Hava Durumu

#Rize

TOURISMJOURNAL - Rize haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rize haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor Haber

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor

Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, fuarın üç yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve bölgede bu ölçekte gerçekleştirilen ilk organizasyon olma özelliği taşıdığını vurguladı. Avcı, fuarda yaklaşık 150 seyahat acentesi ve konaklama tesisinin yer alacağını, ayrıca 16 ülkeden davet edilen acentelerle önemli yüz yüze (B2B) buluşma gerçekleşeceğini dile getirdi. Bine yakın sektör profesyoneli katılacak Fuar kapsamında etkinlik sokağı, motor sporları ve yerel etkinlik tanıtımları ile sürdürülebilir turizm temalı paneller düzenleneceğini belirten Avcı, toplamda bine yakın sektör profesyonelinin katılımının beklendiğini söyledi. Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Öksüz ise konuşmasında, turizmin gelişimi için altyapı, üstyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurguladı. Öksüz, gastronomi alanında yürütülen çalışmalar kapsamında yöresel tariflerin kayıt altına alındığını ve bu sürecin yaklaşık üç yıldır devam ettiğini ifade etti. Karadeniz dünyaya tanıtılacak Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, iki ilin ortak değerlerle birbirini tamamlayan güçlü destinasyonlar olduğunun altını çizdi. Rize Vali Yardımcısı Abdullah Kurt da Rize’nin eşsiz doğası, yaylaları, kültürel zenginliğiyle önemli bir turizm destinasyonu olduğunu vurguladı. Bu potansiyeli daha görünür kılmak ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyaya tanıtmak amacıyla önemli bir organizasyon hayata geçirdiklerini belirten Kurt, fuarın turizm profesyonellerini, yatırımcıları, acenteleri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren güçlü bir platform olacağını ifade etti.

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Haber

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı

Rize'nin Kaçkar Dağları'nda sadece Türkiye'de yapılan heliski etkinlikleri başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu benzersiz spor, dünyanın dört bir yanından gelen kayakçıları ağırlıyor. Sporcular, helikopterle daha önce hiç kayılmamış zirvelere bırakılıyor ve parkur sonunda tekrar alınarak yeni inişlere taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu yıl 400'e yakın sporcunun katılacağını belirterek, "Genelde Avrupa'dan gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz, ama bu sezon ABD ve Rusya'dan da katılımcılar var. Nisanın ikinci haftasına kadar her hafta 30-35 kişi bekliyoruz" dedi. 20 Bin Fit Kayma Garantisi Haşimoğlu, sporculara 2.500 metre yükseklikten indirilen kayakçıların 1.500 metrede 1.000 metre mesafe kat ettiğini vurgulayarak, "20 bin fit kayma garantisi veriyoruz. Başaramazsak ekstra ücreti iade ediyoruz" diye konuştu. Eşsiz Kar Kalitesi Kaçkarlar'ın karının Türkiye'de eşi benzeri olmadığını söyleyen Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, kayış bölgelerinde 4 metre kar var. Avrupa'da böyle kalite yok. Denizin rüzgarı dağlara vurunca kar eziliyor, üzerine 20 cm pudra kar yağıyor. Kayarken toz kalkması kayakçıların en sevdiği şey; slalom keyfi yaşatıyor" ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Organizasyon Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, katılımcılara sabah brifing verildiğini anlattı: "Akşam gelen sporculara ertesi gün helikoptere biniş, çığ ilk müdahalesi eğitimi veriliyor. 4'er kişilik gruplar, 1 rehberle gün boyu kayıyor." Özkan, çığ riskine değinerek, "Her karlı alanda risk var, ama uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa daha yumuşak eğimler seçiliyor. Profesyonel kadromuzla bugüne dek sorun yaşamadık" dedi. Rize Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Türkiye'de yalnızca Rize'de gerçekleştirilen heliski etkinlikleri, Kaçkar Dağları'nda başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu adrenalin dolu spor, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kayakçıları cezbediyor. Sporcular, helikopterle belirlenmiş bakir zirvelere bırakılıyor; iniş sonunda tekrar alınarak yeni parkurlara taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu sezon 400'e yakın katılımcı beklediklerini söylüyor: "Misafirler genellikle Avrupa'dan geliyor, ancak ABD ve Rusya'dan da sporcular var. Nisanın ikinci haftasına dek her hafta 30-35 kişi ağırlayacağız." 20 Bin Fit Garantili Heyecan Haşimoğlu, 2.500 metre irtifadan indirilen kayakçıların 1.500 metrede bin metre kaydığını belirterek, "20 bin fit mesafe garantisi sunuyoruz. Yetmezse ekstra ücret iade ediyoruz" dedi. Dünyanın En İyilerinden Kar Kalitesi Kaçkarlar'ı eşsiz kılan kar kalitesini vurgulayan Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, zirvelerde 4 metre kar mevcut. Avrupa'da benzeri yok. Denizin rüzgarı karı ezerken üzerine pudra kar yağıyor; kayarken toz bulutu kalkması kayakçıların vazgeçilmezi" diye ekledi. Bu özellikleriyle Kaçkarlar, dünya heliski rotaları arasında ilk 10'da. Güvenlik Ön Planda Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, hazırlıkları şöyle anlattı: "Sporcular akşam varıyor, sabah brifing alıyor: Helikoptere biniş, çığ müdahalesi eğitimi. 4 kişilik gruplar, rehberle gün boyu zirvelerde." Çığ riski içinse, "Uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa güvenli eğimler seçiliyor. Profesyonelliğimizle sorunsuz ilerliyoruz" diyen Özkan, hava koşullarının da ideal olduğunu belirtti. Kaçkarlar, 20 bin fit garantisi ve muhteşem doğasıyla heliski tutkunlarını bekliyor.

Rize’de Sel Sonrası Fırtına Vadisi’nde Bungalovlar Kaldırılıyor Haber

Rize’de Sel Sonrası Fırtına Vadisi’nde Bungalovlar Kaldırılıyor

Rize'de geçtiğimiz hafta sonu etkili olan şiddetli yağışlar sonrasında Fırtına Vadisi'nde etkili olan sel ve heyelanların ardından Fırtına Deresi'nin kıyısındaki bungalovlar ve tiny hause şeklindeki yapılar tek tek kaldırılmaya başlandı. Rize’nin Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan kuvvetli sağanak yağışlar sonrası Fırtına Deresi’nin debisi aniden yükselmiş, bölgede birçok noktada taşkın ve heyelan meydana gelmişti. Selin neden olduğu hasarda Fırtına Vadisi boyunca dere kenarına inşa edilen bungalov ve tiny hause şeklindeki konaklama tesisleri büyük zarar görürken, bazıları dere sularına kapılmıştı. Yetkililer, dere yatağına ve taşkın sahasına yakın bölgelerde yapılaşmanın hem can hem de mal güvenliği açısından büyük risk taşıdığını vurgularken, yaşanan afetin ardından bungalov ve tiny hause sahipleri de kendi imkanlarıyla tesislerini kaldırmaya başladı. Özellikle Fırtına Vadisi’nin Çamlıhemşin merkezden Ayder Yaylası’na uzanan kesiminde çok sayıda bungalovun bulunduğunu hatırlatan bölge sakinleri, yaşanan sel felaketinin ardından ciddi endişe yaşadıklarını ifade etti. Bazı işletmeciler, bungalovları ve tiny hause şeklindeki yapıları ağır iş makineleri ve kamyonlarla sökerek güvenli alanlara taşırken, bazıları da tamamen kaldırma kararı aldı. Bir işletme sahibi, "Yıllardır burada turizm amaçlı hizmet veriyoruz. Ancak her selde aynı korkuyu yaşıyoruz. Artık can güvenliği her şeyden önemli. Bu yüzden kendi isteğimizle bungalovları sökmeye başladık" dedi. DSİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri de bölgede incelemelerini sürdürüyor. Dere kenarında bulunan kaçak veya riskli yapıların tespit edilerek kaldırılacağı, doğal dengeyi bozan müdahalelere izin verilmeyeceği bildirildi. Konuyla ilgili açıklama yapan yetkililer, Fırtına Deresi’nin akış rejiminin ani yağışlarda çok hızlı değiştiğini, bu nedenle dere yatağına birkaç metre mesafede yapılan her türlü yapının risk taşıdığını hatırlattı. Ayrıca, selin ardından ortaya çıkan manzaraların dere yataklarına yapılan plansız yapılaşmanın sonuçlarını net şekilde gösterdiği vurgulandı. Bungalovların kaldırılmaya başlanması, bölgedeki turizm faaliyetlerini de doğrudan etkileyecek. Son yıllarda yoğun ilgi gören Fırtına Vadisi, özellikle doğa turizmi, rafting ve konaklama tesisleriyle dikkat çekiyordu. Ancak uzmanlar, "Bölgenin asıl cazibesi doğallığında. Doğaya zarar vermeden, güvenli alanlarda yapılacak yatırımlar turizme katkı sağlar. Dere yatağına bungalov yapılması sürdürülebilir değil." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek Haber

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek

TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tuna, geçen yıl ile bu yıl arasında turizm açısından büyük bir fark olmadığını Ağustos ayında rakamların artacağını belirtti. Bu sezon İran-İsrail savaş döneminde uçaklarda doluluk oranlarında düşüş yaşandığını bugünlerde ise arttığına dikkat çeken Tuna, "Şehrimize inen dış hat uçak sayılarında geçen seneye göre bir değişiklik yok. Savaş döneminde doluluk oranlarında düşüş yaşanmıştı ancak bugün uçakların doluluk oranları yüzde 85-90 bandında. Ağustos ayında bu rakamların daha da artmasını bekliyoruz. Öngörümüz, yalnızca Trabzon'a günlük 36-37 dış hat uçuşunun gerçekleşeceği yönünde" dedi. Arap turistlerin favorisi: Uzungöl ve Ayder Ortadoğulu turistlerin bölgeye yoğun ilgisi olduğunu belirten Tuna, "Uzungöl bizim markamız. Trabzon, Doğu Karadeniz'in turizm başkentidir. Bugün Arap turistler Uzungöl'e, Ayder'e, Ordu-Giresun'a ve hatta Batum'a günübirlik gidip geliyorlar. Rize'ye inen turistler de sıklıkla Trabzon'a geliyor" diye konuştu. Kış turizminin sadece kayakla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Tuna, "Kış turizmini sadece kayak olarak ele almak hata olur. Fuar, kongre, etkinlik ve kültür turları gibi birçok alternatif geliştirilebilir. Örneğin Uzungöl, kışın kapalı. Bu durum pazarlama eksikliğinden kaynaklanıyor. Neden Uzungöl kışın da açık olmasın?" ifadelerini kullandı. Avrupalı turist sayısındaki düşüş algısı Batılı turistlerin azaldığı yönündeki algıya da değinen Tuna, "Yıllar önce Avrupalı turistler butik turlarla bölgeye geliyordu. Bugün Trabzon'un kayıtlı yatak kapasitesi 30-31 bin civarında, kayıt dışını saymıyoruz bile. Bu kapasite geçmişte yoktu. Dolayısıyla bugünkü tabloyu arz-talep dengesi belirliyor. Şu anda Ortadoğulu turistler bölgemizi yoğun olarak tercih ediyor. Ancak bu, Avrupalı turistlerin gelmediği anlamına gelmiyor. Hâlâ Almanya gibi ülkelerden direkt uçuşlar var, Avrupalı turistler de geliyor. Ancak sayı Ortadoğulu turistlerle kıyaslandığında geri planda kalıyor" şeklinde konuştu. Dış hatlar otopark alanı büyük sorun Dış hatlar otopark alanında ciddi sorunlar olduğuna dikkat çeken Tuna, "Havalimanımızın yetersizliği nedeniyle özellikle dış hatlar otopark alanında acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin bu konuda hızlıca adım atması şarttır. Gelen grup misafirlerimiz, otobüslerine ulaşabilmek için 600-800 metre yürümek zorunda kalıyor. Havalimanındaki bu yetersizliğin bedelini ne yazık ki turizmciler ödüyor. Şehrimizde 'Bunu yaptık, bu şekilde oldu' şeklinde bir yaklaşım söz konusu; ancak bunun faturasını özellikle turizm seyahat acentelerine kesemezsiniz. Bu konuda ciddi sorunlarımız var. Bunları yetkililere aktarıyoruz, görüşmeler yapıyoruz ve çözüm bekliyoruz. Sorunlarımızı kamuoyu önünde dile getirmek istemiyoruz ancak artık acilen bir düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle dış hatlar terminalinin tamamlanmasının ardından, gelen grup misafirlerin transfer araçlarına rahatça ulaşabileceği bir alan oluşturulmalıdır. Seyahat acentelerimizin otobüslerinin yolcu alımını güvenli ve düzenli şekilde gerçekleştirebileceği bir alan ihtiyacı aciliyet arz etmektedir" dedi.

Doğu Karadeniz’in Tulum Geleneği Turizmle Yaşatılıyor Video Galeri

Doğu Karadeniz’in Tulum Geleneği Turizmle Yaşatılıyor

Doğu Karadeniz'in vazgeçilmez enstrümanı tulumun ustası gün geçtikçe azalsa da değeri katlanarak büyüyor. Genelde düğünlerde, şenliklerde ve yol havalarında çalınan yörenin en eski nefesli halk çalgısı olarak bilinen tulum günümüzde de popülerliğini sürdürüyor. Tulum çalgısı popülerliğini korusa da bu çalgıyı yapan ve çalan sayısı gittikçe azalıyor. Özellikle Rize'nin Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde çalınan tulum il dışından gelen turistlerin de gözdesi halinde. Öyle ki gözde turizm mekânlarında da yer almaya başlayan tulum Rize Çay Çarşısında da sergileniyor. Rize Merkez'de bulunan bir tulum dükkânında ziyaretçilere tulum hakkında bilgiler veriliyor ve isteyenlere çibun aleti satılıyor. Tulum yapım ustası olan Engin Dervişoğlu tulumun her ağaçtan yapıldığını ancak şimşir ağacının geleneksel ve daha kaliteli olduğunu dile getirerek "Tulum esasen üç materyalden oluşuyor. En önemli parçası ise nav kısmı dediğimiz bölüm, bu kısım toprak kamışı ve ahşaptan yapılıyor. İçerisinde iki adet toprak kamışından olma analık dediğimiz kısım yani klavye kısmı, bir de derinin altında olan dil kısmı var. Ahşap kısmını genellikle şimşir ağacından yapıyoruz ama bütün ağaçlardan da yapılabilir. Şimşir ağacı hem geleneksel hem de daha kaliteli. Bir yaşındaki bir oğlak derisi bize geliyor, öncelikle geldiğinde tüylerini fermente ediyoruz. Mısır unu ve tuz yardımıyla kılları bırakmasını sağlıyoruz. Kılları el yordamıyla çektikten sonra bu deriyi peynir suyuna yatırıyoruz ki fermente olsun diye. 3-4 gün sonra şişirip asıyoruz ve kurutmaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra çitileyerek bu deriyi yumuşatıyoruz. Yumuşattıktan sonra özel bağlama yöntemi var ve onu da tamamlayınca tulum meydana geliyor" ifadelerini kullandı. Tulumun tarihçesinden ve benzer diğer enstrümanlardan farklı olduğundan söz eden Dervişoğlu "Normalde tarih araştırmacılarımızın Orta Asya'dan Karadeniz'e geldiği yönünde görüş bildiriyorlar. Fakat üniversitede de yazdığım tezde de Hemşin yöresinde imal edildiğini iddia ettim. Çünkü bazı özellikleri var, en büyük özelliği ise tüm dünyadaki derili enstrümanlardan farklı olarak nav kısmı yani çalınan klavye kısmının son perdesinin olduğu yer yuvarlak olarak biter. Gürcistan'da, Polonya'da, İngiltere'de Makedonya'da birçok ülkede derili olarak enstrümanlar çalınıyor. Gürcistan'da ‘Çiboni', İran'da ‘Ney Anban', Makedonlarınkine ‘Gayda' denir. Tulumda oğlak derisi kullanılıyor, oğlak derisine de sosyolojik olarak baktığımız zaman insanlık tarihiyle birlikte kullanılan bir materyal zaten. İnsanlar bunun içerisine peynirlerini basmışlar, yağlarını, ballarını koyup saklama kabı olarak kullanmışlar zaten. Son olarak da enstrümanlarına entegre etmişler. Gerçekten ilgi çok büyük bende çok şaşırdım bu ilgiye. İnsanlar çok merak ediyor tulumun yapılışını, kültürel özelliklerini anlatıyorum onlara burada" dedi.

Ovit Dağı’nda Yaz Mevsiminde Kayak Keyfi Haber

Ovit Dağı’nda Yaz Mevsiminde Kayak Keyfi

Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit Dağı'nda yaz mevsiminin gelmesine rağmen kar botlarıyla kayak keyfi yaşanıyor. Türkiye'de doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Doğu Karadeniz'in turizm cenneti Rize, kış boyunca tepelerindeki kar kalınlığı ile gündeme gelmişti. Kış aylarında Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası'ndan havalanan helikopterlerle Kaçkar Dağları'nda yapılan dünyanın en elit sporu Heliski'nin yanı sıra tüm kayak merkezlerini kar kalınlığı ile kış ayı boyunca geride bırakan Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası adından sıkça söz ettirmişti. Kış sporlarıyla dünyanın her köşesinden turist ağırlayan Rize'de şimdi ise gözler Haziran ayı olmasına rağmen kar görüntüleriyle İkizdere ilçesine bağlı 2640 rakımlı Ovit Dağı'na çevrildi. Yaz mevsiminin ilk ayında bile kar örtüsü ile kayak keyfi sunan Ovit Dağı da Rize'nin diğer bölgeleri gibi kış sporlarıyla ilgilenenler için bölgeyi cazibe merkezi haline getiriyor. Türkiye'de oldukça nadir görülen bu durum doğa tutkunlarının dikkatini çekerken aynı bölgede kış sporlarına da ilgiyi arttırıyor. Ayder Yaylası, Handüzü Yaylası ve Ovit Dağı'nın kar kalitesi ile birlikte son yıllarda kurulan 5 kayak kulübünde 150'den fazla sporcu faaliyet yürütüyor. Çaykur Rizespor Kulübü Başkanvekili Adnan Er, Ovit'in sadece kış aylarında karla kaplı olmadığına değinerek "Haziran'da dahi karla kaplı oluşuyla Türkiye'de nadir rastlanan bir doğa harikasıdır. Ulaşımı kolay, altyapısı gelişmeye açık bu bölge, Rize'nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.