Hava Durumu

#Lojistik

TOURISMJOURNAL - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi Haber

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi

THY'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları, girişimcilik ve inovasyon alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce Terminal Girişim Hızlandırma Programı ile girişimcilere destek olan ve Invest on Board ile uçak içi ekranlardan girişimlere görünürlük sağlayan şirket, kurumsal girişim sermayesi markası Turkish Ventures'ı hayata geçirdi. Bu kapsamda kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile ekosisteme finansal ve stratejik katkı sağlanması hedefleniyor. Albaraka Portföy Yönetimi AŞ tarafından yönetilen fonun öncelikli hedefi, ürününü geliştirmiş, müşteri kazanmış ve büyüme potansiyeli yüksek Türkiye merkezli teknoloji girişimlerini desteklemek olurken, Türk Hava Yolları bu vizyon doğrultusunda finansal kaynak sağlamanın yanı sıra portföy şirketlerinin büyümesine ve uluslararası pazarlara açılmasına aktif destek veren stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Fonun yatırım stratejisi, seyahat teknolojilerinden lojistik ve tedarik zincirine, finansal teknolojilerden yeni nesil turizme kadar geniş bir yelpazeyi kapsarken, fon, mobilite, robotik, otomasyon ve pazarlama teknolojileri gibi alanlarda yenilikçi çözümler üreten girişimleri desteklemeyi hedefliyor. Bu kapsamda özellikle operasyonel mükemmeliyete, sürdürülebilirlik vizyonuna veya müşteri deneyimine doğrudan katkı sağlayabilecek girişimler öncelikli yatırım hedefleri arasında yer alırken, girişimciler fonla ilgili bilgilere turkishventures.com adresinden ulaşarak başvurularını gerçekleştirebiliyor. Fonun ilk yatırımlarından biri, kurumsal satın alma ve tedarikçi yönetimi süreçlerinin dijitalleşmesine odaklanan Vendorside'a gerçekleştirildi. Büyük ölçekli şirketlerin daha verimli, şeffaf ve denetlenebilir tedarik süreçleri kurmasını sağlayan girişim, iş süreçlerini yapay zeka ajanlarıyla otomasyona taşıyan çözümüyle öne çıkıyor. Fonun portföyüne kattığı bir diğer teknoloji girişimi ise bulut tabanlı lojistik operasyonları yönetimi platformu Nuvolog oldu. İşletmelerin lojistik süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek daha şeffaf, takip edilebilir ve verimli hale getiren Nuvolog, gerçek zamanlı sevkiyat takibinden teklif toplamaya, rampa yönetiminden karbon emisyon ölçümlemesine kadar lojistiğin birçok alanında yenilikçi çözümler sunuyor. Fon bünyesinde farklı teknoloji alanlarında yeni yatırım değerlendirmelerinin devam ettiği ve önümüzdeki dönemde portföye eklenecek girişimlerin ayrıca duyurulacağı belirtildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, "Türk Hava Yolları olarak hem kendi içimizde hem de ekosistemde inovasyonu teşvik ediyoruz. Turkish Ventures ile bu vizyonumuzu yeni bir aşamaya taşıyoruz. Yatırım yaptığımız şirketlere küresel uçuş ağımızı, geniş müşteri tabanımızı ve marka gücümüzü açarak büyüme yolculuklarında aktif rol üstleniyoruz. Türkiye’de doğan teknolojilerin sınırların ötesine taşınmasına öncülük ederken, bu girişimlerin geliştireceği çözümlerden kendi operasyonlarımızda da yararlanmayı hedefliyoruz. Girişimlerle kuracağımız stratejik işbirlikleri sayesinde hem Türk Hava Yollarının hem de Türkiye'nin teknoloji üretim gücüne güç katacağız." ifadelerini kullandı. Albaraka Portföy Yönetimi Genel Müdürü Muhammed Emin Özer ise işbirliğinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Albaraka Portföy olarak, Türk Hava Yolları gibi dünya çapında bir markayla girişim sermayesi alanında işbirliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Türk Hava Yollarının yıllara yayılan sektörel deneyimi, küresel ölçekteki operasyon kabiliyeti ve geniş etki alanı ile Albaraka Portföyün fon yönetimindeki birikimi ve stratejik yaklaşımının buluşmasının girişimlere yalnızca sermaye sağlamakla sınırlı kalmayıp, uzun vadeli başarılarını destekleyen kapsamlı bir katkı sunacağına inanıyoruz. Türkiye'nin teknoloji girişimciliğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak gördüğümüz bu fon ile ülkemizin girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." Geleceğin teknolojilerini bugünden destekleyen Türk Hava Yolları, bu yeni fon aracılığıyla hem havacılık sektöründe hem de dünya girişimcilik sahnesinde güçlü bir etki yaratmayı hedefliyor.

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor Haber

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor

Parfümeri ve kozmetik sektöründe Rus üreticilerin cirosu 1,16 trilyon rubleyi (yaklaşık 15,5 milyar dolar) aşarken tüketicilerin yüzde 59’u da yabancı markalar yerine yerli alternatiflere yöneldi. Ancak uzmanlara göre “Rus markası” etiketi çoğu zaman ürünün gerçekten yerli olduğu anlamına gelmiyor. N. İzvestiya'nın araştırmasına göre hafif sanayide kumaşların büyük bölümü Türkiye, Çin, Özbekistan, İtalya’dan geliyor. Fermuar, düğme, etiket gibi aksesuarlar çoğunlukla Çin menşeli. Rusya’nın kendi pamuk üretim altyapısı ise neredeyse yok denecek kadar sınırlı. Kozmetikte de tablo benzer. Aktif bileşenler, esanslar, emülgatörler, hatta ambalaj malzemeleri çoğu kez Fransa, Güney Kore, Almanya, Çin kaynaklı. Rusya’da yapılan iş genellikle tasarım, formül geliştirme, dolum, paketleme, pazarlama aşamalarında yoğunlaşıyor. Yani marka Moskova’da doğuyor, üretim zinciri ise küresel ağlar üzerinde şekilleniyor. Uzmanlar, fiyatların neden yüksek kaldığını da bu yapıyla açıklıyor. Dövizle alınan hammaddeler, üçüncü ülkeler üzerinden uzayan lojistik, gümrük maliyetleri, küçük ölçekli üretim, yoğun reklam harcamaları fiyatı yukarı çekiyor. Hatta aynı atölyede üretilen iki benzer ürünün yalnızca etiketi değiştiğinde birinin iki kat pahalıya satılabildiği belirtiliyor. Haberde "Kısacası Rus tüketicisi çoğu zaman “yerli marka” satın alıyor, ancak aldığı ürünün ekonomik pasaportunda Çin’den Türkiye’ye, Avrupa’dan Asya’ya uzanan uzun bir küresel rota bulunuyor" deniyor.

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu Haber

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu

Türkiye, son yıllarda sadece tatil rotalarıyla değil, dünya devlerinin kamera arkasındaki tercihleriyle de adından söz ettiriyor. Son rakamlar, Türkiye'nin küresel yapım haritasındaki yerini çarpıcı bir şekilde özetliyor. Türkiye'de çekilen yabancı yapımlar listesinin zirvesindeki 47 belgesel, Türkiye’nin binlerce yıllık mirasının ve biyolojik çeşitliliğinin yabancı anlatıcılar için ne kadar iştah kabartıcı olduğunu gösteriyor. National Geographic’ten BBC’ye kadar pek çok uluslararası yayın şirketi, İstanbul’un gizemli dehlizlerinden; Kapadokya’nın peribacalarına, Göbeklitepe’nin insanlık tarihini yeniden yazdıran buluntularından; Ardahan'daki doğa harikası Çıldır Gölü'ne kadar Türkiye'nin her köşesini kadrajına almaya devam ediyor. Listenin ikinci ve üçüncü sırasındaki 26 TV programı ve 10 reklam filmi, Türkiye’nin teknik altyapı ve lojistik kolaylık açısından rüştünü ispatladığının bir belgesi olarak göze çarpıyor. İstanbul’un modern silüeti bir teknoloji markasının reklamına ev sahipliği yaparken, Ege kıyıları bir Avrupalı reality show’un seti olabiliyor. KÜRESEL ŞÖHRETLER ANTALYA'DAYDI Başrollerini; Henry Cavill, Alan Ritchson ve Eiza González'in paylaştığı Guy Ritchie’nin 'The Ministry of Ungentlemanly Warfare' ve Jason Statham ile Hugh Grant'ın başrollerinde yer aldığı yine bir Guy Ritchie filmi 'Operation Fortune' gibi küresel çapta gösterime giren yapımlar için çekim destinasyonu olarak Antalya’nın tercih edilmesi, ekonomik katma değer açısından devasa bir etki yaratıyor. NEDEN TÜRKİYE? Yabancı yapımcıların rotayı Türkiye’ye kırmasının arkasında üç ana neden bulunuyor. ♦ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sunduğu 'Yabancı Film Yapım Desteği', harcamaların bir kısmının iade edilmesiyle finansal bir mıknatıs görevi görüyor. ♦ Özellikle TV dizileriyle elde edilen Türk set ekiplerinin hızı, pratik zekâsı ve profesyonelliği yabancı yapımlar için Türkiye'yi çekici bir destinasyon haline getirdi. ♦ Bir gün içinde dört mevsimi ve hem Antik Roma’yı hem de fütüristik bir metropolü aynı coğrafyada çekebilme imkânı, başka çok az ülkede bulunuyor. ARKA PLAN DEĞİL HİKÂYENİN BİZZAT KENDİSİ 2026 itibarıyla İstanbul gibi metropollerde getirilen yeni çekim düzenlemeleri, sektörün daha planlı ve öngörülebilir bir hale gelmesini hedefliyor. Kısa filmlerden video kliplere kadar uzanan bu hareketlilik, Türkiye'nin sadece bir arka plan değil, hikâyenin bizzat kendisi olduğunu kanıtlıyor.

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu Haber

İş Bankası, İstanbul Boğazı’nda Gezici Şube İş Vapur’u Hizmete Sundu

İş Bankası, hem yeni nesil bir deneyim alanı sağlayan hem de karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem gibi olası afet durumlarında İstanbul Boğazı'nda ve gerektiğinde farklı kentlerde gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefleyen İş Vapur'u hizmete sundu. Bankanın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru'ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilen İş Vapur, 2026 yılının büyük bölümünü Galataport'ta geçirecek. Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. Normal zamanlarda 3 terminalin yer alacağı İş Vapur'da afet dönemlerinde terminal sayısı 13'e çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. İş Vapur'da banka şubesinin yanı sıra sergi, toplantı, etkinlik, büfe ve dinlenme alanları bulunuyor. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür Yayınları ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verecek İş Vapur'un açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Bankanın afet yönetimine dair çalışmaları çerçevesinde 6 Şubat deprem felaketlerinden sonra hayata geçirilen İş Vapur ile deprem gibi büyük bir afet karşısında karayolu erişiminin kısıtlandığı durumda bankacılık hizmetleri mümkün olduğunca kesintisiz bir şekilde devam edecek ve İstanbul Boğazı'nda gezici olarak hizmet verebilecek" dedi. Aran, "Galataport'tan Sarıyer'e, Beykoz'dan Bostancı'ya, Tuzla'ya kadar İstanbul'un birçok kıyısından İstanbullulara denizden ulaşıp bankacılık hizmetlerinin aksamamasını sağlayacağımız İş Vapur, aynı zamanda olası depremde revir ve yatakhane olarak da kullanılabilecek, 300 kişiye kadar barınma imkânı sağlayacak. Dijital kanalların bankacılık işlemlerinde aldığı payın neredeyse yüzde 100'e yaklaştığı günümüzde kurum olarak şubelere farklı bir anlam katıyoruz. Tarım, girişimcilik ve turizm alanlarında açtıkları ihtisas şubelerinin bu yöndeki çalışmalarının bir parçasını oluşturuyor. İş Vapur afet odağının yanında müşteri deneyiminde fark oluşturan yeni nesil temas noktası olarak farklı bir şube deneyimi yaşatıyor" dedi. Aran, "İş Vapur ile denizde seyahat eden bir şubeyi açıyor, yüzen bir bankacılık şubesini sektöre kazandırıyoruz. Bu, tarihimizde ilk değil. 1926 yılında hem Türkiye'yi hem de dış ticareti artıracak ürünleri tanıtmak amacıyla Avrupa'nın birçok limanını dolaşan Karadeniz Vapuru'nda da şube açmış ve ülkemizin tanıtımında rol oynamıştık. Cumhuriyet vizyonuyla 1926'daki vapur şubemizden tam 100 yıl sonra bu kez İş Vapur'u İstanbullulara, Türk bankacılık sektörünün hizmetine sunmaktan dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu vapurun yapılmasında, bugün hizmete açılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları İşletmesi'ne, İstanbul Liman Başkanlığı'na, tüm paydaşlarımıza ve bu projede emeği geçen çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. İş Vapur, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma ve bankacılık hizmetleri sunabilecek şekilde tasarlandı. İstanbul içi yolcu kapasitesi 500 kişi olan, 320 kişilik etkinlik alanına sahip vapurun, açık denizde 400 kişi kapasitesi bulunuyor. Üst güverte, afet dönemlerinde yine modüler tasarım sayesinde 300 kişinin afet şartlarında konaklayabileceği/yatabileceği bir alana dönüştürülecek şekilde tasarlandı. İş Vapur'da olası afet senaryosu dikkate alınarak revir, kuru kumanyalık, yüksek kapasiteli mutfak, afet ihtiyaç depoları, duş ve hijyen alanları bulunuyor. Bu sayede gemi, afet anında destek, lojistik ve hizmet platformu olarak kısa sürede devreye alınabilecek altyapıya sahip. Şube alanında, olağanüstü durumlar dışında 3 terminalle hizmet verecek İş Vapur, afet dönemlerinde sosyal alanlardaki modüler mobilyaların şube terminaline dönüştürülmesiyle toplamda 13 terminale çıkabilecek. Ayrıca, 1 GişeMatik ve 1 Bankamatik ile nakit ihtiyaçlarının hızlıca ve self servis olarak karşılanması sağlanacak. Vapurda hem afet gibi olağanüstü durumlarda hem de normal şartlarda hizmet vermesi planlanan banka şubesinin yanı sıra "İş Kültür" konseptiyle uyumlu sosyal alanlar, sergi, toplantı ve kurumsal organizasyonlara uygun etkinlik alanları, büfe ve dinlenme alanları da mevcut. Bu alanlar, bankacılık faaliyetlerinden bağımsız veya birlikte kullanılabilecek esnek mekânsal kurgular olarak tasarlandı. Vapurun ana güvertesinde bulunan İş Vapur Şubesi, İş Kültür ve kafe alanı yılın her günü 11.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. Vapurun üst güvertesi Boğaz'da kültür-sanat ve etkinliklere açık olacak. İş Vapur, Karaköy Şubesine bağlı olarak faaliyet gösterecek. Şehir Hatları A.Ş. tarafından inşa edilen İş Vapur, 50 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. Proje Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları, İstanbul Liman Başkanlığı gibi paydaşların destekleriyle hayata geçirildi.

Gaziantep, THY İş Birliğiyle Dünyaya Tanıtılacak Haber

Gaziantep, THY İş Birliğiyle Dünyaya Tanıtılacak

Tarihi, gastronomisi ve doğasıyla turizmin yükselen değerlerinden olan Gaziantep, Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Valiliği ve Türk Hava Yolları işbirliğiyle ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılacak. Hava kargo ile Gaziantep'ten 200 tonluk ihracat yapıldığını belirten THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat, "Uzun yıllardır Türkiye içindeki önemini bildiğimiz Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor, bu şehirleri stratejik şekilde konumlandırıyoruz" dedi. Köklü tarihi, 5 antik kente ev sahipliği yapması, gastronomisi ve doğasıyla turizmde yükselen değerlerden olan Gaziantep'in ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtımı için Türk Hava Yolları (THY) ile yapılacak iş birlikleri ve tanıtım stratejileri ele alındı. Kamu kurumları yetkilileri, üniversite rektörleri, STK temsilcileri ve THY yöneticilerinin katıldığı Zeugma Mozaik Müzesi Konferans Salonu'ndaki toplantıda, kentin turizm potansiyelinin artırılması, yurt içi ve yurt dışı destinasyonlarda Gaziantep markasının güçlendirilmesi, gastronomi turizminin desteklenmesi konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda Gaziantep merkezli 10 şehirdeki 17 kültürel varlığı kapsayan destinasyonda hedeflere ulaşılması için uluslararası tanıtım ve iş birlikleri, tematik tur paketleri, bölgesel farkındalık ve altyapı gelişimi, hedef pazarlar olan Asya, Uzak Doğu ve Amerika'dan gelecek turistlere yönelik tanıtım çalışmaları, influencer, basın ve acente iş birlikleri başta olmak üzere çeşitli konular irdelendi. Gaziantep, THY ile dünyaya ihracat yapıyor THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat, yaptığı sunumda Gaziantep için 2025 yılında yurt dışında 19 tanıtım turu yapıldığını, 2026 yılı için de 23 tanıtım turu yapılacağını belirtti. Gazi şehrin ihracatında lojistik rakamlarla THY'nin verilerini paylaşan Bolat, bu yıl ürünlerin 72 ülkeye hava kargo ile taşındığını aktardı. 323 ton dış hat kargosunun 200 tonunun Gaziantep üretimi olduğunu belirten Bolat, 110 ton gibi rekor bir taleple Avustralya'ya ürünlerin taşındığını ifade etti. Gazi şehrin sanayisi ile farklı iş ortaklıkları yürütülmesi hedefleniyor THY'nin gelecek hedefleri içinde sadece turizm ve taşıma açısından değil şehrin sanayisiyle ortak çalışmalar yapılabileceğini aktaran Bolat, üniversiteler ve Teknopark şirketleriyle projeler yürütülebileceğini söyledi. Bolat, "Türk Hava Yolları'nın geçmişine baktığımızda bir dönem sadece 65 uçağı bulunuyordu. Bunların 11'i geniş gövdeli, geri kalanı dar gövdeliydi. Ancak Cumhurbaşkanımızın havacılığa yönelik vizyonu ve ülkemizde yapılan büyük yatırımlar sayesinde Türk Hava Yolları bugün dünyanın en önemli hava yollarından biri haline geldi. Son 20 yılda Türk Hava Yolları yüzde 12 oranında büyüme sağladı. Bu oran, dünya ortalamasının yaklaşık 3,5 katı. Yani dünya ortalaması yüzde 3,5 iken, THY yüzde 12 büyüdü. 65 uçaktan bugün 515 uçağa ulaştık. Türk Hava Yolları'nın şu anda 515 uçağı bulunuyor. 2033 vizyonumuz doğrultusunda bu sayıyı 813 uçağa çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün THY, haftada 8 bin dış hat, 4 bin 700 iç hat uçuşu gerçekleştiriyor. Dünyada 541 farklı noktaya uçuyoruz. Bu da Gaziantep gibi sanayi şehirleri için büyük bir avantaj. Çünkü Gaziantep'teki bir sanayici, THY'nin uçuş ağı sayesinde dünyanın 541 noktasına 24 saat içinde erişebiliyor. İstanbul Havalimanı üzerinden ortalama 2,5 saat içinde birçok noktaya bağlantı kurulabiliyor. İç hatlarda da pandemi öncesi dönem olan 2019'a göre yüzde 33 oranında büyüme sağladık" dedi. "Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor" Bolat, "THY'nin üç farklı markası bulunuyor. Bunlardan biri, yüzde 50 ortağı olduğumuz SunExpress. Uzun yıllardır Türkiye içindeki önemini bildiğimiz Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor, bu şehirleri stratejik şekilde konumlandırıyoruz. Uluslararası yolcu kapasitesinde dünyada üçüncü sıradayız. 2024 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında yüzde 4 oranında büyüme bekliyoruz. Bu yılki gelirimiz, Allah nasip ederse 22 milyar dolar civarında olacak. Esas faaliyet karımız da geçen yıla benzer bir seviyede gerçekleşecek. Kredi yükümüz ise sadece 300 milyon dolar civarında. Peki, tüm bunların ülkemize katkısı ne? Bir uçak, tipine göre büyük bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Dar gövdeli uçakların her biri 55-60 milyon dolar, geniş gövdeli uçaklar ise 150-180 milyon dolar arasında. Elbette bu alımlar Airbus ve Boeing gibi firmalara kazanç sağlıyor, ancak aynı zamanda Türkiye ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Türk Hava Yolları, son 16 yılın en büyük ihracatçısı konumunda. Geçtiğimiz yıl 18 milyar dolar döviz girdisi sağladı. Bunun 9 milyar doları doğrudan Türkiye'de kaldı. Yani THY, Türkiye'ye 9 milyar dolarlık cari fazla kazandırıyor. Türk Hava Yolları'nın ülke ekonomisine toplam katkısı 60 milyar dolar seviyesinde. Türkiye'nin 1,1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılası içinde THY'nin payı yaklaşık yüzde 6'dır. THY'nin 20 iştiraki ve 95 bin çalışanı bulunuyor. Şirketin bu yıl 44 milyar dolar döviz geliri elde etmesi, bunun da 20 milyar dolarının Türkiye'de kalması tahmin ediliyor ülkemize getirilen yüksek gelir grubundaki turistler ve iş insanları sayesinde" ifadelerini kullandı. "Bu yıl Amerika'dan 1,7 milyon turist geldi" THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Bolat, "Amacımız, kültüre, tarihe, gastronomiye ve Türkiye'nin ürettiği değerlere ilgi duyan turistleri ülkemize çekmek. Bu kapsamda 11 hedef ülke belirledik. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bu ülkelerden gelen turistler, kişi başı 2 ila 3 bin dolar arasında harcama yapıyor. Bu yıl Amerika'dan 1,7 milyon turist geldi. Hedefimiz, bu sayıyı 5 milyona çıkarmak. Aynı dönemde Dubai'ye giden Amerikalı sayısı sadece 300 bin civarında. Bu da Türkiye'nin turizm potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bu topraklar insanlığın ve medeniyetin doğduğu yerler. Özellikle Şanlıurfa'daki Taş Tepeler projesiyle başlayan yeni hikayemiz, medeniyet tarihini yeniden yazıyor. 12 bin yıl öncesine uzanan bu topraklarda, o dönemde bile 10 bin kişilik yerleşimler bulunduğunu görüyoruz. Bu da bölgenin tarihi önemini ortaya koyuyor. Türk Hava Yolları'nın 19 iştiraki arasında TGS, THY Teknik ve Turkish Cargo gibi önemli firmalar var. Bunlardan biri de BayiDek. Bu şirketimiz, kapıdan kapıya teslimat yapan bir lojistik firması. Örneğin, Gaziantep'teki bir esnaf, internet üzerinden tanıttığı bir ürününü Frankfurt'taki bir müşteriye göndermek isterse BayiDek devreye giriyor. Ürünü esnafın dükkanından alıp ertesi sabah Frankfurt'taki adrese teslim ediyor. Türk Hava Yolları, geçmişte olduğu gibi bugün de sadece bir hava yolu şirketi değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve turistik kalkınmasına yön veren stratejik bir markadır" ifadelerine yer verdi. "Tanıtım deyince bizim en önemli tanıtım ayağımız, tanıtım mekanizmamızdan bir tanesi Türk Hava Yolları" Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, kentin OECD Şampiyon Şehir, EBRD Yeşil Şehir ve Avrupa Ödülü sahibi olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli markası olan Türk Hava Yolları'nı bugün üst düzey yöneticilerini şehrimizde ağırlıyoruz. Misafirlerimiz bizi markalaştıran, Türk Hava Yolları'nı dünya markası haline getiren çok özel misafirler. Bunun en önemli sermayesi beşeri sermaye, yetişmiş insan gücü. Bugün vizyonlarıyla, ufuklarıyla, stratejileriyle bu önemli çalışmada ülkemizin en önemli marka değerini yöneten sizler bizim için en kıymetli hazinesiniz. Kültürel mirasımız da diğer önemli hazinemiz. Bugün iki hazineyi bir araya getirdik ve birleştirdik. Bir taraftan ortak geçmişimiz var. Geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Geçmişimizde büyük medeniyet var. Cumhuriyet Dönemi'nin en güzel eserleri burada ve bunların tanıtılmaya ihtiyacı var. Tanıtım deyince bizim en önemli tanıtım ayağımız, tanıtım mekanizmamızdan bir tanesi elbette ki Türk Hava Yolları" dedi. "Dünyada da Türk Hava Yolları bizim bu şekilde sesimiz olacak" Gaziantep Valisi Kemal Çeber de önemli bir heyeti misafir ettiklerini vurgulayarak, "Biz Gaziantep ile ilgili belki bundan sonra ‘Türk Hava Yolları'ndan önce, Türk Hava Yolları'ndan sonra' diye konuşabiliriz. Gaziantep'in muhteşem bir potansiyeli var. Bunu Türk Hava Yolları'nın profesyonelliğiyle birleştirmek istiyoruz. Dünyada da Türk Hava Yolları bizim bu şekilde sesimiz olacak. ‘Buraya bir ek sefer daha koymaktansa burayı dünyada çok daha iyi tanıtmak bize çok daha fayda sağlar denildi'. Bu gerçekten güzel bir vizyondur, ekiptir. Ben şahsım ve şehrim adına teşekkür ediyorum böyle güzel bir kadroyla, geniş bir kadroyla buraya geldiği için ve şimdiden hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

BTSO Lojistik Bursa’yı Dış Ticarette Stratejik Merkez Haline Getirdi Haber

BTSO Lojistik Bursa’yı Dış Ticarette Stratejik Merkez Haline Getirdi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), dış ticaret potansiyelini geliştirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bursa Yenişehir Havalimanı'nda bulunan kargo tesislerini gümrüklü geçici depolama alanı statüsüne kavuşturan BTSO, firmalara ihracat ve ithalat operasyonlarını daha etkin, hızlı ve verimli bir şekilde yürütme imkânı sunuyor. BTSO Lojistik A.Ş., şirketlerin lojistik maliyetlerini azaltmak, dış ticaret süreçlerini hızlandırmak ve hava kargo operasyonlarını daha verimli hale getirmek amacıyla faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Bu çalışmalar sayesinde Bursa Yenişehir Havalimanı, dış ticaret ve e-ticaret taşımacılığında stratejik bir merkez konumuna yükseliyor. BTSO Lojistik'in sağladığı altyapı ve hizmetler ile Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) işlem yetkisine sahip İnegöl Gümrük Müdürlüğü iş birliğiyle, son bir yıl içerisinde 7 milyon doların üzerinde e-ticaret ihracatı gerçekleştirildi. Ayrıca, devreye alınan konveyörlü elektronik barkod okuyucu sistemi sayesinde e-ticaret merkezi çalışmalarına da hız kazandırılıyor. Soğuk hava depolarında 250 ton kapasite Yenişehir Havalimanı'ndaki gümrüklü geçici depolama alanında, -25 dereceye kadar ürün muhafaza imkânı sunan soğuk hava depoları tam kapasiteyle hizmet veriyor. BTSO Lojistik'in girişimleriyle güncel teknolojiyle yenilenen soğuk hava depoları yeniden devreye alınarak kısa sürede tam doluluk oranına ulaştı. Bu yıl yaş meyve-sebze sezonunda ise 250 tonun üzerinde ürün güvenli bir şekilde muhafaza edildi. Turkish Cargo ile güçlü işbirliği BTSO Lojistik, Bursa iş dünyasının hava kargo hizmetlerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla Turkish Cargo ile iş birliği gerçekleştirdi. Bu iş birliği sayesinde Bursa Yenişehir Havalimanı ile İstanbul Havalimanı arasında gümrüklü ticaret hacmi önemli ölçüde artış gösterdi. 2025 yılının ilk 8 ayında 34 milyon dolara yakın dış ticaret işlemi başarıyla tamamlanırken, bu gelişme sunulan hizmetlerden faydalanan iş dünyası temsilcilerinin küresel ticaretteki etkinliğini her geçen gün daha da güçlendirdi. Yurtiçi uçuşlarda kargo desteği BTSO Lojistik, Bursa iş dünyasına sunduğu hava kargo hizmetleriyle yurtiçi taşımacılığı da destekliyor. Yenişehir Havalimanı üzerinden gerçekleştirilen seferlerle firmalar kargolarını hızlı ve güvenli bir şekilde Türkiye'nin farklı noktalarına ulaştırabiliyor. Bu kapsamda Diyarbakır'a pazartesi, perşembe ve cuma günleri, Erzurum'a salı, perşembe ve cumartesi günleri, Muş'a perşembe, cuma ve pazar günleri, Trabzon'a ise pazartesi ve cuma günleri düzenli kargo seferleri gerçekleştiriliyor. BTSO, sunduğu bu hizmetlerle firmalara hem zaman hem de maliyet avantajı sağlamayı hedefliyor. Stratejik işbirlikleri ile güçlü altyapı Türk Hava Yolları'nın hızlı kargo taşımacılık iştiraki olan Widect Express gibi küresel taşıma şirketleriyle iş birlikleri sürdürülüyor. Dondurulmuş gıda lojistiği, transit geçişler, e-ticaret operasyonları ve ithalat-ihracat süreçlerinde güçlü bir hizmet ağı oluşturulurken, milyonlarca dolarlık projelerin lojistik süreçleri başarıyla yönetiliyor. BTSO Lojistik İstanbul Havalimanı'nda da temsilcilik bulundurarak üyelerinin operasyonlarını yerinde takip ediyor. Böylece firmalar, ihracat ve ithalat süreçlerinde hızlı ve güvenilir bir lojistik desteğe erişiyor.

Deniz Yapılarında Yeni Tehdit: Yükselen Deniz Seviyesi Haber

Deniz Yapılarında Yeni Tehdit: Yükselen Deniz Seviyesi

İSTANBUL (İHA) - Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen Deniz Mühendisliği: Rutinden Krize sempozyumunda, deniz yapılarına yönelik güncel gelişmeler ele alındı. Simpson Gumpertz & Heger firmasından Yüksek Mühendis Allison C. DiGregorio, deniz seviyesindeki artışın kıyı yapıları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bu faktörlerin mühendislik tasarımlarında mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi ile Teknoloji Transfer Ofisi (NERITA) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, kıyı ve liman mühendisliği alanında uzmanları bir araya getirdi. İki oturumdan oluşan sempozyum, Teknoloji Transfer Ofisi Başkanı Prof. Dr. Murat Özgören’in moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İlk oturumda Allison C. DiGregorio, Sahil Yapıları Mühendisliği Değerlendirmeleri başlıklı sunumunda, rıhtım, iskele ve dalgakıran gibi kıyı yapılarına yönelik mühendislik tekniklerini anlattı. İkinci oturumda ise Yüksek Mühendis Dolunay Öniz, 2023 Şubat depremlerinin güneydoğudaki deniz yapıları üzerindeki etkilerini aktardı. Sempozyumun sonunda Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy, konuşmacılara teşekkür belgesi takdim etti. DENİZ YAPILARINDA MÜHENDİSLİK ZORLUKLARI Deniz mühendisliğinin en büyük zorluklarından birinin yükselen deniz seviyeleri ve kıyı gelişimi olduğunu belirten DiGregorio, kıyı yapılarını yalnızca dalga ve akıntılara karşı değil, sismik riskler ve kirlenmiş zeminlere karşı da dayanıklı hale getirmenin kritik olduğunu vurguladı. Deprem riski yüksek bölgelerde derin zemin karışımı (DSM) ve kazıklı rıhtım sistemleri gibi çözümlerin önemine değinen DiGregorio, uzun ömürlü ve sürdürülebilir mühendislik çözümlerinin gerekliliğini dile getirdi. DEPREMİN DENİZ YAPILARINA ETKİSİ Türkiye’de 2023’te yaşanan depremler sonrası güneydoğudaki deniz yapılarında gerçekleştirilen saha çalışmalarını aktaran Dolunay Öniz, özellikle İskenderun ve çevresindeki liman ve iskelelerin durumuna dair değerlendirmelerini paylaştı. Kazıklı yapıların büyük oranda dayanıklı kaldığını ancak zemin sıvılaşması, oturma ve deformasyon gibi sorunların sıkça gözlemlendiğini belirtti. Limanların deprem sonrası lojistik destek sağlamak açısından kritik rol üstlendiğini ifade eden Öniz, hızlı onarım süreçlerinin önemine dikkat çekti.

Lojistik İhracatında Büyük Hedef: 2025'te 48 Milyar Dolar Haber

Lojistik İhracatında Büyük Hedef: 2025'te 48 Milyar Dolar

ANKARA (İHA) - Ticaret Bakanlığı, lojistik ve taşımacılık sektöründe hizmet ihracatı hedeflerini açıkladı. 2024 yılında 38,9 milyar dolar olarak gerçekleşen sektör ihracatının, 2025’te 48 milyar dolara, 2028’de ise 78 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Lojistik ve taşımacılık sektörü, 100 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ile küresel lojistik ihracatından yüzde 2,5 pay almakta ve dünyada 11. sırada yer alarak, hem hizmet ihracatımızın lokomotifi, hem de dış ticaretimizin en önemli bileşeni olarak konumlanmıştır. Hizmet ihracatımızın yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan sektörün payını her yıl daha da artırması hedeflenmekte olup, 2024 yılında 115,2 milyar dolar olarak gerçekleşen hizmet ihracatı rakamının 38,9 milyar doları lojistik ve taşımacılık sektörünün çalışmalarıyla gerçekleşmiştir" ifadelerine yer verildi. Açıklamanın devamında, "Ticaret Bakanlığı olarak, lojistik ve taşımacılık sektöründeki gelişmelerin, ülkemizin ekonomik gücüne ve dünya ticaretindeki konumuna sağladığı katkı göz önünde bulundurularak, 2024 yılında 38,9 milyar dolar olarak gerçekleşen hizmet ihracatımızı, 2025 yılında 48 milyar dolara, 2028 yılında ise 78 milyar dolara ulaşmasının sağlanması hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşmak için sektör paydaşlarıyla birlikte her zaman olduğu gibi iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edilecektir" denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.