Hava Durumu

#Ortadoğu

TOURISMJOURNAL - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir Haber

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir

İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. Ortadoğu’da devam eden savaş uluslararası hava trafiğini ve turizm hareketlerini de etkiliyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, iki büyük hava merkezinin geçici olarak kapanmasına yol açarken çok sayıda uçuş iptal edildi, bazı rotalar değiştirildi ve hem havayolları hem de yolcular için belirsizlik arttı. Ancak etkilerin yalnızca havacılıkla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri arttıkça bazı turistler seyahat planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu durum, küresel turizm akışında değişikliklere yol açabilir. Turizm danışmanlık şirketi Mabrian’ın hazırladığı bir rapor, Ortadoğu’daki bazı destinasyonlara yönelik güvenlik algısının hızla bozulduğunu ve talepte ilk kayma işaretlerinin ortaya çıktığını gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önemli turist pazarlarındaki seyahat eğilimlerini inceleyen analiz, özellikle Körfez ülkelerine yönelik güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Bu durumun diğer turizm destinasyonları için fırsat yaratabileceği değerlendiriliyor. Rapora göre ABD ile İran arasında artan gerilimden sonra bazı Körfez ülkelerinde güvenlik algısı ciddi biçimde düştü. Seyahat güvenliğini ölçen Güvenlik Algısı Endeksi’nde (SPI) en sert düşüş Bahreyn, Umman ve Katar’da görüldü. Bahreyn’de endeks 81 puan gerileyerek 100 üzerinden 9,6’ya düştü. Umman’da 56,7 puanlık düşüşle 24,8 seviyesine gerileyen endeks, Katar’da ise 54,9 puan düşerek 18,4’e indi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde düşüş daha sınırlı kalarak 48,3 puan gerilemeyle 51,9’a inerken, Suudi Arabistan’da ise 13,6 puanlık düşüşle endeks 85,3 seviyesine geriledi. Rapora göre güvenlik algısındaki sınırlı düşüşler bile uluslararası turizm talebini etkileyebiliyor çünkü turistlerin destinasyon seçerken en çok dikkat ettiği unsurların başında güvenlik geliyor. Avrupa destinasyonları öne çıkabilir Bu tablo, bazı Avrupa ülkeleri için yeni turizm fırsatları yaratabilir. Mabrian’a göre Orta Doğu’ya gitmesi beklenen turistlerin bir kısmı daha güvenli görülen Avrupa destinasyonlarına yöneliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. İspanyol gazetesi El Pais’in aktardığına göre turizm şirketleri ve seyahat acenteleri, çatışmaya yakın bölgelerdeki destinasyonlara yönelik iptal taleplerinde artış gözlemlemeye başladı. Mısır, Ürdün ve Dubai gibi destinasyonlarda iptaller artarken talebin bir kısmının Avrupa’ya kayabileceği öngörülüyor. Rapora göre İspanya özellikle ABD ve Batı Avrupa’dan gelen turistler açısından güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki turistlerin güvenlik algısındaki değişimlere daha duyarlı olduğu belirtiliyor. İspanya’nın geniş hava ulaşım ağı ve şehir turizmi, kültürel seyahat ile deniz turizmini bir arada sunan çeşitlendirilmiş turizm seçenekleri de ülkeye avantaj sağlıyor. Bu durum, Ortadoğu planlarını değiştiren turistleri çekmesini kolaylaştırabilir. Benzer bir durum daha önce de yaşanmıştı. 2011’deki Arap Baharı sonrasında Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık turist sayısında düşüşe yol açmış, bu talebin önemli bir kısmı İspanya gibi Akdeniz ülkelerine yönelmişti. Bununla birlikte Mabrian raporu, küresel turizm talebinde kalıcı bir değişim olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtiyor. Şimdilik verilerin daha çok turistlerin algıları ve seyahat niyetlerindeki değişimi yansıttığı, ancak çatışma uzarsa rezervasyonlarda daha belirgin bir kayma görülebileceği ifade ediliyor.

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal Haber

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır. Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü Haber

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü

Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından biri olan ITB Berlin 2026, 3 Mart'ta kapılarını açtı. Ancak bu yılki fuarın atmosferi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın gölgesinde başladı. Körfez bölgesinde ortaya çıkan kriz ve buna bağlı yaşanan hava trafiği aksaklıkları, fuarın ilk gününden itibaren katılımı etkiledi. Birçok ülkenin standının beklenen yoğunluğa ulaşamadığı organizasyonda en dikkat çeken noktalardan biri ise Türkiye standının yoğunluğu oldu. Turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi nedeniyle Türkiye pavilyonu çevresinde zaman zaman adım atacak yer bulunamadığı gözlendi. 5.800 ŞİRKET KATILDI Bu yıl 60. yılını kutlayan ITB Berlin, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 5 bin 800 turizm şirketi ve kurumu ağırlıyor. 5 Mart'a kadar devam edecek organizasyon, turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olarak görülüyor. "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikâyeleri Keşfedin" temasıyla düzenlenen fuarda teknoloji, sürdürülebilirlik ve turizmde dijital dönüşüm başlıkları öne çıkıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonunda ise 400'den fazla sektör uzmanı, turizmin geleceğini ve sürdürülebilir büyüme modellerini tartışıyor. EN YOĞUN İLGİ TÜRKİYE'YE Bu yılki organizasyonda küresel gündem fuar alanında da hissedildi. Resmi olarak katılımını iptal eden tek ülke İsrail oldu. Ancak kriz yalnızca diplomatik düzeyde kalmadı. Körfez bölgesindeki önemli hava ulaşım merkezlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Asya, Afrika ve Pasifik hattından çok sayıda turizm profesyonelinin Berlin'e ulaşamadığı belirtiliyor. Ortadoğu'daki boşluklara rağmen fuarın en hareketli noktalarından biri Türkiye pavilyonu oldu. Türkiye, 700 metrekarelik pavilyon ve 144 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler özellikle Almanya pazarı başta olmak üzere Avrupa'dan gelen tur operatörleriyle yeni sezon görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuara katılan sektör temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü turizm talebinin fuardaki yoğunluğa da yansıdığını ifade ediyor. BARIŞIN SEKTÖRÜ Fuarda değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ortadoğu'daki gelişmelerin turizm sektörü açısından üzücü olduğunu belirtti. Bağlıkaya, "Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler doğal olarak sektörde bir tedirginlik oluşturuyor. Türkiye'ye olan ilginin bu süreçte artması ihtimali var, bu bir gerçek. Ancak bizim temennimiz hiçbir ülkenin bu tür krizler yaşamaması. Turizm barışın sektörüdür ve en büyük dileğimiz savaşın sona ermesidir" dedi. TÜRKİYE GÜVENLİ ÜLKE Mercan Turizm Genel Müdürü Mehmet Mengü ise kriz dönemlerinde turistlerin güvenli ve ulaşılabilir destinasyonlara yöneldiğini vurgulayarak, "Kriz dönemlerinde turistlerin daha güvenli destinasyonları tercih ettiğini görüyoruz. Türkiye bu açıdan güçlü bir alternatif sunuyor. ITB'de gördüğümüz yoğun ilgi de bunun açık bir göstergesi" dedi. PASAPORT KUYRUKLARI BIKTIRDI Fuara katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, havalimanı girişinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekti. Yaşık, "İstanbul'dan yaklaşık 2 buçuk saatte Berlin'de ulaşıyoruz. Ancak vatandaşlarımız ve diğer misafirler için özellikle pasaport kontrol noktalarında kuyrukların üç saati aştığını gördük. Bu konu da biraz sitemliyiz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda buraya gelen misafirlerin daha hızlı bir şekilde ülkeye girmesi sağlanmalı" diye konuştu. 2026 HAREKETLİ GEÇEBİLİR Cornelia Diamond Golf Resort & SPA Genel Müdürü Zafer Alkaya ise Antalya'da hayata geçirilen NEST Kongre Merkezi'nin uluslararası organizasyonlar için önemli bir altyapı sunduğunu söyledi. Alkaya, turizmde çeşitliliğin önemine dikkat çekerek, Önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek büyük organizasyonlar 2026 sezonunun oldukça hareketli geçebileceğini gösteriyor" dedi. Jolly Tur CEO'su Mert Vardar da fuarın küresel gündemin gölgesinde başladığını belirterek Türkiye'nin yine ilgi odağı olduğunu söyledi. FUARDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK GAZETE FUARDA Türkiye'den ulusal medya temsilcisi olarak Almanca yayımlanan Sabah Travel Türkiye gazetesi de yer aldı. Gazete hem fuar alanında hem de Almanya'daki ziyaretçiler arasında dikkat çeken yayınlardan biri oldu.

Güneydoğu Asya havayolları Avrupa’ya uçuyor, fiyatlar artıyor Haber

Güneydoğu Asya havayolları Avrupa’ya uçuyor, fiyatlar artıyor

Thai Airways International, yaklaşık on iki ülkeyi kapsayan geniş bir Avrupa ağı işletiyor ve tüm programını sürdürdüğünü doğruladı. Bazı rotalarda uçuşlar, etkilenmiş hava sahalarından kaçınmak için yön değiştiriyor ve bu da yolculuk sürelerini biraz uzatıyor. Singapore Airlines da Avrupa’daki normal programını işletmeye devam ediyor, yalnızca küçük zaman ayarlamaları yapıldı. Vietnam Airlines ise Avrupa uçuşlarının Ortadoğu hava sahası kapanışlarından etkilenmediğini belirtti. Çoğu Avrupalı havayolu hâlâ Avrupa-Asya seferlerini gerçekleştiriyor ancak daha uzun rotalar kullanmak zorunda kalıyor. Bazı Asyalı rakiplerine kıyasla ek kısıtlamalarla karşı karşıyalar çünkü Rusya hava sahasına giremiyorlar. Bu durum, uçuşları genellikle Suudi Arabistan altından Hindistan alt kıtasına yönlendirip oradan Güneydoğu Asya’ya devam ettiren sınırlı güney koridorlarını kullanmak zorunda bırakıyor. Programlar büyük ölçüde korunmuş olsa da bilet fiyatları yükseliyor. Örneğin, 11 Mart’ta Singapore Airlines ile Singapur-Londra tek yön en ucuz bilet fiyatı (Skyscanner) yaklaşık 2.000 USD civarında. Aynı tarihte Thai Airways ve Lufthansa ile Bangkok-Frankfurt uçuşları tamamen dolu. Skyscanner’da listelenen en düşük alternatif rota, Air China ile Pekin üzerinden 1.026 USD olarak görünüyor; oysa benzer bir rota sadece bir ay önce yaklaşık 400 USD idi. Bilet fiyatları, İran’ın küresel petrol ticareti için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından petrol fiyatlarının yükselmesiyle kısa vadede artmaya devam edebilir. Artan yakıt maliyetleri ve Körfez havayollarının kapasite düşüşü, arzı daraltıyor ve bilet fiyatları üzerinde ek yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor Haber

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor" dedi. Trabzon'un uluslararası hava ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek yeni bir adım atılıyor. Çin ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlatılması amacıyla yürütülen çalışmalar hız kazandı. Trabzon Havalimanı'ndan Çin'e direkt seferlerin başlatılmasıyla, bölgedeki turizm potansiyelinin artırılması ve ihracat pazarlarına erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Bunun yaklaşık 800 binini yabancı turistler oluşturuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi ülkelerden gelen misafirler bu sayının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Haftalık ortalama 225 yurt dışı uçuş seferi yapıldı. Günlük uçuş sayısı 36'ya kadar yükseldi. Turizm sezonunun bitmesiyle uçuş seferi rakamları düştü. Birçok havayolu artık uçmamaya başladı. Haftada bir de olsa bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Kış turizminde neler yapılabilir bunları konuşmamız gerekiyor. Fuarlara katılım sağlamayı düşünüyoruz. Bu fuarlara katılım sağlarken şehrimizdeki sorunları da çözme konusunda adım atmamız gerekiyor. Artık yeni bir dönem var. Umuyorum ki güzel bir tanıtım ile beraber yeni döneme hazır olacağız" diye konuştu. "Çin ile direkt uçuşların başlaması söz konusu" "Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın" diyen Tuna, "Özbekistan'dan direkt uçuşlar başlamıştı. Azerbaycan haftada 5 gün şehrimize uçuş yapıyor. Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Artık şehrimizin farklı pazarlara açılması gerekiyor. Trabzon turizm şehri oldu. Pazarları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Çin'de bir fuara katılmıştık. Trabzon özel davetliydi. Çin'den buraya seyahat acentelerimiz geldi. Alternatif pazarlar üretilmesi gerekiyor. Türkiye'nin belli noktalarına geliyorlar. Doğu Karadeniz bu anlamda kıymetli, neden olmasın. Orada yeni bir fuar olacak biz de katılım sağlayacağız. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor. Bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Trabzon'da 380 tane kayıtlı otel var. 40 bin yatak kapasitemiz var. Kayıt dışını konuşmak bile istemiyoruz. 70-75 bin rakamlar konuşuluyor" şeklinde konuştu. "Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz" Trabzon'da turizm sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelen "plaka kiralama" uygulamasına karşı denetimler artırılıyor. TÜRSAB tarafından verilen turizm taşımacılığı plakalarının bazı firmalar tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya satıldığı tespit edildi. Yeni dönemde plaka devri, kiralama ve satış işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla sıkı kontrol mekanizmalarının devreye alınacağını açıklayan Tuna, "Bölgemizde plaka kiralama sistemi var. Seyahat acentelerimiz bizden aldıkları plaka ile beraber bunları satıyorlar veya kiralıyorlar. Bu tamamen kayıt dışı oluyor. Bunun denetimini iyi yapmamız gerekiyor. Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz. Öncelikle kayıt dışını kapatmanın bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Ortadoğu'daki savaş, turizmi de etkiledi Haber

Ortadoğu'daki savaş, turizmi de etkiledi

Van, Türkiye'nin İran sınırında yer alan tek büyük şehir olması sebebiyle İranlılar için bir cazibe merkezi. Yılın her mevsiminde Van’ın caddelerini dolduran İranlı turistler kentin ekonomisi için büyük bir öneme sahip. Ancak son dönemde Ortadoğu’da yaşanan kaotik süreç ve özellikle İsrail-Filistin çatışması bölge ülkelerinde de güvenlik kaygısı oluşturdu. Bu kaygı, turizm sektörünü de olumsuz etkiledi. Ekonomisinin önemli bir kısmı turizme bağlı olan Van’da da İranlı turist sayısındaki düşüş yaşanıyor. Kışa girmeden önce son güneşli günlerini yaşayan kentte, esnafın beklediği turist sayısı yakalanamadı. Bu da zaten zor günler geçiren esnafın belini iyice büktü. İranlı turistlerin kentte alışveriş yaptıkları yerlerin başında bijuteri, giyim ve kozmetik mağazaları geliyor. İpekyolu ilçesinde bir aksesuar mağazasında çalışan Veysel Doğan turist sayısındaki düşüşün kendilerini olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Yılın bu zamanlarında Van caddelerinin turistlerle dolup taştığını tecrübe ettikleri için bu yıl ürün çeşitliliğini ve sayısını artırmaya yöneldiklerini belirten Doğan, aldıkları ürünlerin satılmamasından endişe ediyor. 'TURİZM DURUNCA VAN’IN EKONOMİSİ CAN ÇEKİŞMEYE BAŞLIYOR' Doğan, sabahın erken saatlerinde mağazayı açtıklarını, hafta sonları bile çalıştıkları halde işlerinde büyük bir düşüşün yaşandığını belirterek şöyle konuştu: “Van’da sanayi anlamında maalesef çok büyük yatırımlar yok. Tarım ve hayvancılık da durma noktasına geldi. İlimiz işsizliğin en fazla olduğu şehirler arasında yer alıyor. Bu yüzden bizim için en önemli şey turizm. Benim burada istihdam ediliyor olmam bile turizme bağlı. Turizm durunca Van’ın ekonomisi can çekişmeye başlıyor. Esnaf iş yapamıyor. İş olmayınca kentte para akışı da duruyor. Binlerce çeşit ürünümüz var. Ancak bu ürünleri sadece Vanlıya satarak işlerin yürümesi mümkün değil.” 'BİR YERDE YAŞANAN SAVAŞ, HER YERİ VE HER ŞEYİ ETKİLİYOR' Turist sayısında yaşanan düşüşün etkilediği sektörlerden biri de kozmetik sektörü. Cumhuriyet Caddesi’nde bir kozmetik mağazası işleten Galip Bilir de Van’da turist sayısında bir artış beklerken tam tersinin yaşanmasının kendilerini zor durumda bıraktığını belirtti. Bilir, “Kozmetik sektörü birincil bir ihtiyaç olarak görülmüyor. Ülkemizde zaten ekonomik sorunlar gün geçtikçe artıyor. İnsanlar birincil ihtiyaçlarını bile almakta zorlanıyor. Elbette Vanlılar da mağazamızdan alışveriş yapıyor ancak bu rakam günü kurtarmaya bile yetmiyor. Bu yüzden İranlılar bizim için çok önemli. İsrail’in Gazze’ye yaptığı operasyonlar ve yaşanan can kayıpları, beraberinde bir güvenlik kaygısını getiriyor. Bu yüzden İranlılar da mevcut stabil durumlarını korumaya ve farklı bir ülkeye gitmemeye başladı. Bu da Van’ın ekonomisine yansıdı. Bir yerde yaşanan savaş, her yeri ve her şeyi etkiliyor” diye konuştu. 'TURİZM, GÜVEN ORTAMI İSTER' Turizmci Murat Beyaz da kış sezonunun yaklaşmasıyla birlikte İranlı turist sayısında bir azalmanın yaşanacağını öngördüklerini belirterek, “İran'da okulların açık olması, tatillerin bitmiş olması turist sayısının azalmasını zaten etkiliyor. Üstüne bir de bu savaşın çıkması ve ardından savaşın bölgesel hale gelebileceğinin dillendirilmesi insanlarda bir korku yarattı. Turizm, güven ortamı ister. Bir güven ortamı yoksa sadece bir söylenti bile insanların seyahat tercihini önemli oranda etkiler. İnsanlar evinden, yurdundan ayrılmak istemez. Bu anlamda İsrail ve Filistin'in yaşadığı savaş hem iç turizmde hem de dış turizmde turistin tercihini olumsuz yönde etkiledi” dedi. 'ÇOK PARLAK BİR SÜREÇ GÖRÜNMÜYOR' Turistik hareketliliğin düşüşünün kentin ekonomisini oldukça etkilediğini belirten Beyaz, “İranlı turistler gidince Vanlılar, biz bize kaldık. Şimdi ilerleyen günlerde göreceğiz. Bu şehrin insanları, şehrin ekonomisini ne kadar döndürecekler? Ben açıkçası yeterli olmayacağını düşünüyorum. O kadar çok turizme dönük, İranlı turiste dönük yatırım yapıldı ki bu yatırımların sadece yerli halkla dönebilmesi mümkün değil. Bu durum istihdamın düşmesine de sebebiyet verecek. Ekonomik olarak esnafın, tüccarın zor bir dönemden geçeceği anlamına geliyor. Kaldı ki enflasyon oranlarının yüzde 65’in üzerinde seyrettiği bir ülkede, sizin hiçbir şeyinize yetmeyecektir. Kaldı ki havaların soğumasıyla beraber işletmelerin maliyetleri ciddi oranda arttı. Hem enerji giderleri hem kira giderleri hem de personel giderleri zaten çok üst seviyeye çıkmıştı. Dolayısıyla aslında önümüzde çok da parlak bir süreç görünmüyor” diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.