Hava Durumu

#Küresel Turizm

TOURISMJOURNAL - Küresel Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küresel turizm ve enerji piyasalarında savaş etkisi Haber

Küresel turizm ve enerji piyasalarında savaş etkisi

Petrol Fiyatlarında Rekor Artış ve Hürmüz Boğazı Riski Dünya ekonomisi, İran’daki savaşın giderek artan etkileriyle sınanıyor. Avrupa’da belirleyici petrol türü Brent, Pazar günü geçici olarak neredeyse %19 artışla varil başına 110 dolara (159 litre) yaklaştı. ABD’de ise WTI petrolü, 2022’den bu yana ilk kez varil başına 100 doları aştı. Fiyatlardaki bu sert artışın temel nedeni, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli bir blokaj riski. İran’a yönelik saldırılar sonrası, stratejik öneme sahip bu boğazdan neredeyse hiç gemi geçmiyor. Normal koşullarda, bu geçit üzerinden günlük olarak dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri taşınıyor. Küresel piyasalarda belirsizlik artarken, enerji ve turizm sektörleri gelişmeleri yakından izliyor. Havayolu Maliyetleri ve Turizme Etkisi Petrol fiyatlarındaki yükseliş, havayolu maliyetlerini doğrudan artırıyor. Jet yakıtı fiyatları dört yılın zirvesine yaklaşırken, havayolları kârlılık baskısı altında ve bilet fiyatlarını yeniden değerlendiriyor. Bilet fiyatlarında ilk artışlar geçtiğimiz hafta bazı uluslararası rotalarda gözlendi. Örneğin, Londra–Singapur tek yön ekonomi sınıfı uçuş fiyatları savaş öncesi ortalama €650 iken, 21 Mart için ortalama €1.650 seviyesine ulaştı. Frankfurt–Mumbai uçuşlarında Air India ile fiyatlar €767’den başlıyor; normal fiyatın yaklaşık iki katı. Analistler, jet yakıtı maliyetleri ve hava sahası kısıtlamaları nedeniyle uzun menzilli Asya-Pasifik uçuşlarında %8–15, transatlantik rotalarda ise %6–10 fiyat artışı bekliyor. Turizm Talebi ve Orta Doğu’ya Yansıması Orta Doğu destinasyonları, bu artışlardan en hızlı etkilenecek bölgeler olarak öne çıkıyor. Daha yüksek uçak biletleri ve genel enflasyon, seyahat harcamalarını kısıtlayarak yılın ilerleyen dönemlerinde turizm talebini yavaşlatabilir. Körfez ülkelerindeki oteller ve turizm altyapısı, devam eden çatışma nedeniyle ciddi bir imaj sınavından geçiyor. Dubai’de bazı lüks otellerde küçük hasarlar ve tatil iptalleri görülürken, turistler güvenlik endişeleriyle rezervasyonlarını ertelemeyi tercih ediyor. Buna rağmen, ITB Berlin 2026 etkinliğinde sektör gözlemcileri, küresel seyahat talebinin hâlâ dayanıklı olduğunu vurguladı. Ancak çatışma uzun sürer ve petrol fiyatları yüksek kalırsa, 2026 turizm büyümesinde yavaşlama, seyahat maliyetlerinde artış ve havacılık sektöründe artan oynaklık riski bekleniyor. Gelecek Perspektifi ve Önlemler Uzmanlar, hükümetlerin kriz yönetimi ve güvenlik önlemleri ile turist güvenini güçlendirebileceğini belirtiyor. Körfez ülkeleri, otellerin açık kalması ve güvenli seyahat garantileri ile bölgeyi güvenli bir destinasyon olarak sunmaya çalışıyor. Ancak uzun vadeli toparlanma, hem petrol piyasalarındaki istikrar hem de çatışmanın seyrine bağlı olacak.

Maldivler, 2027'de ITB Berlin'e ev sahipliği yapacak Haber

Maldivler, 2027'de ITB Berlin'e ev sahipliği yapacak

Ortaklık, ITB Berlin 2026 sırasında resmen duyuruldu. Anlaşma, Visit Maldives (MMPRC) CEO ve Genel Müdürü İbrahim Shiuree ile Messe Berlin CEO’su Dr. Mario Tobias tarafından, Hall 5.2’deki Maldivler standında düzenlenen törenle imzalandı. Dr. Mario Tobias, “Maldivler’in, ilk kez ev sahibi ülke olarak yer almasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra yeniden ITB Berlin’de merkez sahnede yer alacak olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu uzun soluklu iş birliği, ITB Berlin’in küresel bir platform olarak önemini ve Maldivler’in uluslararası turizmdeki güçlü konumunu gösteriyor. 2027’de Maldivler’in olağanüstü güzelliğini ve çeşitliliğini sergilerken turizm ile sürdürülebilirliğin birlikte nasıl ilerleyebileceğini de göstereceğiz.” dedi. İmza törenine Visit Maldives Corporation Başkanı Abdulla Ghiyas, İbrahim Shiuree, ITB Berlin Direktörü Deborah Rothe, Messe Berlin CEO’su Dr. Mario Tobias ve Messe Berlin Kıdemli Başkan Yardımcısı David Ruetz katıldı. Küresel turizm için eşsiz bir destinasyon 1.000’den fazla adası, turkuaz lagünleri, beyaz kumlu plajları ve zengin mercan resifleriyle Maldivler, dünyanın en ikonik uzak mesafe turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Ülke özellikle lüks resort deneyimleri, yerel ada turizmi ve misafirperverliği ile tanınıyor. ITB Berlin 2027’nin ev sahibi ülkesi olarak Maldivler, turizm çeşitliliğini lüks resortlardan butik otellere, dalış turizminden su sporlarına, wellness tatillerinden kültürel deneyimlere kadar geniş bir yelpazede tanıtacak. Sürdürülebilirlik ise ülkenin turizm stratejisinin temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Visit Maldives CEO’su İbrahim Shiuree, “ITB Berlin, adalarımızın sunduğu eşsiz deneyimleri dünyaya tanıtmak için ideal bir platform. Berlin’de küresel turizm sektörünü ağırlamayı ve Maldivler’i farklı kılan çeşitliliği, kaliteyi ve misafirperverliği göstermeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi. Diplomatik ziyaret ITB Berlin öncesinde Maldivler Cumhurbaşkanı Mohamed Muizzu, Berlin’i ziyaret ederek Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya geldi. Bu ziyaret, Maldivler’in Almanya ve uluslararası toplum için stratejik önemini vurguladı. “Visit Maldives Year 2027” 2027 yılı aynı zamanda “Visit Maldives Year” olarak ilan edildi. Cumhurbaşkanı Mohamed Muizzu tarafından duyurulan bu ulusal turizm kampanyası, Maldivler’in küresel turizmdeki cazibesini daha güçlü şekilde tanıtmayı amaçlıyor. Kampanya kapsamında uluslararası fuarlar, roadshow etkinlikleri ve dijital pazarlama faaliyetleriyle Maldivler’in doğal güzellikleri, kültürel mirası ve turizm altyapısı dünya genelinde tanıtılacak. ITB Berlin 2027’de güçlü tanıtım Ev sahibi ülke olarak Maldivler, 15 Mart 2027’de ITB Berlin’in resmi açılış galasına ev sahipliği yapacak. 16–18 Mart 2027 tarihleri arasında düzenlenecek fuar boyunca ülke, geniş kapsamlı bir program sunacak. Ziyaretçiler fuarda büyük bir ulusal pavilyon, kültürel gösteriler, networking etkinlikleri ve medya aktiviteleri ile karşılaşacak. Ev sahibi ülke rolüyle Maldivler, ITB Berlin ile uzun süredir devam eden iş birliğini güçlendirirken Alman ve Avrupa pazarlarının önemini de vurgulamış olacak. ITB Berlin 2027, yeni turizm talebi oluşturmak ve küresel turizm topluluğunda Maldivler’i öne çıkarmak için önemli bir platform olacak.

Aşırı turizme karşı ülkelerden radikal önlemler Haber

Aşırı turizme karşı ülkelerden radikal önlemler

Japonya 2025’te yaklaşık 43 milyon ziyaretçiyle tarihinin en yüksek turist sayısına ulaştı. Avrupa ise dünya genelindeki 1,5 milyar uluslararası varışın yarısından fazlasını ağırladı. Küresel seyahat hacminin 2030’a kadar 1,8 milyara çıkması beklenirken, hükümetler artan yoğunluğu yönetmek için yeni yollar arıyor. Bu kapsamda bazı ülkeler, yapay zekâ destekli kalabalık kontrol sistemleri devreye alıyor, fiziksel bariyerler kuruyor, yabancı ziyaretçilere daha yüksek giriş ücretleri uyguluyor ve hatta simgesel etkinlikleri iptal ediyor. Çoğu ülke, turistleri tamamen caydırmak istemiyor ancak ziyaretçileri yıl geneline yaymayı, daha kurallı ve sorumlu bir turizm anlayışını teşvik etmeyi ve yoğunluğu farklı bölgelere dağıtmayı hedefliyor. Turizm otoriteleri ve sektör temsilcileri, artan baskıya karşı daha kararlı ve sert yöntemleri denemeye devam ediyor. BBC, ülkelerin aşırı turizme karşı aldığı önlemleri derledi: Japonya: Engelleme ve kısıtlama dönemi Fuji Dağı’nın eteklerinde kiraz çiçekleri bu yıl da açtı, turist akını da sürüyor. Ancak Japonya’nın Fujiyoshida kentinde geleneksel sakura festivali iptal edildi. Normalde yaklaşık 200 bin ziyaretçiyi ağırlayan etkinlik, yerel halkın artan çöp sorunu, izinsiz girişler ve turistlerin özel mülklere girmesi yönündeki şikâyetleri üzerine kaldırıldı. Kiraz çiçeği festivalinin iptali, Japonya’nın aşırı turizmi kontrol altına almak için attığı adımların son halkası oldu. Uzun süredir yoğunlukla mücadele eden Kyoto’da da benzer önlemler devreye alındı. Kent yönetimi, tarihi Gion bölgesindeki bazı sokaklara erişimi kısıtladı ve geyşaların fotoğraflanmasını yasakladı. Bunun yanı sıra teknolojiye yönelerek dijital kalabalık yönetim araçlarını hayata geçirdi. Yeni “Yoğunluk Tahmin” sistemi, turistik noktaları ziyaret etmek için en uygun gün ve saatleri öngörüyor. “Smart Navi” uygulaması ise anlık kalabalık bilgisi sunuyor. “Hidden Gems” (Gizli Hazineler) girişimi, ziyaretçileri ünlü tapınakların dışındaki daha sakin altı bölgeye yönlendirmeyi amaçlıyor. “Hands Free Kyoto” uygulaması ise valiz taşıma ve depolama hizmeti sağlayarak toplu taşımadaki yoğunluğu azaltmayı hedefliyor. Kyoto Sürdürülebilir Turizm Tanıtım Bölümü yöneticisi Kousaku Ono, “Aşırı turizme karşı sihirli bir çözüm yok. Ancak hem vatandaşların günlük yaşamını korumak hem de ziyaretçilere konforlu bir deneyim sunmak için önlemler almaya devam edeceğiz” dedi. Tur operatörleri de rotalarını değiştiriyor. B-Corp sertifikalı Inside Travel Group, Japonya programını daha az ziyaret edilen Toyama, Nagoya, Nagasaki, Aomori ve Yamaguchi gibi beş bölgeye kaydırdı. Şirketin genel müdürü Tim Oakes, “Aşırı turizm, seyahatin geleceği açısından en büyük tehditlerden biri. Sektörün bu sorunla doğrudan yüzleşmesi gerekiyor. Bu bölgeler ziyaretçi istiyor, ancak aşırı kalabalık değil” ifadelerini kullandı. ABD: Uluslararası ziyaretçilere ek ücret ABD ise aşırı turizmle mücadelede daha doğrudan mali önlemlere yöneldi. Ülke genelinde 85 milyon dönüme yayılan ve 433 parkı kapsayan Ulusal Parklar Sistemi, yabancı ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi. Ancak rekreasyon amaçlı ziyaretlerin yarısı en popüler 25 parkta yoğunlaşıyor. Bu durum kalabalık, uzun giriş kuyrukları ve artan çöp sorunu gibi sıkıntıları beraberinde getiriyor. 2026 itibarıyla ABD, Yellowstone, Yosemite ve Grand Canyon dahil 11 popüler parkta uluslararası ziyaretçiler için kişi başı 100 dolarlık ek ücret uygulamaya başladı. Tüm federal rekreasyon alanlarını kapsayan yıllık “America the Beautiful” kartı ise ABD vatandaşları için 80 dolar iken, yabancılar için 250 dolara yükseltildi. Bu adım, İçişleri Bakanlığı’na ABD vatandaşı olmayanlardan daha yüksek ücret alınması talimatını veren bir başkanlık kararnamesinin ardından geldi. Ancak bazı haberlerde, park girişlerinde vatandaşlık kontrolü ve kimlik doğrulaması yapılması nedeniyle kuyrukların daha da uzadığı belirtiliyor. Buna rağmen sektördeki bazı isimler, ücret artışının tek başına aşırı yoğunluğu azaltmak için yeterli olmayacağını savunuyor. Yellowstone, Grand Canyon, Zion, Moab ve Yosemite çevresinde özel seyahat programları düzenleyen EXP Journeys’in kurucu ortağı Kevin Jackson’a göre, “Simgesel parklar için talep hâlâ çok güçlü. Bizim tasarladığımız seyahatlerde ek ücret toplam maliyetin küçük bir kısmını oluşturuyor. Bu nedenle tek başına caydırıcı olması zor.” Jackson, yine de bazı uluslararası ziyaretçilerin ek ücret uygulanmayan daha az bilinen parkları tercih edebileceğini, örneğin Utah’taki Canyonlands’in bu açıdan alternatif olabileceğini belirtiyor. SPARK adlı destinasyon pazarlama şirketinin yöneticilerinden Dulani Porter ise sorunun daha yapısal olduğuna dikkat çekiyor. Porter’a göre, Zion ve Yosemite gibi parklardaki yoğunluk büyük ölçüde yaz aylarındaki iç turizm, okul takvimleri ve sınırlı yol ile otopark kapasitesi gibi faktörlerden kaynaklanıyor. “Fiyatlandırma tek başına bir ziyaretçi yönetim planı değildir” diyen Porter, uluslararası ziyaretçilerin yerel ekonomilere orantısız derecede katkı sağladığını, küçük bir caydırıcılığın bile otellerden restoranlara ve tur operatörlerine kadar geniş bir etki yaratabileceğini vurguluyor. Jamaika: Sezonu dengelemek için teşvik modeli Jamaika ise kısıtlamalar yerine teşvik yolunu tercih ediyor. 2025’te Kasırga Melissa’nın yol açtığı yıkımın ardından turizmi yeniden canlandırmak isteyen Karayip ülkesi, ziyaretçileri sezon dışı dönemlerde çekmek için farklı bir yöntem uygulamaya koydu. Mart ayından itibaren Jamaika Turizm Ofisi, JetBlue ve WeatherPromise iş birliğiyle, kasırga sezonunu da kapsayacak şekilde kasım ayı sonuna kadar yapılan Jamaika paket rezervasyonlarına “yağmur güvencesi” sunuluyor. Belirlenen “aşırı yağış” kriteri gerçekleşirse, bu seçeneği tercih eden yolcular otomatik olarak geri ödeme alıyor ancak seyahatlerini yine de gerçekleştirebiliyor. Böylece ziyaretçiler, Kingston’daki Bob Marley Müzesi gibi kapalı mekânları gezme ya da Nassau Vadisi’nde rom tadımı gibi alternatif deneyimlerden faydalanabiliyor. JetBlue Vacations’ın arkasındaki şirket Paisly’nin başkanı Jamie Perry, bu uygulamanın müşterilere yıl boyunca Jamaika’ya seyahat etme konusunda güven verdiğini belirtiyor. Perry, “Geleneksel olarak daha sakin dönemlerde seyahat etmenin algılanan riskini azaltarak hem ziyaretçi akışını yıl geneline yayıyoruz hem de yerel topluluklar için daha dengeli bir turizm modeli oluşturuyoruz” dedi. İspanya: Algoritmalarla kalabalık yönetimi Avrupa’da turizm karşıtı protestoların en görünür olduğu yerlerden biri olan Mallorca, artan yoğunluğu yapay zekâ desteğiyle yönetmeyi hedefliyor. Ada yönetimi, bu yıl içinde yeni internet sitesine entegre edilecek yapay zekâ tabanlı bir platformu devreye alacak. Gerçek zamanlı ziyaretçi verilerini kullanacak sistem, turistlere popüler noktaları ziyaret etmek için en uygun gün ve saatleri önerecek; aynı zamanda daha az bilinen alternatif rotalar sunacak. Cam üfleme ve geleneksel “llatra” örgücülüğü gibi yerel el sanatları, şarap bağları ve zeytinyağı üreticileri bu alternatifler arasında yer alıyor. Amaç, adanın “deniz, kum, güneş” imajının ötesine geçerek ziyaretçileri farklı deneyimlere yönlendirmek. Yeni atanan Turizm Bakanı ve Mallorca Sorumlu Turizm Vakfı Başkanı Guillem Ginard, “Mallorca PID (Akıllı Destinasyon Platformu) ile ulaşım, konaklama ve kaynakları tek bir sistemde topluyoruz. Böylece ziyaretçi akışını öngörebiliyor, deneyimi iyileştiriyor ve daha sağlıklı kararlar alabiliyoruz” dedi. Teknolojik adımların yanı sıra vakıf, “Ca Nostra” (Bizim Evimiz) adlı bir kampanya da başlattı. Kampanya, hem ziyaretçileri hem de yerel halkı Mallorca’yı geçici bir ev gibi görmeye ve adanın doğasını, kültürünü ve topluluklarını koruma sözü vermeye davet ediyor. Danimarka: Davranışsal teşvik modeli Avrupa’nın en hızlı büyüyen turizm destinasyonlarından biri olan Kopenhag, 2030’a kadar yüzde 24’e varan ziyaretçi artışı bekliyor. Şehir yönetimi, aşırı turizmin erken sinyallerine karşı kısıtlama yerine davranışsal teşvik yöntemini deniyor. 2024’te başlatılan CopenPay uygulamasıyla ziyaretçiler, bazı deneyimler için para yerine sürdürülebilir davranışlarla “ödeme” yapabiliyor. Örneğin kanallarda kano yaparken çöp toplamak ya da müzelere bisikletle gitmek, çeşitli etkinlik ve avantajlar için karşılık buluyor. Uygulamaya şimdiye kadar 30 binden fazla kişi katıldı. Bu süreçte bisiklet kiralamalarında yüzde 59 artış kaydedildi. Wonderful Copenhagen’da pazarlama, iletişim ve davranış direktörü Rikke Holm Petersen’e göre katılımcıların neredeyse yarısı, farklı ve özgün bir deneyim arayışıyla programa dahil oluyor. Petersen, her 10 katılımcıdan 7’sinin ise daha fazla bisiklete binmek ya da atıkları doğru ayrıştırmak gibi yeni alışkanlıkları ülkelerine döndüklerinde de sürdürdüğünü belirtiyor. Model, dünya genelinde 100’den fazla destinasyonun ilgisini çekti. Berlin ve Normandiya gibi bölgeler de benzer uygulamaları hayata geçirmeye hazırlanıyor. Petersen, “Birçok katılımcı her şehirde böyle bir uygulama olması gerektiğini söylüyor. Seyahat anlayışında daha geniş bir dönüşüm görüyoruz. Ziyaretçiler artık bir destinasyonu bulduklarından daha iyi bir durumda bırakmak istiyor” ifadelerini kullandı.

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede Haber

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede

AKTOB Başkanı Kaan K. Kavaloğlu ev sahipliğinde, bugün Antalya Kremlin Palace Hotel’de düzenlenen yemekli toplantıda, turizm sektörü temsilcileri turizm sektöründeki geliişmeleri değerlendirdi. Turizmin yeni yol haritasını açıklayan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin artık ziyaretçi sayısından çok kişi başı gecelik gelire odaklandığını söyledi. "Türkiye Küresel Pazarda Gücünü Korudu" Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel turizm verileri hakkında bilgi verdi. Kavaloğlu, dijitalleşme ve yapay zekanın turizme etkilerinden, Baltık pazarı ve bisiklet turizmine ilişkin genel değerlendirmelerde bulundu. Letonya, Litvanya ve Estonya pazarlarının istikrarlı büyüme gösterdiğini, Litvanya pazarının 2025 yılında yüzde 161 artışla 250 bin ziyaretçiyi aştığını söyledi. Baltık turistlerinin kişi başı yaklaşık 1.100 Euro harcama potansiyeliyle önemini ifade etti. Kavaloğlu, 2025 yılının küresel turizm açısından tarihi bir eşik olduğunu belirterek, uluslararası turist sayısının 1 milyar 523 milyona ulaştığını ve küresel turizm gelirlerinin yüzde 5 artışla 1,9 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ise yüzde 6’lık gelir artışıyla küresel pazardaki güçlü konumunu koruduğunu söyledi. "5 Yılda 125 USD Gelir Hedefi Yakalayabiliriz" AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin turizm vizyonunda nitelikli büyümenin öncelik haline geldiğini ifade etti. Kavaloğlu, geçmiş yıllarda 80 dolar bandında seyreden ortalama gecelik gelirin bugün 110 dolara yaklaştığını ifade ederek, bu artışın sürdürülebilir bir gelir modeline geçişin göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın önemli turizm destinasyonları olan İspanya ve Fransa'da ortalama gecelik gelirin 125 dolar seviyesinde olduğunu, Antalya’nın bu seviyeyi beş yıllık süreçte yakalayabileceğini dile getirdi. Turizmde dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. “Turizm sadece otel değil” Antalya turizminin başarısının yalnızca konaklama tesisleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Kavaloğlu, sektörün geniş ve birbirine bağlı bir yapıdan oluştuğuna dikkat çekti. Turizmi bir ekosistem olarak tanımlayan Kavaloğlu, havalimanında görev yapan emniyet personelinden otelde misafiri karşılayan çalışanlara, kat hizmetlerinden mutfak ekiplerine kadar herkesin bu zincirin parçası olduğunu söyledi. "Turizmin Geleceği Yapay Zekada" Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. "Kavaloğlu’ndan Sektöre Uyum ve İş Birliği Çağrısı" Kavaloğlu, turizmde kalıcı gelir artışı için tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, transfer şirketlerinden seyahat acentalarına, tur operatörlerinden yer hizmetleri personeline kadar geniş bir yapının koordinasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi.

Turizm 2026’da rekora koşuyor: Artış Avrupa’dan değil Haber

Turizm 2026’da rekora koşuyor: Artış Avrupa’dan değil

Küresel turizm, pandemi sonrası toparlanmasını hızlandırdı. BM Turizm Örgütü’nün yayımladığı son Dünya Turizm Barometresi’ne göre 2025’te 1,5 milyardan fazla kişi yurtdışına seyahat etti. Uluslararası varışlar bir önceki yıla göre yüzde 4 arttı. Bu oran, 2009–2019 arasındaki yıllık ortalama yüzde 5’lik büyüme trendine yaklaştı. BBC'nin aktardığına göre, Avrupa yaklaşık 800 milyon ziyaretçiyle en çok turist çeken bölge olmayı sürdürdü ve 2024’e göre yüzde 6 büyüdü. Ancak en dikkat çekici artışlar Avrupa dışındaki destinasyonlarda kaydedildi. 2025’te Brezilya’ya gelen ziyaretçi sayısı yüzde 37, Mısır’a yüzde 20, Etiyopya’ya yüzde 15, Butan’a yüzde 30 arttı. Seyşeller ise yüzde 13’lük büyüme kaydetti. Sektör temsilcileri, gezginlerin artık “yüksek kimlikli, henüz doygunluğa ulaşmamış” destinasyonlara yöneldiğini belirtiyor. Kültürel özgünlük, doğal manzara ve keşif duygusu öne çıkıyor. Aynı zamanda birçok ülke, aşırı turizmin yarattığı baskıyı önlemek için kontrollü büyüme stratejileri uyguluyor. Mısır: Büyük Müze etkisi Mısır, 2025’te uluslararası ziyaretçi sayısını yüzde 20 artırarak Orta Doğu’nun en hızlı toparlanan ülkelerinden biri oldu. Artışta, Giza Piramitleri yakınında açılan Büyük Mısır Müzesi’nin etkisi belirleyici oldu. Yıllardır ertelenen açılışın nihayet gerçekleşmesi, beklemede olan talebi harekete geçirdi. Tur operatörleri, büyük Nil kruvaziyerleri yerine geleneksel küçük yelkenlilerle (dahabiya) yapılan daha sakin rotaları teşvik ediyor. 2027’de Mısır’dan izlenebilecek güneş tutulmasının da talebi artırması bekleniyor. Güvenlik algısındaki iyileşme, aileler ve yalnız seyahat eden kadınlar arasında ilgiyi artırdı. Brezilya: Hava bağlantıları ve büyük etkinlikler Brezilya yüzde 37’lik artışla en yüksek büyümeyi kaydetti. Bu artışta, yeni uluslararası uçuş hatlarını teşvik eden kamu-özel ortaklıkları etkili oldu. Yetkililer, doğrudan uçuş ve uygun fiyatlı bağlantıların büyümenin anahtarı olduğunu vurguluyor. Rio Olimpiyatları, Dünya Kupası, São Paulo Grand Prix’si ve 2027 Kadınlar Dünya Kupası gibi etkinlikler ülkenin küresel görünürlüğünü artırdı. Sektör temsilcileri, artık “bilinçli lüks” arayan, doğa ve yerel topluluklarla temas kurmak isteyen bir turist profilinin öne çıktığını belirtiyor. Ülke, 9 bin kilometreyi aşan sahil şeridi ve geniş iç bölgeleri sayesinde turizmi Rio ve São Paulo dışına yaymayı hedefliyor. Etiyopya: Çatışma sonrası toparlanma Etiyopya 2025’te yüzde 15 büyüme kaydetti. Tigray bölgesindeki çatışmalar nedeniyle gerileyen turizm, uçuşların yeniden başlaması ve altyapı yatırımlarıyla toparlandı. “Visit Ethiopia” platformunun devreye alınması ve yeni otel yatırımları talebi destekledi. Kuzeydeki Aksum mirası, Lalibela’daki kayaya oyma kiliseler ve Gondar’daki Orta Çağ mimarisi öne çıkıyor. Simien Dağları ve yalnızca burada yaşayan gelada maymunları doğa turizmini besliyor. Güvenlik algısındaki iyileşme, okul grupları dahil yeni ziyaretçi segmentlerini çekmeye başladı. Seyşeller: Balayı ötesi strateji Seyşeller 2025’te yüzde 13 büyüdü. Yetkililer bu artışı kamu-özel sektör iş birliği ve hedefli tanıtım kampanyalarına bağlıyor. Ülke, balayı destinasyonu imajını aşarak aileleri ve sağlıklı yaşam odaklı turistleri çekmeye çalışıyor. Takımadalar, deniz alanlarının yüzde 30’unu koruma altına alarak deniz koruma politikalarıyla öne çıkıyor. Özel plaj bulunmaması ve kapsayıcı turizm anlayışı da vurgulanıyor. Ziyaretçilere yerel üreticileri ve küçük işletmeleri destekleme çağrısı yapılıyor. Butan: “Yüksek değer, düşük hacim” modeli Uzun süre dışa kapalı kalan Butan, 1970’lerden bu yana “yüksek değer, düşük hacim” yaklaşımını benimsiyor. 2025’te yüzde 30’luk artış kaydetmesine rağmen ülke, sürdürülebilirlik ilkesinden taviz vermedi. Turistlerden gecelik 100 dolar sürdürülebilir kalkınma ücreti alınıyor. Bu gelir altyapı ve kamu hizmetlerine aktarılıyor. Butan, ekonomik büyümeyi Gayri Safi Milli Mutluluk kavramıyla ölçen yaklaşımıyla biliniyor. Turizm, hacim yerine kültürel etkileşim ve manevi deneyim üzerinden kurgulanıyor. Yetkililer, ülkenin “modern seyahat yorgunluğuna karşı bir panzehir” sunduğunu savunuyor. Küresel veriler, 2026’da turizmin rekor seviyeye ulaşabileceğini gösteriyor. Ancak büyümenin yönü değişiyor. Seyahat talebi artık yalnızca popüler merkezlere değil, özgün kimlik sunan ve sürdürülebilirlik vurgusu yapan destinasyonlara kayıyor.

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak Haber

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak

Turizm yatırımlarının en önemli uluslararası platformlarından biri olan Tourism Investment Forum (Turizm Yatırım Forumu) – TIF 2026, 10–11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta düzenlenecek. Forum, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) üyesi olan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2020 yılında düzenlenen Turizm Yatırım Forumu'ndan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğini alan organizasyon, 2026 yılında ise ilk kez Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda hayata geçirilecek. TIF 2026, küresel turizm sektörünün önde gelen yatırımcılarını, finans kuruluşlarını ve karar vericilerini İstanbul'da buluşturacak. Kapsamı, yarattığı etki ve katılımcı profiliyle Türk ve dünya turizmi açısından önemli bir referans noktası haline gelen forumda, iki gün boyunca yaklaşık 30 oturum düzenlenecek. Etkinlikte 100'ün üzerinde konuşmacı ve 1.500'ü aşkın üst düzey katılımcının yer alması bekleniyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2025 yılında 11,7 trilyon dolara ulaşan ve 2035'te 16,5 trilyon dolara çıkması beklenen küresel turizm ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirecek olan TIF 2026, yatırımcılar, bankalar, fonlar, küresel otel markaları, uluslararası düşünce liderleri, teknoloji yenilikçileri ve gayrimenkul geliştirme şirketleri için Türkiye'deki yatırım fırsatlarını yakından inceleme imkanı sunacak. Forumda, turizm ve seyahat yatırımlarının geleceğini şekillendirecek stratejiler ele alınacak. Finans, yeni yatırım trendleri, lüks ve yaşam tarzı markaları, kültür ve sanat, sağlıklı yaşam ve medikal turizm gibi başlıklar, TIF 2026'nın ana gündem maddeleri arasında yer alacak

Havayolları, oteller küresel turizm ağı, TTI İzmir’de bir araya geliyor Haber

Havayolları, oteller küresel turizm ağı, TTI İzmir’de bir araya geliyor

TTI İzmir, büyük buluşma için hazır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğiyle 3-5 Aralık tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen TTI İzmir – 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi’nin vizyon partnerliğini BookingAgora üstlendi. Türkiye’nin önde gelen B2B turizm platformlarından biri olan BookingAgora, 50’nin üzerinde ülkeden havayolu, otel, turizm teknoloji markası, acente, GSA firmaları ve araç kiralama olmak üzere toplam 88 markayı fuara getirerek uluslararası turizm ağını İzmir’de buluşturuyor. HAVAYOLLARI, OTELLER KÜRESEL TURİZM AĞI, TTI İZMİR’DE BİR ARAYA GELİYOR ‘’Turizm tek başına değil hep birlikte yapılacak bir iş’’ BookingAgora Kurucu Ortağı Kadri Ciga fuarın uluslararası boyutuna dikkat çekerek “TTI İzmir, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de en önemli turizm buluşmalarından biri haline geliyor. Bu yıl İzmir, ülkemiz turizmi için güçlü bir iş birliği platformuna ev sahipliği yapacak. Turizm tek başına değil, birlikte yapılacak bir iş. BookingAgora olarak biz, teknolojimiz ve küresel iş ağımızla Türk turizminin dünya sahnesinde daha görünür hale gelmesine katkı sunmayı hedefliyoruz’’ dedi. ‘’Bu güçlü ağın turizme büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz’’ Bölgenin en önemli turizm ağlarından biri olan TTI İzmir’in uluslararası alanda da etkisini güçlendireceğine dikkat çeken BookingAgora Kurucu Ortağı Murat Kahraman ise şu vurguyu yaptı: ‘’İzmir gibi sayısız turistik değeriyle öne çıkan bu şehirde gerçekleştirilen TTI İzmir’e katkı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türk turizminin gelişmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden gelen tüm çabayı göstermeye devam edeceğiz. 39’u havayolu, 37’si otelcilik olmak üzere turizm acenteleri, GSA ve araç kiralama firmaları dâhil küresel turizm seyahat markaları; ayrıca Dubai ve Aqaba turizm ofisleri toplam 88 marka TTI’da yer alacak. Bu güçlü ağın, hem sektör profesyonelleri arasında yeni iş birliklerine zemin hazırlaması hem de Türkiye’nin turizm tanıtımına ve sürdürülebilir büyümesine önemli katkı sağlamasını hedefliyoruz. Katılımcı markalara ve bu büyük fuar organizasyonunda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tüm paydaşlarımızı 88 güçlü markanın yer aldığı, B 116 Hall’üne bekliyoruz.’’ TTI İzmir’de B 116 Hall’de yer alacak katılımcı markalar şöyle: Absheron Hotel Group Azerbaijan, Acapulco Hotel & Spa Hotel, Aegean Airlines, Air Arabia Air Astana, Air Canada, Air Europa, Air Link, Air Portugal, Air Serbia, Air Tanzania, Air Transat, AirBaltic, Ajet, Al Manara Luxury Collection, All Nippon Airways (ANA), AnimaWings, APG Türkiye, Aqaba / Aseza, Avantgarde Hotels, Aviareps Türkiye, Baron Hotels Egypt, BW Hotels Türkiye, Cars2World, Centrum Air, China Airlines, Citadines Maslak Istanbul The Ascott, Concord Travel Lebanon, Concord Hotels and Resorts, Condor, Constance Hotels, Croatia Airlines, Crowne Plaza Old City, CruiseRep -Hertz, Double Tree By Hilton Aqaba, Dubai Department of Economy & Tourism, Ekar, Emirates, Ethiopian Airlines, Fly Cham, FlyDubai, Flynas, Hampton By Hilton İstanbul Arnavutköy, Hyatt Regency Aqaba Ayla Resort, Hyperguest, Indigo Airlines, Jazeera Airways, Kaya Artemis Hotels & Resorts, Kempinski Hotel Aqaba Red Sea, Kerzner Hotels, Le Meridien Istanbul Etiler, Legoland Dubai, LOT Polish Airlines, Lufthansa Group, McArthurGlen Designer Outlet, MEA Middle East Airlines, MIAT Mongolian Airlines, Minor Hotels, Movenpick Aqaba, Movenpick Beirut, Nile Air, One&Only Portonovi, Ramada Plaza By Wyndham Gevgelija, Ramada Plaza By Wyndham Palovdiv, Ramada Sofia City Center, Rixos Hotels Egypt, Sabre, Salamis Bay Conti, Sheraton, Bishkek, Sheraton Istanbul Ataköy, Sheraton Levent, Singapore Airlines, Sixsenses Kocataş Mansion Hotels, Sky Express, Sky Tower Batumi, SLS Dubai Hotels & Residence, Sofitel Taksim, Srilankan Airlines, TAL Aviation Türkiye, THAI Airways, The St. Regis Amman, The Westin Saraya Aqaba Resort & Spa, Travel Plan / KKTC, Travelmania / Discover Azerbaijan, United Airlines, Vietnam Airlines, W Amman, WebBeds.

Küresel Turizm Pandemi Öncesi Seviyelere Döndü Haber

Küresel Turizm Pandemi Öncesi Seviyelere Döndü

Küresel turizm, 2024’te COVID-19 pandemisi sonrası tamamen toparlanarak dünya genelinde 1,4 milyar uluslararası turist kaydetti. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), güçlü talep sayesinde birçok destinasyonun pandemi öncesi seviyeleri geçtiğini ve ziyaretçi harcamalarının hızla büyüdüğünü belirtti. 2024’teki uluslararası turist sayısı, 2023’e kıyasla yüzde 11 artarak 1,3 milyar seviyesini geçti ve 2019’daki rakamları yeniden yakaladı. UNWTO, bu yükselişi büyük kaynak pazarlarının güçlü performansı ve Asya’daki destinasyonların toparlanmasına bağladı. TURİZM GELİRLERİNDE REKOR ARTIŞ Küresel turizm gelirleri 2024’te 1,6 trilyon dolara ulaştı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 3 ve 2019’a kıyasla yüzde 4 daha fazla bir artış anlamına geliyor. UNWTO Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili, turizmin sosyoekonomik kalkınmaya olan katkısının sürdüğünü ve sektörün insan ve çevreyi merkeze koyarak dönüşümünü hızlandırması gerektiğini vurguladı. Öte yandan, artan ziyaretçi sayıları, turizm merkezlerinde baskıya neden oldu. Venedik, tarihi merkezine günlük giriş ücreti uygularken, Japonya Fuji Dağı’ndaki yürüyüşçü sayısına günlük bir sınır getirdi. Amsterdam gibi şehirler, kruvaziyer gemilerinin limana yanaşma sayısını azalttı. AVRUPA VE DİĞER BÖLGELERDEKİ GELİŞMELER Avrupa, 2024’te 747 milyon uluslararası ziyaretçiyle en popüler turizm bölgesi olmaya devam etti. Ancak, Orta ve Doğu Avrupa’da, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının etkileri hala hissediliyor. Asya-Pasifik bölgesinde uluslararası turist sayısı yüzde 33 artarak 316 milyona ulaştı, ancak bu rakam hala pandemi öncesi seviyelerin yüzde 87’sine denk geliyor. Orta Doğu, 2019’a kıyasla yüzde 32 artışla 95 milyon turist ağırlayarak en güçlü toparlanmayı kaydetti. Ancak bu, 2023’e göre yalnızca yüzde 1’lik bir artış anlamına geliyor. YENİ REKORLAR VE ÖNGÖRÜLER Japonya ve Fas gibi ülkeler yeni turizm rekorları kırarken, El Salvador ve Suudi Arabistan gibi ülkeler uluslararası ziyaretçi sayılarında sırasıyla yüzde 81 ve yüzde 69’luk artış kaydetti. BM Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), Asya’daki toparlanmanın devam etmesi, enflasyonun düşmesi ve jeopolitik çatışmaların artmaması durumunda 2025’te uluslararası turist sayısının yüzde 3 ila 5 oranında daha artmasını bekliyor. Ancak yüksek ulaşım ve konaklama maliyetleri, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve personel eksikliği, sektörün karşı karşıya olduğu temel zorluklar arasında yer alıyor.

Suudi Arabistan, 2025 Dünya Ekonomik Forumu İçin Davos'ta Haber

Suudi Arabistan, 2025 Dünya Ekonomik Forumu İçin Davos'ta

Suudi Arabistan, 2025 Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantısında turizm ve seyahat sektörlerini küresel tartışmaların odağına taşımaya kararlı. Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb’in yaptığı açıklamada, bu sektörlerin ekonomik büyüme ve kültürel alışveriş için hayati önem taşıdığı vurgulandı. Bu yılki forumda turizm ana gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan, Vision 2030 ve Ulusal Dönüşüm Programı çerçevesinde turizmi küresel bir cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Ülke, 2030 yılına kadar yıllık 150 milyon turist ağırlamayı ve turizmin GSYİH’ye katkısını yüzde 5’ten yüzde 10’a çıkarmayı planlıyor. BÜYÜK PROJELER VE YATIRIMLAR ÖNE ÇIKIYOR Bu büyüme, Kızıldeniz Projesi, Diriyah ve Qiddiya gibi büyük projeler ile özel sektörün liderliğinde yürütülen girişimlerle destekleniyor. Al Khateeb, Suudi Arabistan’ın doğal ve kültürel zenginliklerini kullanarak turizm odaklı ekonomik kalkınma için küresel bir standart oluşturmayı hedeflediğini belirtti. 2023 Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Ekonomik Etki Raporu'na (EIR) göre, küresel turizm sektörü dünya GSYİH’sine yüzde 9.1 katkı sağladı ve bir önceki yıla göre yüzde 23.2 büyüme gösterdi. Bu veriler, turizmin küresel ekonomi için taşıdığı önemi daha da pekiştiriyor. ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE KÜRESEL DİYALOG Davos’taki varlığını küresel liderlerle iş birliği fırsatı olarak değerlendiren Suudi Arabistan, kamu-özel ortaklıklarını güçlendirmeyi ve uluslararası iş birliğinde bir merkez olma konumunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Al Khateeb, "Davos’taki katılımımız, seyahat ve turizm üzerine küresel diyaloğu şekillendirme konusundaki kararlılığımızı vurguluyor" dedi. Suudi Arabistan’ın Vision 2030 hedefleri, turizmi ulusal GSYİH’ye önemli katkılar sağlayacak bir sektör olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda sürdürülen uluslararası çabalar, ekonomik çeşitliliği artırma ve stratejik yatırımları hayata geçirme hedeflerini destekliyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.