Hava Durumu

#Kuzey Kıbrıs

TOURISMJOURNAL - Kuzey Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuzey Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı Haber

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı

Antalya'da 6-8 Nisan tarihlerinde ''Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleştirilen 4. TÜRSAB turizm Kongresi’nin son gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu turizm değerleri tanıtılırken gerçekleştirilen sunumlarda yeni tüketici ve turist eğilimleriyle turizmde geleceği şekillendiren trendler konusunda dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Kongre, Türkiye Turizmi Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu Sunumu ile son buldu. Kongrenin sonuç raporunu açıklayan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, sunumunda hem ‘TÜRSAB Vizyon Belgesi’ni tartışmaya açtı hem de 2030 yılı turizm hedeflerini açıkladı. TÜRSAB'ın 2030 turizm hedefleri açıklandı Sunumunda “Turizmin geleceği ve geleceğin turizmini turizmciler olarak, turizmin en büyük meslek örgütü olarak cesur, yeni ve bilimsel bakış açılarıyla ele alıp oluşturduğumuz TÜRSAB Vizyon Belgesini tartışmaya açıyoruz” diyen Eker, 2030 yılı TÜRSAB turizm hedeflerine ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Dünya sıralamasında turizm gelirlerinde ilk 5 içerisinde olmak. 110 milyar dolar turizm geliri ve kişi başı 1300 dolar ortalamasına ulaşmak. Turizm gelirlerini, ülkenin her köşesinin turizm potansiyelini öne çıkararak şekilde ülke sathına yaymak. İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla dışındaki illerin payını yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmak. Deniz, kum, güneş turizmindeki gelirleri arttırıp, kültür turizmi alt yapısını turizm potansiyeli olan illerimizde geliştirmek, güçlendirmek ve tanıtmak. Ülkemiz turizm algısını kültür turizmi ülkesi olarak güçlendirmek. Kültür amaçlı turist sayısını yüzde 50 arttırmak. Tekrar ziyaret oranını yüzde 20 attırmak.” TÜRSAB Turizm Vizyonu yol haritası olacak TÜRSAB Turizm Vizyonu ilkelerini de açıklayan Eker, gelinen noktada turizmin; sorumlu, koruyucu, adil, sürdürülebilir çevreye saygılı turizm ilkeleri etrafında şekillendiğine dikkat çekti. Hasan Eker, konuşmasında, “Bu vizyonumuzu tartışmaya açıyoruz. Diğer paydaşların da görüşü alınarak, kamunun açıklayacağı resmi turizm vizyonuna tüm turizmcilerin, ilgili paydaşların ve halkımızın sahip çıkması gerekiyor. Rakip ülkeler vizyonlarını açıkladılar. Biz de Türkiye olarak bir an önce vizyonumuzu belirlemeliyiz. Biz TÜRSAB olarak görüşümüzü paylaştık” açıklamasını yaptı. TÜRSAB Turizm Vizyonu’nu şu başlıklar altında oluşturuldu Turizmin ekonomik değerini kalıcı hale getirmek. Turizm faaliyetlerinin ülke sathına yayılmasını, her yörenin turizmden pay almasını sağlamak. Gençler başta olmak üzere her vatandaşın turizm faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak. Turizm faaliyetini gerçekleştiren işletme ve çalışanların bilgi ve yetkinliklerini artırmak. Turizm mesleklerinde eğitimli kuşaklar yetişmesi çalışmalarını desteklemek. Turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için çalışmak. Turizm hizmetlerinin her türlü riske karşı güvenli olması için çalışmak. Turizm sektöründe ortak aklı, yerel iradeyi ve sektörün söz hakkını tesis etmek. Turizm mesleğinin gelişimini ve hizmet kalitesini artırmak. Turist memnuniyeti-halkın memnuniyeti ve turizmcinin memnuniyetini sağlamak. Hasan Eker, amaçlarının sadece daha fazla turist değil, herkes için daha iyi bir turizm olduğunu da sözlerine ekledi. Son gün sunumları 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü ve son gün oturumları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği AdaKıbrıs projesinin tanıtım sunumu ile başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden Mine Emiroğlu, “AdaKıbrıs” projesinin detaylarını turizmcilerle paylaştı. KKTC’nin doğal kültürel tarihi zenginliklerini koruyarak özgün modern sürdürülebilir bir turizm anlayışı ile uluslararası ziyaretçilere sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mine Emiroğlu, temel amaçlarının turist potansiyellerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak olduğunu söyledi. Turizm master planında eko ve agro turizme büyük önem verdiklerini ifade eden Emiroğlu, sürdürülebilir turizm anlayışını benimsediklerini belirtti. “Yerel yaşam kültürünü ön plana çıkaran alternatif ve sorumlu turizm anlayışını” temel aldıklarını söyleyen Emiroğlu, “AdaKıbrıs bizi anlatıyor” sloganı ile tanıtımlarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici ve Turist Profilini” anlattı 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü gününde Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici/Yeni Turist” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. İlk kez savaş arabalarının kullanıldığı Kadeş Savaşından buharlı trenin bulunmasın kadar geçen 3 bin yıllık sürede dünyada hızın hep aynı kaldığına işaret eden Erden, son 100 yılda ise hızın çok büyük bir ivmeyle artığını kaydetti. Erden, “Bu hıza uyamayan trendleri kaçırıyor, hızı yakalayamayan kaybediyor” dedi. 20’nci yüzyılın kitlesel bir dönem olduğunu belirten Levent Erden, 21. yüzyılda ise kitleselliğin bittiğini, “en”lerin ortadan kalktığını ve “çoklu kişilik” döneminin başladığını söyledi. Ekonomiden enerjiye her şeyin inişli çıkışlı bir seyir izlediğini vurgulayan Erden, bu dönemde hayalsizlik ve tatminsizliğin egemen olduğunu ifade etti. Levent Erden: Bundan sonra sürekli değişim olacak Bundan sonra sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada yaşanılacağına dikkat çeken Levent Erden, yeni alışkanlıkların ortaya çıktığını ve tekilleştirilmiş verinin öneminin arttığını vurguladı. “Müşteri her yerde iz bırakır” diyen Levent Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Veriyi elde etmek değil işlemek önemli. Veri ile hiper hedeflemeye sahibiz. Hiper daraltılmış hedeflemeler ve ona göre fiyatlama mümkün. İletişim dinlemektir. Tüketiciyi iyi dinlemek gerekiyor. Rekabetçi fark yaratmak için klişelerden kurtulmak gerekiyor. İnteraktif ortamda yapay zekanın olduğu bir dönemde farklı iş birlikleri mümkün. Bugün oyunlar çok yaygınlaşmış durumda. Oyunlar içinde turizm yok. Turizm oyunlarda da olmalı.” İçinde bulunduğumuz çağın “Algoritmokrasi” çağı olduğunu belirten Erden, “Algoritmalar geleceği belirleyecek. Çoklu yetenekli olmak lazım. Sürekli kendini yenilemek önemli. Gerçekçi olup imkansızı istememiz lazım” diye konuştu. Serdar Kuzuloğlu: Günümüzde müşteri, her şeyin merkezinde yer alıyor 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin son panelinde Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, geçmişten günümüze teknolojideki değişimleri ve dünyadaki dönüşümleri ele aldı. Turizmin insanların beklentilerinin en çok yükseldiği, kusurlara karşı insanların en tahammülsüz olduğu sektör olduğunu vurgulayan Kuzuloğlu, turizmde öngörülen ve öngörülemeyen çok parametre olduğunu ifade etti. Günümüzde müşterilerin her şeyin merkezinde yer aldığını ve tüketicilerin sınırsız beklentilerle şımartıldığını belirten Kuzuloğlu, “Kusursuzluğu beklediğimiz bir alan turizm. Tarihin hiçbir döneminde müşteri beklentileri bu kadar yüksek olmamıştı. Neyi, nasıl sunduğunuz algıyı, imajı belirliyor. İşlerimizin büyük kısmı algıdan oluşuyor” dedi. Kuzuloğlu: “Teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor” Sunumunu teknolojinin insanların ilk hayatına girdiği dönemden başlatan Serdar Kuzuloğlu ise şu örnekten yola çıktı: “İnsanların hayatına ilk mekanik teknoloji saatlerle girmiş. Sonrasında dikiş makinaları giriyor. O dönem terziler diyor ki; bu bizim işimizi elimizden alacak. Aynı dönemde Karl Marx’ın değerlendirmesi ise dikiş makinesiyle birlikte patronların işçilerin üzerinde tahakkümü artacak şeklinde oluyor. O dönemde Hindistan’da Gandi’nin yorumu da ‘Dikiş makineleri halkı üretken hale getirerek, onları fakirlikten kurtaracak’ oluyor. Aynı dönemde farklı coğrafyalarda söylenen bu üç düşünce de gerçekleşti. Bugüne kadar teknolojinin tüm paternlerinde aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşadık. Şimdi yapay zekayla birlikte de aynı tartışmaları yaşıyoruz. Teknoloji en kontrol edeceğiniz ama aynı zamanda en aleyhinize işleyecek şey. Yapay zekâ çağında soru sormayı unuttuk. Her şeyi yapay zekaya emanet etmek çok yanlış. Geri dönülemeyecek riskler yaratabilir çünkü yapay zekâ daha ilk aşamasında. Genel olarak değerlendirildiğinde teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor. İnsan faktörü var, kurum kültürü faktörü var. Çoklu katman söz konusu. Turizm açısından bakıldığında sizin kullandığınız teknoloji beni ilgilendirmiyor. Beni resepsiyondaki insanın davranışları, transferi yapan şoförün ruh hali ilgilendiriyor. Havalimanından çok eğlenceli bir ekiple otele geldim ve moralim yerine geldi. Müşterilerin sizin hangi teknolojiyi kullandığınızı görmemesi gerekiyor.”

Merit Park Hotel’a iki uluslararası ödül Haber

Merit Park Hotel’a iki uluslararası ödül

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önde gelen turizm markalarından Merit Park Hotel & Casino, uluslararası platformlarda önemli bir başarıya imza atarak iki prestijli ödülün sahibi oldu. Merit Park, global seyahat platformu Wingie Enuygun tarafından verilen “2025 Wingie Enuygun Selection – Signature Choice” ödülünün yanı sıra, dünyanın en büyük seyahat değerlendirme platformlarından biri olan Tripadvisor tarafından verilen “Travellers’ Choice 2025” ödülüne de layık görüldü. MİSAFİR DENEYİMİNDE ULUSLARARASI STANDART Her iki ödül de; misafir memnuniyeti, hizmet kalitesi ve kullanıcı deneyimi gibi doğrudan ziyaretçi geri bildirimlerine dayanan kriterlerle belirleniyor. Bu başarı, Merit Park’ın yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir hizmet standardına ulaştığını ortaya koyuyor. KKTC TURİZMİNE KATKI ARTARAK DEVAM EDİYOR Merit Park’ın elde ettiği bu çifte başarı, KKTC turizmi açısından stratejik bir anlam taşıyor. Uluslararası platformlarda elde edilen bu tür ödüller, KKTC’nin global turizm haritasındaki görünürlüğünü artırıyor Yeni turist akışını destekleyerek ekonomiye doğrudan katkı sağlıyor. Özellikle Doğu Akdeniz’de rekabetin giderek arttığı bir dönemde, bu tür başarılar ülkenin turizm markalaşma sürecinde kritik rol oynuyor. SEKTÖRE GÜÇLÜ REFERANS Sektör temsilcileri, Merit Park’ın elde ettiği bu ödüllerin yalnızca bir tesis başarısı değil, aynı zamanda KKTC turizm sektörünün ulaştığı seviyenin bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Merit Park Hotel & Casino’nun uluslararası platformlarda elde ettiği bu başarıların, önümüzdeki dönemde ülke turizmine daha fazla katkı sağlaması bekleniyor.

Ataoğlu, Anadolu’da Turizm Tanıtım Atağını Sürdürüyor Haber

Ataoğlu, Anadolu’da Turizm Tanıtım Atağını Sürdürüyor

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs turizmini daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla Anadolu’nun farklı şehirlerinde aktif tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini belirtti Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Ataoğlu tanıtım faaliyetleri kapsamında, Kapadokya bölgesinde düzenlenecek acenteler toplantısına katılmak üzere gittiği Nevşehir'de Nevşehir Valisi Ali Fidan ve Göreme Belediye Başkanı Ömer Eren ile bir araya geldi. Kayseri, Nevşehir ve Kapadokya bölgesinde gerçekleştirilen temasların büyük önem taşıdığını ifade eden Ataoğlu, “Kıbrıs’tan turizm acentelerimizle birlikte buradayız. Amacımız, ülkemizin turizm değerlerini yerinde anlatmak, yeni iş birlikleri geliştirmek ve karşılıklı turist akışını artırmaktır.” dedi. Görüşmelerde turizm alanında iş birliği olanakları, Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Program, Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı himayesinde, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) iş birliğinde organize edildi. Ataoğlu’na, Kuzey Kıbrıs’tan bazı turizm acente temsilcileri eşlik etti. Ataoğlu'nun da katılacağı Kapadokya’daki acenteler toplantısına Türkiye’nin farklı bölgelerinden profesyoneller de katılacak. Toplantıda, Kuzey Kıbrıs turizminin olanakları detaylı şekilde ele alınacak, Kıbrıs Türk kültürünü yansıtan özel sunumlar gerçekleştirilecek, geleneksel yemeklerin tanıtımı yapılacak. Temaslarda, özellikle acenteler arası doğrudan iletişimin artırılması ve yeni tur paketlerinin oluşturulması için zemin oluşturulması amaçlanıyor.

KKTC Turizminde Savaş Gölgesi Rezervasyonlar Azaldı Haber

KKTC Turizminde Savaş Gölgesi Rezervasyonlar Azaldı

Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Canan Onurer’in Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu. Programda ilk olarak İran savaşı gölgesinde Kuzey Kıbrıs turizmini değerlendiren Aktunç, savaşın başta bölge olmak üzere dünyayı olumsuz etkilediğini ifade etti. İçinde bulunulan coğrafi koşullarda turizm sektöründe en önemli etkenlerden birinin güvenlik ve fiyatlar olduğunu belirten Aktunç, Güney Kıbrıs’ın silahlanmasının bölgeyi daha riskli hale getirdiği algısını güçlendirdiğini söyledi. Buna rağmen Güney Kıbrıs’ta turizmle ilgili bakanlıkların savaş konusunda herhangi bir paylaşım yapmadığını ve sektörü savaştan bağımsız tuttuklarını kaydeden Aktunç, onlarca uçuşun iptal edildiği bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ta böyle bir durumun yaşanmadığını belirtti. "KUZEY'DE, GÜNEY KIBRIS'TAKİ KADAR UÇUŞ İPTALİ OLMASA DA REZERVASYONLARDA BİR AZALMA VAR" Bu çerçevede turizm paydaşlarının daha fazla motive edilmesi gerektiğini vurgulayan Aktunç, mevcut konjonktürün kısa sürede sona erebileceğini düşündüğünü, aksi halde savaşın mali etkilerinin devam edebileceğini ifade etti. Turizm sektörünün bu süreçte nasıl izole edileceğinin ve savaş sonrası hangi desteklerin verileceğinin belirlenmesi gerektiğine işaret eden Aktunç, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kuzey Kıbrıs’a yaptığı ziyaret sırasındaki değerlendirmelerine de değindi. İçerik üreticilerinin ülkenin güzelliklerini ön plana çıkardığını ve savaştan bahsetmeyerek güvenli bölge algısı oluşturduğunu belirten Aktunç, Kuzey Kıbrıs’ın da benzer bir çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Uçuş iptali yaşanmasa da rezervasyonlarda azalma olduğunu ifade eden Aktunç, hizmet ve insan odaklı turizm sektörünün bu algıdan uzak tutulması gerektiğini vurguladı. "CARİ AÇIĞIN AZALTILMASINDA EN BÜYÜK KATKIYI SAĞLAYAN TURİZMİN DESTEKLENMESİ BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR" Tasarruf önlemlerini de değerlendiren Aktunç, bu önlemlerin turizm gibi gelir getirici sektörlere katkı sağlayacak düzeyde olmaması halinde çarpan etkisiyle daha büyük zararlara yol açabileceğini belirtti. Turizme desteğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Aktunç, cari açığın azaltılmasında en büyük katkıyı sağlayan turizm, hizmet ve özel sektörün desteklenmesinin önemine dikkat çekti. AKTUNÇ, TURİZMİN REKABETTE GERİDE KALMASINA NEDEN OLAN 3 FAKTÖRE DE DİKKAT ÇEKTİ Onurer’in “Akaryakıt zamları turizm sektörünün girdi maliyetlerini olumsuz etkilemiyor mu?” sorusunu da yanıtlayan Aktunç, sektör temsilcilerinin bu konuda şikayetleri olduğunu söyledi. Son 13 ayda üç kez verilen hayat pahalılığı artışının maliyetleri yükselttiğini belirten Aktunç, Kuzey Kıbrıs turizminin rekabette geride kaldığını ve Avrupa’ya göre pahalı hale geldiğini ifade etti. Yılın 12 ayı güneş alan bir ülkede güneş enerjisinin yeterince kullanılmaması nedeniyle enerji maliyetlerinin yüksek kaldığını, personel ve diğer girdi maliyetlerinin de arttığını belirten Aktunç, rekabet gücünü artıracak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi ve Ada Kıbrıs projesinin de bu doğrultuda ortaya çıktığını kaydetti. "SIRF HÜKÜMET ELEŞTİRİLECEK DİYE TURİZME ZARAR VERİLMEMELİ" Tasarrufların sektöre katkı sağlayacak şekilde uygulanmaması ve zamlarla savaş döneminin olumsuz etkilerinin sübvanse edilmesinin rekabet gücünü daha da zayıflatacağını ifade eden Aktunç, kamu maliyesinin sınırlı tasarruf sağlaması uğruna turizmden daha büyük gelir kaybı yaşanabileceğini vurguladı. Cari açığın kapanmasına en büyük katkıyı sağlayan özel sektöre destek verilmesi ve tanıtım faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan Aktunç, eleştirilerin yapılmasının doğal olduğunu ancak kamu maliyesine en büyük katkıyı sağlayan turizm sektörünün zarar görmemesi gerektiğini ifade etti. Güney Kıbrıs’ta turistleri etkilememek adına bu hassasiyetin gözetildiğini belirten Aktunç, turizme desteğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu yineledi.

Turizm ve Etkinlik Sektörü, 23. Kez ACE of M.I.C.E.’ta Buluşuyor Haber

Turizm ve Etkinlik Sektörü, 23. Kez ACE of M.I.C.E.’ta Buluşuyor

Dream Project tarafından düzenlenen ve etkinlik sektörünün “Oscar”ları olarak kabul edilen Masters of Events by ACE of M.I.C.E. Awards, 17–18 Ocak 2026 tarihlerinde Elexus Hotel & Convention, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ev sahipliğinde 23. kez gerçekleştirilecek. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ulusal ve uluslararası kurumsal firmalar, etkinlik ajansları, oteller, acenteler, turizm profesyonelleri ve MICE sektörünün lider isimleri bir araya gelerek, iki gün boyunca sektörün geleceğine yön verecek. Sektörün En İyileri 26 Kategoride Yarışacak Dünya MICE sektörünün en prestijli ödülleri arasında yer alan ACE of M.I.C.E. Awards, 26 ayrı kategoride yılın en başarılı etkinliklerini ve projelerini ödüllendirecek.
Başvurular 1 Kasım -16 Aralık tarihleri arasında yapılabilecek. 60 kişilik seçkin kurumsal jüri heyetinin oylamaları sonucunda belirlenen kazananlar, büyüleyici bir gala gecesiyle ödüllerine kavuşacak. Gecede kırmızı halı seremonisi, özel sahne performansları ve görkemli gala yemeğiyle MICE sektörünün en prestijli markaları unutulmaz bir gece yaşayacak. Kırmızı halıdaki şıklık yarışının yanı sıra, sektörün başarı hikâyeleri de bu özel gecede taçlanacak. B2B Toplantılar ile Sektörel Büyümeye Katkı ACE of M.I.C.E. organizasyonu yalnızca bir ödül töreni değil, aynı zamanda güçlü bir ticari platform olarak sektörün büyümesine katkı sağlıyor.
Etkinlik kapsamında düzenlenecek B2B toplantılar, network etkinlikleri ve paneller ile yüzlerce kurumsal marka ve etkinlik satın alıcısı (hosted buyer) bir araya gelecek.
İki gün sürecek bu buluşmalar, yeni iş birlikleri kurulmasına, networklerin genişlemesine ve MICE endüstrisinin ticari hacminin büyümesine olanak tanıyacak. Volkan Ataman: “Bu yıl da MICE sektörünün devlerini bir araya getiriyoruz” Dream Project CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, etkinlikle ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “23. ACE of M.I.C.E. ile sektörümüzü bir kez daha uluslararası standartlarda bir araya getiriyoruz.
B2B network toplantıları, interaktif oturumlar ve büyüleyici ödül gecesiyle MICE profesyonellerine ilham verecek bir platform oluşturmayı sürdürüyoruz.
Kuzey Kıbrıs’ta dördüncü kez gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon, ‘Ada Kıbrıs’ın’ MICE turizmine ve ticari potansiyeline güçlü bir ivme kazandıracak.” Ataman ayrıca, ACE of M.I.C.E.’in sadece bir ödül platformu değil, aynı zamanda sektörün sürdürülebilir büyümesi için önemli bir “buluşma noktası” olduğunu belirtti: “Bu büyük organizasyonla sektörde mükemmelliği teşvik ediyor, kurumların ve ajansların global arenada daha görünür hale gelmesini hedefliyoruz.” ACE of M.I.C.E. 2026: Sektörün Pusulası Olmaya Devam Ediyor Her yıl daha fazla katılımcıyı ağırlayan ve marka değerini güçlendiren Masters of Events by ACE of M.I.C.E. Awards, 2026’da da MICE sektörünün yenilik, yaratıcılık ve profesyonellik vizyonunu ileriye taşıyacak. Kuzey Kıbrıs’ın eşsiz atmosferinde gerçekleşecek bu büyük organizasyon, turizm ve etkinlik sektörünün geleceğine yön verirken; Türkiye ve bölge ülkeleri için de MICE endüstrisinin en prestijli buluşması olmayı sürdürecek.

Serhan Aktunç: Kuzey Kıbrıs Turizminde Başarı Var Haber

Serhan Aktunç: Kuzey Kıbrıs Turizminde Başarı Var

Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Canan Onurer'in Kıbrıs Postası TV'de hazırlayıp sunduğu Sabahın Haberleri programına konuk oldu. Aktunç, katıldığı programda turizm sektörüne yönelik eleştirileri değerlendirerek, 2019 ile 2025 yıllarını kıyasladı. Pandemi sonrası gelirlerdeki toparlanmaya dikkat çeken Aktunç, Avrupa’dan gelişlerde düşüş yaşansa da genel tabloda artış olduğunu vurguladı. Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle Kuzey Kıbrıs’ın Akdeniz’de pahalı bir destinasyon haline geldiğini belirten Aktunç, çözüm için güneş enerjisine geçişin önemine işaret etti. Güney Kıbrıs’ın turizm bütçesiyle karşılaştırma yapan Aktunç, kısıtlı imkanlara rağmen elde edilen sonucun bir başarı olduğunu savundu. "TURİZMDE YAPILAN İYİ ŞEYLER ÖNEMSİZLEŞTİRİLİYOR" "Son zamanlarda Turizm ile ilgili yapılan iyi şeylerin bazen önemsizleştirildiğini gördüm bunu hissettim" diyen Serhan Aktunç, bu sebeple bazı açıklamalar yapma ihtiyacı hissettiğini ifade etti. Aktunç, rakamlar üzerinden gidildiğinde, dış faktörlere bağlı ve "elde olmayan" sebeplerden ötürü eleştiriler geldiğini öne sürdü. Eleştirilerin "başının üstünde yeri olduğunu" vurgulayan Aktunç, bu eleştirilerin yapıcı olması gerektiğini düşündüğünü belirtti. "2021'DE TURİZM GELİRLERİ 340 MİLYON DOLARA GERİLEDİ" Yazdığı yazıda, 2019'la, 2025'i kıyasladığını açıklayan Aktunç, bu seçimin sebebini 2019'un teşviklerle birlikte, turizm için "çok iyi bir sene" olmuş olması olarak açıkladı. Aktunç, bu yıllarda özellikle Avrupa'dan gelen turistlerin sayısının iyi düzeyde olduğunu belirtirken, sonrasında araya pandeminin girdiğini ve bu dönemde gelirlerin çokça düştüğünü hatırlattı. Pandeminin bulunduğu 2021'de turizm gelirlerinin 340 milyon Dolarlara gerilediğini ifade eden Aktunç, bu miktarın "cari açığın sadece yüzde 24'ünü" kapsadığını açıkladı. "ÜRETİCİ, TURİZM OLMADAN ÜRETTİKLERİNİ SATAMIYOR" "Üretici, turizm olmadan ürettiklerini satamıyor" diyen Aktunç, 2024-2025 rakamlarında 2019'a kıyasla Avrupa'dan gelişlerdeki düşüşün yüzde 14 olduğunu kaydetti. Aktunç, öte yandan, genele bakıldığında 2024'te, 2019'a kıyasla yüzde 45 artış olduğunu, 2025 yılında ise 2024'e göre yüzde 17'ye yakın bir artış olduğunu ifade etti. "KUZEY KIBRIS ENFLASYON NEDENİYLE AKDENİZDE'Kİ DİĞER SEÇENEKLERE KARŞI PAHALI KALDI" Avrupa'dan gelen turist sayısının, Kuzey Kıbrıs'ın enflasyon gerekçesiyle Akdeniz'deki diğer seçeneklere karşı pahalı kalmasından dolayı düştüğünü öne süren Aktunç, turizmde pahalılığın azalması için güneş enerjisi sistemine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Cafe, restoran ve otellerin en büyük maliyetlerinden birinin enerji olduğunu ifade eden Aktunç, "maalesef bu gerçekler gözardı edilerek, Avrupa'dan gelişlerin azalması öne çıkarılıyor" dedi. "ELİMİZDEKİ İMKANLARLA ÜLKEYE GELEN TURİST SAYISI BİR BAŞARIDIR" "Güney Kıbrıs'a 4 milyon turist geliyor, bize 2 milyon turist geliyor; onların turizm gelirleri 3 buçuk-4 milyar, bizim 1 milyar 800 milyon Euro civarında" denerek kıyaslanma yapıldığını belirten Aktunç, bunun sebeplerinin de göz ardı edildiğini vurguladı. Aktunç, Güney Kıbrıs'ın 70 milyon Euro'ya yakın bir turizm pazarlama bütçesi olduğunu belirtirken, Kuzey Kıbrıs'ta ise Turizm Bakanlığı'nın bütçesinin 8 milyon Euro olduğunu öne sürdü. Güney Kıbrıs'ın Turizm Bütçesinin, Kuzey Kıbrıs'ın 9 katı olduğunu fakat buna karşın getirebildiği gelirin "yalnızca" 2 kat olduğunu vurgulayan Aktunç, "harcanan parayla elde edilen gelir oranına bakıldığında elimizdeki bütçeyle, yapılan tanıtımla, verilen teşviklerle, esasında bir başarı var" dedi. Aktunç, "elimizdeki imkanlarla, elimizdeki bütçeyle, içinde bulunduğumuz izolasyonlarla, direkt uçuş olmamasıyla", Kuzey Kıbrıs'ın dezavantajlı bir konumda olduğunu vurgulayarak, bu şartlarda ülkeye gelen turist sayısının bir başarı olduğunu ifade etti.

Kıbrıs’ta Turizme Çöp Darbesi Haber

Kıbrıs’ta Turizme Çöp Darbesi

Uluslararası Final Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şerife Gündüz, Kıbrıs Postası’na çevre sorunlarıyla ilgili konuşarak, Kuzey Kıbrıs'ta çevre kirliliğinin ciddi boyutlarda olduğunu ve en büyük sorunun, yasaların uygulanmaması olduğunu vurguladı. "ÇEVRE YASALARI, FİİLİYATTA UYGULANMADIĞI SÜRECE HİÇBİR ANLAM TAŞIMIYOR" Gündüz, mevcut çevre yasalarına göre yere çöp atmanın asgari ücretin dörtte birinden başlayan para cezası bulunduğunu ancak bu cezaların fiiliyatta uygulanmadığını belirterek, “Teknolojiyi her yerde kullanıyoruz; kameralar her yere yerleştirilmiş durumda. En azından arabadan dışarı çöp atanlardan başlayarak caydırıcı cezalar uygulanmalı. Devletin yönetmesi, cezayı kesmesi gerekiyor” dedi. "BİR TURİZM ÜLKESİ OLARAK TURİST BEKLERKEN, HER TARAFIN ÇÖP İÇİNDE OLMASI İSE TAM ANLAMIYLA BİR İRONİ" Turizm ülkesi olma iddiasıyla turist beklenirken, ülkenin çöp içinde olmasının bir ironi olduğunu söyleyen Gündüz, çevre kirliliğinin insan sağlığına doğrudan zarar verdiğini ifade etti. Plastik, ambalaj ve gıda atıklarının doğaya bırakılmasının, suyun kalitesine, toprağa ve gıda güvenliğine olumsuz etkiler yaptığını dile getirdi. Altın Sahil’de yaşadığı bir olayı örnek veren Gündüz, “Burası Özel Çevre Koruma Bölgesi, Potansiyel Natura 2000 alanı ve Akdeniz Kaplumbağaları için çok önemli bir yer. Zaten gemilerden gelen kirlilikle boğuşurken, yüzmeye gelen insanların geride bıraktıkları poşetler dolusu çöplerle mücadele etmek zorunda kalıyor” diye konuştu. "YASALAR NET ŞEKİLDE UYGULANMADI, ÖZEL BİRİMLER İLE ÇEVRE KORUNMALI" Çözüm önerilerini de paylaşan Gündüz, “Bu iş insanların vicdanına bırakılamaz. Çevre polisi mi, çevre zabıtası mı ya da belediyelerin oluşturacağı özel bir birim mi; her ne ise, sürekli denetim yapılmalı. Yasalar net şekilde uygulanmalı” dedi. Gündüz, doğayı ve ülkeyi seven insan sayısının az olduğunu, anayasanın temiz bir çevrede yaşama hakkını garanti altına almasına rağmen bunun sağlanmadığını ifade etti. Çocukların da kirlenmemiş bir çevrede yaşama hakkı olduğunu hatırlatan Gündüz, “Onları çöp içinde büyüyen bir nesil olarak yetiştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Fikri Ataoğlu: Kuzey Kıbrıs’ı Turizm Markası Yapmaya Kararlıyız Haber

Fikri Ataoğlu: Kuzey Kıbrıs’ı Turizm Markası Yapmaya Kararlıyız

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 27 Eylül Dünya Turizm Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ataoğlu, "Turizm, kültürleri birbirine yaklaştıran, insanlar arasında anlayış ve dostluğu güçlendiren önemli bir köprüdür. Ülkemizin eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve misafirperver insanları ile bu sektörde hak ettiği yeri alması için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" dedi. Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın Akdeniz’in kalbinde yer aldığını, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu cennetin, doğal güzellikleri ve kültürel çeşitliliği ile ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunduğunu vurguladı. "Bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirmek, sürdürülebilir ve nitelikli bir turizm anlayışı ile geleceğe taşımak öncelikli hedefimizdir" ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak ülke turizmi için büyük projelere imza attıklarını belirten Ataoğlu, "Girne Antik Limanı’nı yeni çehresi ile turizmin hizmetine kazandırdık, Tiyatrolar binasını bitirme aşamasına geldik, Girne Güzel Sanatlar Müzesi’ni yakında ziyarete açacağız, bunun yanı sıra Turizm Master Planı çalışmalarımızı başlattık. Bu çalışma ile turizmin 10 yıllık geleceğini sektör ile birlikte inşa etmiş olacağız" dedi. Ataoğlu, Güney Kıbrıs’ın turizmi baltalamak için yaptığı girişimlere karşı, Ercan Havalimanı’ndan turist akışını artırmayı hedeflediklerini belirtti. "Bunu da 2025 yılında Avrupa bölgesinden gelecek olan uçaklara teşvik vererek çözmeyi ümit ediyoruz" dedi. "Ada Kıbrıs" markası ile Türkiye pazarında güçlü tanıtımlar başlattıklarını açıklayan Ataoğlu, "Bu alanda çok iyi bir proje çalışması yürütüyoruz. Anavatan Türkiye’de yaşayan kardeşlerimizin ülkemizi daha iyi tanımaları ve tatillerini burada planlamaları için bu yapılan çalışma da önemli bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı. Ataoğlu, mesajının sonunda, "Bu çalışmalar ışığında Dünya Turizm Günü’nün, ülkeler arasında turizmin önemini daha iyi kavrayarak, sürdürülebilir bir kalkınma yolunda ilerlemeye vesile olmasını temenni ediyorum. Turizm sektörünün gelişmesi, sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda kültürel zenginliklerimizin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da son derece kıymetlidir. Bu anlayışla, Kuzey Kıbrıs’ı bir turizm markası haline getirmek için gayretle çalışmalara devam edeceğiz" dedi. Son olarak Ataoğlu, "Tüm turizm emekçilerimize ve turizm dostlarımıza başarı ve mutluluklar diliyor, Dünya Turizm Günü’nü kutluyorum" diyerek mesajını tamamladı.

İngiltere’deki Kıbrıs turizm reklamları rahatsızlık yarattı Haber

İngiltere’deki Kıbrıs turizm reklamları rahatsızlık yarattı

Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı basın bürosundan verilen bilgiye göre, İngiliz Reklam Standartları Kurumu'na (ASA) göre, Kuzey Kıbrıs Turizm Kurulu (NCTB) tarafından verilen televizyon reklamına 394 şikayet geldi. İngiltere'deki faaliyet gösteren National Federation of Greeks, (Kıbrıslı Rumlar Ulusal Federasyonu) da, reklamı, "sözde Türk işgali altındayken 'Kuzey Kıbrıs'ı bir tatil yeri olarak sunduğundan" "yanıltıcı" olduğunu iddia ederek, şikayette bulunmuştu. ASA, gelen şikayetçilerin reklamı "izleyicileri değişken ve güvenli olmadığına inandıkları bir yerde tatil yapmanın tehlikeleri hakkında bilgilendirmeyi ihmal ettiği" gerekçesiyle eleştirdiklerini belirtti. ASA ŞİKAYETLERİ REDDETTİ Ancak ASA, reklamın herhangi bir kuralı çiğnemediğini ve daha fazla araştırmaya gerek olmadığını belirterek buna karşı çıktı. ASA, Şikayetleri kabul etmeme kararında, Birleşik Krallık Hükümeti'nin Kuzey Kıbrıs'a seyahat edilmemesi konusunda bir seyahat uyarısı olmadığına dikkat çekti. 2005'TE YASAKLATMIŞLARDI (Rum) Kıbrıslılar Ulusal Federasyonu, 2005 yılında Londra'nın toplu taşıma ağında Kuzey Kıbrıs seyahat reklamlarını yasaklayan başka bir kampanyada etkili olmuştu. Binlerce Kıbrıslı Türk, Nisan 2005'te yasağı protesto etmek için sokaklara dökülmüştü. Yasağa ilişkin Yüksek Mahkeme'de açılan davayı İngiltere'nin önde gelen KKTC tur operatörü Cyprus Paradise kazanmıştı. Kararda "ifade özgürlüğü"nün kısıtlandığına vurgu yapılmıştı. ATAOĞLU: "KUZEY KIBRIS'IN TURİZM DESTİNASYONU OLARAK TANITILMASI YASAL HAKKIMIZDIR" Londra Gazete’ye özel açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs tanıtım reklamlarına yapılan şikayetler üzerine şöyle konuştu: ‘‘Kuzey Kıbrıs'ın turizm destinasyonu olarak tanıtılması yasal hakkımızdır. Kuzey Kıbrıs turizminin tanıtım reklamlarına dahi tahammülü olmayan zihniyetin değişmediğini üzülerek görüyor ve ibretle izliyoruz. İngiliz Reklam Standartları Kurumu, 2005 yılında Kıbrıslı Türkler tarafından kazanılan bir mahkeme kararını göz ardı etmeden, yapılan şikayetler üzerine yerinde bir açıklama yapması bizleri sevindirdi. Kuzey Kıbrıs’ın tanıtım faaliyetlerine taş koymaya çalışanlara rağmen, o taşlardan kendimize basamak yapıp tanıtım faaliyetlerimizi zirveye taşıyoruz. Ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynaklarından olan turizm sektörünün pandemiden sonra özellikle bu yıl yükselen bir grafik sergilemesinin Kuzey Kıbrıs turizmi adına memnuniyet verici bir durum oldu." Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile iş birliği içinde olduklarını belirterek “KKTC’nin tanıtıcı reklamları yayınlanmaya devam edecek” dedi. İngiltere’de yaşayan ciddi bir Kıbrıslı Türk nüfusun olduğunu ekleyen Ataoğlu, küçük toplumların her zaman kenetlenerek ayakta durduğunu, bu nedenle İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler ile var olan gönül bağının daha da güçlenmesi için çalıştıklarını ifade ederek, "KKTC'ye yönelik yapılan haksız lobilere karşı hep birlikte tek yumruk olarak adım atmamız çok önemli" ifadelerini kullandı. Kaynak Kıbrıs Postası 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.