Hava Durumu

#Otel

TOURISMJOURNAL - Otel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu Haber

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu

Ortadoğu'da tırmanan gerilim, 2026 turizm sezonuna büyük umutlarla hazırlanan Antalya ve çevre illerdeki tüm hesapları altüst etti. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları, sektörün 'üç bayram bir arada' olarak adlandırdığı Nevruz, Paskalya ve Ramazan Bayramı stratejisini doğrudan vurdu. Mart ortasıyla birlikte başlaması beklenen yoğun turist akışı, bölgedeki güvenlik endişeleri ve sınırların kapanmasıyla bıçak gibi kesilirken, özellikle İranlı turistlerin can damarı olan Nevruz operasyonları tamamen durma noktasına geldi. Akdeniz Çanağında Nevruz Beklentisi Sıfıra İndi Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, kısa vadede genel bir turizm hareketini Antalya'da beklemenin mayıs ortasına kadar zor olduğunu belirterek, "Orada kısa bir periyotta hareketlilik var. Fakat özellikle 22 Mart'tan sonra bu hareketlerin düştüğünü görüyoruz" dedi. Nevruz döneminden bir beklenti içinde olmanın bölge genelinde mümkün olmadığını ifade eden Ercan Çek, çatışma ortamının etkilerini şu sözlerle özetledi: "Bu durumun en çok etkilediği bölgeler, Van oldu. Orada çok ciddi turizm hareketliliği vardı. Sınırlar kapandığı için Antalya dışında bundan etkilenen bölgeler olduğunu görüyoruz. Akdeniz çanağında nevruzdan sıfır beklenti içerisindeyiz." Paskalya döneminde Avrupa'dan da yeni bir akışın zor olduğunu dile getiren Çek, süreci takip ederek yeni sezon hazırlıklarını buna göre yapacaklarını vurguladı. Mevcut durumu, "Bayramda ufak bir hareketlilik deyip, nevruzda ve paskalyada bir şey beklemeden süreci takip etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok" şeklinde değerlendiren Çek, savaşın sınır komşularımızda yaşanması nedeniyle bu durgunluğun doğal olduğunu ekleyerek, "Beklediğimiz yoğun akış yok. Çok büyük iptal yok en azından Antalya çanağında. Ama iptal talepleri var. Bu süreç aylarca sürerse özellikle Avrupa'dan rezervasyon akışının çok iyi gitmeyeceğini düşünüyorum. Rusya yüzde 50 azalarak gelse de Rusya'da akış devam ediyor" dedi. Savaş Ortamı 'Güvenli' Psikolojisini Zayıflattı Eski POYD Başkanı Ali Kızıldağ ise geçmiş yıllarda daha yoğun geçen Nevruz dönemlerinin, ambargolar ve mevcut savaş ortamı nedeniyle artık tamamen bittiğini belirtti. Kızıldağ, "Ancak son yıllarda İran'a uygulanan ambargo ve başka nedenlerden dolayı nevruzda kısmen de olsa bir zayıflama görülüyordu. Ancak bu savaş ortamında bunu sıfır düzeyinde düşünebiliriz. Belki İran dışında yaşayan İranlıların ufak tefek seyahatleri olabilir. Ancak paket olarak hazırlanmış, acenteler, tur operatörleri tarafından organize edilen bir nevruz operasyonu olmayacak. Bizim açımızdan da bu ciddi bir kayıp" değerlendirmesinde bulundu. İç pazar için Ramazan Bayramı ve ara tatil birleşmesinin bir umut olduğunu ancak coğrafyadaki gerilimin yerli turisti de etkilediğini kaydeden Kızıldağ, "Ancak mart ayında iklim koşulları ne gösterir bilemiyoruz. Tatilciler artık bazı planlarını günlük meteorolojik verileri de analiz ederek yapıyor. Bir de özellikle şu anda coğrafyada yaşanan sıkıntılar, bunun yarattığı güvensiz psikoloji, tahmin ediyorum iç pazarda da beklediğimiz performansı almamızda sıkıntı yaratabilir. Önümüzde bir 10 gün var. Bu 10 günlük süreç son dakika rezervasyonlar açısından bir beklenti. Ancak şu ana kadarki performansın çok iyi olduğunu söyleyemeyiz. Bu son 10 gündeki gelişmelere bakıp, herhalde bayramdan sonra değerlendirmek daha doğru olacak" diye konuştu. Rakip Ülkeler ve Pazar Payı Yarışı Beş yıldızlı otel genel müdürü İsmail Çağlar da rezervasyonların beklentilerin altında kaldığını belirterek, bölgesel ateş çemberinin turizmi vurduğunu şu sözlerle aktardı: "Yaz sezonu gelmek üzere ve tüketiciler tercihte bulunacak; Ramazan Bayramı mı, Kurban Bayramı mı diye. Rezervasyonlar kötü değil ama beklentimizin altında. Malum bu dönem için otellerde nevruz için de bir kapasite ayrılıyordu. Savaş öncesi son dakikaya kadar bu süreci takip ettik fakat maalesef İran-İsrail-ABD savaşı, Nevruz operasyonunu tamamen sıfırlamış görünüyor. Nevruz bu sene için gerçekleşmeyecek. Tabii bu arada ümit ederiz savaş da bir an önce sonlanır. Ülkemiz tamamen bir ateş çemberinin altında. Bu da turizm hareketliliğini olumsuz etkiliyor." Çağlar, Mısır ve Yunanistan'ın bu dönemde en büyük rakipler olduğunu ekleyerek Paskalya ve Rus bayramı odaklı çalışmalara odaklandıklarını kaydetti. Boş Kalan Odalar Yerli Turist İçin Avantaj Oldu Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel ise yurt dışı rezervasyonlarındaki düşüşün yerli turist için bir fiyat avantajına dönüştüğünü ifade etti. Özel, "Yurt dışından rezervasyonlarımız ciddi ölçüde azaldı. İran-İsrail-ABD savaşı bizi ciddi anlamda etkiliyor. Tam da İranlıların tatile geldiği nevruz dönemine denk geldi. Ciddi rezervasyon aldığımız, şehir merkezindeki otellerin canlandığı, İranlı turistlerin de şehir merkezlerinde vakit geçirmeyi sevdiği bir dönemdi. Ne yazık ki şu anda o yok. Paskalya dönemi yine bu döneme denk geliyor. Yurt dışından yine ciddi anlamda rezervasyon düşüşleri görüyoruz, takip ediyoruz. Yerli turist açısından da bayramın iyi geçeceğini düşünüyoruz. 4 günlük programlarda şehir merkezinde oldukça uygun fiyata kalabilirler. Yerli turist için bu biraz avantaj. Fiyatlar da çünkü geriye geldi. İran pazarından ve paskalya dönemindeki bölümden boş kalan oteller, fiyatlarında indirim yaptı. Çok uygun fiyatlara tatil imkanı, şehir merkezinde her zaman var" diyerek yerli turiste çağrıda bulundu.

Antalya turizmi bayrama hazır: Otellerde tam doluluk bekleniyor Haber

Antalya turizmi bayrama hazır: Otellerde tam doluluk bekleniyor

POYD Başkanı Saatçioğlu, Ramazan Bayramı öncesi Antalya'daki otellerin doluluk oranları, erken rezervasyon hareketliliği ve sektörün nitelikli turist hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bayram dönemlerinin turizm sektörü açısından her yıl önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle Antalya'daki tesisler için bu dönemin verimli geçtiğini ifade etti. Türkiye'de yılda iki kez bayram döneminde turizm hareketliliğinin arttığını kaydeden Saatçioğlu, yakın destinasyonlardan gelen turistlerin Antalya'yı tercih ettiğini dile getirdi. Saatçioğlu, "Türkiye'de senede iki defa bir bayram şöleni oluyor. Bu nedenle her bayram turizmciler için kısa da olsa uzun da olsa oldukça verimli geçiyor. Özellikle Antalya'daki oteller için önemli bir dönem. Yakın bölgelerde yaşayan insanlar ağırlıklı olarak gelebiliyor. Bir saatlik uçuş mesafesinde bulunan destinasyonlardan Antalya tercih ediliyor. Ramazan Bayramı'nın çok verimli geçeceğinin sinyalini şimdiden almış durumdayız" şeklinde konuştu "Açık otellerde yüzde 95-100 doluluk bekliyoruz" Antalya'nın sezonluk bir destinasyon olduğunu hatırlatan Saatçioğlu, kentte turizm sezonunun genellikle 1 Nisan'da başladığını ve 31 Ekim'e kadar sürdüğünü dile getirdi. Bu dönem dışında otellerin büyük bölümünün kapalı olduğunu ifade eden Saatçioğlu, bayram döneminde açık olan tesislerde yoğunluk yaşanacağını belirtti. Saatçioğlu, "Antalya sezonluk bir yer. Genelde 1 Nisan'da sezonu açarlar, 31 Ekim'de kapatırlar. Bu dönem dışında işletmelerin yaklaşık yüzde 70'i otellerini kapatıyor. Ancak açık olan otellerde yüzde 95, hatta yüzde 100'e ulaşabilecek doluluk oranlarını- yakalayacağımızı düşünüyoruz. Bayram tatilinde misafirlerimiz ağırlıklı olarak iç pazardan olacak" diye konuştu. "Hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" Ramazan Bayramı tatilinin 19 Mart itibarıyla başlayacağını hatırlatan Saatçioğlu, tatilin uzama ihtimalinin turizm açısından avantaj oluşturabileceğini de sözlerine ekledi. Bayramın ardından Paskalya tatilinin başlamasının da sektöre olumlu yansıyacağını belirten Saatçioğlu, "Bayram tatilinin muhtemelen uzayacağını ve bir hafta ya da bir buçuk haftaya yayılacağını düşünüyoruz. Hemen ardından Paskalya Bayramı'nın gelmesi turizmciler açısından sevindirici bir gelişme. Bu nedenle hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Erken rezervasyonlar geçen yılın üzerinde Erken rezervasyonların sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, bu yılki rezervasyonların geçen yılın üzerinde seyrettiğini söyleyerek, "Şu anda aldığımız erken rezervasyonlar tatmin edici seviyede. Geçen yılın yaklaşık yüzde 5 ile yüzde 10 üzerinde seyrediyor. Bu durum bizi sevindiriyor" dedi. "Daha fazla değil, daha nitelikli turist" Turizm sektöründe artık yalnızca turist sayısının değil, turist başına harcamanın da önem kazandığını belirten Saatçioğlu, sektörün hedefinin nitelikli turisti artırmak olduğunu belirtti. Saatçioğlu, "Türkiye'nin fiyat politikasını, euronun stabil kalmasını ancak Türk lirasının enflasyon baskısı altında olmasını dikkate aldığımızda artık daha çok turistten ziyade ortalama harcaması yüksek olan nitelikli turisti ağırlamayı hedefliyoruz. Bu nedenle geçen yılın rakamlarını yakalasak bile ortalama fiyatımızı yükselttiğimizde hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.

Otel banyolarındaki mini şampuanlara son Haber

Otel banyolarındaki mini şampuanlara son

Avrupa Birliği’nin Ambalajlar ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü olarak bilinen (AB) 2025/40 sayılı düzenleme, Şubat 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Düzenleme, Ağustos 2026’dan itibaren tüm AB üyesi ülkelerde uygulanacak. Tüzüğün temel hedefleri arasında ambalaj atıklarını azaltmak, yeniden kullanım ve geri dönüşümü teşvik etmek ve AB iç pazarında ortak kurallar oluşturmak yer alıyor. Bu kapsamda, özellikle gastronomi ve konaklama sektörlerinde atık yoğunluğu yüksek uygulamalara yönelik özel yasaklar öngörülüyor. OTEL MİNİ ŞAMPUANLARI 2030’DA YASAKLANIYOR Düzenlemenin eklerinde yer alan hükümlere göre, 1 Ocak 2030’dan itibaren otel odalarında sunulan tek kullanımlık kozmetik ve hijyen ürünlerinin ambalajları kademeli olarak yasaklanacak. Bu yasak; mini şampuan ve duş jeli şişeleri, losyonlar, tıraş ve diş bakım setleri gibi bir defalık kullanım için üretilmiş ürünleri kapsıyor. Yani otel banyolarında standart olarak sunulan küçük plastik şişeler ve paketler artık piyasaya sürülemeyecek. DETAYLAR İÇİN EK REHBER BEKLENİYOR Hangi ürünlerin tam olarak yasak kapsamına gireceği henüz tüm ayrıntılarıyla netleşmiş değil. Avrupa Komisyonu’nun, düzenlemenin eklerini rehberler ve örneklerle açıklaması ve olası istisnaları belirlemesi bekleniyor. Bu açıklamanın Şubat 2027’ye kadar yayımlanması planlanıyor. Bu süreçte, otel işletmeleri ve tedarikçilerin 2030’da başlayacak yasaklara uyum sağlayabilmeleri için hazırlık yapmaları amaçlanıyor. Genel ilke ise net: Otel odalarında kullanılmak üzere tasarlanmış tek kullanımlık ambalajlar aşamalı olarak kaldırılacak. Yeni düzenleme, kozmetik ürünlerin kendisini değil, tek kullanımlık ambalajlarını yasaklıyor. Bu nedenle otel misafirleri tamamen bakım ürünlerinden mahrum kalmayacak. Birçok otelin hâlihazırda uyguladığı gibi, yeniden doldurulabilir sabit sistemler yaygınlaşacak. Düzenlemede “konaklama sektöründe kullanım için üretilmiş ambalajlar” ifadesi yer alıyor. Bu nedenle, market ve eczanelerde satılan kişisel seyahat boyu ürünlerin doğrudan yasak kapsamında olmadığı belirtiliyor.

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede Haber

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede

AKTOB Başkanı Kaan K. Kavaloğlu ev sahipliğinde, bugün Antalya Kremlin Palace Hotel’de düzenlenen yemekli toplantıda, turizm sektörü temsilcileri turizm sektöründeki geliişmeleri değerlendirdi. Turizmin yeni yol haritasını açıklayan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin artık ziyaretçi sayısından çok kişi başı gecelik gelire odaklandığını söyledi. "Türkiye Küresel Pazarda Gücünü Korudu" Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel turizm verileri hakkında bilgi verdi. Kavaloğlu, dijitalleşme ve yapay zekanın turizme etkilerinden, Baltık pazarı ve bisiklet turizmine ilişkin genel değerlendirmelerde bulundu. Letonya, Litvanya ve Estonya pazarlarının istikrarlı büyüme gösterdiğini, Litvanya pazarının 2025 yılında yüzde 161 artışla 250 bin ziyaretçiyi aştığını söyledi. Baltık turistlerinin kişi başı yaklaşık 1.100 Euro harcama potansiyeliyle önemini ifade etti. Kavaloğlu, 2025 yılının küresel turizm açısından tarihi bir eşik olduğunu belirterek, uluslararası turist sayısının 1 milyar 523 milyona ulaştığını ve küresel turizm gelirlerinin yüzde 5 artışla 1,9 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ise yüzde 6’lık gelir artışıyla küresel pazardaki güçlü konumunu koruduğunu söyledi. "5 Yılda 125 USD Gelir Hedefi Yakalayabiliriz" AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin turizm vizyonunda nitelikli büyümenin öncelik haline geldiğini ifade etti. Kavaloğlu, geçmiş yıllarda 80 dolar bandında seyreden ortalama gecelik gelirin bugün 110 dolara yaklaştığını ifade ederek, bu artışın sürdürülebilir bir gelir modeline geçişin göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın önemli turizm destinasyonları olan İspanya ve Fransa'da ortalama gecelik gelirin 125 dolar seviyesinde olduğunu, Antalya’nın bu seviyeyi beş yıllık süreçte yakalayabileceğini dile getirdi. Turizmde dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. “Turizm sadece otel değil” Antalya turizminin başarısının yalnızca konaklama tesisleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Kavaloğlu, sektörün geniş ve birbirine bağlı bir yapıdan oluştuğuna dikkat çekti. Turizmi bir ekosistem olarak tanımlayan Kavaloğlu, havalimanında görev yapan emniyet personelinden otelde misafiri karşılayan çalışanlara, kat hizmetlerinden mutfak ekiplerine kadar herkesin bu zincirin parçası olduğunu söyledi. "Turizmin Geleceği Yapay Zekada" Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. "Kavaloğlu’ndan Sektöre Uyum ve İş Birliği Çağrısı" Kavaloğlu, turizmde kalıcı gelir artışı için tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, transfer şirketlerinden seyahat acentalarına, tur operatörlerinden yer hizmetleri personeline kadar geniş bir yapının koordinasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi.

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor Haber

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor

Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB); bir turistin 1 günlük her şey dahil sistemde 5 yıldızlı otele ödeyeceği ücret ile şehir merkezinde turistik bir otele ödeyeceği ücret, şehir merkezi gezisi ve harcamalarının 2020 ile 2026 yılları arasındaki farkına yönelik bir çalışma yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan ANTOB Başkanı Alp Özel, şehir merkezi bakımından fiyatların 2020 yılına göre yükseldiğini söyledi. Özel, 2020 yılında ATSO meslek komitesinde yaptıkları hesaplamalarda, kent merkezindeki otellerde konaklayan bir turistin harcama ortalaması 80-82 avro iken, bugün 180 avroya yükseldiğini, 5 yıldızlı her şey dahil otellerde ise o gün 130 avro civarı olan kişi başı ücretin bugün de aynı seviyelerde olduğunu belirtti. Özel, “O dönem meslek komitemizde, 5 yıldızlı otelde konaklayan bir turistin verdiği parayla, şehir merkezinde alabileceği hizmeti sorgulamış, 770 TL ve o günkü kura göre yaklaşık bu 80-82 avro civarına geldiğini hesaplamıştık" dedi. "TL OLARAK ARTIŞ VAR" Alp Özel; Bugün yapılan hesaplamalara göre şehir merkezinde bir turistin konaklama ücreti ise 1500 TL'den başladığını, 2020'deki aynı kalemleri hesapladığımızda 9 bin TL'lik bir fiyatın çıktığını bunun da 180 avroya denk geldiğini ifade etti. Avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kata yakın artışın söz konusu olduğunu ve 2020'de esnafın o fiyatlarla para kazandığını ama bugün esnaf ve şehir merkezindeki otelciler kazanamadığını söyledi. "ESNAF VE ŞEHİR MERKEZİNDEKİ OTELLERİN PARA KAZANAMAMA SEBEBİ YENİ OTEL YATIRIMLARI" Bu sorunun en büyük nedeninin 5 yıldızlı otellerin sayısındaki artış olduğunu söyleyen Özel, “Katma değer gibi gözükse de artık Antalya'da 5 yıldızlı otel sayısı çok fazla ve şehir ekonomisine zarar veriliyor. Aralarında çok ciddi rekabet var. Haddinden fazla yatak kapasitemiz var ve yatak kapasiteleri doldurulmak için fiyatlar aşağı çekiliyor, 2020 fiyatlarına göre satış yapabiliyor. Çünkü çok fazla miktarda yatak var ellerinde. Karlılıklarından da feragat ediyorlar. Yani neticede esasında para kazanamayıp maliyetine satış yapmak durumunda kalıyorlar. Bu da şehir merkezine turistin gelmesini engellemekte" dedi. YENİ OTEL YATIRIMLARI YERİNE ESKİ TESİSLERİN YENİLENMESİ TEŞVİK EDİLMELİ Şehir merkezindeki küçük ve orta ölçekli otellerin boş kalması her kesime olumsiz yansıdığını ifade eden Özel, “Şehirdeki esnaf para kazanamıyor. Çünkü eskisi gibi şehirde turist yok, nakit akışı yok. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmanın tek yolu yatak sayımızı artırmayı durdurmamız lazım. Arz-talep dengesi ticaretin birinci kuralıdır. Talep sabit kalmakla beraber arzımız katlanarak artıyor. Her yıl görüyoruz ki yeni oteller açılıyor. Buna dur dememiz lazım. Yoksa bu şehir ciddi anlamda büyük bir krize gitmekte. Teşvik ve tahsisin kaldırılması lazım. Antalya gelişimini bu noktada tamamladı. Bu gidişatı yavaşlatmak, durdurmak, elimizdeki fazla yatak kapasitesinin nitelikli turistle buluşabilmesi için bölgemizde tahsislerin, teşviklerin kaldırılması eğer verilecekse de turizmin gelişmekte olan noktalarına ve lüzumlu noktalarına verilmeli. Şehrin nitelikli turistle buluşması için yapılacak yatırımların teşviki çok daha değerli. Şehrimiz çok ciddi kan kaybediyor, düşük faizli krediler verilerek, kadim işletmelere renovasyon kredilerinin çok acil çıkmasını istiyoruz" dedi. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ OTELLER MALİYET BASKISI NEDENİYLE SIKINTIDA ANTOB'un raporunda, Antalya ekonomisini ayakta tutan küçük ve orta ölçekli otellerin boş kaldığı, maliyetlerin yarattığı baskı ve sınırlı kapasite nedeniyle fiyatlarını çoğu zaman maliyetin altına indirmek zorunda kaldığı belirtilerek, konuyla ilgili Özel şunları söyledi: “Şehir merkezine gelen turistin harcama eğilimi düşmekte, nitelikli turist için şehir merkezi cazibesini kaybetmektedir. Esnafın cirosu her geçen gün erimekte, karlılık yok olmakta, geliri büyük oranda turizm olan bu şehirde yoksulluk çarşının tam ortasında en yoğun şekilde hissedilmektedir. Bu geçici bir mesele olmadığı gibi, turizmin kentten koparılması anlamına gelmektedir. Bu, Antalya'nın ekonomik damarlarının yavaş yavaş kurutulmasıdır. Bir önce önce vahşi turizm yatırımlarının, kontrolsüz yeni otel yapma iştahının acilen durdurulması gerekmektedir. Antalya'da yapılan her yeni otel yatırımı, her ilave yatak kapasitesi; Antalya turizminin tabutuna çakılan bir çividir. Yatak kapasitemizin kontrol dışı artması altyapı başta olmak üzere karayolları ve belediye hizmetlerinin artmasına da sebep olmaktadır. Eğer bu gidişat kontrol altına alınmazsa; 5 yıldızlı oteller düşük karlılıkla dolarken, şehir merkezi karanlıkta kalacaktır. Turizm, yalnızca otel odalarında değil; sokakta, restoranda, dükkanda, kent yaşamının tamamında var olmalıdır. Aksi halde, vahşi otel yatırımcılarının her şey dahil ile sisteme soktukları ilave yatak kapasitesi en başta şehir otellerini, ardından şehrin esnafını, işletmelerini ve sosyal hayatını, yani koskoca bir şehri yok edecektir. Bu tablo raporlanmalı, yok olan şehir ekonomisini kurtarmak için tüm dinamikler ayağa kaldırılmalıdır."

Uğursal Uğur: Türkiye, Skål International’da Büyük İvme Kazandı Haber

Uğursal Uğur: Türkiye, Skål International’da Büyük İvme Kazandı

Uğursal Uğur: “Türkiye, Skål International’da Son Yıllarda Çok Ciddi Bir İvme Kazandı” Skål Türkiye Ülke Direktör Yardımcısı Uğursal Uğur, Antalya başta olmak üzere Türkiye’deki Skål kulüplerinin gerçekleştirdiği etkinliklerle dünya çapında büyük ses getirdiklerini, son beş yılda Türkiye’nin, Skål International hareketi içinde ciddi bir ivme kazandığını söyledi. “Skal Türkiye Ülke Direktör Yardımcılığı görevine devam ediyorum” Skål International Antalya Kulübü’nde iki dönem boyunca, toplam dört yıl başkanlık görevini yürüten Uğursal Uğur, geçtiğimiz hafta sonu The Marmara Antalya’da düzenlenen törenle görevini mevcut yönetim kurulu başkan yardımcısı Erdoğan Turan’a devretti. Böylece Skål Antalya Başkanlığı görev süresi sona eren Uğur, Skål International bünyesindeki diğer uluslararası görevlerine devam ettiğini açıkladı. Bunlardan ilki Türkiye Ülke Direktör Yardımcılığı görevi olurken, bu görevin Türkiye’nin Skål International’da uluslararası alanda temsili anlamına geldiğini ve doğrudan İspanya merkezle bağlantılı olarak yürütüldüğünü vurguladı. “İkinci görevinin ise Skål International’ın İspanya merkez odaklı global sponsorluk komitesinde üyelik olduğunu belirten Uğur, bu komitenin dünya genelindeki sponsorlukların bulunması ve doğru şekilde yönetilmesinden sorumlu olduğunu dile getirdi. Uğur: “2026 yılı sonunda inşallah ülke direktörlüğü görevi gelecek, görevimizi en iyi şekilde sürdürerek Türkiye’yi Skål International’da daha güçlü bir şekilde temsil edeceğimize inanıyorum” dedi. “Türkiye’deki Skål kulüplerinin gerçekleştirdiği etkinlikler dünya çapında büyük ses getirdi” Skål International içinde Türkiye’nin konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğur şunları söyledi: Geçmiş 10 yıl öncesine kadar Türkiye uluslararası alanda zaman zaman negatif algılanıyordu. Özellikle turizm sektöründe toplam kalitede ilerlememiz ve Skål International’da Skål Turkiye Federasyonumuzun, özellikle de Skål Antalya’nın etkin çalışmaları sayesinde çok ses getirmeye başladı ve çok ciddi bir ivme kazandı. Dünya genelinde Skål International bünyesinde 75 ülkede, 300 kulüpte toplam 12 bin 500 profesyonel üyenin bulunduğunu aktaran Uğur, profesyonel Skål dünyasında Skål Türkiye’yi ve Skål Antalya’yı bilmeyen neredeyse hiçbir üye yok. Geçtiğimiz yıl Skål International’a “Antalya Destination” olarak bir marketing sponsorluk yaptık. Özellikle Antalya’nın tanıtım videoları şu anda dünya genelindeki tüm Skål profesyonellerinin karşısına çıkıyor. Yerimiz çok iyi.” “Türkiye’nin Skål International’daki temsil gücü çok yüksek” Skål International yönetim kurulunda Türkiye’yi temsilen ülke direktörü olarak Deniz Anapa’nın yer aldığını ifade eden Uğur, Anapa’nın uzun yıllardır Skål üyesi olduğunu, geçmiş dönemde İstanbul Kulübü Başkanlığı ve federasyon başkanlığı görevlerinde bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin Skål International’daki temsil gücünün oldukça yüksek olduğunu dile getirdi. “En büyük hedeflerimizden biri Skål International Dünya Kongresi’ni yeniden Türkiye’ye kazandırmak” Önümüzdeki dönem projelerine de değinen Uğur, en büyük hedeflerinden birinin Skål International Dünya Kongresi’ni 2028 yılında yeniden Türkiye’ye kazandırmak olduğunu söyledi. 2024 yılında İzmir’de gerçekleştirilen Dünya Kongresi’nin ardından bu büyük organizasyonu tekrar ülkeye getirmek için çalıştıklarını belirten Uğur, Skål Konya Kulübü’nün bu konuda çok yoğun bir çaba gösterdiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl 10–14 Ağustos tarihleri arasında Skål International’ın üst düzey yönetim kadrosunun Konya’da dört gün boyunca ağırlandığını aktaran Uğur, 2028 Yılında Konya’nın dünya kongresine aday olacağını belirtti. Konya’nın kültür, inanç ve doğa turizmi açısından sahip olduğu değerlerin özellikle yabancı yöneticiler üzerinde büyük etki yarattığını vurgulayan Uğur, Mevlana, Kelebekler Vadisi, Kongre Merkezi ve tarihi zenginliklerin ön plana çıkarıldığını ve konukların şehirden son derece etkilenmiş şekilde ayrıldığını söyledi. Hemen ardından, yine geçen yıl 21 – 26.Ekim tarihleri arası 2025 Dünya başkanı, 2026 Dünya Başkanı, Başkan Yardımcısı ve İspanya ülke direktörünü Antalya’ya davet ettiklerini, ATF25 Antalya Turizm Fuarında SKAL TÜRKİYE olarak 48 m2 stant açarak, tüm Skal üyelerini ağırladıklarını, bu sırada Antalya’nın tarihi yerleri, doğal güzellikleri, gurme restoranlarını, eğlence mekanlarını gezdirdiklerini belirten Uğur, 27 Ekim 2025 tarihinde Skal İstanbul kulübümüzün her yıl düzenlediği SKALITE galasına da İstanbul’da katılım sağladıktan sonra, ülkelerine çok memnun ve etkilenmiş şekilde döndüklerini belirtti. 2028 yılı Dünya Kongresi adaylığında Skal Konya’nın güçlü bir konumda olduğunu belirten Uğur: ” Öncelikle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuya destek verdiği için teşekkür ederim. Skal Türkiye Federasyon Başkanımız Emre GEZGİN, Ülke Direktörümüz Deniz ANAPA, Skal Konya Başkanımız Fatih İŞKİN, Konya’daki Skal kulüp üyelerimiz, turizm profesyonelleri ve tüm kurumlar bu konuda çok çalıştılar. Her Skål toplantısında Konya konuşuluyor. Bu çok önemli bir değer. Kongrenin Konya’da gerçekleşme ihtimali oldukça güçlü. Konya’da olmasa bile Skål Antalya da adaylığa hazır. Bu iki kulüpten biri için Dünya Kongresi’ni Türkiye’ye kazandırmak yönünde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Eğer Türkiye’de gerçekleşirse katılımın çok yüksek olacağını ve kaliteli bir kongre geçeceğini şimdiden söyleyebilirim” dedi. “Turizmde Kadın Eli” projesi sürdürülebilirlik projelerinde dünya üçüncülüğü getirdi” Skål Türkiye Ülke Direktör Yardımcısı Uğursal Uğur, Sürdürülebilirlikle doğru orantılı olarak “Turizmde Kadın Eli” projesinin büyük başarı elde ettiğini belirterek şunları söyledi: “Projeye 100’ün üzerinde kadın başvurdu, dokuz aylık eğitim sürecinin ardından 51 katılımcı sertifikalandırıldı. Bu proje sayesinde Skål Antalya dünya çapında sürdürülebilirlik ödülünde üçüncülük elde ederek bu ödül Antalya’ya kazandırıldı. Projenin önümüzdeki dönemde Antalya’nın yanı sıra Türkiye genelindeki diğer Skål kulüplerinde de yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Devam eden çeşitli çevre projelerimiz de var. “Turizm Sektörünün altyapı yatırımları ve daha birçok konuda kamu desteğine ihtiyacı var” Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Uğur, en büyük sorunlardan birinin maliyetler olduğunu belirtti. Uğur: “Kur baskısı, yüksek enflasyon ve artan giderler turizm sektöründe kaliteyi zorluyor. Özellikle Antalya, yatak kapasitesi ve turist sayısı açısından doyum noktasına ulaştı. Ancak altyapı, personel kalitesi ve insan kaynağı konusunda ciddi eksikler var. Artık nicelikten ziyade niteliğin konuşulması gerekiyor. Altyapı yatırımları, ciddi bir insan kaynağı politikası ve kamu desteği olmadan bu sorunların çözülmesi çok zor. Geçmiş yıllarda dile getirilen sorunlar bugün de yaşanıyor. Aynı sorunların tekrar yaşanmaması için tecrübeli sektör temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınması ve artık konuşmaktan çok ivedilikle uygulamaya geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

TÜROB’dan Kazakistan turizm pazarına yakın takip Haber

TÜROB’dan Kazakistan turizm pazarına yakın takip

Turizmciler, pandemi sonrasında en hızlı toparlanan turizm pazarlarımızın başında gelen Kazakistan’dan artış trendinin yavaşlayarak eksiye geçmesi üzerine alarma geçti. Bu pazara yönelik tanıtım atağına kalkan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Türkiye’nin bu pazarda lider olduğu, ancak Vietnam ve Mısır gibi ülkelerin gerek sundukları ulaşım olanakları gerekse uygun paket fiyatları nedeniyle Türkiye ile aralarındaki farkı hızla kapattığı uyarısında bulundu. ‘Geçen yılın gerisindeyiz’ Kazakistan pazarındaki kaybın büyümemesi için turizmciler harekete geçerken, Kazakistan’ın önde gelen şehirlerinden Almatı’da düzenlenen ‘Almaty Workshop’ etkinliği, iki ülke turizmcilerini bir araya getirdi. Etkinlik sonrası bir sonuç raporu hazırlayan TÜROB, iki ülke arasındaki turizm ilişkilerini değerlendirdi. Sonuç raporunda görüşleri yer alan TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Türkiye’nin Kazakistan’da turizm pazarının lideri olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Türkiye, Kazakistan vatandaşlarının yurt dışı tatili için en çok tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. 2024 yılında Türkiye’de tatil yapan Kazak turist sayısı 863 bin kişiyle rekor kırdı. Ancak 2025 yılında Kazakistan pazarında kayıp yaşamaya başladık. Bu yıl Ocak-Ekim döneminde Kazakistan’dan 698 bin kişi geldi. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 805 bin kişiydi. Yani yüzde 13 düşüş söz konusu. Bu nedenle bu pazarı önemle takibe almamız ve düşüşün önüne geçmemiz gerekiyor. Kazakistan Turizm ve Spor Bakanlığı'nın verilerine göre, yurt dışına seyahat eden Kazakistan vatandaşlarının sayısı 15,6 milyona ulaşmıştır. Yani bu pazarda oldukça ciddi bir potansiyel var.” Türkiye’den 150 bin kişi gitti 2024 yılında Kazakistan’a giden Türk turist sayısının 130 bin olduğunu ifade eden Eresin, “Türkiye’den Kazakistan’a ilginin arttığını gözlemliyoruz. Kazakistan’a seyahat edecek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bir ay süreyle vizeden muaf. 2025 yılında yaklaşık 150 bin Türk vatandaşı Kazakistan’ı ziyaret etti” ifadelerini kullandı. Kazakistan’da Türkiye rüzgârı Diğer yandan Almaty Workshop; Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda ve TÜROB organizasyonunda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) ve Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) iş birliğiyle gerçekleştirildi. ‘Almaty Workshop’ kapsamında TÜROB üyesi 23 otel ve 1 tema parkın yanı sıra İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu, Türk Hava Yolları, Air Astana ve FlyArystan yetkilileri; Kazakistan’da faaliyet gösteren yaklaşık 250 seyahat acentesi temsilcisiyle buluşarak karşılıklı iş birliği ve yeni turizm fırsatlarını değerlendirdi. Gala gecesinde renkli görüntüler ‘Almaty Workshop’ kapsamında düzenlenen gala gecesinde, TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Kalyoncu, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve T.C. Almatı Başkonsolosu Tuğba Alan Özdenfedakar birer konuşma yaptı. Gecede, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu, Türkçe ve Kazakça başta olmak üzere Türk dünyası dillerinden oluşan zengin repertuarıyla sahne alarak katılımcıların büyük beğenisini topladı. Çekilişle katılımcılara uçak biletleri, otel konaklamaları ve tema park giriş biletleri hediye edilirken, iki ülke mutfaklarından seçilen lezzetlerle hazırlanan akşam yemeği de geceye ayrı bir renk kattı. TÜROB Başkanı Müberra Eresin, bu başarılı organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına, İstanbul Ticaret Odası’na, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’na, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı’na, Pegas Touristik’e ve Kazakhstan Hotel yönetimine teşekkürlerini sundu. WORKSHOP’A KATILAN TÜROB ÜYELERİ Accor Hotels Ajwa Hotels All Seasons Hotel Armada Hotel Barın Hotel Birun Ada Hotel CVK Park Bosphorus Elite World Hotels Eresin Hotels Hilton İstanbul Bosphorus Konak Hotel Lazzoni Hotel Naz City Hotel Taksim NG Sapanca Pera Palace Hotel Point Hotel Barbaros Point Hotel Taksim Radisson Blu Residences İstanbul Kartal Sim Hotel The Galata Hotel İstanbul-MGallery Collection The Marmara İstanbul Tria Hotel İstanbul Vialand Theme Park Yaşmak Hotel Collection

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.