Hava Durumu

#Rusya-Ukrayna Savaşı

TOURISMJOURNAL - Rusya-Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor Haber

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor

Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5'lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2'lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, Kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook'un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026'nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle nisan ve mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026'da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya'nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa'da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya'nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye'nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan'a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya'nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026'yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya'nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31'e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31'e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB'un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

ATSO Başkanı Hacısüleyman: Haber

ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Ateşkes Turizmi Canlandıracak"

ANTALYA (İHA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün yönetiminde gerçekleşti. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, toplantıda yaptığı konuşmada, Rusya-Ukrayna savaşında ateşkesin yakın zamanda sağlanabileceğini belirtti. "Ateşkesin ardından iki ülkeden Antalya’ya gelecek turist sayısında ciddi bir artış bekliyoruz" dedi. ALMANYA SEÇİMLERİNİN TÜRKİYE’YE ETKİSİ Hacısüleyman, Almanya’daki seçimlerin Türkiye'ye olası etkilerine değinerek, yeni yönetimin göç politikalarının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. "Seçimlerde göçmenlere mesafeli duran bir siyasi partinin ciddi oy oranına ulaştığını görüyoruz. Almanya'da yaşayan Türk kökenli vatandaşlarımız açısından bu durum yakından takip edilmelidir. Avrupa'daki göçmen politikalarındaki değişimler, ekonomik ve sosyal açıdan çeşitli sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı. KADIN İSTİHDAM PROJELERİ HIZ KESMİYOR ATSO’nun kadın istihdamına yönelik projelerine de değinen Hacısüleyman, "Kadın Eli" projeleri kapsamında sanayi ve turizmden sonra tarım sektörüne odaklandıklarını söyledi. "Tarımda Kadın Eli Projesi" ile 120 kadının sertifika aldığını belirtti. GENÇ İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM: MESLEK LİSELERİ Genç işsizlik oranlarının yüksekliğine dikkat çeken Hacısüleyman, iş gücüne katılımın artırılması için meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Bu kapsamda başlattığımız ATSO Mesleki Eğitim Koçluk/Mentorluk Projemiz ile öğrencilerin sanayi ve ticaret alanındaki gelişmeleri yakından takip etmelerini sağlıyoruz" dedi. ÖZBEKİSTAN İLE TİCARİ İLİŞKİLER BÜYÜYOR ATSO heyetinin Özbekistan ziyaretinde 63 firma ile temas kurarak 750’den fazla iş görüşmesi gerçekleştirdiğini açıklayan Hacısüleyman, inşaat, turizm ve tekstil sektörlerinde yeni iş fırsatlarının doğduğunu belirtti. ARAÇ KİRALAMA TURİZMİ GÜÇLENDİRİYOR ATSO’nun Türkiye’de ilk kez araç kiralama danışmanı mesleki yeterlilik belgesi veren kurum olduğunu söyleyen Hacısüleyman, "Turist, kiraladığı araçla şehrin farklı bölgelerini ziyaret ederek ekonomiye doğrudan katkı sağlıyor. Bu, Antalya için en makbul turist profillerinden biri. Araç kiralama sektörünün turizm ve şehir ekonomisine sağladığı katkıları artırmak adına çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. KOMİTELERE 75 BİN TL’LİK DESTEK Başkan Hacısüleyman, "Komitelerimizden yönetim kuruluna çeşitli talepler geliyor. Organizasyon yapmak ya da bir konuşmacı davet etmek istediklerinde, konaklama, yol masrafı ve ücret gibi maliyetlerle karşı karşıya kalıyorlar. Bu konuda yönetim kurulu olarak bir karar aldık ve bu yıl için her komitemize, konuk çağırdıklarında masraflarını karşılamak üzere 75 bin TL’lik bir katkı payı ayırmaya karar verdik. Bütçemizde bu imkânı gördük ve bunu komitelerimizin kullanımına açmak istedik" diye konuştu.

Küresel Turizm Pandemi Öncesi Seviyelere Döndü Haber

Küresel Turizm Pandemi Öncesi Seviyelere Döndü

Küresel turizm, 2024’te COVID-19 pandemisi sonrası tamamen toparlanarak dünya genelinde 1,4 milyar uluslararası turist kaydetti. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), güçlü talep sayesinde birçok destinasyonun pandemi öncesi seviyeleri geçtiğini ve ziyaretçi harcamalarının hızla büyüdüğünü belirtti. 2024’teki uluslararası turist sayısı, 2023’e kıyasla yüzde 11 artarak 1,3 milyar seviyesini geçti ve 2019’daki rakamları yeniden yakaladı. UNWTO, bu yükselişi büyük kaynak pazarlarının güçlü performansı ve Asya’daki destinasyonların toparlanmasına bağladı. TURİZM GELİRLERİNDE REKOR ARTIŞ Küresel turizm gelirleri 2024’te 1,6 trilyon dolara ulaştı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 3 ve 2019’a kıyasla yüzde 4 daha fazla bir artış anlamına geliyor. UNWTO Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili, turizmin sosyoekonomik kalkınmaya olan katkısının sürdüğünü ve sektörün insan ve çevreyi merkeze koyarak dönüşümünü hızlandırması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, artan ziyaretçi sayıları, turizm merkezlerinde baskıya neden oldu. Venedik, tarihi merkezine günlük giriş ücreti uygularken, Japonya Fuji Dağı’ndaki yürüyüşçü sayısına günlük bir sınır getirdi. Amsterdam gibi şehirler, kruvaziyer gemilerinin limana yanaşma sayısını azalttı. AVRUPA VE DİĞER BÖLGELERDEKİ GELİŞMELER Avrupa, 2024’te 747 milyon uluslararası ziyaretçiyle en popüler turizm bölgesi olmaya devam etti. Ancak, Orta ve Doğu Avrupa’da, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının etkileri hala hissediliyor. Asya-Pasifik bölgesinde uluslararası turist sayısı yüzde 33 artarak 316 milyona ulaştı, ancak bu rakam hala pandemi öncesi seviyelerin yüzde 87’sine denk geliyor. Orta Doğu, 2019’a kıyasla yüzde 32 artışla 95 milyon turist ağırlayarak en güçlü toparlanmayı kaydetti. Ancak bu, 2023’e göre yalnızca yüzde 1’lik bir artış anlamına geliyor. YENİ REKORLAR VE ÖNGÖRÜLER Japonya ve Fas gibi ülkeler yeni turizm rekorları kırarken, El Salvador ve Suudi Arabistan gibi ülkeler uluslararası ziyaretçi sayılarında sırasıyla yüzde 81 ve yüzde 69’luk artış kaydetti. BM Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), Asya’daki toparlanmanın devam etmesi, enflasyonun düşmesi ve jeopolitik çatışmaların artmaması durumunda 2025’te uluslararası turist sayısının yüzde 3 ila 5 oranında daha artmasını bekliyor. Ancak yüksek ulaşım ve konaklama maliyetleri, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve personel eksikliği, sektörün karşı karşıya olduğu temel zorluklar arasında yer alıyor.

'2024 Alanya'nın yılı olacak’ Haber

'2024 Alanya'nın yılı olacak’

TÜRK turizm sektörü, bu yıl Rus turist sayısında geçen yıl kaydedilen 6 milyon konuk sayısının geride bırakılacağını öngörüyor. Türkiye, özellikle 2000'li yılların başından itibaren Ruslar için en popüler tatil destinasyonu haline geldi. Her yıl milyonlarca Rus turist, başta Antalya, İzmir ve İstanbul olmak üzere Türkiye'yi ziyaret ediyor. Rusya, geçen yıl 6 milyonu aşkın kişiyle Türkiye'ye en çok turist gönderen ülkeler arasında ilk sırada yer aldı. İklimi, doğası, zengin mutfağı, gelişmiş altyapısı ve hizmet sektöründeki kalitesiyle rakiplerinin önüne geçmeyi başaran Türkiye, Türk Hava Yolları gibi firmaların yaptığı sık uçuşlarla ulaşım kolaylığı konusunda da ön plana çıkıyor. Tur şirketi Lisav Travel'in Başkanı Bahattin Abi, Türk ve Rus turizmcilerin yoğun ilgi gösterdiği Moskova Uluslararası Turizm Fuarı'nda yaptığı değerlendirmede, Rusya'nın Türk turizmciler için her zaman önemli bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye'nin de Rusya için önemli bir destinasyon olduğunu belirten Abi, "Geçen sene 6 milyon civarı Rus turist ağırladık Türkiye'de. Bu sene bu rakamı daha da yukarılara çekeceğimize inanıyorum" dedi. Abi, Rusya'nın "sonu gelmeyen büyük bir pazar" olduğunu dile getirerek, "Yeni havalimanının açılması da transit uçuşlarda çok büyük bir etki yarattı. Bu yıl rahatlıkla 6 milyonu aşacağımıza inanıyorum" diye konuştu. Turizm için yetkililerden yurt içi ve dışında daha fazla organizasyon yapılması için destek beklediklerini ifade eden Abi, 2024'ün iyi bir turizm sezonu olacağını belirtti. ‘YETKİLİLER 2024'ÜN ALANYA'NIN YILI OLACAĞINI SÖYLÜYOR’ Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Başkan Yardımcısı Mehmet Dahaoğlu da Alanya'nın çok bilinen bir yer olduğunu, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra daha da bilinir hale geldiğini söyledi. Alanya'nın güvenli olmasının en önemli tercih nedeni olduğunu dile getiren Dahaoğlu, "Geçen yıllardan bu yana gelen turistlerin mutlu bir şekilde ülkelerine dönmesi ve anlatmasıyla daha fazla turist almaya başladık. Konuştuğumuz yetkililer, 2024'ün Alanya'nın yılı olacağını söylüyor" ifadesini kullandı. Ulaşımın önemine işaret eden Dahaoğlu, yaptırımlar nedeniyle uçuşların etkilendiğini ve bu sebeple daha fazla kapasite yaratacak çözümler bulunmasını beklediklerini vurguladı. Dahaoğlu, turizmin hassas bir denge üzerine kurulduğuna işaret ederek, "İnsanların Alanya'yı tercih etmesindeki en büyük nedenlerden biri, güvenli bir liman ve huzur şehri olması. Aslında Türkiye'nin her yeri başarılı bu konuda. Gerçekten de destinasyon anlamında, fiyat dengesi ve kalite anlamında bu işi birçok ülkeden daha iyi yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ‘TÜRKİYE, UYGUN FİYATLI BİR TATİL MERKEZİ OLMAYA DEVAM EDİYOR’ Mehmet Dahaoğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın tüketici bütçesini de olumsuz etkilendiğini, Türkiye'deki turizmcilerin ise kaliteden ödün vermemek adına fiyat yükseltmek zorunda kaldıklarını söyledi. Bunlara rağmen Türkiye'nin uygun fiyatlı bir tatil merkezi olmaya devam ettiğini vurgulayan Dahaoğlu, "En azından Ruslar için özellikle bu sene 6 milyon rakamını geçeceğimizi düşünüyorum. Yeter ki uçakların kanatlarına zeval gelmesin" diye konuştu. RUS TURİSTLERİN TÜRKİYE SEVGİSİ Fuarın ziyaretçilerinden Rusya vatandaşı Veronika, Türkiye'yi sıklıkla ziyaret ettiğini ve çok beğendiğini söyledi. Türkiye'nin, özellikle şu anda en rahat gidebildikleri ülkelerden olduğuna işaret eden Veronika, "Türkiye'yi özellikle ulaşım kolaylığı, uçağa atlayıp az bir sürede gidebilmemiz açısından çok seviyorum. Denizi de çok güzel" dedi. Veronika, en yakın zamanda Türkiye'yi tekrar ziyaret etmek istediğini belirterek, "O kadar gitmeme rağmen İstanbul'a hala gitmedim. İstanbul'u görmek istiyorum. Tarih açısından özellikle. Kapadokya'ya gitmek de yine gelecek planlarım arasında yer alıyor" ifadesini kullandı. Rus Vlada da Türkiye'nin çok güzel bir ülke olduğunu dile getirdi. "Türkiye şüphesiz güzel bir ülke, herkese, her zevke göre tatil yapabilirsiniz" diyen Vlada, Türk mutfağını da çok beğendiğini söyledi. Bu yıl da Türkiye'yi ziyaret etmek istediğini belirten Vlada, "Türkiye herkese hitap eden bir tatil yeri. Tarihi bir tatil yaparak tarihi mekanları gezmek veya Türkiye'nin güney kıyı şeridinde plaj tatilini seçmek mümkün" diye konuştu.

Rusya’dan Türkiye’ye yatırımlar hızlandı Haber

Rusya’dan Türkiye’ye yatırımlar hızlandı

Ukrayna ile başlayan savaş Rus şirketleri globalde ciddi bir kıskaca aldı. Kısıtlamaları aşmak üzere yurtdışı yatırımlara yönelen Rus şirketler, son 1,5 yılda Türkiye'de 2 binin üzerinde şirket kurdu. En son akaryakıt sektörüne yatırım yapan Ruslar, un sektörü başta olmak üzere gıda ve enerjide de girişimlerini sürdürüyor. 6-19 Ağustos 2023 tarihli sayıdan Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat 2022'de başlamasının ardından Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda Rusya ve Ukrayna ile imzalanan tahıl koridoru açılımında gözler yeni bir anlaşmaya çevrilmiş durumda.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen hafta telefon görüşmesi gerçekleştirmesi ve Putin'in Türkiye'ye ziyareti konusunda mutabık kalındığının açıklanması, tahıl koridoru anlaşmasının devamı konusunda umutları artırdı. Buğday fiyatlarında anlaşmanın bitişiyle yaşanan fiyat yükselişinin bugünlerde koridorun olduğu zamanki rakamlara çekilmesi de bu beklentinin güçlendiğini gösteriyor. GIDA, ENERJİ VE TURİZM Karadeniz tahıl anlaşmasının devamına yönelik beklentiler bir yana, Rus menşeili şirketlerin Türkiye üzerinden ticaret yapma girişimlerinin de daha hızlandığı görülüyor. Sadece şirket kurulumu değil, Rus şirketlerin Türkiye ilgisi doğrudan yatırımlarla da yükselişe geçti.  En son 77 ilde toplam 570'ten fazla satış noktası bulunan Aytemiz Akaryakıt, 320 milyon dolar bedelle Rus merkezli petrol ve doğal gaz şirketi Tatneft tarafından satın alındı. Bu satın alma girişimlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceği, gıda ve enerji başta olmak üzere Rus şirketlerin Türkiye ilgisinin artarak süreceği belirtiliyor. Bankacılık işlemlerinde yaşadıkları zorluklar nedeniyle Rus şirketlerin Türkiye'de şirket kurarak ilerleme yönünde bir yaklaşımları olduğunu belirten Taban Gıda CEO'su Hasan Hacıhaliloğlu, "Her geçen gün para tahsilatı konusunda zorlanıyorlar. Rus şirketler ticarete devam edebilmek adına bu girişimleri hızlandırıyorlar. Özellikle ihracatçı Rus şirketler burada şirket kurarak ilerliyorlar" diyor. "RUS TARAFI İLE BİR ARAYA GELİYORUZ" Rusların Türkiye'ye artan ilgisi gayrimenkulün yanı sıra şirket satın alma birleşme girişimleriyle hızlanırken, şirket kurma yönündeki adımlar da yükselişe geçen bu eğilimi gösteriyor. TOBB'un şirket kuruluş istatistiklerine göre bu yılın ilk altı ayında Türkiye'de en fazla Ruslar şirket kurdu. İlk altı ayda Ruslar 463 şirket kurulumu gerçekleştirdi. Son 1,5 yılda Rus sermayesi ile Türkiye'de kurulan şirket sayısı ise 2 bine ulaştı. DEİK/Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, Rusya'nın kilit bir enerji tedarikçisi konumunu güçlendirmek, alternatif enerji kaynakları keşfetmek ve yenilenebilir enerji teknolojilerine yatırım yapmak için enerji kaynaklarını güçlendirmeye devam edebileceğine işaret ediyor.  Rusya'nın rekabet edebilirliği ve ekonomik çeşitliliği artırmak için araştırma ve geliştirmeye yatırım yapma, yenilik ekosistemlerini teşvik etme ve teknoloji odaklı endüstrileri teşvik etme fırsatlarına odaklandığını kaydeden Ekmekçibaşı, Türkiye’nin Rusya ile olan ticaretinde net ithalatçı konumunda olduğunu hatırlatıyor.  2022 yılında Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 61 artarak 9,3 milyar dolara seviyesine yükseldi. Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı ise yüzde 104 yükselerek 58,8 milyar dolar oldu. İthalatın 41,6 milyar dolarlık kısmı enerji ithalatından oluşuyor.  İzzet Ekmekçibaşı, Türkiye-Rusya İş Konseyleri Ortak Toplantıları ile iki ülkenin önde gelen iş insanlarını, resmi kurum yetkililerini bir araya getirdiklerini ve Türkiye’deki doğrudan yatırımları artıracak çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, “İki ülke arasında ticari ilişkilerin daha da artması için inşaat, enerji ve turizm gibi farklı alanlarda toplantılar gerçekleştiriyoruz” diyor. "KRİZ ÇİN'E YARADI" Rus-Türk İşadamları Birliği Başkanı Naki Karaaslan ise tahıl koridorundaki gelişmelerin çok önemli olduğunu söylüyor. Koridor anlaşmasının karşılıklı uyum içinde yürütülen bir süreç olduğunu aktaran Karaaslan, "Siyasi hava yatırımları da etkiliyor. Rus yatırımcılar da güven arıyor.  Tabii şunu söylemek gerekiyor: Yaşanan bu krizin kaymağını Çinliler yiyor. ABD aslında Rusya'ya yönelik bu adımları atarak Çin'i besledi. Yaşanan krizle Rus şirketlere uygulanan kısıtlamalar, buna karşılık Avrupa ülkelerinin artan gaz maliyetleri Çin'e yaradı ve otomotiv beyaz eşya gibi alanlarda Çin gücünü artırdı" diyor. "UN FABRİKASI KURABİLİRLER" Rus şirketlerinin Türkiye'ye olağan yatırım yapma isteklerinin tahıl koridorundan etkilenmeyeceğini aktaran Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar bu karar öncesinde de zaten dost ülkeler olarak tanımlanan ülkeler arasında yer alan Türkiye'ye yatırım yapmak için çalışmalara başladıklarını söylüyor. Öte yandan son dönemlerde özellikle İskenderun Limanı civarları başta olmak üzere farklı liman şehirlerinde Rus şirketlerinin 30 bin-40 bin civarı yüksek tonajlarda getirdikleri Rusya menşeili buğdayı Türkiye'de depoladıklarını aktaran Ulusoy, "Burada depo ettikleri ürünlerini Türkiye'nin iç piyasasında satışa sürdüklerini görüyoruz.  Bunun dışındaki yatırımlara örnek olarak ise birkaç Rus şirketinin Rusya menşeili buğdaylarını ülkemize getirmesinin akabinde ham maddenin işlenip un olarak Türkiye piyasasına sunmak üzere ülkemizde bir fabrika kurma fikri olduğunu da görüyoruz" diyor. BUĞDAYDA BEKLENTİLER POZİTİF Tahıl koridorundaki gelişmelerin buğday fiyatı ve ihracatına dair etkisi konusunda ise öngörüler pozitif. Koridorun kapanmasına karşılık Türkiye'nin ihracatında bir gerileme veya fiyatlar konusunda hızlı çıkışlar beklenmiyor. Eren Günhan Ulusoy, koridorun Ukrayna menşeili malların sağlıklı temini için güvence sağladığını ve tahıl koridorunun kapanmasıyla Rusya'dan tahıl teminin çıkışında bir problem yaşanmayacağını iletiyor.  Ulusoy, Rusya'dan teminde aksamalar olmadığı takdirde Türkiye'nin un sektöründeki ihracatında azalmanın olmayacağını belirtiyor. Hasan Hacihaliloğlu ise fiyatların koridorun açık olduğu seviyelerde olduğunu ve küresel piyasalarda hızlı bir çıkış beklemediğini aktarıyor. Ancak Hacıhaliloğlu, iç pazarda kur ve enflasyon etkisi nedeniyle fiyat artışları olabileceği konusunda da uyarıyor.

Fahiş ev kiraları turizmi de etkiliyor Haber

Fahiş ev kiraları turizmi de etkiliyor

Türkiye turizmde altın yılını yaşıyor. 2022’de en çok turist alan ülkeler sıralamasında 3’üncülüğe yükselen Türkiye’nin hedefi bu yıl 60 milyon ziyaretçi ve 56 milyar dolar gelir. Bu hedefin de şu anki rakamlara bakılarak kolaylıkla yakalanacağı görülüyor. Ocak-mayıstaki 5 aylık dönemde Türkiye’ye geçen yıla göre yüzde 23.5 artışla 15 milyon 593 bin ziyaretçi geldi. Turizmin başkenti Antalya ise her zaman olduğu gibi sektörün yükünü omuzluyor. Biz de Antalya’daki Starlight Resort Hotel’in (World of Sunrise) Müdürü Furkan Askoviç ile hem beklentileri, hem de sektördeki sorunları konuştuk. HEDEFLER ÇOK DAHA BÜYÜK Bu sezondan beklentileriniz ne yönde? Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre geçen yıl Türkiye’ye 51.5 milyon ziyaretçi gelirken 46 milyar dolar turizm geliri elde edildi. Bir önceki yılın rakamlarının aşılacağını ve Cumhuriyet’in 100’üncü yılının turizmde zirve yılı olmasını bekliyoruz. Turizmde dönüşüm senaryoları, 2033 yılı için 120 milyar dolar gelir ve 104 milyon ziyaretçi hedefini ortaya koyuyor. ALMANLAR LİDERLİĞİ KAPTIRMADI En fazla hangi ülkeler Türkiye’yi tercih ediyor? Almanya, Rusya, İngiltere, Ukrayna, Polonya, Fransa, Hollanda, İtalya ve İran gibi ülkelerden turist talebinin yüksek olması bekleniyor. Antalya ise hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun turist akınına uğrayan bir destinasyon. Bu sene Alman turistler liderliğini korudu. 1 Ocak- 31 Mayıs tarihleri arasında Antalya’ya en çok turist yüzde 26.32’lik oran ve 827 bin 618 ziyaretçi ile Almanya’dan geldi. Almanya’yı yüzde 24.92 oran ve 783 bin 737 turistle Rusya, sonra da yüzde 11.20 oran ve 352 bin 184 turistle İngiltere takip etti. Diğer ülkeler ise Polonya, Hollanda, Litvanya, Kazakistan, İsrail, Belçika ve Ukrayna olarak sıralandı. İç turizm her zamanki gibi bayram tatillerinde ağırlığını koruyor. Ancak seçim, enflasyon gibi nedenlerle iç pazar talebi etkilenmiş durumda. DENİZ, KUM, GÜNEŞ, DOĞA, KÜLTÜR TURLARI... Ülkelere göre turistlerin beklentileri değişiyor mu? Evet, ülkelerine göre turistlerin beklentileri ve istekleri değişebiliyor. Örneğin, Rusya’dan gelen turistler genellikle deniz, güneş ve plaj tatili tercih ederken, Almanya’dan gelen turistler doğa turizmi, kültürel turlar veya spor aktiviteleri gibi farklı tatil seçeneklerine ilgi gösteriyor. Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkileri sürüyor mu? Rusya ve Ukrayna, Türkiye’nin önemli turist kaynağı ülkeleri arasında yer alıyor. Bu tür olaylar, turistlerin seyahat kararlarını etkileyebilir ve bu ülkelerden gelen turist sayısında azalma görülebilir bu sezon. Antalya’daki yüksek ev kiraları da turizmi olumsuz etkiledi. Bölgedeki yüksek ev kiraları yüzünden tesisler personel bulma güçlüğü yaşadı. Ayrıca işçilik ve enerji gibi maliyet artışları turizmde kârlılığı aşağıya çekiyor. YABANCI UCUZA TATİL YAPIYOR ALGISI! Ülkemizde yabancı turistlerin yerli turistlerden daha ucuza tatil yaptığı söylenir. Bu bir efsane mi yoksa gerçek mi? Tabii ki efsanedir. Turistlerin tatil maliyetleri, seyahat masrafları, konaklama tercihleri, harcama alışkanlıkları ve tercih ettikleri hizmetler gibi birçok faktöre bağlı. Siz kendi tesisinizde nasıl hazırlıklar yaptınız? Mesleki ve iç eğitimlere ağırlık verdik ve aralıksız olarak devam ediyoruz. Yeni sezona teknolojilerimizi ve teknik altyapımızı güçlendirerek hazırlandık. Birçok otelde yer almayan 7/24 hizmet veren restoranımız hizmete girdi. Personel sayımızı artırdık. Misafir memnuniyeti için maksimum seviyede bir çalışma yürütüyoruz. Plaj, havuz gibi alanlarımızda özel servis vermeye başladık. Haftada bir çocuk festivali yapıyoruz. Kaynak : https://www.posta.com.tr/

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.