Hava Durumu

#Poyd

TOURISMJOURNAL - Poyd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Poyd haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin'den Turizmde Bütüncül Yaklaşım Vurgusu Haber

POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin'den Turizmde Bütüncül Yaklaşım Vurgusu

Türkiye'nin 2026 yılı turizm geliri hedefinin savaş öncesinde 68 milyar dolar olarak belirlendiğini dile getiren POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, savaşın gidişatının önemli bir etken olabileceğini söyledi. Girgin, Türkiye genelinde yatak kapasitesinin yaklaşık 2 milyon seviyesinde olduğunu; fakat yoğun sezon dışında yatakların önemli bir kısmının kullanılmadığını vurguladı. Bodrum turizminde daha bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğine dikkat çeken Yiğit Girgin, “Bodrum, turizmi yıllar boyunca otelcilik temelinde, acente ve ilgili diğer paydaşların destekleriyle devam ettirmiş, fuarlara katılmış, bu fuarlarda gerekli tanıtım faaliyetlerini sürdürmüş bir yapıya sahip. Pandemiden sonra artık gördük ki; artık fuarlara katılıyor olmak yeterli değil. Günümüzde daha farklı dijital göstergeler var. Bu dijital unsurlar turizm sektörüne biraz daha geç geliyor. Bugün hala yapay zekanın ne olduğunu tartışırken turizmde bunu kullanabilenler var, kısmen başlayanlar ve kullanamayanlar var. Bodrum'da bir tanıtım eksikliğinden bahsedemeyiz belki ama tanıtım bütünlüğünün daha iyi sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Artık tüm aktörlerin ortak akılla hareket etmesiyle çözülecek bir konumdayız. Bodrumda şehrin alt yapısı, üst yapısı, esnafı ve servis anlayışıyla, kısacası herkesin bu konuda turizm adına bir ortak hareket birliği içinde olması şart. Bugün dünyanın en önde gelen markalarının reklam stratejisi devam ediyor; bizim destinasyonumuzun da reklam ve tanıtımlarının uzun vadeli planlanması gerekiyor” diye konuştu. NEGATİF HABERLER EKONOMİYE ZARAR VERİYOR POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasıyla öne çıkan Bodrum'da henüz sezon tam başlamadan kasıtlı olarak yapılan negatif haberlerin sektöre zarar verdiğini söyledi. Girgin, özellikle aşırı pahalı lahmacun ve yiyecek içecek ürünleri üzerinden yapılan vurguların, yerli turistleri olumsuz etkilediğini belirtti. Bodrum'da farklı gelir gruplarına uygun konaklama ve yeme içme alternatiflerinin bir arada sunulduğunu kaydeden Girgin, “Bodrum hem yerelde hem de uluslararası platformda kendini kanıtlamış bir kent. Bodrumda, helikopterle de, toplu taşımayla da gidebileceğiniz farklı segmentte konaklama seçenekleri var. Burada yemek fiyatları üzerinden yapılan magazin içerikli haberler, Türk turizmcisine, esnafa ve dolayısıyla ekonomiye zarar veriyor. Artık bu tarz haberlerin son bulması gerekiyor. Kentin doğal güzellikleri, tarihi, gastronomisi, Ege kültürü gibi zenginliklerinin ön plana alınması çok önemli” ifadesini kullandı. KUR BASKISI REKABET AVANTAJINI ZORLUYOR Turizm sektörünün en önemli sorunlarından birinin kur baskısı ve artan maliyetler olduğunu hatırlatan Yiğit Girgin, “Mevcut ekonomik tabloda döviz kuru doğal seyrinin altında kalıyor” dedi. Girgin, özetle şunları söyledi: “Kur baskısı ve maliyet artışları turizmciyi zorlayan en önemli etkenlerden biri. Kurun doğal akışında olmadığını hissediyoruz ve daha yüksek seviyelerde olmasını bekliyoruz. Çünkü kur yükseldiğinde uluslararası rekabet gücümüz de artıyor. Bakanlık ve TGA’nın özellikle üst segment turist hedefleyen önemli tanıtım çalışmaları bulunuyor. Ancak maliyet artışları nedeniyle orta ve ekonomik segmentte döviz bazlı fiyat yükselişleri yaşanıyor. Sektör şu anda bu süreci doğru pazarlama hamleleriyle yönetmeye çalışıyor”

Türkiye, Turizmde Güvenli Liman Haber

Türkiye, Turizmde Güvenli Liman

POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, yılın ilk çeyreğinde Türk turizminin güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirterek, bölgesel gerilimlere rağmen Türkiye’nin güvenli destinasyon kimliğiyle öne çıktığını söyledi. İsrail–ABD–İran hattında yaşanan savaş atmosferinin küresel ekonomiyi etkilediğini ifade eden Girgin, Türkiye’nin doğru stratejiler sayesinde süreci kontrollü yönettiğini kaydetti. “Türkiye Güven Veren Destinasyon Konumunda” Bölgedeki gerilimin sona ermesini temenni ettiklerini belirten Girgin, mevcut süreçte Türkiye’nin turizm açısından güvenli liman olarak konumlandığını vurguladı. Türk turizminin kriz yönetimi konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu dile getiren Girgin şunları söyledi: “Hiç kimse savaş ortamı yaşansın istemez. Ancak Türk turizmi bu süreci oldukça kontrollü yönetiyor. Devletin attığı adımlar, sektörün yaptığı yatırımlar ve güvenli turizm yaklaşımı sayesinde şu anda dengeli bir tablo içerisindeyiz. Türkiye halen turistler açısından güvenli ve tercih edilen bir destinasyon olmayı sürdürüyor. Pandemi döneminde oluşturduğumuz güvenli turizm algısı bugün de en önemli avantajlarımızdan biri.” “Küresel Etkiler Her Alanda Hissediliyor” İran pazarında düşüş yaşandığını ancak Türkiye’nin ana pazarlardaki gücünü koruduğunu kaydeden Girgin, savaşın yalnızca turizmi değil küresel ekonomiyi de etkilediğine dikkat çekti. Avrupa başta olmak üzere birçok bölgede maliyet baskısının hissedildiğini belirten Yiğit Girgin, ulaşım giderlerinden gıda fiyatlarına kadar tüm kalemlerde ciddi artışlar yaşandığını söyledi. “İran, Türkiye açısından önemli pazarlardan biri. Ancak ana pazarlarımızdaki gücümüz devam ediyor" diyen Girgin sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün yalnızca Türkiye değil, Avrupa dahil tüm dünya ekonomik anlamda bu sürecin etkilerini hissediyor. Ulaşım maliyetlerinden işletme giderlerine kadar her alanda ciddi bir baskı var. Buna rağmen Türk turizmcisi gerekli önlemleri alıyor ve pazarlama çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor.” “Türk Turizminin En Büyük Gücü Hizmet Kalitesi” Türk turizminin hizmet kalitesi, modern tesisleri ve yetişmiş insan kaynağıyla rakiplerinden ayrıştığını vurgulayan Girgin, sektörün uluslararası ölçekte güçlü bir marka değerine ulaştığını söyledi. Türkiye’nin yalnızca tesis yatırımlarıyla değil, yönetim kalitesiyle de dünya turizminde söz sahibi olduğuna dikkat çeken Girgin şöyle konuştu: “Türk turizmi altyapısı, modern tesisleri ve hizmet anlayışıyla her geçen yıl daha da güçleniyor. Bu durum bize önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Hizmet kalitemiz, personel yapımız ve misafir memnuniyetine verdiğimiz önem dünya standartlarının üzerinde. Türk otel zincirlerinin yurt dışına açılması ve Türk yöneticilerin uluslararası markalarda görev alması da bunun önemli göstergeleri. İlk çeyrekteki büyümenin tesadüf olmadığını düşünüyorum.” “Kur Baskısı Sektörü Zorluyor” Turizm sektörünün en önemli sorunlarından birinin kur baskısı ve artan maliyetler olduğunu dile getiren Yiğit Girgin, mevcut ekonomik tabloda döviz kurunun doğal seyrinin altında kaldığını ifade etti. Kur seviyesinin rekabet gücü açısından kritik öneme sahip olduğunu söyleyen Girgin, özellikle üst segment turist hedefiyle yapılan tanıtım çalışmalarının önemine dikkat çekti; “Kur baskısı ve maliyet artışları turizmciyi zorlayan en önemli etkenlerden biri. Kurun doğal akışında olmadığını hissediyoruz ve daha yüksek seviyelerde olmasını bekliyoruz. Çünkü kur yükseldiğinde uluslararası rekabet gücümüz de artıyor. Bakanlığın ve TGA’nın özellikle üst segment turist hedefleyen önemli tanıtım çalışmaları bulunuyor. Ancak maliyet artışları nedeniyle orta ve ekonomik segmentte döviz bazlı fiyat yükselişleri yaşanıyor. Sektör şu anda bu süreci doğru pazarlama hamleleriyle yönetmeye çalışıyor"

Saatçioğlu: Antalya, kriz sonrası en hızlı toparlanan destinasyonlardan Haber

Saatçioğlu: Antalya, kriz sonrası en hızlı toparlanan destinasyonlardan

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, derneğin Nisan ayı bülteninde yayımlanan mesajında turizm sektörünün yıllardır değişmeyen bir gerçeğe sahip olduğunu belirtti: krizler ve ardından gelen yeniden yapılanma süreçleri. Saatçioğlu, turizm sektörünün geçmişten bugüne pek çok krizle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, bu süreçlerin sektöre yalnızca zorluk değil, aynı zamanda önemli kazanımlar da sağladığını ifade etti. Her kriz döneminde sektör temsilcilerinin daha fazla kenetlendiğini ve dayanışmanın güçlendiğini vurguladı. Turizmin tüm paydaşlarının aynı ekosistemin bir parçası olduğunu belirten Saatçioğlu, otelcilerden acentalara, tedarikçilerden taşımacılara kadar herkesin ortak bir hikâyeyi paylaştığını dile getirdi. “Biz birlikte güçlüyüz, birlikte anlamlıyız” mesajını veren Saatçioğlu, sektörün birlik içinde hareket ettiği sürece krizleri aşma kapasitesinin yüksek olduğunu kaydetti. Dünyanın artık krizlerle yaşamaya alıştığını ifade eden Saatçioğlu, turizm sektörünün ise bu gelişmelerden en hızlı etkilenen alanların başında geldiğini söyledi. Buna rağmen Antalya’nın kriz sonrası toparlanma performansıyla öne çıktığını belirten Saatçioğlu, bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Saatçioğlu’na göre bu güçlü toparlanmanın arkasında sektör temsilcilerinin azmi, iş birliği kültürü ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vizyoner politikaları bulunuyor. Mevcut küresel gelişmelerin ve bölgesel belirsizliklerin sektörü zorladığını kabul eden Saatçioğlu, buna rağmen umutlu bir tablo çizdi. Her zorluğun ardından yeni bir denge kurulacağını ifade eden Saatçioğlu, savaşların yerini barışın, belirsizliklerin yerini ise güvenin alacağına inandıklarını belirtti. POYD Başkanı Saatçioğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı: Turizm sektörü birlik içinde hareket ettiği sürece güçlü kalmaya devam edecek ve karşılaştığı her krizi aşmayı başaracaktır.

Antalya’da iptallere rağmen rezervasyon akışı sürüyor Haber

Antalya’da iptallere rağmen rezervasyon akışı sürüyor

Antalya, tarihi ve antik değerleri, doğal güzellikleri, güçlü konaklama altyapısı ve alternatif turizm imkanlarıyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Dünyada en çok yabancı turist ağırlayan ilk 10 şehir arasında gösterilen kentte, savaşlar, jeopolitik riskler ve ekonomik sorunlara rağmen turizm hareketliliği devam ediyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya turizminin 2026 yılının ilk 4 ayındaki görünümünü değerlendirerek, önümüzdeki aylarda talep artışı beklentisi içinde olduklarını söyledi. "Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9'luk daralma söz konusu" Antalya'nın yılın ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Saatçioğlu, Orta Doğu'daki savaşın turizm hareketliliği üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Saatçioğlu, "Antalya turizmi 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9'luk bir daralma söz konusu. Ancak bu tabloyu değerlendirirken sadece kış dönemine değil, ileriye dönük rezervasyon akışına odaklanmak gerekiyor" dedi. "Rezervasyon akışının devam etmesi umut verici" Erken rezervasyonlarda iptaller yaşandığını ancak talebin tamamen kaybolmadığını vurgulayan Saatçioğlu, sektörün ileriye dönük rezervasyon akışını yakından takip ettiğini kaydetti. Saatçioğlu, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir. Bu da talebin tamamen kaybolmadığını, sadece kısa vadede temkinli hareket edildiğini gösteriyor" diye konuştu. "İlerleyen aylarda talebin güçleneceğini öngörüyoruz" Önümüzdeki süreçte savaşın etkisinin azalması ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte Antalya'ya yönelik talebin yeniden güçlenmesini beklediklerini dile getiren Saatçioğlu, kentin turizmde güçlü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekti. Saatçioğlu, "Önümüzdeki süreçte savaşın azalma eğilimine girmesi ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte, ilerleyen aylarda talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Antalya, güçlü altyapısı ve deneyimiyle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahiptir. Şunu da belirtmek isterim; golf, futbol ve sağlık turizminde her geçen yıl kış aylarında yoğun rezervasyon artışı kaydetmekteyiz" ifadelerini kullandı.

ALKÜ’de "Ortadoğu Krizinin Alanya Turizmine Etkileri" Masaya Yatırıldı Haber

ALKÜ’de "Ortadoğu Krizinin Alanya Turizmine Etkileri" Masaya Yatırıldı

*ALANYA* – Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Turizm Fakültesi, 2026 Yılı 15-22 Nisan Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında bugün bölge turizminin nabzını tutan önemli bir panele ev sahipliği yaptı. İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Konferans Salonu'nda saat 13:30'da gerçekleştirilen *"Ortadoğu Krizinin Alanya Turizmine Etkileri: Fırsatlar ve Tehditler"* başlıklı etkinlik, sektör temsilcileri ile akademisyenleri bir araya getirdi. Turizm Fakültesi Dekanı ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Akademik Üyesi *Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz'ün düzenlediği ve aynı zamanda moderatörlüğünü üstlendiği panelin açılış konuşmasını ALKÜ Rektör Yardımcısı **Prof. Dr. Işık Bayraktar* gerçekleştirdi Bölge turizmine yön veren isimlerin konuşmacı olarak katıldığı panelde; * *Cem Özcan* (ALTİD Başkanı), * *Eray Erdem* (ALTSO Başkanı), * *Doç. Dr. Mehmet Bahar* (POYD Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri), * *İzzet Bekir* (POYD Yönetim Kurulu Üyesi) yer aldı. Uzman isimler, Ortadoğu'da yaşanan güncel krizlerin Alanya ve bölge turizmine olası yansımalarını, krizin yaratabileceği tehditleri ve bu süreçte doğabilecek yeni fırsatları tüm boyutlarıyla değerlendirdi. Katılımcıların ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği verimli panelin sonunda, ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar tarafından değerli bilgi ve deneyimlerini paylaşan panelistlere teşekkür plaketleri takdim edildi.

Bilim Üniversitesi Martı Ödülleri sahiplerini buldu Haber

Bilim Üniversitesi Martı Ödülleri sahiplerini buldu

Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen Martı Ödül Töreni, turizm ve gastronomi alanına değer katan isimleri aynı çatı altında buluşturdu. Akademi, sektör ve girişimcilik ekosistemini bir araya getiren törende, Antalya’nın turizm ve gastronomi vizyonuna katkı sunan kişi, kurum ve projeler ödüllendirildi; farklı alanlarda katkı sağlayan paydaşlara da teşekkür belgeleri takdim edildi. “Termessos: Geleceğe Miras” UNESCO Yolunda Programın açılışı, Antalya Bilim Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Termessos Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Koçak’ın konuşmasıyla yapıldı. Koçak, “Termessos: Geleceğe Miras” başlıklı sunumunda; Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı, antik kentin tarihsel önemi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi süreci ve yürütülen kazı çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Fatma Bike Kocaoğlu Onur Ödülünün Sahibi Oldu Sunumun ardından ödül takdimlerine geçildi. Törende Onur Ödülü, akademik çalışmalarıyla alana uzun yıllardır katkı sunan Prof. Dr. Fatma Bike Kocaoğlu’na verildi. Üniversite-Sektör İş Birliği Ödülü, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) tarafından yürütülen “Sektör Sınıfta” Projesi adına, POYD Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu’na takdim edildi. Törende Antalya Turizmine Katkı Ödülleri de farklı alanlardaki katkıları görünür kıldı. Antalya turizminin gelişimine ve tanıtımına katkıları dolayısıyla Antalya Turizm Fuarı (ATF), GM Dergisi ve QM Tourism Awards adına Selçuk Meral ödüle layık görüldü. AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu turizmde destek ödülü alırkan, Antalya gastronomisinin gelişimine ve tanıtımına katkı sunan 7 Mehmet adına Mehmet Akdağ ödül aldı. Kilit Hospitality Group’un “Culinary Forum” etkinliği nedeniyle Tolga Kilit ödüllendirildi. Ormana Active Kurucusu Tolga Özgüven, turizme katkıları dolayısıyla “Teşekkür Belgesi”aldı. Ormana bölgesinde geliştirdiği sürdürülebilir turizm projeleriyle Ormana Active, doğa temelli deneyim turizmine sunduğu katkılarla ödüle layık görüldü. Bölgenin doğal ve kültürel mirasını koruyarak turizme kazandıran yaklaşımıyla fark yaratan markanın kurucusu Tolga Özgüven, bu çalışmaları doğrultusunda “Turizme Destek Ödülü”ne layık görüldü. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’ya Sürpriz Ödül Turizm Ekosistemi Ödülü ise, Touristech Kuluçka Programı ile turizm teknolojilerine destek başlığıyla Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’ya takdim edildi. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi, akademi ile sektörü entegre eden yaklaşımı, uygulamalı eğitim modeli ve girişimcilik odaklı projeleriyle çok sayıda yerli ve yabancı öğrenci yetiştiriyor. Fakülte bünyesinde yürütülen çalışmalar; turizm teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yenilikçi iş modelleri alanlarında yeni nesil profesyoneller yetiştirmeyi hedeflerken, Touristech gibi programlarla girişim ekosistemine de aktif katkı sunuyor. Bu vizyon, üniversitenin turizm sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmasının yanı sıra, sektörde dönüşümü destekleyen önemli bir rol üstlenmesini sağlıyor. Touristech Demo Günü Jüri Ödülleri kapsamında girişimcilik alanındaki projeler ödüllendirildi. En Başarılı Girişim ödülü Heat Interactive ekibine, ikinci ödül Sunflow girişimine, üçüncü ödül ise MAS ekibine verildi. Törende ayrıca Uygulamalı Eğitime Destek Ödülü kapsamında Rixos Hotels, DoubleTree by Hilton Antalya Kemer All-Inclusive ve Megasaray Hotels ödüllendirildi. Program kapsamında sektöre katkı sunan paydaşlara da teşekkür belgeleri takdim edildi. Martı Ödül Töreni, turizm ve gastronomi alanında üretimi, iş birliğini ve yenilikçiliği teşvik eden yapısıyla dikkat çekti. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, sektör ve akademiyi aynı platformda buluşturarak güçlü bir birliktelik mesajı verdi.

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi Haber

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi

Orta Doğu ve Hürmüz boğazındaki savaş dünya ekonomisini etkilerken turizm sektörü de bundan nasibini aldı. Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte başta uçak ve ulaşım ile diğer maliyetlerin artması seyahat edenlerin beklentilerini ‘Son Dakika’ya bağlamış oldu. Türk turizminin lokomotifi Antalya’da Nisan ayında kapılarını açması gereken otellerin büyük bir bölümü, rezervasyonların ağır gitmesi nedeniyle Kurban Bayramıyla birlikte sezona başlayacak. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, öncelikle dünyayı etkileyen savaş ve gerginlik sürecinin artık durulmuş olmasını ve kalıcı bir barış ortamına dönüşmesini beklediklerini söyledi. Turizm sektörünün doğası gereği barıştan beslendiğini, huzur ve güven ortamı oluştuğunda çok hızlı toparlanma gücüne sahip olduğunu belirten Saatçioğlu, şunları kaydetti: ‘’Bu yıl sezon başlangıcına baktığımızda, her ne kadar klasik olarak Nisan ayında başlayan hareketlilik, yaşanan savaş nedeniyle bir miktar gecikmiş olsa da, Kurban Bayramı’nın sektör açısından güçlü bir başlangıç noktası olacağını öngörüyoruz. Özellikle bu yıl bayramın, Avrupa’daki Pfingsten tatili ile aynı döneme denk gelmesi, talebi ciddi anlamda destekleyecek önemli bir avantajdır. Buna ek olarak hava şartlarının da ısınmasıyla birlikte, geçen yıl olduğu gibi yoğun ve hareketli bir bayram dönemi bekliyoruz.’’ "İç pazar toparlanıyor" İç turizm tarafında rezervasyonların şu an itibarıyla bölgesel farklılıklar gösterdiğini ifade eden Saatçioğlu, şöyle devam etti: ‘’Rezervasyonlarda bölgesel farklılıklar olmasına rağmen genel olarak toparlanma eğiliminde. Özellikle ulaşım kolaylığı olan ve fiyat/performans dengesi iyi kurulan destinasyonlarda ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bu noktada, otellerin sunduğu kredi kartına taksit imkânı talebi doğrudan etkileyen önemli bir unsur. Burada en büyük beklentimiz, bu uygulamaya yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmemesi. Çünkü biz turizmciler olarak şuna inanıyoruz. Tatil artık bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Bu anlayış sürdürülebilir iç turizmin en önemli dinamiklerinden biridir. Bölgemizde şu an itibarıyla otellerin önemli bir kısmı kademeli olarak açılmış durumda. Bayram ile birlikte açık tesis sayısında bir artış yaşanacak ve sezon fiilen başlamış olacak. Doluluk oranlarının da bu dönemde yüzde 85-95 bandına yaklaşmasını bekliyoruz.’’ "Kredi kartına taksit tatili cazip kılıyor" Alanya Turistik İşletmecileri Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan da, Kurban Bayramı nedeniyle iç turizmde hareketliliğin bölgelere göre farklı seyrettiğini bildirdi. Özellikle Akdeniz ve Ege’nin popüler destinasyonlarında rezervasyonların oldukça iyi gittiğini, bazı alternatif bölgelerde taleplerin daha sınırlı kalabildiğini ifade eden Özcan, şöyle konuştu: ‘’Taksitli ödeme imkânları ve erken rezervasyon kampanyaları ise iç pazarı ciddi şekilde destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Şu an itibarıyla bayram döneminde doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 70-90 bandına ulaşmasını bekliyoruz. Bölgemizde halihazırda açık olan otel sayısı her geçen gün artıyor. Nisan ayı itibarıyla önemli bir kısmı faaliyete geçmiş durumda. Kurban Bayramı ile birlikte sezonu açacak tesis sayısında ciddi bir artış bekliyoruz. Bu da hem istihdam hem de bölge ekonomisi açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor.’’ "Umutlu iyimserlik" 2026 sezonuna genel olarak bakıldığında temkinli ama umutlu bir iyimserlik söz konusu olduğunu vurgulayan Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik koşullar ve pazar çeşitliliği her zamanki gibi belirleyici olacak. Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve fiyat-performans dengesi en büyük avantajımız. Sektör olarak bu süreçte yapmamız gereken; pazar çeşitliliğini artırmak, dijital pazarlamaya daha fazla ağırlık vermek, hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde korumak ve misafir memnuniyetini merkeze almaktır. Ayrıca iç pazarı destekleyen kampanyaların devam etmesi, sezonun dengeli geçmesi açısından büyük önem taşıyor.’’

Antalya’da Turizm Personeli İçin 12 Ay Gelir Çağrısı Haber

Antalya’da Turizm Personeli İçin 12 Ay Gelir Çağrısı

Antalya Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, her yıl turizm meslek liselerinde ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden 20 bin öğrenci, turizm sektöründe çalışabilmek amacıyla mezun olarak sektöre atılmayı bekliyor. Ancak bu öğrencilerin çok büyük kısmı ya hiç sektöre atılıp meslek hayatına başlamıyor ya da birkaç ay gibi kısa süreler çalıştıktan sonra maaş sürekliliği olmadığı için sektörden çıkıyorlar. TEŞVİKLER YERİNE ALTERNATİFE YÖNELİNMELİ Konu ile ilgili konuşan Antalya Kaleiçi Otelciler ve Esnaflar Derneği (AKOED) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yetkil, “Antalyalı turizmcinin Antalya turizmini 12 aya yayması gerekiyor. Sürekli ‘12 ay turizm’ ifadesi kullanılıyor ancak bunun için ciddi bir gayret ya da projeye yansıyan somut bir adım görünmüyor. Kendim de bir otelci olarak söylüyorum; otel teşviklerinden ziyade alternatif turizme ağırlık verilmeli. ‘12 ay turizm’ sözü çok konuşuluyor. 12 ay turizm yapabilmek için Antalya’nın turizm sezonunun uzaması gerekiyor” diye konuştu. ‘BİR FORMÜL BULUNMALI’ Antalya Kaleiçi Otelciler ve Esnaflar Derneği (AKOED) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yetkil, bunun yanında belki de turizmin 12 aya yayılmasının en önemli gerekçesinin turizm personeli olduğunu belirterek, “Turizm personelinin bu yüksek enflasyonist dönemde 12 ay yaşayabilmesini sağlayacak, 12 ay gelir elde edecek istihdamı sağlamalıyız. 10 ay açık kalıyorsak, 10 ay iş yapıyorsak dahi turizm personeli 12 ay gelir elde etmek zorunda. Personelimizle ya 12 ay boyunca çalışacağız ya da onlara 12 ay boyunca gelir elde edecek bir formül bulmalıyız” dedi. ‘KİMSE ÇOCUĞUNU GÖNDERMEZ’ “Aksi takdirde bu düzenle turizmde çalışacak personel bulamayacağız” diyen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 36. Grup Meslek Komitesi Üyesi Hasan Yetkil, “Turizmin duayenleri bile, bu işi en temelinden yapan ve uzun süredir bu sektörde olanlar bile turizmden ayrılırken, kimse çocuğunun 8 ay çalışıp kalan sürede maaşsız ve parasız kalacağını düşündüğü bir sektöre girmesini istemez” dedi. ‘DESTEKLENMELİ’ Hasan Yetkil, bu konu ile ilgili yapılan çalışmaların desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu tarz bir projede yasal düzenlemeler ile devlet desteğine ihtiyaç var. Devletin bu noktada yanımızda olması hem ekonomi hem turizm hem de istihdam açısından oldukça önemli diye düşünüyorum. Bu konuda Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu’nun öncülüğünde bir çalışma var. Ancak bu çalışmada Başkan Saatçioğlu yalnız kalıyor. Başkana destek olunursa ciddi bir adım atılmış olacaktır” diye konuştu. SAATÇİOĞLU NE DEDİ? Çocukların turizm sektöründe kalabilmesi için yapılması gerekenin sigorta üzerinden karşılanan işsizlik geliri veya benzeri ödenekler olması gerektiğini belirten POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, “Antalya’da önümüzdeki 8-10 yıl süre boyunca hem iklim şartları hem de rakip ülkelerin fiyat avantajlarından dolayı turizmi 12 aya yaymamız çok zor. Bu sebeple komşu ülkeler gibi çözüm önerileri üretmeliyiz. Komşu ülke Yunanistan’da askıya alınan turizm çalışanı, sezon sonu 4 ay işsizlik sigortasından veya kısa çalışma ödeneğinden faydalanmaktadır” diye konuştu. ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 60’I OLABİLİR “Gençlerimizi geçici uygulamalar ile değil, kalıcı ve sürdürülebilir mevzuat değişikliğine giderek desteklememiz gerekiyor” diyen Saatçioğlu, “Sezonluk bir sektörde olmamızdan dolayı gençlerimizin elde etmiş oldukları turizm diplomasının bir değeri olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için; 18-30 yaş grubu, turizm meslek lisesi diploması veya üniversite diplomasına sahip olan, fiilen turizm sektöründe 180 gün çalışmış kişilerin, kısa çalışma ödeneği gibi veya buna benzer bir ödenekten asgari ücretin minimum yüzde 60’ı oranında faydalanması gerekmektedir. Bu çözüm önerisi sektöre faydalı olacak ve gençlerimizin sektöre bakışını az da olsa değiştirecektir. Bu tarz çalışmalar sektördeki eğitimli ve deneyimli personelin korunmasını sağlayacaktır. Gençlerimizin almış oldukları diploma anlam kazanacak, turizm sektörüne 12 ay istihdam güvencesi kazandıracaktır. Sezon başlarında oteller arasındaki sirkülasyon kontrol altına alınacak ve gençlerin sektöre güveni artacaktır. Ayrıca turizm sektörünün sezon başında rekabet gücü de artacaktır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.