Hava Durumu

#Sağlık Turizmi

TOURISMJOURNAL - Sağlık Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya'da Tarihi Zirve Başlıyor: Zirvedeki Ankalar Haber

Antalya'da Tarihi Zirve Başlıyor: Zirvedeki Ankalar

ANTALYA, KADIN LİDERLİĞİ VE ULUSLARARASI TİCARETİN BULUŞMA NOKTASI OLUYOR 19 Ülkeden Katılımcılar, 110 Uluslararası Konuk ve 1.000 B2B Görüşmesi Zirvedeki Ankalar'da Buluşacak T.C. Antalya Valiliği’nin resmi himayesinde düzenlenen Zirvedeki Ankalar (Global Phoenix Women in Business Summit) 15-18 Haziran 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek etkinliğin basına tanıtım toplantısı 8 Haziran günü Antalya’da gerçekleştirildi. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin'in yanı sıra etkinlik danışmanı Aysel Dal Cengiz, stratejik ilişkiler danışmanı Cevat Alp ve organizatörler Yasemin Arslan ile Tuğba Avcı katıldı. Vali Şahin: Kadın girişimcilerin; disiplinleri, çalışma azimleri ve güçlü iş ahlaklarıyla ekonomik hayatın en önemli aktörleri arasında yer alıyor” Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmanın ve toplumsal gelişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Toplumun yarısını oluşturan kadınların iş hayatında ve girişimcilikte hak ettiği ölçüde yer almadığı bir yapının tam anlamıyla başarılı olması mümkün değildir. Kadınların iş hayatındaki oranı bugün yaklaşık yüzde 18 seviyelerinde. Ancak bunun yüzde 30, yüzde 40 hatta yüzde 50'lere ulaşmaması için hiçbir neden yok. Kadın girişimciler; disiplinleri, çalışma azimleri ve güçlü iş ahlaklarıyla ekonomik hayatın en önemli aktörleri arasında yer alıyor.” Ebru Şahin ise Antalya'nın kadınların iş dünyasında, sivil toplumda ve sosyal yaşamda güçlü şekilde temsil edildiği şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Türk kadınının gücünün ve başarı hikâyelerinin yalnızca Antalya'da değil, tüm dünyada daha görünür olması gerekiyor. Zirvedeki Ankalar'ın bu misyona önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Dünya genelinde her 10 kadından 1'i yeni bir girişim başlatıyor Kadın girişimciliği hem dünyada hem de Türkiye'de son yılların en hızlı yükselen ekonomik ve sosyal dönüşüm alanlarından biri. Global Entrepreneurship Monitor (GEM) 2024/2025 verilerine göre bugün dünya genelinde her 10 kadından 1'i yeni bir girişim başlatıyor ve birçok ülkede kadınlarla erkekler arasındaki girişimcilik farkı hızla kapanıyor. Türkiye'de ise kadın girişimci oranı 2002 yılında %13,1 seviyesindeyken 2025 itibarıyla %18,2'ye yükselerek yaklaşık %39'luk bir artış gösterdi. TÜİK verilerine göre bugün Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 230 bin kadın girişimci bulunuyor. Bunların yaklaşık 178 bini işveren, 1 milyon 52 bini ise kendi hesabına çalışan kadınlardan oluşuyor. Zirve; İş kadınlarını, uluslararası ticareti ve sektörel iş birliklerini B2B görüşmelerle aynı çatı altında buluşturarak dünyada ve ülkemizde gittikçe artan kadın girişimciliğini artırmayı ve görünür kılmayı amaçlıyor. Antalya'dan Dünyaya Uzanan Bir Kadın Liderliği Projesi Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin'in kadınların global iş dünyasında ve ekonomik yaşamda güçlenmesine yönelik vizyonundan hareketle hayata geçirilen organizasyon; ATSO, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu, ihracatçı birlikleri, iş dünyası kuruluşları, akademik kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla düzenleniyor. Ayrıca etkinlik 100'den fazla ülkedeki Ticaret Müşavirlikleri ve Ticaret Ataşelikleri aracılığıyla gerçekleştirilen duyurular sayesinde uluslararası iş dünyasının gündemine taşınmış oldu. Ankalar 40 Bin Kişilik Küresel Kadın İş Dünyası Ağının Parçası Oldu Etkinliğin kadın iş dünyası resmi paydaşları OWIT Türkiye UKODER ve TİM WINGS (Türkiye İhracatçılar Meclisi Kadın İhracatçıları Destek Platformu) oldu. OWIT Türkiye UKODER (Organization of Women in International Trade) sayesinde Dünya genelinde 5 kıtaya yayılan ve 40 bini aşkın kadın girişimci, yönetici ve iş insanını kapsayan uluslararası iş ağına ulaşıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin ulusal kadın ihracatçı ağı olan TİM WINGS ile de ülke genelindeki kadın ihracatçılara etkinlik duyurusu gerçekleştirildi. Bu güçlü iş birlikleri sayesinde organizasyon, kadın liderliği, girişimcilik, uluslararası ticaret ve sektörel iş birlikleri alanlarında dünyanın farklı ülkelerinden katılımcıları bir araya getirmiş olacak. 19 Ülkeden Katılımcı ile, 10 Sektörden,1.000 B2B Görüşmesi Gerçekleşecek Etkinlikte 110’u yabancı olmak üzere toplam 1000’e yakın katılımcı bekleniyor. Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Polonya, Suudi Arabistan, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır, Irak, Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Moğolistan, Rusya, Almanya, İtalya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden iş kadınları, yatırımcılar, alım heyetleri ve sivil toplum liderleri Antalya’da olacak. Zirve kapsamında 10'dan fazla sektörden katılımcılar arasında planlı B2B görüşmeleri gerçekleştirilirken, dört ana sektörde düzenlenecek “Sektör Sahnesi (Pitch Stage) oturumlarında sektör liderleri ve uzmanlar tarafından güncel gelişmeler, yatırım fırsatları, yeni ticaret rotaları ve sektörel trendler ele alınacak. Zirvenin sektörel odak alanlarını Tarım, Gıda ve Tedarik Zinciri, Spor, Kongre ve Agro Turizm, Uluslararası Sağlık Turizmi ile Hospitality Yatırım, Donanım ve Proje Platformları oluşturuyor. Zirve Kapsamında ANKA100, "Yılın Ankaları" Sürecini Başlatıyor Zirvenin en dikkat çeken projelerinden “ANKA100 ile YILIN ANKALARI” 16 Haziran 2026’da ilk resmi toplantısını Antalya’da yapacak. İş dünyasından sanata, bilimden spora birçok alanda başarı gösteren kadın liderleri bir araya getirecek platform, 2027’de “Yılın Ankaları”nı açıklayacak. Değerlendirme kriterleri arasında ticari başarıların yanı sıra liderlik gücü, toplumsal etki ve sürdürülebilirlik yer alıyor. 3 Gün Boyunca İş, Networking ve İlham PR Tuğba Avcı ve Yasemin Arslan PR organizasyonuyla gerçekleştirilen 16 Haziran saat 11.00’de resmi açılışla başlayacak zirve; “Küresel Anka Sahnesi’nde ilham verici konuşmalar (Global Phoenix Talks), sektör platformları, 10 sektörden gelen 110 yabancı heyet ve Türkiye’den katılacak yaklaşık 50 iş insanı ile planlı 1000 adet B2B görüşmeler, retro party ve networking etkinlikleriyle dolu dolu devam edecek. PROGRAM: 16 Haziran 2026 | Salı 11.00 – 12.00: Kokteyl ve Resmi Açılış Töreni 12.00 – 14.00 ANKA100 Öğle Yemeği ve Networking Buluşması 14.00 – 17.00 Küresel Anka Sahnesi (Global Phoenix Talks) İlham Veren Başarı Hikâyeleri ve Liderlik Konuşmaları 20.00– 22.00 Ankalar Networking Gecesi / Retro Party 17 Haziran 2026 | Çarşamba 10.00 – 12.00 Uluslararası Tarım-Gıda & Lojistik Sektör Sahnesi Sunumları 14.00- 16.00 Uluslararası Agro &Spor& Kongre Turizmi Platformu Sektör Sahnesi Sunumları 20.00 – 22.00 Gala Yemeği 18 Haziran 2026 | Perşembe 10.00 – 12.00 Uluslararası Sağlık Turizmi Platformu Sektör Sahnesi Sunumları 14.00- 16.00 Uluslararası Hospitality Yatırım, Donanım,Proje Platformu Sektör Sahnesi Sunumları 16-18 Haziran 10.00-18.00 Planlı Networking ve B2B Matcmaking Toplantıları Antalya Innvista Belek Hotel 15-18 Haziran 2026

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu Haber

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu

AKTOB Toplantısında Turizmin Geleceği Masaya Yatırıldı Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), 21 Mayıs'ta FashionTV Luxe Resort'ta sektörel bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Büşra Özdemir ve çok sayıda kamu yetkilisinin katıldığı toplantıda, kentin turizm gündemi kamu ve özel sektör temsilcilerince birlikte ele alındı. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sunumunda Antalya turizminin dönüşüm sürecini ve gelecek stratejilerini aktardı. Kavaloğlu'na göre artık başarının ölçütü yalnızca yaz sezonu doluluk oranları değil; yıl boyu sürdürülebilir büyüme, istihdam sürekliliği ve destinasyon dengesi olmalı. "Yılı nasıl dengeli büyütebiliriz?" sorusunu Antalya'nın önündeki temel mesele olarak tanımlayan Kavaloğlu, mevsimsellikten uzaklaşmayı öncelikli hedef olarak ortaya koydu. Bu çerçevede "12 Ay Turizm" vizyonuna dikkat çeken Kavaloğlu, yılın farklı dönemleri için farklı turizm türlerinin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Yılın başında sağlık turizmi, wellness, spor kampları ve dijital göçebe segmentleri; sonbaharda golf, gastronomi ve premium deneyimler; kasım-aralık döneminde ise kongre ve MICE turizmi belirleyici olacak. Özellikle COP31 sonrasında Antalya'nın uluslararası arenada kazandığı görünürlüğün etkinlik turizmine olumlu yansıyacağı değerlendirildi. Sunum, turizmdeki yeni rekabet anlayışını da mercek altına aldı. "Travel Mixology" olarak tanımlanan bu yaklaşıma göre günümüz turistinin seyahat kararları; sosyal medya, yapay zekâ araçları ve dijital toplulukların iç içe geçtiği çok katmanlı bir bilgi akışından besleniyor. Kavaloğlu, bu yeni davranış biçiminin "yapay zekâ + topluluk + deneyim + insan doğrulaması" ekseninde şekillendiğini belirterek Antalya'nın söz konusu dönüşüme hazır olduğunu söyledi. Toplantıda ele alınan bir diğer ilgi çekici başlık ise Pop Kültür Turizmi oldu. Diziler, filmler, müzik ve dijital içeriklerin seyahat talebini doğrudan etkilediğini vurgulayan Kavaloğlu, Türkiye'nin özgün sokak kültürü, gastronomi anlayışı ve gündelik yaşam dokusunun yabancı ziyaretçiler için başlı başına bir çekim unsuru olduğunu ifade etti. Romanya'nın büyüyen bir kaynak pazar olarak özellikle gündemde tutulduğu toplantıda, 2026'nın ilk dört ayına ait veriler de değerlendirildi. Bazı geleneksel pazarlardaki yavaşlamaya karşın alternatif pazarlarda büyümenin sürdüğüne dikkat çeken Kavaloğlu, Antalya'nın güçlü altyapısı ve kamu-özel sektör iş birliğiyle küresel rekabette öne çıkmaya devam edeceğini vurguladı.

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu Haber

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu

Bakan Şimşek, Batman'ın Hasankeyf ilçesi Ören yerinde Batman ve Şırnak Valilikleri tarafından Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde hayata geçirilen "Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası" lansman programında yaptığı konuşmada, çok güzel bir vesileyle bir arada olduklarını söyledi. Bulundukları coğrafyanın en az 12 bin yıllık bir hafızasının bulunduğunu anlatan Şimşek, bu toprakların Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemini gördüğünü belirtti. "Aslında bugün lansmanını yaptığımız Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası sıradan bir etkinlik değil. Bu çok değerli ve önemli. Batman ve Şırnak'ı tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla ama en önemlisi hikayesiyle dünyaya yeniden tanıtıyoruz." ifadelerini kullanan Şimşek, onun için bir arada olduklarını bildirdi. Batman'ın 36 yıl önce il olduğunu anımsatan Şimşek, kentin geliştiğini, büyüdüğünü ve büyükşehir olma yolunda mesafe kat ettiğini, nüfusunun 660 bini geçtiğini söyledi. Şimşek, şunları kaydetti: "İl olmadan önceki nüfusuna oranla neredeyse iki kata doğru gidiyoruz. Fakat burada konu nüfus değil, esas olan Batman'ın gelişmesi, kalkınmasıdır. 2002'ye kadar bir fabrikası varmış. O da un fabrikası. Sonra büyük bir enerjiyle AK Parti hükümetleriyle birlikte altyapı yapıldı, üniversite kuruldu, insan kaynağı anlamında sorun giderildi. Muazzam teşvikler verildi ve OSB'ye sığılmaz oldu. O dönemde yeni OSB çalışmaları başladı. Bugün memnuniyetle şunu söyleyebilirim. Şu anda OSB'de 20 binden fazla çalışanımız var. Bu muazzam bir şey. Aynı zamanda 5 OSB fiilen tasarım ve inşa aşamasında. Lojistik merkezi var. Batman'ın ciddi bir göç çekmesi gerekiyor. Bunun için de konuttan altyapıya kadar birçok konuda çabalarımıza devam etmemiz lazım. Batman, muazzam bir ilerleme sağladı." Kentin bugün altyapısı ve insan kaynağıyla çok güçlü bir şehir olduğunu dile getiren Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde Batman'a çok yatırım yaptıklarını, bugüne kadar 90 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdiklerini, şu anda devam eden yatırımların büyüklüğünün 28 milyar lira olduğunu anlattı. "GEÇEN SENE 64 MİLYONUN ÜZERİNDE TURİST ÇEKTİK" 1. Lig'e çıkan Batman Petrolspor'u da tebrik eden Şimşek, şöyle konuştu: "Son 20-25 yılda turizmde muazzam ilerleme sağladık. Geçen sene dünyada en çok turist çeken 4. ülkeydik. 2002'de 20. sıradaydık. Yani 20. sıradan 4. sıraya hiçbir başarı tesadüf olamaz. Bu muazzam bir çabanın bir sonucudur. Geçen sene 64 milyonun üzerinde turist ülkemizi ziyaret etti ve 65 milyar doların üzerinde gelir elde ettik. Dünyada turizm geliri sıralamasında da yükseliyoruz, 7. sıradayız. Bu başarı tesadüf değil çünkü altyapımız, insan kaynağımız var ve destinasyon çeşitliliğini sağladık. Doğal güzelliklerimiz var. Ben inanıyorum ki Hasankeyf, turizmi daha da güçlendirecek. Turizmi yılın 12 ayına yaymak istiyoruz. Bu bizim için hem istihdam hem de döviz geliri açısından çok değerli. Artık kültür, gastronomi, doğa, kongre ve sağlık turizmi, bunlar bizim için çok stratejik alanlar. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarttık. Muazzam bir adım, özellikle sağlık turizmi, eğitim, yani hizmet ihracatı anlamında söylüyorum." Turizmi çok güçlü bir şekilde desteklediklerini, desteklemeye devam edeceklerini belirten Şimşek, "Bölgemizde çıkan savaş turizm sektörünü etkilemesin diye çok hızlı bir şekilde değerli bakanımızla çalıştık ve çok kritik iki adım attık. Öncelikli olarak finansmana erişim konusunda bir adım attık ve 60 milyar liralık kredi garanti fonu üzerinden finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Sadece o değil, çok istisnai bir vergi indirimine de gittik. Konaklama vergisinin oranını yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük." ifadelerini kullandı. Turizmdeki büyümenin her bölgeye eşit dağılmadığını kaydeden Şimşek, şunları aktardı: "Özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu yakın döneme kadar turizmden çok önemli bir pay alamadı. DAP bölgesine gelen yabancı turist sayısı 2,4 milyon, toplam içerisindeki payı yüzde 4,6, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rakamlar daha mütevazi. 653 bin turist, yabancı turistten, uluslararası turistten bahsediyorum ve toplam turist içerisindeki payı yüzde 1,2. Ortalama kalış süresine baktığımızda Türkiye'de 2,5 gün, DAP'ta 1,9, GAP'ta 1,6 güne düşüyor. Gelen her 100 turistin sadece 6'sı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne uğruyor ve daha az bir süre kalıyor. Neden? Bu canlanmış hali, geçmişte güvenlik endişeleri vardı. Terörsüz Türkiye ile inanıyorum ki Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi turizmde Türkiye'nin yeni büyüme motorlarından biri olacak. Aslında genel anlamda da Türkiye'nin büyüme motorları önümüzdeki yıllarda Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu olacak. Niye? Çünkü biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri döneminde bu bölgelerimize muazzam altyapı yatırımları yaptık." "TURİZMDE YENİ BÜYÜME MOTORLARI BU BÖLGEDEN ÇIKACAK" Üniversiteler açtıklarını, insan yetiştirdiklerini, teşvik verdiklerini anlatan Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Dolayısıyla buradaki güvenlik endişelerinin ortadan kalkması, yani Terörsüz Türkiye ile birlikte sadece turizm gelişmeyecek çünkü nüfus çok genç. Güneydoğu Anadolu'da ortanca yaş 26 yıl. Bu ne demek? Nüfusun yarısı 26 yaş altı, yarısı 26 yaş üstü demek. Bu çok kritik bir gösterge. Bundan dolayı da inanıyorum ki Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin büyüme motoru olacak. Aslında bu coğrafya dünyanın en büyük açık hava müzesi. Göbeklitepe, Nemrut, Ani, Hasankeyf, Mardin'in taş evleri, Midyat'ın manastırları, Rumkale, Diyarbakır'ın surları, Cudi Dağı burada. Dünyanın çok az yerinde tarih, kültür, inanç, gastronomi ve medeniyet anlamında bu kadar güçlü bir coğrafya vardır. Burası o anlamda da istisnai. O nedenle turizmde yeni büyüme motorları bu bölgeden çıkacak. Sadece altyapının yetmeyeceğini biliyoruz. Yatırımcıların özellikle üst yapı noktasında da cesaretlendirilmesi lazım. Terörsüz Türkiye aslında büyük fırsat sunuyor. Çok güçlü teşvikler var. Mutlaka ve mutlaka bu güzel coğrafyaya otel yatırımı yapmamız lazım. Kaliteli, 5 yıldızlı otellere ciddi ihtiyaç var. Bu bölgenin tamamını entegre bir şekilde yerli ve yabancı turistlerin gelip ziyaret ettiği, kaldığı, ilham aldığı, yani o coğrafyayla bir bağ kurduğu bir bölge haline getirmekte kararlıyız."

Türkiye’nin wellbeing reçetesi Haber

Türkiye’nin wellbeing reçetesi

Bireysel, kurumsal ve toplumsal halk sağlığını iyileştirmeyi hedefleyen Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği, 2 Mayıs Cumartesi günü The Grand Tarabya managed by Accor Oteli’nde dev bir organizasyona imza attı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Balo Salonu’nu hızla dolduran yüzlerce kişi, toplumda "daha iyi hissetme hali"ne duyulan yoğun arayışın en güçlü kanıtı oldu. İş, Finans ve Tıp Dünyasının Dev İsimleri Wellbeing İçin Buluştu Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu’nun canlı enerjisiyle sunulan konferans; Kariyer, Finans, İş Dünyası, Longevity, Sağlık Sektörü, Cilt Sağlığı, İş-Yaşam Dengesi, Egzersiz ve Müzik başlıkları altında 9 ayrı panelle gerçekleşti. Açılış konuşmalarını Dernek Başkanı Ebru Şinik ve Philips Kişisel Sağlık META Genel Müdürü Sibel Yıldız'ın yaptığı konferansda, kendi alanlarında topluma mal olmuş 30 uzman isim panelist olarak yer aldı. Panellerde; Hülya Gedik, Dr. Yılmaz Argüden, Murat Sağman, Attila Köksal, Meri İstiroti, Eralp Arslankurt, Sanatçı Demet Tuncer, Kanun Virtüözü Ahmet Baran, Prof. Dr. Murat Aksoy, Cenk Akıncılar, Ayça Turgay ve Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer gibi değerli isimler ön plana çıkarken; gün boyunca wellbeing hali çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alındı. 650 Kişilik Dev Meditasyon ve Coşkulu Kapanış Konseri Konferansın en unutulmaz anları, teorik bilgilerin deneyime dönüştüğü anlar oldu. AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek ile tüm salonun enerjisi kahkahalar eşliğinde "Yaşamına Hareket Kat" bölümüyle zirveye taşındı. Ardından zihinleri tazelemek için Ebru Şinik önderliğinde 650 kişinin aynı anda gerçekleştirdiği "Kalp-Beyin Korelasyonu Meditasyonu" salonda eşsiz bir sükunet alanı yarattı. Finalde ise tam bir coşku hakim oldu. Müzik ve Wellbeing panelinde sanatçı Demet Tuncer’in "Hıdrellez" şarkısı ve Ahmet Baran’ın enerjik konseri sırasında Dernek Yönetim Kurulu’nun sahneye çıkarak koro halinde eşlik etmesi tüm salonu ayağa kaldırdı. Etkinlik boyunca kurulan imza köşesinde ise Attila Köksal ve Murat Sağman, son kitaplarını katılımcılar için ücretsiz olarak imzaladı. "Wellbeing Genel Yaşam Kalitesinin Göstergesidir" Dernek Başkanı Ebru Şinik, bu büyük ilginin toplumdaki bilinç yükselmesini temsil ettiğini belirterek; "Sağlıklı ve dengeli bir yaşam için bilimsel kaynaklara erişimi kolaylaştırmak ana misyonumuzdur. Kendine ve topluma değer katan herkesi bu ailenin bir parçası olmaya davet ediyoruz," dedi. Siz de daha iyi hissetmek için adım atmak ve ; Sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzını destekleyen bilimsel kaynaklara ve uygulamalara çok daha kolay erişim sağlayarak, kişisel gelişiminize katkı sağlamak ve farkındalığınızı yükseltmek İyi yaşam hedeflerine sahip bireylerle bir araya gelerek toplumsal dayanışma ve destek ağının bir parçası olmak Dernek Eğitmenleri ve Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından sürekli düzenlenen eğitimler, webinar’lar ve etkinliklere ücretsiz katılma hakkına sahip olmak ve Toplumsal Wellbeing halini yükselten projelere gönüllü katılma fırsatını yakalayarak, topluma bilinçli olarak katkı sağlamak isterseniz, ülkemizin ilk ve tek Wellbeing Derneği’ne üye olarak bu fırsatlardan faydalanabilir, hem kendi esenlik halinize yatırım yapar, hem de toplumsal wellbeing halinin yükselmesine katkıda bulunabilirsiniz. Kendinize ve topluma değer katan Wellbeing Ailemizin bir parçası olmak için web sitemizden bizimle iletişim kurabilirsiniz: https://www.wellbeingdernegi.org/

Antalya’da sağlık zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım Haber

Antalya’da sağlık zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım

Antalya'da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye'nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye'nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya'nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100'ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü'den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı. 27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı. Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye'nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.

Aliaport’a ziyaretçi akını Haber

Aliaport’a ziyaretçi akını

Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, düzenli seferlerin başlamasının ardından bölge halkı ve yolcular tarafından yoğun ilgi görüyor. Üç haftalık süreçte limanı toplam 4 bin 502 yolcu kullanırken, 1 Mayıs'ın hafta sonu ile birleştiği tatil döneminde yolcu hareketliliği zirveye ulaştı. Bu dönemde limandan bin 622 yolcu geçiş yaptı. Karşı kıyıdan, özellikle Yunanistan'ın Midilli Adası'ndan Aliağa'ya geçişlerin yanı sıra Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da Aliaport'u kullanması dikkat çekti. Hâlihazırda Aliağa-Midilli hattında haftada 3 sefer düzenlenirken, 15 Mayıs-01 Haziran 2026 tarihleri arasında, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı tatilleri nedeniyle (20-21 Mayıs tarihleri dışında) ay boyunca her gün karşılıklı sefer yapılacağı belirtildi. Yaz dönemi boyunca seferlerin haftanın her günü düzenlenmeye devam edeceği vurgulandı. Yaz sezonunun yaklaşması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte yolcu talebinin daha da artması öngörülüyor. Artan yoğunluk doğrultusunda ek seferlerin de gündeme gelebileceği ifade edilirken, Aliaport Limanı'nın yaşanacak olan bu yoğunluğa hazır olduğu da belirtildi. "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, düzenli seferlerin başlamasıyla birlikte beklentilerin üzerinde bir yolcu ilgisiyle karşılaştıklarını belirtti. Altun, "Düzenli seferlere başlamamızla birlikte gerçekten beklentilerin üzerinde bir performansla karşılaştık. Seferleri gerçekleştiren tur acentelerimiz bile böyle bir ilgi beklemediklerini ifade etti. Şu anda beklentilerimizin üzerinde bir ilgi var. Bu durum bizi son derece memnun ediyor. Yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bu yoğunluğun daha da üst seviyelere çıkacağını söyleyebilirim. Aliaport olarak aynı anda yüzlerce yolcuya hizmet verebilecek hizmet alt yapımızla biz hazırız" dedi. "Önümüzdeki yılların planlamasını bu yılki verilerle yapacağız" Bu yıl elde edilecek verilerin gelecek planlaması açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altun, "Kasım ayında turlarımız sona erdiğinde, bu yıl edindiğimiz tecrübelerle önümüzdeki yıllara yönelik planlamamızı yapacağız. İlerleyen dönemde buradan sadece Midilli'ye değil, farklı destinasyonlara da taşımacılık yapabilir miyiz, bunu değerlendireceğiz. Ayrıca araç ve tır gibi yük taşımacılığı da gündemimizde yer alıyor" diye konuştu. "Aliağa kruvaziyer durağı olabilir" Aliaport'un uzun vadeli hedefleri arasında kruvaziyer turizminin de bulunduğunu belirten Altun, bu konuda önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Altun, "En büyük hayallerimizden biri kruvaziyer gemilerinin buraya gelmesi. Bu hedef, Belediye Başkanımız Serkan Acar'ın Aliağa için ortaya koyduğu vizyonun da önemli bir parçası. Türkiye'nin önde gelen firmalarından biriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bunu başarabilirsek, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris gibi önemli destinasyonların ardından Aliağa'yı da bir kruvaziyer durağı haline getirebiliriz" ifadelerini kullandı. Aliağa'nın ulaşım ve hizmet altyapısı bakımından önemli avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Altun, kruvaziyer turizmi açısından ilçenin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Altun, "Kruvaziyer gemilerinin hâlihazırda yanaştığı bazı limanlarda en önemli sorunlardan biri; yolcuların kara ulaşımını sağlayan otobüs ve araçların şehir içi trafiği, liman giriş-çıkışları ve otoyol bağlantılarında yaşadığı aksaklıklardır. Aliağa'da ise böyle bir problem bulunmuyor. Ulaşım ağımız güçlü, erişim imkânlarımız oldukça kolay. Aliağa'ya gelecek turistlerin önemli bir kısmı doğal olarak Selçuk'u ziyaret etmek isteyebilir. Selçuk'a ulaşım mesafe olarak bir miktar uzun görünse de otoyol bağlantısı sayesinde rahatlıkla sağlanabiliyor. Ancak bizler, Aliağa'nın konumu itibarıyla özellikle Bergama'ya daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz. Bergama, çok önemli bir tarihî değere sahip olmasına rağmen turizm hareketliliğinden hak ettiği payı henüz yeterince alamıyor. Bunun yanı sıra limana gelen gemilerin kumanya ve benzeri ikmal ihtiyaçlarını herhangi bir aksama yaşanmadan, ekstra navlun ücreti oluşmadan, hızlı ve profesyonel şekilde karşılayabilecek hizmet altyapısına sahibiz. Tüm bu avantajlarla kruvaziyer gemilerini Aliağa'ya çekmemiz gerekiyor" dedi. "Turist kafileleri için yeni rota çalışmaları yapıyoruz" Altun, Aliaport'un yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda yeni turizm rotalarının önemli bir durağı olabileceğini belirtti. Altun, "Kuzey aksı üzerinde İstanbul'dan gelip Selçuk'a giden turist kafileleri var. Bu kafileleri Aliağa'da iki gece konaklatıp buradan Midilli'ye geçişlerini sağlayacak bir planlama üzerinde çalışıyoruz. Özellikle Güney Amerika'dan gelen turist grupları bu açıdan dikkat çekiyor. Geçişlerde bu ülkelerden yolcuların da yer aldığını görüyoruz. Bu da Aliaport'un yeni turizm hareketliliği açısından önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor" diye konuştu. "Duty free alanı mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında açılacak" Duty free alanına ilişkin de bilgi veren Altun, bu bölümün mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında hizmete açılmasının öngörüldüğünü belirtti. Altun, "Duty free alanı açılana kadar bu bölümde Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi'nin ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılacak. Böylece hem yerel üretime destek verilecek hem de yolculara Aliağa'ya özgü ürünleri tanıma imkânı sunulacak" dedi. "Sağlık turizmi de önemli bir potansiyel" Altun, karşı kıyıdan özellikle Midilli'den Aliağa'ya gelecek ziyaretçilerin yalnızca kültürel ya da tatil turizmi için değil, sağlık turizmi kapsamında da bölgeyi tercih edebileceğine dikkat çekti. Altun, "Sağlık turizmi bu noktada öne çıkan başlıklardan biri olacak. Midilli'de yaş almış nüfusun fazla olması, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İzmir ve Manisa'ya yakın olmamız, bölgede çok sayıda özel hastanenin bulunması önemli bir avantaj. Bunun yanında önümüzdeki yıl yaklaşık limanımıza 700 metre mesafede Aliağa Belediyemiz tarafından hayata geçirilecek olan yat limanı projesi var. Bu alanın alışveriş noktaları, restoranları ve kafeleri ile birlikte önemli bir cazibe merkezi haline gelmesi ilgiyi daha da attıracaktır" ifadelerini kullandı. Altun, Aliaport'un yolcu taşımacılığı, kruvaziyer turizmi ve yerel kalkınma başlıklarında, il olma yolundaki Aliağa için yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar'ın ortaya koyduğu bu vizyonun hayata geçirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Altun, "Aliağa'nın güçlü ulaşım ağı, liman altyapısı, ikmal hizmet kapasitesi ile Selçuk ve Bergama gibi önemli turizm destinasyonlarına yakınlığından kaynaklanan avantajlarını; doğru planlama ve güçlü iş birlikleriyle turizme ve ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.

Turizm illerinde sanayi ve tarıma teşvik desteği Haber

Turizm illerinde sanayi ve tarıma teşvik desteği

Program kapsamında altın rafinerisi kurulumu, savunma sanayine yönelik parça üretimi ve havacılık-uzay sanayisini ilgilendiren çeşitli üretim alanları da dahil olmak üzere birçok stratejik yatırım alanı teşvik edilecek. Anadolu Ajansı’nın “Anadolu’da Kalkınma Seferberliği” dosyasının altıncı haberinde de vurgulandığı üzere, program Akdeniz’deki illere yönelik kalkınma desteklerini ele alıyor. Hedef odaklı ve seçici bir yapıda tasarlanan bu teşvik modeli, yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik şekilde planlandı. Programla birlikte Akdeniz Bölgesi’ndeki 8 ilde bulunan doğal ve ekonomik potansiyelin değerlendirilmesi, henüz gelişmemiş ancak yüksek başarı potansiyeli taşıyan sektörlerin hayata geçirilmesi ve yerel istihdamın artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda yatırımcılara vergi indirimleri, sigorta primi destekleri, faiz veya kâr payı katkısı, yatırım yeri tahsisi ve gelir vergisi muafiyeti gibi çeşitli teşvikler sunulacak. Her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek sağlanması ve yatırım tutarının yüzde 50’sine kadar vergi indirimi uygulanması planlanıyor. Böylece bölgedeki sanayi ve tarım yatırımlarının daha cazip hale getirilmesi amaçlanıyor. Spor ve sağlık turizmi gibi alanlar da destek programında öne çıkarken, Adana’da nişasta bazlı kimyasal ürünler, su ürünleri işleme tesisleri ve temizlik kimyasalları üretimi gibi alanlara yatırım teşviki verilecek. Antalya’da ise tıbbi ve aromatik bitkilerden katma değerli ürünler, yüksek teknolojili tarım sistemleri, kültür endüstrileri ve spor-sağlık turizmi yatırımları önceliklendirilecek. Burdur’da orman ürünlerinden katma değerli üretim, damızlık hayvancılık ve mermer atıklarının değerlendirilmesi desteklenecek. Hatay’da ayakkabı ve mobilya yan sanayi, ileri metal üretimi ve su ürünleri işleme tesisleri öne çıkacak. Isparta’da gül ve aromatik bitkilerden kozmetik ve gıda takviyesi üretimi, akıllı tarım teknolojileri ve mantar üretimi desteklenirken; Kahramanmaraş’ta altın rafinerisi, havacılık ve uzay sanayi üretimi, teknik tekstil ve su ürünleri işleme yatırımları teşvik edilecek. Mersin’de savunma sanayine yönelik metal parçalar, modern sera sistemleri ve tarımsal atıkların değerlendirilmesi; Osmaniye’de ise demir-çelik üretimi, geri dönüşüm tesisleri ve entegre sera yatırımları desteklenecek. Genel olarak bu teşviklerin, Akdeniz Bölgesi’nde ekonomik kalkınmayı hızlandırması, istihdamı artırması ve yüksek katma değerli üretimi güçlendirmesi hedefleniyor.

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti Haber

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti

Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinin ev sahipliğinde 7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi düzenlendi. Turizm alanında önemli bir uluslararası buluşma niteliği taşıyan kongrede gerçekleştirilen özel oturumda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin turizm bakanları bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen kongrenin bu yılki ana teması “Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm” oldu. Açılış programına; Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı Kürşat Zorlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci Bostancı ile Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliyev katıldı. TÜRK DÜNYASIYLA ORTAK GELECEK VİZYONU GÜÇLENİYOR Bakan Ersoy, kongrede yaptığı konuşmada küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen iş birliğinin stratejik önem taşıdığını belirten Ersoy, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların öncelikli olarak değerlendirildiğini kaydetti. İş birliğini ileriye taşıma vurgusu yapan Ersoy, “Bizler bu iş birliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde iş birliklerine büyük önem verdiğini ifade eden Ersoy, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle ortak geleceğin birlikte inşa edildiğini belirtti. TURİZMDE TARİHİ YÜKSELİŞ VE YENİ HEDEFLER Türkiye’nin turizmde ulaştığı seviyeye ilişkin verileri paylaşan Ersoy, 2025 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini ifade etti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil yeni hedeflerin başlangıcıdır." TURİZMDE YÜKSEK KATMA DEĞER VE ÇEŞİTLİLİK ODAKLI DÖNÜŞÜM Türkiye’nin yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini ifade eden Ersoy, turizmi tüm yıla yayma, ziyaretçileri 81 ilin tamamında ağırlama ve sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirme hedefleri doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin yalnızca deniz-kum-güneş turizmiyle değil; kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda güçlü bir destinasyon haline geldiğini dile getiren Ersoy, Geleceğe Miras projeleri, Gece Müzeciliği uygulaması ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile turizmde rakiplerden farklılaşmanın sağlandığını belirtti. Turizm ve Türk Dizileri Küresel Etki Alanını Genişletiyor Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını dile getiren Bakan Ersoy, sektörün aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır.” Ersoy, ziyaretçilerin sadece bir destinasyonu görmeyi değil, bir hikâyenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Türk dizilerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil; aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikâyelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz.” ANKARA 2026'DA TÜRK DÜNYASININ TURİZM MERKEZİ OLACAK Ankara’nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Ersoy, bu unvanın başkentin tarihi, kültürel ve diplomatik birikiminin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Ersoy, bu kapsamda Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi’nin de gerçekleştirildiğini belirtti. TÜRK DEVLETLERİYLE İŞ BİRLİĞİ 2030 HEDEFLERİYLE GÜÇLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığının sürdürülebilir turizmi politika merkezine yerleştirdiğini sözlerine ekleyen Ersoy, doğal ve kültürel mirasın korunmasıyla birlikte 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirtti. Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında öncü bir ülke olarak konumlandığını ifade etti. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda Türk devletleriyle ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel iş birliklerini geliştirmeye yönelik hedeflerin yer aldığını kaydeden Bakan Ersoy, eğitim, sağlık, kültür ve kurumsal kapasite alanlarında program ve projelerin gerçekleştirileceğini ifade etti. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ORTAK ADIM Akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek iş birliklerinin Türk dünyası turizmini daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyleyen Ersoy; sürdürülebilir turizm, dijitalleşme, akıllı destinasyon yönetimi ve sağlık turizmi gibi alanlarda bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasının önemine de dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.