Hava Durumu

#Recep Tayyip Erdoğan

TOURISMJOURNAL - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Esenboğa Havalimanı’nda 3. pist ve yeni kule açılıyor Haber

Esenboğa Havalimanı’nda 3. pist ve yeni kule açılıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19 Ocak Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, Ankara Esenboğa Havalimanı'nın kapasite artırımı projesinin 1. etabını hizmete açacaklarını aktardı. Uraloğlu, "3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki modern hava trafik kontrol kulesini ve tüm tamamlayıcı tesislerimizi, milletimizin hizmetine sunacağız" diye konuştu. "Çok sayıda binayı çağın en son teknolojisine uygun olarak inşa ettik" Esenboğa Havalimanı'nı yenilikçi bir vizyonla geliştirme çalışmalarına başladıklarını ve 2 etaptan oluşan projenin 1. etap işlerini tamamladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu işler kapsamında havalimanımızın 75 metre genişliği ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pisti ve 77 metre yüksekliğindeki bu Hava Trafik Kontrol Kulesi ve 13 bin 500 metrekare teknik bloğuyla güçlenen altyapısıyla birlikte; 85 bin metrekare büyüklüğünde 6 adet uçak park kapasiteli yeni bir kargo apronu ve bunlara bağlı taksi yolları ve servis yolları dahil olmak üzere yaklaşık 945 bin metrekare kaplama sahası, 3 adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolu, 5 bin 850 metrekare uçuş kontrol hangarı, 13 bin 500 metrekare hava trafik kontrol kulesi ve teknik blok, 5 bin 750 metrekare Gümrük Müdürlüğü, 4 bin 750 metrekare özel maksatlı garaj, 2 bin 100 metrekare yeni ARFF (itfaiye) İstasyonu, 4 bin 750 metrekare ısı merkezi ve su deposu, 825 metrekare özel aydınlatma bakım binası, 800 metrekare apron bariyer binası, 920 metrekare nizamiye binası, 15 adet nöbetçi kule ve 232 metrekare ana nizamiye binası gibi toplam 41 bin 52 metrekare inşaat alanına sahip çok sayıda binayı çağın en son teknolojisine uygun olarak inşa ettik." Uraloğlu ayrıca, bin 200 araçlık açık otopark, 3 bin 545 metre uzunluğunda çevre güvenlik duvarı, 12 bin 20 metre çevre güvenlik duvarı aydınlatması, 18 bin 300 metre çevre güvenlik duvarı kamera izleme sistemi gibi tamamlayıcı çalışmaları da bitirdiklerini belirtti. "Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesi 20 milyondan 30 milyona yükselerek başkentimiz daha fazla irtifa kazanıyor" Esenboğa Havalimanı'nın geliştirme çalışmalarıyla küresel havacılık merkezine dönüştüğünü vurgulayan Uraloğlu, "Böylece Ankara Esenboğa Havalimanı'mız hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak, başkentimize ve ülkemize yakışır modern, güvenli ve yüksek kapasiteli bir küresel havacılık merkezi hüviyetine daha da güçlenerek kavuşuyor. Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesi 20 milyondan 30 milyona yükselerek başkentimiz daha fazla irtifa kazanıyor" açıklamasında bulundu.

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’ Haber

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyetine ilişkin kararın 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Çin ile Türkiye arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesini TÜROB olarak stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiklerini belirtti. Eresin, şu görüşleri dile getirdi: “Bu kararı turizm sektörü adına 2026 yılı için oldukça önemli bir adım olarak görüyoruz. Hızla büyüyen orta sınıfı, artan yurt dışı seyahat eğilimi ve kültürel yakınlıklarıyla Çin, Türk turizmi açısından büyük potansiyele sahip, son derece önemli bir pazar. Çinli ziyaretçilerin Türkiye’ye olan ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış göstermektedir. 2019 yılında 430 bin Çinli turisti ağırlayan ülkemiz, pandemi sürecinde yaşanan geçici düşüşün ardından 2023’te 250 bin ziyaretçi seviyesine yeniden ulaşmıştır. 2024 yılı sonunda bu sayının 410 bine yükselmesi memnuniyet vericidir. 2025 yılı sonunda 500 bin Çinli ziyaretçi hedefine ulaşmayı, orta vadede ise yıllık 1 milyon Çinli turisti Türkiye’de misafir etmeyi amaçlıyoruz. Vize muafiyeti uygulamasının hayata geçirilmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve süreci başından beri büyük bir özveriyle yürüten Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping arasında gerçekleştirilen üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu güçlü siyasi irade, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra turizm sektöründe de somut ve kalıcı kazanımların önünü açmaktadır. Bu çerçevede, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak 2 Ocak'ta yürürlüğe girmesi, Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olmuştur. Uzun süredir sektör olarak dile getirdiğimiz bu düzenlemenin hayata geçirilmesi, seyahat planlamalarını kolaylaştırarak iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini doğrudan ve güçlü biçimde artıracaktır. Vize muafiyeti sayesinde özellikle bireysel seyahat eden Çinli turist sayısında ve kişi başı harcama düzeyinde belirgin bir artış bekliyoruz. Bu kararın, Türkiye’nin Çin pazarı nezdindeki rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına ve turizmin 12 aya yayılması hedefimize güçlü katkı sağlayacağına inanıyoruz. Son yıllarda Türk vatandaşlarının Çin’e yönelik turizm talebinde gözlenen artış da karşılıklı turizm hareketliliğinin dengeli biçimde geliştiğini göstermektedir. Bu karşılıklı akış, iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağların daha da güçlenmesine katkı sunmaktadır. Havayolu taşımacılığı alanında atılan adımlar bu süreci destekler niteliktedir. Türk Hava Yolları ve Çinli havayolu şirketleri tarafından karşılıklı uçuş frekansları artırılmış, haftalık yolcu uçağı uçuş hakkı 21’den 49’a çıkarılmıştır. Artan uçuş kapasitesinin, vize muafiyetiyle birlikte turizm odaklı değerlendirilmesi, ülkemize gelecek Çinli ziyaretçi sayısını hızla yukarı taşıyacaktır. TÜROB olarak, Çinli misafirlerimizin Türkiye’de kendilerini güvende ve evlerinde hissedebilmeleri için sektörün tüm paydaşlarıyla yakın iş birliği içindeyiz. Çin kültürüne uygun hizmet standartlarının yaygınlaştırılması, dil desteği, personel eğitimi ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir. Türkiye’nin Çin pazarı için daha cazip, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesi adına üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Karşılıklı güven, anlayış ve ortak vizyona dayalı güçlü bir turizm iş birliğinin, her iki ülkenin ekonomileri ve halkları için kalıcı faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”

Ada Kıbrıs Projesiyle KKTC Turizmi Güçleniyor Haber

Ada Kıbrıs Projesiyle KKTC Turizmi Güçleniyor

Türk Hava Yolları (THY) ve AJet Havayolu şirketleri, "Ada Kıbrıs" projesi kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) uçuşların artırılması ve bilet fiyatlarının düşürülmesine yönelik protokol imzaladı. THY ve AJet Havayolu şirketleri, KKTC ile yeni bir anlaşmaya imza attı. THY ve AJet, "Ada Kıbrıs" projesi kapsamında KKTC'de uçuşların artırılması ve bilet fiyatlarının düşürülmesine yönelik protokol imzaladı. Protokol imza töreni, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu ve THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat'ın katılımıyla gerçekleşti. "Ada Kıbrıs'a desteğimizi imza altına alıyoruz" Ada Kıbrıs projesini KKTC'nin geleceğine yön verecek çok kıymetli bir proje olarak niteleyen THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Bugün burada Türkiye'nin milli bayrak taşıyıcısı olarak desteğimizi imza altına almak ve Ada Kıbrıs markasının ana aktörü olmak için bir araya geldik. Bugün imza altına alacağımız anlaşmayı sadece bir tanıtım hamlesi değil, iki kardeş ülke arasındaki köklü bağların, dostluğun ve ortak geleceğe duyulan inancın somut bir göstergesi olarak görüyoruz" dedi. Bolat, 6 kıtada 131 ülkeye uçuş gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Kurulduğumuz günden bu yana yalnızca bir havayolu şirketi değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomisine katkı sağlayan, Türkiye'nin ve dost ülkelerin kültürel, ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunan bir marka olduk. KKTC ise bizim için sadece bir destinasyon değil, ortak tarihe, kültüre ve değerlere sahip olduğumuz bir kardeş vatandır. Bu anlamda KKTC'nin uluslararası arenada hak ettiği yeri almasını bizler bir sorumluluk olarak addediyoruz" diye konuştu. "Ada Kıbrıs markası gökyüzüne taşınacak" Lefkoşa'ya uçuşların 1951'de başladığını belirten Bolat, "Bugünkü anlaşmayla ‘Ada Kıbrıs' markası kardeşliğin gökyüzüne taşındığı ve dünyanın dört bir yanına anlatıldığı bir platform olacak. 1951'de Lefkoşa'ya başlayan uçuşlarımız, 75 yıllık hikâyenin yeni bir aşamasına geçiyor. AJet markamız ile İstanbul ve KKTC arasında her gün düzenlenecek iki seferde erişilebilir fiyat politikası uygulanacak. 6 bin Türk Lirası bilet tarifesiyle yalnızca ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak, KKTC'yi yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi haline getireceğiz" ifadelerini kullandı. KKTC'li gençlere kabin memurluğu imkanı Bolat, "60 KKTC'li gencimiz AJet bünyesinde kabin memuru olarak görev yapacak. Bu gençler, sadece gökyüzündeki profesyoneller değil, aynı zamanda Ada'nın sesi ve yüzü olacak. AJet filosundaki iki uçağa ‘Ada Kıbrıs' logosunu yerleştirecek, bu markayı gökyüzüne taşıyacağız. Uçaklarımız adeta birer kültür elçisi gibi Ada'nın güzelliklerini tüm dünyaya tanıtacaklar" şeklinde konuştu. İş dünyası ve medya desteği Projeye entegre edilen medya, iş ve sanat dünyası temsilcilerinin KKTC ziyaretleri ile içerik üretimi ve yatırım potansiyelinin artırılacağını kaydeden Ahmet Bolat, "2023'te 18 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdik. 115 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatının yüzde 16'sını tek başımıza sağladık. Geçtiğimiz yıl ülkemize kazandırdığımız yaklaşık 9 milyar dolar net döviz tutarı ile Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığımız ödülle birlikte 16. kez hizmet ihracatı şampiyonu olduk" dedi. "KKTC'nin görünürlüğünü artırmak gurur verici" Bolat, "Bugünkü imzayla birlikte KKTC'nin uluslararası görünürlüğünü artırmak ve turizmde sürdürülebilir büyümesine katkı sunmak bizler için gurur verici bir yolculuk olacak" diye konuştu. "Kıbrıs Türkü hiçbir engelle yolundan dönmedi" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise açıklamasında, "Kıbrıs Türk'ü 1950'lerden 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'na kadar Rum'un baskısı, zulmü, izolasyonları ve ambargoları altında yoluna devam etmiştir. Hiçbir engel bizi yolumuzdan çeviremedi. Yanı başımızdaki zihniyet, ekonomimizi çökertmek için ambargolar altında ülkemizi baskı altına aldı. Bir ada ülkesi olan KKTC'nin turizmini, eğitimini ve sanayisini hedef aldı. Ne turizmcimiz, ne sanayicimiz, ne iş insanımız, ne müteahhitimiz pes etti. Çünkü her zaman yanımızda olan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti vardı. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sayın Cevdet Yılmaz'a kadar konuyu taşıdık" ifadelerini kullandı. İngiltere pazarına değinen Üstel, "İngiltere pazarı, hem Kıbrıs Türkü'nün yaşadığı bir bölge hem de İngilizlerin tatil için tercih ettiği bir alan. Ancak Avrupa'dan KKTC'ye gelmek zaman ve maliyet açısından zorluk içeriyor. Bu proje bu engelleri aşacaktır. 26 Temmuz'da Londra'da lansman yapılacak. Stansted Havalimanı'ndan günde 3 kez AJET seferi düzenlenecek. Sabiha Gökçen bağlantılı bu seferlerle turistler zaman kaybı yaşamayacak. Londra-KKTC uçuşları için 250 euro gidiş-dönüş fiyatı belirlendi. Türkiye'den 6 bin Türk lirasını geçmeyecek bilet tarifesi uygulanacak" şeklinde konuştu. Başbakan Ünal Üstel, "Projeye katkı koyan başta Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ve THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat'a teşekkür ediyorum" dedi. "Havacılık ve turizmde tarihi birikimimiz var" KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da açıklama yaparak, "Kıbrıs Türk Havayolları'nın kuruluşundan Nobel Air gibi uluslararası sermayeye dayalı projelere kadar çeşitli girişimlerde tecrübeler yaşadık. Bugün bu tecrübelerin değerini anlıyoruz. 2024 yılında Ercan'dan gerçekleşen uçuş sayısı 30 bin 865, yolcu sayısı ise 4 milyon 842 bin 134'tür. 2025'in ilk iki ayında yüzde 24 artış yaşandı. Yeni terminal ve pist yatırımı ile kapasite 10 milyona çıkarıldı" diye konuştu. "Uluslararası bağlantılar güçleniyor" İstanbul Havalimanı ile bağlantıların KKTC için büyük bir fırsat olduğuna vurgu yapan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "İstanbul artık dünyanın merkezi. Bu bağlantılar KKTC'nin değerini artırıyor. Geçtiğimiz hafta Londra'da 50 milletvekilinin imzasıyla KKTC'ye direkt uçuş çağrısı yapıldı. 16-17 Temmuz'da New York'ta BM Genel Sekreteri ve diğer muhataplara insan haklarına aykırı uygulamaları bir kez daha anlatacağız" ifadelerini kullandı. "Bu proje bizim için hayati bir adımdır" Direkt uçuş, direkt ticaret ve direkt temas sağlanmadan anlamlı bir müzakere süreci başlayamayacağını belirten Tatar, "Bu nedenle Ada Kıbrıs projesi bize moral ve güç vermiştir. Bu proje, Sayın Erdoğan'ın güveni, Sayın Cevdet Yılmaz'ın yakınlığı ve tüm katkı koyan kurumlarla birlikte bizim için hayati bir adımdır. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.

Göcek’te Deniz Ekosistemi Koruma Hamlesi Haber

Göcek’te Deniz Ekosistemi Koruma Hamlesi

Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesinde milyon dolarlık yatlar ve teknelerin deniz dibine çapa atmaları nedeniyle deniz çayırlarında ve deniz ekosisteminde oluşturduğu tahribatın önlenmesi amacıyla mapa-şamandıra sistemi temmuz ayından itibaren başlıyor. Türkiye'de ilk defa pilot bölge olarak seçilen Göcek koylarında yat ve tekneler deniz tabanına yerleştirilecek tonozlara bağlanacak. Mavi yolculuğun önemli merkezlerinden, başta dünyanın en zenginleri arasında gösterilen Jeff Bezos, Rus milyarder Roman Abramoviç'in yanı sıra Türk milyarder işadamlarının da lüks yatlarına ev sahipliği yapan Göcek koylarını her yıl binlerce lüks yat ve tekne ziyaret ediyor. Lüks yatlar ve tekneler koylara attıkları demir çapalar nedeniyle hareket esnasında deniz altındaki başta deniz çayırları olmak üzere deniz ekosistemini tahrip ederek deniz yaşamını olumsuz etkiliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Tarım ve Orman ve Turizm Bakanlıkları iş birliğinde Göcek'te 805 kilometrekare alanda ve 20 koyda toplam 700 mapa-şamandıra sistemi olacak. Daha önce çapalarını denize atan, yat ve teknelerin iplerle kıyıya bağlama uygulaması sona erecek. Deniz tabanına yerleştirilecek tonozlara bağlanacak tekneler deniz dibindeki çayırlar ve deniz ekosistemine zarar vermeyecek. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan deniz koruma alanlarında 2019 yılından beri koruma çalışmaları gerçekleştiren Akdeniz Koruma Derneği (AKD) projeyi oldukça önemli bir gelişme olarak karşıladı. Bölgede deniz çayırlarına yönelik izleme istasyonları bulunan AKD, çalışmalarından elde ettiği sonuçları karar vericilerle paylaşıyor. Projeye yönelik açıklama yapan Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kızılkaya, Göcek koylarında uygulanacak olan mapa-şamandıra uygulamasının ilk ve örnek olacak bir koruma yöntemi ve yönetimi olacağını, acil olarak aynı projenin Gökova Körfezi ve Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgelerinde de geliştirilmesi gerektiğini açıkladı. 2019 yılından bu yana devam eden proje ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 Haziran 2024'de Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Göcek, Mapa-Şamandıra Projesi ile 805 kilometre alandaki 20 koyumuzu yaklaşık 700 mapa-şamandıra ile koruma altına alıyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın denize ulaşmasına engel olan hukuk dışı yapıları yıkıyoruz. Türkiye Deniz Projesi ile halkımızın denizlere erişimini kolaylaştırarak deniz kıyılarında yaşam kalitesini artıracağız. Ayrıca deniz varlığımızı korumak ve kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler alacağız" dedi. "Deniz ekosistemi mapa-şamandıra ile rahatlayacak" Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, mapa-şamandıra sistemi ile başta deniz çayırları olmak üzere su altı ekosisteminin rahatlayacağını belirtti. Baydar, "Göcek Körfezi'ndeki mapa-şamandıra uygulamasının deniz çayırlarına ve ekosisteme olan olumlu etkileriyle ilgili bir kere mapa-şamandıra uygulaması ile mevcutta şu anda bağlama sistemiyle gözükmekte olan bağlama sistemiyle çapa bağlaması yapılmakta. Denize çapa atıldığında her çapanın toplanmasıyla deniz altındaki deniz çayırlarının, su altındaki deniz çayırlarının, çiçekli bitkilerin aynı zamanda sökülmesini sağlıyor, sökülmesini gerçekleştiriyor. Bir pulluk misali. Her bir söküm kenardaki ve denizdeki çayırların azalmasına vesile oluyor. Ama şamandıra ve mapa sistemi kurulduğunda ise bu tarz çapayla sökme olayı olmadığından dolayı deniz çayırlarının, canlı bitkilerin yaşamı, gelişimi daha fazla artıyor. Bu deniz çayırları özellikle balıklar için, denizdeki balıklar için çok önemli yaşama da üreme alanları, balıkçılığın gelişimi artması, günden güne çoğalması için çok önemli unsurlar, bitkiler. Eğer bunlar olmazsa, öncelikli olarak tam bir kere balık popülasyonu, balıktaki, denizdeki balık varlığı azalacak. Hem beslenme hem de avcılık anlamında bölgemiz, ülkemize ciddi kayıplar olacak" dedi. "1 hektardaki deniz çayırı 2 bin ton karbon emilimi sağlıyor" Deniz çayırlarının hem insanlar için hem deniz yaşamı için çok önemli bir görev üstlendiğini açıklayan Baydar, "Bunun haricinde deniz çayırları, özellikle karbon emilimi noktasında bütün ekosistemdeki en büyük karbon deposu eminimini sağlıyor ki o da bir hektarda 2 bin tonluk karbonu depoluyor. Bu anlamda atmosferi temizleme anlamında da, yaşanabilir bir ortam oluşturma anlamında da hem insanlar için hem bütün yaşam için çok önemli unsuru gerçekleştirmekteler. Aynı zamanda deniz çayırları bir metrekarede yaklaşık 14 litre oksijen atmosfere vererekten oksijence deniz kenarlarının ve atmosferin zenginleşmesini sağlamakta. Kenardan, denize dışarıdan yapılan deşarjın kirliliği de temizleyen, berrak bir denizi sağlayan, aynı zamanda turizm için, kıyıdaki, sahildeki, denize giren insanlarımız için de akvaryum niteliğindeki o temizliği sağlayan en önemli unsur yine deniz çayırları. Tümünü düşündüğümüz zaman sadece ekosistemdeki bir dengeyi bozmak, deniz çayırlarının varlığının azalması bir sürü olumsuzu beraberine getirirken bunların çoğalması için, arttırılması için mapa ve şamandıra sisteminin devletimize, bakanlıklarımıza, tüm bakanlıklarımıza, Çevre Şehircilik Bakanlığımız, Turizm, Orman Bakanlığımız, bütün bakanlıklarımızın olumlu görüşleriyle önümüzdeki temmuzdan itibaren hayata geçecek olması, ciddi anlamda aşağıdaki yaşamı, canlı yaşamını, yani hem bitkilerin yaşamının hem balıkların yaşamının çoğalmasını önemli ölçüde arttıracaktır" dedi.

Sağlık Turizminde Küresel Marka Hedefi Haber

Sağlık Turizminde Küresel Marka Hedefi

Türkiye'nin sağlık turizminde küresel marka olma hedefi, 15 stratejik dernek ve 1000'e yakın akademik uzmanın yer aldığı Sağlık Turizmi Konfederasyonu çatısı altında güçleniyor. Türkiye'nin sağlık turizmi alanında küresel bir aktör olma yolundaki stratejik adımları, Sağlık Turizmi Konfederasyonu çatısı altında çok paydaşlı yapılarla güç kazanıyor. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye'nin sağlık turizmi vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Konfederasyonun merkezinin Ankara Beştepe Malta Caddesi'nde bulunduğunu belirten Bay, sadece sağlık değil, hijyen, kalite, estetik, tarım ve çevre gibi pek çok alanda faaliyet gösteren güçlü derneklerin aynı çatı altında buluştuğunu söyledi. Konfederasyon bünyesinde yer alan 15 stratejik derneğin ortak akılla projeler yürüttüğünü kaydeden Bay, sağlık turizminin destekleyici tüm alanlarında sürdürülebilir ve entegre bir model geliştirdiklerini belirtti. Prof.Dr. Bay, Sağlık, hijyen, inovasyon, sigorta, estetik, robotik cerrahi, çevre, tekstil ve gıda gibi geniş bir yelpazeye yayılan bu yapıların, Türkiye'nin küresel sağlık markası olma hedefinde kilit rol oynadığını ifade etti. Sağlık Turizmi Konfederasyonu'na bağlı dernekler arasında Ankara Sağlık Turizmi Derneği, Estetik ve Kozmetoloji Derneği, İnovasyon ve Robotik Cerrahi Derneği, Çevre ve Ekolojik Uyum Derneği gibi farklı uzmanlık alanlarında faaliyet gösteren kurumlar yer alıyor. Ayrıca, Tarım ve Gıda Federasyonu, Sağlık Turizmi Federasyonu ve Avrupa Birliği Federasyonu gibi üstyapılar da Konfederasyon çatısında birleşmiş durumda. Yaklaşık bin akademik kurul üyesi ve çok sayıda sektörel eğitim, çalışma grubu ve uluslararası projeyle faaliyetlerine devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye'nin sağlık alanında öncü olma hedefinin altını çizdi. Bay, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bizlere çizdiği vizyon doğrultusunda, sağlık turizmini ülkemizin stratejik lokomotiflerinden biri haline getiriyoruz. 2025 yılı itibarıyla 3,5 milyar doları aşan bir gelir elde edilen bu alanda, önümüzdeki yıllarda 10 milyar dolarlık potansiyele ulaşacağımıza inanıyoruz. Sadece tedavi odaklı değil; eğitim, hijyen, sigorta, inovasyon ve teknoloji gibi alanlarda da entegre bir kalkınma modeliyle ilerliyoruz." Konfederasyonun, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu-özel iş birlikleri, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlarla imzalanan protokollerle Türkiye'nin sağlıkta küresel markalaşma sürecine liderlik etmeye devam ettiği bildirildi.

Pendik Limanı’ndan İtalya’ya 10 Bininci Ro-Ro Seferi Haber

Pendik Limanı’ndan İtalya’ya 10 Bininci Ro-Ro Seferi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, DFDS'nin Pendik Limanı'ndan gerçekleştirdiği 10 bininci Ro-Ro seferi törenine katıldı. Bakan Uraloğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin denizcilik sektöründeki stratejik konumuna ve büyüme vizyonuna dikkat çekti. İstanbul Pendik Limanı'nda düzenlenen törende, DFDS'ye ait "Ephesus Seaways" isimli gemi İtalya'nın Trieste Limanı'na uğurlandı. Törene katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu konuşmasında, "Bugün Türkiye ile İtalya arasında gerçekleştirilen 10 bininci Ro-Ro seferiyle, ülkemizin denizcilik alanındaki kararlı yükselişinin gurur verici bir anına tanıklık ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olarak doğal lojistik avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Bakan Uraloğlu, ülkenin denizyolu taşımacılığında oynadığı kritik role vurgu yaptı. Türkiye'nin, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasındaki konumu sayesinde, küresel taşımacılığın en önemli transit merkezlerinden biri olduğunu belirtti. "4 saatlik bir uçuşla 67 ülkeye ulaşabiliyoruz" diyen Bakan Uraloğlu, "Bizim için gerçekten kıymetli. 1,5 milyar insan 51 trilyon dolar gayrisafi milli hasıladan bahsediyoruz. Denizcilikte kara taşımacılığıyla beraber özellikle orta koridordan üç denize açılan ve Avrupa'ya uzanan bir stratejik kara parçası Anadolu'dan bahsediyoruz. Bu nedenle doğal bir yarımada olan kara sınırlarının üç katı kadar deniz sınırına sahip ülkemiz için attığımız her adımda tarihi birikimimiz, jeopolitik gücümüzle ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uluslararası denizciliğin geleceğini de şekillendiriyoruz" dedi. "Türk deniz filomuz 2024 yılında dünyada 11. sırada yer aldı" Bakan Uraloğlu, 2024 yılında dünya taşımacılığının %88'inin denizyoluyla gerçekleştiğini ve bu taşımacılığın toplam 12,6 milyar tona ulaştığını belirtti. Türk deniz filosunun da bu süreçte ciddi bir büyüme kaydettiğini aktaran Uraloğlu, "2002 yılında 8,9 milyon DWT olan Türk sahipli filomuz, 2024 itibarıyla 52,9 milyon DWT'a ulaşarak dünyada 11. sırada yer aldı" dedi. Limanlarda rekor elleçleme Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarının da hızla arttığını belirten Bakan, 2024 yılında bu rakamın %2'lik artışla 532 milyon tona yaklaştığını, konteyner elleçleme miktarının ise %7,8'lik artışla 13,5 milyon tona ulaştığını kaydetti. Tekirdağ, Ambarlı, Kocaeli ve Mersin limanlarının dünya sıralamasında ilk 100'e girmesinin Türkiye'nin küresel denizcilik gücünü pekiştirdiğini vurguladı. Ro-Ro taşımacılığına devlet desteği Bakanlık olarak Ro-Ro taşımacılığını teşvik etmek amacıyla çeşitli destek mekanizmaları hayata geçirdiklerini ifade eden Uraloğlu, "Türk bayraklı Ro-Ro gemilerine her 10 deniz mili için yük birimi başına 2 ila 20 dolar arasında değişen oranlarda destek sağlıyoruz. Ayrıca kılavuzluk ve römorkaj ücretlerini de karşılıyoruz" dedi. 2024 yılı itibarıyla Türkiye'den Avrupa'ya 18 Ro-Ro hattı bulunduğunu belirten Uraloğlu, bu hatlar aracılığıyla 706 binin üzerinde araç taşındığını, bunun %69'unun Avrupa bağlantılı hatlardan gerçekleştiğini aktardı. DFDS'nin 2024 yılında Türk limanlarında toplam 7,9 milyon ton yük elleçlediğini ve 409 binin üzerinde aracı taşıdığını belirten Uraloğlu, "Bu katkılarla DFDS, Türkiye'nin denizyolu taşımacılığındaki liderlik vizyonuna önemli katkı sunmuştur. Kendilerine özellikle teşekkür ediyorum." dedi. "Amacımız, denizcilik sektörümüzü dünya liderleri arasına taşımak" Törende, Türkiye'nin 10.000'inci Ro-Ro seferiyle sadece geçmiş başarılarının değil, gelecekteki hedeflerinin de temellerinin atıldığını vurgulayan Uraloğlu, "Amacımız, Ay Yıldızlı bayrağımızı daha fazla uluslararası sularda dalgalandırmak, denizcilik sektörümüzü dünyanın liderleri arasına taşımak ve küresel ticaretteki rolünü daha da güçlendirmektir. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Sabiha Gökçen’de Yeni Dönem: T1 Terminali Açılıyor Haber

Sabiha Gökçen’de Yeni Dönem: T1 Terminali Açılıyor

İstanbul’un dünyaya açılan kapısı Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, çok yakında daha hızlı, daha güçlü, daha konforlu hizmet sunmaya hazırlanıyor. Yolcu yoğunluğunun karşılanması amacıyla kapasite artırımına gidilen havalimanında, yenilenen vizyonuyla yakın tarihte açılacak olan ilk terminal binası T1, hem kapasite hem konfor açısından havalimanına büyük bir ivme kazandırarak sınırları zorlamaya devam edecek. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Yatırım, Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) iş birliğinde yenileme çalışmaları tüm hızıyla süren havalimanının ilk terminal binası T1, yeni vizyonuyla misafirlerine hizmet vermeye hazırlanıyor. T1’le birlikte Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, İstanbul’un büyüyen ulaşım ihtiyaçlarına çözüm sunmakla kalmayıp, aynı zamanda uluslararası hava trafiğindeki payını artırarak Türkiye’nin küresel havacılık arenasındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen 2. pistin devreye alınmasıyla birlikte, Türkiye genelindeki uçuş trafiğinin yaklaşık %22’sini karşılar duruma gelen Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın kapasitesini artırmak, yolculara konforlu bir seyahat deneyimi yaşatmak amacıyla tekrardan faaliyete alınacak T1 terminalinin, yaklaşık 4 milyon yolcuya hizmet vermesi sağlanacak. Böylelikle Sabiha Gökçen’in ilk terminali T1 ve mevcut terminal T2’nin toplam kapasitesi yaklaşık 47 milyonu aşkın yolcuya ulaşması hedefleniyor. 24 bin m’lik T1, özel bir köprü sistemiyle T2’ye bağlanacak Her geçen yıl yolcu trafiğinde önemli artışlar gösteren, geçen yıl 41 milyonu aşkın yolcunun kullandığı havalimanında titizlikle yürütülen T1 yenileme ve aktivasyon projesi tamamlandığında; T2 ve T1 binaları yaklaşık 240 metre uzunluğunda bağlantı köprüsü ile birbirine entegre edilecek. Uydu terminal olarak işleve alınması planlanan T1, mevcut terminalin (T2) Dış Hatlar 201 no’lu kapısından başlayarak özel bir köprü sistemi aracılığıyla bağlanarak yolcuların T1’de mevcut 8 adet ilave biniş kapısından faydalanması sağlanacak. Yolcular ana terminal binasından (T2) check-in, bagaj ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra T1’e yürüyen bantlar sayesinde geçiş yapacak. Bu sayede herhangi bir yoğunluğa sebebiyet verilmeden uçuş saatlerini bekleyecek olan yolculara konforlu bir seyahat deneyimi sunulacak. Depreme dayanıklı, modern bir yapı Dünyada depreme en dayanıklı yapılar arasında yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın mevcut terminal binasının yapım aşamasında muhtemel afet durumlarında kesintisiz hizmet verilebilmesi için ileri seviye sismik izolatör teknolojileri kullanıldı. Aynı şekilde T1 binası güçlendirme projelerine yönelik sondaj ve jeofizik araştırmalar; zemin iyileştirme-iksa-veri ve geoteknik proje çalışmaları tamamlanmış ve bu kapsamda yenileme çalışmaları son sürat devam ediyor. Havalimanı otoparkı 6 bin 752 araç kapasitesine çıkarılacak T1 yenileme ve aktivasyon projesi tamamlanınca yolcu ve uçak kapasitesi haricinde terminal otopark kapasitesi de artırılmış olacak. Mevcut T2 önünde bulunan katlı otopark 4 bin 517 araç kapasitesinden 5 bin 543 araca çıkarılacak. Şehirlerarası ulaşım araçlarının kullandığı otobüs duraklarının T1 önünde bulunan metro istasyon çıkışına yakın bir lokasyona taşınarak, yolcu yürüme mesafeleri en aza indirgenmiş ve havalimanı içerisinde kolay ulaşım sağlanmış olacak. Bu proje kapsamında araç giriş-çıkış lokasyonları da düzenlenerek mevcut 607 araç kapasitesine sahip T1 otoparkı, 1029 araç kapasitesine çıkarılacak. Böylece havalimanı otopark kapasitesi 5 bin 124’ten 6 bin 752’ye çıkarılmış olacak. HEAŞ Genel Müdürü Kacır: "İstanbul’un havacılık vizyonuna katkı sağlayacak bir proje" Yakın tarihte hizmete sunulacak T1 terminaliyle ilgili yolcu kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağı ve yolculara sunulan hizmet kalitesinin en üst seviyelere taşınacağını belirten İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Meydan Otoritesi HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, "Yenilenen vizyonuyla hizmete açacağımız T1 terminalimiz, modern mimarisi, gelişmiş teknolojik altyapısı, yolcu konforuna yönelik çözümleri ve sürdürülebilir yapısı ile sadece havalimanımızın değil, İstanbul’un da havacılık vizyonuna katkı sağlayacak bir projedir. Hedefimiz hem iç hem de dış hatlarda artan talebi karşılamak ve yolcularımıza hızlı, güvenli ve konforlu bir seyahat deneyimi sunmaktır. Savunma Sanayii Başkanlığımızdan aldığımız vizyonla gerçekleştirdiğimiz bu stratejik yatırım, aynı zamanda ülkemizin küresel havacılıkta rekabet gücünü artırma hedeflerine de güçlü bir katkı sağlamaktadır. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, İSG Yönetimine ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyor, yakın zamanda yenilenen yüzüyle T1 terminalimizi tüm yolcularımızla buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz." açıklamalarında bulundu. Türkiye ve Avrupa havacılık sektöründe önemli rekor ve başarılara imza atan; 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren "Major Havalimanları" kategorisinde Avrupa’da en hızlı büyüyen havalimanı olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, T1 terminalinin açılmasıyla birlikte operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik alanlarında sektör standartlarını yükseltmeye ve operasyonel mükemmelliği sağlamaya devam edecek.

Antalya Havalimanı yeni terminal binalarıyla 65 milyon yolcuya hizmet verecek Haber

Antalya Havalimanı yeni terminal binalarıyla 65 milyon yolcuya hizmet verecek

TAV Havalimanları ve Fraport ortaklığında işletilen Antalya Havalimanı, büyük bir dönüşüm sürecinin ardından yeni terminal binalarıyla hizmete açılıyor. Projede sona yaklaşılırken, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek açılış töreni ile yeni dönem resmen başlayacak. TAV Havalimanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı “Şimdi Antalya’da yepyeni bir döneme hazırız” paylaşımıyla hem yatırımları duyurdu hem de törenin detaylarını paylaştı. Kapasite artışıyla öne çıkıyor Yeni yatırımlar kapsamında dış hatlar terminali 93.000 metrekareden 225.000 metrekareye, iç hatlar terminali ise 37.000 metrekareden 75.000 metrekareye genişletildi. Böylece toplam terminal alanı 361.000 metrekareye ulaştı. Apron bölgesinde yapılan çalışmalarla uçak park kapasitesi 138’den 202’ye çıkarıldı. Apron alanı ise 1,4 milyon metrekareye genişletildi. Bu sayede havalimanının operasyonel kapasitesi ve hizmet verimliliği ciddi ölçüde artırıldı. Yıllık yolcu kapasitesi 65 milyona çıktı Yapılan genişleme çalışmaları sonucunda Antalya Havalimanı’nın yıllık yolcu kapasitesi 35 milyondan 65 milyona yükseltildi. Bu kapasite artışı, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya’nın özellikle yaz aylarında yaşadığı yolcu yoğunluğunu karşılamada büyük avantaj sağlayacak Yeni altyapı ile hem yerli hem yabancı ziyaretçilere daha konforlu ve kaliteli bir seyahat deneyimi sunulması hedefleniyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.