayla olan savaşını bir an önce bitirmelidir. Önce kendisi ile sonra da ona karşılıksız bir yaşam kaynağı sunan doğa ile barışmalı, doğaya duyarlı çözümler üretmelidir. İşte Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi tam da böyle bir gerçekliğin üzerinde yükselen bir doğayla barış projesidir. Bu projenin ülkemizden başlayarak tüm dünya üzerinde yaygınlaşması, yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşımaktadır.” Akif Manaf’ın küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının yakın dönemde de hız kesmeden aktif olarak devam edeceği ve yazarın ülkemizdeki ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki kitap fuarlarında, barış konulu söyleşi ve seminerlerde okurlar ve barışseverlerle bir araya geleceği alınan bilgiler arasında. Bülten bilgi&iletişim: 0 543 3010327

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak Haber

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak

Turizm yatırımlarının en önemli uluslararası platformlarından biri olan Tourism Investment Forum (Turizm Yatırım Forumu) – TIF 2026, 10–11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta düzenlenecek. Forum, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) üyesi olan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2020 yılında düzenlenen Turizm Yatırım Forumu'ndan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğini alan organizasyon, 2026 yılında ise ilk kez Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda hayata geçirilecek. TIF 2026, küresel turizm sektörünün önde gelen yatırımcılarını, finans kuruluşlarını ve karar vericilerini İstanbul'da buluşturacak. Kapsamı, yarattığı etki ve katılımcı profiliyle Türk ve dünya turizmi açısından önemli bir referans noktası haline gelen forumda, iki gün boyunca yaklaşık 30 oturum düzenlenecek. Etkinlikte 100'ün üzerinde konuşmacı ve 1.500'ü aşkın üst düzey katılımcının yer alması bekleniyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2025 yılında 11,7 trilyon dolara ulaşan ve 2035'te 16,5 trilyon dolara çıkması beklenen küresel turizm ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirecek olan TIF 2026, yatırımcılar, bankalar, fonlar, küresel otel markaları, uluslararası düşünce liderleri, teknoloji yenilikçileri ve gayrimenkul geliştirme şirketleri için Türkiye'deki yatırım fırsatlarını yakından inceleme imkanı sunacak. Forumda, turizm ve seyahat yatırımlarının geleceğini şekillendirecek stratejiler ele alınacak. Finans, yeni yatırım trendleri, lüks ve yaşam tarzı markaları, kültür ve sanat, sağlıklı yaşam ve medikal turizm gibi başlıklar, TIF 2026'nın ana gündem maddeleri arasında yer alacak

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.