Hava Durumu

#Mehmet Nuri Ersoy

TOURISMJOURNAL - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı Haber

Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı

Sivas'ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde çocukların kardan yaptığı Kız Kulesi, Türkiye'nin en çok konuşulan görüntülerinden biri olmuştu. O samimi kareler, şimdi unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Görüntüler Bakan Ersoy'u harekete geçirdi Sivas'ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde yaşayan Adem Soylu'nun köydeki çocuklarla birlikte kardan inşa ettiği Kız Kulesi ve karşısında içilen çayın görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi görmüş, binlerce kişi tarafından paylaşılmıştı. İstanbul'a hiç gelmemiş çocukların hayal gücüyle ortaya çıkan o görüntüler kısa sürede adeta Türkiye'nin gündemine oturmuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da bu içten hikayeye karşılıksız kalmadı. Ersoy, sosyal medyada herkesi gülümseten o karelerin kahramanlarını İstanbul'a davet etti. Sivaslı çocuklar ve Adem Soylu, bu kez kardan değil, gerçek Kız Kulesi'nin karşısında Bakan Ersoy ile bir araya geldi. Boğaz'ın ortasında, İstanbul'un simgelerinden biri olan Kız Kulesi'nde ağırlanan çocuklar, ilk kez geldikleri İstanbul'u gezme fırsatı da buldu. Galata Kulesinden Atatürk Kültür Merkezine, Dolmabahçe Sarayından Atlas Sinema Müzesine adım adım şehri keşfeden çocuklar, hayallerini süsleyen Kız Kulesini tüm ihtişamıyla yakından görmenin heyecanını yaşadı. "Sosyal medyada gördük, davet ettik" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyada paylaşılan görüntüleri gördüklerini belirterek çocukların kardan Kız Kulesi yaptıklarını, karşısına geçip çay içtiklerini ve "İnşallah İstanbul'da da bize nasip olur" dileğinde bulunduklarını söyledi. Bu görüntülerin ardından çocukları İstanbul'a davet ettiklerini ifade eden Ersoy, "Biz de onları davet ettik; İstanbul'da ağırladık. Hem Kız Kulesi'ni hem Galata Kulesi'ni hem de Bakanlığımıza bağlı diğer kültür noktalarını gezme fırsatını sağladık" dedi. "Çocuklarımızın Anadolu'yu tanıması çok kıymetli" Bakan Ersoy, bakanlık olarak çocukların Anadolu'yu, kültürü ve kültürel değerleri tanımalarına büyük önem verdiklerini vurgulayarak bu tür faaliyetleri her fırsatta değerlendirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda yapılan çalışmaların çocuklara bırakılacak kültürel miras açısından çok değerli olduğunu belirten Ersoy, çocukların geleceğe bırakacakları mirası tanımaları noktasında bu buluşmanın güzel bir çalışma olduğunu dile getirdi. Ersoy, Bakanlık bünyesinde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Türkiye genelinde yaklaşık 260 noktada arkeolojik kazı ve kültürel miras çalışmasının sürdüğünü söyledi. Bunun yanında Yaşayan Miras Okulu Projesi'ne de değinen Ersoy, geleneksel sanatların ustalar ve Bakanlık sanatçıları tarafından çocuklara aktarılması için yeni bir çalışma başlatıldığını, bu projenin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İlk etapta bu yıl 12 şehirde, etnografya müzeleri bünyesinde Yaşayan Miras Okullarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, çocukların bu merkezlere düzenli olarak gelerek geleneksel kültürü öğrenmelerinin amaçlandığını söyledi. O hikaye Türkiye'nin kalbine dokundu Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medyada başlayan bu hikayeyi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Kardan bir kulenin etrafında başlayan hayal, İstanbul'un kalbinde gerçek oldu. Köyden çıkan bir fikir Türkiye'nin ortak tebessümüne dönüştü. Tarihi Kız Kulesi'ndeki bu buluşma küçük bir fikrin ne kadar büyük bir mutluluğa dönüşebileceğinin en sıcak örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’ Haber

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyetine ilişkin kararın 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Çin ile Türkiye arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesini TÜROB olarak stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiklerini belirtti. Eresin, şu görüşleri dile getirdi: “Bu kararı turizm sektörü adına 2026 yılı için oldukça önemli bir adım olarak görüyoruz. Hızla büyüyen orta sınıfı, artan yurt dışı seyahat eğilimi ve kültürel yakınlıklarıyla Çin, Türk turizmi açısından büyük potansiyele sahip, son derece önemli bir pazar. Çinli ziyaretçilerin Türkiye’ye olan ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış göstermektedir. 2019 yılında 430 bin Çinli turisti ağırlayan ülkemiz, pandemi sürecinde yaşanan geçici düşüşün ardından 2023’te 250 bin ziyaretçi seviyesine yeniden ulaşmıştır. 2024 yılı sonunda bu sayının 410 bine yükselmesi memnuniyet vericidir. 2025 yılı sonunda 500 bin Çinli ziyaretçi hedefine ulaşmayı, orta vadede ise yıllık 1 milyon Çinli turisti Türkiye’de misafir etmeyi amaçlıyoruz. Vize muafiyeti uygulamasının hayata geçirilmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve süreci başından beri büyük bir özveriyle yürüten Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping arasında gerçekleştirilen üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu güçlü siyasi irade, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra turizm sektöründe de somut ve kalıcı kazanımların önünü açmaktadır. Bu çerçevede, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak 2 Ocak'ta yürürlüğe girmesi, Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olmuştur. Uzun süredir sektör olarak dile getirdiğimiz bu düzenlemenin hayata geçirilmesi, seyahat planlamalarını kolaylaştırarak iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini doğrudan ve güçlü biçimde artıracaktır. Vize muafiyeti sayesinde özellikle bireysel seyahat eden Çinli turist sayısında ve kişi başı harcama düzeyinde belirgin bir artış bekliyoruz. Bu kararın, Türkiye’nin Çin pazarı nezdindeki rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına ve turizmin 12 aya yayılması hedefimize güçlü katkı sağlayacağına inanıyoruz. Son yıllarda Türk vatandaşlarının Çin’e yönelik turizm talebinde gözlenen artış da karşılıklı turizm hareketliliğinin dengeli biçimde geliştiğini göstermektedir. Bu karşılıklı akış, iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağların daha da güçlenmesine katkı sunmaktadır. Havayolu taşımacılığı alanında atılan adımlar bu süreci destekler niteliktedir. Türk Hava Yolları ve Çinli havayolu şirketleri tarafından karşılıklı uçuş frekansları artırılmış, haftalık yolcu uçağı uçuş hakkı 21’den 49’a çıkarılmıştır. Artan uçuş kapasitesinin, vize muafiyetiyle birlikte turizm odaklı değerlendirilmesi, ülkemize gelecek Çinli ziyaretçi sayısını hızla yukarı taşıyacaktır. TÜROB olarak, Çinli misafirlerimizin Türkiye’de kendilerini güvende ve evlerinde hissedebilmeleri için sektörün tüm paydaşlarıyla yakın iş birliği içindeyiz. Çin kültürüne uygun hizmet standartlarının yaygınlaştırılması, dil desteği, personel eğitimi ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir. Türkiye’nin Çin pazarı için daha cazip, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesi adına üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Karşılıklı güven, anlayış ve ortak vizyona dayalı güçlü bir turizm iş birliğinin, her iki ülkenin ekonomileri ve halkları için kalıcı faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”

Amasya, 160 Yıllık Kızlar Mektebi Kütüphaneye Dönüştürüldü Haber

Amasya, 160 Yıllık Kızlar Mektebi Kütüphaneye Dönüştürüldü

Amasya'nın Merzifon ilçesinde 160 yıl önce ABD'lilerin inşa ettirdiği Kızlar Mektebi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yaptırılan restorasyonla kütüphaneye dönüştürüldü. Atıl haldeki bina eski fotoğraflarının incelenmesiyle yeniden hayat buldu. Merzifon İlçe Halk Kütüphanesi'nin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. 3 bin metrekare kapalı alana ve saat kulesine sahip Osmanlı Devleti'nin son döneminde bölgede faaliyet gösteren Amerikan Koleji kampüsünde bulunup günümüze kadar gelebilen yapılar restorasyonla elden geçirildi. Hastane binası 2011'de Merzifon Fen Lisesi olarak hizmete açılmıştı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da hizmet vermesinin ardından atıl hale gelen Kızlar Mektebi için Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti. Sofular Mahallesi'nde 1865 yılında inşa edilen binanın Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesinin ardından 2 yıl önce restorasyon çalışmaları başlatıldı. Yaklaşık 3 bin metrekare kapalı alana ve saat kulesine sahip olan 4 katlı tarihi binadaki çalışmalar tamamlandı. Bina Merzifon İlçe Halk Kütüphanesi olarak hizmete açıldı. "Kütüphaneler, şehirlerin hafızasını geleceğe taşıyan en önemli yapılardır" Açılışta konuşan Bakan Ersoy, "Kütüphaneler, şehirlerin hafızasını geleceğe taşıyan en önemli yapılardır. Biz de bu anlayışla ülkemizin dört bir yanında yeni nesil halk kütüphaneleri inşa ediyoruz. Mevcut yapılarımızı güçlendiriyor, kütüphaneleri kitap ve diğer bilgi kaynaklarını kullanıcılarına sunan mekânlar olmanın yanında aynı zamanda toplumsal gelişimin merkezine dönüştürüyoruz" dedi. Kütüphaneleri halkın sosyal, eğitsel ve kültürel faaliyetlerine yön veren yapılar hâline getirdiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak şu anda ülke genelinde bin 300'den fazla kütüphane ile hizmetlerimizi sürdürmekteyiz. Kütüphanelerimizi mekânsal ve işlevsel olarak geliştirmeye, hizmet içeriklerini zenginleştirmeye devam ettikçe kullanım sayılarında ve kitap varlıklarında da tarihi rekorlar elde ediyoruz. Son 8 yıl içinde toplam kütüphane kullanım alanını yaklaşık 325 bin metrekareden yaklaşık 800 bin metrekareye, oturma kapasitesi ise 94 binden 150 bine yükselttik. 2025 yılında üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımızı ise 26,4 milyon adete çıkarttık. Son 8 yılda 221 yeni kütüphaneyi hizmete sunduk, 320 kütüphaneyi de yeniden yapılandırdık. 92 kütüphanemizin yeniden yapılandırma, sıfırdan inşası ve restorasyonuna ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir" diye konuştu. Kızlar Mektebi'nin köklü tarihe tanıklık ettiğini vurgulayan Amasya Valisi Önder Bakan da, "Geçmişte Kızlar Mektebi olarak tanınan bu tarihi mirası başta gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımıza hizmet etmesi için İlçe Halk Kütüphanesine çevrilmesinden mutluluk duyuyoruz" şeklinde konuştu. Açılış programına, AK Parti Amasya milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez ile diğer yetkililer de katıldı.

Alanya, Doğu Çevre Yolu’nun 12 Kilometresi Hizmete Açıldı Haber

Alanya, Doğu Çevre Yolu’nun 12 Kilometresi Hizmete Açıldı

Alanya Doğu Çevre Yolu'nun 12 kilometrelik kesiminin hizmete açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Geleceğe Miras Projemiz ile Antalya'mıza önemli kazanımlar sağladık. Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalarla tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik. Bu antik kentlerimizi adeta eski ihtişamlı günlerine döndürüyoruz ve buraları ziyaret eden herkesin o dönemi olabildiğince yaşayabileceği, hissedebileceği bir atmosfer inşa ediyoruz" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapımı tamamlanan Alanya Doğu Çevre Yolu'nun Hasbahçe-Mahmutlar arası 12 kilometrelik kesimi ile Demirtaş Kavşağı açılışına katıldı. Ersoy, burada yaptığı konuşmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile sürekli dirsek teması halinde olduklarını söyledi. "Zira dünyanın en büyük insan hareketinin temelinde turizm var ve bu hareketten en yüksek payı alabilmenin kilidini açacak ilk anahtar, sizi rakiplerinizin bir adım önüne geçirecek olan temel unsur ulaşımdır" diyen Ersoy, "İşte bugün de Türk turizminin kalbi olan bu bölgede, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yeni eserlerinin açılışını yapmak üzere bir aradayız. Alanya Doğu Çevre Yolu Hasbahçe-Kargıcak arasında toplam 15,2 kilometre uzunluğunda, bölünmüş yol standardında projelendirme yapılmıştı. Bu projenin Hasbahçe-Mahmutlar arasında kalan 12 kilometrelik kesimi tamamlandı ve trafiğe açılıyor. Transit trafiğin şehir merkezinin dışına alınmasını sağlayan bu çalışma sahil yolu üzerindeki ulaşımı daha güvenli, konforlu ve yüksek standartlı hale getirmiş; yoğunluğu azaltmıştı. Diğer yandan Alanya-Gazipaşa Yolu üzerinde, hemzemin dönel adalı kavşak olarak hizmet veren Demirtaş Kavşağı da inşa edilen alt geçit ile farklı seviyeli kavşak haline getirilmiştir. Artık Akdeniz Sahil Yolu'nun Alanya-Gazipaşa kesiminde trafik akışı kesintisiz hâle gelmiş; özellikle yaz aylarının o yoğun trafiği ve bunun sebep olduğu gecikmeler önemli ölçüde azalmıştır. Her iki çalışmanın da bölgeye ve insanımıza hayırlı olmasını diliyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak doğrudan ya da dolaylı şekilde elimizi güçlendiren her bir hizmet ve eserin ülkemize ve insanımıza en güçlü faydayı ve kazancı sağlaması adına gece-gündüz çalışmaktayız. Bu yoğun mesainin sonuçlarını en iyi şekilde aldığımızı görmekten son derece memnun olduğumu özellikle belirtmek isterim. Göreve geldiğimiz günden itibaren attığımız adımlarla ülkemize kazandırdığımız nitelikli turist akışı, ürün ve pazar çeşitliliği sayesinde de gelirlerimizi bölgemizdeki tüm olumsuzluklara ve savaşlara rağmen geçen yılın üzerine taşıdık. Bu gerçek, rakamlar üzerinden tasdiklenmiştir" ifadelerini kullandı. "Ocak-Eylül döneminde turizm gelirimiz 50 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" Ocak-Eylül ayında turizm gelirinin 50 milyar dolar olduğunu sene sonunda hedeflerinin ise 64 milyar doları yakalayacaklarını belirten Ersoy, "Baktığımızda bu yıl Ocak-Eylül döneminde turizm gelirimiz 50 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir ki bu tüm zamanların 9 aylık gelir rekorudur. 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 5,7 oranında artış gerçekleştirmiş olduk. Son çeyrek rakamları da oldukça iyi geliyor. Yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar doları yakalayacağız. Bu başarıların arkasında oldukça detaylı örülmüş bir strateji mevcut. Bakın bir yandan hava yolundan otoyollara kadar lojistik konuları tüm bakanlıklarımızla ortak hareket ederek çözerken bir yandan da dünyaya örnek olan bir turizm tanıtım stratejisi yürütüyoruz. TGA ile 200'e yakın ülkede tanıtım faaliyetleri yürüttüğümüzün altını çizmiştim. Dünyanın dört bir yanında seyahatini planlayacak potansiyel ziyaretçilerimize ülkemizi tanıtıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik" Antalya turizmine önemli katkılar sağladıklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, "Kültür sahasında da Cumhuriyet tarihimizin ilklerini gerçekleştirmekte, rekor üzerine rekor kırmayı sürdürmekteyiz. Geleceğe Miras ve Taş Tepeler gibi sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli ve büyük arkeoloji çalışmaları bir yandan devam ediyor. Geleceğe Miras Projemiz ile Antalya'mıza önemli kazanımlar sağladık. Asdendos, Phaselis, Olympos ve özellikle Side antik kentlerinde yürüttüğümüz çalışmalar ile tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir noktaya geldik. Bu antik kentlerimiz adeta eski ihtişamlı günlerine döndürüyoruz ve buraları ziyaret eden herkesin o dönemi olabildiğince yaşayabileceği, hissedebileceği bir atmosfer inşa ediyoruz. İlkleri gerçekleştirerek, özgün çalışmalarla öncülük ederek ülkemize ve halkımıza layık oldukları hizmetleri, proje ve eserleri kazandırmaya devam edeceğiz. Bu yolda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız gibi kendi hizmet sahalarında tarih yazan ilgili tüm bakanlıklarımızla omuz omuza yürümeye, en güçlü şekilde iş birliği yürütmeye devam edeceğiz. Ülkemiz ve aziz milletimiz için daima en büyük hedefleri önümüze koyacak, hamasetten uzak akılcı projeler, doğru uygulamalarla bu hedeflere ulaşacak ve durup dinlenmeden daha büyüklerine ilerlemeyi sürdüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunu gerçekleştirecek, Allah'ın izniyle Türk asrının kapılarını açacağız" şeklinde konuştu. Törende konuşan AK Parti Antalya Milletvekili Mevlit Çavuşoğlu ise şunları söyledi: "Bugün önemli bir yolun, çevre yolunun, tünellerin, köprülü kavşaklar ve viyadüklerin açılışını yapıyoruz. Gerçekten sadece bir açılış yapmıyoruz. Alanyalı hemşehrilerimizin de bir hayalini hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz sayın Bakanım. O nedenle sizlere, tüm çalışma arkadaşlarımıza, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Ve Alanya'ya her zaman önem veren saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza da buradan şükranlarımızı arz ediyoruz. Elbette bu yolun 16 kilometresinin bitmesi önemli ama devamını da inşallah hep birlikte bitireceğiz. Önümüzdeki süreçte bazı imar sorunları var. Bazı kavşaklar için de içinde düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bunun için de Karayollarımızın ve Belediye, Alanya Belediyemizin iş birliği yapmasında fayda var. Gördüğünüz gibi her alanda Antalya, Alanya'mıza hizmet etmek için çalışıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanımızın da bizlere her zaman yakından ilgisi ve desteği var. Tüm projelerimizi kabinede de her yerde de yakından takip ediyor. O nedenle kendilerine de özellikle teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Değerli hemşehrilerimiz, bugünkü açacağımız yol, köprü, viyadüklerin Demirtaş Köprülü kavşağının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor Haber

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘‘Bir sonraki MICHELIN Rehberi tüm Türkiye’yi kapsayacak. Bu gelişme Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacak’’ dedi. Dünyanın en prestijli restoran değerlendirme sistemlerinden biri olan Michelin Rehberi'nin 2026 Türkiye seçkisi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen ödül töreninde açıklandı. 2026 Michelin Rehberi Türkiye seçkisinde toplam 171 restoran yer aldı. Bu restoranlardan 2’si iki Michelin Yıldızı, 15’i bir Michelin Yıldızı, 13’ü Yeşil Yıldız, 39’u Bib Gourmand ile ödüllendirildi. Ayrıca 115 restoran, Michelin Rehberi tarafından tavsiye edilen işletmeler arasında yer aldı. Ödül töreninde konuşan Ersoy, "Kapadokya’mızın da listede yer almasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’deki kapsamının bu yıl genişletildiğini belirten Ersoy, "MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki dördüncü yılında ise büyüleyici peribacalarıyla her gezginin seyahat listesinde yer alan Kapadokya’mızın da MICHELIN listesinde yer alacak olmasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Kapadokya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da ön plana çıktığını anlatan Ersoy, bölgenin Hristiyanlığın erken dönemlerine ışık tutan yer altı şehirlerinden çömlekçilik geleneğine, sıcak hava balonu turlarından mağara otellerine kadar birçok benzersiz deneyim sunduğunu vurguladı. Ersoy, Orta Anadolu mutfağının en seçkin örneklerini içinde barındırmasını da Kapadokya’yı gastronomi alanında değerli bir destinasyon hâline getirdiğine dikkat çekti. Bölgenin sahip olduğu killi toprağın özgün pişirme tekniklerine ve özel bağcılık kültürüne katkı sağladığını belirten Ersoy, bunun Kapadokya’nın kendine has bir gastronomi kimliği kazanmasına olanak tanıdığını ifade etti. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "MICHELIN Rehberi’nin de gözünden kaçmayan bu zengin miras, Kapadokya’daki yetenekli şeflerimiz tarafından dünya standartlarındaki restoranlarda, yöresel ürünlerin özel dokunuşlarla yorumlanması sayesinde ziyaretçilere eşsiz bir lezzet yolculuğu sunuyor. Artık MICHELIN seçkisiyle daha da görünür hale gelecek bu zengin gastronomi kültürünün Kapadokya’yı gezginler için çok daha güçlü bir çekim noktasına dönüştüreceğine yürekten inanıyoruz." Yıldızlı restoran sayısı 17 oldu Michelin Rehberi 2026 Türkiye seçkisinde, üç restoran ilk kez bir Michelin Yıldızı almaya hak kazandı. Muğla’dan 'Mezra Yalıkavak' şef Serhat Doğramacı, İstanbul’dan 'Araf İstanbul' şefler Pınar Korgan Çetinkaya ve Kenan Çetinkaya ile Nevşehir’den 'Revithia' şef Duran Özdemir, 2026 seçkisinde birer yıldızla ödüllendirildi. İki Michelin Yıldızı kategorisinde ise İzmir’den 'Vino Locale' şef Ozan Kumbasar listeye bu yıl dâhil oldu. İstanbul’dan TURK Fatih Tutak ise mevcut iki yıldızını koruyarak seçkideki yerini pekiştirdi. Böylece Türkiye’nin Michelin Yıldızlı restoran sayısı 17'ye ulaştı. ‘‘MICHELIN Rehberi Türkiye’yi kapsayacak’’ Bakan Ersoy, konuşmasında önemli bir gelişmeyi de kamuoyuyla paylaşarak, bir sonraki MICHELIN Rehberi seçkisinin artık Türkiye’nin tamamını kapsayacağını açıkladı. Bu genişlemenin, Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacağına işaret etti. Güçlü bir geleneğin, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihi ve kültürel mozaiğiyle birleşerek saray mutfağında rafine hâle geldiğini vurgulayan Ersoy, "Türk mutfağı, ülkemizin 7 bölgesinde farklı ve eşsiz lezzetler sunuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin gastronomik zenginliğinin yalnızca yemek yapmaktan ibaret olmadığını dile getiren Ersoy, bunun aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgelik olduğunu belirtti. Gastronomide elde edilen başarıların sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir vizyonla şekillendiğini dile getiren Ersoy, geleneksel tariflerin modern sunumlarla buluşturulduğunu, yerel ürünlerin ön plana çıkarıldığını ve sürdürülebilir bir anlayışla hareket edildiğini kaydetti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye genelindeki bu zenginliği değerlendirmeye alacak olmasının, yerel ustaların ve lezzetlerin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını ifade eden Ersoy, bu adımın illerin gastronomi turizminden aldığı payı da artıracağına dikkat çekti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’yi kapsayacak olmasının önemine de değinen Bakan Ersoy, "Her yöremizin, her şehrimizin kendine has tarifleri, özel pişirme teknikleri ve unutulmaz lezzetleri vardır. MICHELIN Rehberi'nin Türkiye'nin tamamını kapsayacak olması, bu binlerce yıllık kültürel birikimimizin, yerel lezzetlerimizin ve mutfak sanatımızın dünya çapında takdir görmesi anlamına gelmektedir. Bu, sadece restoranlarımız için değil, tüm mutfak kültürümüz ve gastronomi mirasımız için gurur verici bir gelişmedir. MICHELIN Rehberi’nin İstanbul, İzmir, Muğla ve son olarak da Kapadokya için hazırladığı seçkiler yalnızca bu destinasyonlarımızın marka değerini arttırmakla kalmıyor; aynı zamanda gurme gezginleri Türkiye’ye çekerek ülkemizin dünyanın önde gelen lezzet merkezleri arasında hak ettiği yeri almasına da katkı sağlıyor. Üstelik MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki varlığı, sürdürülebilirliği, yerelliği merkeze alan Türk gastronomi anlayışının daha iyi tanınmasına da destek oluyor. Türk mutfağı doğal yapısı itibariyle sürdürülebilir geleneklere bağlı olsa da sürdürülebilirlik bizim için sadece gastronomi sektörüyle sınırladığımız bir strateji değil. Bugün odağımız her ne kadar Türk gastronomisi olsa da sürdürülebilirliğin turizm sektörümüzün bel kemiğini oluşturduğunu belirtmek ve bu konuda gerçekleştirdiğimiz en önemli adımın altını bir kez daha çizmek istiyorum" dedi. ‘‘İstanbul, dünyanın en iyi gastronomi şehri seçildi’’ Türk mutfağının uluslararası tanıtımı için Bakanlık olarak yürütülen iletişim stratejilerinin somut sonuçlar verdiğini belirten Ersoy, İstanbul’un kazandığı önemli bir unvana da değindi. Bakan Ersoy, "İstanbul, konuklarına sokak lezzetlerinden esnaf lokantalarına, fine dining restoranlardan Michelin Yıldızlı restoranlara uzanan beş duyuya hitap eden bir seçki eşliğinde; Asya, Orta Doğu, Akdeniz ve Avrupa mutfaklarının da en iyi örneklerini sunan gastro-şehrimiz olarak, yeni dünyanın en iyisi seçildi. Mastercard Ekonomi Enstitüsü tarafından, uluslararası yeme-içme harcamaları analiz edilerek hazırlanan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’na göre İstanbul, dünyanın bir numaralı gastronomi şehri" ifadelerini kullandı. MICHELIN Key listesinde Türkiye’den 26 otel yer aldı Bakan Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm alanında attığı öncü adımlara dikkat çekerek, 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile imzalanan iş birliği anlaşmasının bu alanda bir ilke işaret ettiğini söyledi. Bakan Ersoy, bu adımla Türkiye'nin, hükümet düzeyinde sürdürülebilirlik sertifikasyon çerçevesi geliştiren dünyadaki ilk ülke olduğunu hatırlattı. Bu girişimin diğer ülkelere de ilham verdiğini belirten Ersoy, yalnızca üç yıl içinde uluslararası tanınırlığa sahip GSTC Sertifikasını almaya hak kazanan konaklama tesislerinin sayısının 2 bini aştığını ifade etti. Ersoy, bu çerçevede tüm konaklama tesislerinin sertifikasyon sürecini 2030 yılına kadar tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti. Konaklama sektöründe gerçekleşen bu sürdürülebilir dönüşümün ve hizmet kalitesinin MICHELIN Rehberi’nin dikkatinden kaçmadığını söyleyen Ersoy, konaklama alanında hayata geçirilen yeni değerlendirme sistemi MICHELIN Key seçkisinde Türkiye’nin önemli bir yer edindiğini bildirdi. Michelin Rehberi’nin ilk küresel Anahtar seçkisinde, Türkiye’de 22 otel ‘1’; 3 otel ‘2’ ve 1 otel ise ‘3’ Michelin Key’e sahip oldu. "Önümüzdeki dönemde MICHELIN Key ile ödüllendirilen tesislerimizin sayısının hızla arttığına tanıklık edeceğiz" diyen Ersoy, gastronomi destinasyonlarında olduğu gibi konaklama tesislerinde de bu başarının artarak süreceğine inandığını dile getirdi. Ersoy, "MICHELIN Rehberi seçkisinde yer almaya hak kazanan tüm restoranlarımızı ve şeflerini emeklerinden ötürü tebrik ediyorum. Bu başarının hem restoranlarımızın hem destinasyonlarımızın hem de ülkemizin turizmindeki yükselen konumunu daha da güçlendireceğine inanıyor ve MICHELIN Rehberi’nin artık tüm yurdumuza yayılıyor olmasındaki ivmeden duyduğum memnuniyeti sizlerle paylaşmak istiyorum’’ diyerek sözlerini tamamladı.

Selanik Atatürk Evi Restorasyon Sonrası Açılıyor Haber

Selanik Atatürk Evi Restorasyon Sonrası Açılıyor

Selanik Atatürk Evi Kapsamlı Restorasyonun Ardından Yeniden Açılıyor Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, detaylı restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Selanik Atatürk Evi'nin yeniden ziyarete açılacağını duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Ersoy, Atatürk'ün vefatının 87. yıl dönümünde anlamlı bir açılışa hazırlandıklarını belirtti. Ersoy açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ata'mızın vefatının 87'nci yıl dönümünde onun kıymetli mirasına sahip çıkan çok anlamlı bir açılışı gerçekleştirmeye hazırlanıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu ve Türk-Yunan dostluğunun simgesi olan Selanik Atatürk Evi'nin kapılarını, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden açıyoruz." 1953'teki Özgün Haline Kavuşturuldu TİKA Türkiye iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında 315 metrekarelik üç katlı yapı, 1953'teki özgün haline kavuşturuldu. Restorasyon sürecinde bin'in üzerinde eser, belge ve kitap titizlikle yenilenerek Selanik'e taşındı. Bakan Ersoy, "Ali Rıza Efendi'nin diktiği nar ağacının gölgesinde hem tarihimize hem de ortak kültürel mirasımıza ışık tutacak bu ev, artık sadece bir müze değil, milletimizin hafızasını yaşatan bir kültürel diplomasi merkezi olacak" dedi. Türk Evi Konseptiyle Hizmete Girecek Ersoy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hatırasına duyulan derin saygıyla gerçekleştirilecek açılışta, Türk Evi konsepti sunacak olan bu mirasın yeniden ziyaretçileriyle buluşturulacağını ifade etti.

Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye 2024’Te Rekor Turizm Geliri Elde Etti Haber

Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye 2024’Te Rekor Turizm Geliri Elde Etti

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin 2024 yılında 62,3 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve 61,1 milyar dolar turizm geliri elde ettiğini açıkladı. Bakan Ersoy, İstanbul'da düzenlenen 18. Verona Avrasya Ekonomi Forumu'nda yaptığı konuşmada 2024 yılında Türkiye'nin 62,3 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve 61,1 milyar dolar turizm geliri elde ettiğini açıklayarak, bu rakamların her yıl kendi rekorunu kırdığını söyledi. Bu yılın ilk verilerinin de hedeflerin yakalanacağını gösterdiğini ifade eden Ersoy, elde edilen başarının yalnızca Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasıyla açıklanamayacağını belirterek, "Bu başarıda ülkemizin son yıllarda ve özellikle pandeminin ardından tanıtım stratejileri ile güvenli ve sürdürülebilir turizm konularında sarf ettiği yoğun çabanın haklı bir getirisi olmuştur" dedi. TGA stratejik hedeflerde kilit rol üstleniyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) Bakanlık tarafından belirlenen turizm strateji ve politikaları doğrultusunda Türkiye'nin turizm hedeflerine ulaşmasına, turizm imkanlarının dünyada tanıtılmasına ve pazarlanmasına ilişkin stratejiler geliştirerek, her mecrada ve tüm dünyada başarılı tanıtım faaliyetleri yürüttüğünü aktaran Ersoy, Güvenli Turizm Sertifikası ile Sürdürülebilir Turizm Belgesi'ne sahip konaklama tesisleri ve turizm işletmelerinin, gece müzeciliği ve ‘Geleceğe Miras' projesi kapsamında tüm yıla yayılan kazı ve restorasyon çalışmaları gibi uygulamaların sektöre büyük katkı sunduğunu ifade etti. Stratejik bir yaklaşım ve kurumsal sahiplenme ihtiyacına dikkati çeken Ersoy, bu noktada ‘sürdürülebilir turizm' anlayışının önem kazandığını vurguladı. Sürdürülebilir turizmin doğal kaynakların korunmasından atıkların azaltılmasına, kültürel ve sosyal çeşitliliğin muhafazasından yerel toplumun sürece dahil edilmesine kadar geniş bir hedef yelpazesi sunduğunu belirten Ersoy, turizm faaliyetlerinin yalnızca ekonomik kazanç değil, çevreye, doğaya ve insana saygılı bir kalite anlayışıyla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye yabancı ziyaretçi ağırlayan 5 ülke arasında 2024 yılı verilerine göre uluslararası turizm hareketliliğinin 1,5 milyar seviyesine ulaştığını ve bu hareketliliğin 747 milyonunun Avrupa'da, 316 milyonunun ise Asya'da gerçekleştiğini ifade eden Bakan Ersoy, Türkiye'nin bu veriler ışığında Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkelerle birlikte dünyada en fazla yabancı ziyaretçi ağırlayan ilk 5 ülke arasında yer aldığını belirtti. Bakan Ersoy, dünya üzerinde hem çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmış hem de doğal ve beşeri şartları sayesinde mevcut tüm turizm çeşitlerinin rahatlıkla hayata geçirilebildiği ülke sayısının oldukça az olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin bu alandaki ayrıcalıklı konumunu vurguladı. Türkiye alternatif turizm türlerinde de güçlü bir aktör Deniz turizminin yanı sıra termal turizm, kış sporları, doğa turizmi, dalış ve eko turizm, kongre, fuar ve düğün turizmi, kruvaziyer ve yat turizmi, golf turizmi ve inanç turizmi gibi birçok alternatif alanda da Türkiye'nin çok geniş ve eşsiz imkanlara sahip olduğunu belirten Ersoy, bu çeşitliliğin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle entegre biçimde geliştirildiğini ifade etti. "Turizm herkes için bir haktır" Turizmin ekonomik katkılarının yanı sıra kültürel ve sosyal yönünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ersoy, "Turizmin sadece bir kesim ve zümre değil, tüm insanlar için bir hak ve gereklilik olduğu gerçeği önem kazanmaktadır. Çünkü kültürlerarası diyalog, toplumsal ve sosyal yakınlaşma, ancak tüm grup ve sınıfların turizme dahil olmasıyla mümkün olabilmektedir" diye konuştu. "Turizm, doğru yönetildiğinde kalkınmanın itici gücüdür Türkiye'nin turizmde elde ettiği bilgi, birikim ve deneyimi Avrasyalı paydaşlarla her platformda paylaşmaktan memnuniyet duyduklarını kaydeden Ersoy, "Sonuç itibarıyla turizm, bilinçli bir şekilde uygulandığında ne yerel ekonomiye ve çevreye zarar verecek bir etken, ne de sosyal ve kültürel değerleri bozacak bir kirlilik haline gelecek, ekonomik kalkınmanın arkasındaki en önemli itici güçlerden biri olma işlevini artırarak devam ettirecektir" şeklinde konuştu. 18. Verona Avrasya Ekonomi Forumu, bu yıl ‘New Energy for New Economic Realities' temasıyla Avrasya ülkeleri arasında ekonomi, enerji, ulaşım, dijital teknoloji, tarım, finans ve turizm alanlarında iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenleniyor.

Türkiye, BM’nin ‘En İyi Turizm Köyleri’ Listesinde 4 Köyle Yer Aldı Haber

Türkiye, BM’nin ‘En İyi Turizm Köyleri’ Listesinde 4 Köyle Yer Aldı

BM Turizm Örgütü tarafından beşincisi düzenlenen 'En İyi Turizm Köyleri' girişimi kapsamında, 29 ülkeden 52 köy ödüle layık görüldü. Afrika, Amerika, Asya, Avrupa ve Orta Doğu'dan gelen 270'ten fazla başvuru arasından seçilen köyler, kültürel mirasın korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve turizmin yerel kalkınmaya katkısı gibi kriterlerde değerlendirildi. Liste, Çin'in Huzhou kentinde düzenlenen törenle açıklandı. Ayrıca 20 köy 'Yükseltme Programı'na dahil edilerek gelecekte 'En İyi Turizm Köyü' ünvanı alabilmeleri için destek kapsamına alındı. Türkiye'nin dört farklı bölgesinden seçilen köyler, ülkenin kültürel çeşitliliğini ve sürdürülebilir turizm vizyonunu dünyaya tanıtıyor. Muğla'dan Akyaka, İzmir'den Barbaros, Mardin'den Anıtlı ve Antalya'dan Kale Üçağız köyleri, doğal güzellikleri, köklü kültürleri ve sürdürülebilir turizm anlayışlarıyla dünyanın en iyi turizm destinasyonları arasında gösterildi. Muğla'nın Akyaka köyü doğal güzellikleri ve çevre dostu mimarisiyle tanınıyor. İzmir'in Barbaros köyü yerel üretim, geleneksel el sanatları ve gastronomiyle öne çıkıyor. Mardin'in Anıtlı köyü ise tarihi dokusu ve çok kültürlü yapısıyla dikkat çekiyor. Antalya'nın Kale Üçağız köyü de Likya uygarlığının izlerini taşıyan eşsiz kıyı köylerinden biri. 319 KÖY 'EN İYİ TURİZM KÖYLERİ AĞI'NIN PARÇASI OLDU Yeni listeyle birlikte, 'En İyi Turizm Köyleri Ağı'na katılan köy sayısı 319'a ulaştı. Ağ, kırsal destinasyonların deneyim paylaşımı, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında iş birliği yapmalarını amaçlıyor. BM Turizm Örgütü, 'En İyi Turizm Köyleri' girişiminin altıncı edisyonu için başvuruların 2026 yılının ilk çeyreğinde başlayacağını duyurdu. Bu süreç, yeni kırsal destinasyonlara sürdürülebilir turizm projelerini küresel ölçekte tanıtma fırsatı sunacak. 'TURİZM, KÜLTÜREL MİRASIMIZI KORUYAN BİR GÜÇTÜR' Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; kültürel mirası koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve insanı merkeze alan bir güç olarak gördüklerini vurguladı. Bu anlayışla, Türkiye'nin dört bir yanında kırsal turizmi geliştirmeye, yerel değerleri yaşatmaya ve dünyayla paylaşmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, başarıda emeği geçen herkese ve süreci titizlikle yürüten AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı'na teşekkür etti. Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Köylerimiz dünyanın en iyileri arasında. Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü'nün 'En İyi Turizm Köyleri 2025' listesinde ülkemizden dört köy yer aldı; Akyaka-Muğla, Barbaros-İzmir, Anıtlı-Mardin, Kale Üçağız-Antalya. Doğal güzellikleri, köklü kültürleri ve sürdürülebilir turizm anlayışlarıyla öne çıkan bu köylerimiz, Anadolu'nun zenginliğini dünyaya tanıtıyor. Turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, kültürel mirasımızı koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve insanı merkeze alan bir güç olarak görüyoruz. Bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında kırsal turizmi geliştirmeye, yerel değerleri yaşatmaya ve dünyayla paylaşmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği geçen herkese ve süreci titizlikle yürüten AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığımıza teşekkür ediyorum."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.