Hava Durumu

#Kültür Sanat

TOURISMJOURNAL - Kültür Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Sanat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Club Med Palmiye’de spor ve iyi yaşam bir araya geldi Haber

Club Med Palmiye’de spor ve iyi yaşam bir araya geldi

İstanbul, Mayıs 2026 — Premium her şey dahil tatil anlayışının dünya çapındaki öncülerinden Club Med, 15-17 Mayıs tarihleri arasında Antalya’daki amiral gemisi tesisi Club Med Palmiye’de unutulmaz bir spor ve yaşam buluşmasına ev sahipliği yaptı. Özenle kurgulanmış kapalı topluluk Society ile bağımsız yaşam kültürü platformu PlumeMag iş birliğiyle düzenlenen özel padel turnuvası; sporun heyecanını, sosyalleşmenin keyfini ve Akdeniz’in eşsiz atmosferini üç gün boyunca aynı çatı altında buluşturdu. SPORUN VE SOSYALLEŞMENIN BULUŞTUĞU ÜÇ GÜN Club Med Palmiye’nin zengin spor altyapısı içinde öne çıkan padel kortlarında düzenlenen turnuva, hem hobi sporcularını hem de iddialı oyuncuları aynı zeminde buluşturdu. Society’nin özenle seçilmiş topluluğundan davetli konuklar, üç gün boyunca yalnızca turnuvanın heyecanını değil; Club Med’in dünya çapında bilinen Ultra Her Şey Dahil konseptini de deneyimleme fırsatı buldu. Gurme açık büfeler,akşam etkinlikleri, plaj keyfi ve Antalya’nın doğal güzellikleriturnuvanın atmosferine eşlik etti. Sabahları kortlarda başlayan günler, gün batımında plaj kenarındaki kokteyl saatleri ve akşam programlarıyla devam etti. Misafirler, raket sallarken yeni dostluklar kurdu, ilham veren sohbetlere ortak oldu ve Club Med’in kendine özgü misafirperverliğini yakından deneyimledi. BENZER İLGI ALANLARINA SAHIP BIR TOPLULUĞUN KALBINDE: SOCIETY Seçkin üniversite mezunları, girişimciler ve beyaz yakalı profesyonellerden oluşan 2.000’i aşkın üyesiyle Society, Türkiye’nin en özgün topluluk platformlarından biri olarak öne çıkıyor. Gastronomi, sanat, spor, oyun ve açık hava başlıkları altında bugüne kadar 90’ı aşkın etkinliğe imza atan Society, benzer ilgi alanlarına sahip insanları özenle tasarlanmış gerçek dünya deneyimleri etrafında bir araya getirmeyi misyon ediniyor. Club Med Palmiye’deki bu özel turnuva, Society’nin spor temalı buluşmalar serisinin yeni bir ayağı olarak konumlandı; bu kez Akdeniz kıyısındaki seçkin bir tatil deneyimiyle birleşerek topluluğa farklı bir boyut kazandırdı. KÜLTÜR, YAŞAM VE ESTETIĞIN MEDYA DILI: PLUMEMAG İş birliğinin bir diğer ayağı, kurucu Bihter Ayyıldız liderliğinde yayın yapan PlumeMag oldu. Sürdürülebilir yaşam, kültür-sanat, tasarım, seyahat ve iyi yaşam odağında yayın yapan bağımsız yaşam kültürü platformu PlumeMag, “sürdürülebilirlik estetikle başlar” yaklaşımıyla turnuva deneyimini içeriksel bir boyuta taşıdı. Dijital yayıncılığın yanı sıra podcast serileri, YouTube programları, marka iş birlikleri ve kültür-sanat etkinlikleriyle bilinen platform; turnuvanın hikâyesini özgün anlatı dili ve estetik kürasyon anlayışıyla topluluğuyla buluşturdu. PlumeMag’in “Green Up Meetings” gibi sürdürülebilirlik odaklı projelerine de yansıyan içerik ve deneyim bütünlüğü, bu iş birliğinin temel yapı taşlarından biri oldu. AKDENIZ KIYISINDA BIR CLUB MED DENEYIMI: PALMIYE Antalya’nın Kemer ilçesinde, Görkemli Toros dağlarının eteklerinde Akdeniz’in mavisine açılan özel kumsalıyla konumlanan Club Med Palmiye; kapsamlı spor olanakları, yetişkinlere özel alanları ve gurme restoranlarıyla her misafire zengin bir deneyim sunuyor. Tesisin 6 padel kortu ve tenis kortları, spor tutkunlarına profesyonel bir ortam sağlıyor. Bunların yanı sıra uçan trapez okulu ve sirk aktiviteleri, okçuluk, su kayağı ve wakeboard, yelken okulu, kano, kürekli sörf, at binme, parasailing, fitness merkezi ve Zen Havuzu gibi çok sayıda aktiviteyle dolu bir spor altyapısı sunuluyor. Club Med Spa by Sothys, Türk hamamı ve rahatlatıcı wellness alanları ise sporun ardından yenilenme imkânı tanıyor. Akdeniz mutfağından dünya lezzetlerine uzanan gurme açık büfeleri, à la carte restoranları, yetişkinlere özel barı ve canlı akşam programlarıyla Palmiye; Society ve PlumeMag iş birliğine doğal bir ev sahipliği yaptı. ÜÇ MARKANIN PAYLAŞTIĞI ORTAK DEĞERLER Club Med, Society ve PlumeMag iş birliğiyle hayata geçirilen bu özel turnuva; three markanın da paylaştığı kaliteli deneyim, seçkin topluluk ve estetik yaşam kültürü değerlerinin somut bir yansıması oldu. Misafirler, üç gün boyunca yalnızca padel oynamakla kalmadı; yeni bağlantılar kurdu, ilham veren bir topluluğun parçası oldu ve Club Med’in eşsiz misafirperverliğini bir kez daha deneyimledi. Spor, topluluk ve iyi yaşamın kesişiminde tasarlanan bu özel buluşma, üç markanın ortak vizyonunu paylaşan misafirler için unutulmaz bir Akdeniz hatırasına dönüştü.

"Moskova'da Yaz" projesi, 30 Mayıs'ta başlıyor Haber

"Moskova'da Yaz" projesi, 30 Mayıs'ta başlıyor

Moskova Belediyesi'nin bir projesi olarak bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Moskova'da Yaz" festivali, 30 Mayıs'ta açılıyor. Şehrin tüm bölgelerinde 500'den fazla mekânı bir araya getirecek olan festival, bu sezon boyunca kültürel, sportif, eğitici ve lifestyle etkinliklere ev sahipliği yapacak. Geçtiğimiz sezon 64 milyon ziyaretçiyi ağırlayan ve 122 binden fazla etkinliğe sahne olan festival, bu yıl kapılarını yine tüm dünyayla birlikte Türk ziyaretçilere de açıyor. Festivalin ana lokasyonları ve etkinlikler Moskova'da Yaz Festivali'nin programında; açık hava konserleri, tiyatro ve film gösterimleri, atölyeler, geziler ile "Uluslararası Caz Festivali", "Uluslararası Sanat Festivali", "Tiyatro Bulvarı", "Zamanlar ve Dönemler", "Moskova Malikaneleri" gibi büyük şehir festivalleri bulunuyor. Bu yaz, sadece belirli mekanlar değil, tüm şehir merkezi devasa bir açık hava sahnesine dönüşüyor. Moskova genelindeki bulvarlar, meydanlar, parklar ve yaya caddeleri; performanslar, atölye çalışmaları, spor aktiviteleri, sanat enstalasyonları ve yaz sezonuna özgü eğlencelerle gün boyu yaşayan halka açık canlı mekanlar haline geliyor. Moskova'nın ikonik noktalarını bu yaz devasa birer açık hava sahnesine dönüştüren festival kapsamında; Sovyet mimarisi ve kültürel pavyonlarıyla bilinen dev park VDNH, etkileyici film setleri ve interaktif alanlarıyla Moskino Sinema Parkı, Devrim ve Manejnaya Meydanları, Gorki Parkı, Kolomenskoye Müze-Milli Parkı ve Luzhniki Olimpiyat Kompleksi projenin ana üsleri olarak belirlendi. Keşif için en konforlu sezon: Moskova'da yaz atmosferi Yaz mevsimi, Rusya'nın başkentini keşfetmek için en konforlu sezonlardan biri olarak kabul ediliyor. Moskova'nın genellikle ılık geçen yaz havası; gün boyu uzun yürüyüşler, açık havada yemek yeme ve şehri keşfetme için son derece konforlu koşullar yaratıyor. Uzun gün ışığı saatleri ve geniş yeşil alanlar, ziyaretçilerin ruhunu dinlendiren rahat bir şehir atmosferine katkıda bulunuyor. Günümüzde Moskova; tarih, gastronomi, alışveriş, festivaller ve modern deneyimleri bir arada sunan küresel bir cazibe merkezi olarak öne çıkıyor. Ziyaretçiler Kızıl Meydan, Kremlin ve VDNH gibi ikonik simge mekanları keşfederken, modern Moskova'nın çağdaş kültürel alanlarını da deneyimliyor. Moskova, yaz akşamlarında gecenin geç saatlerine kadar hizmet veren çok sayıda restoranı, çatı katı mekanları ve teraslarıyla canlı gece hayatını da gözler önüne seriyor. Şehrin 7/24 hizmet kültürü, hareketli rıhtımları, açık hava kafeleri ve özel veranda konseptleri; yaz seyahati deneyiminin önemli bir parçası haline gelen dinamik bir atmosfer yaratıyor. Türk ziyaretçilerin Moskova'ya ilgisi artıyor Kültür, gastronomi ve konforlu şehir keşfi arayan Türk turistlerin Moskova'ya olan ilgisi istikrarlı büyümesini sürdürürken, başkent 2025 yılında Türkiye'den 75 binden fazla ziyaretçi ağırladı. Türkiye'den giden birçok ziyaretçi, seyahat ederken çok yoğun tur programları yerine gastronomiye, alışverişe, kafelere ve şehrin rahatça keşfedilmesine zaman ayırarak daha yavaş ve esnek bir tempoyu tercih ediyor. Türk gezginlerin ilgisini çeken lokasyonlar arasında Novodeviçi Mezarlığı'nda bulunan usta şair Nazım Hikmet'in mezarının yanı sıra Puşkin Müzesi'ndeki "Heinrich Schliemann Kazılarında Truva" ve Moskova Kremlini'nin Cephanelik Odası (Armoury Chamber) gibi sergiler yer alıyor. Türkiye'deki büyük şehirler ile Moskova arasında birçok havayolu şirketi tarafından gerçekleştirilen haftalık 200'ün üzerinde düzenli direkt uçuş, bu kadim kenti Türk turistler için son derece erişilebilir kılıyor. Şehir ayrıca, uluslararası ziyaretçilerin başkentte konforlu bir şekilde yollarını bulmalarına yardımcı olan "Discover Moscow" gibi platformlar aracılığıyla çok dilli dijital hizmetler, rahat ulaşım sistemleri ve hazır seyahat rotaları sağlıyor. Kategorilere göre festival takvimi Kültür, sanat ve müzik V. Uluslararası Moskova Caz Festivali (08 Haziran - 14 Haziran 2026): Farklı ülkelerden gelen sanatçılar; Zaryadye Parkı, Hermitage Bahçesi ve Çaykovski Konser Salonu'nda sahne alacak.IV. Zaryadye Yaz Müzik Festivali (06 Haziran - 05 Temmuz 2026): Klasik ve modern besteleri, opera prodüksiyonlarını, senfonik konserleri, prömiyerleri ve dünyaca ünlü müzisyenlerin performanslarını içerecek."Tiyatro Bulvarı" Festivali (30 Mayıs - 30 Ağustos 2026): Moskova'nın en büyük açık hava tiyatro festivali olan "Tiyatro Bulvarı", gösterileri geleneksel sahnelerin dışına taşıyarak doğrudan şehrin kalbiyle buluşturuyor. Yaz sezonu boyunca müzikal ve dramatik yapımlar, Moskova'nın bulvarlarının ve halka açık mekanlarının ayrılmaz bir parçası haline geliyor.IX. Uluslararası Sanat Festivali "Inspiration": VDNH'de düzenlenecek festival, müzikal, dramatik tiyatro yapımlarını, multimedya performanslarını, modern dans gösterilerini ve uluslararası sanatsal çalışmaları, Moskova'nın en büyük açık hava kültür mekanlarından birinde buluşturacak. Tarih, miras, gastronomi ve yaşam tarzı "Moskova Malikaneleri" Festivali (30 Mayıs - 06 Eylül 2026): Festival; ziyaretçileri sürükleyici kültürel deneyimler, açık hava performansları, tarihi canlandırmalar, tematik geziler ve geleneksel yaşam tarzı sunumları aracılığıyla Moskova'nın tarihi malikanelerini keşfetmeye davet ediyor. Şehrin birçok tarihi konağı ve malikane kompleksi; konukların Moskova'nın aristokratik mirasını ve mimari tarihini interaktif bir formatta deneyimleyeceği, kendine has bir atmosfere sahip kültürel mekanlara dönüşüyor."Made in Moscow" Kreatif Pavilyonları: Moskova merkezindeki dönemsel açık hava pavilyonları, Moskovalı girişimciler ve kreatif profesyoneller tarafından hayata geçirilen yerel markaları, gastronomiyi, modayı, tasarım ürünlerini, atölye çalışmalarını ve kültürel aktiviteleri vitrine çıkaracak."Bahçeler ve Çiçekler" Festivali: Kentteki merkezi bulvarlar ve halka açık alanlar, büyük ölçekli çiçek ve peyzaj enstalasyonlarının yanı sıra atölye çalışmalarına, yarışmalara, açık hava etkinliklerine ve tematik yazlık rekreasyon alanlarına ev sahipliği yapacak."Zamanlar ve Dönemler" Festivali (10 - 14 Haziran 2026): Tüm şehre yayılan mekanlarda gerçekleştirilecek olan bu festival; Orta Çağ'dan Birinci Dünya Savaşı'na kadar farklı dönemleri kapsayan büyük ölçekli tarihi canlandırmaların yanı sıra özgün zanaat atölyelerine, performanslara, sergilere ve sürükleyici açık hava deneyimlerine ev sahipliği yapacak.Yaratıcı Bölgeler ve Türk Mirası: Seyahat tutkunları, eski endüstriyel alanların sanat mekanlarına ve kafelere dönüştürüldüğü Hlebozavod, Winzavod Çağdaş Sanat Merkezi ve Kırmızı Ekim (Red October) gibi yaratıcı bölgeleri keşfedebilir. Ayrıca Türk ziyaretçiler için usta şair Nazım Hikmet'in Novodeviçi Mezarlığı'ndaki kabri, Puşkin Müzesi'ndeki "Heinrich Schliemann Kazılarında Truva" sergisi ve Moskova Kremlini'nin Cephanelik Odası (Armoury Chamber) önemli duraklar arasında yer alıyor.Yemek ve Alışveriş Kültürü: Geleneksel Rus mutfağından modern uluslararası gastronomiye uzanan restoranların yanı sıra Türk mutfağı mekanları da şehirde yaygın olarak yer alıyor. Alışveriş için ise lüks caddelerin yanı sıra Aviapark ve Afimall gibi büyük alışveriş merkezleri ile tarihi çok katlı mağaza GUM, çeşitli seçenekler sunuyor. Eğlence, bilim ve rekreasyon VDNH Özel Programları: Moskova'nın en büyük kültürel ve rekreasyonel alanlarından biri olan VDNH; yaz sezonu boyunca atölye çalışmaları, müzik performansları, festivaller, bisiklet aktiviteleri, müzeler, parklar ve aile eğlencelerine kadar uzanan geniş bir deneyim yelpazesi sunuyor. Sezonun öne çıkan etkinlikleri arasında Bilim ve Dondurma Festivali de yer alacak.Aktif Yaşam ve Şehir Deneyimleri: Açık hava dinlenme alanları, scooter kiralama, Moskva nehirinde tekne gezintisi ve Moskova merkezindeki eğlence mekanları, ziyaretçilere yaz sezonu boyunca şehri keşfetmenin farklı yollarını sunuyor. "Moskova'da Yaz", Rus başkentinin kültür, gastronomi, festival ve modern yaşamı bir araya getiren canlı, uluslararası bir merkeze dönüştüğünü gösteriyor. Gelişmiş şehir altyapısı, yeşil alanları, zengin etkinlik takvimi ve yabancı turistler için sağlanan ulaşım kolaylıkları sayesinde Moskova; Türk ziyaretçilere hem tarihi mirasını hem de modern yüzünü keyifli ve rahat bir tempoda keşfetme fırsatı sunuyor.

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor Haber

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor

İstanbul’un simge yapılarından Haydarpaşa Garı’nda yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık 130 yıllık geçmişe sahip tarihi yapının ulaşım işlevinin korunacağını, bunun yanında kültür, sanat ve kamusal kullanım alanlarıyla yeniden düzenleneceğini açıkladı. Ersoy, Haydarpaşa Garı’nda süren çalışmaların Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü söyledi. Restorasyon kapsamında yapının özgün malzemelerle yenilenmesine öncelik verildiğini belirten Ersoy, bazı tarihi taşların yeniden kullanılabilmesi için daha önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını ifade etti. İlk etabın Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirilmesi hedefleniyor Bakan Ersoy’un verdiği bilgiye göre, Haydarpaşa’daki çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında garın ulaşım işlevi korunacak. Bununla birlikte ana binadaki bekleme alanlarının korunması, yapının sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılması planlanıyor. Garın yanında yer alan yaklaşık 6 bin metrekarelik bölümün ise farklı yaş gruplarına hitap edecek bir kütüphane kompleksine dönüştürülmesi öngörülüyor. Arkeoloji müzesi ve arkeopark planlanıyor Haydarpaşa sahasında arkeoloji müzesi ve arkeopark da kurulması planlanıyor. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeoparkın, Anadolu Yakası’nda bu ölçekteki ilk arkeoloji müzesiyle birlikte tasarlanacağı belirtildi. Projeye göre gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi yapılacak. Deniz temasıyla tasarlanacağı belirtilen müzede, Türkiye’nin farklı illerinden getirilecek eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Bakan Ersoy ayrıca Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını söyledi. Projeye uluslararası küratör Luca Molinari’nin danışmanlık verdiği belirtildi. Sahil kamusal kullanıma açılacak Proje kapsamında Haydarpaşa sahilinin kamusal kullanıma açılması da hedefleniyor. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılması, ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik açık etkinlik alanı oluşturulması planlanıyor. Bu alanın konser, festival ve kültür etkinlikleri için kullanılması öngörülüyor. Ersoy, projeyi Anadolu Yakası için büyük ölçekli bir kültür yatırımı olarak tanımladı ve Haydarpaşa’nın ulaşım merkezi kimliğinin devam edeceğini söyledi. Açıklamaya göre deniz yolu, demir yolu ve kara yolu bağlantılarının birlikte planlanması amaçlanıyor. Yapısal güçlendirme de yapılıyor Restorasyon sürecinde yapının özgün mimari karakterinin korunmasına odaklanıldığı, geçmiş yıllarda yapılan uygun olmayan müdahalelerin temizlendiği ve kapsamlı zemin güçlendirme ile yapısal iyileştirme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Çalışmalar tamamlandığında Haydarpaşa Garı’nın ulaşım işlevini sürdürürken aynı zamanda sergi, müze, kütüphane, etkinlik ve açık kamusal alanlarla kullanılan çok işlevli bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor.

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı Haber

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı

Yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle İstanbul’un hafızasında özel bir yere sahip olan Haydarpaşa Garı’nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projeye ilişkin detayları ilk kez kamuoyuyla paylaşırken, Haydarpaşa’nın Anadolu Yakası’nın yeni kültür ve sanat merkezi haline geleceğini söyledi. Bakan Ersoy, Haydarpaşa Garı’nın yalnızca bir tren garı olmadığını, milyonlarca insanın yolculuklarına ve hatıralarına tanıklık eden tarihi bir sembol olduğunu belirtti. Anadolu-Bağdat demiryolu hattının önemli başlangıç noktalarından biri olan yapının, geçmişten bugüne İstanbul’un en güçlü hafıza alanlarından biri olarak öne çıktığını ifade etti. Projede tarihi dokunun korunmasına büyük önem verildiğini belirten Ersoy, restorasyon sürecinin Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü açıkladı. Bazı özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için yıllar önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını söyleyen Ersoy, tarihi yapının mümkün olduğunca orijinal malzemelerle restore edildiğini vurguladı. Haydarpaşa’daki çalışmaların etap etap ilerlediğini açıklayan Bakan Ersoy, projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ersoy, ulaşım fonksiyonunun korunacağını ancak garın aynı zamanda kültür ve yaşam merkezi kimliği kazanacağını belirtti. Projeye göre Haydarpaşa Garı’nın ana binasında bekleme alanları korunacak. Yapı aynı zamanda sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılacak. Garın hemen yanındaki yaklaşık 6 bin metrekarelik bölüm ise her yaş grubuna hitap edecek modern bir kütüphane kompleksine dönüştürülecek. Haydarpaşa sahasında dikkat çeken projelerden biri de arkeoloji müzesi ve arkeopark çalışması oldu. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeopark ile Anadolu Yakası’nın ilk büyük arkeoloji müzesinin hayata geçirileceği açıklandı. Projede müze ve arkeoparkın iç içe tasarlanmasının dünyada nadir görülen uygulamalardan biri olacağı belirtildi. Projede dijital müzecilik uygulamaları da yer alacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını açıkladı. Uluslararası üne sahip küratör Luca Molinari’nin de projeye danışmanlık verdiğini belirten Ersoy, kültür ve tasarım vizyonunun ön planda tutulduğunu söyledi. Proje kapsamında Haydarpaşa sahili yeniden kamusal kullanıma açılacak. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılacak. Ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik etkinlik alanı oluşturularak konser, festival ve kültür organizasyonlarının düzenlenebileceği büyük bir yaşam alanı hazırlanacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa projesinin Anadolu Yakası için büyük bir kültür yatırımı olduğunu belirterek, projeyi Atatürk Kültür Merkezi’nin Anadolu Yakası’ndaki karşılığı olarak tanımladı. Ersoy, bölgede uzun süredir hissedilen büyük ölçekli kültür ve sanat merkezi eksikliğinin bu projeyle giderileceğini ifade etti. Haydarpaşa’nın ulaşım kimliğinin korunacağını vurgulayan Ersoy, deniz yolu, demir yolu ve kara yolu entegrasyonunun güçlendirileceğini söyledi. Projede vatandaşların bölgeye kolay erişebilmesi için tüm ulaşım akslarının birlikte planlandığı belirtildi. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi de inşa ediliyor. Deniz temasıyla tasarlanan müzede Türkiye’nin 81 ilinden getirilecek seçkin eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Restorasyon sürecinde geçmiş yıllarda yapılan uygunsuz müdahalelerin temizlendiği açıklandı. Yapının özgün mimari karakterinin korunmasına özel önem verilirken kapsamlı zemin güçlendirme ve yapısal iyileştirme çalışmaları da sürdürülüyor. Bakan Ersoy, projenin tamamlanmasıyla Haydarpaşa’nın İstanbul’un en önemli cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi. Hem tarihi kimliği koruyan hem de modern yaşam alanları sunan proje ile Haydarpaşa’nın gün boyu yaşayan bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre Haydarpaşa Garı’nda yürütülen dönüşüm çalışması yalnızca bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyacak önemli bir şehircilik hamlesi olarak görülüyor. Projeyle birlikte tarihi yapı, ulaşım merkezi olma özelliğini korurken aynı zamanda kültür, sanat ve sosyal yaşamın yeni buluşma noktalarından biri olacak.

Kültür Yolu Festivali Eskişehir ekonomisine katkı sağlayacak Haber

Kültür Yolu Festivali Eskişehir ekonomisine katkı sağlayacak

Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Eskişehir ayağı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla başladı. Festivalin açılış töreni, şehrin kültürel yerlerinden biri olan Odunpazarı Modern Müzesi'nde (OMM) gerçekleştirildi. "Eskişehir dördüncü durağımız" Festivalin kapsamına ve geçmişine değinen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş ile birlikte dahil olmuş bulunuyor. 9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek, kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor. Saygıdeğer Misafirler, 6'ncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye'nin bir marka değerine dönüşmüştür" şeklinde konuştu. "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri" Şehrin zengin mutfak kültürüne ve festival kapsamındaki 'Lezzet Noktası' uygulamasına dikkat çeken Bakan Ersoy, "Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye'nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni de 'Lezzet Noktası' uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanıyoruz. Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu'nun buğday kültüründe şekillenen; Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle hemdem olup zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumunda. Cevizli haşhaş ekmeği, haşhaşlı çörekler, çibörek, balaban köfte gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarımızda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu harika sonuçların tadına varmalarını sağlayacağız. Eskişehir'de; şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurulları ile birlikte 33 'Lezzet Noktası' belirledik. Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini misafir ederek birlikte festivalimizi deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaklar" ifadelerini kullandı. "Festivaller yerel ekonomiyi doğrudan hareketlendiriyor" Kültür sanat etkinliklerinin esnafa ve şehir ekonomisine sağladığı katkılara değinen Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil; şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde Lezzet Noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti. Bu tablo bizler için son derece kıymetli. Üstelik Lezzet Noktaları yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmıyor. Belirlenen bu gastronomi durakları festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece Eskişehir'in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek; şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır." "Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni şehrimizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz" Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Eskişehir yalnızca Türkiye'nin değil tüm Türk dünyasının ortak kültürel havzasında ne denli özel bir yere sahip olduğunun resmi bir ifadesidir. Bu ruhla bugün burada Türkiye'nin ve dünyanın en kapsamlı kültür sanat organizasyonlarından bir olan Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni şehrimizde ağırlamanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Eskişehir'imize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şahsım ve tüm hemşerilerim adına şükranlarımı sunuyorum" diye belirtti. Programa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz'ın yanı sıra AK Parti Eskişehir Milletvekilleri, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile diğer protokol mensupları katıldı. Bakan Ersoy, müzedeki programının ardından Eskişehir Valiliği'ni ziyaret edecek. Burada kentteki yatırımların ve projelerin ele alınacağı İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplanın ardından Ersoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya gelecek.

Mersin’de turizm eğitimi başladı Haber

Mersin’de turizm eğitimi başladı

Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen eğitimler Hamzabeyli, Uzuncaburç, Melemez ve Çömelek mahallelerinde yapıldı. Program kapsamında; kırsal turizm farkındalığı, yerel ürünlerin turizme kazandırılması, ziyaretçi memnuniyeti, konaklama hizmetleri, hijyen, pazarlama teknikleri ve sürdürülebilir turizm gibi birçok konuda teorik ve uygulamalı bilgiler verildi. Eğitimler, turizm uzmanı Erdal Çeri tarafından gerçekleştirildi. Turizm Tanıtım Şube Müdürü Eylem Eren, Örnek Köy ve Arkeoköy projeleri kapsamında yürütülen çalışmalarla bölge halkında turizm bilinci oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Amacımız, turizm hareketliliğine doğrudan ya da dolaylı katılım sağlayacak vatandaşlarımızın bu sürece bilinçli şekilde dahil olması" dedi. Turizm uzmanı Erdal Çeri ise Mersin’in güçlü bir turizm altyapısına sahip olduğunu ifade ederek, doğru planlama ile kentin kısa sürede turistlerin uğrak noktalarından biri haline gelebileceğini söyledi. Uzuncaburç Mahalle Muhtarı Haluk Ünal, bölgenin tarihi zenginliğine dikkat çekerek, "Burası adeta tarihin cenneti" derken, Çömelekliler Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Muhsin Yılmaz da Jeoköy projesinin Türkiye’de örnek bir model olacağını vurguladı. Eğitimlere katılan vatandaşlar ise verilen desteklerden memnun olduklarını belirterek, hem üretim hem de turizm açısından önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti. Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınma ve turizm odaklı çalışmalarının süreceği bildirildi.

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor Haber

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor

Türkiye, küresel spor or­ganizasyonlarında ye­niden güçlü bir pozis­yon alıyor. İstanbul Park'ta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı'nın katılımıyla İstanbul’un tekrar Formula 1 takvimine alınmasıyla ilgili ba­sın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılın­dan itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. “Hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız” İstanbul Park'ın 2027 yılı itibariyle en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil edildiğini vurgulayan Bakan Ersoy, “Bakanlık ola­rak Formula 1’in kazanımla­rına odaklanıyoruz. Formu­la 1’in, turizm talebini yüzde 6 artırdığını görüyoruz. Tatil destinasyonu için daha önce o şehri düşünmemiş kişiler için Formula 1 tercih sebe­bi oluyor. Formula 1’in resmi hesaplarındaki toplam takip­çi sayısı 114 milyondan faz­la. 2025 yılında toplam etki­leşim 2,3 milyar” dedi. İstanbul’un iki kıtanın bir­leşme noktası olduğunun altı­nı çizen Kültür ve Turizm Baka­nı Mehmet Nuri Ersoy, şehrin tarihinden kültürüne, doğasın­dan mutfağına kadar dünyanın en önemli merkezlerinden bi­ri olduğunu söyledi. Formula 1 yarışlarının ülke ve şehir tanıtı­mı için çok önemli olduğunu di­le getiren Bakan Ersoy, “Dersi­mizi çalışıp hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız. Singapur’da yapılan son yarışı inceledik. Bu yarışta 300 bin 614 seyirciyle Singapur tarihinin en yüksek katılımı olmuştur. Konaklama konusunda rakamlar artmış­tır. Formula 1’in kaldıraç etki­sini İstanbul’a kanalize etmeli­yiz. Formula 1, nitelikli turisti getirir. Singapur verileri, yarış için gelenlerin toplam harcama­nın yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Kaldıraç ekonomisi… İstanbul’un Formula 1’in kal­dıraç etkisini ekonomik etkiye dönüştürmeye hazır olduğu­nu belirten Bakan Ersoy, şunla­rı kaydetti: “İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluş­ma noktası olan İstanbul, bu or­ganizasyona hazır. 5 yıllık pro­tokol, bu etkinin uzun soluklu olmasını sağlamaktadır. Tür­kiye Turizm Tanıtım ve Geliş­tirme Ajansı (TGA), Formula 1 yönetimi başta olmak üzere pek çok noktada ortak çalışmala­ra başladı. Yarış öncesinde he­def dış pazarlarda kapsamlı bir F1 kampanyası uygulayacağız. ABD, Asya ve Avrupa’daki pa­zarlarımız dâhil olmak üzere bugünden itibaren İstanbul’u, dünyanın iki kıtayı birleştiren tek Formula 1 şehri olarak lan­se edeceğiz. 2026 UEFA Avrupa Ligi finali, FIVB Milletler Ligi, CEV Kadınlar Avrupa Şampiyo­nası gibi organizasyonlara ev sa­hipliği yapacağız. 2032 Avrupa Şampiyonası’nı İtalya’yla bir­likte yapacağız. 2036 Olimpiyat adaylığımız, bu anlamda Türki­ye’nin vizyonunu ortaya koyu­yor. İlgi ve himayeleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu or­ganizasyonu ülkemize döndü­ren bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Ülkemize ve İstan­bul’a hayırlı olsun.” “Burası artık Türkiye’de adrenalinin merkezi olacak” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Formula 1’de daha önce görev alan herkesi dinleyerek yola çıktıklarını vurgulayarak, “Gençlerle bir araya geldiğimizde ‘Formula 1 gelecek mi?’ diye soruyorlardı. Dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ve belli maliyetleri olan bir organizasyon. Büyük bir endüstri. Ama şu heyecanı anlatmak istiyoruz, burası artık gençler için bir çekim merkezi. Gençler, binlerce, milyonlarca genç tarafından takip edilen organizasyonun parçası olacaklar. Burası artık Türkiye’de adrenalinin, enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç” dedi. TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, uzun süren bir yolculuğun sonuna geldiklerini belirterek, bu hayalin 10 yıl önce başladığını belirtti. 106 yıllık Karaköy Palas yeniden hayat buldu İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk kazandıran Karaköy Palas, uzun yıllar farklı işlevlerle kullanılan bir yapıdan çağdaş üretim ve etkileşim alanına dönüştürülerek yeniden kapılarını açtı. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen dönüşümle birlikte 106 yıllık yapı, sanatçılar ve sanatseverler için yeni bir buluşma noktası olarak konumlandırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen program, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren’in ev sahipliğinde düzenlendi. Açılışta, ArtıKÜME 2025 seçkisi ile vakfın veri temelli kültürel bellek çalışması olan ODAK projesi ve “ODAK 2025” basılı seçkisinin tanıtımı yapıldı. Selçuk Bayraktar’ın gençler için rol model olduğunu vurgulayan Ersoy, Bayraktar ailesinin yürüttüğü projelerin Türkiye’nin geleceği açısından önemine dikkat çekti. Bakanlık olarak kültür-sanat alanında yürütülen çalışmalara da değinen Ersoy, farklı sanat dallarını destekleyen yarışmalar, sergiler ve projelerle sanatçılara alan açıldığını belirtti. Ersoy, aynı zamanda dijitalleşme kapsamında geliştirilen veri tabanları ve envanter projeleriyle kültürel mirasın kayıt altına alındığını ve erişimin kolaylaştırıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı.

Akif Manaf’a Bir Barış Ödülü Daha: Dünyaca Ünlü Yazar Egeyön Barış Ödülünü Aldı Haber

Akif Manaf’a Bir Barış Ödülü Daha: Dünyaca Ünlü Yazar Egeyön Barış Ödülünü Aldı

Ödül, Egeyön Haber-TV genel yayın yönetmeni Ahmet Deda tarafından takdim edilirken, bu anlamlı takdirin arkasında Akif Manaf’ın küresel barış alanında uzun yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüğü aktif çalışmaları yer aldı. Egeyön Haber-TV Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Deda, Manaf’a bu ödülü verme gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi: “Akif Manaf çok uzun yıllardır küresel barış alanında çalışan bir isim. Bu özverili ve ilham veren çalışmalarını uzun süreden bu yana takdirle izliyoruz. Küresel barış için tek bir kulvarda değil birçok alanda gösterdiği değerli katkılar nedeniyle kendisini bu ödüle layık gördük.” Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, yakın dönemde Fransa’da bulunan Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ödülüne layık görülmüş ve bu ödül uluslararası alanda büyük ses getirmişti. Manaf’ın küresel barış alanındaki aktif faaliyetlerini ise şu şekilde özetlemek mümkün: 20’ye Yakın Dilde Bir Barış Manifestosu ve Kılavuzu: Barış Psikolojisi Akif Manaf’ın barış alanındaki çalışmalarının merkezinde yer alan ve okurlar tarafından bir barış manifestosu ve kılavuzu olarak benimsenen Barış Psikolojisi kitabı şu ana kadar yaklaşık 20 farklı dilde yayımlandı. Barış Psikolojisi kitabının bugüne kadar yayımlandığı diller, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Türkçe, Hollandaca, Yunanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Kürtçe ve İsveççe olup kitabın diğer tüm dünya dillerinde yayımlanacak olması da alınan bilgiler arasında. Küresel Ölçekte Bir Barış Hareketi: World Change Day for Sustainable Peace (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) Uluslararası Değişim Federasyonu’nun başkanı olarak Akif Manaf’ın öncülüğünde 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan World Change Day for Sustainable Peace (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmalarında dikkat çeken ve kollektif barış bilincini yükselten bir gün olarak öne çıkıyor. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getiriyor. Barışçıl Bir Yerleşim Modeli: Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyleri Akif Manaf’ın Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı olarak öncülük ettiği “Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyü” projesi, barışı soyut bir ideal olmaktan çıkararak somut bir yaşam alanının içinde var ediyor. Kendi kendine yeten ve doğayla uyumlu bu yaşam konsepti, sağlıklı ve barış içinde bir yerleşim modeli olarak öne çıkıyor. Bireylerde Barış Bilincini Yükselten Barış Sanatı Programı Akif Manaf’ın kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde yürütülen Barış Sanatı Programı ve yine Akademi çatısı altında barışı destekleyen 200’ü aşkın değişim programı, bireylerde barış bilincinin ve farkındalığının artırılmasında önemli bir rol üstleniyor. Barış Sanatı Programı, barışın öğrenilebilir, geliştirilebilir ve sürdürülebilir bir bilinç hâli olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Değişim Akademisi bünyesindeki bu ve diğer barış temelli programlar aracılığıyla bireyler, içsel barıştan küresel barışa uzanan bütüncül bir yol haritasına sahip oluyor. Dünyanın Çeşitli Ülkelerinde Barış Temalı Söyleşi, Seminer ve Toplantılar Akif Manaf küresel barış çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği birçok ülkede barış temalı söyleşi, seminer ve toplantılar aracılığıyla geniş kitlelerle bir araya geliyor. Gittiği her ülkede birebir temas kurduğu insanlara barışa giden yolu doğrudan aktarması onu ayrıcalıklı kılan unsurlar arasında öne çıkıyor. Dünyanın Farklı Ülkelerinde Yazılı, Görsel ve İşitsel Medya Organlarına Verilen Demeçler Manaf, dünyanın farklı ülkelerinde yazılı, görsel ve işitsel medya organlarına barış konusunda çok sayıda demeç ve röportaj vererek küresel ölçekte güçlü bir barış farkındalığı yaratıyor. Akif Manaf: “Küresel Barış için 7/24 Çalışıyoruz Ödül töreninde konuşma yapan Akif Manaf, küresel barış için uzun yıllardır aralıksız şekilde çalıştıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bayanlar ve baylar, barış ödülü törenine hoş geldiniz. 50 senedir küresel barış için 7/24 çalışıyoruz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve gördüğünüz gibi bu çabalarla Üçüncü Dünya Savaşı’nı engelliyoruz. Daha önce başlamalıydı. Başlamıyor ve başlayamıyor” Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmaları kapsamında, Barış Psikolojisi kitabının yakın dönemde Fince, Danca, Çince ve Rusça dillerinde de yayımlanması planlanıyor. Bu süreçte, söz konusu ülkelerde düzenlenecek kitap fuarlarında ve barış temalı söyleşilerde okurlar ve barışseverlerle bir araya geleceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.