Hava Durumu

#Milli Mücadele

TOURISMJOURNAL - Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Yat Yarışları’nda bayram coşkusu Haber

Uluslararası Yat Yarışları’nda bayram coşkusu

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde; Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkılarıyla; İstanbul Valiliği, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve TGA iş birliğinde, İstanbul Açık Deniz Yat Yarış Kulübü tarafından organize edilen Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları'nda "Kurtuluş Kupası" heyecanı yaşandı. Zorlu mücadeleyi birinci olarak tamamlayan Enka Sailing Team, Kurtuluş Kupası’nın sahibi oldu. İlk start Adalar’da, büyük final boğazda Yarış programı kapsamında yelkenciler, yarışın ilk günü olan 17 Mayıs’ta İstanbul’un simge noktalarından biri olan Adalar parkurunda mücadele etti. Kurtuluş Kupası’nın kazananının belirleneceği görkemli final ise 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, milli mücadele ruhuna uygun olarak İstanbul Boğazı’nda gerçekleştirildi. Birçok ülkeden yaklaşık 700 sporcunun kıyasıya rekabetine sahne olan Boğaz hattında bu anlamlı günde tam bir görsel şölen yaşandı. Enka Sailing Team Kurtuluş Kupası’nın sahibi oldu Yarışlarda Levent Peynirci yönetimindeki Enka Sailing Team, "Enka Cheese" teknesiyle Kurtuluş Kupası’nın sahibi oldu. Onur Bilgen yönetimindeki Logo Yelken Takımı ikinci olurken, Selim Kakış yönetimindeki Zacapa da yarışı üçüncü olarak bitirdi. ORC O kategorisinde de Levent Peynirci yönetimindeki Enka Sailing Team birinci, İbrahim Gülataş yönetimindeki TSK Spor Gücü DHO Ariva teknesiyle ikinci, Engin Özgen yönetimindeki Unilever takımı üçüncü oldu. ORC 1 kategorisinde ise Ahmet Köroğlu yönetimindeki Beymen Club birinciliği elde ederken, Hüseyin Levent Özgen yönetimindeki STM Yelken Takımı yarışı ikinci, Oğuz Ayan yönetimindeki Angels of CMC Holding de yarışı üçüncü tamamladı. ORC 2 kategorisinde de Onur Bilgen yönetimindeki Logo Yelken Takımı birinci, Selim Kakış yönetimindeki Zacapa ikinci, Burak Cora yönetimindeki Team Zero üçüncü oldu. ORC 3 kategorisinde ise Güney Kaptan yönetimindeki Helly Hansen birinciliği elde ederken, Doğukan Kapıcıoğlu yönetimindeki Bioderma-GSÜ ikinci, Evren Koncagül yönetimindeki Tüpraş üçüncü oldu. ORC 4 kategorisinde birinciliği Yusuf Tunç, Kerem Gökhan Bulut yönetimindeki Samsun Yelken, ikinciliği Bartu Özsoy yönetimindeki ICA-CTD, üçüncülüğü de Berk Gürpınar yönetimindeki TV Plus elde etti. Gezgin kategorisinde ise Hasan Can Ürek yönetimindeki Volvo Car Sailing Team birinci, Güray Zümbül yönetimindeki Medipol Üniversitesi Yelken Takımı ikinci, Muhammed Ali Şahin yönetimindeki Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu takımı DHO Akova teknesiyle üçüncü oldu. Sporboats kategorisinde ise Batu Özonur yönetimindeki Marmara Yelken Spor Kulübü birinciliği elde ederken, Ege Berk Hacıoğlu yönetimindeki HSSK Quick Sigorta ikinci, Oytun Türkmen yönetimindeki Team Doppio üçüncü oldu.

Balıkesir’de Uluslararası Gastrofest kapılarını açtı Haber

Balıkesir’de Uluslararası Gastrofest kapılarını açtı

Balıkesir'in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu'da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi'ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest'i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP'li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir'in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. Etkinliğe CHP'li 14 büyükşehir belediye başkanı ve temsilcileri katıldı. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir'in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir'in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın'ı tebrik etti. Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir'in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyen Başkan Akın, Balıkesir'de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Başkan Akın, "Balıkesir'imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye'ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları'nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. Balıkesir'i Türkiye'nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, "Biz, Balıkesir'i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz" diyerek Balıkesir'in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı'yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye'nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası'nı ayın 16'sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz" dedi. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan'ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir'de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor" dedi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu Haber

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından "7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi" düzenlendi. Bir otelde düzenlenen kongrenin açılışında konuşan Bakan Ersoy, dünya tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinin yaşandığını, ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşümün olduğunu söyledi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Ersoy, "Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü işbirliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu işbirliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız." diye konuştu. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde işbirliklerine büyük önem verdiğini, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların her zaman öncelikli olarak değerlendirdiğini vurguladı. "Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diyen Ersoy, Bakanlığın destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu buluşmanın bu açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. - "Türkiye güçlü bir destinasyon haline gelmiştir" Ersoy, kongrenin ana temasını "Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm" olduğunu aktararak, turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştukları bu platformda, dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmanın son derece kıymetli olacağını söyledi. Türkiye turizminin son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında, turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir." - "Turizm aynı zamanda güçlü bir diplomasi aracıdır" Dünyaya bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını dile getiren Ersoy, "Geleceğe Miras Projelerimiz, Gece Müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır." dedi. Türk dizilerinin diğer önemli diplomasi başlığı olduğuna dikkati çeken Ersoy, dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizilerinin, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırdığına işaret etti. Bakan Ersoy, Türk dizi sektörüne verdikleri güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil, aynı zamanda dili, kültürü ve hikayeleri dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ettiklerini söyledi. Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Ersoy, "Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar sağlayacaktır." diye konuştu. - "Türk dünyası turizmi daha güçlü konuma ulaşacaktır" Ersoy, 2026 yılı boyunca Ankara'da düzenlenecek kültür, sanat, turizm ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflediklerini belirterek, uluslararası tanıtım faaliyetleri ve işbirlikleri sayesinde Ankara'yı ve Türkiye'nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü şekilde temsil edeceklerini kaydetti. Bu vizyon doğrultusunda, Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi'ni geniş bir katılımla ve başarıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Ersoy, sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler ve kültürel çeşitlilik doğru stratejilerle birleştiğinde Türkiye'nin dünya turizminin en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bakanlığın, sürdürülebilir turizmi ve turizm politikalarını merkeze yerleştirerek, 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Ersoy, "Öncü rolümüzün bilinciyle, Türkiye olarak Türk Devletleri arasında turizm alanındaki işbirliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz." dedi. Türkiye'nin en üst düzeydeki strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da bu konuya yer verildiğini hatırlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız. İnanıyoruz ki, akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür işbirlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil, küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir konuma ulaşacaktır." - ABB "Milli Mücadele Rotası" hazırlıyor Programa katılan Ankara Valisi Vasip Şahin de bütün kurumlar, STK'lar ve turizm camiası ile Ankara'nın zenginliklerini ön plana çıkararak, hem iç turizm hem de dış turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi haline getirmek hedefinde olduklarını söyledi. Ankara'nın sağlık turizmi bakımından da alt yapısının güçlü olduğunu belirten Şahin, şehrin turizm için gelişmesi adına el birliği ile çalışacaklarının altını çizdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da 7 yıldır yaptıkları çalışmalar sonucunda Ankara Kalesi'nin restorasyonunun bittiğini ve imar planının onaylandığını belirtti. Ankara Kalesi'nin, kültür ve turizm merkezi olmasının önünde hiçbir engel kalmadığını dile getiren Yavaş, şunları kaydetti: "Ulus'ta da Cumhuriyet dönemi ve öncesinden kalan ne kadar eser varsa ayağa kaldırdık. Ulus'ta da restorasyonu yapılacak bir ana cadde kalmadı. İnsanların yıllardır önünden geçerken fark etmediği binaların güzellikleri de ortaya çıktı. Ulus kültür cazibe merkezi olacak. Ulus, Hacıbayram, Hıdırlık, Kale ve Altındağ Belediyesinin yaptığı çalışmalarla Tarihi Kent Merkezi çok büyük bir alan olarak ortaya çıkacak. Yıllardır görünmeyen atalarımızdan bize miras kalan bütün alanlar ortaya çıkmış olacak." Yavaş, "Milli Mücadele Rotası" hazırladıklarını anlatarak, "Milli Mücadele rotasında yer alan il ve ilçelerde belediye başkanlarıyla görüşüp, mücadelenin yaşandığı yerlerdeki hikayeleri, binaları da bir şekilde ayağa kaldırıp, ülkemizi vatan yapanların emeklerini unutmayacak çalışmalar yapıyoruz." dedi. Kongre, bugün ve yarın alanında uzman akademisyenlerin sunumları ile devam edecek.

Samsun’daki Müzeler 2025’in İlk Yarısında Yoğun İlgi Gördü Haber

Samsun’daki Müzeler 2025’in İlk Yarısında Yoğun İlgi Gördü

Samsun’daki müzeler 2025 yılının ilk beş ayında ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Özellikle Bandırma Vapuru Müzesi ile Gazi Müzesi ziyaretçi sayılarıyla dikkat çekerken, toplamda 215 bin 224 kişi Samsun’daki müzeleri gezdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2025 Ocak-Mayıs döneminde Samsun Müzesi’ni 26 bin 439 kişi kişi ziyaret etti. Bunun 25 bin 743’ü yerli, 696’sı ise yabancı ziyaretçilerden oluştu. Gazi Müzesi ise aynı dönemde 39 bin 659 kişiyi ağırlarken, en çok ziyaret edilen müze 88 bin 861 ziyaretçiyle Bandırma Vapuru ve Milli Mücadele Parkı Açık Hava Müzesi oldu. Bandırma Vapuru ilk sırada 2025 yılının ilk beş ayında Samsun’da en fazla ziyaretçi çeken müze 88 bin 861 kişiyle Bandırma Vapuru Müzesi oldu. Yerli ziyaretçi sayısı 85 bin 78, yabancı ziyaretçi sayısı ise 3 bin 783 olarak kaydedildi. Bandırma Vapuru Müzesi'ni özellikle bahar aylarında yerli turistlerin yoğun ilgi gösterdiği görüldü. Kent ve Oyuncak Müzeleri de yoğun ilgi gördü Kent Müzesi 11 bin 43 ziyaretçiyi ağırlarken, Oyuncak Müzesi’ni 12 bin 387 kişi gezdi. Kent Müzesi’ni ziyaret eden 10 bin 954 kişi yerli, 89’u yabancı olurken, Oyuncak Müzesi’nin 12 bin 383 ziyaretçisi yerli, 4’ü ise yabancı turistlerden oluştu. Diğer müzelerin ziyaretçi rakamları ise şu şekilde: Bafra Müzesi: 6 bin 172 kişi, Cerrahi Aletler ve Sağlık Müzesi: 6 bin 366, Havza Atatürk Evi Müzesi: 7 bin 934 kişi, Bafra Tütün Müzesi: 14 bin 722 kişi, Alaçam Mübadele Müzesi: Bin 641 kişi. Haziran, temmuz ve sonraki aylara ait veriler henüz açıklanmazken, yılın ilk yarısında müzelere olan ilginin geçen yıla kıyasla artış gösterdiği belirtildi.

2025 Turizm ve Kış Sporları Başkenti Erzurum Rehberi Haber

2025 Turizm ve Kış Sporları Başkenti Erzurum Rehberi

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) tarafından "2025 Turizm Başkenti" seçilen Erzurum, aynı zamanda Avrupa Sporları Başkenti ve Şehirleri Federasyonu (ACES Europe) tarafından "2025 Avrupa Kış Sporları Başkenti" unvanına layık görüldü. Tarihi eserleri, yöresel lezzetleri ve modern kayak tesisleriyle şehir, hem tatilcilerin hem de sporcuların favori duraklarından biri. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Palandöken Kayak Merkezi başta olmak üzere şehrin turizm potansiyelini artıran özelliklere vurgu yaptı. TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASIN İZİNDE ERZURUM Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Erzurum, hem tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan yapıları hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yer olarak ayrı bir öneme sahip. Erzurum’un tarihi dokusu, Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Erzurum Kalesi, Saat Kulesi ve Üç Kümbetler gibi birçok anıtsal yapıda görülebiliyor. PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ Türkiye’nin en gelişmiş kayak merkezi olan Palandöken, şehir merkezine yalnızca 10 dakikalık mesafede yer alıyor. Toplamda 55 pistiyle her seviyeden kayakçıyı ağırlayan merkezde, Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu (FIS) onaylı pistler dikkat çekiyor. Palandöken, yalnızca kayak değil, snowboard, yamaç paraşütü, dağcılık, buz tırmanışı gibi birçok ekstrem spora ev sahipliği yapıyor. Gece kayağı imkânı, ziyaretçilere gün batımının ardından da bu eşsiz deneyimi yaşama fırsatı sunuyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Palandöken’in nisan sonuna kadar kar tutma özelliğiyle rakiplerinden ayrıldığını belirterek, iki olimpiyata ev sahipliği yapmış merkeze kayakseverleri davet etti. ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE Hatuniye Medresesi olarak da bilinen Çifte Minareli Medrese, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın kızı tarafından yaptırılmış bir yapı. İki farklı tarzdaki minaresiyle dikkat çeken medrese, açık avlulu ve dört eyvanlı tasarımıyla Türk-İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Bugün müze ve sergi alanı olarak hizmet veren yapı, Erzurum’un en çok ziyaret edilen tarihi eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. YAKUTİYE MEDRESESİ 1310 yılında İlhanlı hükümdarı Sultan Olcayto’nun emriyle inşa edilen Yakutiye Medresesi, Erzurum’un en önemli yapılarından biri. Kapalı avlulu medreselerin Anadolu’daki en güzel örneklerinden olan yapı, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Zarif süslemeleri ve etkileyici mimarisiyle tarihseverlerin ilgisini çekiyor. ERZURUM KALESİ Bizans İmparatoru Theodosius tarafından 415 yılında yaptırılan Erzurum Kalesi, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İç kale, 8 burcu ve tarihi İç Kale Mescidi ile dikkat çekiyor. Osmanlı döneminde çeşitli restorasyonlar geçiren kale, tarih boyunca savunma amaçlı kullanılmış. Günümüzde, Erzurum’un siluetine tarihi bir dokunuş katmaya devam ediyor. RÜSTEM PAŞA BEDESTENİ (TAŞHAN) Taşhan olarak da bilinen Rüstem Paşa Bedesteni, Erzurum’un ticari ve kültürel zenginliğinin bir yansımasıdır. İki katlı yapısı ve avlusuyla dikkat çeken bedesten, Oltu taşından yapılan eşsiz takılar ve hediyelik eşyaların sergilendiği bir çarşı olarak hizmet veriyor. ÜÇ KÜMBETLER Çifte Minareli Medrese’nin arkasında yer alan Üç Kümbetler, anıt mezar geleneğinin en güzel örneklerinden biri. Kesme taşlardan yapılmış bu kümbetlerin en büyüğünün Emir Saltuk’a ait olduğu düşünülüyor. Diğer iki kümbetin kime ait olduğu ise bilinmiyor. ATATÜRK EVİ VE MÜZESİ Milli Mücadele’nin önemli noktalarından biri olan Erzurum, Atatürk’ün 1919 yılında Erzurum Kongresi’ni gerçekleştirdiği şehir olarak bilinir. O dönem Atatürk’ün kaldığı konak, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Konağın içinde Atatürk ve silah arkadaşlarına ait çeşitli eşyalar sergileniyor. ATA BUZ MÜZESİ Atatürk Üniversitesi bünyesinde yer alan Ata Buz Müzesi, buzdan yapılmış heykeller ve sanat eserleriyle benzersiz bir deneyim sunuyor. Modern ve geleneksel sanatın buluştuğu bu müze, yerli ve yabancı ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.