Hava Durumu

#Ortadoğu

TOURISMJOURNAL - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İspanya, 2026’da 121 Milyar Avroluk Turizm Geliri Bekliyor Haber

İspanya, 2026’da 121 Milyar Avroluk Turizm Geliri Bekliyor

2026'da İspanya, yüzde 5,3'lük artışla 121 milyar avroluk turizm geliri elde ederek yeniden rekor kıracak. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) Ekonomik Etki Raporuna göre, seyahat ve turizm sektörü bu yıl İspanya'nın GSYH'sine toplam 257 milyar avro katkı sağlayacak; yüzde 3,7'lik büyüme ile ekonominin yüzde 15,5'ini oluşturacak. Önümüzdeki on yıla ilişkin daha uzun vadeli tahminler, 2036'da toplamı 310 milyar avroyu aşacak ve ulusal GSYH'nin yüzde 16,6'sına karşılık gelecek istikrarlı bir büyümeye işaret ediyor. Avrupa'da, 107 milyon ziyaretçiyle en çok turist ağırlayan ülke Fransa olsa da turizm gelirlerinde İspanya'yı geride bırakan yok. Küresel ölçekte turizm gelirlerinde İspanya'nın önüne yalnızca Amerika Birleşik Devletleri geçiyor; 2025'te 150 milyar avroluk hacimle turizm harcamalarında dünyanın en büyük pazarı konumunda. Onu, 115 milyar avroluk gelirle Çin izliyor. İspanya, yüksek değerli bir turizm destinasyonu İspanya, 2025'te yaklaşık 97 milyon uluslararası turist ağırladı; kişi başına ortalama harcama 1.144 avro ile, dünya ortalaması olan 909 avronun üzerinde. WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, İspanya'nın, güçlü ziyaretçi hacmini olağanüstü yüksek uluslararası harcamayla birleştirerek dünyadaki yüksek değerli başlıca turizm destinasyonlarından biri olduğunu vurguladı. Guevara, toplam 782 milyon geliş ve 711 milyar avroluk gelirle, her iki uluslararası turistten birini çeken Avrupa'nın turizmdeki ağırlığının altını çizdi. Ortadoğu geriliyor Küresel ölçekte, WTTC'ye göre seyahat ve turizm sektörü 2026'da yüzde 3,2 oranında büyüyecek; bu, genel ekonomi için öngörülen yüzde 2,4'ün üzerinde. Uluslararası ziyaretçi harcamalarının küresel GSYH'ye katkısı 10 trilyon avroyu aşacak. Avrupa bu yıl yüzde 3,6 ile güçlü bir büyüme kaydederken, İran'daki çatışmanın etkisiyle yüzde 14,5 daralması beklenen Ortadoğu tek gerileyen bölge olacak. Asya Pasifik ve Afrika'da büyüme yüzde 5,4; Karayipler'de yüzde 4,9, Kuzey Amerika'da ise yüzde 2,3 olacak. Turizm aynı zamanda istihdam için de bir büyüme motoru olacak. Küresel ölçekte, iş sayısı bu yıl yüzde 2,6 artarak 376 milyona ulaşacak ve 2036'da 465 milyona çıkarak toplam istihdamın yüzde 12,7'sini oluşturacak. WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, sağlık krizlerine ve jeopolitik çatışmalara rağmen "her seferinde toparlanan" bu sektörün gösterdiği **"olağanüstü dirençlilik"**e dikkat çekti.c

İspanya turizm harcamalarında Avrupa lideri oldu Haber

İspanya turizm harcamalarında Avrupa lideri oldu

2026'da İspanya, yüzde 5,3'lük artışla 121 milyar avroluk turizm geliri elde ederek yeniden rekor kıracak. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) Ekonomik Etki Raporuna göre, seyahat ve turizm sektörü bu yıl İspanya'nın GSYH'sine toplam 257 milyar avro katkı sağlayacak; yüzde 3,7'lik büyüme ile ekonominin yüzde 15,5'ini oluşturacak. Önümüzdeki on yıla ilişkin daha uzun vadeli tahminler, 2036'da toplamı 310 milyar avroyu aşacak ve ulusal GSYH'nin yüzde 16,6'sına karşılık gelecek istikrarlı bir büyümeye işaret ediyor. Avrupa'da, 107 milyon ziyaretçiyle en çok turist ağırlayan ülke Fransa olsa da turizm gelirlerinde İspanya'yı geride bırakan yok. Küresel ölçekte turizm gelirlerinde İspanya'nın önüne yalnızca Amerika Birleşik Devletleri geçiyor; 2025'te 150 milyar avroluk hacimle turizm harcamalarında dünyanın en büyük pazarı konumunda. Onu, 115 milyar avroluk gelirle Çin izliyor. İspanya, yüksek değerli bir turizm destinasyonu İspanya, 2025'te yaklaşık 97 milyon uluslararası turist ağırladı; kişi başına ortalama harcama 1.144 avro ile, dünya ortalaması olan 909 avronun üzerinde. WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, İspanya'nın, güçlü ziyaretçi hacmini olağanüstü yüksek uluslararası harcamayla birleştirerek dünyadaki yüksek değerli başlıca turizm destinasyonlarından biri olduğunu vurguladı. Guevara, toplam 782 milyon geliş ve 711 milyar avroluk gelirle, her iki uluslararası turistten birini çeken Avrupa'nın turizmdeki ağırlığının altını çizdi. Ortadoğu geriliyor Küresel ölçekte, WTTC'ye göre seyahat ve turizm sektörü 2026'da yüzde 3,2 oranında büyüyecek; bu, genel ekonomi için öngörülen yüzde 2,4'ün üzerinde. Uluslararası ziyaretçi harcamalarının küresel GSYH'ye katkısı 10 trilyon avroyu aşacak. Avrupa bu yıl yüzde 3,6 ile güçlü bir büyüme kaydederken, İran'daki çatışmanın etkisiyle yüzde 14,5 daralması beklenen Ortadoğu tek gerileyen bölge olacak. Asya Pasifik ve Afrika'da büyüme yüzde 5,4; Karayipler'de yüzde 4,9, Kuzey Amerika'da ise yüzde 2,3 olacak. Turizm aynı zamanda istihdam için de bir büyüme motoru olacak. Küresel ölçekte, iş sayısı bu yıl yüzde 2,6 artarak 376 milyona ulaşacak ve 2036'da 465 milyona çıkarak toplam istihdamın yüzde 12,7'sini oluşturacak. WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, sağlık krizlerine ve jeopolitik çatışmalara rağmen "her seferinde toparlanan" bu sektörün gösterdiği **"olağanüstü dirençlilik"**e dikkat çekti.

Jet yakıtı krizi: Bir haftada 13 bin uçuş iptal edildi Haber

Jet yakıtı krizi: Bir haftada 13 bin uçuş iptal edildi

Havayolu şirketleri, Ortadoğu'daki savaş nedeniyle jet yakıtı fiyatlarının yükselmesiyle Mayıs ayında dünya genelinde 13 bin uçuşu iptal etti. BBC'nin aktardığı yeni verilere göre, Mayıs ayı boyunca uçuşlardan yaklaşık iki milyon koltuk kaldırıldı. Britanyalı havayolu şirketlerinin ticaret kuruluşu ve havacılık analitik firması Cirium'a göre, uçuşlarda en büyük azalma İstanbul ve Münih'te görüldü. Cirium, operasyonların normal şekilde sürdüğünü ve şu anda arz sorunları yaşanmadığını, ancak uçuşların iptali halinde hükümetin acil durum planlarını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Mayıs ayındaki iptaller, Advantage Travel Partnership adlı seyahat acenteleri birliğine göre küresel uçuşların yalnızca yüzde 1'ini oluşturuyor. Jet yakıtı fiyatları savaşın başlamasından bu yana iki katından fazla arttı. Şubat ayı sonlarında bir ton yakıt 831 dolardan işlem görürken, Nisan başında bin 838 dolara kadar yükseldi. Havayolu şirketleri şu anda yakıt tedariki sorunu yaşamadıklarını söyledi, ancak uzmanlar İran savaşı nedeniyle teslimatlardaki aksamanın haftalar içinde kıtlığa yol açabileceği konusunda uyardı. Birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını şimdiden artırdı. Yaz tarifeleri daraltıldı Air France, KLM, Air Canada, Delta ve SAS yaz tarifelerini şimdiden daralttı. Ancak Wizz Air'in icra kurulu başkanı, bazı Avrupa uçuş fiyatlarının, havayollarının tereddüt eden müşterileri çekmeye çalışması nedeniyle düştüğünü söyledi. Alman Lufthansa grubu, bu ayın başlarında, Ekim sonuna kadar olan 20 bin uçuşu kaldıracağını açıkladı. "Which? Travel" editörü Rory Boland, paket tatillerin, planların aksaması durumunda tur operatörlerinin müşterilerine karşı yasal yükümlülükleri olması nedeniyle daha fazla koruma sunduğunu söyledi. Nisan ortasında, 32 üye ülkeye enerji arzı ve güvenliği konusunda danışmanlık yapan Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) başkanı, başka kaynaklardan daha fazla tedarik sağlanmadığı takdirde Avrupa'nın haziran ayına kadar jet yakıtı kıtlığıyla karşı karşıya kalacağını söyledi. İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, şu anda jet yakıtı tedarikinde bir aksama olmadığını ancak "bunun açıkça gelişen bir durum" olduğunu belirtti. İngiltere, kullandığı jet yakıtının yaklaşık yüzde 65'ini ithal ediyor ve bunun önemli bir kısmı normal koşullarda Ortadoğu'dan geliyor. Ancak petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz için önemli bir geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, bu sevkiyatların aksaması anlamına geliyor. İptallerde ilk sırada İstanbul var BBC'nin aktardığı Cirium verilerine göre en fazla uçuş iptalinin yaşandığı destinasyonlar şu şekilde: 1) İstanbul 2) Chicago O'Hare 3) Dallas Fort Worth 4) Denver 5) Atlanta 6) Frankfurt 7) George Bush Intercontinental (Houston) 8) Charles de Gaulle (Paris) 9) Amsterdam Schiphol 10) Charlotte Douglas (Kuzey Carolina)

Ryanair CEO’su: Kışın 2-3 havayolu iflas edebilir Haber

Ryanair CEO’su: Kışın 2-3 havayolu iflas edebilir

Ryanair’ın CEO’su Michael O’Leary, petrol fiyatlarındaki sert artış nedeniyle bu yıl bitmeden Avrupa'da iki ya da üç havayolu şirketinin iflas edebileceğini savundu. Avrupa’nın en büyük havayolu şirketinin patronu olan O’Leary, İran’daki savaşın yalnızca nisan ayında Ryanair’in yakıt maliyetlerine fazladan 50 milyon dolar eklediğini söyledi. İtalyan gazetesi Il Sole 24 Ore'ye konuşan O’Leary, şu ifadeyi kullandı: "Petrol bu seviyelerde kalırsa, ekim veya kasım ayında iki ya da üç Avrupa havayolu iflas edebilir; beni mahkemeye vermek isteyen ama bunu yapmaya vakti kalmayacak olan Wizz Air ile airBaltic gibi." O’Leary, bunun rakip sayısını azaltacağı için "işleri açısından iyi bir şey" olacağını da sözlerine ekledi. Wizz Air ise iddiaları reddetti. Euronews Travel, yorum almak için airBaltic ile de iletişime geçti. Letonya Parlamentosu airBaltic’e 30 milyon euroluk kredi onayladı Bu ayın başlarında Letonya parlamentosu, Ortadoğu bölgesindeki çatışmanın şirketin mali durumu üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla airBaltic’e 30 milyon euroluk kısa vadeli bir kredi verilmesini onaylamıştı. Kredinin bu yıl 31 Ağustos’a kadar geri ödenmesi gerekiyor. airBaltic, Letonya’nın önde gelen havayolu ve çoğunluk hissesi Letonya devletine ait. Lufthansa Grubu’nun da şirkette yüzde 10’luk bir azınlık payı var. Şirketin ana üssü Riga’da, ancak Estonya’nın başkenti Tallinn, Litvanya’nın başkenti Vilnius ve Finlandiya’daki Tampere’de de uçuş merkezleri işletiyor. airBaltic ağırlıklı olarak Avrupa içi kısa mesafe hatlarda uçuyor; ayrıca Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya da bazı seferler düzenliyor. Wizz Air: 'Külliyen asılsız ve yanlış' Wizz Air ise O’Leary’nin açıklamalarını 'külliyen asılsız ve yanlış' diye niteledi. Wizz Air sözcüsü, Euronews Travel ile paylaştığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Wizz Air’in sağlam bir bilançosu, yüksek likiditesi var ve uçak alımlarını 18 ay öncesinden finanse ediyor." "İstikrarı net biçimde görülen bir şirketşz. Wizz Air, hızla değişen yakıt fiyatlarına karşı sektörde en iyi korunmuş havayollarından biri; filomuzun zaten yüzde 75’i A320neo ailesi uçaklardan oluşuyor ve bu da çok daha düşük yakıt tüketimi ve daha yüksek verimlilik sayesinde Avrupa’daki diğer tüm havayollarına göre yapısal bir maliyet avantajı sağlıyor. Wizz Air ayrıca önde gelen kiralama şirketleri ve üreticilerle uzun yıllara dayanan ilişkilerini sürdürüyor ve filo stratejisini kesintiye uğramadan hayata geçiriyor." "İtalya ve diğer kilit pazarlardaki varlığımızı hızla genişletmeye devam ediyoruz. Odağımız olması gerektiği yerde: En düşük fiyatları sunmak, en genç ve en yakıt tasarruflu uçak filosunu işletmek ve milyonlarca müşterimize hizmet vermek!" Macar havayolu Wizz Air’in Budapeşte, Bükreş ve Londra Luton’da üsleri var ve dünya genelinde 200’ün üzerinde noktaya uçuş yapılıyor. Öte yandan O’Leary, Wizz Air’in uzun vadede ayakta kalma şansını ilk kez sorgulamıyor. 2019’da, The Mail On Sunday gazetesine verdiği bir röportajda, gelecek yıllarda el değiştireceğine inandığı Avrupa havayolları arasında Wizz Air’in adını da saymıştı. O tarihten bu yana benzer iddiaları defalarca dile getirdi; öyle ki Wizz Air CEO’su József Váradi, G7'ye verdiği bir röportajda "Sanırım onun sözlerine göre şimdiye kadar en az on kez iflas ettik" diye espri yapmıştı.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir Haber

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir

İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. Ortadoğu’da devam eden savaş uluslararası hava trafiğini ve turizm hareketlerini de etkiliyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, iki büyük hava merkezinin geçici olarak kapanmasına yol açarken çok sayıda uçuş iptal edildi, bazı rotalar değiştirildi ve hem havayolları hem de yolcular için belirsizlik arttı. Ancak etkilerin yalnızca havacılıkla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri arttıkça bazı turistler seyahat planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu durum, küresel turizm akışında değişikliklere yol açabilir. Turizm danışmanlık şirketi Mabrian’ın hazırladığı bir rapor, Ortadoğu’daki bazı destinasyonlara yönelik güvenlik algısının hızla bozulduğunu ve talepte ilk kayma işaretlerinin ortaya çıktığını gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önemli turist pazarlarındaki seyahat eğilimlerini inceleyen analiz, özellikle Körfez ülkelerine yönelik güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Bu durumun diğer turizm destinasyonları için fırsat yaratabileceği değerlendiriliyor. Rapora göre ABD ile İran arasında artan gerilimden sonra bazı Körfez ülkelerinde güvenlik algısı ciddi biçimde düştü. Seyahat güvenliğini ölçen Güvenlik Algısı Endeksi’nde (SPI) en sert düşüş Bahreyn, Umman ve Katar’da görüldü. Bahreyn’de endeks 81 puan gerileyerek 100 üzerinden 9,6’ya düştü. Umman’da 56,7 puanlık düşüşle 24,8 seviyesine gerileyen endeks, Katar’da ise 54,9 puan düşerek 18,4’e indi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde düşüş daha sınırlı kalarak 48,3 puan gerilemeyle 51,9’a inerken, Suudi Arabistan’da ise 13,6 puanlık düşüşle endeks 85,3 seviyesine geriledi. Rapora göre güvenlik algısındaki sınırlı düşüşler bile uluslararası turizm talebini etkileyebiliyor çünkü turistlerin destinasyon seçerken en çok dikkat ettiği unsurların başında güvenlik geliyor. Avrupa destinasyonları öne çıkabilir Bu tablo, bazı Avrupa ülkeleri için yeni turizm fırsatları yaratabilir. Mabrian’a göre Orta Doğu’ya gitmesi beklenen turistlerin bir kısmı daha güvenli görülen Avrupa destinasyonlarına yöneliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. İspanyol gazetesi El Pais’in aktardığına göre turizm şirketleri ve seyahat acenteleri, çatışmaya yakın bölgelerdeki destinasyonlara yönelik iptal taleplerinde artış gözlemlemeye başladı. Mısır, Ürdün ve Dubai gibi destinasyonlarda iptaller artarken talebin bir kısmının Avrupa’ya kayabileceği öngörülüyor. Rapora göre İspanya özellikle ABD ve Batı Avrupa’dan gelen turistler açısından güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki turistlerin güvenlik algısındaki değişimlere daha duyarlı olduğu belirtiliyor. İspanya’nın geniş hava ulaşım ağı ve şehir turizmi, kültürel seyahat ile deniz turizmini bir arada sunan çeşitlendirilmiş turizm seçenekleri de ülkeye avantaj sağlıyor. Bu durum, Ortadoğu planlarını değiştiren turistleri çekmesini kolaylaştırabilir. Benzer bir durum daha önce de yaşanmıştı. 2011’deki Arap Baharı sonrasında Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık turist sayısında düşüşe yol açmış, bu talebin önemli bir kısmı İspanya gibi Akdeniz ülkelerine yönelmişti. Bununla birlikte Mabrian raporu, küresel turizm talebinde kalıcı bir değişim olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtiyor. Şimdilik verilerin daha çok turistlerin algıları ve seyahat niyetlerindeki değişimi yansıttığı, ancak çatışma uzarsa rezervasyonlarda daha belirgin bir kayma görülebileceği ifade ediliyor.

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal Haber

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır. Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.