Hava Durumu

#Medrese

TOURISMJOURNAL - Medrese haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medrese haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi Haber

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi

Beçin Kalesi ve antik kent tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin olduğu Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde bölgenin idari ve kültürel merkezi haline geldi. Menteşe Beyliği; Beçin'in sunduğu savunma avantajları nedeniyle burayı başkent olarak seçmiş. 17. yüzyılın başlarında terk edilen kent, bu sayede dönemine ait tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyabildi. 2024 yılındaki kazı çalışmalarında özellikle iç kalenin hemen dış kısmındaki kule bölümünde milattan önce 6. yüzyıla kadar giden buluntulara ulaşıldı. Bizans döneminden Osmanlı döneminin ortalarına kadar olan buluntular ele geçti. TARİHİN SESSİZ TANIĞI Kültür Portalı'ndaki bilgilere göre en görkemli günlerini Menteşe Beyliği'nin hükümdarı Ahmet Gazi döneminde yaşayan Beçin, daha sonra Osmanlı topraklarına katıldı. İbn Battuta ve Evliya Çelebi gibi dönemin önemli seyyahlarının notlarında yer bulan Beçin; iç kale, sur içi ve sur dışı yerleşim planıyla geleneksel Türk şehircilik anlayışının seçkin bir örneğini sunuyor. Kentin arkeolojik dokusu oldukça katmanlı. Pek çok medrese, hamam, cami, han, zaviye ve türbe kalıntısı bulunan kentte ayrıca Antik dönem nekropol alanı, Helenistik dönem tapınağı ve bir Bizans şapeline ait kalıntılara da ulaşılmış. MİMARİ HAFIZA Beçin'in günümüze ulaşan yapıları arasında inşa kitabesiyle özgünlüğünü koruyan tek örnek Ahmet Gazi Medresesi. Bununla birlikte; Karapaşa Medresesi, Orhan Bey Camisi, Bey Konağı, Bey Hamamı, Kızılhan ile Yelli Camisi ve Medresesi, kentin mimari kimliğini oluşturan diğer önemli yapılar. Anadolu'nun orijinal dokusunu en iyi yansıtan Türk kentlerinden biri olan Beçin, arkeologlara göre erken dönem Batı Anadolu mimarisini anlamak adına eşsiz bir kaynak niteliğinde. KALE YAPISI Beçin, iç kale ve güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyor. Kale yapısı, çevresindeki antik kalıntıların taşları kullanılarak inşa edilmiş. Şehirde 14. ve 15. yüzyıllardan kalma çok sayıda yapı halen ayakta. Güncel restorasyon çalışmalarıyla surlar, burçlar ve girişteki sarnıç yeniden işlevlendirilerek gezilebilir hale getirilmiş. TARIM TARİHİ 2025 yılında İç Kale'deki 3 numaralı burçta bulunan 700 yıllık darı tohumları, Orta Çağ tarım ekonomisi ve gıda güvenliği üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor. Bu denli yoğun bir miktarda darı tohumunun bir çuval içerisinde ve kapalı bir birimde stoklanmış halde bulunması, Anadolu arkeolojisi için önemli bir keşif. OK UÇLARI BULUNMUŞTU Beçin Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, geçen yıl Türk dönemine ait ok uçları bulunmuştu. UNESCO NE DİYOR? UNESCO kriterlerine göre Beçin, Menteşeoğulları'nın Batı Anadolu'da bıraktığı en önemli kültürel miraslardan biri olarak kabul ediliyor. Bu yapılar, Osmanlı sanatının erken dönem özelliklerini yansıtan ilk örnekler arasında. Beçin'in diğer benzer yerleşimlerden ayrılan en önemli özelliği "korunmuşluk" seviyesi. Beçin, 17. yüzyılda terk edildiği için Orta Çağ Anadolu kent mimarisinin ve Türk yerleşim kültürünün izlerini günümüze kadar bozulmadan taşımayı başarmış. Bu durum, kenti 13. ve 14. yüzyıl mimari özelliklerini yansıtan hanlar, hamamlar, medreseler ve zaviyeler bakımından eşsiz bir "açık hava müzesi" konumuna getiriyor. UNESCO'nun sitesinde Beçin'le ilgili şu notlar var: -"Şehir, Geometrik, Arkaik ve Klasik dönemlerde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ayrıca Romalılara, Bizanslılara, Menteşeoğulları Sultanlığı'na ve Osmanlılara da ev sahipliği yapmıştır. Özellikle 200 yıldan fazla süren Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olduğu 13. yüzyılın ikinci yarısında önem kazanmıştır. Menteşeoğulları, Muğla, Balat, Milas, Beşin, Çine, Tavas ve Köycegiz'i kapsayan Batı Anadolu'da bir bölgeye hakim olmuştur." -"Beçin şehri, bir kale ve bu kalenin güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyordu." -"Beçin arkeolojik alanı 1972'den beri sistematik olarak kazılmaktadır. 2000 yılında Beçin'de 60.000'i İslami ve 850'si Avrupa olmak üzere toplam 100.000 adet sikke bulunmuştur. Bu, Türkiye'de arkeolojik kazılarda bugüne kadar bulunan en büyük define olmakla kalmayıp, aynı zamanda bugüne kadar bulunan en büyük Osmanlı sikke koleksiyonudur." ÖZELLİKLERİ -"Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olan Beşin, tarihi ve coğrafyası bakımından Türk kültür tarihinde çok önemlidir. Şehrin mimari kalıntıları, o dönemin Batı Anadolu mimarisine ışık tutmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki ilk Türk yerleşimlerinin biçimini de ortaya koymaktadır." BEÇİN KALESİ VE ÖREN YERİ NEREDE? Milas-Ören yolunun 5. kilometresinde konumlanan Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde inşa edilmiş, tarihî dokusunu koruyan bir Orta Çağ kenti. Yerleşim alanı, yüksek bir platonun kıyısındaki dik ve dairesel bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale ile bu kalenin güney yönünde, 1,5 metre kalınlığındaki surlarla çevrelenmiş bir yerleşkeden meydana geliyor.

Fatih Külliyesi'ndeki Karadeniz Medresesi Hayat Buluyor Haber

Fatih Külliyesi'ndeki Karadeniz Medresesi Hayat Buluyor

İSTANBUL (İHA) - Fatih Külliyesi'nin önemli yapılarından Karadeniz Medresesi'nde 2022'de başlayan restorasyon çalışmaları yüzde 90 oranında tamamlandı. Tarihi yapının altında bulunan ve Bizans dönemine ait olduğu düşünülen Karadeniz Sarnıcı, restorasyon sonrası yeniden gün yüzüne çıkarılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün önderliğinde yürütülen çalışmalar, 2025 ortalarında sona erecek. MEDRESENİN ÖZELLİKLERİ VE TARİHİ Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan Fatih Külliyesi, Osmanlı'nın klasik mimari anlayışını yansıtan Karadeniz ve Akdeniz medreselerine ev sahipliği yapıyor. Karadeniz Medresesi, "Baş Kurşunlu, Çifte Baş Kurşunlu, Ayak Kurşunlu ve Çifte Ayak Kurşunlu" olmak üzere dört ana bölümden oluşuyor. Medrese, Osmanlı döneminde eğitimin en üst seviyesini temsil ederken, Molla Hüsrev, Zembilli Ali Efendi, Ali Kuşçu ve Ebu Suud Efendi gibi önemli isimlere ev sahipliği yaptığı biliniyor. RESTORASYON ÇALIŞMALARI 2022 yılında başlayan çalışmalar, medresenin özgün olmayan eklerinden arındırılmasıyla başladı. Kubbe güçlendirmeleri ve kurşun yenilemeleri yapılırken, zemindeki döşemeler ve sıvalar aslına uygun şekilde restore edildi. Ahşap kapı ve pencereler orijinal malzemelerine sadık kalınarak yeniden üretildi. Peyzaj ve mekanik düzenlemelerin ardından medrese, özgün niteliği korunarak eğitim yapısı olarak kullanılmaya devam edecek. GİZEMLİ SARNIÇ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Vakıflar İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Şube Müdürü Feyyaz Fidan'ın açıklamasına göre, medresenin altında bulunan ve 51 metre uzunluğunda, 35 metre genişliğinde olan Karadeniz Sarnıcı, 43 sütunla taşınan devasa bir yapı. Bizans dönemine tarihlenen sarnıcın, Fatih Camii avlusunun kuzeybatısına uzandığı biliniyor. Toprak ve molozla dolu olan bu yapının restorasyonu, medresenin tamamlanmasının ardından başlayacak. FATİH KÜLLİYESİ’NİN ÖNEMİ Medrese ile ilgili detaylı bilgi veren Fidan, "Fatih Külliyesi, İstanbul'un 7 tepesinden birinde bulunmaktadır. 1470 yılında inşa edilen Fatih Külliyesi banisi Fatih Sultan Mehmed, mimarı ise Atik Sinan'dır. Külliye tarihte birçok depremden etkilenmiş, 1766 küçük kıyamet olarak adlandırılan depremde büyük hasar görmüştür. 3. Mustafa Fatih Camii'ni yeni bir plan şemasına göre yeniden inşa ettirmiştir. Toplamda 16 medrese bulunmaktadır. Külliyede medreselerin dışında türbeler, muvakkithane tabhane, arasta, hamam, çarşı, imarethane ve darüşşifa da bulunmaktadır. Ancak külliyenin bazı parçaları günümüze ulaşamamıştır" dedi. Fatih Sultan Mehmed'in türbesinin yanı sıra Gülbahar Hatun, Nakşidil Valide Sultan ve Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa'nın türbelerinin de bu külliye içerisinde olduğu bilgisini veren Fidan, Fatih Külliyesi'nin Osmanlı'nın eğitim ve mimari alanındaki zirvesini temsil etmeye devam ettiğini ekledi. UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ Restorasyon sürecini yöneten Feyyaz Fidan, çalışmaların detaylarını ve karşılaşılan zorlukları aktardı. Karadeniz Medresesi'nin özgün niteliklerini koruyarak gelecekte de eğitim alanı olarak hizmet vereceğini belirtti. Sarnıçla ilgili konuşan Fidan, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak gerek İstanbul gerek Türkiye'nin birçok yerinde restorasyonlara devam ediyoruz. Karadeniz Medresesi restorasyonunu tamamladıktan sonra sarnıcın restorasyonuna başlamayı planlıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.