Hava Durumu

#Mehmet Nuri Ersoy

TOURISMJOURNAL - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor Haber

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor

Türkiye, küresel spor or­ganizasyonlarında ye­niden güçlü bir pozis­yon alıyor. İstanbul Park'ta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı'nın katılımıyla İstanbul’un tekrar Formula 1 takvimine alınmasıyla ilgili ba­sın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılın­dan itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. “Hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız” İstanbul Park'ın 2027 yılı itibariyle en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil edildiğini vurgulayan Bakan Ersoy, “Bakanlık ola­rak Formula 1’in kazanımla­rına odaklanıyoruz. Formu­la 1’in, turizm talebini yüzde 6 artırdığını görüyoruz. Tatil destinasyonu için daha önce o şehri düşünmemiş kişiler için Formula 1 tercih sebe­bi oluyor. Formula 1’in resmi hesaplarındaki toplam takip­çi sayısı 114 milyondan faz­la. 2025 yılında toplam etki­leşim 2,3 milyar” dedi. İstanbul’un iki kıtanın bir­leşme noktası olduğunun altı­nı çizen Kültür ve Turizm Baka­nı Mehmet Nuri Ersoy, şehrin tarihinden kültürüne, doğasın­dan mutfağına kadar dünyanın en önemli merkezlerinden bi­ri olduğunu söyledi. Formula 1 yarışlarının ülke ve şehir tanıtı­mı için çok önemli olduğunu di­le getiren Bakan Ersoy, “Dersi­mizi çalışıp hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız. Singapur’da yapılan son yarışı inceledik. Bu yarışta 300 bin 614 seyirciyle Singapur tarihinin en yüksek katılımı olmuştur. Konaklama konusunda rakamlar artmış­tır. Formula 1’in kaldıraç etki­sini İstanbul’a kanalize etmeli­yiz. Formula 1, nitelikli turisti getirir. Singapur verileri, yarış için gelenlerin toplam harcama­nın yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Kaldıraç ekonomisi… İstanbul’un Formula 1’in kal­dıraç etkisini ekonomik etkiye dönüştürmeye hazır olduğu­nu belirten Bakan Ersoy, şunla­rı kaydetti: “İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluş­ma noktası olan İstanbul, bu or­ganizasyona hazır. 5 yıllık pro­tokol, bu etkinin uzun soluklu olmasını sağlamaktadır. Tür­kiye Turizm Tanıtım ve Geliş­tirme Ajansı (TGA), Formula 1 yönetimi başta olmak üzere pek çok noktada ortak çalışmala­ra başladı. Yarış öncesinde he­def dış pazarlarda kapsamlı bir F1 kampanyası uygulayacağız. ABD, Asya ve Avrupa’daki pa­zarlarımız dâhil olmak üzere bugünden itibaren İstanbul’u, dünyanın iki kıtayı birleştiren tek Formula 1 şehri olarak lan­se edeceğiz. 2026 UEFA Avrupa Ligi finali, FIVB Milletler Ligi, CEV Kadınlar Avrupa Şampiyo­nası gibi organizasyonlara ev sa­hipliği yapacağız. 2032 Avrupa Şampiyonası’nı İtalya’yla bir­likte yapacağız. 2036 Olimpiyat adaylığımız, bu anlamda Türki­ye’nin vizyonunu ortaya koyu­yor. İlgi ve himayeleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu or­ganizasyonu ülkemize döndü­ren bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Ülkemize ve İstan­bul’a hayırlı olsun.” “Burası artık Türkiye’de adrenalinin merkezi olacak” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Formula 1’de daha önce görev alan herkesi dinleyerek yola çıktıklarını vurgulayarak, “Gençlerle bir araya geldiğimizde ‘Formula 1 gelecek mi?’ diye soruyorlardı. Dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ve belli maliyetleri olan bir organizasyon. Büyük bir endüstri. Ama şu heyecanı anlatmak istiyoruz, burası artık gençler için bir çekim merkezi. Gençler, binlerce, milyonlarca genç tarafından takip edilen organizasyonun parçası olacaklar. Burası artık Türkiye’de adrenalinin, enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç” dedi. TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, uzun süren bir yolculuğun sonuna geldiklerini belirterek, bu hayalin 10 yıl önce başladığını belirtti. 106 yıllık Karaköy Palas yeniden hayat buldu İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk kazandıran Karaköy Palas, uzun yıllar farklı işlevlerle kullanılan bir yapıdan çağdaş üretim ve etkileşim alanına dönüştürülerek yeniden kapılarını açtı. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen dönüşümle birlikte 106 yıllık yapı, sanatçılar ve sanatseverler için yeni bir buluşma noktası olarak konumlandırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen program, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren’in ev sahipliğinde düzenlendi. Açılışta, ArtıKÜME 2025 seçkisi ile vakfın veri temelli kültürel bellek çalışması olan ODAK projesi ve “ODAK 2025” basılı seçkisinin tanıtımı yapıldı. Selçuk Bayraktar’ın gençler için rol model olduğunu vurgulayan Ersoy, Bayraktar ailesinin yürüttüğü projelerin Türkiye’nin geleceği açısından önemine dikkat çekti. Bakanlık olarak kültür-sanat alanında yürütülen çalışmalara da değinen Ersoy, farklı sanat dallarını destekleyen yarışmalar, sergiler ve projelerle sanatçılara alan açıldığını belirtti. Ersoy, aynı zamanda dijitalleşme kapsamında geliştirilen veri tabanları ve envanter projeleriyle kültürel mirasın kayıt altına alındığını ve erişimin kolaylaştırıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı.

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında Haber

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında

Roma'nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran'da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma'nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran'da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker Haber

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker

Türkiye, küresel spor organizasyonlarında yeniden güçlü bir pozisyon alıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılından itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. En az 5 yıllık anlaşma kapsamında Türkiye, dünyanın en prestijli yarış organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. İstanbul Park yeniden sahnede Bakan Ersoy, sürecin tamamlandığını belirterek organizasyonun devlet kurumları ve paydaşların koordinasyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti. İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması ve uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm ve ekonomi için büyük fırsat Formula 1’in küresel etkisine dikkat çeken Ersoy, organizasyonun 180’den fazla ülkede yüz milyonlarca izleyiciye ulaştığını vurguladı. Bu ölçekte bir etkinliğin turizm talebini artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek katma değer sağladığı belirtiliyor. İstanbul’un potansiyeli öne çıkıyor İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bu organizasyondan maksimum fayda sağlayacağını belirten Ersoy, Formula 1’in yüksek gelir grubundaki turistleri çektiğini söyledi. Organizasyonun sadece pistle sınırlı kalmayıp şehrin tamamına ekonomik katkı sunduğu ifade edildi. Küresel tanıtım atağı başlıyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde yürütülecek kampanyalarla İstanbul’un “iki kıtayı birleştiren F1 şehri” olarak konumlandırılması hedefleniyor. Türkiye, UEFA ve olimpiyat adaylıklarıyla birlikte küresel spor organizasyonlarının merkezi olma yolunda ilerliyor.

Turizmde rekor: Türkiye geliri %109 arttı Haber

Turizmde rekor: Türkiye geliri %109 arttı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da düzenlenen 7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi'nde Türkiye turizmine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Son yıllarda elde edilen büyümenin yalnızca ziyaretçi sayısıyla sınırlı kalmadığını belirten Ersoy, Türkiye’nin artık yüksek gelir üreten bir turizm ülkesi olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Bakan Ersoy, 2025 yılında Türkiye’nin 64 milyon ziyaretçi ağırladığını ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaştığını açıkladı. Bu rakamların, Türkiye’nin küresel turizmdeki güçlü konumunu ortaya koyduğunu belirtti. 2017 yılına kıyasla turizm gelirlerinde yüzde 109 artış sağlandığını ifade eden Ersoy, bu gelişmenin stratejik politikaların sonucu olduğunu söyledi. Hedef yüksek katma değerli turizm Türkiye’nin artık yalnızca çok turist çeken bir ülke değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir destinasyon haline geldiğini belirten Ersoy, yeni hedeflerin bu doğrultuda şekillendiğini dile getirdi. Turizmi yılın tamamına yaymak ve 81 ilin tamamını kapsayan bir yapıya dönüştürmek öncelikler arasında yer alıyor. Türkiye’nin sadece deniz turizmiyle değil, kültür, gastronomi, sağlık ve spor turizmi gibi alanlarda da güçlü bir merkez haline geldiği vurgulandı. Gece müzeciliği ve kültür yolu festivalleri gibi projelerle sektörün farklılaştığı ifade edildi. Türk dizileri kültürel gücü artırıyor Ersoy, Türk dizilerinin küresel etkisine de dikkat çekti. Dizilerin, Türk kültürünü ve dilini dünyaya tanıtan önemli bir araç haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin Türk dünyası ülkeleriyle turizm alanındaki iş birliklerini artırma hedefi öne çıktı. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti seçilmesi de bu vizyonun önemli bir parçası olarak değerlendirildi. Sürdürülebilir turizm vurgusu Bakanlık, sürdürülebilir turizm politikalarıyla doğal ve kültürel mirası korumayı hedefliyor. 2030 vizyonu kapsamında dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi öne çıkıyor. Küresel rekabette güçlü Türkiye Ersoy, Türkiye’nin turizmde artık küresel ölçekte daha güçlü, yenilikçi ve dayanıklı bir konuma ilerlediğini belirterek, sektörün geleceğine dair umut veren mesajlar verdi.

Türkiye’den 4 Köy BM Turizm Listesine Aday Haber

Türkiye’den 4 Köy BM Turizm Listesine Aday

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UN Tourism) sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla yürüttüğü "En İyi Turizm Köyleri" projesinde 2026 seçkisi için geri sayım sürüyor. 2025 listesine Türkiye'den 4 köyün girmesinin ardından, gözler şimdiden 2026 yılı sürecine çevrildi. Kazanan köylerin 2026 yılının son çeyreğinde düzenlenecek resmi bir etkinlikte duyurulması bekleniyor. BM Turizm, programın amacını şöyle tanıtıyor: "En İyi Turizm Köyleri programı, kültürel ve doğal varlıklara sahip, topluluk temelli değerleri koruyan ve geliştiren, sürdürülebilirliğe bağlı olan ve turizmi olumlu dönüşümün, kırsal kalkınmanın ve toplumsal refahın itici gücü haline getiren köyleri ödüllendirmeyi amaçlamaktadır" Bir yerleşimin "En İyi Turizm Köyü" unvanını alabilmesi için nüfusunun 15.000'den az olması ve geleneksel tarım, hayvancılık veya balıkçılık gibi faaliyetlerin devam etmesi gerekiyor. Bağımsız bir kurul tarafından yapılan değerlendirmede 9 kritere bakılıyor. Doğal güzelliklerin ve kültürel mirasın (tarih, mimari, gelenekler) ne kadar iyi korunduğu, turizmin doğaya zarar vermeden, yerel halka para kazandırarak ve sosyal yapıyı bozmadan yapılıp yapılmadığı, güvenlik, temel hizmetlere güvenli erişim gibi kriterler öne çıkıyor. TÜRKİYE'DEN ADAY GÖSTERİLEN 4 ADRES Bu yıl Çanakkale Adatepe Köyü, İzmir Sığacık Mahallesi, Muğla Eski Datça Mahallesi ve Tunceli Ziyaret Köyü sahip oldukları özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımlarıyla programa aday gösterildi. Bakanlığın açıklamasına göre Muğla'nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli'nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor. MUĞLA / ESKİ DATÇA MAHALLESİ Tarihi mimarisi, kültürel birikimi ve sürdürülebilir turizm potansiyeliyle öne çıkan Eski Datça Türkiye'yi temsil edecek destinasyonlar arasında. Konu ile ilgili Datça Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada "Datça'mızın önemli kültürel miras alanlarından biri olan Eski Datça Mahallesi, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından yürütülen "2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı" kapsamında Türkiye'yi temsilen aday gösterilmiştir. Başvuru süreci, ilgili kurumlarımızın iş birliğinde Datça Turizm Danışma Büromuz tarafından yürütülmekte olup Datça'nın uluslararası turizm vizyonuna katkı sağlayacak şekilde titizlikle devam etmektedir" ifadeleri yer aldı. TUNCELİ OVACIK / ZİYARET KÖYÜ Tunceli'nin Ovacık ilçesine bağlı Ziyaret köyü de Türkiye'den aday gösterilen 4 köy arasında yer aldı. Vali ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, köyün doğal güzellikleri, kültürel zenginliği ve özgün dokusuyla öne çıktığını belirtmişti. Aygöl şu açıklamayı yapmıştı: "Ziyaret köyünün bu önemli programa aday gösterilmesi ilimiz adına gurur verici bir gelişmedir. Bu kıymetli süreçte destekleri ve katkıları dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyor, Ziyaret köyünün uluslararası alanda hak ettiği değeri görmesini temenni ediyorum." ÇANAKKALE AYVACIK / ADATEPE KÖYÜ Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe köyü, taş evleri ve tabiî güzellikleriyle her yıl çok sayıda turist çekiyor. Kaymakamlığın sitesindeki bilgilere göre genellikle iki katlı taş yapılarıyla dikkat çeken köyde, bütün yapılar iç avlulu ve bahçeli. Köy, Truva, Pers, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyor. AA'nın derlemesine göre nüfus mübadelesi sonrası Girit'ten gelen Türklerin yerleştiği, 1980'lerde keşfedilip restore edilen köy, 1989 yılında sit alanı ilan edilmesinin ardından özgün mimarisinin korunmasıyla bugünlere kadar ulaştı. Tarihi camisi, taş mektebi, Arnavut kaldırımlı sokakları ve eşsiz manzarasıyla ünlü Zeus Altarı'nın bulunduğu köy, Truva, Pers, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyor. Daha detaylı bilgi için Türkiye'deki masalsı köy yakında daha da ünlü olabilir: Adatepe Köyü başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz. İZMİR SEFERİHİSAR / SIĞACIK KÖYÜ Sığacık Köyü İzmir'e yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta, Sefherihisar ilçesinde bulunuyor. Sakin Şehir ünvanına sahip Sığacık, dar, renkli sokakları ve masmavi deniziyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırlıyor. BAKAN ERSOY'DAN AÇIKLAMA Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum." DAHA ÖNCE LİSTEYE GİREN KÖYLER 2021: Nevşehir'deki Mustafapaşa ve Sakarya'daki Taraklı 2021 yılında 'En İyi Turizm Köyü' listesine girdi. 2022: İzmir Birgi bir yıl sonra listeye girdi. 2023: İzmir Şirince 2023 yılında listeye girdi. 2024: Antalya'daki Ormana da listeye giren adresler arasına katıldı. GEÇEN YIL LİSTEYE GİREN 4 KÖYÜ 2025 yılında Muğla'daki Akyaka, İzmir'deki Barbaros, Mardin'deki Anıtlı ve Antalya'daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.

Laodikeia’da 2 metrelik Athena heykeli ortaya çıkarıldı Haber

Laodikeia’da 2 metrelik Athena heykeli ortaya çıkarıldı

Denizli'nin önemli kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti'nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dönemin sanatsal ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte özellikle Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen çalışmalar, yeni buluntularla arkeoloji dünyasına önemli veriler sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Tiyatrosu'nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyurdu. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Laodikeia'da önemli bir keşfe daha imza attık. Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı. Laodikeia Batı Tiyatrosu'nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz." Athena Heykeli molozlar arasında bulundu Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası'nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı henüz tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti. Sahne binası Homeros destanlarını anlatan heykellerle donatıldı Milattan önce 2'nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç katlı mimari düzen içerisinde her katta 16 sütun yer alıyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi. Odysseus'un İthaka'ya dönüş yolculuğunda karşılaştığı Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos'un mağarası ve deniz canavarı Skylla gibi sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil aynı zamanda kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin çok sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı. Ünik tipoloji ve yüksek sanatsal işçilik Yuvarlak kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos giysi, boyunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer aldığı aegis detayları dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın doğal işlenişi, yüksek sanatsal kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması nedeniyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor. Augustus dönemi klasik üslubunu yansıtıyor Sanatsal stil açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Dönemi'ne (MÖ 27 - MS 14) ait birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem'de önemli bir dokuma merkezi olan Laodikeia'da Athena'nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıktığı, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ayrıca, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.

Bakan Ersoy: Yerel değerlerimizi dünyaya tanıtıyoruz Haber

Bakan Ersoy: Yerel değerlerimizi dünyaya tanıtıyoruz

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte belirlenen adaylar; tarihi mirasın korunması, yerel yaşamın sürdürülebilirliği ve turizmde kalite odaklı gelişim anlayışıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden bu yerleşimlerin, uluslararası değerlendirme sürecinde güçlü bir konum elde etmesi hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum.” TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK DÖRT ADAY Muğla’nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor. BAŞVURU SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR Başvuru süreci, ilgili kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor. Aday yerleşimlerin her biri, sahip oldukları kültürel miras, özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımları doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor. Her ülkenin en fazla 8 adayla katılabildiği program kapsamında başvuruların 9 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanırken, sonuçların 2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanması bekleniyor. TÜRKİYE, PROGRAMDA İSTİKRARLI BAŞARIYLA ÖNE ÇIKIYOR Türkiye, önceki yıllarda da program kapsamında önemli başarılar elde etti. Nevşehir’deki Mustafapaşa ve Sakarya’daki Taraklı 2021 yılında, İzmir’deki Birgi 2022 yılında, yine İzmir’deki Şirince 2023 yılında, Antalya’daki Ormana 2024 yılında “En İyi Turizm Köyü” unvanına layık görülürken; 2025 yılında ise Muğla’daki Akyaka, İzmir’deki Barbaros, Mardin’deki Anıtlı ve Antalya’daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.

Antalya’nın Yeni Köprüsü Geçiş Süresini 30 Saniyeye Düşürdü Haber

Antalya’nın Yeni Köprüsü Geçiş Süresini 30 Saniyeye Düşürdü

Antalya’nın yeni köprüsü geçiş süresini 30 saniyeye düşürdü Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da hizmete giren "Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı" ile geçiş süresinin sadece 30 saniyeye düştüğünü müjdeledi. Bu büyük projenin ekonomiye yıllık 274 milyon lira tasarruf sağlaması bekleniyor. Antalya’nın parlayan yıldızı Döşemealtı’nda trafik akışını kökten değiştirecek olan Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı, düzenlenen görkemli bir törenle açıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleşen törende, Antalya’nın ulaşım vizyonuna dair önemli mesajlar verildi. Ekonomiye 274 Milyon Liralık "Yeşil" Katkı Bakan Uraloğlu, projenin sadece hızı değil, verimliliği de odağına aldığını belirterek rakamlarla şu verileri paylaştı: Zaman Tasarrufu: Yıllık 219 milyon lira. Akaryakıt Tasarrufu: Yıllık 55 milyon lira. Toplam Kazanç: Yıllık 274 milyon lira. Çevresel Etki: Yıllık 2 bin 651 ton daha az karbon emisyonu ile daha temiz bir hava. Dur-Kalk Dönemi Bitti Antalya-Burdur Devlet Yolu üzerinde yer alan ve özellikle yoğun saatlerde uzun kuyruklara neden olan eski hemzemin kavşak, yerini modern bir köprülü sisteme bıraktı. 71 metre uzunluğunda ve 34 metre genişliğinde inşa edilen yeni köprü yapısı sayesinde, sinyalizasyon bekleme süresi ortadan kalktı ve seyahat süresi 30 saniyeye kadar indi. Antalya’ya 24 Yılda 354 Milyar Lira Yatırım Bakan Uraloğlu, Antalya’nın turizm ve tarım potansiyelini desteklemek için yatırımların hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Son 24 yılda kente yapılan ulaşım yatırımlarının detaylarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 197 kilometreden 774 kilometreye çıkardıklarını vurguladı. Antalya-Alanya Otoyolu’nda Çalışmalar Başladı Bölgenin en büyük projelerinden biri olan Antalya-Alanya Otoyolu hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, toplam 122 kilometrelik bu büyük projenin tamamlandığında yaz aylarında yoğunlaşan trafiği tamamen rahatlatacağını ve stressiz bir yolculuk sunacağını belirtti. Döşemealtı’nın Parlayan Yıldızı Eskiden tarım ve halıcılıkla bilinen Döşemealtı’nın artık Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle bir cazibe merkezi olduğunu söyleyen Uraloğlu, Altınkale Kavşağı'nın bu gelişim hızına ayak uyduracak kritik bir yatırım olduğunu kaydetti. Vali Hulusi Şahin ve Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’in de hazır bulunduğu tören, okunan dualar ve kesilen kurdele ile sona erdi. Altınkale Kavşağı, açılışın hemen ardından araç trafiğine sunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.