Hava Durumu

#Parfümeri

TOURISMJOURNAL - Parfümeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Parfümeri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Isparta’nın değerli gül yağında hasat dönemi başladı Haber

Isparta’nın değerli gül yağında hasat dönemi başladı

Dünya genelindeki gül çiçeği ve gül yağı üretiminin yüzde 65'ini tek başına karşılayan Isparta'da gül hasadı başladı. Kurban Bayramı öncesinde hız kazanan hasat çalışmalarıyla birlikte kent, mis kokulu gül bahçeleriyle hem üreticilerin hem de turistlerin ilgi odağı haline geldi. Sabahın erken saatlerinde başlayan hasatta üreticiler, özenle topladıkları gül çiçeklerini fabrikalara ulaştırırken, kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler de gül bahçelerinde fotoğraf çekerek eşsiz manzaranın tadını çıkarıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da gül sezonunun bölge turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Uzun ve bereketli bir hasat dönemi bekleniyor Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan, "Gül hasadımız bayramdan sonraki dönemde hız kazandı. Aslında 15 Mayıs itibarıyla bazı ova kesimlerinde hasatlar başlamıştı. Özellikle Kılıç ve Çeltikçi bölgelerinde ilk gül hasatları gerçekleştirilmişti. Bayram sonrası havaların serin seyretmesi güllere olumlu yansıdı. Bu durum hem verimi artırdı hem de hasat dönemini bir miktar uzattı. Şu anda Güneykent bölgesinin ova kesimlerindeyiz. Buradaki güller açmaya başladı ve hasatları sürüyor. Önümüzdeki günlerde yüksek kesimlerde henüz açmamış olan güller de çiçeklenecek. Bu nedenle bizi uzun ve bereketli bir hasat dönemi bekliyor" şeklinde konuştu. "Bu yıl yaklaşık 13 bin ton gül çiçeği hasadı yapılacağını öngörüyoruz" Bir yandan gül hasadını sürdürürken diğer yandan gül yağı ve gül suyu üretimleriyle devam ettiklerini belirten Işıdan, "Geçen yıla göre daha yüksek bir üretim olacağını gözlemliyoruz. Tahminlerimize göre bu yıl yaklaşık 13 bin ton gül çiçeği hasadı gerçekleştirileceğini öngörüyoruz. Fiyat konusunda ise hasat öncesinde genel kurulumuzun ardından kilogram başına 80 lira taban fiyat açıkladık. Hasat sonunda bu ödemeyi gerçekleştireceğiz. Daha sonra ürettiğimiz ürünlerin pazarlanmasının ardından üreticilerimize ilave ödeme yapabilmek için çalışmalarımız olacak" ifadelerini kullandı. Kilogram fiyatı 12 bin avroyu bulan gül Dünya pazarında yoğun ilgi görüyor Geçen yıl gül yağı fiyatları 12 bin avro seviyelerinde olduğunu belirten Işıdan, "Bu yıl da gül yağı üretiminde benzer seviyeleri yakalamayı umut ediyoruz. Bu fiyatlarla kozmetik ve parfümeri sektörüne yönelik tedariklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Gülbirlik olarak yaklaşık 3 bin ortağımız bulunuyor. Bunun yanında birliğimize ortak olmayan gül üreticileriyle birlikte bölgede yaklaşık 5-6 bin ailenin geçiminde gül üretimi önemli bir yer tutuyor. Bölgede yaklaşık 35 bin dekarlık alanda gül üretimi gerçekleştiriliyor. Ürettiğimiz ürünler dünya parfüm ve kozmetik sektörünün en önemli hammaddeleri arasında yer alıyor. Isparta gülü, kalitesiyle dünya parfüm endüstrisi tarafından kabul görmüş durumda. Başta Fransa olmak üzere İsviçre, Almanya ve Amerika en önemli pazarlarımız arasında bulunuyor. Her ülkede değil ama bazı Arap ülkelerinden de ilgi var ama bu savaş durumundan dolayı oradaki ticaret hayatı da biraz durma noktasında. Orada da bir müşteri portföyümüz var özellikle Suudi Arabistan, Dubai ve Katar gibi ülkelerde de müşteri portföyümüz bulunuyor" dedi. Hedef Çin pazarında daha güçlü yer almak "Çin'de ise amacımız gülden elde ettiğimiz gül yağı ve diğer hammaddeleri katma değerli kozmetik ürünlerine dönüştürmek" diyen Işıdan, "Bu doğrultuda yaklaşık 10-12 yıldır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ürünlerimize yoğun ilgi var. Bu dönemde Çin'den gelen misafirlerimiz de oldu. Festival süresince influencerlar ve distribütörlerle bir araya gelerek gül suyu ve diğer ürünlerimizin tanıtımını gerçekleştirdik. İnşallah oraya daha katma değerli ürünler göndererek güle çok daha fazla değer katma peşindeyiz ifadelerini kullandı.

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor Haber

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor

Parfümeri ve kozmetik sektöründe Rus üreticilerin cirosu 1,16 trilyon rubleyi (yaklaşık 15,5 milyar dolar) aşarken tüketicilerin yüzde 59’u da yabancı markalar yerine yerli alternatiflere yöneldi. Ancak uzmanlara göre “Rus markası” etiketi çoğu zaman ürünün gerçekten yerli olduğu anlamına gelmiyor. N. İzvestiya'nın araştırmasına göre hafif sanayide kumaşların büyük bölümü Türkiye, Çin, Özbekistan, İtalya’dan geliyor. Fermuar, düğme, etiket gibi aksesuarlar çoğunlukla Çin menşeli. Rusya’nın kendi pamuk üretim altyapısı ise neredeyse yok denecek kadar sınırlı. Kozmetikte de tablo benzer. Aktif bileşenler, esanslar, emülgatörler, hatta ambalaj malzemeleri çoğu kez Fransa, Güney Kore, Almanya, Çin kaynaklı. Rusya’da yapılan iş genellikle tasarım, formül geliştirme, dolum, paketleme, pazarlama aşamalarında yoğunlaşıyor. Yani marka Moskova’da doğuyor, üretim zinciri ise küresel ağlar üzerinde şekilleniyor. Uzmanlar, fiyatların neden yüksek kaldığını da bu yapıyla açıklıyor. Dövizle alınan hammaddeler, üçüncü ülkeler üzerinden uzayan lojistik, gümrük maliyetleri, küçük ölçekli üretim, yoğun reklam harcamaları fiyatı yukarı çekiyor. Hatta aynı atölyede üretilen iki benzer ürünün yalnızca etiketi değiştiğinde birinin iki kat pahalıya satılabildiği belirtiliyor. Haberde "Kısacası Rus tüketicisi çoğu zaman “yerli marka” satın alıyor, ancak aldığı ürünün ekonomik pasaportunda Çin’den Türkiye’ye, Avrupa’dan Asya’ya uzanan uzun bir küresel rota bulunuyor" deniyor.

Kastamonu'da Lavanta Turizmi Atağı Haber

Kastamonu'da Lavanta Turizmi Atağı

KASTAMONU (İHA) - Doğa ve tabiat turizminin merkezi haline gelen Kastamonu, son yıllarda lavanta tarımıyla turizm potansiyelini artırmayı hedefliyor. Kastamonu Üniversitesi öğrencileri, Cide’de gerçekleştirilen etkinlikte lavanta dikimi yaparak hem doğada vakit geçirdi hem de yeni bilgiler edindi. Cide Yerel Eylem Grubu Derneği ve Kent Konseyi Başkanı Serdar Kaptan'ın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe Doğa Koruma ve Milli Parklar Kastamonu Şube Müdürlüğü Cide Şefliği de katkıda bulundu. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydoğan Aydoğdu’nun 2020’de başlattığı "Kastamonu Köyleri Lavanta Kokacak, Kastamonu Kırsalı Lavanta Turizmiyle Kalkınacak" projesi kapsamında, bölgede lavanta ekim alanları her geçen gün artıyor. İlk olarak Karaçomak Barajı’nda 6 dekar alanda başlayan çalışmalar, bugün 300 dekarlık bir alana yayılmış durumda. Daday, Pınarbaşı ve Cide gibi farklı bölgelerde lavanta tarımı yaygınlaştırılarak turistik cazibe merkezleri oluşturulması amaçlanıyor. DOĞADA DERS: HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER Turizm Fakültesi öğrencileri, Tabiat Kampı dersi kapsamında Cide’de lavanta dikimi gerçekleştirdi. Tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine bilgi alan öğrenciler, Cide’nin tarihi ve turistik mekanlarını da keşfetme fırsatı buldu. Lavanta dikim etkinliği, Cide Belediyesi ve Cide Yerel Eylem Grubu ev sahipliğinde Tuğ Tepesi Sosyal Tesisi Alanı, Belediye Yerleşkesi Bahçesi, Beşiktaş Lokali Kavşağı, Liman Mevkii Çocuk Oyun Alanı, Bayram Aslan Uygulama Oteli Mevkii ve Atatürk Parkı gibi alanlarda gerçekleştirildi. "KASTAMONU’DA DÖRT MEVSİM TURİZM MÜMKÜN" Tabiat turizmi ve lavanta tarımı üzerine öğrencilere saha dersi veren Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bu tür etkinliklerin hem girişimcilik hem de turizm eğitimine katkı sunduğunu belirtti. "Lavanta, turistler açısından bir çekicilik oluşturuyor. Lavanta dikilen alanlarda denize gelen insanlarımızın lavanta bahçelerini görerek lavantanın kokusunu hissetmelerini istiyoruz. Hatta şu anda Cide'ye lavanta kokusu yayılmış durumda. Amacımız dört mevsim turizmi Kastamonu'da gerçekleştirmek" dedi. "LAVANTA ÇOK KATMA DEĞERLİ BİR BİTKİ" Lavanta bitkisinin kozmetik, ilaç ve gastronomi gibi pek çok alanda kullanıldığını vurgulayan Doç. Dr. Aydoğan Aydoğdu, lavanta tarımının özellikle kırsal bölgelerde ekonomik kalkınmayı desteklediğini ifade etti. "Lavanta, eksi 35 dereceden 45 dereceye kadar hemen hemen her iklim şartlarında dayanıklıdır. Lavanta çok çevreci bir bitkidir. Çok yıllık bir bitkidir. Bir kez diktiğinizde, iyi baktığınızda 20 yıl kadar size verimli hizmet eder. Lavanta su isteği hemen hemen hiç olmayan bir bitkidir. Özellikle eğimli arazileri çok sever, kıraç arazileri çok sever, geçirgen süzek arazilerde sadece güneş görmesi yeterlidir" diye konuştu. ÖĞRENCİLERDEN ETKİNLİĞE YOĞUN İLGİ Etkinliğe katılan öğrencilerden Eda Nur Doğanay, lavanta bahçelerinin görselliği ve kokusunun kendisini çok etkilediğini söyledi. Sinop’tan gelen İrem Aysu Sönmez ise "Ben Sinop'ta yaşıyorum. Yaşadığım şehirde lavanta bahçeleri bulunmuyor. Sadece biz kendi bahçemize küçük bir alana dikimini yaptık. O da biraz yayıldı. Kendiliğinden yayıldı ve çoğaldı. Kendi bahçemizde lavanta dikimini geliştirirsek bence çok daha güzel olur" dedi. 1 dönüm lavanta tarlasında çiçek verimi 150-400 kilogram arasında değişirken, yağ verimi yüzde 2-5 oranında oluyor. Lavantanın kuru hali, kilogram başına 10-15 lira arasında satışa sunuluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.