Hava Durumu

#Maliyet Baskısı

TOURISMJOURNAL - Maliyet Baskısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet Baskısı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu

Özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rezervasyon iptalleri ve talep düşüşü dikkat çekiyor. Antalya ve Ege’de rezervasyonlar geriledi Turizm sektör temsilcilerine göre savaşın etkisiyle özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya dönemi beklentilerin altında kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında yaklaşık %60’a varan düşüş yaşandığını belirtiyor. Ural, ateşkes sonrası kısmi toparlanma görülse de İngiltere ve Avrupa’dan Eylül–Kasım dönemine yönelik rezervasyonların hâlâ zayıf seyrettiğini vurguluyor. “Talep zayıf kalacak” uyarısı İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizlerde, Orta Doğu’daki güvenlik endişelerinin turizm talebini baskıladığı ve özellikle Körfez ülkelerinde ciddi daralma yaşandığı ifade edildi. Şirket ekonomistlerinden Jessie Smith, Türkiye’nin Ortadoğu pazarına bağımlılığı nedeniyle risk altında olduğunu belirterek, “İkame destinasyonlar olsa da bu yeterli olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz ve iç destinasyonlar da etkilendi Sektör temsilcileri, özellikle Doğu Karadeniz’in Körfez ülkelerinden gelen turistlere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle bölgedeki talep düşüşü daha belirgin hissediliyor. Kurumsal turizm alanında faaliyet gösteren GlobeMeets & Oliva MICE yetkilisi Hüseyin Kurt, Ortadoğu pazarındaki daralmanın Van ve İstanbul gibi İran turistine bağlı destinasyonları da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Avrupa yön değiştiriyor Seyahat acenteleri, Avrupalı turistlerin risk algısı nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs gibi destinasyonlardan İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batı rotalarına yöneldiğini bildiriyor. Bu durum Türkiye’nin yaz sezonu beklentilerini aşağı çekiyor. İstanbul’da doluluk geriledi ABD merkezli veri şirketi Lighthouse Intelligence verilerine göre İstanbul otellerinde Nisan ayı doluluk oranı geçen yıla göre düşerek %47,5 seviyesine geriledi. Ancak şehirde ciddi bir iptal dalgası yaşanmadığı belirtiliyor. Buna rağmen rezervasyon artış hızının geçen yıla göre daha düzensiz olduğu ifade ediliyor. Uçuş iptalleri ve maliyet baskısı arttı Havacılık veri analiz şirketi Cirium verilerine göre Orta Doğu ve Afrika’da Uçuş iptalleri kısa sürede ciddi oranda arttı. Bu durum Türkiye çıkışlı ve varışlı tur paketlerinde maliyetleri yükseltti. Sektör temsilcileri özellikle artan yakıt fiyatlarının bilet maliyetlerine %5–10 arasında yansıdığını ve kâr marjlarını düşürdüğünü belirtiyor. “Toparlanma bir yılı bulabilir” Turizm sektörü temsilcileri, gerilimin sona ermesi halinde bile toparlanmanın zaman alacağını öngörüyor. Elif Ural, Ortadoğu pazarının yeniden eski seviyesine dönmesinin en az bir yıl sürebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre sektör, 2026 sezonunda jeopolitik risklerin gölgesinde kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

Rusya’da Uçak Bileti Fiyatlarında Artış Bekleniyor Haber

Rusya’da Uçak Bileti Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Rusya’dan yurt dışına uçuşlarda bilet fiyatlarının yeniden yükselmesi bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre artışın temel nedeni yakıt ek ücretlerindeki hızlı yükseliş. Son gelişmeler, özellikle Orta Doğu’daki gerilim ile kritik deniz yollarındaki riskler, havayollarını daha uzun rotalar kullanmaya zorluyor. Bu da maliyetleri doğrudan yukarı çekiyor. Kriz öncesinde biletlere yansıtılan yakıt ek ücreti ortalama 40 ile 60 euro seviyesindeydi. Mart ayında ise birçok havayolu bu rakamı ciddi şekilde artırdı. Bazı şirketlerde ücretler 80 ile 100 euroya, uzun mesafeli uçuşlarda ise 280 ile 350 euroya kadar çıktı. Bu artış yalnızca tek yön uçuş için geçerli. Uzmanlara göre bu durum yolcu başına toplamda 10 bin ile 15 bin ruble ek maliyet anlamına geliyor. En büyük artışın Türkiye, Mısır, Asya ülkeleri ile Maldivler gibi popüler turistik destinasyonlarda hissedilmesi bekleniyor. Turizm sektörü temsilcileri, özellikle charter uçuşlarında ek ücret riskine dikkat çekiyor. Bazı durumlarda yolcuların, satın alma işlemi tamamlandıktan sonra bile ek ödeme yapması gerekebilir. Rus basınına konuşan uzmanlar, küresel jeopolitik risklerin sürmesi halinde fiyat artışlarının devam edebileceğini belirtiyor. Havayolu şirketlerinin maliyet baskısı altında kalması, önümüzdeki dönemde bilet fiyatlarında kalıcı bir yükseliş ihtimalini güçlendiriyor.

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor Haber

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor

Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB); bir turistin 1 günlük her şey dahil sistemde 5 yıldızlı otele ödeyeceği ücret ile şehir merkezinde turistik bir otele ödeyeceği ücret, şehir merkezi gezisi ve harcamalarının 2020 ile 2026 yılları arasındaki farkına yönelik bir çalışma yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan ANTOB Başkanı Alp Özel, şehir merkezi bakımından fiyatların 2020 yılına göre yükseldiğini söyledi. Özel, 2020 yılında ATSO meslek komitesinde yaptıkları hesaplamalarda, kent merkezindeki otellerde konaklayan bir turistin harcama ortalaması 80-82 avro iken, bugün 180 avroya yükseldiğini, 5 yıldızlı her şey dahil otellerde ise o gün 130 avro civarı olan kişi başı ücretin bugün de aynı seviyelerde olduğunu belirtti. Özel, “O dönem meslek komitemizde, 5 yıldızlı otelde konaklayan bir turistin verdiği parayla, şehir merkezinde alabileceği hizmeti sorgulamış, 770 TL ve o günkü kura göre yaklaşık bu 80-82 avro civarına geldiğini hesaplamıştık" dedi. "TL OLARAK ARTIŞ VAR" Alp Özel; Bugün yapılan hesaplamalara göre şehir merkezinde bir turistin konaklama ücreti ise 1500 TL'den başladığını, 2020'deki aynı kalemleri hesapladığımızda 9 bin TL'lik bir fiyatın çıktığını bunun da 180 avroya denk geldiğini ifade etti. Avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kata yakın artışın söz konusu olduğunu ve 2020'de esnafın o fiyatlarla para kazandığını ama bugün esnaf ve şehir merkezindeki otelciler kazanamadığını söyledi. "ESNAF VE ŞEHİR MERKEZİNDEKİ OTELLERİN PARA KAZANAMAMA SEBEBİ YENİ OTEL YATIRIMLARI" Bu sorunun en büyük nedeninin 5 yıldızlı otellerin sayısındaki artış olduğunu söyleyen Özel, “Katma değer gibi gözükse de artık Antalya'da 5 yıldızlı otel sayısı çok fazla ve şehir ekonomisine zarar veriliyor. Aralarında çok ciddi rekabet var. Haddinden fazla yatak kapasitemiz var ve yatak kapasiteleri doldurulmak için fiyatlar aşağı çekiliyor, 2020 fiyatlarına göre satış yapabiliyor. Çünkü çok fazla miktarda yatak var ellerinde. Karlılıklarından da feragat ediyorlar. Yani neticede esasında para kazanamayıp maliyetine satış yapmak durumunda kalıyorlar. Bu da şehir merkezine turistin gelmesini engellemekte" dedi. YENİ OTEL YATIRIMLARI YERİNE ESKİ TESİSLERİN YENİLENMESİ TEŞVİK EDİLMELİ Şehir merkezindeki küçük ve orta ölçekli otellerin boş kalması her kesime olumsiz yansıdığını ifade eden Özel, “Şehirdeki esnaf para kazanamıyor. Çünkü eskisi gibi şehirde turist yok, nakit akışı yok. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmanın tek yolu yatak sayımızı artırmayı durdurmamız lazım. Arz-talep dengesi ticaretin birinci kuralıdır. Talep sabit kalmakla beraber arzımız katlanarak artıyor. Her yıl görüyoruz ki yeni oteller açılıyor. Buna dur dememiz lazım. Yoksa bu şehir ciddi anlamda büyük bir krize gitmekte. Teşvik ve tahsisin kaldırılması lazım. Antalya gelişimini bu noktada tamamladı. Bu gidişatı yavaşlatmak, durdurmak, elimizdeki fazla yatak kapasitesinin nitelikli turistle buluşabilmesi için bölgemizde tahsislerin, teşviklerin kaldırılması eğer verilecekse de turizmin gelişmekte olan noktalarına ve lüzumlu noktalarına verilmeli. Şehrin nitelikli turistle buluşması için yapılacak yatırımların teşviki çok daha değerli. Şehrimiz çok ciddi kan kaybediyor, düşük faizli krediler verilerek, kadim işletmelere renovasyon kredilerinin çok acil çıkmasını istiyoruz" dedi. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ OTELLER MALİYET BASKISI NEDENİYLE SIKINTIDA ANTOB'un raporunda, Antalya ekonomisini ayakta tutan küçük ve orta ölçekli otellerin boş kaldığı, maliyetlerin yarattığı baskı ve sınırlı kapasite nedeniyle fiyatlarını çoğu zaman maliyetin altına indirmek zorunda kaldığı belirtilerek, konuyla ilgili Özel şunları söyledi: “Şehir merkezine gelen turistin harcama eğilimi düşmekte, nitelikli turist için şehir merkezi cazibesini kaybetmektedir. Esnafın cirosu her geçen gün erimekte, karlılık yok olmakta, geliri büyük oranda turizm olan bu şehirde yoksulluk çarşının tam ortasında en yoğun şekilde hissedilmektedir. Bu geçici bir mesele olmadığı gibi, turizmin kentten koparılması anlamına gelmektedir. Bu, Antalya'nın ekonomik damarlarının yavaş yavaş kurutulmasıdır. Bir önce önce vahşi turizm yatırımlarının, kontrolsüz yeni otel yapma iştahının acilen durdurulması gerekmektedir. Antalya'da yapılan her yeni otel yatırımı, her ilave yatak kapasitesi; Antalya turizminin tabutuna çakılan bir çividir. Yatak kapasitemizin kontrol dışı artması altyapı başta olmak üzere karayolları ve belediye hizmetlerinin artmasına da sebep olmaktadır. Eğer bu gidişat kontrol altına alınmazsa; 5 yıldızlı oteller düşük karlılıkla dolarken, şehir merkezi karanlıkta kalacaktır. Turizm, yalnızca otel odalarında değil; sokakta, restoranda, dükkanda, kent yaşamının tamamında var olmalıdır. Aksi halde, vahşi otel yatırımcılarının her şey dahil ile sisteme soktukları ilave yatak kapasitesi en başta şehir otellerini, ardından şehrin esnafını, işletmelerini ve sosyal hayatını, yani koskoca bir şehri yok edecektir. Bu tablo raporlanmalı, yok olan şehir ekonomisini kurtarmak için tüm dinamikler ayağa kaldırılmalıdır."

ETİK Başkanı Mehmet İşler, Turizm Sektöründe Yeniden Yapılanma Çağrısı Yaptı Haber

ETİK Başkanı Mehmet İşler, Turizm Sektöründe Yeniden Yapılanma Çağrısı Yaptı

ETİK Başkanı Mehmet İşler, ülkemiz ve dünyadaki güncel gelişmelerin turizme etkilerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de turizm sektörünün son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşadığını savunan İşler, kapsamlı bir yeniden yapılanmanın zorunlu hale geldiğini söyledi. Mehmet İşler; “Türkiye turizm sektörü son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Yüksek faiz oranları, artan enerji ve personel giderleri, SGK primleri ve vergi yükleri otellerin kârlılığını ciddi biçimde zorluyor. Sektörün bu baskı altında ayakta kalabilmesi için acilen kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gereksinimi var. Birçok bölgede doluluklar yüksek. Ancak, işletmeler maliyet baskısı altında eziliyor. Enerji, gıda, içecek, işgücü, bakım ve finansman maliyetleri son iki yılda olağanüstü arttı. Faiz oranları yatırım yapmayı neredeyse imkânsız hale getirdi. Doluluk var ama kârlılık yok. Bu sürdürülebilir bir tablo değildir. Sektörün artık verimlilik, dijitalleşme ve enerji tasarrufu temelli bir modele geçmesi gerekiyor. Her işletme kendi içinde tasarruf, planlama ve verimlilik kültürünü oluşturmalı, enerji yönetiminden personel planlamasına, satın almadan dijital pazarlamaya kadar tüm süreçleri yeniden gözden geçirmelidir. Artık ‘dolu olsun yeter’ dönemi bitmiştir. Kârlı doluluk devrine geçmemiz gerekiyor.” “TURİZM TÜRKİYE’NİN VİTRİNİDİR” “Turizm; ülkeye döviz kazandıran, cari açıkları kapatan, ekonomiye can suyu veren, stratejik bir sektördür. Yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik bir değerdir. Dünya insanının, ülkemize bakış açısını yönlendiren, vitrinidir, yüzüdür. Bu vitrin güçlü kalmalıdır. Turizm işletmeleri bu nedenle sadece finansman değil, kamusal yükümlülükler açısından da yeniden desteklenmelidir. Bugün otellerin gelirlerinin büyük bir bölümü vergi, prim ve enerji maliyetlerine gidiyor. Eğer sektör maliyet yükü altında ezilirse, yalnızca oteller değil, tedarikçiler, taşeronlar, ulaşım sektörü ve yerel esnaf da zarar görecektir.” “SGK PRİMLERİ VERGİLER HARÇLAR EN AĞIR YÜK” “SGK primleri, vergiler ve yerel harçlar otelcinin sırtındaki en ağır yük haline gelmiştir. Devletin ve özel sektörün el ele verip gerçekleştireceği bir turizm reformuna acilen ihtiyaç vardır. Faiz yükü, SGK primleri, stopaj, KDV ve konaklama vergisinde kalıcı düzenlemeler zaman kaybetmeksizin yapılmalıdır. Bu sadece turizmci için değil, Türkiye ekonomisi için de bir zorunluluktur. Erken hareket edilmeli, 2026 sezonuna hazırlık bugünden başlamalıdır. Sektörün nefes alabilmesi için yapısal bir dönüşüm artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Aksi halde birçok tesis önümüzdeki sezonu çıkaramayacaktır.” Dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.