Hava Durumu

#Rize

TOURISMJOURNAL - Rize haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rize haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor Haber

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor

Türkiye'nin doğa turizmindeki en güçlü destinasyonlarından biri olan Rize, son yıllarda artan yatırımlarla yalnızca Karadeniz'in değil, dünyanın dikkatini çeken bir turizm merkezi haline geliyor. Bulutların gökyüzüyle buluştuğu eşsiz yaylaları, zengin kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsim sunduğu doğal güzellikleriyle öne çıkan Rize, şimdi de Flora Handüzü Resort & Bungalow ile turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor. Rize'nin yüksek rakımlı yaylalarında hayata geçirilen Flora Handüzü Resort & Bungalow, bölgenin doğal zenginliklerini modern turizm anlayışıyla buluşturarak Karadeniz turizmine yeni bir vizyon kazandırıyor. Doğanın kalbinde konumlanan tesis, yalnızca lüks bir konaklama deneyimi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Rize'nin uluslararası turizm arenasındaki marka değerini güçlendiren stratejik bir yatırım olarak dikkat çekiyor. “Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle özel destiyasyon” Flora Handüzü Resort & Bungalow Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Çiğdem, Rize'nin sahip olduğu eşsiz potansiyelin dünya ölçeğinde çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirterek, "Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle Türkiye'nin en özel destinasyonlarından biridir. Biz Flora Handüzü ile bu değeri daha görünür hale getirmeyi, bölgeyi yüksek katma değerli turizmle buluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca misafir ağırlamak değil, Rize'nin turizm markasına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir bir model ortaya koymaktır." dedi. Karadeniz'in premium konaklama vizyonu Flora Handüzü'nde hayat buluyor Tamamı yerden ısıtmalı ve şömineli 27 özel bungalovdan oluşan tesis, misafirlerine Karadeniz'in büyüleyici manzarası eşliğinde ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunuyor. Sis bulutlarının üzerinde başlayan günler, doğanın huzuru ve modern konforun birleşimiyle unutulmaz anlara dönüşüyor. Restoran, SPA merkezi, hamam, sauna ve özel dinlenme alanları ise bölgenin doğal atmosferini üst düzey hizmet anlayışıyla tamamlıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow, dört mevsim farklı deneyimler sunuyor Rize'nin ulaşım altyapısındaki gelişimin turizme önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Çiğdem, tesis bünyesinde bulunan helikopter pistinin ve özel transfer hizmetlerinin bölgeyi uluslararası ziyaretçiler açısından daha erişilebilir hale getirdiğini ifade etti. Dört mevsim turizm anlayışıyla faaliyet gösteren Flora Handüzü Resort & Bungalow, Rize'nin yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde ziyaret edilebilecek güçlü bir destinasyon olduğunu ortaya koyuyor. Yaz sezonunda yayla rotaları, elektrikli dağ bisikleti ve ATV turlarıyla doğa tutkunlarını ağırlayan tesis; kış aylarında ise kar manzaraları, kayak ve kar motoru aktiviteleriyle farklı deneyimler sunuyor. Son yıllarda yükselen Karadeniz turizminin merkezinde yer alan Rize, yayla turizmi, gastronomi, doğa sporları ve sürdürülebilir turizm yatırımlarıyla Türkiye'nin yeni turizm büyüme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow da bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri olarak bölgesel kalkınmaya, istihdama ve yerel ekonomiye katkı sağlıyor. “Rize'yi dünya turizm haritasında üst sıraya taşıyacak yatırım” Cihan Çiğdem, "Rize artık sadece doğal güzellikleriyle değil, sunduğu nitelikli turizm yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Bizler bu coğrafyanın değerini koruyarak büyütmek, bölgeyi dünya turizminde daha görünür kılmak için çalışıyoruz. Flora Handüzü, Rize'nin geleceğine duyduğumuz inancın somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Bulutların üzerinde yükselen Flora Handüzü Resort & Bungalow, doğa, konfor, gastronomi ve deneyimi aynı noktada buluşturarak Rize'nin turizm yolculuğunda yeni bir kilometre taşı olmaya hazırlanıyor. Karadeniz'in büyüleyici doğasında yükselen bu yatırım, bölgenin küresel turizmdeki yükselişine güçlü bir katkı sunuyor.

Yağmurun başkentinde 40 yıllık şemsiye tamiri geleneği sürüyor Haber

Yağmurun başkentinde 40 yıllık şemsiye tamiri geleneği sürüyor

Türkiye’nin en yağışlı şehirlerinden biri olan Rize’de, yağmur günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olurken, şemsiye de kent kültürünün en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak teknolojinin, tüketim alışkanlıklarının ve ucuz ithal ürünlerin gölgesinde unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olan şemsiye tamirciliği, Rize’de hala küçük bir dükkanda yaşamaya devam ediyor. Rize merkezde yıllardır aynı dükkanda çalışan 61 yaşındaki Orhan Tarlacı, babasından öğrendiği şemsiye tamiri mesleğini yaklaşık 40 yıldır sürdürüyor. Çocuk yaşlarda başladığı çinko oluk ve lehim işlerini yıllar içinde şemsiye tamiriyle birleştiren Tarlacı, bugün Rize’de tek Karadeniz Bölgesi’nde ise bu işi yapan sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Tarlacı’ya Artvin’den Trabzon’a kadar birçok noktadan tamir için şemsiye gelirken, İstanbul’da yaşayan Rizeliler bile yaz aylarında bozuk şemsiyelerini Rize’ye getiriyor. Babasından öğrendiği mesleği 40 yıldır sürdürüyor Çocukluk yıllarından beri çinko oluk, lehim ve tamir işleriyle uğraştığını anlatan Orhan Tarlacı, mesleğin aileden kendisine kaldığını söyledi. Tarlacı, "Çocukluğumdan beri çinko, oluk ve lehim işleriyle uğraşıyorum. Bu bizim dede mesleğimiz. Dededen babaya, babadan da bize kaldı. Eskiden daha çok çinko oluk işi yapardık. Çatı olukları, sac işleri olurdu. O zamanlar bu işler çoktu. Sonradan çinko işi bitti, lehim işi azaldı. Yaklaşık 40 senedir de daha çok şemsiye tamiri ile uğraşıyorum. Elimizden geldiği kadar en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz" dedi. Eskiden Rize’de bu işi yapan çok sayıda usta bulunduğunu ancak zamanla mesleğin yok olmaya başladığını ifade eden Tarlacı, "Şu anda biliyorsunuz Rize’de şemsiye tamircisi yok. Eskiden vardı. Bakırcılar Sokağı’nda vardı mesela. O ustalar da yıllar önce vefat etti. Yaklaşık 15-20 sene oldu öleli. Ondan sonra bu işler bize kaldı. Biz de elimizden geldiği kadar devam ettirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "İstanbul’dan bile şemsiye getiriyorlar" Şemsiye tamiri yapan insan sayısının çok azaldığını söyleyen Tarlacı, "Ben hemen hemen 40 senedir bu işi yapıyorum. Rahmetli babam yapardı. Ben de ondan öğrendim. Babamdan bana kaldı. Bizden sonra ne olur artık bilemiyorum. Çünkü bu işi yapan da yetişmiyor artık. Şu anda Karadeniz’de şemsiye tamircisi yok gibi bir şey. Hopa’dan Trabzon’a kadar insanlar bana şemsiye getiriyor. Hatta İstanbul’dan bile geliyor. Yazın memlekete gelenler bozulan şemsiyelerini topluyor, getirip bana yaptırıyor. Çünkü artık şemsiye tamiri diye bir sanat kalmadı. Şemsiye tamiri bitti. Zaten sanatların çoğu bitti. Bizim asıl dede mesleğimiz çinko oluk işi. Sonra lehim işleri, lüks tamiri, şemsiye tamiri Lehim işinin her çeşidini yaparız. Mesela bakır kaplar delinir, onları lehimleriz. Eskiden bu işler çok olurdu. Şimdi o işler de bitti" ifadelerini kullandı. "Rize’de şemsiyesiz dışarı çıkılmaz" Rize’de yaşayan insanların hava durumuna bakmadan evden şemsiyeyle çıktığını söyleyen Tarlacı, kentte şemsiyenin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu anlattı. Tarlacı, "Burası Rize. Yağmurun başkenti. Burada insanlar evden çıkarken şemsiyesiz çıkmaz. Hava açık diye güven olmaz. Sabah güneş olur, öğlene yağmur yağar. Çarşıya çıkan adamın elinde mutlaka şemsiye olur. Burada şemsiye elde taşınır yani" şeklinde konuştu. Emekli olduğunu ve şemsiye tamirciliğini severek yaptığını söyleyen Tarlacı, "Ben emekliyim. Şükürler olsun. Bu işi geçim kaynağı olarak yapmıyorum artık. Harçlığımız çıkıyor işte. Ama sadece şemsiye tamiriyle ev geçindirmek zor. O yüzden lehim işi de yapıyoruz, başka tamir işleri de yapıyoruz" dedi. "Şimdiki şemsiyelerin ömrü yok" Eskiden kullanılan şemsiyelerin daha kaliteli olduğunu söyleyen Tarlacı, günümüzde satılan birçok ürünün kısa sürede kırıldığını ifade etti. Tarlacı, "Güneşli havalarda bakarsın üç-beş şemsiye gelir. Ama yağmurlu havalarda iş çoğalır. Özellikle kışın yoğun olur. Eskiden şemsiye ucuzdu. İnsanlar tamir yaptırmazdı. Atar yenisini alırdı. Ama şimdi en kötü şemsiye olmuş 350-400 lira. Bir de çoğu Çin malı. Eskiden kaliteli şemsiyeler vardı. Kobalt vardı, başka kaliteli markalar vardı. Onların parçaları çelik olurdu. Şimdi hepsi plastik" diye konuştu. Dükkanında hala eski şemsiyelerin parçalarının bulunduğunu belirten Tarlacı, "Eskiden çelik olan parçalar şimdi plastik olmuş. Çin şemsiyesi bunlar. Şimdi her şey Çin oldu zaten. Şemsiyeler de öyle. Şimdi öyle oluyor ki adam dükkandan sıfır şemsiye alıyor, müşteriye gösterirken şemsiye kırılıyor. Yepyeni şemsiye kırılıyor. Burada benim dükkanda bile sıfır kırık şemsiyeler var. Tamir etmem için getiriyorlar. Çünkü malzeme kalitesiz" ifadelerini kullandı. "Poşet poşet şemsiye getiriyorlar" Şemsiyelerin pahalanmasıyla birlikte tamire olan ilginin arttığını söyleyen Tarlacı, özellikle kadın müşterilerin çok sayıda şemsiye getirdiğini anlattı. Tarlacı, "Ama şimdi şemsiye pahalı olduğu için insanlar atamıyor. 350-400 liralık şemsiyeyi bir kere kırıldı diye çöpe atmak kolay değil. Getiriyor bana, 50 lira 100 lira verip yaptırıyor. Özellikle kadın müşteriler çok getiriyor. Poşet poşet bozuk şemsiye getiriyorlar. ’Bunları atmaya kıyamıyoruz’ diyorlar" şeklinde konuştu. "Şemsiye tamiri sabır ister" Şemsiye tamirinin göründüğünden daha zor bir iş olduğunu anlatan Tarlacı, "Şemsiye tamiri sabır işi. Zevkli iş ama çok sabır istiyor. Bazı şemsiyeler oluyor 8 telli, bazıları 16 telli oluyor. İçine el bile zor giriyor. Bazen tamir ederken 10 dakika uğraşıyorum, olmuyor, bırakıyorum. Sonra biraz bekleyip tekrar başlıyorum. Sabır olmadan yapılacak iş değil. Ama ben seviyorum bu işi. Benim için biraz da hobi oldu artık. Emekliyim sonuçta. Geliyorum dükkana, uğraşıyorum. Sanatımdan zevk alıyorum. Yaptığım işten memnunum. İnsanları memnun etmeye çalışıyorum" diye konuştu. "Bu işi sakın bırakma diyorlar" Müşterilerinin kendisine sık sık dua ettiğini belirten Tarlacı, mesleğin kaybolmasından dolayı insanların endişe duyduğunu söyledi. Tarlacı, "Allah sağlık verdiği sürece de yaparım herhalde. Ölene kadar devam ederim diye düşünüyorum. İki tane oğlum var. Birisi biraz yapar ama başka yerde çalışıyor. Diğeri de başka işte çalışıyor. Ben burada emekliliğimi sürdürüyorum işte. Müşteriler bana çok dua ediyor. Özellikle kadın müşteriler geliyor, ’Bu işi sakın bırakma’ diyor. ’Sen bırakırsan biz şemsiyeleri nereye yaptıracağız?’ diyorlar. ’Allah sana uzun ömür versin’ diyen çok oluyor. Çünkü artık yapan yok" ifadelerini kullandı. "Bizden sonra ne olur bilmiyorum" Gençlerin bu tür işlere ilgi göstermediğini söyleyen Tarlacı, "Şimdiki gençler de bu işe yanaşmıyor. ’Şemsiye tamirciliği mi olur?’ diyorlar. Küçümsüyorlar biraz. Çırak da yetişmiyor zaten. Bugün bir çırağa ne vereceksin? Günlük üç-beş şemsiye tamiriyle ancak kendi masrafını çıkarıyorsun. Benim kendi oğlum bile geliyor, 5-10 dakika duruyor, sonra gidiyor. Çünkü başka işte çalışıyor. Şimdiki gençler bu işlere meyilli değil. Ben çocukluğumdan beri aynı dükkandayım. Aynı yerde çalışıyorum. Dediğim gibi bu iş dedemden babama, babamdan bana kaldı. Bizden sonrası ne olur artık bilmiyorum. Belki tamamen biter, belki biri çıkar devam ettirir. Ama şu anda yapan yok. Kışın işler biraz iyi oluyor ama yazın pek iş olmuyor" dedi. Yıllardır aynı dükkanda şemsiyeleri tamir ederek mesleğini sürdüren Orhan Tarlacı, yağmurun eksik olmadığı Rize’de hem insanların şemsiyelerini hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaati ayakta tutmaya devam ediyor.

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor Haber

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor

Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, fuarın üç yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve bölgede bu ölçekte gerçekleştirilen ilk organizasyon olma özelliği taşıdığını vurguladı. Avcı, fuarda yaklaşık 150 seyahat acentesi ve konaklama tesisinin yer alacağını, ayrıca 16 ülkeden davet edilen acentelerle önemli yüz yüze (B2B) buluşma gerçekleşeceğini dile getirdi. Bine yakın sektör profesyoneli katılacak Fuar kapsamında etkinlik sokağı, motor sporları ve yerel etkinlik tanıtımları ile sürdürülebilir turizm temalı paneller düzenleneceğini belirten Avcı, toplamda bine yakın sektör profesyonelinin katılımının beklendiğini söyledi. Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Öksüz ise konuşmasında, turizmin gelişimi için altyapı, üstyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurguladı. Öksüz, gastronomi alanında yürütülen çalışmalar kapsamında yöresel tariflerin kayıt altına alındığını ve bu sürecin yaklaşık üç yıldır devam ettiğini ifade etti. Karadeniz dünyaya tanıtılacak Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, iki ilin ortak değerlerle birbirini tamamlayan güçlü destinasyonlar olduğunun altını çizdi. Rize Vali Yardımcısı Abdullah Kurt da Rize’nin eşsiz doğası, yaylaları, kültürel zenginliğiyle önemli bir turizm destinasyonu olduğunu vurguladı. Bu potansiyeli daha görünür kılmak ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyaya tanıtmak amacıyla önemli bir organizasyon hayata geçirdiklerini belirten Kurt, fuarın turizm profesyonellerini, yatırımcıları, acenteleri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren güçlü bir platform olacağını ifade etti.

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Haber

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı

Rize'nin Kaçkar Dağları'nda sadece Türkiye'de yapılan heliski etkinlikleri başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu benzersiz spor, dünyanın dört bir yanından gelen kayakçıları ağırlıyor. Sporcular, helikopterle daha önce hiç kayılmamış zirvelere bırakılıyor ve parkur sonunda tekrar alınarak yeni inişlere taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu yıl 400'e yakın sporcunun katılacağını belirterek, "Genelde Avrupa'dan gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz, ama bu sezon ABD ve Rusya'dan da katılımcılar var. Nisanın ikinci haftasına kadar her hafta 30-35 kişi bekliyoruz" dedi. 20 Bin Fit Kayma Garantisi Haşimoğlu, sporculara 2.500 metre yükseklikten indirilen kayakçıların 1.500 metrede 1.000 metre mesafe kat ettiğini vurgulayarak, "20 bin fit kayma garantisi veriyoruz. Başaramazsak ekstra ücreti iade ediyoruz" diye konuştu. Eşsiz Kar Kalitesi Kaçkarlar'ın karının Türkiye'de eşi benzeri olmadığını söyleyen Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, kayış bölgelerinde 4 metre kar var. Avrupa'da böyle kalite yok. Denizin rüzgarı dağlara vurunca kar eziliyor, üzerine 20 cm pudra kar yağıyor. Kayarken toz kalkması kayakçıların en sevdiği şey; slalom keyfi yaşatıyor" ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Organizasyon Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, katılımcılara sabah brifing verildiğini anlattı: "Akşam gelen sporculara ertesi gün helikoptere biniş, çığ ilk müdahalesi eğitimi veriliyor. 4'er kişilik gruplar, 1 rehberle gün boyu kayıyor." Özkan, çığ riskine değinerek, "Her karlı alanda risk var, ama uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa daha yumuşak eğimler seçiliyor. Profesyonel kadromuzla bugüne dek sorun yaşamadık" dedi. Rize Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Türkiye'de yalnızca Rize'de gerçekleştirilen heliski etkinlikleri, Kaçkar Dağları'nda başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu adrenalin dolu spor, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kayakçıları cezbediyor. Sporcular, helikopterle belirlenmiş bakir zirvelere bırakılıyor; iniş sonunda tekrar alınarak yeni parkurlara taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu sezon 400'e yakın katılımcı beklediklerini söylüyor: "Misafirler genellikle Avrupa'dan geliyor, ancak ABD ve Rusya'dan da sporcular var. Nisanın ikinci haftasına dek her hafta 30-35 kişi ağırlayacağız." 20 Bin Fit Garantili Heyecan Haşimoğlu, 2.500 metre irtifadan indirilen kayakçıların 1.500 metrede bin metre kaydığını belirterek, "20 bin fit mesafe garantisi sunuyoruz. Yetmezse ekstra ücret iade ediyoruz" dedi. Dünyanın En İyilerinden Kar Kalitesi Kaçkarlar'ı eşsiz kılan kar kalitesini vurgulayan Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, zirvelerde 4 metre kar mevcut. Avrupa'da benzeri yok. Denizin rüzgarı karı ezerken üzerine pudra kar yağıyor; kayarken toz bulutu kalkması kayakçıların vazgeçilmezi" diye ekledi. Bu özellikleriyle Kaçkarlar, dünya heliski rotaları arasında ilk 10'da. Güvenlik Ön Planda Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, hazırlıkları şöyle anlattı: "Sporcular akşam varıyor, sabah brifing alıyor: Helikoptere biniş, çığ müdahalesi eğitimi. 4 kişilik gruplar, rehberle gün boyu zirvelerde." Çığ riski içinse, "Uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa güvenli eğimler seçiliyor. Profesyonelliğimizle sorunsuz ilerliyoruz" diyen Özkan, hava koşullarının da ideal olduğunu belirtti. Kaçkarlar, 20 bin fit garantisi ve muhteşem doğasıyla heliski tutkunlarını bekliyor.

Rize’de Sel Sonrası Fırtına Vadisi’nde Bungalovlar Kaldırılıyor Haber

Rize’de Sel Sonrası Fırtına Vadisi’nde Bungalovlar Kaldırılıyor

Rize'de geçtiğimiz hafta sonu etkili olan şiddetli yağışlar sonrasında Fırtına Vadisi'nde etkili olan sel ve heyelanların ardından Fırtına Deresi'nin kıyısındaki bungalovlar ve tiny hause şeklindeki yapılar tek tek kaldırılmaya başlandı. Rize’nin Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan kuvvetli sağanak yağışlar sonrası Fırtına Deresi’nin debisi aniden yükselmiş, bölgede birçok noktada taşkın ve heyelan meydana gelmişti. Selin neden olduğu hasarda Fırtına Vadisi boyunca dere kenarına inşa edilen bungalov ve tiny hause şeklindeki konaklama tesisleri büyük zarar görürken, bazıları dere sularına kapılmıştı. Yetkililer, dere yatağına ve taşkın sahasına yakın bölgelerde yapılaşmanın hem can hem de mal güvenliği açısından büyük risk taşıdığını vurgularken, yaşanan afetin ardından bungalov ve tiny hause sahipleri de kendi imkanlarıyla tesislerini kaldırmaya başladı. Özellikle Fırtına Vadisi’nin Çamlıhemşin merkezden Ayder Yaylası’na uzanan kesiminde çok sayıda bungalovun bulunduğunu hatırlatan bölge sakinleri, yaşanan sel felaketinin ardından ciddi endişe yaşadıklarını ifade etti. Bazı işletmeciler, bungalovları ve tiny hause şeklindeki yapıları ağır iş makineleri ve kamyonlarla sökerek güvenli alanlara taşırken, bazıları da tamamen kaldırma kararı aldı. Bir işletme sahibi, "Yıllardır burada turizm amaçlı hizmet veriyoruz. Ancak her selde aynı korkuyu yaşıyoruz. Artık can güvenliği her şeyden önemli. Bu yüzden kendi isteğimizle bungalovları sökmeye başladık" dedi. DSİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri de bölgede incelemelerini sürdürüyor. Dere kenarında bulunan kaçak veya riskli yapıların tespit edilerek kaldırılacağı, doğal dengeyi bozan müdahalelere izin verilmeyeceği bildirildi. Konuyla ilgili açıklama yapan yetkililer, Fırtına Deresi’nin akış rejiminin ani yağışlarda çok hızlı değiştiğini, bu nedenle dere yatağına birkaç metre mesafede yapılan her türlü yapının risk taşıdığını hatırlattı. Ayrıca, selin ardından ortaya çıkan manzaraların dere yataklarına yapılan plansız yapılaşmanın sonuçlarını net şekilde gösterdiği vurgulandı. Bungalovların kaldırılmaya başlanması, bölgedeki turizm faaliyetlerini de doğrudan etkileyecek. Son yıllarda yoğun ilgi gören Fırtına Vadisi, özellikle doğa turizmi, rafting ve konaklama tesisleriyle dikkat çekiyordu. Ancak uzmanlar, "Bölgenin asıl cazibesi doğallığında. Doğaya zarar vermeden, güvenli alanlarda yapılacak yatırımlar turizme katkı sağlar. Dere yatağına bungalov yapılması sürdürülebilir değil." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek Haber

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek

TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tuna, geçen yıl ile bu yıl arasında turizm açısından büyük bir fark olmadığını Ağustos ayında rakamların artacağını belirtti. Bu sezon İran-İsrail savaş döneminde uçaklarda doluluk oranlarında düşüş yaşandığını bugünlerde ise arttığına dikkat çeken Tuna, "Şehrimize inen dış hat uçak sayılarında geçen seneye göre bir değişiklik yok. Savaş döneminde doluluk oranlarında düşüş yaşanmıştı ancak bugün uçakların doluluk oranları yüzde 85-90 bandında. Ağustos ayında bu rakamların daha da artmasını bekliyoruz. Öngörümüz, yalnızca Trabzon'a günlük 36-37 dış hat uçuşunun gerçekleşeceği yönünde" dedi. Arap turistlerin favorisi: Uzungöl ve Ayder Ortadoğulu turistlerin bölgeye yoğun ilgisi olduğunu belirten Tuna, "Uzungöl bizim markamız. Trabzon, Doğu Karadeniz'in turizm başkentidir. Bugün Arap turistler Uzungöl'e, Ayder'e, Ordu-Giresun'a ve hatta Batum'a günübirlik gidip geliyorlar. Rize'ye inen turistler de sıklıkla Trabzon'a geliyor" diye konuştu. Kış turizminin sadece kayakla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Tuna, "Kış turizmini sadece kayak olarak ele almak hata olur. Fuar, kongre, etkinlik ve kültür turları gibi birçok alternatif geliştirilebilir. Örneğin Uzungöl, kışın kapalı. Bu durum pazarlama eksikliğinden kaynaklanıyor. Neden Uzungöl kışın da açık olmasın?" ifadelerini kullandı. Avrupalı turist sayısındaki düşüş algısı Batılı turistlerin azaldığı yönündeki algıya da değinen Tuna, "Yıllar önce Avrupalı turistler butik turlarla bölgeye geliyordu. Bugün Trabzon'un kayıtlı yatak kapasitesi 30-31 bin civarında, kayıt dışını saymıyoruz bile. Bu kapasite geçmişte yoktu. Dolayısıyla bugünkü tabloyu arz-talep dengesi belirliyor. Şu anda Ortadoğulu turistler bölgemizi yoğun olarak tercih ediyor. Ancak bu, Avrupalı turistlerin gelmediği anlamına gelmiyor. Hâlâ Almanya gibi ülkelerden direkt uçuşlar var, Avrupalı turistler de geliyor. Ancak sayı Ortadoğulu turistlerle kıyaslandığında geri planda kalıyor" şeklinde konuştu. Dış hatlar otopark alanı büyük sorun Dış hatlar otopark alanında ciddi sorunlar olduğuna dikkat çeken Tuna, "Havalimanımızın yetersizliği nedeniyle özellikle dış hatlar otopark alanında acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin bu konuda hızlıca adım atması şarttır. Gelen grup misafirlerimiz, otobüslerine ulaşabilmek için 600-800 metre yürümek zorunda kalıyor. Havalimanındaki bu yetersizliğin bedelini ne yazık ki turizmciler ödüyor. Şehrimizde 'Bunu yaptık, bu şekilde oldu' şeklinde bir yaklaşım söz konusu; ancak bunun faturasını özellikle turizm seyahat acentelerine kesemezsiniz. Bu konuda ciddi sorunlarımız var. Bunları yetkililere aktarıyoruz, görüşmeler yapıyoruz ve çözüm bekliyoruz. Sorunlarımızı kamuoyu önünde dile getirmek istemiyoruz ancak artık acilen bir düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle dış hatlar terminalinin tamamlanmasının ardından, gelen grup misafirlerin transfer araçlarına rahatça ulaşabileceği bir alan oluşturulmalıdır. Seyahat acentelerimizin otobüslerinin yolcu alımını güvenli ve düzenli şekilde gerçekleştirebileceği bir alan ihtiyacı aciliyet arz etmektedir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.