Hava Durumu

#Kültür Ve Turizm Bakanlığı

TOURISMJOURNAL - Kültür Ve Turizm Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Ve Turizm Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

60 yıllık mücellit ustasına Yaşayan İnsan Hazinesi ödülü Haber

60 yıllık mücellit ustasına Yaşayan İnsan Hazinesi ödülü

Ankara’da yaşayan 60 yıllık mücellit (cilt ustası) Mehmet Karslı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak seçildi. Karslı, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri töreninde ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Mesleğe Atatürk Endüstri Meslek Lisesi Matbaacılık Bölümü’nü bitirerek başladığını ifade eden cilt ustası Mehmet Karslı, Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yurt dışından getirdiği çeşitli meslekten sanatçıların yetiştirdiği ekolden geldiğini söyledi. Meclis matbaasından 1996’da emekli olan Karslı, emekli olduktan sonra şu anki atölyesini açtığını ve o günden itibaren mesleğine burada devam ettiğini belirtti. "Ben sanatıma aşığım" Ödül almasından dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Karslı, bu ödülün kendisine sürpriz olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı kapsamında ilk kişisel sergisini açtığını söyleyen Karslı, sergiyi açma amacının devlet dairesinde isteyip de yapamadıklarını gerçekleştirmek olduğunu belirterek, "Sanatıma aşığım" dedi. "İnsana ömründe böyle bir ödül kaç kere nasip olur" Ödülü aldığından haberinin olmadığını ifade eden Karslı, "176 kişinin arasından seçilmişiz. Açtığımız kişisel sergide 430 tane kitap sergiledik" diye konuştu. Serginin çok ses getirdiğini belirten Karslı, "Kültür Bakanlığı ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ kuruluna sunmuş. 176 kişinin arasından seçilmişim. Onu öğrendiğimde heyecandan ayaklarım yere basmıyordu. İnsana ömründe böyle bir ödül kaç kere nasip olur" şeklinde konuştu.

İşte Erzurum’un turizm karnesi Haber

İşte Erzurum’un turizm karnesi

Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Erzurum’un 2025 yılı boyunca kültür, sanat ve turizm alanlarında hayata geçirilen planlı ve kapsamlı çalışmalar neticesinde önemli bir ivme yakaladığını ifade ederek, "Hem etkinlik çeşitliliği hem de turist ve geceleme sayıları bakımından dikkat çekici bir başarı ortaya koymuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmalarla ilimiz, Doğu Anadolu’nun kültür ve turizm merkezlerinden biri hâline gelmiştir" şeklinde konuştu. "Bir yılda 493 bin 641 ziyaretçi" Bu başarının en önemli göstergelerinden birinin Erzurum turizminde yaşanan güçlü sayısal artışlar olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, " 2024 yılında ilimizi 331 bin 875 yerli ve 31 bin 749 yabancı olmak üzere toplam 363 bin 624 ziyaretçi ziyaret etmişken, 2025 yılında bu rakam 455 bin 084 yerli ve 38 bin 557 yabancı olmak üzere toplam 493 bin 641 ziyaretçiye ulaşmıştır. Böylece bir önceki yıla göre; yerli turist sayısında yüzde 37, yabancı turist sayısında yüzde 21 ve toplam turist sayısında ise yüzde 36 oranında artış sağlanmıştır. 2024 yılında 637 bin 919 olan toplam geceleme sayısı, 2025 yılında yüzde 47 artışla 936 bin 489’a ulaşmıştır. İlimizin artan ziyaretçi talebini karşılayabilecek güçlü bir konaklama altyapısı bulunmaktadır. Erzurum genelinde 138 konaklama tesisi, 4 bin 983 oda ve 10 bin 56 yatak kapasitesi ile hizmet vermekte olup mevcut kapasite, özellikle kış, kültür ve festival turizmini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır" dedi. "Bin sanatçı bir milyon vatandaşla buluştu" Kültür ve sanat alanında ise 2025 yılı, Erzurum için adeta bir atılım yılı olduğunu vurgulayan Yer, " 16-24 Ağustos 2025 tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, 9 gün boyunca 54 farklı noktada, 124 etkinlik türünde toplam 542 program gerçekleştirilmiş; yaklaşık bin sanatçının katılımıyla düzenlenen etkinlikler yaklaşık 1 milyon vatandaşımızla buluşturulmuştur. Konserler, sergiler, söyleşiler, sempozyumlar, yarışmalar, sokak sahnesi etkinlikleri ve çocuklara özel programlarla Erzurum, festival süresince ülkemizin en önemli kültür duraklarından biri hâline gelmiştir. Çocuklara yönelik tiyatro, müzikal, atölye, oyun ve masal etkinlikleriyle kültür ve sanatın erken yaşta benimsenmesine katkı sağlanmış; festival, her kesime hitap eden kapsayıcı bir yapıya kavuşmuştur" diye konuştu. "18 oyun ve 109 temsil ile 26 bin 855 seyirci" İsmail Saib Sencer İl Halk Kütüphanesi’nin, 2025 yılında yaklaşık 782 bin 256 ziyaretçiye ulaştığını hatırlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, " 40 bin 944 üyesi ve 119 bin 47 kitaplık koleksiyonu ile ilin kültürel hafızasının merkezi olmayı sürdürmüştür. Yıl boyunca 10 farklı başlık altında düzenlenen 228 etkinlik, kütüphanelerimizin yaşayan kültür mekânları hâline geldiğinin somut göstergesi olmuştur. Âşık Sümmani Kültür Merkezimizde açılan 15 kursta 830 kursiyerimiz, el sanatları, müzik, halk oyunları ve eğitim alanlarında kurslardan faydalanmış; geleneksel kültürümüzün yaşatılmasına önemli katkı sağlanmıştır. Erzurum Devlet Tiyatrosu, 2025 yılı içerisinde sahnelenen 18 oyun ve 109 temsil ile 26 bin 855 seyirciye ulaşarak sanatın toplumla buluşmasında etkin bir rol üstlenmiştir. Ayrıca ilimizde 27 yerli ve 4 yabancı kısa film ve video çekimi gerçekleştirilmiş; bin 115 tescilli kültür varlığımız ile tarihî ve kültürel mirasımız korunarak tanıtılmaya devam edilmiştir" dedi. "895 farklı türde kültür, sanat ve turizm etkinliği" 2025 yılı boyunca kentteki müzelerin, Erzurum’un kültür ve sanat hayatında önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, sözlerine şöyle devam etti, "Bu kapsamda; sergiler, söyleşiler, sempozyumlar ve farklı tematik etkinlikler başta olmak üzere 50 farklı alanda düzenlenen programlar ile müzelerimizde 319 bin ziyaretçi ağırlanmıştır. Gerçekleştirilen bu etkinlikler sayesinde müzelerimiz, yalnızca eserlerin sergilendiği alanlar olmanın ötesine geçerek yaşayan, üreten ve toplumla sürekli etkileşim hâlinde olan kültür merkezleri hâline gelmiştir. Erzurum’un tarihî ve kültürel birikimi, bu etkinliklerle hem hemşehrilerimizle hem de şehrimizi ziyaret eden misafirlerle buluşturulmuştur. 2025 yılı genelinde yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde, şehrimizde toplam 895 farklı türde kültür, sanat ve turizm etkinliği düzenlenmiştir. Bu sayı, Erzurum’un yıl boyunca yalnızca belirli dönemlerde değil, sürekli ve canlı bir kültür-sanat gündemine sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" "Kültür ve turizmde güçlü bir marka şehir hedefi" Özellikle EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programların, şehre yeni bir vizyon ve hareketlilik kazandırdığını anlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer , "Bu çerçevede düzenlenen ulusal ve uluslararası etkinlikler; kültür, sanat, turizm, gastronomi ve tanıtım alanlarında Erzurum’un marka değerini güçlendirmiş, şehrimizin sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliklerin daha geniş kitlelere ulaşmasına imkân sağlamıştır. EİT 2025 sürecinde hayata geçirilen programlar, Erzurum’da ilk kez uygulanan içerikleri, farklı disiplinleri bir araya getiren etkinlikleri ve çok paydaşlı organizasyon yapılarıyla şehrimize yenilik, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik kazandırmıştır. Bu çalışmalar sayesinde Erzurum; yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda kültür ve sanatın üretildiği, paylaşıldığı ve yaşatıldığı güçlü bir merkez hâline gelmiştir. Bu süreçte Erzurum, aynı zamanda Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanıyla; kış turizmi, spor organizasyonları ve uluslararası etkinlikler bakımından da öne çıkmış, dört mevsim turizm hedefi doğrultusunda ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmıştır. Elde edilen tüm bu veriler; Erzurum’un kültür, sanat ve turizm alanlarında planlı, sürdürülebilir ve istikrarlı bir gelişim süreci içinde olduğunu göstermektedir. Bu başarıda emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, tüm kurum ve paydaşlarımıza, sanatçılarımıza ve etkinliklerimize büyük ilgi gösteren kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Erzurum, önümüzdeki dönemde de kültür ve turizmde güçlü bir marka şehir olma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecektir" şeklinde konuştu.

Antalya’daki müze ve ören yerlerine 3,2 milyon ziyaret Haber

Antalya’daki müze ve ören yerlerine 3,2 milyon ziyaret

Artan ziyaretçi hareketliliği, gelir rakamlarına da yansıdı. 2025 yılında müze ve ören yeri ziyaretlerinden elde edilen toplam gelir yaklaşık 303 milyon TL olarak gerçekleşirken, söz konusu gelir bir önceki yıla göre yüzde 10 artış gösterdi. En çok ziyaret edilen müze ve ören yerleri Sadece doğal güzellikleriyle değil, tarih ve kültürel miras zenginliğiyle de Akdeniz'in gözde destinasyonları arasında yer alan Antalya'da, 2025 yılında en çok ziyaret edilen üç müze, Aziz Nikolaos Anıt Müzesi 198 bin 175, Antalya Atatürk Evi Müzesi 183 bin 53 ve Mevlevihane Müzesi 157 bin 687 olarak sıralandı. Ören yerleri arasında ise Phaselis 481 bin 306, Aspendos 392 bin 93 ve Olympos 324 bin 571, yıl boyunca en fazla ziyaretçi ağırlayan alanlar oldu. Side, Aspendos ve Patara'da Gece Müzeciliği Ziyaretçi deneyimini artırmak amacıyla 2025 yılı yaz sezonunda hayata geçirilen Gece Müzeciliği uygulamaları kapsamında Antalya'da önemli ören yerleri gece saatlerinde ziyarete açıldı. Side, Aspendos ve Patara ören yerlerinin yanı sıra Alanya Kalesi, Alanya Müzesi ve Antalya Nekropol Müzesi de bu kapsamda gece ziyaretlerine dâhil edildi. Uygulama sayesinde ziyaretçilere, ören yerlerini daha serin ve sakin saatlerde gezme imkânı sunuldu. "Geleceğe Miras" projesi kültürel alanlara katkı sunuyor Antalya'daki kültürel miras alanlarına yönelik ilginin artmasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Geleceğe Miras" projesi de etkili oluyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen kazı, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları sayesinde çok sayıda ören yeri daha erişilebilir ve ziyaretçi dostu hâle getirilirken, kültürel mirasa yönelik farkındalığın artırılmasına da katkı sağlanıyor.

İstanbul'da film çekimlerine standart geldi Haber

İstanbul'da film çekimlerine standart geldi

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile İstanbul Valiliği öncülüğünde, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda hazırlanan uygulama esasları, İstanbul'da sinema ve televizyon yapımlarının daha planlı ve profesyonel bir zeminde gerçekleştirilmesini hedefliyor. Türkiye'nin ve dünyanın en önemli açık hava platolarından biri olan İstanbul'da hayata geçirilen düzenleme; kent yaşamının korunmasını, sektörün operasyonel süreçlerinin hızlandırılmasını ve çekim faaliyetlerinin net kurallar çerçevesinde yürütülmesini amaçlıyor. Yeni uygulama ile birlikte İstanbullular, günlük yaşam akışını en az düzeyde etkileyecek ve önceden bilgilendirilecekleri bir sisteme kavuşurken; yerli ve yabancı yapım ekipleri de sadeleştirilmiş prosedürler ve açık kurallar sayesinde çekim süreçlerini daha rahat ve sistemli biçimde yürütebilecek. Şehir üç bölgeye ayrıldı Düzenleme kapsamında İstanbul, trafik ve nüfus yoğunluğu dikkate alınarak üç ana çekim bölgesine ayrıldı. Yoğun alanları kapsayan birinci bölgede en fazla yedi büyük araçla çekim yapılabilecek; çalışma saatleri kış döneminde 00.00'a, yaz döneminde ise 01.00'e kadar sürebilecek. İkinci bölgede en fazla on bir büyük araçla, birinci bölge için belirlenen saat esasları çerçevesinde çekim gerçekleştirilebilecek. Üçüncü bölgede araç sayısında herhangi bir sınırlama öngörülmezken, çalışma saatleri daha esnek şekilde uygulanacak. Ayrıca belirlenen gece çekimi bölgeleri sayesinde 23.00-06.00 saatleri arasında çekim yapılmasına imkân tanınacak. Aynı tarihte gerçekleştirilecek farklı çekim setleri arasında ise en az bir kilometre mesafe bırakılması şartı aranacak. Başvuru süreçlerinde 7 gün kuralı getirildi Yeni esaslara göre, kamuya açık alanlarda yapılacak çekimler için bildirim ve izin başvurularının, çekim tarihinden en az yedi gün önce ilgili mülki idare amirliğine yapılması zorunlu hale getirildi. Trafik akışını etkileyecek veya yol kapatma gerektiren çekimler için de aynı süre içinde ilgili kaymakamlık ve belediyeye başvurulması gerekecek. Uygulama esasları, yapım maliyetlerini azaltmaya yönelik önemli kolaylık ve indirimleri de içeriyor. Bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen projeler ile sahada üç veya daha az büyük araç bulunduran yapımlar, belirlenen ücretin yalnızca dörtte birini ödeyecek. Elde taşınan ekipmanla gerçekleştirilen ve kamu alanını işgal etmeyen çekimlerden ise herhangi bir ücret alınmayacak. Yeni dönemde çevreye ve kent kültürüne duyarlılık da ön planda tutuluyor. Çekimlerden yirmi dört saat önce çevre sakinlerinin bilgilendirilmesi zorunlu hale getirilirken; setlerde tek kullanımlık plastiklerin kullanımının önlenmesi, atık yönetimi kurallarına titizlikle uyulması ve tarihi dokuya zarar verilmemesi için azami hassasiyet gösterilmesi esas alınıyor. Denetim ve koordinasyon güçlendiriliyor Süreçlerin etkin ve koordineli şekilde yürütülmesi amacıyla her ilçede, kaymakamlık başkanlığında; büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve ilgili kurum temsilcilerinden oluşan en az üç üyeli İlçe Çekim Koordinasyon Birimleri kurulacak. Film Çekimi Uygulama Esaslarına ilişkin tüm detaylara İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İstanbul Valiliği'nin resmî internet sitelerinden ulaşılabiliyor.

Tarihi Erzurum Kongre Binası risk altında Haber

Tarihi Erzurum Kongre Binası risk altında

Cumhuriyet'in kuruluşuna giden yolda önemli bir kilometre taşı olan Erzurum Kongresi'nin yapıldığı binanın deprem performansının yetersiz olması iki alternatifi beraberinde getirdi. Tarihi bina ziyarete kapatılırken, uzmanlar bir an önce tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, binada yapılacak incelemenin ardından yıkım ya da güçlendirme konusunda nihai kararı verecek. Milli Mücadele'nin önemli simgelerinden biri olan ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olan Erzurum Kongre Binası'nda yapılan teknik inceleme sonucunda yıllar içerisinde meydana gelen depremler nedeniyle yapısal sorunlar oluştuğu, taşıyıcı sisteminin ağır hasar aldığı, yapılan sismik ve yapısal analizler sonucunda binanın deprem performansının yetersiz olduğu tespit edilmişti. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, ziyaretçi ve çalışanların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla Erzurum Resim ve Heykel Müzesi'nin ziyarete kapatılması ve binanın tahliyesine yönelik gerekli idari ve teknik süreçlerin başlatıldığını ifade etti. Ahmet Yer, "Tarihsel ve kültürel mirasın önemli yapı taşlarından biri olan eser, geçmişten günümüze farklı dönemlerde gerçekleştirilen bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarıyla korunarak günümüze ulaşmıştır. Müze 6 Ocak 2026 tarihi itibarıyla geçici olarak ziyarete kapatılmıştır. Yapının restorasyon ve güçlendirme çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülecek.Ççalışmaların tamamlanmasının ardından müze, aslına uygun şekilde korunarak, çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda sergileme, erişilebilirlik ve ziyaretçi deneyimi standartları gözetilerek yeniden halkımızın ziyaretine açılacaktır" dedi. Ya yıkılacak ya da güçlendirme çalışmaları yapılacak Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yapan tarihi kongre binası, deprem performansının yetersiz bulunması üzerine geçici olarak ziyarete kapatıldı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Dilek Okuyucu başkanlığındaki akademik ekip tarafından hazırlanan teknik raporda binanın taşıyıcı sisteminin ağır hasarlı olduğu ortaya konuldu. Yaklaşık 6 ay süren çalışma kapsamında yapılan sismik ve yapısal analizlerde, yapının geçmiş yıllarda meydana gelen depremler nedeniyle ciddi yapısal sorunlar yaşadığı belirlendi. Hazırlanan rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunuldu. Erzurum'a gelecek olan bakanlık teknik heyeti, binada yerinde inceleme yaparak, yıkım ya da güçlendirme konusunda nihai kararı verecek.

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor Haber

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkımın yaşandığı Hatay'da binlerce bina yerle bir olurken kentin en önemli tarihi yapıları da zarar görmüştü. Asırlar boyunca medeniyetlerin beşiği olan kentin sembol simgelerinden olan, 7. yüzyılda inşa edilen ve Anadolu'daki ilk cami olma özelliği taşıyan Habibi Neccar Camii de depremde ağır hasar almıştı. Depremde kuzey beden duvarının büyük hasar aldığı camide, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Müdürlüğü ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Eylül 2023 yılında restorasyon çalışmalarına başlandı. Restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının bittiği Habibi Neccar Camisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle 27 Aralık tarihinde ibadete açılacak. "Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalarla bu hale geldi" Habibi Neccar Cami'nin ayağa kalkmasının Antakya'nın ayağa kalkması anlamına geldiğini ifade eden Habibi Neccar Mahalle Muhtarı Fuat Gövce, "Habibi Neccar Camii Anadolu'nun ilk kurulan camisidir. Depremde çok büyük bir hasar gördü. Hasar gördükten sonra tekrardan onarım çalışmalarına başlandı. Caminin onarımı için sayın Cumhurbaşkanımıza, Valimize ve Konya Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederiz. İnşallah Cumartesi günü Cumhurbaşkanımızın katılımıyla açılışı yapılıp vatandaşlarımızın hizmetine açılacak. Depremden sonra ilk onarım çalışmalarının başladığından bugüne kadar devamlı gelip gördüm. Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalar ardından bu hale geldi. Caminin içi de depremden önceki hali gibi oldu, camimizin kısa zamanda bu hale geleceğini düşünmüyorduk. Devlet büyüklerimizden Allah razı olsun. Güzel restorasyon çalışmalarıyla Habibi Neccar Camii ayağa kalktı. Habibi Neccar Camii ayağa kalkması demek, Antakya'nın ayağa kalkması anlamına gelir. Depremde caminin sadece kıble duvarı ayaktaydı ve geri kalan her şey yıkılmıştı. Buradaki taşları içeride ayrıştırarak aslına uygun hale getirilip yerleştirildi" dedi. "Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi" Depremden sonra tanınmaz hale gelen Habibi Neccar Cami'nin onarımı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden vatandaş Cemil Kerseoğlu, "Habibi Neccar Mahallesi'nde büyüdüğümüz için bu camiyi çok iyi bilen kişilerdeniz. Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi. Caminin bu hale gelmesinden dolayı herkese teşekkür ederim. Ben burada esnaflık yaptığım için çalışmalar çok güzel ve düzenli olarak gitti. Aynı şekilde Habibi Neccar Camii aynı düzen içerisinde yapıldı" ifadelerini kullandı.

Amasya, 160 Yıllık Kızlar Mektebi Kütüphaneye Dönüştürüldü Haber

Amasya, 160 Yıllık Kızlar Mektebi Kütüphaneye Dönüştürüldü

Amasya'nın Merzifon ilçesinde 160 yıl önce ABD'lilerin inşa ettirdiği Kızlar Mektebi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yaptırılan restorasyonla kütüphaneye dönüştürüldü. Atıl haldeki bina eski fotoğraflarının incelenmesiyle yeniden hayat buldu. Merzifon İlçe Halk Kütüphanesi'nin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. 3 bin metrekare kapalı alana ve saat kulesine sahip Osmanlı Devleti'nin son döneminde bölgede faaliyet gösteren Amerikan Koleji kampüsünde bulunup günümüze kadar gelebilen yapılar restorasyonla elden geçirildi. Hastane binası 2011'de Merzifon Fen Lisesi olarak hizmete açılmıştı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da hizmet vermesinin ardından atıl hale gelen Kızlar Mektebi için Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti. Sofular Mahallesi'nde 1865 yılında inşa edilen binanın Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesinin ardından 2 yıl önce restorasyon çalışmaları başlatıldı. Yaklaşık 3 bin metrekare kapalı alana ve saat kulesine sahip olan 4 katlı tarihi binadaki çalışmalar tamamlandı. Bina Merzifon İlçe Halk Kütüphanesi olarak hizmete açıldı. "Kütüphaneler, şehirlerin hafızasını geleceğe taşıyan en önemli yapılardır" Açılışta konuşan Bakan Ersoy, "Kütüphaneler, şehirlerin hafızasını geleceğe taşıyan en önemli yapılardır. Biz de bu anlayışla ülkemizin dört bir yanında yeni nesil halk kütüphaneleri inşa ediyoruz. Mevcut yapılarımızı güçlendiriyor, kütüphaneleri kitap ve diğer bilgi kaynaklarını kullanıcılarına sunan mekânlar olmanın yanında aynı zamanda toplumsal gelişimin merkezine dönüştürüyoruz" dedi. Kütüphaneleri halkın sosyal, eğitsel ve kültürel faaliyetlerine yön veren yapılar hâline getirdiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, "Bakanlık olarak şu anda ülke genelinde bin 300'den fazla kütüphane ile hizmetlerimizi sürdürmekteyiz. Kütüphanelerimizi mekânsal ve işlevsel olarak geliştirmeye, hizmet içeriklerini zenginleştirmeye devam ettikçe kullanım sayılarında ve kitap varlıklarında da tarihi rekorlar elde ediyoruz. Son 8 yıl içinde toplam kütüphane kullanım alanını yaklaşık 325 bin metrekareden yaklaşık 800 bin metrekareye, oturma kapasitesi ise 94 binden 150 bine yükselttik. 2025 yılında üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımızı ise 26,4 milyon adete çıkarttık. Son 8 yılda 221 yeni kütüphaneyi hizmete sunduk, 320 kütüphaneyi de yeniden yapılandırdık. 92 kütüphanemizin yeniden yapılandırma, sıfırdan inşası ve restorasyonuna ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir" diye konuştu. Kızlar Mektebi'nin köklü tarihe tanıklık ettiğini vurgulayan Amasya Valisi Önder Bakan da, "Geçmişte Kızlar Mektebi olarak tanınan bu tarihi mirası başta gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımıza hizmet etmesi için İlçe Halk Kütüphanesine çevrilmesinden mutluluk duyuyoruz" şeklinde konuştu. Açılış programına, AK Parti Amasya milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez ile diğer yetkililer de katıldı.

Priene Antik Kenti, UNESCO Kalıcı Miras Yolunda İlk Adımı Attı Haber

Priene Antik Kenti, UNESCO Kalıcı Miras Yolunda İlk Adımı Attı

UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi yolunda önemli bir süreç başlatan Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı Danışma Kurulu, ilk toplantısını Söke’de gerçekleştirdi. Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı Danışma Kurulu toplantısı, Söke Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkındaki Yönetmeliği" kapsamında oluşturulan Danışma Kurulu, alan yönetiminde kilit rol üstlenen yapılardan biri olarak ilk kez Söke’de bir araya geldi. Alan yönetiminin iki ana yapısından biri olan Danışma Kurulu’nun ilk gününde, Priene Antik Kenti’nde inceleme gezisi gerçekleştirildi. Kurul üyeleri, antik kentteki mevcut durum ve yürütülen çalışmalar hakkında yerinde değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ikinci günü ise Söke Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan oturumlarla devam etti. Toplantıya, Priene Antik Kenti Alan Başkanı Mine Aşçı başkanlığında, Priene Kazı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert, farklı üniversitelerden akademisyenler, mimarlar, şehir plancıları, koruma uzmanları, turizm temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri katıldı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de toplantıda yer aldı. Toplantıda konuşan Alan Başkanı Mine Aşçı, Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi’ne girme yolunda somut adımların atıldığını belirterek, "Alan Başkanlığının oluşumunun ardından paydaşlarla yapılan ara toplantılar çok kıymetliydi. Danışma Kurulu üyelerimizin görüş, öneri ve değerlendirmeleri sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor" dedi. Toplantının ilk oturumunda, Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert tarafından kazı çalışmalarının geçmişi ve önümüzdeki döneme ilişkin kazı programı hakkında bir sunum yapıldı. Ardından Danışma Kurulu üyelerinin görüş ve önerileri dinlendi. İkinci oturumda yapılan oylama sonucunda, Danışma Kurulu Başkanlığı’na Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert, Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu üyeliklerine ise Dr. Ahmet Ali Altın ve Söke Ticaret Odası Başkanı Metin Sakalar seçildi. Priene Antik Kenti için tarihi bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirilen toplantı, kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir yönetimi ve uluslararası tanınırlığın artırılması adına önemli bir adım olarak kayıtlara geçti. (UE-Y)

TÜROB’dan Kazakistan turizm pazarına yakın takip Haber

TÜROB’dan Kazakistan turizm pazarına yakın takip

Turizmciler, pandemi sonrasında en hızlı toparlanan turizm pazarlarımızın başında gelen Kazakistan’dan artış trendinin yavaşlayarak eksiye geçmesi üzerine alarma geçti. Bu pazara yönelik tanıtım atağına kalkan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Türkiye’nin bu pazarda lider olduğu, ancak Vietnam ve Mısır gibi ülkelerin gerek sundukları ulaşım olanakları gerekse uygun paket fiyatları nedeniyle Türkiye ile aralarındaki farkı hızla kapattığı uyarısında bulundu. ‘Geçen yılın gerisindeyiz’ Kazakistan pazarındaki kaybın büyümemesi için turizmciler harekete geçerken, Kazakistan’ın önde gelen şehirlerinden Almatı’da düzenlenen ‘Almaty Workshop’ etkinliği, iki ülke turizmcilerini bir araya getirdi. Etkinlik sonrası bir sonuç raporu hazırlayan TÜROB, iki ülke arasındaki turizm ilişkilerini değerlendirdi. Sonuç raporunda görüşleri yer alan TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Türkiye’nin Kazakistan’da turizm pazarının lideri olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Türkiye, Kazakistan vatandaşlarının yurt dışı tatili için en çok tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. 2024 yılında Türkiye’de tatil yapan Kazak turist sayısı 863 bin kişiyle rekor kırdı. Ancak 2025 yılında Kazakistan pazarında kayıp yaşamaya başladık. Bu yıl Ocak-Ekim döneminde Kazakistan’dan 698 bin kişi geldi. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 805 bin kişiydi. Yani yüzde 13 düşüş söz konusu. Bu nedenle bu pazarı önemle takibe almamız ve düşüşün önüne geçmemiz gerekiyor. Kazakistan Turizm ve Spor Bakanlığı'nın verilerine göre, yurt dışına seyahat eden Kazakistan vatandaşlarının sayısı 15,6 milyona ulaşmıştır. Yani bu pazarda oldukça ciddi bir potansiyel var.” Türkiye’den 150 bin kişi gitti 2024 yılında Kazakistan’a giden Türk turist sayısının 130 bin olduğunu ifade eden Eresin, “Türkiye’den Kazakistan’a ilginin arttığını gözlemliyoruz. Kazakistan’a seyahat edecek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bir ay süreyle vizeden muaf. 2025 yılında yaklaşık 150 bin Türk vatandaşı Kazakistan’ı ziyaret etti” ifadelerini kullandı. Kazakistan’da Türkiye rüzgârı Diğer yandan Almaty Workshop; Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda ve TÜROB organizasyonunda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) ve Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) iş birliğiyle gerçekleştirildi. ‘Almaty Workshop’ kapsamında TÜROB üyesi 23 otel ve 1 tema parkın yanı sıra İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu, Türk Hava Yolları, Air Astana ve FlyArystan yetkilileri; Kazakistan’da faaliyet gösteren yaklaşık 250 seyahat acentesi temsilcisiyle buluşarak karşılıklı iş birliği ve yeni turizm fırsatlarını değerlendirdi. Gala gecesinde renkli görüntüler ‘Almaty Workshop’ kapsamında düzenlenen gala gecesinde, TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Kalyoncu, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve T.C. Almatı Başkonsolosu Tuğba Alan Özdenfedakar birer konuşma yaptı. Gecede, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu, Türkçe ve Kazakça başta olmak üzere Türk dünyası dillerinden oluşan zengin repertuarıyla sahne alarak katılımcıların büyük beğenisini topladı. Çekilişle katılımcılara uçak biletleri, otel konaklamaları ve tema park giriş biletleri hediye edilirken, iki ülke mutfaklarından seçilen lezzetlerle hazırlanan akşam yemeği de geceye ayrı bir renk kattı. TÜROB Başkanı Müberra Eresin, bu başarılı organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına, İstanbul Ticaret Odası’na, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’na, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı’na, Pegas Touristik’e ve Kazakhstan Hotel yönetimine teşekkürlerini sundu. WORKSHOP’A KATILAN TÜROB ÜYELERİ Accor Hotels Ajwa Hotels All Seasons Hotel Armada Hotel Barın Hotel Birun Ada Hotel CVK Park Bosphorus Elite World Hotels Eresin Hotels Hilton İstanbul Bosphorus Konak Hotel Lazzoni Hotel Naz City Hotel Taksim NG Sapanca Pera Palace Hotel Point Hotel Barbaros Point Hotel Taksim Radisson Blu Residences İstanbul Kartal Sim Hotel The Galata Hotel İstanbul-MGallery Collection The Marmara İstanbul Tria Hotel İstanbul Vialand Theme Park Yaşmak Hotel Collection

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.