Hava Durumu

#Medikal Turizm

TOURISMJOURNAL - Medikal Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medikal Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı Haber

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı

İzmir’de sağlık turizm sektörünü ve sektöre dair yol haritasının anlatılacağı Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) işbirliğinde gerçekleştirilen toplantı, İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, önde gelen sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı. ÖZTAN: SAĞLIK TURİZM SEKTÖRÜ GERİLEME YAŞIYOR TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizm Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Öztan, sağlık turizminin süreç içerisinde gerilediğini belirterek, “Bu bölge toplantılarımızı 2003’ten beri düzenliyoruz. Temel amacımız tabana yayılmak, aktörlerle buluşmak, bölgenin ihtiyaçlarını öğrenmek ve bu ihtiyaçlarla birlikte kamuyla köprü bulmak ve çözüm oluşturmaya çalışmak. TOBB içerisinde sektörler temsil ediliyor, meclisler üzerinden yetkili merciler ile temas noktası olabilmek. Sektörümüz çok hızlı başlangıç yapan ve sorunlar ön planda yer alan bir sektör haline geldi. 2024 yılında 3 milyar dolar ile başladık, 2025 yılında gerilemeler var. Bu bize çok iyi bir haber olmadı. Hizmet ihracatı içinde ciddi artış yaşanıyor. 150 milyar dolarlık bir pazardan bahsediyoruz. Niş sektör olmaktan ziyade uluslararası sektör haline geldi. Rekabet çok üst düzeyde. Kalite üzerinden rekabet ediliyor” dedi. ‘SEKTÖR GENELDE KÜÇÜLÜRKEN İZMİR’DE BÜYÜME VAR’ Öztan, İzmir’in tam aksi yönde büyüdüğünü ve potansiyelinin yüksek olduğunu anlatarak, “Bazı bölge ve şehirleri ön plana çıkardık. Tüm ülkeye yayılan bir sağlık turizm politikası hedefleniyor. İzmir ve Ege bizim için çok önemli bir yer. Ege Bölgesi bizim için en önemli alanlardan bir tanesi. Sağlık turizmde önemli bir yer kaplamış durumda İzmir. Yüzde 5’e kadar arttırmış bir rolü var. Sektör yerinde sayarken İzmir büyümüş durumda. İzmir’de farklı bir dinamik var. Dünya genelinde sağlık turizmi hizmet olarak evriliyor. Operasyon ve tedavi için değil de yaşam kalitesini arttıracak destinasyon talep ediliyor. İzmir tedavi ve yaşam kalitesi konusunda ileri bir noktada. Yüzde 63’ü İzmir’de bulunuyor Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının” ifadelerini kullandı. ‘BALÇOVA İLE SINIRLI DEĞİLİZ, DİKİLİ VE SEFERİHİSAR YÜKSELİYOR’ Öztan’ın ardından kürsüye İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener kürsüye çıktı. Özgener şunları söyledi: Sağlık turizmi, dünyada hızla büyüyen ve rekabetin giderek derinleştiği stratejik bir alan haline gelmiş durumda. Artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacı; hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendiriyor. Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Medical Tourism Market (2023-2032) araştırma raporuna göre, bugün 100 milyar dolar bir pazar hacmine sahip sektörün 2032 yılına kadar 300 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılın oniki ayına yayılan kapasitesiyle, ülke ekonomileri için kritik önem taşıyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz: Medikal Turizm, Termal Turizm, Sağlıklı Yaşam ve Üçüncü Yaş Turizmi. Medikal turizmde İzmir estetik operasyonlar, saç ekimi ve diş tedavileri gibi alanlarda Avrupa’dan hasta çekebilen bir şehir. Hem yüksek kalite sunuyoruz hem de ciddi bir maliyet avantajımız var. Termal turizmde sadece mevcut kapasitemizle değil, henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş büyük bir zenginlikle öne çıkıyoruz. Balçova’daki aktif tesislerimizin yanı sıra Dikili ve Seferihisar gibi bölgelerde, doğru yatırımlarla dünya ölçeğinde cazibe merkezi haline gelebilecek güçlü kaynaklarımız bulunuyor. ‘İZMİR, UZUN SÜRELİ SAĞLIK KONAKLAMASI İÇİN İDEAL ŞEHİR’ Yine, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizminde kentimizin iklimi, yaşam kalitesi ve güvenli şehir yapısı özellikle uzun süreli konaklama ve tedavi süreçleri için önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa’da milyonlarca emeklinin, yılın önemli bir bölümünü farklı ülkelerde geçirmeyi tercih ettiği düşünüldüğünde; İzmir bu talebi karşılayabilecek en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde Almanya’dan veya Hollanda’dan gelen bir ziyaretçi, sabah uçağa binip aynı gün İzmir’de tedavi sürecine başlayabiliyor. Dolayısıyla bu erişilebilirlik, kentimizi hızlı ve pratik bir merkez haline getiriyor. İzmir’in sunduğu imkanlar yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı değil. Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız. Çünkü sağlık turizmi; ulaşım altyapısından konaklama kalitesine, dijital tanıtımdan uluslararası akreditasyona, insan kaynağından şehir deneyimine kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemi gerektiriyor. ‘İZMİR BU YARIŞTA GÜÇLÜ BİR KONUMDA’ Bu noktada İzmir’in en büyük avantajı, güçlü kurumları, nitelikli insan kaynağı ve iş birliği kültürü ile bu ekosistemi oluşturabilecek kapasiteye sahip olması. Önümüzdeki dönemde; uluslararası tanıtım faaliyetlerini daha hedef odaklı hale getirmeli, dijital platformlarda görünürlüğümüzü artırmalı, sağlık kuruluşlarımızın uluslararası akreditasyon süreçlerini desteklemeli, nitelikli ara insan kaynağı yetiştirmeye odaklanmalı ve en önemlisi, tüm paydaşları kapsayan koordineli bir yönetim modeli oluşturmalıyız. Çünkü artık rekabet sadece ülkeler arasında değil, şehirler arasında yaşanıyor. Ve bu rekabette öne çıkanlar; vizyonunu net ortaya koyan, birlikte hareket edebilen ve kendini doğru anlatabilen şehirler oluyor. İzmir olarak bizler; sahip olduğumuz doğal zenginlikler, güçlü sağlık altyapımız, yaşam kalitemiz ve stratejik konumumuzla bu yarışta güçlü bir konumdayız. ‘GÜÇLÜ HASTANELER YETMEZ, GÜÇLÜ SİSTEM GEREKİR’ İzmir Ticaret Odası olarak, gerek yerelde gerek uluslararası düzeyde bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Dünyada sağlık turizminde öne çıkan şehirler; yalnızca güçlü hastanelere sahip oldukları için değil, planlı sağlık yerleşkeleri kurabildikleri, kümelenme modellerini hayata geçirebildikleri ve turizm altyapısını sağlıkla entegre edebildikleri için başarıya ulaşıyor. Bugün dünyada rekabet eden şehirler; sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar. İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık mesele tekil yatırımlar değil; bütüncül vizyon ortaya koyabilmek. İşte tam da bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor. ‘İZMİR İÇİN KRİTİK BİR EŞİK: BİRLİKTE DÜŞÜNME ZAMANI’ Bugün gerçekleştirdiğimiz bu toplantı tam da bu ortak aklı oluşturmak için bizleri bir araya getirdi. Programımız kapsamında, medikal turizmden termal turizme, dijitalleşmeden mevzuat düzenlemelerine kadar birçok başlıkta görüşlerin paylaşılacağı bir çalıştay gerçekleştireceğiz. Bu çalıştaydan çıkacak fikirleri yalnızca bir toplantı çıktısı olarak kalmasını, elbette istemiyoruz. Amacımız; bu görüşleri bir araya getirerek İzmir Sağlık Turizmi Manifestosu oluşturmak ve kentimiz için güçlü bir yol haritası ortaya koymak. İnanıyorum ki bugün burada ortaya çıkacak fikirler, hem İzmir’in hem de Ege Bölgesi’nin sağlık turizmi yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacak.

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak Haber

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak

Turizm yatırımlarının en önemli uluslararası platformlarından biri olan Tourism Investment Forum (Turizm Yatırım Forumu) – TIF 2026, 10–11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta düzenlenecek. Forum, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) üyesi olan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2020 yılında düzenlenen Turizm Yatırım Forumu'ndan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğini alan organizasyon, 2026 yılında ise ilk kez Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda hayata geçirilecek. TIF 2026, küresel turizm sektörünün önde gelen yatırımcılarını, finans kuruluşlarını ve karar vericilerini İstanbul'da buluşturacak. Kapsamı, yarattığı etki ve katılımcı profiliyle Türk ve dünya turizmi açısından önemli bir referans noktası haline gelen forumda, iki gün boyunca yaklaşık 30 oturum düzenlenecek. Etkinlikte 100'ün üzerinde konuşmacı ve 1.500'ü aşkın üst düzey katılımcının yer alması bekleniyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2025 yılında 11,7 trilyon dolara ulaşan ve 2035'te 16,5 trilyon dolara çıkması beklenen küresel turizm ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirecek olan TIF 2026, yatırımcılar, bankalar, fonlar, küresel otel markaları, uluslararası düşünce liderleri, teknoloji yenilikçileri ve gayrimenkul geliştirme şirketleri için Türkiye'deki yatırım fırsatlarını yakından inceleme imkanı sunacak. Forumda, turizm ve seyahat yatırımlarının geleceğini şekillendirecek stratejiler ele alınacak. Finans, yeni yatırım trendleri, lüks ve yaşam tarzı markaları, kültür ve sanat, sağlıklı yaşam ve medikal turizm gibi başlıklar, TIF 2026'nın ana gündem maddeleri arasında yer alacak

USHAŞ: Sağlık Turizminde Yeni Dönem HealthTürkiye ile Başlıyor Haber

USHAŞ: Sağlık Turizminde Yeni Dönem HealthTürkiye ile Başlıyor

Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, sağlık hizmeti veren kurumlar için HealthTürkiye platformuna üyeliği zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül'den itibaren üye olmayan kurumların sağlık turizmi yapamayacaklaranı söyledi. USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, Ankara'da bir restoranda sağlık muhabirleri ile bir araya geldi. Ünver, 2024 yılında yaklaşık 1,5 milyon sağlık turistinin Türkiye'ye geldiğine ve Türkiye'nin çeşitli araştırmalara göre sağlık turizminde ilk 5 ülke içerisinde değerlendirildiğine dikkati çekerek, "Sağlık turizminin geniş ifadesi, sağlığı için bir ülkeden başka bir ülkeye insanların seyahat etmesini sağlık turizmi olarak değerlendirebiliriz. Burada medikal turizm, termal turizm, engelli turizmi, yaşlılık turizmi ve son zamanlarda kamuoyunda çok duyulan ‘longevity' var. Sağlıklı yaşam dediğimiz kavramları da sağlık turizmi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Belki buna sporcu sağlığını da eklemek lazım. Burada dünyada medikal turizmde yaklaşık üretilen değer 100 milyar dolar. Termal turizmde üretilen değer 98 milyar dolar. Yaşlı turizmiyle alakalı konuştuğumuz rakamlar 68-70 milyar dolar civarında. Engelli turizmiyle alakalı bir şey söyleyemiyoruz, çünkü bu bir farkındalık. Bununla ilgili spesifik yapılmış bir çalışma yok. Ama longevity, sağlıklı yaşamla ilgili yaklaşık 1 trilyon 200 milyar dolar gibi bir değer var dünyada. Bu 1 trilyon 200 milyar dolar. Bunun sağlık kısmı 300-400 milyar dolar arası ifade ediliyor" diye konuştu. "Dezenformasyonla mücadele için USHAŞ içerisinde ekip oluşturduk" Bazı dönemlerde dezenformasyonla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Ünver, USHAŞ içerisinde dezenformasyonla mücadele etmek için bir ekip oluşturulduğunu kaydetti. Sağlık turizminde bazı durumların uluslararası alanda yanlış aksettirilebildiğini söyleyen Ünver, "Böyle durumlarda kendimizi iyi ifade etmemiz gerekiyor. Sağlık turizminde özellikle Türkiye, son 20-25 yıl ve pandemi döneminde insanlar sokaklarda vefat etti, hastanelere yetişemedi gibi dezenformasyonlarla karşı karşıya kaldı. Ama Türkiye bu işi dijital mecralarda çok güzel yönetti. Dünyada bu işi iyi yönetebilen 3-4 ülkeden biriyiz. 5 ülke demiyorum, 3-4 ülkeden biriyiz ve bu Türkiye'deki sağlık hizmetinin kalitesini dünya tarafından fark edilmesini sağladı" ifadelerini kullandı. "145 ülkeden birçok kişi tedavi olmak için Türkiye'ye geliyor" Dünyada 145 ülkeden birçok kişinin tedavi olmak için Türkiye'ye geldiğini belirten Ünver, "Organ transplantasyonu, göz ameliyatları, onkoloji vakaları, tüp bebek uygulamaları, IVF uygulamaları, obezite cerrahisi, diş tedavileri özellikle tercih edilen konular. 2024 yılında turizmdeki gelir 60 milyar dolar idi. Bir turistin ülkeye bıraktığı rakam da bin dolara yakındı. Sağlık turizmine baktığımız zaman 3 milyar dolar gelir var, 1,5 milyon turist var. Sağlık turisti başına gelir 2 bin dolar. Şimdi biz bunu 3 bin ya da 4 bin dolar yaparsak, 1,5 milyon gelen misafirimizle 4-5 milyona çıkartabilirsek biz 20 milyar dolarlık hedefi çok rahatlıkla yakalayabiliriz" şeklinde konuştu. "Bakanlıklarla ikili protokolleri artırmak istiyoruz" Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ikili protokol yapıldığını ve diğer bakanlıklarla da bu protokolleri artırmak istediklerini dile getiren Genel Müdür Ünver, "Şimdi TGA ile masaya oturduk. Kurumlar bireysel olarak tanıtımlarını yaparlarken, TGA'yla beraber biz sağlık turizminde GoTürkiye'de nasıl yapılıyorsa sağlık turizmiyle ilgili bütün alanlarda, ülke tanıtım noktasında artık TGA da tanıtımımızı yapacak. Biz yine Türk Hava Yolları'yla İstanbul Havaalanı, Sabiha Gökçen, çeşitli mecralarda bilinirliğimizi arttırmaya çalışıyoruz. Yine diğer taraftan HealthTürkiye platformunu oluşturduk" dedi. "HealthTürkiye, merdiven altı ile mücadele anlamında farkındalık oluşturuyor" Ünver, 12 ülkenin Türkiye'ye gelecek olan vatandaşlarına HealthTürkiye platformu üzerinden kurumları takip etmeleri tavsiyesinde bulunduğunu kaydederek, "Bu merdiven altı tabir ettiğimiz grupla da mücadele etme anlamında bir farkındalık oluşturuyor. Onun için önemli bu. Bünkü bu kurumlar bizim arkasında durabileceğimiz kurumlar ve sağlık turizmi yapmalarıyla alakalı söylediğimiz şartları yerine getiren kurumlar. Bu konu sadece USHAŞ'ın uktesinde giden bir konu değil. Birçok bakanlıkla beraber USHAŞ'ın da aktif olduğu bir sistemi konuşuyoruz" açıklamasında bulundu. "Konu Türkiye'nin talep ediliyor olmasıdır" Ünver, yaklaşık 10 aylık çalışma dönemlerinde en fazla İngiltere ile temasa geçildiğini ifade ederek, "İngiltere'deki sağlık sisteminin kısa vadede toparlanmasının çok mümkün olmadığını söyleyebiliriz ama konu Türkiye'nin bu noktada talep ediliyor olmasıdır. Sağlığı için gelen insanları biz illa hasta olarak kabul etmemiz gerekmiyor. İnsanlar güzelleşmek için de sağlıklı yaşam için de ya da yeni ülke görmek için, turizm için de geliyor. Gelmişken check-up da yaptırmak istiyor, başka işlerini de yaptırmak istiyor ya da bunun için de gelmek istiyor" ifadelerini kullandı. HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül'den itibaren sağlık turizmi yapamayacak Sağlık hizmeti veren kurumların Health Türkiye platformuna üyeliğini zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül itibarıyla bu platforma üye olmayan kurumların kayıt dışı kurumlar statüsünde yer alacaklarını belirten Ünver, "Health Türkiye platformuna dahil ettiğimiz kurumlara, sözleşmeler yoluyla faaliyet alanlarını geliştirmeleri konusunda destek olacak ve onları dünya markası haline getirme sürecinde yanlarında olacağız. Diğer taraftan plazalarda yetkisiz kişiler üzerine yer tutmuş olanlar gibi kayıtlı olmayan arkadaşlarla ilgili ise amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Bu arkadaşlarla ilgili yasal süreçlerin başlayacağından emin olabilirsiniz. Bu arkadaşlar sağlık turizmi yapamazlar. Çünkü sağlık tesislerinin hepsinin faaliyeti, sağlık hizmeti üretmek ve onun için ruhsatlandırılıyor" dedi. "‘USHAŞ Plus' isimli yeni bir portal oluşturuyoruz" İlerleyen günlerde ‘USHAŞ Plus' isimli yeni bir portalın oluşturulacağını aktaran Ünver, sözlerine şöyle devam etti: "O portalda Türkiye'de üretilen yerli ve milli ürünlerin ağırlıklı olarak yurt dışına satışıyla alakalı bir portal diye düşünebilirsiniz. İnsanlar buradan ürünleri görebilecekler, seçebilecekler. Yine biz onlara o ürünleri oradan pazarlayabileceğiz, satabileceğiz. Ülkelerle bu noktada diyalog kurmamız anlamında belki marka model söylemem çok hoş değil ama Türkiye'de çeşitli portallar üzerinden bunlar yapılıyor. Sonrasında bu alanı da genişletmek istiyoruz. Yine ilaçla alakalı özellikle nadir ilaçlar ya da vatandaşların ilaç temininde sıkıntı yaşadığı konularda da çözüm üretebilmek anlamında bir otomasyon sistemi oluşturuyoruz. Onun da zamanı herhalde yine 2-3 ay içerisinde tamamlamış olacağız." "USHAŞ'ın bir görevi de garantörlük" USHAŞ'ın bütün görevlerinin yanı sıra uluslararası platformlarda garantörlük rolünün de olduğunu dile getiren Ünver, "Şimdi o ülkelerde bazen kendilerini bireysel olarak ifade etmelerinde kurumlar zorluk yaşayabiliyorlar ya da gidiyorlar devlet ricali ile temas kurmaları zor olabiliyor. Ya da ödeme sistemleri ya da finans yapıları buna uygun olmayabiliyor. Şimdi siz aldığınız risk öngörülebilir risk olmazsa orada yatırım yapmak ve iş yapmaktan çekinirsiniz. Biz o tür durumlarda Türk firmalarına, hastanelerine, ilaç ve tıbbi cihaz firmalarına diyoruz ki bizimle beraber hareket edin. Biz sizin alacağınız parada garantör olalım. Yani eğer orası paranızı ödemezse biz sizin paranızı ödeyelim. Bu firmalar bizim firmalarımız ve biz bu kurumların arkasındayız" diye konuştu.

Samsun ile Gürcistan Arasında Sağlık Turizmi İş Birliği Haber

Samsun ile Gürcistan Arasında Sağlık Turizmi İş Birliği

SAMSUN (İHA) - Gürcistan heyeti, sağlık turizmi kapsamında Samsun’a gelerek VM Medical Park Samsun Hastanesi’ni ziyaret etti. Heyette Tiflis Eyalet Başkan Yardımcısı Andrei Basilaila, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Komisyon Başkanı Zurab Chikviladze, Tiflis Eyalet Meclisi Ulaştırma Komisyon Başkanı Shalva Ogbaidze, Tiflis Belediye Protokol Müdürü İrakli Chintcharauli, Gürcistan Trabzon Başkonsolosu Nikoloz İashvili ve Gürcistan Trabzon Konsolosu İrakli Tsibadze yer aldı. Ziyarette, iki ülke arasındaki sağlık turizmi olanakları ele alınarak iş birliği fırsatları değerlendirildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi yetkilileri, uluslararası hasta kabul süreçleri ve sunulan tedavi hizmetleri hakkında heyete detaylı bir sunum gerçekleştirdi. KARADENİZ’İN SAĞLIK MERKEZİ SAMSUN VM Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Şafak Aygül, ziyaretin iki ülke arasında sağlık alanında yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağını belirtti. Aygül, "VM Medical Park Samsun Hastanesi olarak, Karadeniz’in ilk 3. basamak özel hastanesiyiz. Uluslararası standartlarda verdiğimiz sağlık hizmetleri ve güçlü hekim kadromuzla, yalnızca yerel değil, global ölçekte de sağlık alanında fark oluşturmayı hedefliyoruz. Gürcistan’dan gelen kıymetli heyeti hastanemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Bu ziyaretin, Türkiye ile Gürcistan arasında sağlık turizmi alanında önemli iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. Özellikle Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler için Samsun, erişilebilirlik ve sağlık altyapısı açısından stratejik bir konuma sahip. Bu avantajımızı, uluslararası hasta hizmetlerinde etkin biçimde kullanarak bölgeye sağlık turizmi anlamında değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.

Kırklareli Sağlık Turizminde Öne Çıkıyor Haber

Kırklareli Sağlık Turizminde Öne Çıkıyor

KIRKLARELİ (İHA) - Kırklareli Valiliği ve Trakya Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi ve Eko Terapi Fırsatları Konferansı" büyük ilgi gördü. Almanya Orman Banyosu ve Sağlık Akademisi Kurucu Başkanı Jasmin Schlimm Thierjung’un katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, doğanın iyileştirici gücü vurgulandı. ORMAN BANYOSU TÜRKİYE’DE BÜYÜK POTANSİYELE SAHİP Konferansta konuşan Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven, İğneada Longoz Ormanları’nın benzersiz doğal zenginliklere sahip olduğunu belirterek, Türkiye’de orman banyosunun yaygınlaşması için büyük bir fırsat bulunduğunu ifade etti. TRAKYA, SAĞLIK TURİZMİNDE BÜYÜME YOLUNDA Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, bölgenin sağlık turizminde önemli bir yükseliş kaydettiğini belirterek, 2017’de 3 bin olan yabancı turist sayısının bugün 40 bine ulaştığını söyledi. Kırklareli’nin doğasıyla bu alanda merkez olabileceğini vurguladı. ORMAN BANYOSU İLE DOĞANIN GÜCÜ KEŞFEDİLİYOR Kırklareli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Han Ergüven ve Jasmin Schlimm Thierjung, orman banyosunun insan sağlığına olumlu etkilerini anlattı. Thierjung, "Yavaş yürümek, doğanın güzelliklerini sindirmek, derin nefes almak ve yavaş hareketler yapmak orman banyosunun temel unsurlarındandır. Doğanın kaynaklarını kullanarak sağlığımızı artırmak mümkün. Üstelik çeşitli ağaçların kokularını soluyarak, kanser önleyici etkiler elde edebiliriz" dedi.

Termal Sağlık Turizminde Büyük Potansiyel Haber

Termal Sağlık Turizminde Büyük Potansiyel

İZMİR (İHA) - Türkiye’nin jeotermal kaynakları sağlık turizmi için büyük fırsatlar sunuyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Başkanı Ali Kındap, termal tesislerin yalnızca kaplıca turizmine değil, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine de entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de termal tesisler hızla çoğalsa da, uluslararası standartlarda fizik tedavi ve kür merkezleri yetersiz kalıyor. Jeotermal kaynak zenginliği açısından dünyada 4. sırada yer alan Türkiye, bu potansiyeli sağlık turizmine daha fazla entegre ederek ekonomiye milyarlarca dolar katkı sağlayabilir. JED Başkanı Ali Kındap, termal turizm yatırımlarının, uluslararası akredite sağlık merkezleriyle birlikte planlanmasının önemine dikkat çekerek, "Yatırımları planlanan termal turizm tesisler, profesyonel hekimler ve sağlık çalışanlarının hizmet verdiği termal tedavi, kür ve fizik tedavi merkezleri ile birlikte planlamalıdır. Böylelikle ülkemiz, büyük potansiyel taşıyan jeotermal kaynaklarından sağlık turizmi boyutuyla da daha fazla yararlanmış olacaktır" ifadelerini kullandı. TURİZM GELİRİ İKİYE KATLANABİLİR Termal otellerdeki yatak kapasitesi ile ilgili konuşan Kındap, hizmete girecek otellerle 7 bin 500 kişilik kapasite artırımı yapılabileceğini aktardı. "Başta en önemli ticaret partnerimiz olan Avrupa'da kür merkezlerindeki termal tedaviye ilgisi giderek artıyor. Türkiye bu noktada büyük potansiyel vadetse de, hizmete giren ve yatırım aşamasında olan tesislerimiz daha çok kaplıca turizmine odaklanan altyapılara sahip. Yüz milyonlarca dolar yatırım yaptığımız bu tesislerimiz, uluslararası akreditasyonu olan fizik tedavi ve rehabilitasyon, balneoterapi ve kür tedavisi merkezleri ile birlikte planlanmalı. Bu tesisleşme atılımını yaparsak, milyarlarca dolar gelir elde etmemiz mümkün" diye ekledi. Türkiye’de 2024 yılında 62,2 milyon turist ağırlanırken, kişi başı turizm geliri 1000 dolar seviyesinde kaldı. Kındap, termal tedavi merkezlerinin geliştirilmesiyle bu gelirin en az iki katına çıkabileceğini belirtti. 2024’te açılan 9 termal otele ek olarak, 2025 sonrası 15 yeni termal tesis daha hizmete girecek. Afyonkarahisar, Konya ve Diyarbakır yeni yatırımlarda öne çıkan şehirler arasında yer alıyor.

Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Turizminde İddialı Haber

Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Turizminde İddialı

İZMİR (İHA) - Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi, güçlü hekim kadrosu ve ileri teknolojisiyle yalnızca Manisa'ya değil, Türkiye genelinde sağlık alanına katkılar sunmaya devam ediyor. Sağlık turizmi alanında yeni bir hamle yapan hastane, Dosthealth Tedavi ve Turizm ile iş birliği gerçekleştirdi. Manisa, tarihi, sanayisi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra, sağlık alanındaki gelişmeleriyle de dikkat çekiyor. Bölgenin önemli kuruluşlarından biri olan MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi, yurt dışındaki Türk vatandaşlarına kaliteli ve uygun maliyetli sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen Dosthealth ile anlaşma sağladı. "DOĞRU HASTA İLE DOĞRU DOKTORU BULUŞTURACAĞIZ" Dosthealth Tedavi ve Turizm Kurucusu, aynı zamanda MCBÜ mezunu olan Hukukçu Gülten Dost, "Eğitim gördüğüm üniversiteye hizmet vermek benim için paha biçilemez bir gurur. Dosthealth Sağlık Turizm şirketimiz, doğru hasta ile doğru doktoru buluşturarak özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yerinde ve uygun maliyetli sağlık hizmeti sunmayı hedefliyor. Bu süreçte Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve yönetimi ile birlikte yurt dışında yaşayan Türk hastalarımıza önemli sağlık hizmetleri vereceğimize inanıyoruz" dedi. MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi, 2021’den itibaren Sağlık Turizmi hizmeti verme yetkisini almış olup, Sağlık Bakanlığı kalite değerlendirmelerini başarıyla tamamlayarak TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim belgesine sahip oldu. Gülten Dost, Manisa’nın turistik yapısı, uluslararası yatırımları ve İzmir’e olan yakınlığı sayesinde sağlık turizmi için cazip bir destinasyon haline gelebileceğini vurguladı. VIP STATÜSÜNDE İLERİ TEKNOLOJİ HİZMETİ MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, hastanenin sağlık turizmi kapsamında VIP hizmet sunacağını belirterek, "Türkiye'deki üniversite hastaneleri arasında modern ameliyathanelerden birini Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi olarak hastalarımızın hizmetine sunuyoruz. Ameliyathanelerimizde ileri teknoloji tıbbi cihazlar, robotik cerrahi altyapısı ve modern otomasyon sistemleriyle hastalarımıza uygun ve iyi koşullarda hizmet veriyoruz. Toplamda 20'ye yakın büyük ameliyathane salonuyla hem nicelik hem de nitelik anlamında fark oluşturuyoruz" dedi.

NG Hotels'ten Afyon’a 254 milyon TL’lik Termal Otel Yatırımı Haber

NG Hotels'ten Afyon’a 254 milyon TL’lik Termal Otel Yatırımı

Turizm sektöründe rekor turist sayısına ve yüksek gelir seviyelerine rağmen, otelciler ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Ancak bu durum, sektördeki yatırımları durdurmuyor. NG Hotels, Afyonkarahisar’da önemli bir projeye imza atarak 254 milyon TL’lik yatırım ile 3 yıldızlı yeni bir otel inşa edecek. Afyonkarahisar’ın Merkez ilçesi, Erkmen/Hürriyet Mahallesi’nde yapılacak otel, 90 oda ve 270 yatak kapasitesine sahip olacak. Otelin toplam inşaat alanı 6 bin 780 m² olup modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlanacak. Zemin katta odalar, lobi, kahvaltı salonu gibi birimler yer alırken, bodrum kat otopark ve teknik üniteleri barındıracak. NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, turizm sektörünün yüksek vergi yükleri ve ekonomik zorluklarla mücadele ettiğini ifade etti. Gür, otelcilerin gelir elde etmede sıkıntılar yaşadığını ancak şirket olarak büyümeye ve yatırıma devam ettiklerini belirtti. Yeni otelin, bölgedeki turizm altyapısını güçlendirmesi ve Afyonkarahisar’ın konaklama kapasitesine önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca NG Hotels, Bodrum ve Antalya’da da toplamda 300 milyon dolarlık resort projeleri için de hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yeni termal otel yatırımı, hem yerel ekonomiye hem de turizm sektörüne dinamizm kazandırmayı hedefliyor. Afyonkarahisar, termal turizmin cazibe merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.