Hava Durumu

#Mehmet Nuri Ersoy

TOURISMJOURNAL - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altınbeşik Mağarası’na 30 milyonluk yatırım Haber

Altınbeşik Mağarası’na 30 milyonluk yatırım

Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmada sürdürülebilir turizm ve yerel kalkınma odaklı projelerin önemine vurgu yaptı. Ersoy, ayrıca Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ olarak seçilmesinin bir tesadüf olmadığına, Türkiye’nin istikrarın merkezi olma yolunda ilerlediğine, İbradı’da hayata geçirilen kültür ve eğitim yatırımlarına değinerek ilçede yürütülen projeleri anlattı. İşte Ersoy’un konuşmasında öne çıkan başlıklar: İbradı’ya Yeni Nesil Kütüphane ve Kültür Yatırımları “Biz, ‘bölgesel kalkınma’ derken bunu kültürle, eğitimle, gençlikle, sosyal hayatla birlikte ele alıyoruz. İbradı’da attığımız adımlar da bunun somut örnekleridir. Örneğin İbradı İlçe Halk Kütüphanemizi 2024 yılında hizmete açtık. Daha önce sınırlı imkânlarla sürdürülen kütüphane hizmetlerini, yenilikçi kütüphanecilik anlayışıyla uyumlu bir yapıya kavuşturduk. Yaklaşık 2 bin metrekare kapalı alana sahip bu eser; bebek, çocuk ve gençlere özel bölümleri, oyun alanları, etkinlik salonları, atölyeleri ve bilişim alanlarıyla ilçemize yeni nesil bir kültür ve öğrenme mekânı kazandırdı. 30 bini aşkın kitaplık koleksiyonuyla da her yaştan vatandaşımıza hizmet veriyor.” Altınbeşik Mağarası’na 30 Milyonluk Proje “İbradı’nın en önemli doğal miraslarından biri olan Altınbeşik Mağarası için de çok önemli bir adım atıyoruz. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü büyük yer altı gölü mağarası olarak bilinen Altınbeşik; eşsiz jeolojik yapısıyla doğa turizmimizin göz bebeğidir. Ancak bu tür alanlarda en önemli konu ziyaretçi güvenliğidir. Mağaraya ulaşımı sağlayan güzergâhta zaman zaman taş-kaya düşme riski oluşabilmektedir. Bu nedenle mağara girişine kadar uzanan yaklaşık 200 metrelik yürüyüş yolunda, yapısal çelik koruma sistemiyle güvenliği artıracak bir projeyi başlattık. Bu proje için 2 Şubat 2026’da çalışmalara başladık. Yaklaşık 30 milyon liralık bu yatırımın finansmanına Bakanlık olarak 20 milyon lira ile katkı sağladık. Hedefimiz, Altınbeşik’i güvenli erişimle, sürdürülebilir şekilde turizme kazandırmak ve bu eşsiz mirası gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmaktır.” Turizmde Yeni Vizyon! Ormana Dünyaya Örnek Oldu “Bugün dünya turizmi yeni bir anlayışla şekilleniyor. Artık yalnızca ziyaretçi sayıları değil; kültürel mirasın korunması, yerel kalkınmanın desteklenmesi ve sürdürülebilirlik konuşuluyor. Biz de turizmi 12 aya yayan, doğal ve kültürel değerleri gözeten, nitelikli turizmi önceleyen projeleri kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu vizyonun en güzel örneklerinden biri İbradı ve Ormana’dır. Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ seçilmesi, bu yaklaşımın somut ve gurur verici bir sonucudur. BM Dünya Turizm Örgütü’nün 2021 yılında başlattığı “Dünyanın En İyi Turizm Köyleri Programı” kapsamında “Ormana için 2021’de başlayan hazırlık süreci, yıllar içinde yapılan iyileştirmelerle güçlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) koordinasyonunda hazırlanan dosyanın uluslararası jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda, Ormana 2024 yılında Türkiye’den seçilen tek köy olarak bu unvana layık görüldü. Bu başarı tesadüf değil; planlı yatırımın, iş birliğinin ve emek veren herkesin ortak sonucudur.” Ormana’da Tarihî Doku Korunuyor “Ormana’nın kimliğini yaşatan en önemli unsurlardan biri de tarihi sokak dokusu ve geleneksel konut mimarisidir. Bu nedenle sokak sağlıklaştırma çalışmalarını etap etap sürdürüyoruz. Ormana Mahallesi’ndeki yapıların aslına uygun şekilde onarımı için harekete geçmiştik. ‘Sokak Sağlıklaştırması’ projesinin 1’inci etabında 37 adet yapının, 2’nci etapta 48 yapının bakım ve onarımları tamamlanmıştı. 3’üncü etap kapsamında ise 50 adet yapının bakım ve onarımını bu sene içerisinde tamamlayacağız. Ormana’nın özgün kimliğini korurken yaşam kalitesini de yükselten bu çalışmalarla, kültür mirasını yerinde yaşatmaya devam edeceğiz.” Ormana Kültür Merkezi Temmuz’da Açılıyor “Kültürü sadece geçmişin hatırası olarak değil; bugünün ve yarının sosyal hayatını güçlendiren bir alan olarak görüyoruz. Bu anlayışla Ormana Kültür Merkezimizin inşası devam ediyor. Yaklaşık 500 kişilik çok amaçlı salonun yanı sıra fuaye, kütüphane ve kafeteryanın yer aldığı kültür merkezini bu yılın temmuz ayında hizmete açacağız. Ormana böylece kültür-sanat etkinliklerinin düzenlenebileceği güçlü bir sosyal altyapıya da kavuşmuş olacak.” Bakan Ersoy’dan Gençlere Şahsi Destek: Baba Ocağı İbradı’ya Gençlik Merkezi “Gençlerimiz için de ayrı bir parantez açarak şahsi imkanlarımla üstlendiğim bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İbradı’da gençlerimize yönelik İbradı Gençlik Merkezi projesini hayata geçiriyoruz. Proje tamamlandığında; konferans salonundan çok amaçlı dersliklere, bilgisayar odasından kitap kafeye, atölyelerden spor alanlarına kadar geniş imkânlar sunan modern bir merkezi İbradı’mıza kazandırmış olacağız. Yaz başı itibarıyla hizmete açmayı planladığımız bu merkezi daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığımıza devrederek İbradılı gençlerimizin ve hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.” Türkiye Güvenin ve İstikrarın Merkezi “Türkiye bölgesinde ve dünyada söz sahibi, istikrarın ve güvenin merkezi olma yolunda emin adımlarla yol almaktadır. Çok şükür ki bölgede yaşanan tüm gerilimlere ve savaşlara rağmen ülkemiz güvenilir bir liman olma vasfını korumaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Turizm sektörünü ilgilendiren her gelişmeyi artısıyla eksisiyle titizlikle değerlendirmekteyiz. Gerekli tüm tedbirleri zamanında almak için ilgili kurumlar ve sektör temsilcileriyle sürekli temas hâlindeyiz. Kısacası işin başındayız. Ülkemizin güvenli turizm destinasyonu kimliğini korumak ve turizmde elde ettiğimiz güçlü ivmeyi sürdürmek adına gereken her adımı kararlılıkla atmaya devam ediyoruz.”

Bakan Ersoy: Turizmde tarihi başarılarla üst liglere çıktık Haber

Bakan Ersoy: Turizmde tarihi başarılarla üst liglere çıktık

Kırıkkale’de konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kültür ve turizm alanında elde ettiğimiz tarihi başarılarla ülkemiz üst liglere çıkmıştır. Turizmde kırılan rekorlar, kültürel mirasın ayağa kaldırılması, şehirlerimizin marka değerinin artması istikrarın ve güçlü siyasi iradenin sonucudur" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi programa katılmak için Kırıkkale’yi ziyaret etti. Bakan Ersoy ilk olarak Kırıkkale Valiliğini ziyaret etti. Şeref defterini imzalayan Bakan Ersoy, Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, Belediye Başkanı Ahmet Önal, AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan ve AK Parti İl Başkanı Engin Pehlivanlı ile makamda görüştü, ardından basına kapalı gerçekleştirilen İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Ersoy, partililerle bir araya geldi. İlçe belediye başkanları, parti yöneticilerinin de hazır bulunduğu ziyarette partililere seslenen Ersoy, "Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, gönüllerimizin arındığı, birlik ve beraberlik duygularımızın güçlendiği mübarek Ramazan ayının ikinci gününde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Ramazan rahmettir, berekettir, paylaşmaktır. Aynı sofrada buluşmanın, ekmeğimizi bölüşmenin, gönüllerimizi birleştirmenin adıdır" dedi. Milletvekili ve il teşkilatının daveti üzerine Ramazan’ın ikinci günü Kırıkkale’de olduğunu belirten Ersoy, "Diğer tüm planlarımızı iptal edin Ramazan’ın ikinci günü Kırıkkale’ye gideceğim, iftarımı da orada yapacağım dedim. Bugün de sizlerleyiz" dedi. Kırıkkale’nin sanayisi, çalışkan insanı ve vatanına bağlı duruşuyla Anadolu’nun güçlü şehirlerinden biri olduğunu dile getiren Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunmadan ekonomiye, ulaşımdan enerjiye, kültürden turizme kadar her alanda önemli adımlar atıldığını söyledi. Kırıkkale’deki kültür ve turizm alanındaki çalışmalara da değinen Ersoy, 110 milyon lira yatırımla hizmete açılan Hasandede Kültür Merkezi’nin kente kazandırıldığını, "Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi" kapsamında Kırıkkale’ye 1,2 milyon lira destek sağlandığını belirtti. Tanıtım çalışmalarının TGA vasıtasıyla yürütüldüğünü aktaran Ersoy, GoKırıkkale web sitesi, tanıtım filmi ve sosyal medya çalışmalarıyla kentin marka değerinin artırıldığını kaydetti. Kapadokya Üniversitesi ile birlikte Kırıkkale Turizm Tanıtım ve Geliştirme Yol Haritasının tamamlandığını ifade eden Ersoy, projelerin birer birer hayata geçirileceğini söyledi. Konuşmasının sonunda Ramazan ayının ülkeye, millete ve İslam alemine huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, "Kültür ve turizm alanında elde ettiğimiz tarihi başarılarla ülkemiz üst liglere çıkmıştır. Turizmde kırılan rekorlar, kültürel mirasın ayağa kaldırılması, şehirlerimizin marka değerinin artması istikrarın ve güçlü siyasi iradenin sonucudur. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler sadece ülkemizin kültürel mirasını korumakla kalmıyor, aynı zamanda şehirlerimizin sahip olduğu değerleri görünür kılmak, kültür, sanat ve turizm alanında her bir ilimizi daha güçlü hale getirmek için çalışıyoruz" diye konuştu.

Dizilere 100 bin dolar destek Haber

Dizilere 100 bin dolar destek

“Binlerce kilometre uzaktaki farklı kültürlerden insanların Türkçe kelimeler kullanması, Türkçe öğrenmeye çalışması, çocuklarına Türkçe isimler vermesi, dizilerimizi izleyenlerin ülkemize gelmek istemesi bu sektörün ne denli derin ve kalıcı etkiler oluşturabildiğinin göstergesidir. Bu denli hızlı büyüyen, ihracat rekorları kıran ve küresel ölçekte etki alanını her geçen gün genişleten böylesi bir sektörün eski kalıplar içinde değerlendirilmesi doğru olmaz. Bunlardan sıyrılmamız; kültür ve turizm sahasında ülkemize bugünden bile daha fazla fayda sunmasını sağlayacak adımları atmamız gerekiyor. İnsanlar bir hikâyenin parçası olmak, bir duyguyu yerinde deneyimlemek istiyor. Elimizdeki veriler ve küresel örnekler de “ekran turizmi” kavramının geçici bir trendden öte, ülkelerin yumuşak güç unsuru olarak kullandığı devasa bir stratejik alana dönüştüğünü gösteriyor.” Ersoy, 65 milyar 231 milyon dolar turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçi sayısıyla Türkiye’yi bugün gelir miktarıyla dünyanın 7’nci, ağırladığı ziyaretçi sayısıyla ise dünyanın 4’üncü büyük turizm ülkesi konumuna getirdiklerini belirterek, “Bu rakamları her yıl daha da yukarıya taşımak için çalışıyor, bunu yaparken özgün ve farklı enstrümanları kullanarak projeler üretmeye özen gösteriyoruz. Bugün de bu bakış açısıyla dizilerimizi yeni nesil tanıtım vizyonumuzun lokomotifi yapıyoruz. Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlayan, en az üç kıtada ve 10 ülkede yayınlanan dizilerimize Sinema Genel Müdürlüğümüz ve TGA aracılığıyla destek vereceğiz. Bu kararı vakit kaybetmeden, bu yıl itibarıyla uygulamaya başlıyoruz. Ancak bu destekten yararlanmak için belirlediğimiz kriterlerin mutlaka karşılanması gerekiyor. Türkiye’nin tanıtımına yapılan katkı, Türkçenin tanıtımına ve yaygınlaşmasına sağlanan katkı, dizilerin ihraç edildiği ülkelerin Türk turizmindeki hedef ülkeler arasında yer alıp almadığı ile ihraç edilen ülke sayısı, toplam satış tutarı, reyting ve izlenme verileri gibi hususları dikkate alacak, desteklerimizi bu doğrultuda vereceğiz.” dedi. TÜRK DİZİLERİNE 100 BİN DOLARA KADAR DESTEK Yeni destek modeline ilişkin ayrıntıları paylaşan Ersoy, Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayan ve belirlenen kriterleri karşılayan dizilerin her bölümü için Bakanlık ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) olarak toplamda 100 bin dolar karşılığı Türk lirasına kadar destek verileceğini açıkladı. Türkiye’de dizilerin ortalama 120 dakika olarak yayınlandığını, ancak yurt dışına 40–45 dakikalık bölümler halinde ihraç edildiğini hatırlatan Ersoy, destek hesaplamasında yurt içindeki yayın süresinin esas alınacağını belirterek, bu çerçevede yurt dışında yayınlanan her bir bölüm için maksimum 33 bin dolar karşılığı Türk lirası destek anlamına geldiğinin altını çizdi. Bakanlığın ayrıca çekim mekânlarıyla ilgili bürokratik süreçlerin hızlandırılması ve Bakanlığa bağlı alanların ücretsiz tahsisi gibi kolaylıklar sağlayacağını belirten Ersoy, sektörün daha güçlü üretim yapabilmesi için desteklerin genişletileceğini kaydetti. TGA YENİ TANITIM MODELİYLE DEVREDE Toplantıda Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) üstleneceği yeni modele de değinen Ersoy, dizi içeriklerine ürün yerleştirme yöntemiyle Türkiye’nin tarihi, doğal ve gastronomik değerlerinin entegre edilmesini hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda 30 saniyelik tanıtım filmleri ve dijital kısa video içeriklerinin satın alınmasının planlandığını belirten Ersoy, satın alınacak yapımların Türkiye’nin turizm markasını güçlendirme önceliğiyle değerlendirileceğini ifade etti. Ersoy, dizi filmlere sunulacak desteklerde Türkiye’nin destinasyon çeşitliliğinin ve deneyim zenginliğinin uluslararası ölçekte daha geniş kitlelere ulaştırılmasının da temel kriterler arasında yer alacağını vurgulayarak şunları kaydetti: “Özellikle dijital içeriklerde, farklı turizm değerlerini çeşitli deneyimler üzerinden tanıtan özgün kurgusal yaklaşım ve anlatım bekliyoruz. Yine yurt dışında yüksek izlenme oranlarına sahip dizilerin bilinirliğinden faydalanarak küresel ziyaretçi potansiyeline erişim sağlamamıza hizmet eden çalışmaları dikkate alacağız. Gerek tanıtım filmlerinde gerekse dijital kısa video içeriklerinde, ilgili dizilerin başrol oyuncularının yer alması diğer bir kriterimiz. Yurt dışına ihraç edilen ve Sinema Genel Müdürlüğü tarafından teşvik alan firmalar bu iş birliğine dahil olabilecek ve TGA’ya başvuruda bulunabilecekler. Tanıtım, farkındalık ve bilinirliğin sağlanması… Bunlar olmazsa olmazımız. Gerek Sinema Genel Müdürlüğümüzün gerekse TGA’nın çalışmalarının ortak hedefi; mümkün olan en geniş kitleye ülkemizin, destinasyonlarımızın ve turizm ürünlerimizin doğrudan ve etkin tanıtımını yapmaktır.” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Türk dizilerinin yakaladığı başarı sayesinde Türkiye’nin dünyanın en çok dizi ihraç eden ülkeleri arasında yer aldığını belirterek Türk dizilerini tanıtım ve turizm stratejisinin merkezine alan yeni vizyonlarını ve bu doğrultuda atmayı planladıkları adımları kamuoyuna açıkladı. Dizi sektörünün yaklaşık 170 ülkede bir milyara yakın insana ulaştığını dile getiren Ersoy, Türkiye’nin satış ve ihracat gücü açısından dünyanın en büyük üç televizyon endüstrisinden biri haline geldiğini söyledi. Sektörün 1 milyar doları aşan ihracat geliriyle tarihi bir eşiği geride bıraktığını belirten Ersoy, Türk dizilerinin aynı zamanda dünyanın en büyük Türkçe kursu niteliği taşıdığını ifade ederek şöyle konuştu: “OYUNCULARIMIZI TURİZM ELÇİSİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ” Desteklerin, dizi çekimlerinin turizm stratejisinde öne çıkan destinasyonlarda yapılmasını teşvik edeceğini ve dünyaca tanınan oyuncularımızı diziler üzerinden birer turizm elçisine dönüştüreceklerini vurgulayan Ersoy, sahillerden tarihi eserlere, gastronomiden sağlık, doğa ve kış turizmine kadar pek çok değerin dizilerde daha görünür hale getirileceğini söyledi. Ersoy, TGA’nın satın alma modeliyle Türkiye’nin turizm zenginliğinin deneyim odaklı bir iletişim diliyle uluslararası alanda anlatılacağını belirtti. Ersoy, “Sözün özü, kültürümüzün ve tarihi mirasımızın mümkün olan bütün unsurlarıyla dünyaya sunulmasını, anlatılmasını, bilinirliklerinin sağlanmasını önemsiyoruz. Attığımız adımların sebebi ve hedefi budur.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ayrıca benzer bir destek modelinin sinema filmleri için de başlatıldığını, ülkemizi yurt dışında tanıtan uluslararası A grubu film festivallerinde temsil edilen ve belirlenen kriterlere uyan yapımların Bakanlık tarafından destekleneceğini açıkladı. Ersoy ayrıca bakanlık olarak kamu diplomasisini özellikle kültürel diplomasi alanında etkin şekilde kullandıklarını söyledi. YTB, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kurumların yoğun çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Ersoy, Bakanlığın sunduğu desteklerle büyüyen sinema ve dizi sektörünün de muazzam bir etki alanına ulaştığını vurguladı. Toplantının sonunda dizi ve sinema sektöründe emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Ersoy, yeni uygulamanın Türk kültürü, turizmi ve sektör için hayırlı olmasını temenni etti.

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor Haber

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor

Turizm ekosisteminin kamu, finans, yatırım, gayrimenkul ve konaklama alanlarında önde gelen tüm ulusal ve uluslararası temsilcilerini iki gün boyunca aynı platformda buluşturan Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) TIF 2026, İstanbul’da başladı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda bu yıl beşincisi düzenlenen TIF 2026’da, 30’a yakın oturumda 100’ün üzerinde ulusal ve uluslararası konuşmacı yer alıyor. Uluslararası forum, dünya seyahat ve turizm ekosisteminin önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 50 artışla 16,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasının öngörüldüğü ve Akdeniz pazarında önemli yatırım hamlelerinin gerçekleştiği kritik bir dönemde, Türkiye için stratejik bir misyon üstleniyor. TIF 2026; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarının geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Oya Narin: “Turizm, Türkiye için kalıcı ve temel bir sektördür” Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, açılış konuşmasında şunları söyledi: “TTYD olarak beşincisini gerçekleştirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu’nun, Türk turizmcilerine yeni uluslararası ufuklar açan bir katalizör rolü üstlenmesini amaçlıyoruz. Küresel turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı bir büyümeye dönüştürmüş durumda. UN Tourism verileri, 2024’te 1,4 milyar, 2025’te ise 1,52 milyar varışla küresel turizmin yeni bir zirveye ulaştığını gösteriyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmalarına göre, seyahat ve turizm sektörü 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladı ve 357 milyon kişiye istihdam yarattı. Önümüzdeki 10 yıl için projeksiyonlar, bu katkının 2035’te 16,5 trilyon dolara, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağını ortaya koyuyor. Türkiye turizmine baktığımızda ise tablo son derece net ve güçlüdür. 2015 yılında 31,5 milyar dolar olan turizm geliri, 2025 itibarıyla 65,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ziyaretçi sayısı 41,6 milyondan 63,9 milyona yükselmiştir. TTYD olarak Turizmde Dönüşüm projemiz kapsamında yaptığımız modellemeler, doğru bir dönüşüm programıyla 2030’da turizm gelirlerimizin 120 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyoruz. Pandemi ve yakın coğrafyamızda kontrolümüz dışında gelişen olaylara rağmen yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kararlı desteği ve hızlı koordinasyonu son derece kıymetlidir. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere, son 20 yılda yenilenen havalimanlarımız ve hava ulaşımına yapılan yatırımlar, turizmimizin bugünkü seviyesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Türkiye; finansal ve hukuksal altyapısı, güçlü iç turizm talebi, 2 milyonu aşan yatak kapasitesi ve benzersiz doğal ve kültürel zenginliğiyle küresel ölçekte güçlü bir turizm ülkesidir. Özellikle dinamik iç turizmimiz bu denklemde son derece önemli bir yer tutuyor. İç turizm, en güçlü kaslarımızdan biri olarak turizmin geleceği açısından da kritik bir rol oynuyor. Bu güçlü altyapı doğrultusunda; geçmiş performansımız, canlı iç turizm talebimiz ve mevcut yatak kapasitemiz, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizin temel dayanaklarını oluşturuyor. Bu çerçevede, 2026’dan itibaren ziyaretçi sayısında yıllık ortalama yüzde 6’lık bir artış yakalanması halinde, 2035’te 110 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. Önümüzdeki 10 yılda yurt dışından en az 850 milyon ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Dünya turizmi değişiyor, büyüyor ve genişliyor. 2025’te küresel turizm yüzde 4 büyüdü, ziyaretçi sayısı 1,5 milyarı aştı. Bu rakamın yarıdan fazlası Avrupa ülkelerine, büyük bölümü ise Akdeniz çanağına yöneldi. Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Yunanistan gibi ülkelerde de kapsamlı turizm yatırımları hayata geçiriliyor. Önümüzdeki 10–15 yılda Türkiye’nin bugünkü konumunun çok daha üzerine çıkma potansiyeli bulunuyor. İşte TIF 2026, tam da bu kritik eşikte önemli bir misyon üstleniyor. Bu dönemde iş birliklerini ele alacak, yapay zekâdan mimariye kadar tüm başlıkları değerlendireceğiz. Alanında uzman konuklarımızla, dünyadaki örnekleriyle yol haritaları çizeceğiz. Bizim önümüzdeki 10 yıl için tarif ettiğimiz vizyon ‘Yeni Gelecek: New Next’tir. TTYD olarak, Türk turizminin bu yeni geleceğe yolculuğunda hem yerli hem de yabancı markalarla birlikte, küresel yatırımcılar için bir referans noktası olmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte turizm, Türkiye için bir ‘sunset industry’ değildir. Aksine, Anadolu’nun benzersiz tarihsel mirası, kültür rotaları, gastronomisi, doğası ve kıyı destinasyonlarıyla kalıcı ve temel bir sektördür. Bu nedenle hem Türk yatırımcılarını hem de küresel turizm dünyasındaki dostlarımızı, TIF 2026 vesilesiyle Türkiye turizminin geleceğinde bizlerle birlikte yer almaya davet ediyorum.” Gloria Guevara Manzo: “Dünya Sizi İzliyor” Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkan & CEO’su Gloria Guevara Manzo, Türkiye’nin turizm stratejilerini “örnek model” olarak nitelendirerek ve şunları kaydetti: “Ben de kendi ülkemde eski bir bakandım ve hep Türkiye’ye bakardık; ne kadar harika örnekler ve uygulamalar var diye. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama dünya, sizlerin yaptıklarını ve hayata geçirdiğiniz gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasına 160 milyar dolarlık dev bir katkı sağlanıyor. Bu katkının yüzde 65’inin uluslararası harcamalardan gelmesi olağanüstü bir rakam. Çoğu ülkede yurt içi harcamalar, uluslararası harcamaların üç katıyken siz bunu tersine çevirmişsiniz. Bunu başarabilen dünyada çok az ülke var. Hatta bu alanda İspanya’dan bile daha iyi bir performans sergiliyorsunuz. Bunu nasıl yaptığınızı anlamamız gerekiyor ki diğer ülkeler de öğrenebilsin. Burası adeta açık bir müze gibi; gittiğiniz her yerde tarihle karşılaşıyorsunuz. Ancak küresel bir sektör olarak kendimize şu soruyu sormalıyız. Dijital bir dünyada yaşarken neden hâlâ havalimanlarında 1 saat 45 dakika süren kuyruklarda bekliyoruz? Neden bir otele girdiğimizde tüm bilgilerimizi tekrar tekrar elle doldurmak zorundayız? Gelecekteki büyüme için pürüzsüz ve kesintisiz bir dijital kimlik deneyimine geçmemiz şart. Önümüzdeki 10 yılda 91 milyon yeni iş yaratılacak olsa da gençlerin sektöre ilgisizliği nedeniyle 43 milyon iş risk altında. Yeni nesil seyahati bir ‘hak’ olarak görüyor ancak bu sektörde çalışmak istemiyor. Bu algıyı kamu ve özel sektör olarak birlikte yıkmamız; pürüzsüz bir deneyim için bölgesel vize kolaylıkları gibi radikal adımlar atmamız gerekiyor. Krizler artık hayatımızın bir parçası. COVID-19’dan öğrendiğimiz en büyük ders, her gün yeni bir krize hazır olmamız gerektiğidir. Türkiye’nin bu konudaki direnci, kültürel mirasıyla birleşen büyüme stratejisiyle birlikte küresel turizmin geleceği için en güçlü müttefiklerimizden biridir.” Hakan Aran: “Sadece Türkiye’deki yatırımları değil yurtdışı yatırımları da destekleriz” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da konuşmasında, turizmin küresel ekonomiye katkısına ve tüm dünya için taşıdığı stratejik öneme işaret ederek, “Sektörün ülkemiz için önemi yadsınamaz. Dolayısıyla biz de son 3 yılda turizm sektörüne 2,2 milyar dolarlık kredi kullandırdık. Özel sektör bankaları arasında yüzde 23,69’luk kredi payımızla her 4 liralık kredinin 1 lirasını biz kullandırmış durumdayız. Bu da sektöre olan inancımızı, sektöre verdiğimiz desteğin büyüklüğünü gösteriyor” dedi. Şu anda turizm sektöründe yatırım bekleyen 3 milyar dolarlık teşvik belgeli proje bulunduğunu, banka olarak 3 milyar dolarlık tüm yatırımı finanse edebilecek güçte olduklarını belirten Aran, ülkemizin yeni otel yatırımından ziyade modernizasyona, markalaşmaya, uçtan uca müşteri deneyimine yönelik yatırım yapması, müşteri deneyiminde fark yaratacak yatırımlara odaklanması gerektiğini söyledi. Hakan Aran, “Biz yatırımcımız inandığında ve fizibilitesini gördüğümüzde o yatırımcılarımızın yanında oluruz. Bu, sadece Türkiye’deki yatırımlar için geçerli değil. Nasıl ki şu anda küresel olarak bu işi iyi bilen yatırımcılar, yurt dışı yabancı yatırımcılar Türkiye’de yatırım yapmak istediğinde onları destekliyorsak, Türk turizmcisi yurt dışında dünyanın popüler destinasyonlarında yatırım yapmak istediğinde o yatırımları da destekleriz. Çünkü oyunun küresel oynanmasına, pazarın sadece Türkiye ile sınırlı olarak görülmemesine, tüm dünyadaki turizm gelirleri pastasından ülkemizin, turizm yatırımcılarımızın daha çok pay almasına vesile olmakta yarar görüyorum. Bizim de gerek banka gerekse iştirakimiz Türkiye Sınai Kalkınma Bankası olarak sadece Türkiye’deki turizm yatırımlarını değil Türk turizmcisinin yurt dışındaki yatırımlarını da aynı iştahla destekleyeceğimizi ifade etmek istiyorum” diye konuştu. Şekib Avdagiç; “İstanbul turizmde daha fazla yatırımı hak ediyor” İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizmdeki stratejik önemine dikkat çekerek, şunları söyledi. “Finans, alışveriş ve sanat yönüyle dünya turizmi için İstanbul, gelmek istenen ve tercih edilen bir şehir. 8 bin 500 yıllık tarihi ve doğal güzelliğiyle İstanbul daha çok turizm yatırımını hak ediyor ve yatırımcısına kazanç sağlayacak bir potansiyel sunuyor. İstanbul son 7 yılda kongre turizminde ilk 20’ye girdi. İstanbul’u otel geliri anlamında yukarı çekecek hamleler en önemli unsurların başında gelmeli. Gelen turistlerin otellerimize daha fazla para ödeyebileceği bir konsepti oluşturmamız ve oda başına geliri yukarı çekecek politikaları öncelikli olarak önümüze almamız gerekiyor. Bu kapsamda İstanbul Fuar Merkezi yanında, 100 bin metrekarelik fuar alanımıza ilave olarak 40 bin metrelik yeni bir alan inşa ediyoruz. Bir katı 7 bin metrekare kolonsuz olan bu uluslararası alanla birlikte, 10 bini aşan kapasitelerle İstanbul turizmine hizmet vereceğiz.” Bekir Polat: “Türkiye, dünyanın bağlantı noktası” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat da Türkiye’nin turizmdeki öneminin değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Her turist aslında bir yatırımcıdır ve bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor. Turizm, müstakil bir sektör olmanın ötesinde, uluslararası yatırımları ve diğer tüm sektörleri etkileyen güçlü bir katalizör niteliği taşıyor. Türkiye’yi tanıtırken ‘dünyanın bağlantı noktası’ kavramını kullanıyoruz; çünkü ülkemiz insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan bir konumda. Yine son dönemde geçen sene oranla ilk 11 ayda ülkemiz yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekti. Ancak bugün yatırımcı kararlarında yalnızca maliyetler ve teşvikler değil yeterli değil, güçlü ekosistemler ve marka algısı da belirleyici oluyor.” Mehmet Nuri Ersoy: “2026’da 68 milyar dolarlık gelir hedefine ulaşacağız” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk turizminin nitelikli turizm ve katma değerli yatırım vizyonuyla birinci lige yükseldiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Küresel ölçekte ekonomik, siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin yoğunlaştığı, dengelerin çok kısa sürelerde değişebildiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün artık net bir şekilde söyleyebiliyoruz ki Türkiye, krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks kazanmış ve bu alanda ciddi bir kurumsal tecrübe oluşturmuştur. Göreve geldiğimiz günden bu yana turizmi yalnızca rakamlarla değil; vizyon, çeşitlilik ve nitelik odağıyla ele aldık. Türk turizmini birinci lige taşıdık. Turizmi 12 aya ve 81 ile yayma hedefi doğrultusunda attığımız adımlar, rekorlarla yükselmeyi sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 2017’de 8’inci sırada yer alan Türkiye, 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldi. Turizm gelirlerinde ise 2017 yılında 15’inci sırada bulunan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaştı. 2025 yılında turizm gelirlerimiz 65,2 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl toplam ziyaretçi sayımız 63 milyon 943 bin kişi olarak kaydedildi ve ziyaretçi sayısında da yeni bir rekora erişildi. Kişi başı gecelik harcamanın 114 dolara yükselmesi, nitelikli turizm stratejimizin somut bir sonucu oldu. Tanıtım alanında da güçlü bir ivme yakaladık. Resmi ülke hesaplarımız, sosyal medya platformları arasında YouTube ve TikTok’ta birinci sıraya yerleşti. Dünyada bir ilk olan mini dizi stratejimizle tanıtımda sinematik bir model başlattık. Sadece kıyılarımıza değil, Geleceğe Miras projesiyle arkeolojik değerlerimize de odaklandık. Müze ve ören yerlerimiz, geçen yıl Avrupa’daki birkaç ülkenin toplam nüfusuna denk gelecek şekilde yaklaşık 35 milyon kişi tarafından ziyaret edildi. Şimdi başarıları geride bırakıp yeni hedeflere odaklanma vaktidir. 2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık gelir hedefine de paydaşlarımızla omuz omuza vererek ulaşacağız.” Fikri Ataoğlu: “KKTC gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artı oldu” KKTC Başbakan Yardımcısı & Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yeni yatırımların KKTC’ye olan ilgiyi artırdığını vurgulayarak, şunları söyledi: “KKTC olarak son yıllarda yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Ülkemizde hayata geçirilen yatırımlar, dünyayla yarışan niteliktedir ve tüm yatırımcılarımızı şahsen kutluyorum. Yeni havalimanımızın açılması ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları sayesinde, KKTC’ye olan ilginin belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Geçen yıla kıyasla ülkemize gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30–40 oranında artış yaşandı. Bu artış, mevcut yatırımların sürdürülmesinin yanı sıra yeni girişimlerin de hız kazandığını ortaya koyuyor. KKTC olarak yatırımcılara kapımız her zaman açık; bürokratik engeller olmadan, özellikle genç nüfusun istihdamını artıracak yatırımları desteklemeye devam ediyoruz.” OTURUMLAR“SEYAHAT NEDENİ, DESTİNASYONUN ÖNÜNE GEÇTİ; BUNA GÖRE KONUMLANMALIYIZ” Açılış konuşmalarının ardından TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Liderler Yuvarlak Masası: Büyüme, Dayanıklılık ve Gelecek” panelinde konuşmacılar, ülkelerin sektördeki konumlanmasını ve gelecek perspektifini masaya yatırdı. İtalyan Ulusal Turizm Ofisi Başkanı Alessandra Priante: “Kaç kişinin seyahat ettiğine odaklanmak yerine, insanların neden seyahat ettiğine odaklanmamız gerekiyor. Artık seyahat nedeni, seyahat destinasyonunun önüne geçiyor. Turistlere sunduklarımız arasında gastronomi, kültür, deneyim, özgünlük ve kişiselleştirilmiş unsurlar yer almalı. Seyahat eden kişi, sadece ‘bana özel’ hissini yaşamak istiyor.” Uluslararası Turizm Danışmanı Maribel Rodriguez: “Hacimden değere bir geçiş yapmamız gerekiyor ve destinasyonlar artık çok daha önemli. Yatırım yalnızca cazibe alanlarında değil, altyapı alanlarında da olmalı. Hacimden değere geçişin etkilerini ölçebilmemiz gerekiyor. Özellikle Türkiye, İtalya ve İspanya gibi destinasyonların DNA’sını yitirmemesi gerek.” TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven: “Turizmde rakamlar önemli. Ancak konuk memnuniyeti en az onlar kadar kritik; çünkü nihayetinde yaptığımız iş insanları mutlu etmek. Bir destinasyonun gelecekte de konuk beklentilerini karşılayabilmesi, yalnızca sayılarla değil, yaratılan deneyimle mümkün.” ŞANT MANUKYAN: “YIL SONU ENFLASYON ÖNGÖRÜMÜZ YÜZDE 25 SEVİYESİ” İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, “Küresel Piyasalarda Güncel Gelişmeler” başlıklı günün ilk ana tema konuşmasında, küresel piyasalar ve kur beklentisine ilişkin öngörülerini paylaştı: “Küresel piyasalar; Fed’in para politikalarındaki değişim ve ABD ile Çin arasındaki teknolojik egemenlik mücadelesiyle yeniden şekilleniyor. 2026 yılına ilişkin beklentilerimiz; kurun 50,5, enflasyonun ise yüzde 25 seviyelerinde dengelenmesi yönündedir. Trump’ın siyasi etkisi piyasalarda zaman zaman şok etkisi yaratsa da yeni Fed başkanının stratejik yol haritası netleşmiş durumdadır. 2026 projeksiyonlarında dağınık bir resim görülse de temel beklenti; enflasyonun düştüğü, büyümenin arttığı ve yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik sıçramasının yaşandığı bir ekonomidir. Özellikle konut ve kira fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte hizmet enflasyonunun da hızla yavaşlamasını bekliyoruz. Varlık sınıflarına baktığımızda ise değerli metallerdeki geleneksel ‘reel faiz’ korelasyonunun 2022 itibarıyla koptuğunu görüyoruz. Özellikle Rusya’nın rezervlerine el konulmasıyla başlayan bu süreçte Çin’de de yatırımcı rezerv güvenliği gerekçesiyle altına yöneldi. Dolayısıyla altın fiyatlarında 5500 seviyesinin üzerini görmemiz oldukça muhtemeldir. Ancak bir likidite krizi patlak verene kadar bu seyir devam edecek; kriz anında ise borçların dolar cinsinden olması nedeniyle yeniden dolar ve Amerikan tahvilleri ön plana çıkacaktır.” “TÜRKİYE’DE YATIRIM FIRSATLARI VAR, YENİ OTELLER GELECEK” Servotel Kurucu & Başkanı Ömer İsvan moderatörlüğünde düzenlenen “Anı Yakalamak: Dönüşen Konaklama Ekosisteminde İnovasyon ve Fırsatlar” oturumunda, bölgesel gelişmeler ve yeni trendler ele alındı. Hilton Worldwide Avrupa Kıtası Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “Türkiye pazarında markalaşmamış bir envanter bulunuyor ve bu bizim için büyük bir fırsat. Türkiye’de markalaşmış envanter oranı yüzde 11 seviyesinde. Ancak 2025’e baktığımızda, yaptığımız anlaşmaların yüzde 40’ının eski otellerin dönüştürülmesine yönelik projeler olduğunu görüyoruz. Yatırım açısından burada önemli fırsatlar var. Hâlihazırda 137 otelimiz bulunuyor ve yeni oteller gelecek.” Radisson Hotel Group Afrika ve Türkiye Geliştirme Direktörü Ramsay Rankoussi: “Genç nesille ilgili olarak gördüğümüz tablo şu: Maliyete bakıyorlar, lokasyona bakıyorlar. Ayrıca çevrim içi sosyal medya reklamları oldukça etkili. Türkiye, sosyal medya turizmi üzerine ciddi harcamalar yaptı. Sosyal medya üzerinden çok sayıda promosyon ve tanıtım gerçekleştirildi; bu da pazarlama harcamalarındaki payın artmasına neden oldu.” Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis: “36 yıldır bu işin içindeyim. Eskiden konaklama sektöründe yönetici olmak için İsviçreli, Avusturyalı ya da Alman olmanız gerekiyordu. Bugün ise genel müdürlerin yüzde 50’si Türk, Asyalı veya Hintli. Artık bu kadar Alman, İsviçreli ya da Fransız yönetici yok; çünkü dünya değişiyor. Yetenek profili değişti ve bu değişim otelciliği de değiştirdi.” Accor Orta Doğu, Afrika & Türkiye Bölge Başkanı Raki Phillips: “Doğru yeteneği işe aldığınızda başarıya ulaşırsınız. Öncelikle ‘Müşteri neyi arıyor?’ sorusuna yanıt vermek gerekir. Ekip içi ve ekipler arası iş birliği ile yürütülen kampanyaların başarısı büyük önem taşıyor. Sağlam bir sistemimiz var; bu sistem sayesinde başarımızı net biçimde ölçüyor ve yaptığımız çalışmaları düzenli olarak raporluyoruz. İlerlemeyi çok iyi takip ediyor, bu ölçümlerle deneyimlerimizi rakamlarla bütünleştirebiliyoruz.” AOIFE ROCHE: “TÜRKİYE İÇİN LÜKS SEGMENT VE AVRUPA PAZARI UMUT VERİYOR” Dünyanın önde gelen otel veri ve analiz şirketi STR’ın EMEA Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aoife Roche, “Konaklama Sektörü Görünümü” başlıklı sunumunda, turizm piyasalarına ilişkin şunları paylaştı: “2025 yılı, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle otelcilik sektörü için zorlu geçse de 2019’dan bu yana dünya genelinde talebin yüzde 9 arttığını görüyoruz. Bu süreçte Orta Doğu ve Afrika, yüzde 13’lük büyüme ile öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri ise talepte negatif eğilim gösteren tek bölge oldu. Buna karşın 9,7 milyon Amerikalı turistin diğer bölgelere yönelmesi, Avrupa’daki talebi yüzde 2 oranında destekledi. Türkiye özelinde veriler, iki farklı pazarın hikâyesini ön plana çıkarıyor. İstanbul’da fiyat baskıları nedeniyle yüzde 4’lük bir daralma yaşanırken, Türk Rivierası lüks segmentin etkisiyle yüzde 3 büyüme kaydetti. Türkiye’de bir fiyat direnciyle karşı karşıyayız. Uçak maliyetlerinden yeme-içmeye kadar yükselen toplam seyahat maliyeti talebi zorluyor. Ancak lüks ve üst segment gezginlerin harcamaya devam etmesi sayesinde Bodrum gibi pazarlarda yüzde 11’lik artışlar görüyoruz. 2026 yılı için tablo ise oldukça umut verici. Avrupa’da düşen faiz oranları ve artan tüketici güveniyle birlikte, Türkiye’nin en değerli kaynak pazarları olan Almanya ve Birleşik Krallık’tan gelen uluslararası seyahat talebinin yüzde 8,6 artacağını öngörüyoruz. Türkiye için asıl mesele, fiyat duyarlılığını doğru yöneterek mevsimi uzatmak ve Ocak 2022’den bu yana yakalanan tam toparlanma ivmesini sürdürülebilir kılmaktır.” “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM: DEĞER, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DENEYİM” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry’ın moderatörlüğünü üstlendiği “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” oturumunda, yatırımcıların konaklama sektöründe yatırım yaparken nelere dikkat ettikleri ele alındı. Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: “Akfen GYO olarak Türkiye’nin en büyük turizm yatırımcılarından biriyiz. Türkiye; iklimi, sağlık altyapısı, sağlık ve spor turizmi olanakları, doğal güzellikleri ve güçlü hava yolu bağlantılarıyla 12 ay turizme uygun bir ülke. Artık turizmde kısa vadeli, mevsimsel talepler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir odaklı bir yaklaşım benimsemeliyiz.” BLG Capital CFO’su Murat Erdoğan: “Amerika, Avrupa ve Türkiye’de yatırımlarımız var. Gayrimenkul yatırım fonu olarak otelcilik sektörüne de odaklanıyoruz. Bizim için en önemli kriter lokasyon. Renovasyonla dönüştürülebilecek ya da enflasyona karşı değerini koruyan varlıklar önceliğimiz.” Neo Asset Management Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Bekir Yener Yıldırım: “100’den fazla yatırım fonuna yatırım yapıyoruz ve yaklaşık 3 milyar dolarlık bir portföyü yönetiyoruz. Yatırımlarımızın yüzde 95’i Türkiye’de, yüzde 5’i ise yurt dışında. Otelcilik ise stratejik olarak odaklandığımız en önemli sektörlerden biri.” Doğuş Holding COO’su Akın Tavuz: “Konaklama sektörü, Doğuş Holding’in yatırım yaptığı temel alanlardan biri. Aynı zamanda 200’ün üzerinde restoranımız ve benzeri işletmelerimiz bulunuyor. Getiri önemli ama sürdürülebilirlik artık daha belirleyici. Yatırımcılar yalnızca tek bir varlığa değil, destinasyona bakıyor. Çıkış stratejisi, finansmana erişim ve pazarın bütünsel yapısı yatırım kararlarını etkiliyor.” CERTARES Genel Müdürü Amin İsmail: “Otel yatırımlarında yalnızca binaya değil, destinasyonu canlandırma potansiyeline, sunulan deneyimlere ve tamamlayıcı hizmetlere bakıyoruz. Türkiye’de yerel ve uluslararası turizmin güçlü bir dengede buluştuğunu görüyoruz. Türkiye’deki varlıklarımız, kurulan iş birlikleri sayesinde Avrupa’daki muadillerine kıyasla oldukça başarılı bir performans sergiliyor.” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry: “Wellness, otelcilik sektöründe pek çok dinamiği dönüştüren bir süreç oldu. Wellness artık geçici bir trend değil, kalıcı bir yatırım segmenti. Yatırım kararlarında sadece lokasyon değil, varlığın sunduğu nitelikler ve deneyimler de belirleyici hale geldi.” ANDREA GRISDALE: “TURİZMDE LÜKS ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR; EN BÜYÜK YATIRIM İNSAN” IC Bellagio Kurucu & CEO’su ve WTTC KOBİ’lerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrea Grisdale, “Yerel İş Ortaklarını Premium Bir Turizm Ağına Dönüştürmek” başlıklı sunumunda, turizmde gerçek lüksün dev bütçelerden ziyade çalışanlar arasındaki bilgi akışı ve kişiselleştirilmiş hizmetten geçtiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bir seyahatin değerini belirleyen şey, fiziksel imkânlardan ziyade misafirin beklentilerinin henüz dile getirmeden karşılanmasıdır. Üç ay önce bir çift Roma’ya seyahat ediyordu. Beyefendi uzun boylu olduğu için araçta ön koltukta oturmak istedi. Floransa’ya vardıklarında yeni şoför onları karşıladı ve ‘Ön koltukta daha rahat ettiğinizi öğrendim, bu koltuğu boyunuza göre ayarladım’ dedi. Misafirin cevabı ‘Asıl lüks bu’ oldu. Bu seyahat o çifte 48 bin avroya mal olmuştu; ancak biz hiçbir maliyeti olmayan, sadece iki şoför arasında kurulan bir iletişimle fark yarattık. İnsanlarımız en büyük varlığımız. Bilanço kalemlerine değil, çalışanlarınıza yatırım yapın; çünkü onlar bizim geleceğimizdir. Benim şirketimde sorun yok, zorluk var. Her yıl ekibimizle bir araya gelip yılı değerlendirirken yalnızca bilgi paylaşmıyor, aynı zamanda güven inşa ediyoruz. Çünkü sahada konuklarımıza o kritik ‘evet’ cevabını verecek olan, yatırım yaptığımız personelin kendisidir. İnsanlar evlerindeki konforu bulmak için başka bir ülkeye gitmez. 24 saatliğine bile gelse konuklarımızın çoğu, İtalyan yaşam biçimini deneyimlemek ve İtalyan gibi hissetmek ister. Mutlu yerel insan yoksa, mutlu gezgin de olmaz. Bizim işimiz yalnızca bir seyahat organize etmek değil; yerel halk ile gezgin arasında mutlu bir köprü kurmaktır. Yereldeki çalışanlar, işimizin en güçlü yapı taşlarıdır.” “TÜRK MARKALARININ EN BÜYÜK GÜCÜ, BULUNDUKLARI COĞRAFYADAN KAYNAKLANIYOR” Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” panelinde, yerli otellerin sektördeki konumlanması, markalaşma evreleri ve operasyonel süreçlerin detayları ele alındı. Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul: “Yerli markalar noktasında geldiğimiz boyut itibarıyla bundan sonra Türkiye’nin turizm serüveninde, içeride ve dışarıda göstereceği performansta kendi markalarımız, bundan önce olduğundan çok daha önemli olacak.”. Elite World Hotels CEO’su Orkun Petekçi: “Türkiye, dünya turizminde çok önemli bir destinasyon. Marmara, Akdeniz, Karadeniz fark etmeksizin birçok bölgede birçok otel yaptık, birçok insanı ağırladık. Buradaki dönüşümle Türk otellerinin de kendi markalarını oluşturması süreci başladı. Türk markalarının en büyük gücü, bulundukları coğrafyadan kaynaklanıyor. Çünkü bulunduğumuz coğrafya sayesinde değişikliklere çok alışığız ve açığız.” Net Holding (Merit Hotels) Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk: “Türk milleti olarak çok kriz yaşadığımız için, 25 yılda sürekli kriz yaşamaya da alışık bir sektörüz. Kriz yaşadıkça da direncimiz artıyor, reflekslerimiz daha iyi oluyor, çok çabuk cevap veriyor ve uyum sağlıyoruz. Biz marka olarak uluslararası turnuvalarla izolasyon altındaki Kıbrıs’ı tanıttık ve dünyanın her yerinden oyuncu getirmeyi başardık. Yaptığımız çalışmalar sayesinde eskiden yüzde 5–10 oranında olan Türk olmayan misafir profili, şu anda yüzde 30–35’e çıktı.” Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder: “Türkiye’de şu anda turizm işletme belgeli toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’i küçük ve yerel markalardan oluşuyor. Buna bir de belediye işletme belgeleri eklersek, yerel markaların oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Yatak kapasitesi olarak çok önemli bir adetten bahsediyoruz. Yerel markalar, önümüzdeki dönemlere baktığımız zaman, dünyadaki gelişmelerle de kıyaslandığında avantajlı bir noktaya geliyor.” “KARMA KULLANIM PROJELERİ: OTELLERİN ÖTESİNDE YENİ BİR GAYRİMENKUL ÇAĞI” Turizm ve gayrimenkul dünyasının önde gelen isimleri, “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” panelinde bir araya gelerek sektörün geleceğini masaya yatırdı. Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş: “Bugünün temel sorusu, konaklama sektörünün yalnızca yatak sayıları üzerinden mi yoksa doğru tasarlanmış deneyim senaryolarıyla mı büyüyeceğidir. Gerçek başarıyı artık rakamların ötesinde, projelerin kentle ve ziyaretçiyle kurduğu bağlar ile bodrum katlardan en üst katlara kadar her metrekarede yarattığı katma değer belirleyecektir.” Hilton Markalı Konut Geliştirme Genel Müdürü Feras Hasbini: “Markalı konutlarda dünyanın başkenti Dubai olurken, Türkiye tamamlanmış ve devam eden yaklaşık 50 projesiyle dünya genelinde 7’nci sırada yer alıyor. Türkiye, özellikle İstanbul odaklı bir büyüme sergiliyor. Bu modelin yükselişindeki en önemli etken, inşaatın erken safhasında sağladığı nakit akışı ve sunduğu esnek finansman çözümleridir. Ancak markalı konut, binanın üzerine yapıştırılan bir etiket değildir; arkasında güçlü bir operasyonel yapı ve yüksek kalite standardı bulunur.” Emaar CFO’su Alev Şeren: “Karma kullanım projeleri; tasarım karmaşıklığı ve çoklu operatör yapısı nedeniyle, tekil projelere kıyasla yatırım sürecinde zaman sapmalarına daha açıktır. Ancak sunduğu gelir çeşitlendirmesi bu riski büyük ölçüde dengeler. Gelecek vizyonumuzda ise yapay zekâ destekli, kendi kendine öğrenen ve arızaları öngörebilen sistemlerle donatılmış akıllı şehir konseptleri yer alıyor. Wellness ve sağlık gibi yeni fonksiyonları da ekleyerek, sürdürülebilir faaliyet kârı ve kusursuz bir komünite deneyimi hedefliyoruz.” Esas GYO COO’su Nevzat Yavan: “Gayrimenkulde başarı, finansal fizibiliteden önce insan fizibilitesini doğru okumaktan geçiyor. Türkiye’de 6 milyon kişinin tek başına yaşaması, mikro aile oranının yüzde 40’a ulaşması ve 15 milyonu aşan emekli nüfusu, karma kullanım projelerini yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Gayrimenkulden deneyime geçmekte zorlanıyoruz. Artık otel odalarını yalnızca konaklama alanı olarak değil; ofis, tarım, sürdürülebilirlik ve mikro veri merkezi gibi fonksiyonların iç içe geçtiği çok amaçlı yapılar olarak tasarlamalıyız.” Palladium Hotels Group Geliştirme Direktörü Carlos Ortega: “Varlık yönetiminde temel hedefimiz, binanın her bir metrekaresinden maksimum gelir yaratacak yaşam tarzı konseptleri geliştirmektir. Türkiye açısından kritik eşik, pazarın bu projeleri nasıl algılayacağıdır. Sadece otel misafirine değil, yerel halka ve çevredeki otellerde konaklayanlara da hitap eden gastronomi, eğlence ve wellness alanları tasarlıyoruz.” IC GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu: “Türkiye turizmi açısından en önemli kırılma noktalarından biri, servisli daire (serviced apartment) ve markalı konut modeline yönelik talebin hızla artmasıdır. Ancak küresel oyuncularla rekabet edebilmek için güçlü yerli markalara ihtiyacımız var. Turizm imarlı alanlarda markalı rezidans modelini doğru kurgulayarak finansman sorununu avantaja çevirebiliriz.” “YAPAY ZEKÂYI KUCAKLAMAYAN GERİDE KALACAK” Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz’ın moderatörlüğünü yaptığı “Konaklamada Yapay Zekâ: Devrim mi, Balon mu?” oturumunda, konaklama sektöründe yapay zekâ ve dijitalleşmenin sektöre sunduğu dönüşüm fırsatları ele alındı. Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz: “Türkiye’de bir danışmanlık şirketi yürütüyorum; Apple, Netflix ve Twitter gibi teknoloji şirketlerine hizmet veriyoruz. Yapay zekâda bir balon etkisi olduğu kesin ama asıl mesele, bunun bir balon mu yoksa devrim mi olduğunu ayırt edebilmek.” Delaight Kurucu & CEO’su Miguel Flecha: “Yapay zekâ bir balon değil, sadece çok gürültülü bir alan. İnternet de zamanında balon gibi görülüyordu ama bugün temel bir altyapı. Asıl risk, gürültüyü takip edip asıl fırsatı kaçırmak. Yapay zekâ iş yapış şeklimizi kökten değiştirecek. Bir sonraki Nokia ya da BlackBerry olmak istemiyorsanız, yapay zekâyı kucaklayın. Nerede ve neden kullanmanız gerektiğini belirleyin, işinizden.” Pricing Coach Kurucu Ortağı Cavit Colak: “Oteller için geliştirdiğimiz fiyatlandırma sistemiyle online gelirleri ortalama yüzde 15 artırdık; bugün 600 otelle çalışıyoruz, bunların yüzde 85’i Türkiye’de, yüzde 15’i de yurt dışında. Yapay zekâda asıl sorun veri değil, süreçler. Oteller hâlâ eski iş akışlarıyla çalışıyor. Oysa yapay zekâ gerçek zamanlı karar verebilen bir yapı sunuyor. Haftalık karar döngüleriyle bu potansiyeli kullanmak mümkün değil.” LotusAI Kurucu & CEO’su Didem Ün Ateş: “Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası; önemli olan onu nasıl kullandığımız. Turizm sektörü, yapay zekâyı benimseme konusunda birçok sektörün gerisinde. Oysa elinde kullanılmayı bekleyen çok büyük bir veri hazinesi var. Bu, sektör ve şirketler için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” “TURİZMDE ÇÖZÜM YASAKLAR DEĞİL, AKILLI YÖNETİM” Room Mate Group Başkan & Kurucusu Kike Sarasola, ilk günün son ana tema konuşmasında, otel liderliğinin geleceğine ilişkin şunları söyledi: “Turizmde asıl sorun talep değil, liderlik ve yönetim eksikliğidir. Aşırı turizm bir zaman bombasıdır; doğru yönetilmezse elimizde patlayacaktır. Şehirler, altyapı ve yerel halk bu yoğunluğa hazır olmadığında turizm fobisi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla çözüm yasaklarda değil, turist akışlarını akıllıca yönetmektedir. Çünkü turizm refah yaratır; suçlanacak bir sektör değildir. Geleceğin konaklama anlayışı yalnızca teknolojiye değil, insan dokunuşuna da dayanmalıdır. Yapay zekâ süreçleri kolaylaştırır ama misafiri mutlu eden insandır. Yüksek teknoloji ile insan temasının birlikte var olduğu bir gelecekten söz ediyoruz. Misafiri bir ekranla değil, bir sesle, bir ‘merhaba’yla karşılamak istiyorum. Renkleri, duyguyu ve eğlenceyi unutmayan; insanı merkeze alan markalar ayakta kalacaktır. Liderlik, kamuda da özel sektörde de en değerli sermayedir.” Bunun yanında, her neslin farklı beklentileri var; liderlik bu farklılıkları anlayabilmeli ve herkese değerli hissettiren deneyimler sunabilmelidir. Konaklama konseptleri değişmeli, kopyalamak yerine kimlik ve ruh yaratılmalıdır.” “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR TERCİH DEĞİL, AKILLI BİR İŞ MODELİDİR” “Sürdürülebilir Turizm” başlıklı günün son panelinde konuşmacılar, sürdürülebilirliğin yalnızca “yeşil bir slogan” olmadığını vurguladı. KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Başkanı Sertuğ Özkan: “Bugün turizm sektörü ciddi bir dönüşüm baskısı altında. Regülasyonlar, finansal sistem beklentileri ve değişen tüketici davranışları bu baskının temel unsurları. Türkiye’ye gelen ziyaretçiler artık çok daha seçici. İyi hizmet tek başına yeterli değil; konaklanan otelin enerjiyi nasıl ürettiği, atığını nasıl yönettiği gibi kriterler yeni nesil turistler için belirleyici hale geliyor. İklim odaklı turizm, yerel ekosistemlerle uyumlu turizm ve işin sosyal boyutu olmak üzere üç ana trendden söz edebiliriz. Yerel halkla ilişkiler, çalışan hakları, kapsayıcılık ve kültürel mirasın korunması bu çerçevenin en kritik başlıklarıdır.” Diversey Başkan Yardımcısı Alp Aksoy: “Sürdürülebilirliği yalnızca iklim perspektifinden ele alırsak, operasyonel gerçekleri gözden kaçırırız. Sektör, COVID travmasını çok hızlı unuttu. WTTC bugün yeni bir pandemi riskinden söz ediyor. Konaklama endüstrisi son 20 yılda yalnızca COVID döneminde daraldı ve bu hepimiz için ciddi bir travmaydı. Ancak bugün birçok otel, olası bir pandemi durumunda ne yapacağını, dezenfektan stoklarını veya tedarik zincirini hatırlamıyor. Operasyonel hafızayı korumak da sürdürülebilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.” Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Başkan Yardımcısı Melih Şimşek: “Sürdürülebilirliğin ilk ve en temel unsuru yapı güvenliğidir. 2025 yılında turistlerin yüzde 75’i konakladığı otellerde yeşil etiket aradı. Çünkü misafirler, vicdanen kaldıkları tesisin karbon ayak izini azaltmasını bekliyor. Türkiye olarak inşaat gücümüzü modüler yapılarla birleştirirsek, sürdürülebilir turizmi bir iyilik hareketi olarak dünyaya ihraç edebiliriz. Unutulmamalıdır ki sektörün hammaddesi doğadır; hammaddenizi yok ederek turizm yapamazsınız.” UN Global Compact Network Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele: “Global Compact olarak dünyada 20 binden fazla şirketi bir araya getiriyoruz. Sürdürülebilirlik, üç yıl uygulanıp ardından bir vakfa devredilecek bir sosyal sorumluluk projesi değildir. Asıl hedefimiz, sürdürülebilirliği bir ürüne dönüştüren, gelir yaratan ve bu modeli ihraç edebilen ölçeklenebilir yapılar kurmaktır. Veri toplamak bu sürecin temelidir. Taahhütlerinizi kamuoyuna şeffaf biçimde paylaştığınızda gerçek dönüşüm başlar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu akıllı kararları bugün almak zorundayız.” Verimli ve yoğun bir güne sahne olan TIF 2026’nın ilk günü “Türk Mutfağında Bir Yolculuk” isimli hoş geldin resepsiyonuyla tamamlandı.

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor Haber

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor

Türkiye'nin turizmdeki konaklama gelirleri, geçen yıl yaklaşık 7 milyar dolarla rekor kırarken son 5 yılda bu gelirlerin toplamı 27,9 milyar doları aştı. Konaklamanın toplam gelirlere oranı yaklaşık yüzde 11. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) turizm istatistiklerine göre ülkenin turizm geliri 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolar oldu. Turizm gelirinde geçen yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından 2026 yılı için hedef ise 68 milyar dolar açıklandı. 6,9 MİLYAR DOLARLIK HARCAMA Gelirlerin alt sektörlere dağılımı incelendiğinde ise turistlerin Türkiye'de yaptığı harcamaların 6 milyar 983 milyon 832 bin dolarının konaklama harcaması olduğu görüldü. Bu değer, verilerin derlendiği 2003'ten bu yana en yüksek konaklama geliri olarak kayıtlara geçti. Anadolu Ankara Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Yönetim Kurulu Başkanı Birol Akman 68 milyar dolarlık 2026 turizm geliri hedefi için konaklamanın da güçlü performans göstermesi gerektiğini vurguladı. Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) İç Anadolu Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Esengil, konaklama sektöründeki büyümenin sektör adına güçlü ve umut verici bir görünüm sunduğunu ancak rakamları değerlendirirken yalnızca büyüklüğe değil, bu büyümenin niteliğine de bakmak gerektiğini söyledi. EN BÜYÜK PAY PAKET TURLARIN Öte yandan, Turizm Bakanlığı'nın ilk 9 aya ilişkin paylaştığı verilere göre, dış turizm gelirleri içinde en yüksek payı yüzde 33,6 ile paket turlar aldı. Onu yüzde 19,9'la yeme-içme, yüzde 14,6 ile alışveriş gibi kalemler ve yüzde 11 ile konaklama izledi. Diğer kategorilerde ise ulaştırmaya yüzde 5,4, sağlığa yüzde 3,3, sosyal faaliyetlere yüzde 0,9 ve tur hizmetlerine yüzde 0,3 pay ayrıldı.

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisinin açılışı, Museuminsel Berlin’deki James-Simon Galerie’de 10 Şubat Salı günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek. İnsanlık tarihinin bilinen en eski sayfaları, bu kez Berlin’de açılıyor. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık mirası, Avrupa’nın kültür başkentlerinden Berlin’de dünya ile buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de açılacak sergiyi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bakan Ersoy paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi: "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz! 10 Şubat’ta açılışını yapacağımız 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisiyle, Şanlıurfa müzemizden seçilen 89 eser ve 4 replikayı dünya ile buluşturacağız. Eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. 19 Temmuz’a kadar açık kalacak sergide, Isabel Muoz’un Taş Tepeler fotoğrafları da yer alacak. Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü, Berlin’in kalbinde anlatacağız. Taş Tepeler’in mirasını, kararlılıkla dünyaya taşıyoruz." 44 eser ilk kez sergilenecek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi, 10 Şubat’ta Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de kapılarını açacak. Sergide, Göbeklitepe ve Taş Tepeler bölgesinden elde edilen buluntulara ev sahipliği yapan Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen Neolitik Çağ’a ait 89 eser ile 4 eser replikası yer alacak. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan özgün örnekler arasında bulunan parçaların yer alacağı sergideki eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. Sergi Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü anlatacak Sergi, avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecini bütün yönleriyle ele alacak. Mimari, sanat, heykeltraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin doğuşu, Göbeklitepe ve çevresindeki tapınaklar, taş sütunlar, kabartmalar ve figüratif heykeller üzerinden anlatılacak. Serginin ziyaretçileri, erken dönem toplumsal ritüelleri, ilk dini inanışları ve toplulukların örgütlenme biçimlerini yakından görme imkanı bulacak. Sergi aynı zamanda tarımsal üretimin başlamasıyla ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik dönüşümü de bütüncül bir çerçevede sunacak. Isabel Muoz’un objektifinden Taş Tepeler Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Muoz’un Taş Tepeler’de çektiği fotoğraflar da sergideki yerini alacak. Yalnızca arkeolojik alanları değil, Neolitik toplulukların yaşam izlerini; insan figürleri, dokular ve ışık aracılığıyla sanatsal bir dille yorumlayan Muoz’un bu fotoğrafları, ziyaretçilere Taş Tepeler’in tarihi derinliğini çağdaş bir bakışla deneyimleme imkanı sunacak. Göbeklitepe ve Taş Tepeler uluslararası sahnede Berlin’de ilk kez düzenlenecek olan sergi, Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler’in kültürel ve bilimsel önemini uluslararası platformda güçlü biçimde tanıtacak. Türkiye’den Berlin’e getirilen bu eşsiz Neolitik eserler, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe’nin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Daha önce Roma Kolezyumu’nda büyük ilgi gören Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısı, Berlin ayağıyla Avrupa’daki görünürlüğünü daha da artıracak. Berlin’de düzenlenen bu sergi, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki etkisini daha da güçlendirecek. ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Dijital Turizm Platformlarıyla Buluştu Haber

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Dijital Turizm Platformlarıyla Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizm odaklı dijital platformların temsilcileriyle Bakanlıkta bir araya geldi. Gerçekleştirilen toplantıda, sürdürülebilir turizm politikaları ve sektörün dijital dünyadaki görünürlüğünün artırılması ele alındı. Toplantıya ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesabından paylaşan Bakan Ersoy, dijital platformların turizm sektörü için giderek daha kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Ersoy paylaşımında, “Turizm odaklı dijital platformların temsilcileriyle Bakanlığımızda bir araya geldik. Sürdürülebilir turizm ve sektörümüzün dijital dünyadaki görünürlüğünü ele aldık. Türkiye’nin turizm gücünü dijital platformlarda daha etkin ve adil bir yapıyla büyütmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Dijital görünürlük ve adil yapı vurgusu Toplantıda, dijital platformların turizm işletmeleri için sağladığı tanıtım ve erişim imkanlarının yanı sıra, adil rekabet ortamının güçlendirilmesi konusu da gündeme geldi. Bakanlık ile platform temsilcileri arasında, Türkiye’nin turizm potansiyelinin dijital mecralarda daha etkili şekilde tanıtılmasına yönelik iş birliği başlıkları değerlendirildi. Sürdürülebilir turizm önceliği Görüşmede sürdürülebilir turizm politikalarının dijital tanıtım stratejileriyle desteklenmesi, yerel destinasyonların daha görünür hale getirilmesi ve turizm gelirlerinin ülke geneline dengeli yayılması gibi başlıklar da ele alındı. Bakanlık, dijital dönüşüm sürecini turizm sektörü için bir fırsat olarak değerlendirirken, bu alanda atılacak adımların hem sektör temsilcileri hem de ziyaretçiler için daha şeffaf ve erişilebilir bir yapı oluşturması hedefleniyor.

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor

Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC başbakan Yardımcısı; Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar, turizmde sürdürülebilir planlama hedefleri ve kültürel iş birlikleri ele alındı. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Türkiye’de büyük başarı elde eden ada kıbrıs Tanıtım Kampanyası oldu. Kampanyanın Türkiye genelinde artırılarak devam etmesi, ulusal televizyon kanallarının yanı sıra dijital medya ve sosyal medya platformlarında daha yoğun şekilde tanıtımının sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Bunun yanı sıra, Ada Kıbrıs kampanyasının Türkiye’den sonra İngiltere, Almanya ve Polonya’da da hızlı bir şekilde başlatılması yönünde çalışmaların başlatılacağı ifade edildi. Türkiye’de elde edilen olumlu geri dönüşlerin, avrupa pazarında da önemli bir potansiyel oluşturduğu vurgulandı. Görüşmede ayrıca, KKTC turizmi için hazırlanan Master Plan hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Planın yakından takip edilmesi, güncel gelişmelere göre revize edilmesi ve sürdürülebilir bir anlayışla uygulanmasının önemi üzerinde duruldu. Kültürel alandaki iş birlikleri kapsamında ise Beypazarı'nda bir Kültür Evi Restorasyonu yapılması ve bu merkezde Kıbrıs Türk kültürünün tanıtılması konusu ele alındı. Projenin, Kıbrıs Türk kültür mirasının yaşatılması ve uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması açısından önemli bir adım olacağı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile turizm ve kültür alanındaki güçlü iş birliğinin her geçen gün daha da pekiştiğini belirterek, “Ada Kıbrıs markasını hem bölgemizde hem de Avrupa’da daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Görüşme, iki ülke arasında turizm, kültür ve tanıtım alanlarında yürütülecek ortak projelerin artırılması yönünde fikir birliğine varıldı.

Türkiye Turizmde Rekor Yılı Geride Bıraktı, 2026 Hedefi 68 Milyar Dolar Haber

Türkiye Turizmde Rekor Yılı Geride Bıraktı, 2026 Hedefi 68 Milyar Dolar

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2025’i 63 milyon 941 bin ziyaretçiyle kapattık. Turizm geliri 2025’te 65,2 milyar dolar oldu. 2026 hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının dördüncü çeyrek verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirini 65 milyar 231 milyon dolar olarak açıklarken 2026 yılında 68 milyar dolar gelir hedeflendiğini duyurdu. Ersoy, konuşmasında Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırladığını söyledi. Toplantıda geride kalan yılın değerlendirmesini yapan Bakan Ersoy, aynı zamanda Türkiye’nin turizm vizyonunun geldiği noktayı da paylaştı. "Türkiye artık krizleri yönetme tecrübesi kazandı" Bakan Ersoy, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Dünyada 24 saat içinde bile dengelerin değişebildiğine dikkat çeken Ersoy, Türkiye’nin artık krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks ve ciddi bir tecrübe kazandığını ifade etti. "Türkiye küresel turizmin en üst liginde" Bakan Ersoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 8’inci sırada bulunduğunu, 2024 itibarıyla ise 4’üncü sıraya yükseldiğini hatırlattı. Bakan Ersoy, turizm gelirlerinde ise 2017’de 15’inci sırada olan Türkiye'nin 2024 yılında 7’nci sıraya çıktığını belirtti. Bu tablonun, Türkiye’nin artık turizmde küresel bir oyuncu haline geldiğinin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ersoy, göreve geldikleri günden bu yana turizm vizyonunu ülkenin tüm potansiyelini kapsayacak şekilde yeniden kurguladıklarını söyledi. Deniz-kum turizminin ötesine geçildiğini belirten Ersoy; kültür ve inanç turizmi, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi birçok alanda çeşitliliğin katlanarak arttığını ifade etti. "Geleceğe Miras" ve tanıtım hamlesi Bakan Ersoy, "Geleceğe Miras" vizyonu ve Gece Müzeciliği uygulamalarının dünyada yalnızca sayılı ülkelerin başarabildiği işler arasında yer aldığını, Türkiye’nin ise bu alanda en başarılı örneklerden biri haline geldiğini söyledi. Tanıtım stratejisinde kullanılan "mini dizi" modelinin de küresel ölçekte büyük başarı yakaladığını belirten Ersoy, "An Istanbul Story" dizisinin tek bir bölümünün 32 milyon izlenmeye ulaştığını, en düşük izlenen içeriğin bile 10 milyon görüntülenme aldığını vurguladı. Bakan Ersoy, turizmde elde edilen bu başarının arkasında büyük bir emek ve yoğun bir ekip çalışması olduğunu belirterek sektör temsilcilerinden tur operatörlerine, rehberlerden otel çalışanlarına kadar herkese teşekkür etti. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) bu başarıdaki rolüne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. "Turizm geliri 65,2 milyar dolara çıktı" Ersoy, konuşmasında bir sunum yaparak turizmde ulaşılan noktayı şu şekilde anlattı: "Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar oldu. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6,8 artış anlamına gelirken 2017 yılına kıyasla artış oranı yüzde 109 olarak gerçekleşti. Turizm geliri 2017'de 31,254 milyar dolardan 2024’te 61,103 milyar dolara, 2025’te ise 65,231 milyar dolara yükseldi." Bakan Ersoy'un 2025 yılı için "Turizmde Yeni Rekorlar" başlığı altında ekrana yansıttığı tabloda geçtiğimiz senenin 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar gelir ile tamamlandığı vurgulandı. Ziyaretçi sayısı 63,9 milyona dayandı Bakan Ersoy, "Türkiye’yi 2025 yılında ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 63 milyon 941 bin olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,7, 2017 yılına göre ise yüzde 68 artış olarak kayda geçti. Ziyaretçi sayısı 2017’de 37 milyon 970 binden, 2024'te 62 milyon 270 bine, 2025 yılında ise 63 milyon 941 bine yükseldi. Türkiye’ye 2025 yılında en çok ziyaretçi gönderen ilk üç ülke ise 6,90 milyon ile Rusya Federasyonu, 6,75 milyon ile Almanya, 4,27 milyon ile Birleşik Krallık oldu" dedi. Kişi başı harcama 100 dolara çıktı Bakan Ersoy, "Kişi başı gecelik ortalama harcama 2025 yılında tüm ziyaretçiler için 100 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam 2024’te 96,5 dolar, 2017’de de 73,8 dolardı. Yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması 114 dolar, yurt dışı yerleşik vatandaşların kişi başı gecelik harcaması 64,4 dolar, tüm ziyaretçiler ortalaması ise 100 dolar oldu. Bu kalemde 2017-2025 döneminde artış oranı yabancı ziyaretçilerde yüzde 38, tüm ziyaretçilerde yüzde 36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de 2025 yılında turistlerin ortalama kalış süresi de 10,7 gece olarak gerçekleşti. 2026 hedefi 68 milyar dolar Bakan Ersoy, Türkiye'nin 2026 yılı turizm gelirinin 68 milyar dolar seviyesinde beklendiğini söyleyerek, "Hem ana pazarlarda hem de uzak pazarlarda çift haneli büyüme beklentisinin vurgulandığı toplantıda, 2025 yılının hem toplam gelir hem kişi başı harcama hem de toplam ziyaretçi sayısı açısından Türkiye turizm tarihinin en yüksek seviyelerinin görüldüğü yıl olarak kayıtlara geçtiği ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.