Hava Durumu

#Mimarlık

TOURISMJOURNAL - Mimarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Noyanlar Şirketler Grubu'ndan Türkiye - Kıbrıs Yatırım Köprüsü Haber

Noyanlar Şirketler Grubu'ndan Türkiye - Kıbrıs Yatırım Köprüsü

Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs'ta yaklaşık 11 bin konutun yer aldığı 30 projeye imza atan Noyanlar Şirketler Grubu, İzmir, İstanbul, Ankara, Adana ve Denizli ofisleriyle Kıbrıs ve Türkiye arasında ticaret köprüsü kurdu. 53 yıldır sektörde istikrarlı bir büyüme grafiği çizen Noyanlar Şirketler Grubu, Türkiye'de hizmete açtığı 5 ofisiyle hem kendi projelerini tanıtmayı; hem de İzmir ve Ege Bölgesinde yeni konut projelerini yaşama geçirmeyi hedefliyor. Gerek Kuzey Kıbrıs'a olan yakınlığı gerekse Akdeniz kültürünü taşıması nedeniyle İzmir'e özel önem verdiklerini belirten Noyanlar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Noyan, “Bugüne dek elde ettiğimiz deneyimlerle birlikte İzmir ve Ege Bölgesinde yeni yatırımlar yapmak istiyoruz. Bu sadece İzmirliler'e değil yurtdışındaki yatırımcı ve Kuzey Kıbrıslılara da yönelik olacak. Bunun için gerekli ekonomik koşulların olgunlaşması gerekli. İzmir, Çeşme, Urla ve Foça'yı da gezerek nerede nasıl proje geliştirebiliriz diye araştırıyoruz. Elimizdeki mevcut projeleri de satış ofislerimiz aracılığıyla tanıtarak Kuzey Kıbrıs'ın kazandıran yatırım projelerini Türkiye’de de tanıtmak istiyoruz” diye konuştu. KUZEY KIBRIS ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNUYOR Kıbrıs'ın deniz ve doğal güzelliklerinin yanı sıra; yaşam kalitesi, yasal güvenceleri, yüksek eğitim seviyesi ve turizm alt yapısıyla önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Noyan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuzey Kıbrıs yalnızca Türkiye'den değil Avrupa'dan, Rusya, Ukrayna, Belarus, Kazakistan gibi farklı ülkelerden de talep alıyor. Kıbrıs önemli bir çekim merkezi. Bir ada ülkesi olarak turizm eğitim ve inşaat sektörü ağırlıklı. Hükümetimiz de bu konulara önem veriyor. Eğitimli insan kaynağımız da çok fazla. Biz 53 yıllık bir şirket olarak “müşteri her şeydir” anlayışını ön planda tutuyoruz. Şirketimizin ismi, ailemizin soy ismidir. O yüzden disiplinli, düzgün, güvenilir ve müşteri odaklı bir çalışma anlayışına sahibiz. Farklı gelir grubundaki kişiler için esnek ödeme seçeneklerimiz de mevcut. 8 - 10 yıla kadar uzanan her bütçeye uygun ödeme imkanları sunuyoruz. Dünyanın en kutsal işini yaptığımıza inanıyoruz. Çünkü ev huzur, mutluluk ve bir mecburiyettir. İşimizi çok severek yapıyoruz” GELECEĞİN YAŞAM ALANLARI Noyanlar Şirketler Grubu olarak yarım asrı aşan yolculuklarında güven, kalite ve ve sürdürülebilir büyüme anlayışını ön plana aldıklarını kaydeden Ahmet Noyan, “Biz hiçbir zaman yalnızca bina inşa eden bir şirket olmayı hedeflemeden; yaşam alanları ve uzun vadeli değer üretmeyi amaçladık ve bu yolda yürüdük. Kurucularımızdan aldığımız aile kültürüyle profesyonel yönetim anlayışını bir araya getirerek müşteri memnuniyetini satış anıyla sınırlı görmeyip satış sonrası hizmetleri de işimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada en büyük gücümüz, yıllar içinde oluşan güven ilişkisi ve marka değerimizdir. 'Geleceğin yaşam alanlarını inşa etmek' bizim en önemli mottolarımızdan biridir” ifadelerini kullandı. YENİ PROJELER YOLDA Yeni konut projelerinin de yolda olduğunu kaydeden Ahmet Noyan şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs genelinde yaklaşık 11 bin konutun yer aldığı 30 projeye imza attık ve binlerce aileyi ev sahibi yaptık; tabi ki şirketimizin özel projeleri de yüzün üzerinde. Özellikle İskele, Gazimağusa, Geçitkale, Erenköy ve Karpaz bölgelerinde geliştirdiğimiz projelerle önemli bir dönüşümün parçası olduk. Şu anda devam eden projelerimizle birlikte üretim kapasitemizi daha da artırıyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni etaplar ve karma yaşam projeleriyle büyümemizi sürdüreceğiz. 2027 sonuna kadar teslim etmeyi hedeflediğimiz projelerle konut stoğumuza ciddi bir ekleme yapmayı planlıyoruz. Burada önceliğimiz sayıdan çok kalite ve yaşam standardıdır. Bu yıl içerisinde de süpriz yeni projelerle müşterilerimizle buluşacağız” KIBRIS YATIRIMCILARDAN İLGİ GÖRÜYOR Kuzey Kıbrıs'ın yatırımcılar tarafından yoğun ilgi gördüğünün altını çizen Ahmet Noyan, “İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli ve Adana'daki Noyanlar Şirketler Grubu ofislerindeki yönetici ve çalışanlarımızdan almış olduğumuz veriler çerçevesinde Türkiye’nin tüm illerinden son yıllarda ciddi bir ilgi gözlemliyoruz. Bu yatırımcı profili genellikle yaşam kalitesi, tatil amaçlı kullanım ve uzun vadeli yatırım beklentilerini bir arada değerlendiriyor. Kuzey Kıbrıs’ın coğrafi yakınlığı da tercih nedenleri arasında önemli bir yer tutuyor. Bunun yanında kira getirisi ve değer artışı beklentileri de talebi destekliyor. Biz de satış ve pazarlama stratejilerimizi Türkiye'deki yatırımcı beklentilerine göre şekillendiriyor, bölgesel tanıtımlar ve güçlü satış ağlarıyla daha yakın iletişim kuruyoruz. Türkiye pazarının önümüzdeki dönemde de büyümeye devam edeceğine inanıyoruz” bilgisini verdi. GÜÇLÜ BİR EKOSİSTEM YARATTIK Noyanlar Şirketler Grubu'nun farklı sektörlerde hizmet verdiğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Noyan, şöyle devam etti: “Noyanlar Şirketler Grubu, inşaat sektörünün yanı sıra; gayrimenkul geliştirme, mimarlık, mühendislik, satış-pazarlama, turizm ve hizmet alanlarında da yatırımlara sahip. Zaman içinde farklı sektörlerde oluşturduğumuz iş modelleriyle daha güçlü bir ekosistem yaratmayı hedefledik. Birlerce çalışanımızla ülke ekonomisi ve istihdama katkı sunmaya devam ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz yatırımların temel amacı sadece ticari büyüme değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya destek sağlamaktır. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde stratejik büyümeyi sürdüreceğiz”

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor Haber

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor

Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin'in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti'nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye'de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve M.Ö. 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti'nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü'deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü'nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı M.Ö. 3'üncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu'nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu'nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanladaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya'daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, M.S. 3'üncü veya 5'inci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.

Muğla, Phoenix Antik Kenti Dünya Yolunda Haber

Muğla, Phoenix Antik Kenti Dünya Yolunda

Muğla'nın Marmaris ilçesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık geçmişiyle dünyanın en değerli kültürel miraslarından biri olarak gösterilen Phoenix Antik Kenti'ndeki arkeolojik kalıntıları belgelemek için 5 senedir süren yüzey araştırması ve kazı çalışmaları, artık İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin (İEÜ) yürütücülüğünde devam edecek. İEÜ bünyesine katılan Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman'ın direktörlüğünü üstlendiği ‘Phoenix Arkeoloji Projesi', geçmiş uygarlıkların yaşantısını gün yüzüne çıkararak Bozburun Yarımadası'nı dünyaca ünlü bir ‘kırsal turizm merkezi' haline getirecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle 30 kişilik deneyimli ekip tarafından sürdürülen bilimsel araştırmalar, 2026 özelinde Phoenix'in kuzeyindeki Taşlıca ve Söğüt köylerinde yoğunlaştırılacak. Araştırmalar sırasında belgelenen kültür varlıkları korunarak, bölgenin UNESCO adaylığına giden sürece de büyük katkı sağlayacak. Halkla iç içe yürüyor Projeye ilişkin detaylı bilgiler veren İEÜ Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı Öğretim Üyesi Dr. Asil Yaman, Phoenix'te sadece kazı değil, çok yönlü bir kültürel coğrafya okuması da yaptıklarına dikkat çekti. İnsan, doğa, mimarlık ve üretim pratikleri arasındaki ilişkileri çözümleyerek 2 bin 600 yıllık geçmişi gelecekle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Dr. Yaman, "2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi izniyle yürütülen çalışmalar kapsamında sistematik yüzey araştırmaları, mimari belgeleme, arkeolojik analizler ve kültürel miras eğitim projeleri gerçekleştiriliyor. Proje; arkeoloji, mimarlık, jeoloji, ekoloji, tarih ve antropoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla çağdaş arkeolojinin sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk ilkelerini sahaya taşıyor. Bölge halkından da çok destek görüyoruz. Onlar da süreci merakla takip ediyor. Halkla iç içe yürüyen, yeni nesil bir arkeoloji projesi olarak çalışmamız dikkat çekiyor" diye konuştu. Kırsal yaşam modeli Dr. Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Phoenix Arkeoloji Projesi'nin özgün yaklaşımı, alanı dolanıklık (entanglement) kuramsal çerçevesi içinde değerlendirmesidir. Bu sayede mekansal düzen, üretim pratikleri ve gündelik yaşam, yalnızca fiziksel kalıntılar üzerinden değil; tarihsel, toplumsal ve çevresel ilişkiler ağı içinde okunuyor. Phoenix, bu yönüyle tarih boyunca kendi kendine yetebilen ve sürdürülebilir kırsal yaşam modelinin somut bir örneği. Türkiye, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nden araştırmacıların yer aldığı Phoenix Arkeoloji Projesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi çatısı altında Türkiye'nin en kapsamlı kırsal arkeoloji ve kültürel peyzaj araştırmalarından biri olarak öne çıkıyor." Dünya mirası yolunda stratejik adımlar Phoenix Antik Kenti'nin, sahip olduğu özgün kültürel peyzaj ve tarihsel süreklilik özellikleriyle ‘dünya mirasının' da potansiyel adayı olduğunu ifade eden Dr. Yaman, "Bu doğrultuda bilimsel, mekansal ve yönetsel altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Projenin bir sonraki aşamasında arkeolojik kazı sürecinin başlatılması planlanıyor. Uzun vadeli bilimsel araştırma stratejisi ve alan yönetim planı çerçevesinde yapılandırılan çalışmalar, Phoenix'i uluslararası akademik ve kültürel platformlarda daha görünür kılmayı hedefliyor" dedi. Sergi hazırlıkları sürüyor Önümüzdeki dönemde projeye ilişkin çalışmaları anlatan bir sergi düzenlemeyi de planladıklarını dile getiren Dr. Yaman, "Phoenix Arkeoloji Projesi, bilimsel araştırmayı çağdaş sanat üretimiyle de buluşturuyor. Taşlıca'da faaliyet gösteren Phoenix Arkeolojik Araştırma Merkezi (PAAM) bünyesinde yürütülen çağdaş sanat programı kapsamında sanatçılar; kırsal miras, su yönetimi sistemleri, üretim pratikleri ve yerel hafıza temaları üzerinden alanla etkileşime giriyor. Hazırlıkları süren bir sergi programımız da var. Buna ilişkin detaylar, önümüzdeki süreçte netleşecek. Phoenix'in kültürel peyzajı, yalnızca akademik bir araştırma konusu olmaktan çıkarak kamusal ve estetik bir tartışma alanına dönüşüyor. Böylece proje, geçmişi korumakla kalmayıp onu güncel üretimle yeniden yorumlayan dinamik bir kültürel platforma evriliyor" diye konuştu.

35. ANFAŞ Hotel Equipment Fuarı Başlıyor Haber

35. ANFAŞ Hotel Equipment Fuarı Başlıyor

ANTALYA (İHA) - Türkiye’nin en prestijli Horeka sektörü etkinliklerinden biri olan Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları Fuarı, Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu yıl fuara 20 bin ziyaretçi beklenirken, 1,5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefleniyor. Fuar, otel, restoran ve kafeterya sektörüne hizmet eden firmaları yerli ve yabancı katılımcılarla buluşturacak. SEKTÖRÜN GELECEĞİ KONUŞULACAK Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Hotel Equipment Fuar Direktörü Hakan Arslan, "Geçen sene yaklaşık dört gün süren fuarda on beş bin üzerinde bir ziyaretçi sirkülasyonu vardı. Bu sene bu rakamın 20 binin üzerine çıkması bekleniyor" açıklamasını yaptı. Fuarın yalnızca ticaret değil, sektörün sorunlarının tartışıldığı paneller ve söyleşilere de ev sahipliği yapacağını ekleyen Arslan, "8 ve 9 Ocak tarihlerinde yiyecek-içecek sektörü ve iç mimarlık üzerine toplantılar düzenleyeceğiz. Önemli konuşmacıları ve sektör profesyonellerini ağırlayacağız" dedi. HOTEL DESIGN SHOW BEŞİNCİ KEZ SAHNEDE Fuar kapsamında İç Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından düzenlenen Hotel Design Show, "Gelecek" temasıyla yeniden ziyaretçilerle buluşacak. Etkinlikte, uzman 10 mimarlık ofisi tarafından tasarlanan otel odaları deneyimlenebilecek. İç Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Güner Onaran, "İspanya, Tunus ve İtalya İç Mimarlar Odası Başkanları gibi önemli isimleri ağırlayacağız. Ayrıca Atilla Kuzu ve Yeşim Kozanlı gibi sektörde öncü mimarlar da konuşmacı olarak fuarımıza katılacak. Gelecekte bu etkinliği 20 veya 30 otel odasına çıkarmayı ve uluslararası düzeyde daha geniş bir platforma taşımayı hedefliyoruz" dedi. Hotel Equipment Fuarı, Antalya’nın turizm ve yatırım alanlarındaki cazibesini artırmayı amaçlıyor. Fuara katılmak isteyenler, dört gün boyunca sektördeki son yenilikleri takip etme ve sektörün öncü isimleriyle buluşma fırsatı bulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.