Hava Durumu

#Kültür Turizmi

TOURISMJOURNAL - Kültür Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erzurum’da turizme envanter ve kültürel içerik desteği Haber

Erzurum’da turizme envanter ve kültürel içerik desteği

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUDAKA) 2026 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Erzurum İl Turizm Envanteri Hazırlanması” ile “Erzurum Kültürel Değerlerin Turizm Odaklı İçerik Geliştirme ve Etkinlik Danışmanlığı” projelerinin sözleşmeleri imzalandı. Projelerle birlikte Erzurum’un turizm değerlerinin daha görünür hale getirilmesi, kültürel mirasın etkinlik temelli turizm anlayışıyla desteklenmesi ve ilin sürdürülebilir turizm gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. İlk proje kapsamında Erzurum’un tüm ilçelerini kapsayan kapsamlı bir turizm envanteri oluşturulacak. Çalışmayla ilin doğal, tarihi ve turistik değerleri detaylı biçimde kayıt altına alınarak dijital ve basılı envanter hazırlanacak. Bu veri seti; kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının kullanımına sunularak turizm planlamasına önemli bir altyapı sağlayacak. Böylece Erzurum’un destinasyon olarak daha güçlü biçimde öne çıkması hedefleniyor. İkinci proje ise Erzurum’un tarihî ve kültürel mirasının turizm odaklı yeniden değerlendirilmesine odaklanıyor. Özellikle Milli Mücadele’nin önemli dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi’nin 107. yılı kapsamında düzenlenecek 23 Temmuz Erzurum Kongresi Sempozyumu için içerik geliştirme, program yönetimi ve konuşmacı planlaması gibi alanlarda uzman danışmanlık desteği sağlanacak. 90 gün sürecek teknik destek süreciyle Erzurum’un ulusal düzeyde görünürlüğünün artırılması, kültür turizmi alanında marka değerinin güçlendirilmesi ve etkinlik temelli turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. KUDAKA’nın desteklediği bu iki proje ile Erzurum’un kültürel ve turistik değerlerinin daha etkin tanıtılması, rekabet gücünün artırılması ve yerel ekonominin canlandırılması hedefleniyor. Çalışmaların aynı zamanda kentin sürdürülebilir turizm hedeflerine önemli katkı sunması bekleniyor.

"Troya Sergisi" 221 eserle Roma'da Haber

"Troya Sergisi" 221 eserle Roma'da

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya'nın başkenti Roma'daki programı kapsamında Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda düzenlenen basın buluşmasında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Ersoy, "Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri ve Hikayeleri" sergisinin Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğinin önemli bir sonucu olduğunu belirterek, Troya'nın insanlık tarihinin en güçlü anlatılarından biri olarak bugün dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden hayat bulduğunu söyledi. Türkiye'deki 19 müzeden seçilen 221 eserin yer aldığı sergide, 50 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluştuğunu ifade eden Mehmet Nuri Ersoy, Troya Atı replikasıyla birlikte Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının Roma'nın kalbinde dünya kamuoyuna sunulduğunu kaydetti. Troya ile Roma arasındaki ortak hafıza Kolezyum'da anlatılıyor Troya'nın Roma'nın kuruluş anlatısında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, Roma'nın kurucu atası kabul edilen Aeneas'ın Troya'dan İtalya'ya uzanan yolculuğunun iki medeniyet arasında güçlü bir tarihi ve kültürel bağ kurduğunu söyledi. Serginin yalnızca Troya Savaşı'nı değil, Troya ile Roma arasında kurulan tarihi ve mitolojik ilişkiyi de ziyaretçilere aktardığını belirten Ersoy, MÖ 3'üncü bin yıldan Roma Dönemi'nin sonuna kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan seçkinin Antik Akdeniz dünyasının ortak hafızasına ışık tuttuğunu ifade etti. Troya'nın yalnızca Roma'nın değil Avrupa kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu dile getiren Ersoy, Homeros'tan günümüze uzanan bu büyük mirasın farklı toplumları ortak bir tarih ve kültür etrafında buluşturduğunu söyledi. Kolezyum'daki iş birliğinin temelinde güven var Geçtiğimiz yıl Kolezyum'da gerçekleştirilen Göbeklitepe Sergisi'nin büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Bakan Ersoy, söz konusu serginin milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak Türkiye'nin kültürel değerlerinin uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sunduğunu belirtti. Göbeklitepe ile başlayan iş birliğinin Troya Sergisi ile daha da ileri taşındığını ifade eden Ersoy, bu tür prestijli alanlarda sergi düzenlemenin yalnızca maddi imkânlarla açıklanamayacağını söyledi. İlgili kurumlar arasında güçlü ilişkiler ve karşılıklı güvenin belirleyici olduğuna dikkat çeken Ersoy, kültürel diplomasi alanında kurulan iş birliklerinin uzun vadeli sonuçlar ürettiğini kaydetti. Troya Sergisi kültür turizmine de katkı sağlayacak Troya Sergisi'nin de Göbeklitepe Sergisi'nin yakaladığı başarıyı sürdüreceğine inandığını belirten Ersoy, Kolezyum'un ziyaretçi profili ve bugüne kadar gördükleri ilginin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Bu tür uluslararası sergilerin yalnızca kültürel görünürlüğe değil, Türkiye'nin kültür turizmine ve uluslararası tanıtımına da önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Ersoy, kültürel mirasın dünyanın farklı coğrafyalarında görünür kılınmasının Türkiye'nin marka değerini güçlendirdiğini ifade etti. Yeni uluslararası sergiler yolda Türkiye'nin kültürel mirasını dünyanın en önemli müzeleri ve kültür merkezlerine taşımaya devam edeceklerini belirten Ersoy, Berlin'de devam eden Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi'nin ardından Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD'de yeni sergiler planlandığını açıkladı. Japonya ile bu alanda mutabakat zaptı imzalandığını, Çin ve Avusturya ile görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Ersoy, hedeflerinin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu söyledi. Tanıtımda yeni dönem: Hikaye anlatıcılığı Dünyada tanıtım anlayışının değiştiğine dikkat çeken Bakan Ersoy, günümüzde insanların yalnızca bir destinasyonu görmek istemediğini, aynı zamanda bir hikayenin parçası olmayı arzuladığını ifade etti. Bu doğrultuda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) çalışmalarına işaret eden Ersoy, Türkiye'nin tanıtımında dijital dünyayı merkeze alan, veriye dayalı ve küresel eğilimleri takip eden yeni bir model uyguladıklarını söyledi. GoTürkiye markasıyla dünyanın yaklaşık 200 ülkesinde tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini belirten Bakan Ersoy, reklam filmlerinin yanı sıra hikaye anlatıcılığını merkeze alan yeni projeler geliştirdiklerini kaydetti. Türk dizilerinin dünya çapındaki etkisinden de yararlandıklarını ifade eden Ersoy, TGA koordinasyonunda hazırlanan mini dizi projeleriyle şehirlerin, kültürel mirasın ve yaşam kültürünün milyonlarca kişiye ulaştırıldığını belirtti. Bakan Ersoy, Türkiye'nin bugün yalnızca ziyaret edilen değil, deneyimlenen bir destinasyon olarak öne çıktığını vurgulayarak kültür, tarih, gastronomi ve yaşam kültürünü çağın iletişim araçlarıyla dünyaya anlatmaya devam edeceklerini söyledi.

Machu Picchu’da aşırı turizm için ortak çözüm çağrısı Haber

Machu Picchu’da aşırı turizm için ortak çözüm çağrısı

Dünyanın en popüler seyahat listelerinde öne çıkan Machu Picchu, son dönemde artan ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle zorluklarla karşı karşıya. Peru’nun ünlü 15. yüzyıl İnka kalesini ziyaret eden turistler, aşırı kalabalık, uzun kuyruklar ve düzensiz ulaşım hizmetlerinden şikâyet ediyor. Dünya genelindeki ünlü arkeolojik alanların koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen bir küresel miras vakfı, siteye yönelik sorunların çözümü için Peru makamlarıyla iş birliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı. New7Wonders Vakfı’nın açıklaması, Machu Picchu’nun 2007’de “Dünyanın Yeni Yedi Harikası” arasında yer almasına rağmen ziyaretçilerin yaşadığı sorunlar nedeniyle bu unvanın risk altında olduğuna dair geçen yıl yaptığı uyarının ardından geldi. Vakfın direktörü Jean Paul De la Fuente, arkeolojik alanda geçen yıldan bu yana “hiçbir ilerleme kaydedilmediğini” belirterek durumu Peru’daki “siyasi tıkanıklığa” bağladı. Peru’da turizm yetkilileriyle görüşmelerde bulunan De la Fuente, göreve gelecek yeni yönetimle bir araya gelerek sahadaki hizmet sorunlarına “çözüm aramaya” hazır olduğunu ifade etti. Yetkililerden ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Peru’da 7 Haziran’da yapılacak ikinci tur seçimlerde ülkenin yeni devlet başkanı belirlenecek. Seçim, son 10 yılda dokuzuncu kez lider değişimine gidecek ülkenin geleceğini şekillendirecek. Yarış, eski bir devlet başkanının kızı olan Keiko Fujimori ile ticaret bakanlığı yapmış Roberto Sánchez arasında geçiyor. De la Fuente, Associated Press’e (AP) yaptığı açıklamada, “İnsanlar Machu Picchu’ya dünyanın harikalarından birini görmeye gittiklerini düşünüyor. Ancak birçok kişi için bu hayal bir kâbusa dönüşüyor,” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1983’te dahil edilen Machu Picchu, 2007’de New7Wonders Vakfı tarafından düzenlenen çevrim içi oylamayla modern dünyanın yedi harikasından biri seçilmişti. De la Fuente, turizmin o tarihten bu yana hızla arttığını ancak Perulu yetkililerin buna uygun altyapı ve yönetim düzenlemelerini yapmadığını söyledi. Vakfın direktörü, şu aşamada Machu Picchu’nun “dünya harikası” statüsünün geri alınmasını gündeme almadıklarını, ancak hükümetle iyileştirme planı üzerinde çalışmak istediklerini vurguladı. “Yeni yönetimle birlikte çalışarak Machu Picchu için olumlu bir sonuç elde etmeyi umuyoruz,” diyen De la Fuente, “Negatif bir durumdan, dünyanın diğer harikalarının örnek alacağı bir modele dönüşmesini istiyoruz,” ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz" Haber

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz"

Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi. "Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İlk uygulama üç yerde başladı Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi. 20 müze ve ören yerinde uygulanacak Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi'ni saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor Haber

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde Zımbıllı Tepe mevkiindeki tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis'te 2006'da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Taşköprü Belediyesi'nin de destekleriyle Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor. 25 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla ilgili 18-24 Mayıs Müzeler Haftası etkinlikleri çerçevesinde 17. Kastamonu Kent Müzesi Bilim Günleri programı düzenlendi. Kastamonu Valiliğinin koordinesinde Kastamonu Üniversitesi, Taşköprü Belediyesi, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası ile Kastamonu Ticaret Borsası'nın destekleriyle Kastamonu Kent Müzesi Müdürlüğünce Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Salonunda yapılan panele konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük ile Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş katıldı. "Pompeiopolis, ören yeri olarak sunulma aşamasına geldi" Paflagonya'nın başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti'nin tanıtılması sürecini hızlandırmak istediklerini söyleyen Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Artık ören yeri olarak sunulması aşamasına geldik. Kazılarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. 2006 yılından beri yapılan kazılarda ortaya çıkan eserler bize buranın artık işlevsel hale geldiğini, turizm açısından kıymetli bir noktaya doğru evrildiğini söylüyor. Antik kentte içinde bulunduğumuz tiyatro salonu var. Bunun dışında 2 bin 400 metrekare alana sahip villa var. Villada değişik mozaikler var. Çarşı ve bir başka anlamda da ibadet haline kullanılan bölümler var. Dolayısıyla değişik alanlarda şu anda kazılar devam ediyor. İnşallah bu senede yapılacak kazılarla daha bir ön plana çıkacak" dedi. "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent" Yaz mevsiminde 65 kişiye yakın bir ekiple çalışma yürüttüklerini söyleyen Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 4 yıldır kazı çalışmalarında bir hayli ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent. Birçok kazdığımız her yapının büyük bölümünün tahrip edildiğini görüyoruz. Bazen kireç ocağı, bazen taş ocağı olarak kullanılıyor. Kastamonu için bu hem turizm altyapısını sağlayacak hem kültür turizmine katkı sağlayacak. Biz çalışmalarımızı bu iki yönde devam ettiriyoruz. Hem bilimsel hem de görsel ve turizm altyapısı anlamında. Kentte bizden önceki araştırmacı hocalarımız jeoradar çalışması yapmışlar ve çalışmayı doğrulamak adına çok fazla sondaj açıyorlar. Hatta açılıp kapanan sondajlar da var. Bu da bazı bölümlerin daha da tahrip olmasına neden olmuş" dedi. "Tiyatro için hazırladığımız restorasyon ve konservasyon projeleri kuruldan geçti, bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" Pompeiopolis'te tiyatronun kazılarını bitirdiklerini söyleyen Eliüşük, "Onun yanındaki odeonu (müzik salonu) bitirdik. 2025'te villanın bulunduğu tek bir duvar olarak görülen alanı büyük oranda kazdık. Yaklaşık bin 400 metrekarelik bir alan kaplıyor. Villada restorasyon çalışmaları yaptık. Kaz çalışmaları devam ediyor. Burada İtalyan ekip de birlikte çalışıyoruz. Tiyatro bu haliyle 2010'dan 2022 yılları arasında ara ara kazılmış. 2024'te biz başladığımızda yapının tamamını kazdık. Ne yazık ki sahne bölümünün tiyatro alanı tamamıyla tahrip olmuş. Sadece küçük ayaklar kalmış. Burada Roma İmparatoru Commodus'a ait bir heykel var. Yapım tarihi de belli. M.S. 186'yı gösteriyor. Paflagonya'da tarihi bilinen kesin yapılardan biri haline geldi. Yani 186'da kesinlikle bu yapı vardı. Biz, mimari tasarımlarını ve diğer yapıların tarihlendirmesinde bu yapıyı örnek alacağız. Biz, tiyatroyu da ayağa kaldırma çalışması yaptık ama bunun restorasyon ve konservasyon projeleri hazırlandı, kuruldan geçti. Yakında bir bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" diye konuştu. "Villa'yı koruma altına alıp sergilemeye açmak istiyoruz" M.S. 180'ler civarında tiyatronun tarihlendirildiğini ifade eden Eliüşük, "Ama daha erken döneme ait Millet Kütüphanesinde sergilenen eserimiz Afrodit başı, Roma'nın en sevilen tanrıçasıdır kendisi. Bunun dışında çok fazla irili ufaklı süs eşyaları, kandiller, ağırlıklar gibi malzemelerde çıkartıldı. Villa'da özel bir oda var. Duvarları İtalyan mermerden yapılmış kabartmaları var. Bu sene bu mozaikle restorasyon çalışmalarında bölümleri kaldırıp yerine yerleştirdik, altı boş çünkü. Mozaik biraz da kötü korunmuş. Restorasyon çalışması geçirmiş ama o restorasyon çok iyi bir sonuç vermemiş ya da iyi korunmamış. Biz, yavaş yavaş mozaikleri kaldırıp düzenliyoruz. Çünkü alanı sergilemeye hazırlıyoruz. Şu anda villaya geldiğimizde bunlar sergilemeye hazır hale getiriliyor. Alt yapıyı oluşturmadık, yürüyüş kısımları alanlarını oluşturmadık ama bunu bitirmeye çalışıyoruz. M.S. 200 yılından 600 yüzyıla kadar villa kullanılıyor. Bizde villayı ve mozaiklerinin tamamını koruma çatısı altına aldık ki mozaiklerin deformasyonunu engelledik. Bu sene eğer para bulursak o alanın tamamını basit koruma çatısıyla geçip sergilemeye açmak istiyoruz. Ama burada biraz da bütçe meselesi. Villanın genişliği 47 metre, eni de 35 metredir. Büyük bir villadır. Zemin mozaiklerinin testini yaptık ama açmadık korumaya alamayacağımız için" şeklinde konuştu. "Hristiyanlar için kutsal olan ‘martyrion' şehitliği olabilir" Pompeiopolis'in Roma'nın Paflogonya eyaletinin bir dönem eyalet başkentliğini yaptığını ifade eden Eliüşük, Hristiyan şehitliklerine "martyrion" dediklerini, kentte önceki yıllarda kısmen kazılmış bir ‘martyrion' olduğunu ifade ederek, "Burada Hristiyan şehitliği olabilir. Bir piskoposluk merkezinde bunun da olması çok doğal olarak söylemek mümkün. Bu yapı neden önemli, sadece Roma yapılarıyla değil, aynı zamanda Hristiyanlar için önemli bir kutsal yapıyı ortaya çıkarmak istiyoruz. Kent arkeolojisi için önemli, aynı zamanda kent turizmi için de çok değerli bir yapı. Mozaikleri koruma altına aldık. Buradan Hristiyanlara ait mezar kitabelerini bulduk. Mezar siteleri var. Gömüler gerçekleştirilmiş buraya" dedi. "Şu anda bir gezi güzergahının hazırlıklarını başladık" Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ve Taşköprü Belediyesi'yle yürüttükleri ortak projede bir sergileme alanı oluşturulduğunu belirten Eliüşük, "Bu sergileme alanının yeniden dizayn edilmesi gerekiyor, projesi hazırlanıyor. Aynı zamanda buraya karşılama binasını da oturtacağız. Tek bir projeyle gelip hem gezinti alanı, sergileme alanı gezilecek, hem de giriş kısmı tasarlanacak. Çok iyi bir yapı kazandıracağız. Bazı kamulaştırma sorunları var. Onları çözdüğümüzde kentin agorasını (yol haritası) ve nekropolünü de kazmayı planlıyoruz. Ama önceliğimiz mevcut kazdığımız yapıların korunması, bunların sergilenmesi ve bir gezi güzergahının hazırlanması. Şu anda bunların hazırlıkları sürüyor. Hem karşılama merkezi olacak, hem de sergileme alanımız hem depomuzda olacak. Buradan Villa'ya geçilecek. Villa'dan bir yolla Bazilika'ya, oradan hamam ve tiyatroya, sonra odeon ve martyriona geçilecek, sonra geri dönüş turunu hazırlıyoruz. Kazılarımızı bu doğrultuda yürütüyoruz. Özellikle sergilenebilecek olan yapıları kazıyoruz" diye konuştu. Pompeiopolis Antik Kazılarının yaklaşık 25 yıldır devam ettiğini söyleyen Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Murat Karasalihoğlu da, "Anadolu'nun en bakir arkeolojik anlamdaki bölgesi olan Paflagonya, biz şu anda içinde bulunuyoruz. İç Paflagonya dediğimiz bölgede daha geç yerleşimlerin olması, kazı ya da yüzey araştırmalarının çok az olmasından dolayı biz, İç Paflagonya üzerinde arkeolojik anlamda söz söylemek konusunda biraz ketum davranıyoruz. Çünkü elimizde fazla verimiz yok" dedi. Programda Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş da, "Hodrianopolis Antik Kenti Kazıları" hakkında katılımcılara bilgi verdi.

İstanbul’da "Macedonia Connect" Rüzgarı Haber

İstanbul’da "Macedonia Connect" Rüzgarı

Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ve Kuzey Makedonya Kültür Merkezi ev sahipliğinde, Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu iş birliğiyle düzenlenen "Macedonia Connect" buluşması İstanbul’da gerçekleştirildi. Diplomasi, iş dünyası ve kültür sektörünü bir araya getiren zirvede konuşan Başkonsolos İdris Fazlioski, 2025 yılında Kuzey Makedonya'yı ziyaret eden turistler arasında Türklerin ilk sırada yer aldığını belirterek, "Kültürel yakınlığımızı somut ticari ortaklıklara dönüştürme yolunda güçlü bir adım atıyoruz" dedi. İSTANBUL – Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki köklü tarihi, ticari ve kültürel bağları daha da güçlendirmeyi amaçlayan “Macedonia Connect – Kültür, Gastronomi ve Turizm Buluşması”, Grand Cevahir Hotel & Convention Center Şişli’de geniş katılımla gerçekleştirildi. İş dünyası, diplomasi, turizm ve kültür çevrelerini aynı çatı altında buluşturan etkinlikte; iki ülke arasındaki ekonomik iş birlikleri, yatırım fırsatları ile turizm ve gastronomi alanındaki ortak potansiyel kapsamlı şekilde ele alındı. Yoğun ilgi gören buluşmaya; Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Suzan Novoberdaliu, Arnavutluk İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro, Bosna Hersek İstanbul Başkonsolosu Dragan Mihaljević, Hindistan İstanbul Başkonsolosu Mijito Vinito, Malezya İstanbul Başkonsolosu Amiri Bakar ve Gürcistan İstanbul Başkonsolosu Aleksandre Jishkariani katıldı. Diplomatik temsilcilerin yanı sıra iş ve turizm dünyasının önemli isimleri de etkinlikte yer aldı. Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Cevahir Holding Yönetim Kurulu Üyesi Eser Cevahir, Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, Dedeman Holding Yönetim Kurulu Üyeleri Banu Dedeman ve Murat Dedeman ile turizm sektörünün önde gelen temsilcileri programda hazır bulundu. “Macedonia Connect”, yalnızca kültür ve turizm odaklı bir tanıtım etkinliği olmanın ötesine geçerek; Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, ekonomik ilişkilerin güçlenmesine ve kültürel yakınlığın daha ileri taşınmasına yönelik önemli bir platform niteliği taşıdı. "İstanbul'da Yeni Köprüler İnşa Ediyoruz" Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, dünya kültürlerinin kavşağı olan İstanbul’da bu buluşmayı gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Yalnızca bir tanıtım yapmadıklarını, iki ülke arasında yeni köprüler kurduklarını vurgulayan Fazlioski, şunları söyledi: "Gerçekleştirdiğimiz 'Macedonia Connect' buluşmasıyla, sadece kültürel bağlarımızı tazelemekle kalmıyor; aynı zamanda turizm ve gastronomi alanlarındaki ortak potansiyelimizi ticari ortaklıklara dönüştürme yolunda güçlü bir adım atıyoruz. Osmanlı, Bizans ve Avrupa kültürlerinin izlerini bir arada taşıyan Kuzey Makedonya; Üsküp'teki Taş Köprü'den UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Ohrid Gölü'ne, Mavrovo'dan Matka Kanyonu'na kadar eşsiz doğal ve kültürel zenginliklere sahip. Ülkelerimiz arasındaki bu dostane ilişkilere dayanan iş birliğimiz her dönemde daha da güçlenerek devam ediyor. Bizim görevimiz; hedeflerimiz doğrultusunda ortak çıkarlarımızı önceleyerek erdemli ve vizyoner bir iş birliği ortaya koyabilmek’’ Başkonsolos Fazlioski ayrıca " Sıcak misafirperverliğimiz ve ulaşım kolaylığı sayesinde turizm potansiyelimiz istikrarlı şekilde artıyor. 2025 yılında Kuzey Makedonya’yı ziyaret eden yabancı turistler arasında Türk turistler ilk sırada yer almıştır. Bunun yanında vatandaşlarımızın önemli bir bölümü de Türkiye’yi, özellikle İstanbul’u ve Marmara Bölgesi’ni ziyaret etmektedir" diyerek karşılıklı turizm hareketliliğinin altını çizdi. Dostluk; Kültür, Gastronomi ve Turizmle Görünür Kılınıyor Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü ise konuşmasında iki ülke arasındaki ortak tarihe ve kültürel yakınlığa vurgu yaptı. Platform olarak bugüne kadar konsolosluklar, odalar, organize sanayi bölgeleri ve federasyonlarla 16 büyük buluşma gerçekleştirdiklerini belirten Gözcü şöyle konuştu: "Macedonia Connect ile Kuzey Makedonya ve Türkiye dostluğunu kültür, gastronomi ve turizm başlıkları üzerinden daha görünür kılmayı amaçladık. İnanıyoruz ki bu etkinlik, iki ülke arasında yepyeni iş birliklerine ve stratejik ortaklıklara çok güçlü bir katkı sunacak. " Uzman İsimler Kuzey Makedonya Potansiyelini Tartıştı Zirve kapsamında, iki ülkenin turizm profesyonellerini bir araya getiren panel düzenlendi. Kuzey Makedonya’nın turizm destinasyonlarının ve gastronomi değerlerinin masaya yatırıldığı panelde; Kuzey Makedonya Kültür Merkezi Müdürü Dime Rataykoski, FEST Travel Kurucusu Faruk Pekin ve TÜRSAB Gastronomi Turizmi İhtisas Başkanı M. Tümay İmamoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelistler, iki ülke arasındaki kültürel turizm rotalarını geliştirecek önerileri katılımcılarla paylaştı. B2B Görüşmeleriyle Yeni Ticari Anlaşmaların Kapısı Aralandı Zirvenin en dinamik bölümlerinden birini oluşturan B2B (İkili İş Görüşmeleri) seanslarında ise Türk ve Makedon firma temsilcileri birebir görüşmeler yaptı. Sektör profesyonelleri, turizm ve ticaret alanlarında yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması adına son derece verimli temaslarda bulunarak geleceğe yönelik stratejik ortaklıkların zeminini hazırladı.

Perre Antik Kenti’nde Müzeler Haftası yoğun başladı Haber

Perre Antik Kenti’nde Müzeler Haftası yoğun başladı

Yoğun katılımın olduğu etkinlikte tarihi ve kültürel mirasın korunmasına dikkat çekilirken, çocuklara yönelik uygulamalı arkeoloji çalışmaları da büyük ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, Müzeler Haftası'nın kültürel mirasın tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Katılımcılar daha sonra Perre Antik Kenti'ni gezerek bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer tarafından antik kentte sürdürülen kazı, restorasyon ve koruma faaliyetleriyle ilgili sunum yapıldı. Etkinlik kapsamında sergilenen bazı tarihi eserlerin açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından yapılan kurdele kesimiyle eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Tarihi eserlerin yoğun ilgi gördüğü programda katılımcılar bol bol fotoğraf çekti. Müzeler Haftası etkinliklerinde çocuklar da unutulmadı. Programa katılan minik öğrenciler için oluşturulan özel alanda temsili kazı çalışması yapıldı. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, arkeolojik kazıların nasıl yapıldığı konusunda uygulamalı eğitim aldı. Kazı çalışmasına katılan öğrencilerin heyecanı renkli görüntüler oluşturdu. Program kapsamında hafta boyunca düzenlenecek sergiler, eğitim faaliyetleri ve kültürel etkinliklerle ilgili katılımcılara bilgi verildi. Adıyaman Müze Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa Adıyaman Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, Müze Müdürü Mehmet Alkan, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

9 günlük tatil GAP turizmini canlandıracak Haber

9 günlük tatil GAP turizmini canlandıracak

Tarihi mekanları, inanç turizmi değerleri ve zengin mutfağıyla öne çıkan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bayram tatilini değerlendirmek isteyen ziyaretçilerin önemli rotalarından biri olarak öne çıkıyor. İnanç, kültür ve gastronomi alanındaki değerleriyle her geçen gün daha fazla turist ağırlayan bölge, tarihin doğayla buluştuğu eşsiz güzellikteki kentleriyle ziyaretçilerine güzel bir tatil imkanı sunuyor. Yaz aylarının kavurucu sıcakları öncesine denk gelen bayram tatili, bölgeyi ziyaret etmek isteyenler için avantaj sağlıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Göbeklitepe ile Hazreti İbrahim'in doğduğuna inanılan Şanlıurfa, en çok ziyaret edilen şehirler arasında yer alıyor. Gastronomisiyle öne çıkan Gaziantep ise tarihi ve turistik mekanlarıyla yoğun ilgi görüyor. Şanlıurfa Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Başkanı Müslüm Çoban, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bölgede turizm hareketliliğinin artacağını söyledi. Tatilin 9 güne çıkarılmasının sektörü olumlu etkilediğini belirten Çoban, "Ciddi bir hareketlilik bekliyoruz. Mayıs ayı bölgemizi gezmek için en uygun dönemlerden biri. Bayramın uzun olmasıyla birlikte Şanlıurfa ve Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu'da yoğunluk yaşanacağını öngörüyoruz." şeklinde konuştu. Şanlıurfa Turizm Komitesi Başkanı Mehmet Kamil Türkmen de havaların ısınmasıyla bölgedeki turizm hareketliliğinin artacağını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte bölgemizde önemli bir hareketlilik gözlemliyoruz. Şu an rezervasyon doluluk oranları yüzde 35-40 seviyelerinde. Bu oranın bayram haftasında yüzde 80 ila 100'e ulaşmasını bekliyoruz." Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) GAP Bölge Temsil Kurulu Başkanı İbrahim Halil Kılınç, Gaziantep'in gastronomi ve tarihi zenginliğiyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirtti. GAP turlarının genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yoğunlaştığını dile getiren Kılınç, "Bayram tatilinde otellerde doluluk oranlarının yüzde 90 seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz. Rezervasyonlar artmaya başladı, ulaşım ve konaklama sektöründe hareketlilik gözleniyor." diye konuştu. Kılınç, yabancı turist sayısında da artış yaşandığına işaret ederek, "Yakın zamanda Almanya'dan 17 seyahat acentesini Gaziantep'te ağırladık. Bu bölgeye turlar düzenlenmesi konusunda anlaşmalar yaptık. Çin ve Japonya ile de çalışmalar sürüyor. Bu ülkelerden de turist çekmeyi hedefliyoruz. Bölgemizde güvenlik ortamının iyileşmesiyle birlikte turizm hareketliliğinin daha da artacağını düşünüyoruz." dedi. Turizm işletmecisi Mustafa Yılmaz ise yurt dışından gelen gurbetçilere yönelik turlar düzenlediklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "Almanya başta olmak üzere yurt dışından gelen vatandaşlarımıza bölgenin tarihini ve kültürel zenginliklerini tanıtıyoruz. Bayram tatilinde oteller, restoranlar ve çarşı-pazarlarda yoğunluk yaşanmasını bekliyoruz. Havaların ısınması ve tatilin 9 gün olması nedeniyle özellikle bu bölgede hareketliliğin artacağını öngörüyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.