Hava Durumu

#Oya Narin

TOURISMJOURNAL - Oya Narin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oya Narin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor Haber

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor

Turizm ekosisteminin kamu, finans, yatırım, gayrimenkul ve konaklama alanlarında önde gelen tüm ulusal ve uluslararası temsilcilerini iki gün boyunca aynı platformda buluşturan Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) TIF 2026, İstanbul’da başladı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda bu yıl beşincisi düzenlenen TIF 2026’da, 30’a yakın oturumda 100’ün üzerinde ulusal ve uluslararası konuşmacı yer alıyor. Uluslararası forum, dünya seyahat ve turizm ekosisteminin önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 50 artışla 16,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasının öngörüldüğü ve Akdeniz pazarında önemli yatırım hamlelerinin gerçekleştiği kritik bir dönemde, Türkiye için stratejik bir misyon üstleniyor. TIF 2026; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarının geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Oya Narin: “Turizm, Türkiye için kalıcı ve temel bir sektördür” Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, açılış konuşmasında şunları söyledi: “TTYD olarak beşincisini gerçekleştirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu’nun, Türk turizmcilerine yeni uluslararası ufuklar açan bir katalizör rolü üstlenmesini amaçlıyoruz. Küresel turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı bir büyümeye dönüştürmüş durumda. UN Tourism verileri, 2024’te 1,4 milyar, 2025’te ise 1,52 milyar varışla küresel turizmin yeni bir zirveye ulaştığını gösteriyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmalarına göre, seyahat ve turizm sektörü 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladı ve 357 milyon kişiye istihdam yarattı. Önümüzdeki 10 yıl için projeksiyonlar, bu katkının 2035’te 16,5 trilyon dolara, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağını ortaya koyuyor. Türkiye turizmine baktığımızda ise tablo son derece net ve güçlüdür. 2015 yılında 31,5 milyar dolar olan turizm geliri, 2025 itibarıyla 65,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ziyaretçi sayısı 41,6 milyondan 63,9 milyona yükselmiştir. TTYD olarak Turizmde Dönüşüm projemiz kapsamında yaptığımız modellemeler, doğru bir dönüşüm programıyla 2030’da turizm gelirlerimizin 120 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyoruz. Pandemi ve yakın coğrafyamızda kontrolümüz dışında gelişen olaylara rağmen yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kararlı desteği ve hızlı koordinasyonu son derece kıymetlidir. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere, son 20 yılda yenilenen havalimanlarımız ve hava ulaşımına yapılan yatırımlar, turizmimizin bugünkü seviyesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Türkiye; finansal ve hukuksal altyapısı, güçlü iç turizm talebi, 2 milyonu aşan yatak kapasitesi ve benzersiz doğal ve kültürel zenginliğiyle küresel ölçekte güçlü bir turizm ülkesidir. Özellikle dinamik iç turizmimiz bu denklemde son derece önemli bir yer tutuyor. İç turizm, en güçlü kaslarımızdan biri olarak turizmin geleceği açısından da kritik bir rol oynuyor. Bu güçlü altyapı doğrultusunda; geçmiş performansımız, canlı iç turizm talebimiz ve mevcut yatak kapasitemiz, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizin temel dayanaklarını oluşturuyor. Bu çerçevede, 2026’dan itibaren ziyaretçi sayısında yıllık ortalama yüzde 6’lık bir artış yakalanması halinde, 2035’te 110 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. Önümüzdeki 10 yılda yurt dışından en az 850 milyon ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Dünya turizmi değişiyor, büyüyor ve genişliyor. 2025’te küresel turizm yüzde 4 büyüdü, ziyaretçi sayısı 1,5 milyarı aştı. Bu rakamın yarıdan fazlası Avrupa ülkelerine, büyük bölümü ise Akdeniz çanağına yöneldi. Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Yunanistan gibi ülkelerde de kapsamlı turizm yatırımları hayata geçiriliyor. Önümüzdeki 10–15 yılda Türkiye’nin bugünkü konumunun çok daha üzerine çıkma potansiyeli bulunuyor. İşte TIF 2026, tam da bu kritik eşikte önemli bir misyon üstleniyor. Bu dönemde iş birliklerini ele alacak, yapay zekâdan mimariye kadar tüm başlıkları değerlendireceğiz. Alanında uzman konuklarımızla, dünyadaki örnekleriyle yol haritaları çizeceğiz. Bizim önümüzdeki 10 yıl için tarif ettiğimiz vizyon ‘Yeni Gelecek: New Next’tir. TTYD olarak, Türk turizminin bu yeni geleceğe yolculuğunda hem yerli hem de yabancı markalarla birlikte, küresel yatırımcılar için bir referans noktası olmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte turizm, Türkiye için bir ‘sunset industry’ değildir. Aksine, Anadolu’nun benzersiz tarihsel mirası, kültür rotaları, gastronomisi, doğası ve kıyı destinasyonlarıyla kalıcı ve temel bir sektördür. Bu nedenle hem Türk yatırımcılarını hem de küresel turizm dünyasındaki dostlarımızı, TIF 2026 vesilesiyle Türkiye turizminin geleceğinde bizlerle birlikte yer almaya davet ediyorum.” Gloria Guevara Manzo: “Dünya Sizi İzliyor” Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkan & CEO’su Gloria Guevara Manzo, Türkiye’nin turizm stratejilerini “örnek model” olarak nitelendirerek ve şunları kaydetti: “Ben de kendi ülkemde eski bir bakandım ve hep Türkiye’ye bakardık; ne kadar harika örnekler ve uygulamalar var diye. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama dünya, sizlerin yaptıklarını ve hayata geçirdiğiniz gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasına 160 milyar dolarlık dev bir katkı sağlanıyor. Bu katkının yüzde 65’inin uluslararası harcamalardan gelmesi olağanüstü bir rakam. Çoğu ülkede yurt içi harcamalar, uluslararası harcamaların üç katıyken siz bunu tersine çevirmişsiniz. Bunu başarabilen dünyada çok az ülke var. Hatta bu alanda İspanya’dan bile daha iyi bir performans sergiliyorsunuz. Bunu nasıl yaptığınızı anlamamız gerekiyor ki diğer ülkeler de öğrenebilsin. Burası adeta açık bir müze gibi; gittiğiniz her yerde tarihle karşılaşıyorsunuz. Ancak küresel bir sektör olarak kendimize şu soruyu sormalıyız. Dijital bir dünyada yaşarken neden hâlâ havalimanlarında 1 saat 45 dakika süren kuyruklarda bekliyoruz? Neden bir otele girdiğimizde tüm bilgilerimizi tekrar tekrar elle doldurmak zorundayız? Gelecekteki büyüme için pürüzsüz ve kesintisiz bir dijital kimlik deneyimine geçmemiz şart. Önümüzdeki 10 yılda 91 milyon yeni iş yaratılacak olsa da gençlerin sektöre ilgisizliği nedeniyle 43 milyon iş risk altında. Yeni nesil seyahati bir ‘hak’ olarak görüyor ancak bu sektörde çalışmak istemiyor. Bu algıyı kamu ve özel sektör olarak birlikte yıkmamız; pürüzsüz bir deneyim için bölgesel vize kolaylıkları gibi radikal adımlar atmamız gerekiyor. Krizler artık hayatımızın bir parçası. COVID-19’dan öğrendiğimiz en büyük ders, her gün yeni bir krize hazır olmamız gerektiğidir. Türkiye’nin bu konudaki direnci, kültürel mirasıyla birleşen büyüme stratejisiyle birlikte küresel turizmin geleceği için en güçlü müttefiklerimizden biridir.” Hakan Aran: “Sadece Türkiye’deki yatırımları değil yurtdışı yatırımları da destekleriz” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da konuşmasında, turizmin küresel ekonomiye katkısına ve tüm dünya için taşıdığı stratejik öneme işaret ederek, “Sektörün ülkemiz için önemi yadsınamaz. Dolayısıyla biz de son 3 yılda turizm sektörüne 2,2 milyar dolarlık kredi kullandırdık. Özel sektör bankaları arasında yüzde 23,69’luk kredi payımızla her 4 liralık kredinin 1 lirasını biz kullandırmış durumdayız. Bu da sektöre olan inancımızı, sektöre verdiğimiz desteğin büyüklüğünü gösteriyor” dedi. Şu anda turizm sektöründe yatırım bekleyen 3 milyar dolarlık teşvik belgeli proje bulunduğunu, banka olarak 3 milyar dolarlık tüm yatırımı finanse edebilecek güçte olduklarını belirten Aran, ülkemizin yeni otel yatırımından ziyade modernizasyona, markalaşmaya, uçtan uca müşteri deneyimine yönelik yatırım yapması, müşteri deneyiminde fark yaratacak yatırımlara odaklanması gerektiğini söyledi. Hakan Aran, “Biz yatırımcımız inandığında ve fizibilitesini gördüğümüzde o yatırımcılarımızın yanında oluruz. Bu, sadece Türkiye’deki yatırımlar için geçerli değil. Nasıl ki şu anda küresel olarak bu işi iyi bilen yatırımcılar, yurt dışı yabancı yatırımcılar Türkiye’de yatırım yapmak istediğinde onları destekliyorsak, Türk turizmcisi yurt dışında dünyanın popüler destinasyonlarında yatırım yapmak istediğinde o yatırımları da destekleriz. Çünkü oyunun küresel oynanmasına, pazarın sadece Türkiye ile sınırlı olarak görülmemesine, tüm dünyadaki turizm gelirleri pastasından ülkemizin, turizm yatırımcılarımızın daha çok pay almasına vesile olmakta yarar görüyorum. Bizim de gerek banka gerekse iştirakimiz Türkiye Sınai Kalkınma Bankası olarak sadece Türkiye’deki turizm yatırımlarını değil Türk turizmcisinin yurt dışındaki yatırımlarını da aynı iştahla destekleyeceğimizi ifade etmek istiyorum” diye konuştu. Şekib Avdagiç; “İstanbul turizmde daha fazla yatırımı hak ediyor” İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizmdeki stratejik önemine dikkat çekerek, şunları söyledi. “Finans, alışveriş ve sanat yönüyle dünya turizmi için İstanbul, gelmek istenen ve tercih edilen bir şehir. 8 bin 500 yıllık tarihi ve doğal güzelliğiyle İstanbul daha çok turizm yatırımını hak ediyor ve yatırımcısına kazanç sağlayacak bir potansiyel sunuyor. İstanbul son 7 yılda kongre turizminde ilk 20’ye girdi. İstanbul’u otel geliri anlamında yukarı çekecek hamleler en önemli unsurların başında gelmeli. Gelen turistlerin otellerimize daha fazla para ödeyebileceği bir konsepti oluşturmamız ve oda başına geliri yukarı çekecek politikaları öncelikli olarak önümüze almamız gerekiyor. Bu kapsamda İstanbul Fuar Merkezi yanında, 100 bin metrekarelik fuar alanımıza ilave olarak 40 bin metrelik yeni bir alan inşa ediyoruz. Bir katı 7 bin metrekare kolonsuz olan bu uluslararası alanla birlikte, 10 bini aşan kapasitelerle İstanbul turizmine hizmet vereceğiz.” Bekir Polat: “Türkiye, dünyanın bağlantı noktası” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat da Türkiye’nin turizmdeki öneminin değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Her turist aslında bir yatırımcıdır ve bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor. Turizm, müstakil bir sektör olmanın ötesinde, uluslararası yatırımları ve diğer tüm sektörleri etkileyen güçlü bir katalizör niteliği taşıyor. Türkiye’yi tanıtırken ‘dünyanın bağlantı noktası’ kavramını kullanıyoruz; çünkü ülkemiz insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan bir konumda. Yine son dönemde geçen sene oranla ilk 11 ayda ülkemiz yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekti. Ancak bugün yatırımcı kararlarında yalnızca maliyetler ve teşvikler değil yeterli değil, güçlü ekosistemler ve marka algısı da belirleyici oluyor.” Mehmet Nuri Ersoy: “2026’da 68 milyar dolarlık gelir hedefine ulaşacağız” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk turizminin nitelikli turizm ve katma değerli yatırım vizyonuyla birinci lige yükseldiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Küresel ölçekte ekonomik, siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin yoğunlaştığı, dengelerin çok kısa sürelerde değişebildiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün artık net bir şekilde söyleyebiliyoruz ki Türkiye, krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks kazanmış ve bu alanda ciddi bir kurumsal tecrübe oluşturmuştur. Göreve geldiğimiz günden bu yana turizmi yalnızca rakamlarla değil; vizyon, çeşitlilik ve nitelik odağıyla ele aldık. Türk turizmini birinci lige taşıdık. Turizmi 12 aya ve 81 ile yayma hedefi doğrultusunda attığımız adımlar, rekorlarla yükselmeyi sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 2017’de 8’inci sırada yer alan Türkiye, 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldi. Turizm gelirlerinde ise 2017 yılında 15’inci sırada bulunan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaştı. 2025 yılında turizm gelirlerimiz 65,2 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl toplam ziyaretçi sayımız 63 milyon 943 bin kişi olarak kaydedildi ve ziyaretçi sayısında da yeni bir rekora erişildi. Kişi başı gecelik harcamanın 114 dolara yükselmesi, nitelikli turizm stratejimizin somut bir sonucu oldu. Tanıtım alanında da güçlü bir ivme yakaladık. Resmi ülke hesaplarımız, sosyal medya platformları arasında YouTube ve TikTok’ta birinci sıraya yerleşti. Dünyada bir ilk olan mini dizi stratejimizle tanıtımda sinematik bir model başlattık. Sadece kıyılarımıza değil, Geleceğe Miras projesiyle arkeolojik değerlerimize de odaklandık. Müze ve ören yerlerimiz, geçen yıl Avrupa’daki birkaç ülkenin toplam nüfusuna denk gelecek şekilde yaklaşık 35 milyon kişi tarafından ziyaret edildi. Şimdi başarıları geride bırakıp yeni hedeflere odaklanma vaktidir. 2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık gelir hedefine de paydaşlarımızla omuz omuza vererek ulaşacağız.” Fikri Ataoğlu: “KKTC gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artı oldu” KKTC Başbakan Yardımcısı & Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yeni yatırımların KKTC’ye olan ilgiyi artırdığını vurgulayarak, şunları söyledi: “KKTC olarak son yıllarda yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Ülkemizde hayata geçirilen yatırımlar, dünyayla yarışan niteliktedir ve tüm yatırımcılarımızı şahsen kutluyorum. Yeni havalimanımızın açılması ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları sayesinde, KKTC’ye olan ilginin belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Geçen yıla kıyasla ülkemize gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30–40 oranında artış yaşandı. Bu artış, mevcut yatırımların sürdürülmesinin yanı sıra yeni girişimlerin de hız kazandığını ortaya koyuyor. KKTC olarak yatırımcılara kapımız her zaman açık; bürokratik engeller olmadan, özellikle genç nüfusun istihdamını artıracak yatırımları desteklemeye devam ediyoruz.” OTURUMLAR“SEYAHAT NEDENİ, DESTİNASYONUN ÖNÜNE GEÇTİ; BUNA GÖRE KONUMLANMALIYIZ” Açılış konuşmalarının ardından TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Liderler Yuvarlak Masası: Büyüme, Dayanıklılık ve Gelecek” panelinde konuşmacılar, ülkelerin sektördeki konumlanmasını ve gelecek perspektifini masaya yatırdı. İtalyan Ulusal Turizm Ofisi Başkanı Alessandra Priante: “Kaç kişinin seyahat ettiğine odaklanmak yerine, insanların neden seyahat ettiğine odaklanmamız gerekiyor. Artık seyahat nedeni, seyahat destinasyonunun önüne geçiyor. Turistlere sunduklarımız arasında gastronomi, kültür, deneyim, özgünlük ve kişiselleştirilmiş unsurlar yer almalı. Seyahat eden kişi, sadece ‘bana özel’ hissini yaşamak istiyor.” Uluslararası Turizm Danışmanı Maribel Rodriguez: “Hacimden değere bir geçiş yapmamız gerekiyor ve destinasyonlar artık çok daha önemli. Yatırım yalnızca cazibe alanlarında değil, altyapı alanlarında da olmalı. Hacimden değere geçişin etkilerini ölçebilmemiz gerekiyor. Özellikle Türkiye, İtalya ve İspanya gibi destinasyonların DNA’sını yitirmemesi gerek.” TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven: “Turizmde rakamlar önemli. Ancak konuk memnuniyeti en az onlar kadar kritik; çünkü nihayetinde yaptığımız iş insanları mutlu etmek. Bir destinasyonun gelecekte de konuk beklentilerini karşılayabilmesi, yalnızca sayılarla değil, yaratılan deneyimle mümkün.” ŞANT MANUKYAN: “YIL SONU ENFLASYON ÖNGÖRÜMÜZ YÜZDE 25 SEVİYESİ” İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, “Küresel Piyasalarda Güncel Gelişmeler” başlıklı günün ilk ana tema konuşmasında, küresel piyasalar ve kur beklentisine ilişkin öngörülerini paylaştı: “Küresel piyasalar; Fed’in para politikalarındaki değişim ve ABD ile Çin arasındaki teknolojik egemenlik mücadelesiyle yeniden şekilleniyor. 2026 yılına ilişkin beklentilerimiz; kurun 50,5, enflasyonun ise yüzde 25 seviyelerinde dengelenmesi yönündedir. Trump’ın siyasi etkisi piyasalarda zaman zaman şok etkisi yaratsa da yeni Fed başkanının stratejik yol haritası netleşmiş durumdadır. 2026 projeksiyonlarında dağınık bir resim görülse de temel beklenti; enflasyonun düştüğü, büyümenin arttığı ve yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik sıçramasının yaşandığı bir ekonomidir. Özellikle konut ve kira fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte hizmet enflasyonunun da hızla yavaşlamasını bekliyoruz. Varlık sınıflarına baktığımızda ise değerli metallerdeki geleneksel ‘reel faiz’ korelasyonunun 2022 itibarıyla koptuğunu görüyoruz. Özellikle Rusya’nın rezervlerine el konulmasıyla başlayan bu süreçte Çin’de de yatırımcı rezerv güvenliği gerekçesiyle altına yöneldi. Dolayısıyla altın fiyatlarında 5500 seviyesinin üzerini görmemiz oldukça muhtemeldir. Ancak bir likidite krizi patlak verene kadar bu seyir devam edecek; kriz anında ise borçların dolar cinsinden olması nedeniyle yeniden dolar ve Amerikan tahvilleri ön plana çıkacaktır.” “TÜRKİYE’DE YATIRIM FIRSATLARI VAR, YENİ OTELLER GELECEK” Servotel Kurucu & Başkanı Ömer İsvan moderatörlüğünde düzenlenen “Anı Yakalamak: Dönüşen Konaklama Ekosisteminde İnovasyon ve Fırsatlar” oturumunda, bölgesel gelişmeler ve yeni trendler ele alındı. Hilton Worldwide Avrupa Kıtası Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “Türkiye pazarında markalaşmamış bir envanter bulunuyor ve bu bizim için büyük bir fırsat. Türkiye’de markalaşmış envanter oranı yüzde 11 seviyesinde. Ancak 2025’e baktığımızda, yaptığımız anlaşmaların yüzde 40’ının eski otellerin dönüştürülmesine yönelik projeler olduğunu görüyoruz. Yatırım açısından burada önemli fırsatlar var. Hâlihazırda 137 otelimiz bulunuyor ve yeni oteller gelecek.” Radisson Hotel Group Afrika ve Türkiye Geliştirme Direktörü Ramsay Rankoussi: “Genç nesille ilgili olarak gördüğümüz tablo şu: Maliyete bakıyorlar, lokasyona bakıyorlar. Ayrıca çevrim içi sosyal medya reklamları oldukça etkili. Türkiye, sosyal medya turizmi üzerine ciddi harcamalar yaptı. Sosyal medya üzerinden çok sayıda promosyon ve tanıtım gerçekleştirildi; bu da pazarlama harcamalarındaki payın artmasına neden oldu.” Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis: “36 yıldır bu işin içindeyim. Eskiden konaklama sektöründe yönetici olmak için İsviçreli, Avusturyalı ya da Alman olmanız gerekiyordu. Bugün ise genel müdürlerin yüzde 50’si Türk, Asyalı veya Hintli. Artık bu kadar Alman, İsviçreli ya da Fransız yönetici yok; çünkü dünya değişiyor. Yetenek profili değişti ve bu değişim otelciliği de değiştirdi.” Accor Orta Doğu, Afrika & Türkiye Bölge Başkanı Raki Phillips: “Doğru yeteneği işe aldığınızda başarıya ulaşırsınız. Öncelikle ‘Müşteri neyi arıyor?’ sorusuna yanıt vermek gerekir. Ekip içi ve ekipler arası iş birliği ile yürütülen kampanyaların başarısı büyük önem taşıyor. Sağlam bir sistemimiz var; bu sistem sayesinde başarımızı net biçimde ölçüyor ve yaptığımız çalışmaları düzenli olarak raporluyoruz. İlerlemeyi çok iyi takip ediyor, bu ölçümlerle deneyimlerimizi rakamlarla bütünleştirebiliyoruz.” AOIFE ROCHE: “TÜRKİYE İÇİN LÜKS SEGMENT VE AVRUPA PAZARI UMUT VERİYOR” Dünyanın önde gelen otel veri ve analiz şirketi STR’ın EMEA Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aoife Roche, “Konaklama Sektörü Görünümü” başlıklı sunumunda, turizm piyasalarına ilişkin şunları paylaştı: “2025 yılı, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle otelcilik sektörü için zorlu geçse de 2019’dan bu yana dünya genelinde talebin yüzde 9 arttığını görüyoruz. Bu süreçte Orta Doğu ve Afrika, yüzde 13’lük büyüme ile öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri ise talepte negatif eğilim gösteren tek bölge oldu. Buna karşın 9,7 milyon Amerikalı turistin diğer bölgelere yönelmesi, Avrupa’daki talebi yüzde 2 oranında destekledi. Türkiye özelinde veriler, iki farklı pazarın hikâyesini ön plana çıkarıyor. İstanbul’da fiyat baskıları nedeniyle yüzde 4’lük bir daralma yaşanırken, Türk Rivierası lüks segmentin etkisiyle yüzde 3 büyüme kaydetti. Türkiye’de bir fiyat direnciyle karşı karşıyayız. Uçak maliyetlerinden yeme-içmeye kadar yükselen toplam seyahat maliyeti talebi zorluyor. Ancak lüks ve üst segment gezginlerin harcamaya devam etmesi sayesinde Bodrum gibi pazarlarda yüzde 11’lik artışlar görüyoruz. 2026 yılı için tablo ise oldukça umut verici. Avrupa’da düşen faiz oranları ve artan tüketici güveniyle birlikte, Türkiye’nin en değerli kaynak pazarları olan Almanya ve Birleşik Krallık’tan gelen uluslararası seyahat talebinin yüzde 8,6 artacağını öngörüyoruz. Türkiye için asıl mesele, fiyat duyarlılığını doğru yöneterek mevsimi uzatmak ve Ocak 2022’den bu yana yakalanan tam toparlanma ivmesini sürdürülebilir kılmaktır.” “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM: DEĞER, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DENEYİM” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry’ın moderatörlüğünü üstlendiği “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” oturumunda, yatırımcıların konaklama sektöründe yatırım yaparken nelere dikkat ettikleri ele alındı. Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: “Akfen GYO olarak Türkiye’nin en büyük turizm yatırımcılarından biriyiz. Türkiye; iklimi, sağlık altyapısı, sağlık ve spor turizmi olanakları, doğal güzellikleri ve güçlü hava yolu bağlantılarıyla 12 ay turizme uygun bir ülke. Artık turizmde kısa vadeli, mevsimsel talepler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir odaklı bir yaklaşım benimsemeliyiz.” BLG Capital CFO’su Murat Erdoğan: “Amerika, Avrupa ve Türkiye’de yatırımlarımız var. Gayrimenkul yatırım fonu olarak otelcilik sektörüne de odaklanıyoruz. Bizim için en önemli kriter lokasyon. Renovasyonla dönüştürülebilecek ya da enflasyona karşı değerini koruyan varlıklar önceliğimiz.” Neo Asset Management Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Bekir Yener Yıldırım: “100’den fazla yatırım fonuna yatırım yapıyoruz ve yaklaşık 3 milyar dolarlık bir portföyü yönetiyoruz. Yatırımlarımızın yüzde 95’i Türkiye’de, yüzde 5’i ise yurt dışında. Otelcilik ise stratejik olarak odaklandığımız en önemli sektörlerden biri.” Doğuş Holding COO’su Akın Tavuz: “Konaklama sektörü, Doğuş Holding’in yatırım yaptığı temel alanlardan biri. Aynı zamanda 200’ün üzerinde restoranımız ve benzeri işletmelerimiz bulunuyor. Getiri önemli ama sürdürülebilirlik artık daha belirleyici. Yatırımcılar yalnızca tek bir varlığa değil, destinasyona bakıyor. Çıkış stratejisi, finansmana erişim ve pazarın bütünsel yapısı yatırım kararlarını etkiliyor.” CERTARES Genel Müdürü Amin İsmail: “Otel yatırımlarında yalnızca binaya değil, destinasyonu canlandırma potansiyeline, sunulan deneyimlere ve tamamlayıcı hizmetlere bakıyoruz. Türkiye’de yerel ve uluslararası turizmin güçlü bir dengede buluştuğunu görüyoruz. Türkiye’deki varlıklarımız, kurulan iş birlikleri sayesinde Avrupa’daki muadillerine kıyasla oldukça başarılı bir performans sergiliyor.” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry: “Wellness, otelcilik sektöründe pek çok dinamiği dönüştüren bir süreç oldu. Wellness artık geçici bir trend değil, kalıcı bir yatırım segmenti. Yatırım kararlarında sadece lokasyon değil, varlığın sunduğu nitelikler ve deneyimler de belirleyici hale geldi.” ANDREA GRISDALE: “TURİZMDE LÜKS ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR; EN BÜYÜK YATIRIM İNSAN” IC Bellagio Kurucu & CEO’su ve WTTC KOBİ’lerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrea Grisdale, “Yerel İş Ortaklarını Premium Bir Turizm Ağına Dönüştürmek” başlıklı sunumunda, turizmde gerçek lüksün dev bütçelerden ziyade çalışanlar arasındaki bilgi akışı ve kişiselleştirilmiş hizmetten geçtiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bir seyahatin değerini belirleyen şey, fiziksel imkânlardan ziyade misafirin beklentilerinin henüz dile getirmeden karşılanmasıdır. Üç ay önce bir çift Roma’ya seyahat ediyordu. Beyefendi uzun boylu olduğu için araçta ön koltukta oturmak istedi. Floransa’ya vardıklarında yeni şoför onları karşıladı ve ‘Ön koltukta daha rahat ettiğinizi öğrendim, bu koltuğu boyunuza göre ayarladım’ dedi. Misafirin cevabı ‘Asıl lüks bu’ oldu. Bu seyahat o çifte 48 bin avroya mal olmuştu; ancak biz hiçbir maliyeti olmayan, sadece iki şoför arasında kurulan bir iletişimle fark yarattık. İnsanlarımız en büyük varlığımız. Bilanço kalemlerine değil, çalışanlarınıza yatırım yapın; çünkü onlar bizim geleceğimizdir. Benim şirketimde sorun yok, zorluk var. Her yıl ekibimizle bir araya gelip yılı değerlendirirken yalnızca bilgi paylaşmıyor, aynı zamanda güven inşa ediyoruz. Çünkü sahada konuklarımıza o kritik ‘evet’ cevabını verecek olan, yatırım yaptığımız personelin kendisidir. İnsanlar evlerindeki konforu bulmak için başka bir ülkeye gitmez. 24 saatliğine bile gelse konuklarımızın çoğu, İtalyan yaşam biçimini deneyimlemek ve İtalyan gibi hissetmek ister. Mutlu yerel insan yoksa, mutlu gezgin de olmaz. Bizim işimiz yalnızca bir seyahat organize etmek değil; yerel halk ile gezgin arasında mutlu bir köprü kurmaktır. Yereldeki çalışanlar, işimizin en güçlü yapı taşlarıdır.” “TÜRK MARKALARININ EN BÜYÜK GÜCÜ, BULUNDUKLARI COĞRAFYADAN KAYNAKLANIYOR” Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” panelinde, yerli otellerin sektördeki konumlanması, markalaşma evreleri ve operasyonel süreçlerin detayları ele alındı. Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul: “Yerli markalar noktasında geldiğimiz boyut itibarıyla bundan sonra Türkiye’nin turizm serüveninde, içeride ve dışarıda göstereceği performansta kendi markalarımız, bundan önce olduğundan çok daha önemli olacak.”. Elite World Hotels CEO’su Orkun Petekçi: “Türkiye, dünya turizminde çok önemli bir destinasyon. Marmara, Akdeniz, Karadeniz fark etmeksizin birçok bölgede birçok otel yaptık, birçok insanı ağırladık. Buradaki dönüşümle Türk otellerinin de kendi markalarını oluşturması süreci başladı. Türk markalarının en büyük gücü, bulundukları coğrafyadan kaynaklanıyor. Çünkü bulunduğumuz coğrafya sayesinde değişikliklere çok alışığız ve açığız.” Net Holding (Merit Hotels) Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk: “Türk milleti olarak çok kriz yaşadığımız için, 25 yılda sürekli kriz yaşamaya da alışık bir sektörüz. Kriz yaşadıkça da direncimiz artıyor, reflekslerimiz daha iyi oluyor, çok çabuk cevap veriyor ve uyum sağlıyoruz. Biz marka olarak uluslararası turnuvalarla izolasyon altındaki Kıbrıs’ı tanıttık ve dünyanın her yerinden oyuncu getirmeyi başardık. Yaptığımız çalışmalar sayesinde eskiden yüzde 5–10 oranında olan Türk olmayan misafir profili, şu anda yüzde 30–35’e çıktı.” Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder: “Türkiye’de şu anda turizm işletme belgeli toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’i küçük ve yerel markalardan oluşuyor. Buna bir de belediye işletme belgeleri eklersek, yerel markaların oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Yatak kapasitesi olarak çok önemli bir adetten bahsediyoruz. Yerel markalar, önümüzdeki dönemlere baktığımız zaman, dünyadaki gelişmelerle de kıyaslandığında avantajlı bir noktaya geliyor.” “KARMA KULLANIM PROJELERİ: OTELLERİN ÖTESİNDE YENİ BİR GAYRİMENKUL ÇAĞI” Turizm ve gayrimenkul dünyasının önde gelen isimleri, “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” panelinde bir araya gelerek sektörün geleceğini masaya yatırdı. Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş: “Bugünün temel sorusu, konaklama sektörünün yalnızca yatak sayıları üzerinden mi yoksa doğru tasarlanmış deneyim senaryolarıyla mı büyüyeceğidir. Gerçek başarıyı artık rakamların ötesinde, projelerin kentle ve ziyaretçiyle kurduğu bağlar ile bodrum katlardan en üst katlara kadar her metrekarede yarattığı katma değer belirleyecektir.” Hilton Markalı Konut Geliştirme Genel Müdürü Feras Hasbini: “Markalı konutlarda dünyanın başkenti Dubai olurken, Türkiye tamamlanmış ve devam eden yaklaşık 50 projesiyle dünya genelinde 7’nci sırada yer alıyor. Türkiye, özellikle İstanbul odaklı bir büyüme sergiliyor. Bu modelin yükselişindeki en önemli etken, inşaatın erken safhasında sağladığı nakit akışı ve sunduğu esnek finansman çözümleridir. Ancak markalı konut, binanın üzerine yapıştırılan bir etiket değildir; arkasında güçlü bir operasyonel yapı ve yüksek kalite standardı bulunur.” Emaar CFO’su Alev Şeren: “Karma kullanım projeleri; tasarım karmaşıklığı ve çoklu operatör yapısı nedeniyle, tekil projelere kıyasla yatırım sürecinde zaman sapmalarına daha açıktır. Ancak sunduğu gelir çeşitlendirmesi bu riski büyük ölçüde dengeler. Gelecek vizyonumuzda ise yapay zekâ destekli, kendi kendine öğrenen ve arızaları öngörebilen sistemlerle donatılmış akıllı şehir konseptleri yer alıyor. Wellness ve sağlık gibi yeni fonksiyonları da ekleyerek, sürdürülebilir faaliyet kârı ve kusursuz bir komünite deneyimi hedefliyoruz.” Esas GYO COO’su Nevzat Yavan: “Gayrimenkulde başarı, finansal fizibiliteden önce insan fizibilitesini doğru okumaktan geçiyor. Türkiye’de 6 milyon kişinin tek başına yaşaması, mikro aile oranının yüzde 40’a ulaşması ve 15 milyonu aşan emekli nüfusu, karma kullanım projelerini yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Gayrimenkulden deneyime geçmekte zorlanıyoruz. Artık otel odalarını yalnızca konaklama alanı olarak değil; ofis, tarım, sürdürülebilirlik ve mikro veri merkezi gibi fonksiyonların iç içe geçtiği çok amaçlı yapılar olarak tasarlamalıyız.” Palladium Hotels Group Geliştirme Direktörü Carlos Ortega: “Varlık yönetiminde temel hedefimiz, binanın her bir metrekaresinden maksimum gelir yaratacak yaşam tarzı konseptleri geliştirmektir. Türkiye açısından kritik eşik, pazarın bu projeleri nasıl algılayacağıdır. Sadece otel misafirine değil, yerel halka ve çevredeki otellerde konaklayanlara da hitap eden gastronomi, eğlence ve wellness alanları tasarlıyoruz.” IC GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu: “Türkiye turizmi açısından en önemli kırılma noktalarından biri, servisli daire (serviced apartment) ve markalı konut modeline yönelik talebin hızla artmasıdır. Ancak küresel oyuncularla rekabet edebilmek için güçlü yerli markalara ihtiyacımız var. Turizm imarlı alanlarda markalı rezidans modelini doğru kurgulayarak finansman sorununu avantaja çevirebiliriz.” “YAPAY ZEKÂYI KUCAKLAMAYAN GERİDE KALACAK” Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz’ın moderatörlüğünü yaptığı “Konaklamada Yapay Zekâ: Devrim mi, Balon mu?” oturumunda, konaklama sektöründe yapay zekâ ve dijitalleşmenin sektöre sunduğu dönüşüm fırsatları ele alındı. Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz: “Türkiye’de bir danışmanlık şirketi yürütüyorum; Apple, Netflix ve Twitter gibi teknoloji şirketlerine hizmet veriyoruz. Yapay zekâda bir balon etkisi olduğu kesin ama asıl mesele, bunun bir balon mu yoksa devrim mi olduğunu ayırt edebilmek.” Delaight Kurucu & CEO’su Miguel Flecha: “Yapay zekâ bir balon değil, sadece çok gürültülü bir alan. İnternet de zamanında balon gibi görülüyordu ama bugün temel bir altyapı. Asıl risk, gürültüyü takip edip asıl fırsatı kaçırmak. Yapay zekâ iş yapış şeklimizi kökten değiştirecek. Bir sonraki Nokia ya da BlackBerry olmak istemiyorsanız, yapay zekâyı kucaklayın. Nerede ve neden kullanmanız gerektiğini belirleyin, işinizden.” Pricing Coach Kurucu Ortağı Cavit Colak: “Oteller için geliştirdiğimiz fiyatlandırma sistemiyle online gelirleri ortalama yüzde 15 artırdık; bugün 600 otelle çalışıyoruz, bunların yüzde 85’i Türkiye’de, yüzde 15’i de yurt dışında. Yapay zekâda asıl sorun veri değil, süreçler. Oteller hâlâ eski iş akışlarıyla çalışıyor. Oysa yapay zekâ gerçek zamanlı karar verebilen bir yapı sunuyor. Haftalık karar döngüleriyle bu potansiyeli kullanmak mümkün değil.” LotusAI Kurucu & CEO’su Didem Ün Ateş: “Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası; önemli olan onu nasıl kullandığımız. Turizm sektörü, yapay zekâyı benimseme konusunda birçok sektörün gerisinde. Oysa elinde kullanılmayı bekleyen çok büyük bir veri hazinesi var. Bu, sektör ve şirketler için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” “TURİZMDE ÇÖZÜM YASAKLAR DEĞİL, AKILLI YÖNETİM” Room Mate Group Başkan & Kurucusu Kike Sarasola, ilk günün son ana tema konuşmasında, otel liderliğinin geleceğine ilişkin şunları söyledi: “Turizmde asıl sorun talep değil, liderlik ve yönetim eksikliğidir. Aşırı turizm bir zaman bombasıdır; doğru yönetilmezse elimizde patlayacaktır. Şehirler, altyapı ve yerel halk bu yoğunluğa hazır olmadığında turizm fobisi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla çözüm yasaklarda değil, turist akışlarını akıllıca yönetmektedir. Çünkü turizm refah yaratır; suçlanacak bir sektör değildir. Geleceğin konaklama anlayışı yalnızca teknolojiye değil, insan dokunuşuna da dayanmalıdır. Yapay zekâ süreçleri kolaylaştırır ama misafiri mutlu eden insandır. Yüksek teknoloji ile insan temasının birlikte var olduğu bir gelecekten söz ediyoruz. Misafiri bir ekranla değil, bir sesle, bir ‘merhaba’yla karşılamak istiyorum. Renkleri, duyguyu ve eğlenceyi unutmayan; insanı merkeze alan markalar ayakta kalacaktır. Liderlik, kamuda da özel sektörde de en değerli sermayedir.” Bunun yanında, her neslin farklı beklentileri var; liderlik bu farklılıkları anlayabilmeli ve herkese değerli hissettiren deneyimler sunabilmelidir. Konaklama konseptleri değişmeli, kopyalamak yerine kimlik ve ruh yaratılmalıdır.” “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR TERCİH DEĞİL, AKILLI BİR İŞ MODELİDİR” “Sürdürülebilir Turizm” başlıklı günün son panelinde konuşmacılar, sürdürülebilirliğin yalnızca “yeşil bir slogan” olmadığını vurguladı. KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Başkanı Sertuğ Özkan: “Bugün turizm sektörü ciddi bir dönüşüm baskısı altında. Regülasyonlar, finansal sistem beklentileri ve değişen tüketici davranışları bu baskının temel unsurları. Türkiye’ye gelen ziyaretçiler artık çok daha seçici. İyi hizmet tek başına yeterli değil; konaklanan otelin enerjiyi nasıl ürettiği, atığını nasıl yönettiği gibi kriterler yeni nesil turistler için belirleyici hale geliyor. İklim odaklı turizm, yerel ekosistemlerle uyumlu turizm ve işin sosyal boyutu olmak üzere üç ana trendden söz edebiliriz. Yerel halkla ilişkiler, çalışan hakları, kapsayıcılık ve kültürel mirasın korunması bu çerçevenin en kritik başlıklarıdır.” Diversey Başkan Yardımcısı Alp Aksoy: “Sürdürülebilirliği yalnızca iklim perspektifinden ele alırsak, operasyonel gerçekleri gözden kaçırırız. Sektör, COVID travmasını çok hızlı unuttu. WTTC bugün yeni bir pandemi riskinden söz ediyor. Konaklama endüstrisi son 20 yılda yalnızca COVID döneminde daraldı ve bu hepimiz için ciddi bir travmaydı. Ancak bugün birçok otel, olası bir pandemi durumunda ne yapacağını, dezenfektan stoklarını veya tedarik zincirini hatırlamıyor. Operasyonel hafızayı korumak da sürdürülebilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.” Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Başkan Yardımcısı Melih Şimşek: “Sürdürülebilirliğin ilk ve en temel unsuru yapı güvenliğidir. 2025 yılında turistlerin yüzde 75’i konakladığı otellerde yeşil etiket aradı. Çünkü misafirler, vicdanen kaldıkları tesisin karbon ayak izini azaltmasını bekliyor. Türkiye olarak inşaat gücümüzü modüler yapılarla birleştirirsek, sürdürülebilir turizmi bir iyilik hareketi olarak dünyaya ihraç edebiliriz. Unutulmamalıdır ki sektörün hammaddesi doğadır; hammaddenizi yok ederek turizm yapamazsınız.” UN Global Compact Network Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele: “Global Compact olarak dünyada 20 binden fazla şirketi bir araya getiriyoruz. Sürdürülebilirlik, üç yıl uygulanıp ardından bir vakfa devredilecek bir sosyal sorumluluk projesi değildir. Asıl hedefimiz, sürdürülebilirliği bir ürüne dönüştüren, gelir yaratan ve bu modeli ihraç edebilen ölçeklenebilir yapılar kurmaktır. Veri toplamak bu sürecin temelidir. Taahhütlerinizi kamuoyuna şeffaf biçimde paylaştığınızda gerçek dönüşüm başlar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu akıllı kararları bugün almak zorundayız.” Verimli ve yoğun bir güne sahne olan TIF 2026’nın ilk günü “Türk Mutfağında Bir Yolculuk” isimli hoş geldin resepsiyonuyla tamamlandı.

Türk turizmi büyüyor: Hedef 68 milyar dolar Haber

Türk turizmi büyüyor: Hedef 68 milyar dolar

Türkiye Turizm Yatırım­cıları Derneği tarafın­dan bu yıl 5’incisi düzen­lenen Turizm Yatırım Forumu- TIF 2026-Tourism Investment Forum, sektör temsilcileri ve ya­tırımcıları İstanbul’da buluştur­du. Forumun açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Meh­met Nuri Ersoy, turizmi yalnızca rakamlarla değil, vizyon, çeşitli­lik ve nitelik odağıyla da ele aldık­larına dile getirerek, “Deniz, kum, güneş anlayışının ötesine geçen bir yaklaşımla, kültür ve inanç tu­rizmi, arkeoloji, doğa ve ekotu­rizm, gastronomi, sağlık ve ter­mal turizm, kongre ve fuar, kruva­ziyer ile kış turizmi gibi alanları devreye alarak ülkemize geniş bir ürün yelpazesi kazandırdık. Bu ürün çeşitliliğinin hitap ettiği farklı kitlelere ulaşmak için ay­nı anda pazar çeşitliliğimizi artır­dık. Bütün bu yoğun ve çok yönlü mesai başta nitelikli turist olmak üzere birçok kazanımı beraberin­de getirmiş, Türk turizmini birin­ci lige taşımıştır" dedi. “Gelir ve ziyaretçide rekora erişildi” Türkiye'nin artık küresel tu­rizm politikalarının ve yatırım kararlarının şekillenmesinde söz sahibi bir aktör haline gel­diğinin altını çizen Ersoy, “Hâlihazırda 2026 yılı için belir­lediğimiz 68 milyar dolarlık tu­rizm geliri hedefimiz doğrultu­sunda çalışmalara başladık. BM Dünya Turizm Örgütü verileri­ne göre, 2017'de dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler arasın­da 8’inci sırada olan Türkiye'nin 2024'te 4’üncü sıraya yükseldi" diye konuştu. Ersoy, geçen yıl tu­rizm gelirinin 65 milyar 231 mil­yon dolara, toplam ziyaretçi sayı­sının da 63 milyon 941 bin kişiye ulaştığını belirterek, “Turizm ge­lirinde olduğu gibi ziyaretçi sa­yısında da yeni bir rekora erişil­miştir” dedi. Bakan Ersoy, turiz­min dünyada artık bir hikâyeye dâhil olma, bir duyguyu paylaş­ma ve bir yaşam tarzını deneyim­leme sürecine dönüştüğünü vur­gulayarak, "Biz de bu farkında­lıkla TGA aracılığıyla 'mini dizi' stratejisini geliştirdik. Bugüne kadar 4 mini dizimizi hayata ge­çirdik. Bu çalışmaları sürdürerek yeni dizi projeleri gerçekleştir­meyi planlıyoruz" dedi. 2030’da gelir beklentisi 120 milyar dolara çıktı Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, dünya turizminin her geçen gün büyüdüğüne işaret etti. World Travel & Tourism Council'ın (WTTC) hesapladığı ekonomik etki çalışmalarına göre, seyahat ve turizm sektörünün 2024'te küresel ekonomiye 10,9 trilyon dolar katkı sağlarken, 357 milyon kişiye iş sahası açtığını dile getiren Narin, “Önümüzdeki 10 yıl için projeksiyonlar ise bu katkının 2035'te 16,5 trilyon dolara ulaşacağını söylüyor. İstihdam ise 462 milyon şeklinde bir projeksiyonla karşı karşıya bırakıyor bizi. Türkiye turizmde bu tablo içerisinde baktığımızda son derece güçlü bir şekilde yer alıyor" dedi. Türkiye’de ziyaretçi başına ortalama gelirin 757 dolardan 1020 dolara çıktığına işaret eden Narin, sözlerini şöyle sürdürdü: "TTYD olarak Turizmde Dönüşüm projemiz kapsamında yaptığımız modellemelerde turizm gelirlerimizin bir dönüşüm programıyla 2030'da 120 milyar dolara erişilebileceğini tahmin ediyoruz. Türk turizmi bir 'Sunset İndustry' değil. Birçok sektör değişime dönüşüme yenilebilir ama Türkiye'de turizm kalıcı ve temel bir sektördür. Çünkü bu ülke, tükenmeyen bir ürün çeşitliliğine sahip.” “İstanbul, iki yeni kültür sanat adası kazanıyor” Bakan Ersoy, "Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024'te imzalanan protokol kapsamında, İstanbul'un iki ikonik tren garını, kültürel ve toplumsal miras olarak da bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız. Böylece İstanbul'umuz iki yeni kültür sanat adası kazanmış oluyor." dedi. Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'ni de müze, tiyatro salonu, konferans salonu, atölyeler, kütüphane ve açık hava etkinlik alanlarını içeren bir kültür merkezi olarak insanlarla buluşturacaklarını kaydeden Ersoy, "Çok daha fazla eserin sergilenmesine olanak sağlayacak çağdaş müzecilik anlayışıyla Antalya Müzesi'ni de bölgede bir odak noktası haline getireceğiz" diye konuştu. “Ekosistemler gerekiyor” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat ise turizm sektörünün kaldıraç etkisinin olduğuna vurgu yaparak, “Mevcut yatırımcılarla, eğer daha önce ülkemize hiç gelmedilerse, Türkiye arasında realiteyle algı arasında bir bilgi asimetresi hala mevcut. O yüzden yatırımcılarla ilgili her zaman bununla ilgili ajandamız var, onlara mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ülkemizi ziyaret ettirmek. Çünkü ülkemize geldiklerinde aslında altyapımız üstyapımız, insan kaynağı, dinamizm ve benzeri yönünde bir pozitif etki olduğunu her zaman gözlemiyoruz" ifadelerini kullandı. Geçen yıla bakıldığında Türkiye'nin 11 ayda 12,4 milyar dolar doğrudan yatırım çektiğini ve bunun 2024'ün 11 ayına göre %27,6 artış demek olduğunu ifade eden Polat, "Uluslararası doğrudan yatırımcıların ve karar alıcıların karar mekanizmaları da değişiyor. Artık sadece maliyetler, teşvikler yeterli değil. Ekosistemler gerekiyor" diye konuştu vurguladı. “Turizme son üç yılda 2,2 milyar dolar kredi sağladık” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, sektörün küresel bazda 371 milyon kişiye istihdam sağladığını belirterek, "Böyle bir sektörün ülkemiz için de önemi yadsınamaz. Biz de ülkemizdeki önemine binaen yaklaşık son 3 yıldır turizm sektörüne yaptığımız yatırımlarla 2,2 milyar dolarlık bir krediyi sadece turizm sektörümüze kullandırdık. Bankamızın turizm sektöründeki pazar payı %9,38'den %12,6'ya çıktı. Kamu bankaları hariç tutulduğunda, özel sektör bankaları arasında %23,69'luk bir kredi payına sahibiz. Bu da özel bankaların turizm sektörüne kullandırdığı her dört liralık kredinin bir lirasını Türkiye İş Bankası'nın sağladığı anlamına geliyor" dedi, Aran, sektörde yaklaşık 3 milyar dolar tutarında teşvik belgeli yatırım projesi bulunduğunu, bankanın da bu tutardaki yatırımın tamamını finanse edebileceğini vurguladı. “KKTC’ye yatırımların devamlılığı önemli” KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC'ye bugüne yapılan yatırımların ve devamlılığının önemli olduğunu belirterek, "ADA Kıbrıs" projesiyle ve havayolları ile yapılan anlaşmalar sonucunda KKTC'ye gelen ziyaretçi sayısının arttığının altını çizdi. Yeni yatırımcıların ülkede yer almasıyla ilgili çok ciddi çalışmalar sürdürdüklerini sözlerine ekleyen Ataoğlu, "KKTC olarak ülkemize gelen yatırımcılara kapımızın her zaman açık olduğunu ve yapılacak yatırımcılara bürokrasi olarak engellerin olmadığını söylüyoruz" ifadelerini kullandı.

TTYD, Turizm Yatırımlarında Bürokrasiye Dikkat Çekti Haber

TTYD, Turizm Yatırımlarında Bürokrasiye Dikkat Çekti

Türkiye Turizm Ya­tırımcıları Derneği (TTYD), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıla­cağı dev bir organizasyo­na hazırlanıyor. Bu yıl 10– 11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Tourism Investment Fo­rum – TIF 2026 öncesi TTYD Başkanı Oya Narin, Başkan Yardımcısı Ali Gü­reli, Yönetim Kurulu Üye­leri Şerife Bilgili Ercan­türk, Emre Doruk, Üyeler Ece Demirpençe, Yase­min Pirinçcioğlu, Bora Er­cantürk ve Genel Sekreter Öykü Korkmaz’ın katılı­mıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda turizm yatırımından söz edildiğinde karşılaşılan zorluklara ilişkin soru­larımızı yanıtlayan Oya Narin, bürokratik süreç­lerin yumuşaması, kural­ların yolda değişmemesi ve tahsis sürelerinin uzun olması gerektiğini söyle­di. Turizm yatırımcısını en çok merkezi yönetim mi yoksa yerel yönetimle­rin mi zorladığını sordu­ğumuzda ise Narin, “Yeri­ne göre yerel yönetimler” yanıtını verdi. Bugüne kadar 70 milyar dolarlık yatırımın TTYD üyeleri tarafından yapıldı­ğını ifade eden Narin, tu­rizm yatırımcılığının zor­luklarından söz ederek, “10 sene, 15 sene, 20 sene geri dönüşü sabırla bek­leyen; hesap üzerine he­sap yapan, konjonktüre göre tekrar hesabını revi­ze eden, tüccar mantığıy­la değil adeta bir sevdalı mantığıyla, bir aşk gibi bu işi yapan insanlar. Bir ya­tırıma başladığınız zaman ‘Aman canım şimdi hesap­lar tutmuyor, ortada bı­rakayım’ deme lüksümüz yok” ifadelerini kullandı. Mısır proje yaptı, Türk yatırımcıları çağırdı Türk turizm yatırımcı­sının yatırım için Mısır’a davet edildiğini anlatan Narin, “Mısır muazzam bir proje ile sahneye çıktı. Gelin diyorlar. Onlara bi­ze gelecek, biz ona gidece­ğiz. Bizde de aynı imkanla­rın olması gerekiyor. Daha çok marka çıkarmamız la­zım” diye konuştu. “Türkiye markasını yurt dışına taşımamız gerekti­ği konusunda hep birlikte konsensüs içinde olursak o zaman katma değer yara­tacağız. Çünkü bu iş neti­cede bir algı meselesidir” ifadelerini kullanan Na­rin, medyaya da seslene­rek, “Turizmde olumlu ha­ber çok önemli. Yatırım­cı çok hassas kaçıveriyor” mesajı verdi. "Bu topraklarda iş yapan karşılığını vermeli" TTYD Başkanı Narin, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin (TÜRSAB), aralarında Airbnb ve Expedia’nın da bulunduğu 10 yabancı seyahat platformuna karşı erişim engeli talebiyle açtığı davaya ilişkin şu görüşleri aktardı: “Bu şirketlerin hepsinin Türkiye’de bir bürosunun olması, bir vergi numarası almaları lazım. Sorun da zaten bu. Yoksa hiç kimse uluslararası bir rekabette Türkiye’de bir firmanın olmasına karşı değil. Ama burada önemli olan bu firmaların acentelerimizle haksız rekabet yaratıyor olması. Çünkü burada vergi vermiyorlar. Burada işlem yapmıyorlar, yurt dışı üzerinden işlem yapıyorlar. Dolayısıyla TÜRSAB’ın attığı adım doğrudur. Bu topraklarda iş yapan herkes bu topraklarda ise bunun karşılığını vermeli.” “Temkinliyiz ama yatırıma devam edeceğiz” Turizm yatırımları konusunda, “Yatırımcıların gözü zaten burada ve tekrar geri geleceklerine inanıyorum” diyen Ece Demirpençe, “Biz de TIF gibi organizasyonlarla ya da farklı kanallarda sizlerin desteğiyle buradaki potansiyeli anlatmaya devam etmeliyiz. Yatırımların geri dönüşü, fizibilite konusunda eskisinden daha temkinliyiz. Sonuçta biz de yatırımcıyız, biz de döviz bazlı krediler kullanıyoruz. Dolayısıyla biraz daha temkinliyiz. Eskisi gibi fizibilitelere hızlı geri dönmüyor, bunun farkındayız ama sırtımızı dönüp gidecek değiliz. Burası bizim ülkemiz, bizim toprağımız. Yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Turizm teşvik belgelerinde düşüş olduğuna dikkat çeken Oya Narin de, buna karşın gastronomi tarafında hareketlilik beklediklerini ifade etti.

Oya Narin Yeniden TTYD Başkanı Seçildi Haber

Oya Narin Yeniden TTYD Başkanı Seçildi

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) 22. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 23 Mayıs 2025 Cuma günü Radisson Collection Hotel Vadistanbul’da düzenlendi. Türkiye'nin turizm sektörünün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği bu toplantıda başkanlık ve çeşitli kurulların seçimleri gerçekleştirildi. Oya Narin başkanlık görevine yeniden seçildi Seçimlerin sonucu olarak, Oya Narin tekrar oy birliği ile başkan seçilirken, 14 üyeli yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Ali Güreli, Naile Göçen Çukurova, Şerife Ercantürk, Mehmet Tevfik Nane, Hediye Güral Gür, Kaan Kavaloğlu, Banu Dedeman, Pelin Akın Özalp, Saim Emre Doruk, Ahmet Mete Vardar, Ömer Tosun, Mehmet Erdoğan, Mehmet Göçen ve Ayla Heyfegil. Yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevlerini ise Hediye Güral Gür, Ali Güreli, Naile Göçen Çukurova ve Mehmet Tevfik Nane üstlendi. 9 üyeden oluşan Yedek Yönetim Kurulu ise Aslı Çetinceviz, Ece Gürçay, Leyla Öner Günçavdı, Alper Aksoy, Ziya Alper Önder, Kasım Zoto, Erdem Tavas, Zeynep Silahtaroğlu ve Koza Yazgan'dan oluştu. "Turizm, yaklaşık 2 milyon kişiye iş imkanı sağlıyor" TTYD Başkanı Oya Narin, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, derneğin geride bıraktığı dönemdeki çalışmalarını değerlendirirken, sektörün ülke ekonomisine katkısına vurgu yaparak şöyle konuştu: "2024 yılı, Türkiye turizmi adına çok önemli bir yıl oldu. Ülkemiz 62,2 milyon ziyaretçi ağırlarken, 60,5 milyar dolar gelir elde etti. Bu performansla, turist sayısında dünya genelinde 5’inci, turizm gelirlerinde ise 7’nci sıradaki konumumuzu koruduk. Küresel ölçekte artan rekabete rağmen bu sonuçlar, sektörümüzün dayanıklılığı ve dinamizminin bir göstergesidir. Günümüzde turizm, doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Cari açığın kapanmasına ise net 56,3 milyar dolarlık katkı yapıyor. Orta Vadeli Program’da gelecek üç yıl için sırasıyla 64, 69 ve 74 milyar dolarlık turizm geliri hedeflenmiştir. Bu hedefler, sektörümüzün makroekonomik önemini bir kez daha ortaya koyuyor."

Turizmde Dijital Dönüşüm Hızlanıyor Haber

Turizmde Dijital Dönüşüm Hızlanıyor

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, dünya çapında turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 70’inin çevrim içi seyahat platformları aracılığıyla elde edildiğini paylaştı. Narin, geleneksel acentelerin sayısının azalırken, çevrim içi platformların hızla büyüdüğünü ekledi. Türkiye’de ise hem dijital seyahat platformlarının hem de geleneksel turizm acentelerinin sayısı artmaya devam ediyor. TURİZMDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM YAŞANIYOR Tüketici alışkanlıkları değişirken, seyahat planlamadan konaklamaya kadar birçok alanda dijitalleşme hız kazanıyor. Türkiye’de seyahat acenteleri, sundukları kişiselleştirilmiş hizmetlerle hala önemli bir konumda yer alıyor. Turizmde çeşitliliğin artırılması, yeni pazarların keşfi ve yıl boyunca turizmin devamlılığının sağlanması hedefler arasında bulunuyor. TURİZMDE 2027 HEDEFİ: 74 MİLYAR DOLAR GELİR 2024'te 60,5 milyar dolar gelir elde eden Türkiye, 2027’de 74 milyar dolar hedefliyor. "Gelen turist sayısında dünyada 5'inci sıradayız ve turizm gelirlerinde 7'nci sıradaki yerimizi koruduk" diyen Narin, turizmin hem istihdam yaratan hem de cari açığa büyük katkı sağlayan stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. AVRUPA’DA DA DİJİTALLEŞME ÖNE ÇIKIYOR Avrupa’da yaklaşık 76 bin seyahat acentesi faaliyet gösterirken, pazarda dijital platformların etkisi hızla büyüyor. Booking.com gibi devler, geleneksel acenteler için rekabeti artırıyor. 2023 verilerine göre, İspanya'da 9 bin 640, Almanya'da 9 bin 480, İtalya'da 5 bin 130 ve Birleşik Krallık'ta 4 bin 970 seyahat acentesi bulunuyor. Avrupa’daki pazarın, 2030’a kadar yıllık ortalama yüzde 8 büyümesi bekleniyor. TÜRKİYE TURİZMDE GÜÇLÜ BİR OYUNCU Türkiye, gelen turist sayısında dünyada 5’inci, gelirde ise 7’nci sırada bulunuyor. Seyahat acentelerinin bu ekosistemde kritik bir rol üstlendiğini belirten Narin, Türkiye’nin turizmdeki konumunu daha da ileriye taşımak için sürekli yenilik ve dijitalleşmenin gerekli olduğunu söyledi.

3. TÜRSAB Turizm Kongresi Görkemli Bir Açılışla Başladı Haber

3. TÜRSAB Turizm Kongresi Görkemli Bir Açılışla Başladı

Turizm sektörünün ufkunu açan, geleceğine ışık tutan projelere imza atan TÜRSAB’ın bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği TÜRSAB Turizm Kongresi Antalya’da başladı. 17-18 Şubat 2025 tarihleri arasında Antalya Gloria Golf Resort’ta "Eğitim, İletişim ve Dayanışma" temalarıyla düzenlenen kongreye 1500’ün üzerinde kayıt yapıldı. Kongrenin açılış konuşmalarını Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB Başkan Yardımcıları Hasan Eker ve Davut Günaydın, TTYD Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin ile TÜROFED Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı gerçekleştirdi. Üst düzey ve geniş bir katılımın olduğu kongreye; TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeleri, Disiplin ve Denetim Kurulu Üyeleri, Başkan Başdanışmanları, Bölge Temsil Kurulu Başkanları, İhtisas Başkanlarının yanı sıra basın mensupları, seyahat acentası temsilcileri, otelciler ile sektörün farklı alanlarında çalışan turizm profesyonelleri katılım gösterdi.  TÜRSAB BAŞKANI BAĞLIKAYA: "MESLEĞİMİZ SÜREKLİ ÖĞRENMEYİ GEREKLİ KILIYOR" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmin dünyanın en zor işlerinden biri olduğunu ve insanları mutlu etme hedefiyle icra edildiğini belirterek, "Biz turizmciler bu zor işi başarmaya çalışıp başkalarını mutlu ederken, onların hayallerini gerçekleştirirken çoğu zaman kendimize zaman ayıramayız. Kendimizi sıkça ihmal ederiz. Halbuki bizim de bilgimizi tazelemeye, trendleri takip etmeye, kendimizi geliştirmeye ihtiyacımız var. Mesleğimiz sürekli öğrenmeyi gerekli kılıyor. Meslek örgütü olarak en önemli görevlerimizden biri de meslektaşlarımızın sektörle ilgili güncel bilgilere ulaşmalarını sağlamaktır. Bu bilinçle yaptığımız çalışmaların en önemlisi de bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz TÜRSAB Turizm Kongresi’dir. Kongremize katıldığınız için burada bizlerle birlikte olduğunuz için hepinize şahsım ve kurumum adına canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.   FİRUZ BAĞLIKAYA: "İNSAN MERKEZLİ, İNSAN ODAKLI ANLAYIŞTAN ASLA VAZGEÇMEMELİYİZ" Turizmin küresel ve yerel ekonomiden ulusal ve uluslararası siyasete, dönemsel mevsim hareketlerinden çok daha uzun vadeli iklim değişikliklerine, ulaşımdaki gelişmelerden teknolojiyle birlikte farklılaşan tüketici beklentilerine kadar her konudaki gelişmeden etkilendiğine işaret eden Bağlıkaya, etkeni bu kadar çok olan bir sektörde başarıya ulaşmanın yolunun farklı pencerelerden olaylara bakarak fikir dünyamızı zenginleştirmekten geçtiğini kaydetti. Türkiye gibi güçlü bir şekilde turizme odaklanmış ülkelerin sektörü sadece bir ekonomik faaliyet alanı olarak değil aynı zamanda yerel kalkınmanın anahtarı olarak da gördüğünü vurgulayan Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: "Turizme sadece ekonomik kazanımlar üzerinden değil, sosyal açıdan da bakmamızda fayda var. Dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha iyi tanıması ve birbirlerini kucaklamasını sağlayan turizm barışı tesis eden yapısıyla da çok özel bir önem taşıyor. İnsan merkezli, insan odaklı anlayıştan asla vazgeçmemeliyiz." BAĞLIKAYA: "SEYAHAT ACENTALARI HÜNERLERİNİ ÇALIŞARAK GÖSTERİYOR" Sektörün; depremler ve pandemi gibi birçok badire atlattığını hatırlatan Bağlıkaya, "Hepsine direndik ve her musibetten ders çıkarıp daha iyiye daha güzele varmak için yolumuza devam ettik. Biz daha iyisini yapabileceğimizi biliyoruz. Biz ülkemizi dahada iyi bir konuma getirecek turizm sonuçlarını gerçekleştirecek güçteyiz. Bunun için hünerlerimizi hesaplamalar, istatistikler üzerinde değil büyüteceğimiz pazarlarda elimizde çantalarımızla koşturarak gösteririz. Tıpkı bugüne kadar olduğu gibi…" şeklinde konuştu. BAĞLIKAYA: "KONGREMİZ, MESLEĞİMİZİ YOK SAYANLARA EN GÜZEL CEVAPTIR" Seyahat acentacılığının kamu güvenliği kapsamında bir meslek olduğuna işaret eden Bağlıkaya, şunları kaydetti: "Kongremiz bizim bildiğimiz bu gerçeği bilmeyen ya da kabul etmeyen veyahut yok sayanlara verilen en güzel cevaptır. Yarım asrı aşan süreden bu yana ülkemiz turizminin gelişimi için çalışan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği olarak sektörümüzün geleceğine ışık tutma hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hızla değişen dünyada yeni fırsatlarla birlikte sorumluluklarımızda artıyor. Bizler bu durumun bilincinde ortak aklı öne çıkartacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz." DAVUT GÜNAYDIN: "DÜNYADAKİ BÜTÜN STRATEJİLERİ TAKİP EDİYOR, ONA GÖRE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ" Daha sonra söz alan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, "Siyasetçisinden filozofuna, tarihçisinden yazarına kadar herkes bizim meslekten bahsediyor. Dalay Lama, ‘senede bir kere bir yere seyahate gidin’ diyor. Bu güzel sözler varken biz hiçbir zaman boşta kalmayacağız. Kriz olduğunda hemen üstesinden geliyoruz. Kriz profesörü olduk" şeklinde konuştu. TÜRSAB’ın hayata geçirdiği çalışmaları aktaran Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyadaki bütün stratejileri takip ediyor ona göre çalışmalar yapıyoruz. Sağlık turizminde güzel çalışmalar yapıyoruz, her ili geziyoruz. Uçak bileti ile ilgili sorunları çözmek için çalışıyoruz. Üyelerimize yeşil pasaport için girişimlere başladık. Önümüzdeki günlerde görüşmeler gerçekleştireceğiz. Vizelerle ilgili yaşanılan sorunların çözümü için ilgili mercilerle neredeyse her hafta bir toplantı yaptık. Hala da çalışmalarımız devam ediyor. Ancak biz yurt dışından turist getirirken de vize sıkıntısı yaşıyoruz. Özellikle Hindistan, Irak gibi pazarlarda sorun yaşıyoruz. Bunları aşmaya çalışıyoruz. Türkiye’ye gelen turistin yüzde 80’ini seyahat acentaları ve tur operatörleri getiriyor. Turiste dair bütün sorumluluğu biz alıyoruz. O nedenle sizler Türk turizmine Allah’ın bir lütfusunuz." HASAN EKER: "KONGRE, ÜYELERİMİZE DOKUNDUĞUMUZ EN ÖNEMLİ FAALİYETLERİMİZDEN BİRİ" Kongrede konuşan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, 4 yıl önce "Eğitim, İletişim, Dayanışma" sloganıyla başlayan TÜRSAB Turizm Kongresine gösterilen ilginin kendilerini çok mutlu olduğuna değinerek, "Kongre, üyelerimize dokunduğumuz, fayda sağladığımız en önemli faaliyetlerimizden biri oldu. Katılım her sene daha da artıyor" dedi. Kongrede; arzı, talebi, pazarlamayı, ekonomiyi konuşarak geleceği daha iyi öngörmeye çalışacaklarını ifade eden Eker, şunları belirtti: "Üyelerimize yeni misyon ve vizyonlar kazandırarak gelişmeleri için çaba sabrediyoruz. Son yıllarda güçlükleri aşarak bugünlere gelen TÜRSAB sizlerin yanındadır. Kongreye emeği geçenlere ve destek verenlere teşekkür ediyor, verimli bir kongre dileklerimle saygılar sunuyorum." OYA NARİN: "TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ TURİZM HAMLESİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKİYOR" Konuşmasına Bolu’daki yangında hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek başlayan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, turizm sektörünün Türkiye ekonomisinin en büyük taşıyıcılarından biri haline geldiğini söyledi. Turizmde sağladığımız sürdürülebilir büyüme ile Türkiye’nin dünyanın önemli oyuncularından biri haline geldiğini hatırlatan Narin, birinci ve ikinci turizm hamlelerinin ardından üçüncü turizm hamlesini gerçekleştirmesi gerektiğini kaydetti. Bunun için yeni bir plan ve program yapılması gerektiğinin altını çizen Narin, şunları kaydetti: "Suudi Arabistan gibi, Yunanistan gibi rakipler yeni bir vizyona girmemiz gerektiğini hatırlatıyor bize. Pazarlama çalışmalarına önem verilmesi gerekiyor. 2023 yılında TTYD’nin projeksiyonu 132 milyar dolar gelir elde edeceğimizi göstermektedir. Türkiye’nin turizm potansiyelini artırmak ve için daha çok çalışmalıyız. Sizlerin ortaya koyduğunuz vizyon, turizmin geleceğini şekillendirecek. Bu yüzden TTK önemli bir işlev üstleniyor." TÜROFED BAŞKANI ERKAN YAĞCI: "YENİ BİR REKABET ORTAMINDAYIZ" Kongrenin açılış konuşmacıları arasında yer alan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Dr. Erkan Yağcı konuşmasına bu ve benzeri kongrelerin sektör için ne kadar önemli olduğunu belirterek başladı. Turizm sektörünün bir değerler zinciri oluşturduğunu ve seyahat acentaları, rehberler, yeme-içme üniteleri, ulaşım ve otellerin sektörün bir parçası olduğunu ifade eden Yağcı, şöyle devam etti: "Hepimiz bu zincirin içinde bir değer oluşturuyoruz. Hepimizin ayrı bir rolü var. Bu roller turistin çok daha güvenilir şekilde tatil yapmasına olanak tanıyor. TÜRSAB kanunla kurulan, sektörü temsil eden en önemli kurumlarından biri. 2024 yılında 62 milyon turist, 60 milyar dolar turizm geliri elde etti. Bunlar sektör için çok önemli rakamlar. Türkiye turizminin ne zorluklardan bugünlere geldiğini hepimiz biliyoruz. 40-50 milyonlara çıkmak zor oldu ama 70-80 milyonlara çıkmak daha da zor olacak. Çünkü eskiden Mısır, Tunus rakip setiyle rekabet ederken bugün artık İspanya, İtalya, Yunanistan ile rekabet ediyoruz. Yeni bir rekabet ortamındayız. Yurt dışında Türkiye ile ilgili çıkan her olumsuz haber bizim gündemimizde olmalı. Olumsuz haberlere karşı hep beraber çalışmalıyız. Bu büyüklüğe gelen sektörü yönetmek çok zor. Vizyon, zihniyet değişikliğine gitmemiz gerekiyor." KONGRE BİRBİRİNDEN ÖNEMLİ PANELLERLE DEVAM EDİYOR Açılış konuşmalarının ardından panellere geçildi. İki gün sürecek kongrede; havacılık sektörünün turizmin geleceğindeki rolü, sağlık turizminin gelişimi, seyahat ve turizmin tarihsel süreçteki dönüşümü, kültürel mirasın turizmle etkileşimi, turizmde tüketici sorunları ve güvenliğin gibi önemli başlıklar ele alınacak. Ayrıca, çevrenin turizm ekonomisine etkisi ve sektöre yönelik yasal düzenlemeler kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek. Kongre süresince workshoplar da düzenlenecek.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.