Hava Durumu

#Paris

TOURISMJOURNAL - Paris haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paris haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Paris’ten Tokyo’ya oyun dünyası seyahate yön veriyor Haber

Paris’ten Tokyo’ya oyun dünyası seyahate yön veriyor

Video oyunları uzun süredir evde yapılan popüler bir hobi olsa da artık insanların seyahat alışkanlıklarını da şekillendiriyor. Giderek daha fazla oyuncu, ekran başından kalkarak kült oyunlara ilham veren gerçek destinasyonları keşfetmek istiyor. Bu eğilim, “oyun tatilleri” ya da popüler adıyla "gami-vacations" trendinin yükselişini beraberinde getirdi. "Pokémon" ve "Final Fantasy" evrenlerinin izini sürmek için Japonya’yı ziyaret edenlerden, Skyrim’e ilham veren Norveç’in büyüleyici manzaralarını görmek isteyenlere kadar birçok oyuncu, son dönemin en hızlı büyüyen hobi temelli seyahat akımına katılıyor. Daha deneyimsel seyahate olan talep, oyun tatillerine ilgiyi artırıyor Oyun temalı seyahatlerdeki son artışın arkasında, gezginlerin giderek daha fazla “deneyimsel seyahat” arayışında olması yatıyor. Bu yaklaşım, klasik gezi rotalarının ötesine geçerek hobilere ve kişisel tutkulara duygusal bağ kurma imkânı sunuyor; daha akılda kalıcı, özgün etkinliklere yönelmeyi teşvik ediyor. Teknolojiye yatkın Z ve Alfa kuşakları da temalı seyahatlere yoğun ilgi gösteriyor ve oyun tatilleri bu eğilime birebir uyum sağlıyor. Uzun saatler boyunca oynadıkları sanal dünyalara aşina olan oyuncular, bu yerleri bizzat ziyaret ettiklerinde kendilerini o evrenin bir parçası gibi hissediyor. Turizm ofisleri, oyun temalı seyahatlerin popülaritesini fark ederek yeni pazarlama stratejileri geliştiriyor. Roma’da “Assassin’s Creed” turları gibi özel rotalar oluşturuluyor; oyun influencer’larıyla yapılan işbirlikleri sayesinde bu deneyimler sosyal medyada daha geniş kitlelere ulaşıyor. Birçok oyuncu, bu destinasyonları ziyaret ederek gerçek hayatta adeta “seviye atlamak” istiyor. Sanal gerçeklik ve yapay zekâ özellikleriyle donatılmış uygulamalar ise kişiye özel görevler, ödüller ve rotalar sunarak bu deneyimi daha da etkileşimli hale getiriyor. Büyük çaplı oyun çıkışları — “Assassin’s Creed” ve “Ghost of Tsushima” gibi — İskoçya ve Japonya gibi ülkelerde turizmi doğrudan canlandırmış durumda. Oyun tatilleri için en popüler destinasyonlar Fransa: 'Assassin’s Creed' ve 'The Witcher'ın perde arkasına yolculuk Paris yalnızca dünyanın en romantik şehirlerinden biri değil, aynı zamanda “Assassin’s Creed Unity” ve “Pokémon Legends Z-A” gibi birçok popüler oyuna da ev sahipliği yapıyor. Bu durum her yıl kente düzenli bir oyuncu akışı çekiyor; Paris Games Week gibi büyük etkinlikler de oyun tatillerini daha da artırıyor. “Assassin’s Creed Unity”, Fransız Devrimi dönemindeki Paris’i ayrıntılı biçimde yeniden yaratıyor; Palais de la Cité ve Notre Dame Katedrali gibi ikonik yapıları öne çıkarıyor. Benzer şekilde “Assassin’s Creed Valhalla: The Siege of Paris” genişlemesi, Seine Nehri ve Sainte-Geneviève Kilisesi ile 9. yüzyıl Paris’ini gözler önüne seriyor. Öte yandan “Pokémon Legends Z-A”, Paris’ten esinlenen kurgusal bir kentte oyunculara çatıların üzerinde keşif yapma imkânı sunuyor. Notre Dame, ‘Assassin’s Creed Unity’de tasvir ediliyor. “Clair Obscur: Expedition 33”, “Remember Me” ve “Valiant Hearts: Coming Home” gibi hem niş hem de geniş kitlelere ulaşan oyunlar, Paris’i tarihsel dönemlerden siberpunk geleceklere uzanan farklı atmosferlerde tasvir ediyor. Gezginler, kentin Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşarak ekran başında yaşadıkları maceraları gerçek dünyada yeniden deneyimleyebilir. Ardından Eyfel manzaralı, Au Canon des Invalides gibi şirin bir kafede kruvasan ve café au lait eşliğinde mola verebilirler. Louvre gibi ünlü müzeleri, Le Marais ya da Montmartre gibi sempatik mahalleleri keşfedebilir; kendilerini Şanzelize’de bir alışveriş turuyla ödüllendirip Lüksemburg Bahçesi’nde keyifli bir yürüyüşle günü tamamlayabilirler. Paris’in ötesinde oyun tatilcileri, “The Witcher 3: Wild Hunt - Blood and Wine”daki kurgusal Toussaint diyarına ilham veren güney Fransa’ya da yöneliyor. Bağımsız yapım “Dordogne” ise ülkenin güneybatısındaki pastoral kır manzaralarını oyun dünyasına taşıyor. Burada gezginler, üzüm bağlarını, dalgalı tepeleri, ışıltılı Akdeniz kıyılarını ve zeytinlikleri keşfedebiliyor. Kıyılardan uzaklaştıkça Fransız Alpleri, “Steep” ve “Syberia” gibi ekstrem spor ve macera oyunu hayranlarını cezbeden bir başka popüler oyun rotası olarak öne çıkıyor. Oyun manzaralarının ötesinde ziyaretçiler, kayak, snowboard, kar ayakkabısıyla yürüyüş, buz tırmanışı ve kızak gibi kış sporlarının yanı sıra çeşitli après-ski etkinliklerinin de keyfini çıkarabiliyor. 'GTA' ve 'Far Cry’ın arkasındaki gerçek şehirler ABD de oyun temalı seyahatler için popüler rotalardan biri. New York, San Francisco, Los Angeles, Seattle, Miami ve daha birçok şehir, “Spider-Man” ve “Grand Theft Auto” (GTA) serisi gibi kült oyunlara ilham kaynağı oldu. San Francisco, teknoloji sahnesi ve simge yapılarıyla “Driver: San Francisco”, “Watch Dogs 2” ve “X-Men: Destiny” gibi oyunlarda önemli bir yer tutuyor. Şehri ziyaret edenler, Golden Gate Köprüsü, Fisherman’s Wharf ve Pier 39 gibi ikonik noktaları gezerek favori sahnelerini gerçek hayatta yeniden yaşayabiliyor. Ayrıca kentin ünlü tramvaylarına binip nostaljik bir tur yapabilir veya eski bir yüksek güvenlikli hapishane adası olan Alcatraz’a geçerek heyecan dolu bir keşif deneyimi yaşayabilirler. LA'deki Griffith Gözlemevi, GTA'daki Galileo Gözlemevi'ne ilham verdi. Benzer şekilde, Los Angeles’taki Santa Monica İskelesi ve Griffith Gözlemevi gibi mekânlar da “GTA: San Andreas” ve “GTA V”in “Los Santos” haritasında kendine yer buluyor. Daha az bilinen Oregon kıyıları ise “Life is Strange”deki kurgusal Arcadia Bay’in gerçek mekânı olarak son dönemde popülerlik kazandı. Burada gezginler, Cannon Beach, Astoria ve Bandon gibi sevimli kasabaları keşfedebilir; Sea Lion Caves ya da çok sayıdaki gelgit havuzunda okyanus yaban hayatını gözlemleyebilir. Samuel H. Boardman Koridoru boyunca manzaralı bir sürüşe çıkmak veya Ecola Eyalet Parkı’nda yürüyüş yapmak da ziyaretçiler arasında oldukça popüler. “Far Cry 5” ve “Far Cry: New Dawn” hayranları ise Montana’daki Glacier Ulusal Parkı’nın dramatik ve yemyeşil manzaralarını keşfetmekten büyük keyif alıyor. Burada doğa yürüyüşleri yapabilir, McDonald Gölü’nde tarihi tekne turlarına katılabilir, kano ya da kürek sörfü deneyebilir ve sığın ile boz ayı gibi yaban hayvanlarını gözlemleyebilirler. New York da oyun dünyasının en ilham verici şehirlerinden biri. “GTA” serisi, “Spider-Man”, “Pokémon Black and White”, “Max Payne” ve “The Division” gibi birçok oyunda kendine yer buldu. Şehri ziyaret edenler Empire State Binası, Özgürlük Heykeli, Times Square ve Central Park gibi simge noktaları gezebilir; Metropolitan Sanat Müzesi’ni dolaşabilir veya Top of the Rock’a çıkarak şehir silüetiyle park manzarasının keyfini çıkarabilir. 'Tomb Raider' ve 'Final Fantasy’nin geçtiği ülke: İtalya İtalya’nın Rönesans kentlerinden Venedik, Floransa ve Roma’nın yanı sıra, Toskana’daki San Gimignano gibi daha az bilinen destinasyonlar da “Assassin’s Creed” serisinde yoğun biçimde yer aldı. Venedik, “Final Fantasy XV”in fantastik mekânı Altissia’ya da ilham verdi; ayrıca “Final Fight 2” ve “Tomb Raider 2” oyunlarında da sahne olarak karşımıza çıkıyor. Venedik, ‘Final Fantasy XV’deki Altissia’ya ilham verdi. Ülkenin köklü sanat mirasını, tarihini ve büyüleyici manzaralarını keşfetmek isteyenler için İtalya tam bir açık hava müzesi. Roma’da Kolezyum, Pantheon, Forum ve Trevi Çeşmesi gibi simge yapıları gezebilir; ardından Aziz Petrus Bazilikası ve Vatikan Müzeleri’ni görmek için Vatikan’a geçebilirsiniz. Floransa’da Uffizi Galerisi ve Floransa Katedrali’nde Rönesans sanatına hayran kalabilir ya da Venedik’in eski dünya atmosferini soluyarak gondol turuna çıkabilirsiniz. Yıldız planlı yapısıyla tahkim edilmiş tarihi bir kasaba olan Palmanova, “Gears of War 4”e ilham kaynağı oldu. Gezginler, bu şirin kasabayı yürüyerek ya da bisikletle keşfedebiliyor. Kıyıya indiğinizde ise, yerel efsaneleri konu alan “Anacapri The Dream” adlı bulmaca oyununun geçtiği Capri Adası sizi karşılıyor. Şirin kasabaları, etkileyici manzaraları ve yürüyüş parkurlarıyla Capri, oyun tatilcileri için ideal bir durak. Büyüleyici Mavi Mağara’ya tekneyle gidin, ardından dramatik Via Krupp boyunca yürüyüş yapın. Zarif Villa San Michele’yi ziyaret edin veya insanları izlemek ve lüks mağazalarda gezmek için Capri Kasabası’na uğrayın. Norveç: 'God of War: Ragnarök’ün arkasındaki çarpıcı manzaralar Norveç’in büyüleyici manzaraları ve doğal güzellikleri, video oyunlarına uzun süredir yaratıcı ilham kaynağı oluyor. “God of War: Ragnarök”te Jotunheim’ın uçsuz bucaksız dağları öne çıkarken, “Assassin’s Creed Valhalla”da Norveç fiyortları, Florli köyü ve Karmoy Adası dikkat çekiyor. Ziyaretçiler, Jotunheim’daki ünlü Besseggen patikasında yürüyüş yapabilir, buzul turlarına katılabilir; ocak-nisan ayları arasında kayak, Sjoa Nehri’nde rafting ya da köpek kızağı gibi kış aktivitelerinin keyfini çıkarabilir. Yaz aylarında ise bisiklet ya da atla yapılan doğa gezileri öne çıkıyor. “The Witcher III”teki Viking esintili Skellige ada krallığı da coğrafyası ve kültürel mirasıyla Lofoten Adaları ve Larvik’ten önemli ölçüde ilham aldı. Norveç’in Lofoten bölgesi, ‘The Witcher III’deki Skellige ada krallığına ilham verdi. Gezginler Unstad’da kano yapabilir, sörf deneyimi yaşayabilir, Henningsvær gibi balıkçı köylerini keşfedebilir, Lofotr Viking Müzesi’nde Viking tarihini yakından tanıyabilir veya Norveç’in en büyük kayın ormanı Bøkeskogen’de yürüyüşe çıkabilir. Kuzey Atlantik’teki büyük ölçüde ıssız volkanik ada Jan Mayen de “Tomb Raider: Underworld”deki volkanik adaya ilham kaynağı oldu. Japonya: “Yakuza” ve “The Legend of Zelda” dünyaları Japonya, oyun tatilcileri için dünyanın en popüler destinasyonlarından biri. Başkent Tokyo, “Yakuza” serisi, “Persona 5”, “Akiba’s Trip”, “Digimon Cyber Sleuth” ve daha birçok oyunun geçtiği şehir olarak oyun severler için adeta bir açık dünya deneyimi sunuyor. Ziyaretçiler, panoramik şehir manzaralarını izlemek için Tokyo Kulesi’ne çıkabilir; ardından Japon İmparatoru’nun ikametgâhı olan İmparatorluk Sarayı’nı gezebilir. Dünyanın en işlek kavşağı olarak bilinen Shibuya Scramble Kavşağı’nı gördükten sonra sakin bir atmosfer arayanlar, Tokyo’nun en eski tapınağı Sensō-ji ya da huzur dolu Meiji Jingu Tapınağı’nı ziyaret edebilir. Tokyo sokak sahneleri Yakuza serisinde yer alıyor. Osaka’nın Dotonbori gibi bölgeleri de “Yakuza” serisine ilham verdi; kentin canlı ve fütüristik atmosferi, “Black Rain” ve benzeri neon ışıklı oyun dünyalarında kendine yer buldu. Bir başka kült klasik olan “The Legend of Zelda” ise Honşu’nun ada manzaralarından ve Hokkaido’nun volkanik silsilelerinden esinleniyor. Tsushima Adası, “Ghost of Tsushima”da öne çıkan bir diğer popüler durak. Ziyaretçiler burada yalnızca favori oyunlarının izini sürmekle kalmıyor; yerel sake üretimlerini tadabiliyor, Watatsumi Tapınağı gibi kutsal mekânları gezebiliyor ve Aso Körfezi’nde kano yapabiliyor. Eboshidake gibi gözlemevlerinden panoramik manzaraları izleyebilir veya adanın sembolü haline gelen, nesli tehlike altındaki Tsushima leopar kedisini görmeye çalışabilirsiniz.

Türkiye, Güney Afrika ile THY–SAA Kod Paylaşımı Anlaşması İmzaladı Haber

Türkiye, Güney Afrika ile THY–SAA Kod Paylaşımı Anlaşması İmzaladı

Türkiye’nin ve Güney Afrika’nın bayrak taşıyıcı havayolları Türk Hava Yolları ve South African Airways, 1 Mart 2026 itibarıyla başlayacak ortak uçuşları kapsayan kod paylaşımı anlaşmasına imza attı. Cenevre’de düzenlenen törende anlaşma metni Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ile South African Airways CEO’su John Lamola tarafından imzalandı. "Bu iş birliğimiz yalnızca ticari alanda değil kültür-turizm alanında da önemli kazanımlar kazandıracak" İş birliğiyle ilgili açıklama yapan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "İmzalanan anlaşmayla iki ülke bayrak taşıyıcıları olarak, misafirlerimize daha kapsamlı seyahat imkanlarından yararlanma imkânı sunuyoruz. Bu iş birliğimizin yalnızca ticari alanda kalmayıp; ülkelerimiz arasındaki köklü kültür-turizm ilişkilerine de önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. "Türk Hava Yolları, saygın bir küresel havayolu şirketidir" South African Airways CEO’su John Lamola ise anlaşmaya ilişkin, ‘’ South African Airways, imzalanan bu anlaşmayı yolcularımız için güvenilir ve rekabetçi hava ulaşımını genişletme yolunda atılmış stratejik bir adım olarak görmektedir. Türk Hava Yolları, saygın bir küresel havayolu şirketidir ve bu iş birliği, Afrika ile Türkiye arasındaki bağlantıyı güçlendirme konusundaki ortak kararlılığımızı yansıtmaktadır. Bu iş birliği, turizmi, ticareti ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı desteklemede önemli bir rol oynamaktadır" ifadelerini kullandı. Kod paylaşımı anlaşmasıyla iki havayolu arasındaki ticari iş birliğinin derinleştirilmesi ve her iki taşıyıcının konuklarına daha fazla seyahat alternatifi sunulması hedefleniyor. Anlaşma kapsamında; South African Airways’in Johannesburg - Cape Town, Durban, Port Elizabeth, Windhoek, Harare, Victoria Falls ve Mauritius hatlarında, Türk Hava Yolları’nın ise İstanbul - Johannesburg, Cape Town, Durban, Frankfurt, Paris ve Londra parkurlarında karşılıklı kod paylaşımı yapılabilecek.

Paris’in Montmartre Semti Aşırı Turizm Baskısı Altında Haber

Paris’in Montmartre Semti Aşırı Turizm Baskısı Altında

Paris’in en popüler semtlerinden Montmartre, son dönemde “aşırı turizm” baskısı altında. Bölge sakinleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun yaşamlarını zorlaştırdığını ve semtin “Disneyleştiğini” söylüyor. Sacré-Cœur Bazilikası’nı yılda 11 milyondan fazla kişinin ziyaret etmesiyle, bakkal ve fırın gibi yerel esnaf yok olurken yerlerini hediyelik eşya dükkânları, dondurmacılar ve kısa süreli kiralık evler aldı. AP News'a konuşan, Montmartre’de yaşayan Olivier Baroin de bu baskı nedeniyle semti terk etmeye hazırlanıyor. 15 yıl önce taşındığında kendini bir köyde yaşıyor gibi hissettiğini söyleyen Baroin, artık ne komşuluk ilişkilerinin kaldığını ne de temel ihtiyaç dükkânlarının olduğunu belirtiyor. Engelli olduğu için araçla ulaşım kısıtlamalarının hayatını daha da zorlaştırdığını vurgulayan Baroin, dairesini satışa çıkardığını açıkladı. Semtte yaşayan diğer sakinler de dar sokaklarda selfie çeken kalabalıklar, turlarla gelen gruplar ve gürültülü kafelerin yaşam alanlarını işgal ettiğini belirterek protesto başlattı. Balkonlara asılan pankartlarda “Montmartre tehlikede, sakinler unutuluyor mu?” yazıyor. Louvre Müzesi’nde personelin aşırı kalabalık nedeniyle greve gitmesi de Paris’in turizm baskısını gösteren bir diğer örnek. Avrupa genelinde de benzer bir huzursuzluk var. Barselona’da binlerce kişi kruvaziyer gemileri ve kısa süreli kiralamaları protesto etmek için sokaklara çıktı; Venedik günübirlik ziyaretçilere giriş ücreti uygulamaya başladı; Atina’da ise Akropolis’e günlük ziyaretçi kotası getirildi. Paris'te Louvre Müzesi çalışanları da geçtiğimiz ay, aşırı ziyaretçi nedeniyle günler ve saatlerin düzenlenmesi talebiyle iş bıraktığını duyurmuştu. Uzmanlar, bu tepkilerin Avrupa’nın büyük kentlerinde “yerel yaşam hakkı” tartışmasını giderek büyüttüğünü vurguluyor. Paris yönetimi, kısa süreli kiralamalara yönelik kısıtlamalar getirerek denge kurmaya çalışıyor. Ancak artan küresel turizm trendleri karşısında asıl soru, Montmartre ve benzeri tarihi semtlerde hâlâ yerel halk için alan kalıp kalmadığı.

Adana’yı “Gastronomi şehri” unvanı heyecanı sardı Haber

Adana’yı “Gastronomi şehri” unvanı heyecanı sardı

'Gastronomi şehri' ünvanı alması için adaylığı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu tarafından kabul edilen Adana'da esnaf sonucu heyecanla bekliyor. Et tüketiminin başkentlerinden, tescilli kebabından içli köftesine, mumbarından şalgamına ve taş kadayıf başta olmak üzere birçok tatlı türüne kadar çok sayıda lezzetin yer aldığı Adana'da esnafı, 'Gastronomi şehri' ünvanı heyecanı sardı. Yaz aylarında Fransa'nın başkenti Paris'te yapılacak değerlendirme sonucunu merakla bekleyen işletmeler, 'Gastronomi şehri' ünvanının gereği olarak mevcut hizmetlerini geliştirmenin yanı sıra menülerinde yöresel lezzetlere de yer vermeye hazırlanıyor. "Ünvan, Adana'yı gastronomi turizminin önemli duraklarından biri haline getirecek" Konuyla ilgili Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger, İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Başkan Göger, "Paris turunu başarıyla tamamlayarak, 'Gastronomi şehri' ünvanını alacağımıza yürekten inanıyoruz. 'Gastronomi şehri' ünvanı, Adana'ya büyük katkılar sağlayacaktır. Bu ünvan, Adana'yı gastronomi turizminin önemli duraklarından biri haline getirecektir. Bu ünvan, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek, restoranlarımızdan sokak lezzetlerimize kadar tüm gıda sektörümüz canlanacaktır" dedi. "Geleneksel lezzetlerimizi sunarken fark oluşturmalıyız" Adana'nın bir marka şehir olduğuna ve esnafın alınacak ünvan ile daha dikkatli hareket edeceğine vurgu yapan Başkan Göger, "Şehrimize gelen turistleri ne kadar iyi ağırlarsak, dönüş yolunda da Adana lezzetlerini tatmak isteyeceklerdir. Bu nedenle, esnafımızın bu sürece en iyi şekilde hazırlıklı olması şarttır. Kaliteyi, lezzeti ve hijyeni daima ön planda tutmalıyız. Geleneksel lezzetlerimizi sunarken, modern bir bakış açısı ve güler yüzlü hizmet anlayışıyla fark oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı. "Çok sevinçliyiz" Yöresel yemekler de sunan işletmecilerden Güngör Güler ise Adana'nın gastronomi turizmi noktasında fark oluşturacağını belirterek, "Bu haberi duyduğumuz ilk andan itibaren çok sevinçliyiz. Adana artık bir marka şehir olacak. Bunu biliyoruz ve buna hazırız" şeklinde konuştu. İşletmecilerden Ömer Algan da 'Gastronomi şehri' ünvanının alınmasının sektöre büyük hareketlilik getireceğini vurgulayarak, "Adana sadece kebaptan ibaret değil. Birçok lezzetimiz var ve bu ünvan ile birlikte bunların tanınırlığı daha çok artacak. Yurt dışından, şehir dışından gelenler artık sadece kebap yiyip dönmeyecek. Adana'nın marka olması, esnafın işlerine de olumlu yansıyacak. Çok mutluyuz" diye konuştu.

Adana UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda Haber

Adana UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda

ADANA (İHA) - Adana, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi dalında dahil olabilmek için önemli bir adım attı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, kentin aday listesine alındığını açıkladı. Adana’nın tarihi, sanatı ve doğal güzelliklerinin yanı sıra mutfağıyla da öne çıktığını belirten Karalar, "Biz iki kez ulusal listeye alındık, bir kez Paris’e gittik, bir kez Paris’e gidemedik. Şimdi valimizin önemli katkılarıyla, diğer bütün paydaşlarımızla birlikte özel bir dosya hazırladık. Dosyamız cuma günü oylandı, pazartesi günü Paris için kabul edildi ve Adana UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında aday listesine alındı. UNESCO’nun gastronomi listesine girerek gastronomi şehri olmamız noktasında önemli bir olay bu. Adana’yı bir turizm kenti yapmak için büyük çaba sarf ediyoruz. Bunun da artık dünyada önemli turizm trendlerinden biri olan gastronomi ile olabileceğini düşünüyoruz. Adana tarihi, sanatı, doğal güzellikleri ile harika bir şehir, bunların yanı sıra gastronomisi ile çok önemli miktarda turist çekebilecek bir kent. Hatay, Gaziantep ve Adana üçlü bir gastronomi destinasyonu olsun istiyoruz" dedi. "TURİST SAYISINI BİRKAÇ KATINA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ" Adaylık süreciyle ilgili konuşan Karalar, "Bundan sonraki aşamada Paris’te oylama yapılacak. Bunda da başarılı olduktan sonra inşallah UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi dalında dahil oluruz. Böylece Adana’ya bugünkü sayının birkaç katı daha turist çekeriz. Biz Seyhan Belediyesi’nde göreve başladığımızda yerli turist neredeyse yoktu ama bugün 1 milyona yaklaştı. Yabancı turist sayısı 60-65 bindi, şimdi 300 bini aştı. Pandemi ve depremler olmasaydı bu rakamlar muhtemelen iki katına çıkardı. Portakal Çiçeği Karnavalı, Lezzet Festivali, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Şalgam ve Kebap Festivali gibi büyük organizasyonların Adana’ya gelen turist sayısının artmasında etkisi var. Bizim de belediye başkanlığımızın ardından Adana’nın güzelliklerini tanıtma noktasında gayretimiz etkili olmuştur. Daha önce yapılmayan PR çalışmalarının hepsini bu kardeşiniz yaptı ve yapmaya da devam edeceğiz. Söz konusu Adana ise gerisi teferruattır" açıklamasında bulundu.

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor Haber

Dünya Turizm Fuarı 2025 Paris'te Kapılarını Açıyor

Dünya Turizm Fuarı, 48 yıldır en iyi otel zincirlerini, tur operatörlerini ve turizm ofislerini bir araya getirerek ideal tatilin planlanmasına yardımcı oluyor. Online platformlarda sayısız bilgiye ulaşmak mümkün olsa da, fuardaki bire bir görüşmelerle tatilin en iyi şekilde organize edilmesi kolaylaşıyor. Üstelik, fuara özel avantajlı fırsatlar da ziyaretçileri bekliyor. FARKLI KÜLTÜRLERE YOLCULUK 13-16 Mart 2025’te Paris'te gerçekleşecek fuarda, dünya kültürlerini keşfetme fırsatı ziyaretçilere sunulacak. Deneyimli gezginlerden ipuçları alınırken, seyahat danışmanlarından kişiselleştirilmiş öneriler edinilebilecek. "Cultures d'Ici & d'Ailleurs" bölümü, geleneksel gösteriler, dünya mutfağından lezzetler ve el sanatlarıyla kültürel zenginlikleri tanıtacak. Bu etkinlikler sayesinde bir sonraki tatil destinasyonunu bilinçli şekilde seçmek mümkün olacak. Ayrıca, "Souvenirs de Voyages" alanında uzmanlar eşliğinde tatil anılarını en iyi şekilde ölümsüzleştirmenin yolları paylaşılacak. Bu yılın onur konuğu ünlü sunucu ve gazeteci Jérôme Pitorin, "Sourire au Monde" (Dünyaya Gülümse) sergisini ziyaretçilere sunacak. HERKESE UYGUN SEYAHAT ROTALARI Bu yılki fuarda, farklı seyahat tarzlarına yönelik birçok tematik rota sunulacak: Aile Seyahati: Çocuklar için özel tasarlanmış bir hazine avı ile ailece tatil seçenekleri keşfedilebilecek. Yalnız Seyahat: Tek başına dünyayı keşfetmek isteyenler için rehberler ve ilham veren deneyimler paylaşılacak. Ekonomik Seyahat: Bütçe dostu tatil planları ve özel indirim fırsatları sunulacak. Tarihi ve Kültürel Turizm: Hafıza turizmi ile geçmişin izleri takip edilebilecek, benzersiz gelenekler keşfedilebilecek. Sürdürülebilir Turizm: Karbon ayak izini azaltarak doğayla uyum içinde bir seyahat deneyimi yaşama fırsatı sunulacak. YAVAŞ SEYAHAT: TREN YOLCULUKLARI VE ALTERNATİF ROTALAR Fuar, trenle seyahati ve çevreye etkisi daha az olan tatil seçeneklerini öne çıkararak, doğaya daha duyarlı keşiflerin yapılmasına olanak tanıyacak. Salon Mondial du Tourisme’e ek olarak, doğa ve macera tutkunları için iki özel etkinlik de ziyaretçileri bekliyor: Destinations Nature: Yürüyüş ve açık hava aktivitelerine ilgi duyanlar için özel bir buluşma noktası olacak. Expérience Nature: Karavan yaşamı ve macera filmleri festivali ile heyecan dolu anlar yaşanabilecek. 48. kez düzenlenecek olan Dünya Turizm Fuarı, ister deneyimli bir gezgin ister ilham arayan bir yolcu olsun, herkes için yeni ufuklar sunmayı hedefliyor.

TikTok Turizmi Küçük Kasabalara Zarar Veriyor Haber

TikTok Turizmi Küçük Kasabalara Zarar Veriyor

Geleneksel seyahat rehberleri artık gezginler için tek bilgi kaynağı değil. Özellikle genç turistler, ilham almak için TikTok ve diğer sosyal medya platformlarına yöneliyor. Paris gibi bir gözde turizm şehri bile bu eğilim nedeniyle yüz yüze turizm ofisini kapatarak bilgilendirmelerini dijital ortama taşıdı. Ancak, TikTok'un turizm üzerindeki etkisi her zaman olumlu olmuyor. Sosyal medyada popülerleşen küçük destinasyonlar, plansız turist akını nedeniyle zor durumda kalabiliyor. İTALYA’DA BİR KAYAK KASABASI TURİST AKININA UĞRADI TikTok’ta viral olan İtalya’daki Roccaraso kayak merkezi, binlerce ziyaretçiyi kendine çekti. Günübirlik gelen kalabalıklar yolları tıkadı, çöp bıraktı ve doğaya zarar verdi. bin 500 nüfuslu kasaba, bir günde 10 bin turist ağırlamak zorunda kaldı. Bu durum yetkilileri, hafta sonları kasabaya giriş yapacak otobüs sayısını 100 ile sınırlandırmaya itti. AVUSTURYA’DA MANZARA KAPATILDI Avusturya'nın Hallstatt kasabası, Frozen filmine ilham kaynağı olduğu düşünülen manzarası nedeniyle her yıl bir milyondan fazla ziyaretçi alıyor. Sürekli selfie çeken turistlerden bıkan yerel halk, ünlü manzarayı bir çitle kapatarak önlem almaya çalıştı. Ancak gelen tepkiler üzerine çit kısa süre sonra kaldırıldı. BARSELONA'DA "SADECE BAKMAK" ÜCRETLİ OLDU TikTok, işletmelere de beklenmedik bir müşteri akışı sağlıyor. Barselona’daki tarihi şarküteri Queviures Murria, iç mekânını fotoğraflamak isteyen ancak alışveriş yapmayan turistlerden sıkılınca girişe, "Sadece bakmak için giriş 5 euro" uyarısını astı. Benzer şekilde, Venedik’teki Libreria Acqua Alta kitapçısı da müşterileri fotoğraf çekmek yerine alışveriş yapmaya teşvik ediyor. Sosyal medya turizmi bazı işletmeler için fırsatlar sunsa da, küçük destinasyonlar ve yerel halk için büyük sorunlar yaratabiliyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.