Hava Durumu

#Orta Doğu

TOURISMJOURNAL - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da iptallere rağmen rezervasyon akışı sürüyor Haber

Antalya’da iptallere rağmen rezervasyon akışı sürüyor

Antalya, tarihi ve antik değerleri, doğal güzellikleri, güçlü konaklama altyapısı ve alternatif turizm imkanlarıyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Dünyada en çok yabancı turist ağırlayan ilk 10 şehir arasında gösterilen kentte, savaşlar, jeopolitik riskler ve ekonomik sorunlara rağmen turizm hareketliliği devam ediyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya turizminin 2026 yılının ilk 4 ayındaki görünümünü değerlendirerek, önümüzdeki aylarda talep artışı beklentisi içinde olduklarını söyledi. "Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9'luk daralma söz konusu" Antalya'nın yılın ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Saatçioğlu, Orta Doğu'daki savaşın turizm hareketliliği üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Saatçioğlu, "Antalya turizmi 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9'luk bir daralma söz konusu. Ancak bu tabloyu değerlendirirken sadece kış dönemine değil, ileriye dönük rezervasyon akışına odaklanmak gerekiyor" dedi. "Rezervasyon akışının devam etmesi umut verici" Erken rezervasyonlarda iptaller yaşandığını ancak talebin tamamen kaybolmadığını vurgulayan Saatçioğlu, sektörün ileriye dönük rezervasyon akışını yakından takip ettiğini kaydetti. Saatçioğlu, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir. Bu da talebin tamamen kaybolmadığını, sadece kısa vadede temkinli hareket edildiğini gösteriyor" diye konuştu. "İlerleyen aylarda talebin güçleneceğini öngörüyoruz" Önümüzdeki süreçte savaşın etkisinin azalması ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte Antalya'ya yönelik talebin yeniden güçlenmesini beklediklerini dile getiren Saatçioğlu, kentin turizmde güçlü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekti. Saatçioğlu, "Önümüzdeki süreçte savaşın azalma eğilimine girmesi ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte, ilerleyen aylarda talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Antalya, güçlü altyapısı ve deneyimiyle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahiptir. Şunu da belirtmek isterim; golf, futbol ve sağlık turizminde her geçen yıl kış aylarında yoğun rezervasyon artışı kaydetmekteyiz" ifadelerini kullandı.

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali Haber

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali

Rakamların ardında, normal iniş çıkışların ötesine geçen bir baskı yatıyor. İşaretler, bir zamanlar istikrarlı olan büyümenin altında yatan zorlukların artık şekillendiğini gösteriyor. Veriler, mevsimsel bir düşüşün başladığını gösteriyor. Turizm ve Spor Bakanlığı verilerine göre, 13-19 Nisan 2026 haftasında Tayland 464.720 yabancı turisti ağırladı. Önceki yedi güne kıyasla dörtte bir oranında düşüş gösteren bu rakam, geçen yılın rakamlarının da yaklaşık %16 altında kaldı. Haftalık bazda ölçüldüğünde bu seviye, 2024'ten bu yana en düşük üçüncü seviye olarak kaydedildi. Dikkat çeken nokta ise zamanlama; düşüşün normalden çok daha erken başlaması, zira sezon dışı eğilimler genellikle Mayıs sonlarına doğru ortaya çıkar. Bu yıl şimdiye kadar ziyaretçi sayısı 10,8 milyona ulaştı; bu, geçen yılın temposunun %3,34 altında kalarak genel olarak daha az insanın seyahat ettiğini gösteriyor. Yolcu akışları da bu değişimi yansıtıyor; günlük ortalamalar Mart ayındaki 113.099'dan Nisan başlarında 107.308'e düşerek yaklaşık %5,1'lik bir azalma gösterdi. Şimdi ise Nisan ayının 2,29 milyon girişle kapanması bekleniyor; bu da Mart ayına göre %6,6'lık bir düşüş ve bir yıl öncesine göre yaklaşık %10 daha az anlamına geliyor. Piyasada Geniş Kapsamlı Bir Yavaşlama Tek bir bölgeyle sınırlı kalmayan düşüş, Tayland'a giriş sağlayan neredeyse tüm önemli pazarlara yayılıyor. En büyük kaynak olan Çin'den, Nisan ayının ortalarına denk gelen haftada sadece 74.646 yolcu geldi; bu, önceki yedi güne kıyasla %29,9'luk bir düşüş anlamına geliyor. Buna rağmen, Çin'den gelen rakamlar geçen yılın aynı dönemine göre hala %28,8 daha yüksek, ancak büyümenin durakladığına dair işaretler var. Uçaklardaki doluluk oranları keskin bir düşüş göstererek bir hafta öncesine göre %65,3'ten %45,7'ye geriledi, uçuş sıklığı ise bir önceki aya göre %4,3 azaldı. Bölgesel piyasalar benzer baskılarla karşı karşıya: Malezya: 60.850 ziyaretçi (haftalık bazda %-32,8, yıllık bazda %-16,1) Rusya: 30.723 ziyaretçi (%-16,3 haftalık, %-11,6 yıllık) Hindistan: 46.484 ziyaretçi (%-12,8 haftalık, %-1,7 yıllık) Güney Kore: 10.954 ziyaretçi (Haftalık bazda %-31,3, Yıllık bazda %-34,3) Daha geniş küresel bölgelerden gelen yolcu sayısı 241.063'e ulaşarak bir önceki haftaya göre %23,8, geçen yılın aynı dönemine göre ise %25,5 düşüş gösterdi. Düşüşler, Çin ve Güney Kore hariç Kuzeydoğu Asya'da, Malezya hariç ASEAN'da ve Rusya hariç Avrupa'da dikkat çekti. Nisan ayında Avrupa'dan gelen uçuşlar, Mart ayında görülen sadece %2,0'lık düşüşün ardından %20,9'luk ani bir düşüş gösterdi. Mevsimsel Değişimlerin Ötesinde Küresel Baskılar Artıyor Mart ayında Songkran'dan sonra alışılmadık derecede keskin bir düşüş yaşandı ve bu durum mevsimsel değişimlerden daha fazlasına işaret ediyor. Küresel huzursuzluk, özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle seyahat alışkanlıkları değişiyor. Bu bölgenin ziyaretçi sayısı geçen yıla göre %33,2 azaldı. Avrupa ve Kuzey Amerika'dan gelen ziyaretçi sayısında da düşüş görüldü ve hem aylık hem de yıllık bazda kayıplar yaşandı. Seyahat masrafları sürekli artıyor ve bu da stresi artırıyor. Jet yakıtı pahalılaştıkça bilet fiyatları da yükseliyor; bu da havayollarını ve yolcuları planlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Önümüzdeki dönemde talebin azalması beklendiğinden, bazı havayolları uçuşları azaltıyor ve zaman çizelgelerini revize ediyor. Yüzeyin altında sessizce bir baskı oluşuyor. Güncellenmiş Tahmin ve Önümüzdeki Zorluklar Ekonomik durgunluğa rağmen, beklentiler aşağı yönlü değişti. Revize edilmiş rakamlar, 2026'da yabancı turist sayısının 31,2 milyon olacağını öngörüyor; bu da önceki tahminlerden %5,4 daha düşük. Ancak 2027'de 33,1 milyona yükselmesi muhtemel görünüyor. Çin'den gelen turist sayısının bu yıl yaklaşık 5,1 milyon olması bekleniyor; bu da geçen yıla göre %16,9'luk bir artış anlamına geliyor, ancak daha önceki %30-40'lık beklentilere yaklaşmıyor. Eğilimler iyileşme gösterse de, erken tahminler artık çok iyimser görünüyor. Küresel koşullardaki küçük değişimler bile hâlâ büyük bir etkiye sahip. Petrolün varil fiyatı 130 doları aşarsa, ziyaretçi sayısı 2026'da 25,2 milyona düşebilir, ardından iki yıl sonra hafifçe artarak 26,7 milyona ulaşabilir; bu da ekonomik dalgalanmaların seyahat trendlerini ne kadar kolay etkilediğini gösteriyor.

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor Haber

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor

Avrupa’da seyahat gündemi, uçuş iptallerinden jet yakıtı tedarikine ilişkin artan endişelere kadar İran’la bağlantılı gerilimlerin yarattığı dalga etkileriyle şekilleniyor. Ancak bu aksaklıklar seyahat talebini azalttı mı, yoksa Avrupalılar bu ilkbahar ve yaz aylarında hâlâ uçağa binmeye istekli mi? Görünen o ki uçma iştahımız her zamankinden daha güçlü. Avrupa Seyahat Komisyonu’nun (ETC) Avrupa içi seyahat eğilimlerini izleyen son araştırması, ilgide rekor seviyelere işaret ediyor. Avrupalıların yüzde 82’si bu sezon seyahat etmeyi planlıyor. Bu, 2020 ve 2021’deki pandemi düşüşlerinden sonra önemli bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak güvenlik kaygıları giderek daha önemli hale geliyor. Artan maliyetler ve güvenlik artık yolcuların başlıca kaygıları Artan jeopolitik gerilimler, Avrupalı yolcuların önceliklerini değiştiriyor. Güvenlik, kaygıların başında geliyor. ETC verilerine göre katılımcıların yüzde 22’si artık destinasyon güvenliğini en önemli unsur olarak görüyor. Bu oran geçen yıla göre yüzde 4 artmış durumda. Özellikle Orta Doğu bağlantılı kaygılar öne çıkıyor. Ancak bölgedeki çatışmanın etkisi daha çok yaşlı yolcular üzerinde hissediliyor. 54 yaş üstü katılımcıların yüzde 45’i endişeli olduğunu söylerken, bu oran 18-24 yaş grubunda yüzde 33. Yolcular, 2025’e kıyasla maliyetleri de daha yakından takip ediyor. Daha fazla kişi uçmak istese de birçok yolcu harcamalar konusunda temkinli davranıyor; daha kısa konaklamaları ve daha sınırlı bütçeleri tercih ediyor. ETC, dört ila altı gecelik seyahat planlayanların oranında yüzde 3’lük artış, yedi ila 12 gecelik seyahat isteyenlerde ise yüzde 5’lik düşüş tespit etti. Seyahat bütçelerinde de daha ölçülü bir eğilim görülüyor. bin euroya (yaklaşık 52 bin 600 TL) kadar harcama yapmayı planlayanların oranı yüzde 6 artarken, bin 500 euro (yaklaşık 59 bin TL) ve üzeri harcama yapmak isteyen yolcuların oranı yüzde 9 azaldı. Küresel danışmanlık şirketi Teneo’nun araştırması, uçak biletlerinde keskin artışlar olduğunu ortaya koydu. En düşük ortalama ekonomi sınıfı biletler bile yolculara geçen yıla göre yüzde 24 daha pahalıya mal oluyor. Bu, son beş yılın en yüksek ortalama artışı anlamına geliyor. Buna karşın yaşlı Avrupalı yolcuların, planladıkları yaz seyahatlerinde konaklama süresi ve bütçe açısından daha fazla harcama yapmaya daha istekli olduğu görüldü. Avrupa Birliği yetkilileri ve bölgedeki sektör oyuncuları da havacılık ve seyahat akışlarındaki aksaklıkları giderek daha yakından izliyor. Lufthansa dahil birçok Avrupalı hava yolu şirketi, jet yakıtı maliyetlerini sınırlamak ve artık finansal olarak sürdürülebilir olmayan uçuşları azaltmak için yaz dönemi uçuş rotalarını iptal ediyor. Avrupa Komisyonu’nun Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu Üyesi Apostolos Tzitzikostas, bu hafta başında, jet yakıtının yaklaşık yüzde 30’unu ithal eden Avrupa’da bloğun acil durum stoklarının "yalnızca gerekirse serbest bırakılabileceğini ve bırakılacağını" söyledi. İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimler, dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde ciddi bir darboğaz yarattı ve su yolu üzerinden petrol ile doğalgaz ihracatının akışını kısıtladı.

Moskova’da Lüks Otel Fiyatları Yılın İlk Çeyreğinde Geriledi Haber

Moskova’da Lüks Otel Fiyatları Yılın İlk Çeyreğinde Geriledi

Yılın ilk çeyreğinde Moskova’daki beş yıldızlı otellerde oda fiyatları son yıllarda ilk kez düşüş gösterdi. Danışmanlık şirketi CMWP verilerine göre ortalama oda fiyatı 28 bin 600 rubleye geriledi. Bu yaklaşık 380 dolar seviyesine denk geliyor. Geçen yıl aynı dönemde fiyat 29 bin 500 ruble yani yaklaşık 393 dolardı. Böylece yıllık bazda yüzde 3’lük bir düşüş kaydedildi. Uzmanlar fiyat gerilemesinin temel nedenlerinden birinin Orta Doğu’dan gelen turist sayısındaki azalma olduğunu belirtiyor. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan gelen yüksek harcama potansiyeline sahip ziyaretçilerin sayısı bölgedeki jeopolitik gerilimler nedeniyle düştü. Bu durum lüks segmentte talebi doğrudan etkiledi. Doluluk oranlarında da gerileme gözlendi. 2026’nın ilk üç ayında Moskova’daki beş yıldızlı otellerin doluluk oranı yüzde 61,3’e düştü. Bu oran geçen yılın aynı dönemine göre 2,6 puan daha düşük. Bazı analizlere göre lüks segmentte doluluk yüzde 42’ye kadar geriledi. Talepteki zayıflamanın bir diğer nedeni de Rus turistlerin davranışındaki değişim oldu. Rubledeki güçlenme ile birlikte Ruslar yurt dışı seyahatlere daha fazla yöneldi. Böylece iç talep de zayıfladı. Uzmanlara göre Moskova’daki lüks otel pazarı oldukça dar. Şehirde toplamda yaklaşık 7–8 lüks otel bulunuyor ve toplam oda sayısı 1600–1800 civarında. Yüksek maliyetler, uzun geri dönüş süresi ve sınırlı müşteri kitlesi nedeniyle yeni yatırım da oldukça sınırlı kalıyor.

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı Haber

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı

Varlıklı Orta Doğu sakinleri, savaşla ilgili endişelerin geçici kiralamalar ve daha uzun vadeli konaklama talebini artırmasıyla birlikte Avrupa’nın üst segment gayrimenkul bölgelerinde ev arayışını hızlandırıyor. Londra, Monako, İsviçre ve İspanya’nın lüks tatil beldesi Marbella’daki emlakçılar, milyoner yatırımcılardan influencer’lara ve Orta Doğu’daki çatışma sona erene kadar taşınmak ya da kalıcı olarak yurt dışına yerleşmek isteyen ailelere kadar geniş bir kesimden gelen ilginin arttığını söylüyor. Forbes Türkiye'nin Bloomberg’ten derlediği habere göre normalde en popüler Körfez gayrimenkul piyasalarına yatırım yapacak olan yatırımcıların da savaşın ikinci ayına girmesiyle alternatifleri değerlendirmeye başladığı belirtiliyor. Çatışmalar vergisiz gelir, yıl boyu güneşli hava ve lüks yaşam tarzı vaadi nedeniyle Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlere yönelen bazı zenginleri, aileleri ve yatırımcıları yeniden düşünmeye zorluyor. Bu şehirler son dönemde daha uzun süreli ikameti teşvik eden reformlar yapmış olsa da savaş bu şehirlerin istikrarsız bir bölgede imajını sarsmış durumda. Cenevre’ye yoğun ilgi Cenevre’deki bir emlakçı olan Rockwell Properties’ten Jan Florian, Orta Doğu’dan İsviçre’ye taşınmak isteyen bir yatırımcı için 20 milyon frank (26 milyon dolar) değerinde bir ev arıyor. Ayrıca bölgeden müşterileri olan bir lüks saat satıcısının bu hafta düzenlediği bir etkinliğe davet edildiğini çünkü birçok müşterinin İsviçre’de evlerle ilgilendiğini söyledi. Hem lüks tatil köyleri hem de paket tatilleriyle bilinen İspanya’nın Costa del Sol bölgesinde, üst segment emlak firması Engel & Völkers günde dört ila beş satın alma ve kiralama talebi alıyor ve savaşın başlamasından bu yana Marbella’da birçok anlaşma yaptı. Şirketin Orta Doğu ile ilişkisi 1970’lere, dönemin Suudi Veliaht Prensi Fahd’ın burayı yazlık üs haline getirip Mar-Mar Sarayı’nı inşa etmesine kadar uzanıyor. Üst segment emlak şirketi MPDunne’ın ortağı Oscar Lindahl, “On yıllardır her yaz buraya gelen oldukça büyük bir Orta Doğulu ve Suudi topluluğumuz var” dedi. Yeni inşa edilen mülklerin alıcılarının, spor salonu ve restoranlar içeren, Orta Doğu başkentlerindeki yaşam tarzını taklit eden “tatil köyü tarzı” gayrimenkulleri tercih ettiğini belirtti. Kiracı sayısı 16,9 arttı Bu arada Londra’da, arzın daralması ve Orta Doğu’daki belirsizliğin sürmesi nedeniyle üst segment kiralar yükseliyor. Emlak şirketi Knight Frank’in son verilerine göre mart ayında haftalık bin Sterlin’in üzerindeki mülkler için yeni potansiyel kiracı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 16,9 arttı. Şirketin Londra merkez bölgesindeki kiralamalardan sorumlu yöneticisi David Mumby, “Orta Doğu’dan altı ay veya daha kısa süreli kiralamalar için ciddi bir talep artışı gördük. Bunlar genellikle yakın zamanda Orta Doğu’ya taşınmış ancak Londra’da zaten bir ağı olan İngiliz, Avrupalı veya Kuzey Amerikalı aileler” dedi. Çok varlıklı kişiler genellikle bu tür çalkantılı dönemler için dünya genelinde birden fazla eve sahip olsa da mevcut belirsizlik ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması, Orta Doğu’da kök saldıktan sonra seçeneklerini değerlendiren profesyoneller ve yabancı çalışanlar için ciddi kararlar gerektirebilir. Bazı yabancı yatırımcılar, son yıllarda büyük fiyat artışları görülen Dubai gibi piyasalara yatırım yaptı. Yerel analistler ve yatırımcılar, çatışmalara rağmen talebin süreceğini öne sürse de daha az yerleşik piyasalar ve mahallelerde fiyatların kısa vadede belirsiz olması bekleniyor. “İnsanlar kısa vadeli kararlar alıyor” Yine de Dubai gibi iş merkezleri, finansal kriz gibi önceki zorluk dönemlerinden güçlü bir şekilde toparlanmıştı ve Wall Street şirketleri bölgeye açık destek vermeye devam ediyor. Buna rağmen, kişisel güvenlik endişeleri bazı şirketleri çalışanlarına geçici olarak başka yerlerden çalışma izni vermeye zorladı. Douglas Elliman France ve Douglas Elliman Monaco’nun özel müşteri ofisi başkanı Edward de Mallet Morgan, “Algı çok hızlı değişiyor, bu yüzden genellikle ilk adım olarak kiralamaya yöneliyorlar” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan’dan yaklaşık 10 müşterisinin en azından geçici olarak Avrupa’ya taşınmayı değerlendirdiğini belirtti. “İnsanlar, durumun istikrara kavuşmasını beklerken kısa vadeli kararlar alıyor.” İnsanların çatışmalar sürerken bile kalıcı taşınmayı henüz tercih etmemesinin ana nedeni, vergi ikametinin değiştirilmesinin zaman ve organizasyon gerektirmesi. Çocuklar için okul bulmak, yerel banka hesabı açmak gibi ulusal gerekliliklere uyum sağlamak da genellikle karmaşık ve zaman alıcı. Ancak çatışmalar, bölgeye taşınmış bireyler ile burada büyüyen finansal hizmet şirketleri ve diğer firmalar için de bir ikilem yaratıyor. Süregelen bir çatışma, özellikle okul yılının sonu yaklaşırken, bazılarını kalıcı taşınma kararı almaya zorlayabilir.

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu

Özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rezervasyon iptalleri ve talep düşüşü dikkat çekiyor. Antalya ve Ege’de rezervasyonlar geriledi Turizm sektör temsilcilerine göre savaşın etkisiyle özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya dönemi beklentilerin altında kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında yaklaşık %60’a varan düşüş yaşandığını belirtiyor. Ural, ateşkes sonrası kısmi toparlanma görülse de İngiltere ve Avrupa’dan Eylül–Kasım dönemine yönelik rezervasyonların hâlâ zayıf seyrettiğini vurguluyor. “Talep zayıf kalacak” uyarısı İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizlerde, Orta Doğu’daki güvenlik endişelerinin turizm talebini baskıladığı ve özellikle Körfez ülkelerinde ciddi daralma yaşandığı ifade edildi. Şirket ekonomistlerinden Jessie Smith, Türkiye’nin Ortadoğu pazarına bağımlılığı nedeniyle risk altında olduğunu belirterek, “İkame destinasyonlar olsa da bu yeterli olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz ve iç destinasyonlar da etkilendi Sektör temsilcileri, özellikle Doğu Karadeniz’in Körfez ülkelerinden gelen turistlere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle bölgedeki talep düşüşü daha belirgin hissediliyor. Kurumsal turizm alanında faaliyet gösteren GlobeMeets & Oliva MICE yetkilisi Hüseyin Kurt, Ortadoğu pazarındaki daralmanın Van ve İstanbul gibi İran turistine bağlı destinasyonları da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Avrupa yön değiştiriyor Seyahat acenteleri, Avrupalı turistlerin risk algısı nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs gibi destinasyonlardan İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batı rotalarına yöneldiğini bildiriyor. Bu durum Türkiye’nin yaz sezonu beklentilerini aşağı çekiyor. İstanbul’da doluluk geriledi ABD merkezli veri şirketi Lighthouse Intelligence verilerine göre İstanbul otellerinde Nisan ayı doluluk oranı geçen yıla göre düşerek %47,5 seviyesine geriledi. Ancak şehirde ciddi bir iptal dalgası yaşanmadığı belirtiliyor. Buna rağmen rezervasyon artış hızının geçen yıla göre daha düzensiz olduğu ifade ediliyor. Uçuş iptalleri ve maliyet baskısı arttı Havacılık veri analiz şirketi Cirium verilerine göre Orta Doğu ve Afrika’da Uçuş iptalleri kısa sürede ciddi oranda arttı. Bu durum Türkiye çıkışlı ve varışlı tur paketlerinde maliyetleri yükseltti. Sektör temsilcileri özellikle artan yakıt fiyatlarının bilet maliyetlerine %5–10 arasında yansıdığını ve kâr marjlarını düşürdüğünü belirtiyor. “Toparlanma bir yılı bulabilir” Turizm sektörü temsilcileri, gerilimin sona ermesi halinde bile toparlanmanın zaman alacağını öngörüyor. Elif Ural, Ortadoğu pazarının yeniden eski seviyesine dönmesinin en az bir yıl sürebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre sektör, 2026 sezonunda jeopolitik risklerin gölgesinde kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

Turistler Dünya Kupası’na ilgi göstermedi Haber

Turistler Dünya Kupası’na ilgi göstermedi

Lighthouse Intelligence verilerine göre; Atlanta, Dallas, Miami, Philadelphia ve San Francisco gibi ev sahibi şehirlerde maç günleri için oda fiyatları, yıl başındaki zirve noktasına kıyasla yaklaşık üçte bir oranında geriledi. Beklenen ziyaretçi akını gerçekleşmedi FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun 2024 yılında yaptığı "yüz binlerce ziyaretçi" öngörüsüne rağmen, talep beklentilerin çok altında kaldı. New York Otelciler Birliği Başkanı Vijay Dandapani, ziyaretçi sayısında bir artış olsa da bunun FIFA'nın vaat ettiği "bereket" seviyesinde olmadığını belirtti. CoStar verilerine göre, FIFA'nın teknik personel ve takımlar için ayırdığı binlerce odayı iptal etmesi, otellerde maç aralarındaki dönemlerde ciddi boşluklar oluşmasına neden oldu. Rezervasyonları engelleyen temel faktörler ABD Başkanı Trump’ın göçmenlik politikalarına yönelik tepkiler ve İran ile yaşanan savaşın yarattığı istikrarsızlık, yabancı turistleri caydırıyor. Football Supporters Europe'a göre, bir taraftarın takımını finale kadar takip etmesinin maliyeti en az 6 bin 900 doları buluyor. Bu rakam, Katar'daki bir önceki turnuvanın yaklaşık beş katı seviyesinde. Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği enerji krizi, hem enflasyon korkusunu artırıyor hem de uçak bileti fiyatlarını yukarı çekiyor. "Otellerin beklentisi çok yüksekti" Tourism Economics analizleri, ABD'ye gelecek uluslararası ziyaretçi artış oranını yüzde 3,9'dan yüzde 3,4'e revize etti. Analistler, otellerin "premium fiyatlarla uzun süreli konaklama" beklentisinin gerçeklerle örtüşmediğini, Avrupalı taraftarların bu yüksek maliyetler nedeniyle 2030'da İspanya, Portekiz ve Fas'ta yapılacak turnuvayı beklemeyi tercih edebileceğini belirtiyor.

Savaş Brüksel Havalimanı’nı da etkiledi Haber

Savaş Brüksel Havalimanı’nı da etkiledi

Orta Doğu'da ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar Belçika'daki Brüksel Uluslararası Havalimanı’nı olumsuz etkiledi. Brüksel Havalimanı yönetiminin geçtiğimiz aya ait açıkladığı verilerde, yolcu trafiğinde sert düşü yaşandığı ortaya çıktı. Havaalanının son bir ayda savaş ve grev nedeniyle toplam 80 bin yolcu kaybettiği tespit edildi. Yolcu kaybının başlıca nedeni olarak, Orta Doğu'da yaşanan savaş ve saldırıların hedefindeki ülkelerdeki havaalanlarına yönelik uçuşların iptal edilmesi ya da azaltılması gösterildi. Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle mart ayında başta İsrail’in başkenti Tel Aviv olmak üzere, Katar’ın başkenti Doha dahil birçok noktaya uçuşlar tamamen durduruldu. Dubai ve Abu Dhabi hatlarında ise kapasite daraltmasına gidildi. Bu durumun tek başına 50 bin yolcunun kaybına neden olduğu belirtildi. Havaalanı yönetimi yetkilileri, bölgedeki güvenlik şartlarının havayolu şirketlerini operasyonlarını askıya almaya zorladığını bu nedenle havaalanı olarak doğrudan etkilendiklerini bildirdi. Grev yolcu sayısındaki düşüşün nedenlerinden biri Belçika’daki 12 Mart’ta federal hükümetin politikalarına karşı düzenlenen ulusal grev ise havalimanında ekstra krize yol açtı. Yetkililer, "Güvenlik hizmetlerini sağlayan firmanın bazı çalışanlarının iş bırakması üzerine, gün boyunca tüm giden yolcu uçuşları iptal edildi. Çok sayıda geliş uçuşu da durduruldu ve toplam 359 uçuş yapılamadı. Bu durumdan ise 30 bin yolcu doğrudan etkilendi" ifadelerini kullandı. Tatil uçuşları umut oldu Havalimanı verilerine olumlu yansıyan tek gelişmenin ise Paskalya tatili olduğu, bu dönemde önemli turistik destinasyon yolcuları nedeniyle hareketlilik yaşandığı bildirildi. Bu süreçte Brüksel Havaalanı’nın toplamda 1 milyon 767 bin 797 yolcu ağırladığı bildirildi. Air China ve İspanyol Volotea'nın da artık Brüksel Havaalanı’nından uçuşlara başladığı belirtildi. Yaklaşan yaz tatili sezonundan beklenti içinde olduklarını bildiren havaalanı yetkilileri, Avrupa ülkeleri dışında en çok Türkiye, Fas ve ABD'nin ilgi gördüğünü belirtti.

Orta Doğu krizi havacılığı vurdu, milyonlarca yolcu etkilendi Haber

Orta Doğu krizi havacılığı vurdu, milyonlarca yolcu etkilendi

Orta Doğu’da başlayan çatışma, küresel havacılık sektöründe büyük bir şok etkisi yarattı. Bölgedeki havayolu şirketleri ve aktarma merkezleri, uçuş iptalleri, kapasite kesintileri ve bağlantı kayıpları nedeniyle ciddi şekilde etkilendi. Cirium’un verilerine göre, Orta Doğu merkezli havayolları, dünya havacılığında kritik bir köprü görevi görüyor. Emirates, Avrupa–Asya yolcu trafiğinin %13’ünden fazlasını, Avrupa–Avustralya hattının ise %31’ini taşıyor. Qatar Airways ve Etihad Airways ile birlikte bu yoğunluk, kriz anında küresel bağlantının zayıflamasına yol açtı. İlk haftalarda 5 milyon yolcu mağdur oldu Çatışmanın ilk haftalarında yaklaşık 5 milyon yolcu, iptal edilen uçuşlar nedeniyle seyahat planlarını değiştirmek zorunda kaldı. Bu durum, hem turizm hem de iş seyahatleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. İlk günlerde şok: İptaller %65’i aştı 28 Şubat’ta uçuşların %37’si iptal edildi İlk günlerde bu oran %65’in üzerine çıktı Günlük 2.300’den fazla uçuş gerçekleştirilemedi Bu tablo, bölgedeki uçuşların yarıdan fazlasının durduğunu ortaya koydu. Kademeli toparlanma başladı Mart ortasından itibaren kısmi normalleşme süreci başladı: İptaller %20–30 bandına geriledi Nisan başında %10 seviyesine düştü Günlük iptaller 250’nin altına indi Ancak uzmanlara göre bu durum tam toparlanma anlamına gelmiyor. Havalimanları arasında büyük farklar Krizin etkisi havalimanlarına göre sert şekilde ayrıştı: Dubai Uluslararası Havalimanı ve Abu Dabi Uluslararası Havalimanı yaklaşık %50 etki Hamad Uluslararası Havalimanı yaklaşık %80 etki Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı yaklaşık %86 etki Özellikle Tel Aviv’deki yüksek oran, güvenlik tehdidinin doğrudan hissedildiğini gösterdi. Uluslararası havayolları uçuşları durdurdu Birçok büyük havayolu şirketi bölgeye uçuşlarını askıya aldı: Delta Air Lines United Airlines American Airlines Air Canada Avrupa’dan Türk Hava Yolları, British Airways ve Lufthansa ise sınırlı operasyonlarını sürdürdü. Dev kapasite kesintisi: 5,4 milyon koltuk silindi Üç büyük Körfez havayolu şirketi (Emirates, Qatar Airways ve Etihad), çatışma öncesi programa kıyasla Nisan ayı kapasitelerini önemli ölçüde azalttı. Toplamda, yalnızca Nisan ayı için 5,4 milyondan fazla koltuk ve 18.000’den fazla uçuş iptal ettiler. Bu eğilimin yakın vadede devam etmesi muhtemel. Bazı hatlarda kesintiler dikkat çekti: Dubai – Singapur: %15–25 azalma Doha – Bangkok: %20–35 azalma Abu Dabi – Sidney: %30–40 azalma Belirsizlik Devam Ediyor Uzmanlar, bölgedeki uçuşların tamamen normale dönmesinin kısa vadede zor olduğunu vurguluyor. Sürecin seyri, büyük ölçüde güvenlik koşulları ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacak. Küresel etki kaçınılmaz Orta Doğu’daki kriz, yalnızca bölgesel değil, küresel havacılık sistemini etkileyen bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Havayolu şirketleri ve yolcular için risk, maliyet ve belirsizlik artmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.