Hava Durumu

#Kruvaziyer

TOURISMJOURNAL - Kruvaziyer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kruvaziyer haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sıcak hava TUI satışlarını da yükseltti Haber

Sıcak hava TUI satışlarını da yükseltti

Şirket, son günlerde özellikle haziran ayı çıkışlı tatiller ve okul tatili dönemine yönelik rezervasyonlarda yükseliş gördüğünü belirtti. Haziran ayı satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarken, en güçlü talep yüzde 60 artışla Balear Adaları ve yüzde 50 artışla Kanarya Adaları'na yönelik oldu. En popüler seçenek yedi gecelik tatiller olmaya devam ederken, dört gecelik kısa tatiller haftalık bazda yüzde 40 artışla en hızlı büyüyen segment oldu. TUI İngiltere ve İrlanda Genel Müdürü Neil Swanson, "İnsanların düşündüğünün aksine, ülkedeki sıcak hava tatil talebini azaltmıyor" dedi. Swanson, "Evde yaşanan güzel hava dönemi insanları rezervasyon yapmaktan alıkoymak yerine onları teşvik ediyor. İnsanlara yaz mevsiminin tadını veriyor ve çoğu zaman daha fazlasını istemelerine neden oluyor" ifadelerini kullandı. Önümüzdeki hafta hava sıcaklıklarının düşmesinin beklendiğini hatırlatan Swanson, bunun yurt dışında güneşli bir tatil planlamak isteyen daha fazla kişiyi rezervasyon yapmaya yönlendirebileceğini söyledi. Şirket ayrıca yaz sezonu boyunca çok sayıda ücretsiz çocuk kontenjanı, 22 bölgesel havalimanından esnek uçuş seçenekleri ile çeşitli otel ve tatil köylerinde yer bulunduğunu belirtti. TUI'nin kardeş markası First Choice da sıcak hava dalgasının ardından kısa süreli tatil rezervasyonlarında artış yaşandığını bildirdi. First Choice'ta normalde en çok tercih edilen tatil süreleri yedi ve 14 gece olurken, 22-28 Mayıs tarihleri arasında dört gecelik konaklamalarda belirgin bir yükseliş görüldü. Bu süreli tatiller toplam rezervasyonların yaklaşık yüzde 10'unu oluşturdu. Bu dönemde yapılan rezervasyonların yüzde 66'sı önümüzdeki 14 ila 30 gün içinde başlayacak seyahatler için gerçekleşirken, en çok tercih edilen destinasyonlar Yunanistan ve İspanya oldu. Öte yandan TUI'nin İngiltere merkezli kruvaziyer markası Marella Cruises da sıcak hava dalgası sırasında rezervasyonlarda artış kaydetti. Palma çıkışlı seferlere yönelik rezervasyonlar bir önceki haftaya göre yüzde 30 yükseldi.

Bayramda otellerde doluluk yüzde 100’e yaklaştı Haber

Bayramda otellerde doluluk yüzde 100’e yaklaştı

Kurban Bayramı tatili yaklaşırken turizm sektöründe de hareketlilik hızlandı. Bayramın 9 güne çıkarılmasının erken açıklanmasıyla tatilciler de planlarını hızlandırdı. Hürriyet’te yer alan habere göre, Ortadoğu’daki savaşa rağmen bayram döneminde yoğun hareketlilik yaşanacak. Turizmcilerin verdiği bilgilere göre, bayram tatilinin 9 güne çıkarılması ve Avrupa’daki Pfingsten Bayramı’nın aynı döneme denk gelmesiyle otel dolulukları yüzde 100’e ulaştı. Ayrıca bayramın uzamasıyla geceleme süreleri de uzadı. En çok tercih edilen bölgelerde Akdeniz, Ege, Kıbrıs öne çıkarken, yurtdışında ise vizesiz ülkeler öne çıkıyor. Kaan Kavaloğlu: Otel dolulukları yüzde 100’e ulaşmak üzere Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, bayramla birlikte sezonun başlayacağını ve otellerin yüzde 100 doluluk oranlarına yaklaşacağını söyledi. Kavaloğlu, Pfingsten ile Kurban Bayramı’nın aynı döneme gelmesiyle otellerin, yurtdışında yaşayan Türkler, yurtiçindeki vatandaşlar ve Avrupalılarla dolu olacağını belirtti. Kavaloğlu, geçen hafta itibariyle Rusya’dan uçak seferlerin başladığını da ekledi. Tatilin erken açıklanmasının büyük avantaj sağladığını ve rezervasyonların son dakikaya kalmadığını belirten Kavaloğlu, Antalya’da her bütçeye uygun otelin olduğunu vurguladı. Firuz Bağlıkaya: 2 milyondan fazla kişi seyahat edecek Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya da bayram süresince memleket ziyaretleri dahil 10 milyonun üzerinde kişinin seyahat edeceğini beklediklerini belirtti. Bağlıkaya, yaklaşık 2.5 milyon kişinin de turizm amaçlı seyahat edeceğini öngördüklerini ifade ederek, “Toplam ekonomik hacmin yaklaşık 180 milyar TL’ye ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi. Bayramda kültür, doğa ve gastronomi odaklı seyahatlerin öne çıktığını söyleyen Bağlıkaya, en çok Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in talep edildiğini, Kuzey Kıbrıs’ın da deniz tatili planlayanlar için tercih edildiğini aktardı. Doğa ve dinlenme odaklı seyahat tercih edenlerin de Sapanca ve Afyon’u seçtiğini belirten Bağlıkaya, “Karadeniz yaylaları, Kapadokya ve GAP bölgesi de kültür ve keşif odaklı turların en yoğun talep gördüğü rotalar arasında bulunuyor” dedi. Jeopolitik gelişmeler sebebiyle iç pazarın daha stratejik hale geldiğini de belirten Bağlıkaya, “Bayram döneminin, özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir prova niteliği taşıdığını söyleyebiliriz” diye konuştu. Mehmet Nuri Ersoy: Tanıtımları iki katına çıkardık Savaşın olumsuz etkilerine karşı tanıtım çalışmalarına odaklanıldığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şu değerlendirmeyi yaptı: “Savaşın olumsuz etkilerini yoğun olarak ikinci çeyrekte hissedeceğimizin bilinci ile savaşın başladığı andan itibaren başta Almanya olmak üzere ülkeler bazında yoğun çalışmalarımız var. Tanıtım ve etkileşime ağırlık veriyoruz. Tur operatörleriyle bir araya geldik, geliyoruz. Sektörün krizlere karşı dayanıklı olması gerekiyor. Bunun için bağışıklığı arttırmak lazım. Savaşla birlikte Turizm Geliştirme Ajansı’nın yaptığı tanıtımları iki katına çıkardık.” “2019’dan beri turist gelen ülkelerin çeşitliliğini arttırmak için çalışıyoruz” diyen Bakan Ersoy, “Turizmde ürün çeşitliliğini arttırdık. Artık sadece deniz, kum, güneş için gelmiyor turistler. Arkeoloji, gastronomi gibi birçok alan ilginin nedeni” şeklinde konuştu. Mustafa Kemal Çubuk: Birden fazla rotayı kapsayan tatil planları öne çıkıyor Tatilbudur Satış ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk ise, “Tatilciler 5 gece ve üzeri programlara yönelirken, tek destinasyon yerine birden fazla rotayı kapsayan tatil planları öne çıkıyor, deniz tatili kültür turlarıyla birleştiriliyor. Ayrıca Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ultra her şey dahil tesisler, tatilcilerin öncelikli tercihleri arasında. Ayrıca, bu dönemde öne çıkan en belirgin kullanıcı alışkanlığı ise kolay iptal imkânı sağlayan paketlerin seçilmesi oldu” dedi. Çubuk, yurtdışı rotalarında; İtalya, Paris, İsviçre ve Atina, Balkanlar ve Mısır’ın tercih edildiğini, yurtiçinde ise Antalya, Aydın, Muğla’nın öne çıktığını belirterek, turların doluluk oranlarının yüzde 90 seviyesinde olduğunu söyledi. DRV: Erteleme var ama iptal yok Alman turizm sektörünün çatı kuruluşu Alman Seyahat Acenteleri Birliği’nin (DRV), Ortadoğu’daki mevcut çatışmaların seyahat sektörünü doğrudan etkilediğini belirtirken, Türkiye’yle ilgili toparlanmaya dikkat çekti. Savaşın başlamasından hemen sonra, mart ayında yeni rezervasyonlarda belirgin bir çekimserlik yaşandığı ancak bunun temelde zayıf talepten değil, artan belirsizlik ve değişen rezervasyon davranışından kaynaklandığı ifade edildi. Potansiyel seyahat edenlerin kararlarını ertelediği, ancak talebin yok olmadığı vurgulandı. Önümüzdeki haftalar ve aylar için popüler uçaklı paket tur destinasyonları arasında Kanarya Adaları ile birlikte İspanya, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Fas, Tunus, Portekiz ve Hırvatistan ile kruvaziyer seyahatlerinin yer aldığı bildirildi. Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise Türkiye ile ilgili oldu. Nisan ortası itibarıyla, krizin başlangıcında Türkiye ve Mısır gibi destinasyonlarda belirgin bir çekimserlik yaşanırken, Paskalya’dan sonraki haftadan itibaren bu ülkelere yönelik rezervasyonların yeniden belirgin şekilde arttığı kaydedildi. DRV yetkilileri, paket turların kriz anlarında sunduğu avantajlara dikkat çekti. Paket tur ile seyahat eden müşteriler için tur operatörleri, yasal zorunluluk gereği konaklama ve dönüş uçuşu organizasyonunu masrafları üstlenerek sağlarken, bireysel rezervasyon yapan müşterilerin tamamen kendi başlarına bırakıldığı vurgulandı. Açıklamada, geçmiş krizlerden alınan deneyime göre turizmin oldukça dirençli bir sektör olduğu vurgulandı. İstikrar geri döndüğünde seyahat isteğinin de geri döndüğü, jeopolitik çatışmaların turizmi kısa vadede yavaşlatmakla birlikte Almanların seyahat arzusunu uzun vadede değiştirmediği belirtildi.

Hantavirüs Salgını Nedeniyle Kruvaziyer Tahliyesi Sürüyor Haber

Hantavirüs Salgını Nedeniyle Kruvaziyer Tahliyesi Sürüyor

Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, bu hafta sonu gemiden tahliye edilen bir kadında hantavirüs tespit edildiğini açıkladı. Gemide kalan son yolcuların ise gün içinde tahliye edilerek ülkelerine gönderilmesi ve buralarda karantinaya alınması bekleniyor. MV Hondius pazar günü Tenerife’deki Granadilla de Abona limanına ulaştı. ABD, gemiden tahliyenin ardından pazartesi günü yaptığı açıklamada, bir yolcunun hâlihazırda hafif semptomlar gösterdiğini, bir başka yolcunun da Andes virüsü için yapılan PCR testinin düşük düzeyde pozitif sonuç verdiğini bildirdi. İspanya hükümetinin Sağlıktan Sorumlu Devlet Sekreteri Javier Padilla, bu vakalar ve ABD hükümetinin paylaştığı bilgilerle ilgili daha fazla bağlam sunmanın önemini vurguladı. Pazartesi günü bir televizyon programına katılan Padilla, ABD’nin paylaştığı veriler ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarına dikkat çekti. Padilla, gemideki bir yolcunun PCR sonucunun "belirsiz" çıktığını; bu sonucun Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve İspanyol uzmanlarca "negatif," ABD tarafından ise "hafif pozitif" olarak değerlendirildiğini belirtti. Benzer şekilde, semptom gösteren bir diğer yolcu için de İspanya "virüsle uyumsuz" derken, ABD vakayı hantavirüs olarak kabul ediyor. Pazartesi öğleden sonra İspanya’dan biri Avustralya’ya, diğeri Hollanda’ya olmak üzere 2 uçağın kalkması ve gemide kalan son yolcuları götürmesi bekleniyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ - WHO), şimdiye kadar söz konusu yolculukla bağlantılı 6 hantavirüs vakasının doğrulandığını ve virüsün kuluçka süresi 6 haftaya kadar çıkabildiği için yeni enfeksiyonların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. DSÖ epidemiyoloğu Maria Van Kerkhove, durumun COVID-19’un ilk günlerine benzetilmemesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Net olmak istiyorum: Bu bir SARS-CoV-2 değil, yeni bir pandeminin başlangıcı değil. Bu sadece bir gemide görülen yerel bir salgındır. Hantavirüs koronavirüs gibi değil, 'yakın ve mahrem temas' yoluyla bulaşır." MV Hondius gemisinde neler yaşandı? Hollanda bayraklı MV Hondius gemisinde şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi ise hastalandı. 1 Nisan'da Arjantin'den yola çıkan ve Antarktika ile Falkland Adaları'nı kapsayan bir rota izleyen gemi, salgın nedeniyle Cape Verde açıklarında mahsur kalmıştı. Hollandalı yetkililer cuma günü yaptıkları açıklamada, geminin sahibi ve gemide vatandaşları bulunan ülkelerin yetkilileriyle yakın temas halinde olduklarını söyledi. ABD, kruvaziyerde bulunan 17 vatandaşını geri getirmek için Kanarya Adaları’na bir uçak göndermeyi kabul etti. İngiliz hükümeti de gemide bulunan yaklaşık 20 kadar İngiltere vatandaşı için bir uçak kiralayacağını açıkladı. Gemi, 1 Nisan’da Arjantin’den Atlantik turuna çıktı ve programında Antarktika, Falkland Adaları ve diğer bazı noktalara uğramak da vardı ancak salgın nedeniyle rota daha sonra değiştirildi. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, genel halk sağlığı riskinin düşük olduğunu belirtirken, uzmanlar, insandan insana bulaşın (son derece nadir görülen bir olasılık) mümkün olup olmadığını araştırıyor. Gemide fare bulunmadığını belirten yetkililer, ilk vakanın gemiye binmeden önce enfekte olmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Gemiyle bağlantılı bir vaka İsviçre’de de doğrulandı. Güney Afrika ve İsviçre’deki sağlık yetkilileri ise nadir durumlarda insanlar arasında yayılabilen bir suş tespit ettiklerini duyurdu. Gemiden inen yolcuların izi sürülüyor Dört kıtadaki sağlık otoriteleri, ölümcül salgın tespit edilmeden önce gemiden inen yolcuları bulup takip etmeyi ve o zamandan bu yana onlarla temas etmiş olabilecek diğer kişileri de tespit etme çalışmalarını sürdürüyor. Geminin işletmecisi ve Hollandalı yetkililerin perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, 24 Nisan’da, gemideki ilk yolcunun ölümünden neredeyse 2 hafta sonra, en az 12 farklı ülkeden gelen yaklaşık 20 kişi, herhangi bir temaslı takibi yapılmadan gemiden ayrıldı. Bu kişiler arasında gemide eşini kaybeden Hollandalı bir kadın da yer alıyordu. Avrupa’ya gidecek uluslararası uçağa binecek kadar sağlıklı olmadığına karar verilen kadın, Johannesburg’da uçaktan indirilmiş ve kısa süre sonra burada hayatını kaybetmişti. DSÖ tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Güney Afrika’da kadının kısa süreliğine bindiği uçakta bulunan kabin görevlisinin hantavirüs testinin negatif çıktığı doğrulandı. Söz konusu KLM kabin memuru, 25 Nisan’daki Johannesburg-Amsterdam seferinde görev yaptıktan bir süre sonra rahatsızlanmış ve perşembe günü Amsterdam’daki bir hastanede izolasyon servisine alınmıştı. Kruvaziyer işletmecisi Oceanwide Expeditions, daha önce sadece Hollandalı kadının kocasının cenazesiyle birlikte gemiden ayrıldığını doğrulamış, diğer onlarca yolcunun da indiğini kamuoyuna açıklamamıştı. Hollanda makamları, gemiden ayrılan yolcuların şu anda nerede olduklarına dair bilgi vermedi. Cuma günü İngiltere sağlık otoriteleri, üçüncü bir vatandaşının hantavirüs şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, şüpheli vakanın, geminin nisan ayında uğradığı Güney Atlantik’teki ücra bir ada olan İngiliz denizaşırı toprağı Tristan da Cunha’da bulunduğunu belirtti. Sağlık durumuna ilişkin bilgi paylaşılmadı. Gemide bulunan diğer 2 İngiltere vatandaşında da virüs teyit edildi. Bunlardan biri Hollanda’da, diğeri Güney Afrika’da hastanede tedavi görüyor. Hantavirüs nedir? Hantavirüs, kemirgenler tarafından taşınan ve başlıca, kurumuş kemirgen dışkılarından havaya karışan parçacıkların solunması yoluyla insanlara bulaşan bir virüs grubunu ifade ediyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne göre, hantavirüsler iki ciddi hastalığa yol açabiliyor. İlki, akciğerleri etkileyen ve ağır solunum yetmezliğine neden olabilen hantavirüs pulmoner sendromu. İkincisi ise böbrekleri etkileyen ve ciddi komplikasyonlara yol açabilen, böbrek sendromlu kanamalı ateş.

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı Haber

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı

ORTA Doğu’daki savaş ortamının turizme etkilerini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Avrupa’dan rezervasyon akışında yavaşlama yaşandığını, sezonun erken rezervasyondan çok, son dakika satışlarına kayabileceğini söyledi. Bağlıkaya, turizmcilere iç pazara odaklanma ve fiyatları yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya'da düzenlenen 4'üncü TÜRSAB Turizm Kongresi'nde Orta Doğu'daki savaş ortamının Türkiye turizmine etkileri üzerine değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, özellikle Dubai olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ticari faaliyetlerin kaymasının söz konusu olduğunu belirterek, "Oralarda bu faaliyetler yakın gelecekte aynı şiddette, aynı rahatlıkta olmayacak gibi gözüküyor. Turizm çok bölgesel bir olay. Yani turizmde bir bölgede, bir ülkede bir şeyler oluyorsa yanındaki, etrafındaki ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Özellikle Avrupa'dan bu tarafa bakıldığında, Türkiye bu olaylara çok yakın bir ülke. Dolayısıyla Avrupa'da ufak tefek iptaller yaşandı. Çok ciddi sayıda değil bunlar ama en azından rezervasyonların akışında yavaşlama yaşıyoruz bu dönemde" dedi. SON DAKİKA VE İÇ TURİZM UYARISI Turizm açısından kayıpların beklendiği, herkesin kayıpların olacağını düşündüğü ortamda kendisinin böyle bir düşüş yaşanmayacağını düşündüğünü belirten Bağlıkaya, “Sadece sezonun biraz daha ileriye kayacağını, yani satışların erken rezervasyona değil, biraz daha son dakikaya kayacağını, son dakika rezervasyonlarıyla bu açıkları rahatlıkla kapatacağımızı düşünüyorum. Ama tabii ki erken rezervasyondaki fiyatlarla olmayabilir bu. Dolayısıyla tüm konaklama sektöründeki arkadaşlarımıza iç pazara konsantre olmaları konusunda tavsiyelerimiz var. İç turizm için fiyatların gözden geçirilmesi lazım ki en az zarar veya zararsız bu dönemi atlatabilelim" diye uyardı. TURİZM SAVAŞ ORTAMINDAN RAHATSIZ Turizmciler olarak tankların, uçak gemilerinin, savaş uçaklarının konuşulduğu bir ortamda bulunmaktan son derece rahatsız olduklarını da kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Bu dönemlerde hep erken rezervasyonlarımız, otel dolduklarımız ne kadar, kaç tane charter uçağımız gelecek, bunları konuşurken, şu anda bütün medya ve bütün kamuoyunun gündemi savaş. Kruvaziyer gemisi konuşacağımız yerde savaş gemilerini konuşuyor vaziyetteyiz. Tabii ki memnun değiliz ama Türkiye turizm açısından buradan kazançlı çıkar mı? Belki önümüzdeki yıllarda adı geçen destinasyonlara seyahat hemen geri gelmeyecektir. Yani bu mümkün değil. 2027'de adı geçen destinasyonlara hemen turizm akışı olmaz. İşte o zaman bizim bir rakam yükselmemiz olabilir. Ama özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Biz turizmciler bir başkasının ülkesinde yaşanan savaştan nasıl menfaat elde ederiz kısmını hiçbir zaman konuşmak istemiyoruz. Yani keşke bölgemizde hiçbir şey olmasa, herkes huzurla güven içinde yaşasa, çocuklar ölmese" dedi. ‘TÜRKİYE'DE HUZUR ORTAMI KORUNUYOR’ Hükümetin aldığı tedbirlerle ticaretin Türkiye'ye kaymasının çok yüksek ihtimal olduğunu da dile getiren Bağlıkaya, “Dolayısıyla alınacak tedbirleri zaten hükümetimiz alıyor. Bu arada tekrar tekrar söylüyoruz, altını çiziyoruz. Bu kadar savaşın olduğu bir ortamda, bu kadar etrafımızda çatışma varken, burada hakikaten huzur içinde yaşıyorsak izlenen politikaların da değerini bilmemiz lazım. Gerçekten çok önemli işler yapılıyor ki biz burada huzur içinde şu anda kongre yapabiliyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz okula rahat gidebiliyor. Hiç kimsenin burnu kanamadan bu süreçleri atlatıyoruz. İzlenen politikalar için Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

Yunan adalarında kapıda vize: Türkler 5 kat arttı Haber

Yunan adalarında kapıda vize: Türkler 5 kat arttı

Yunanistan'ın Türk vatandaşları için Rodos, Kos, Sakız, Midilli, Samos, Meis, Leros, Limni, Simi, Kalimnos, Patmos ve Semadirek olmak üzere toplamda 12 adada geçerli olan kapıda vize programını 1 yıl daha uzatma kararı alındı. Uygulamanın uzatılmasını herkesin memnuniyetle karşıladığını söyleyen TÜRSAB İzmir BTK Başkanı Hakkı Karadeveci, "Schengen vize randevularında yaşanan güçlükler düşünüldüğünde, kıyı tatil bölgelerinden kolayca ulaşılabilen Yunan adaları, Türk misafirler için cazip bir alternatif haline geliyor. Kapıda vize uygulaması bu erişimi daha da kolaylaştırıyor" ifadelerini kullandı. "ÖNCEDEN REZERVASYON YAPAMAYANLAR İÇİN DEĞERLİ BİR SEÇENEK" Kapıda vizenin tatilciler açısından en belirgin avantajın esneklik olduğunu aktaran Karadeveci, "Bu yıl yurt dışı vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler birçok misafirimizi olumsuz etkiledi. Kapıda vize ise seyahate 10 gün kalana kadar tatil planlamasına olanak tanıyor. Yoğun iş temposu nedeniyle önceden rezervasyon yapamayan misafirler için bu gerçekten değerli bir seçenek. Öte yandan kapıda vizenin bir Schengen vizesi olmadığını özellikle vurgulamak isterim. Evrakların ilgili limana 3 hafta ile 10 gün öncesinde iletilip onay alınması, geminin yanaşmasının ardından da pasaporta vize basılması için beklenmesi gerekiyor. Misafirlerimizin bu adımları önceden bilmesi hem hayal kırıklığını önlüyor hem de seyahat deneyimini daha keyifli kılıyor" diye konuştu. "BU SEZONUN HER İKİ TARAF İÇİN DE SORUNSUZ GEÇMESİNİ UMUYORUZ" Geçen yıl kapıda vizeyle özellikle günübirlik seyahat eden misafirlerin ve tura çıkan acentelerin için liman sıralarının oldukça uzun ve yorucu olduğunu gözlemlediklerini aktaran Hakkı Karadeveci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tur programlarında ciddi gecikmeler de yaşandı. Bu deneyimlerden yola çıkarak Yunan Konsolosluğu'na hem sorunlarımızı hem de somut önerilerimizi ilettik. Samos Limanı'nda bu doğrultuda iyileştirmeler yapıldığını, Sakız Limanı'nın da artan kapasiteye uyum sağlamak üzere yenileneceğini öğrendik. Konsoloslukla sürdürdüğümüz yakın ilişki sayesinde yüksek sezon öncesinde temaslarımız devam edecek. Bu sezonun her iki taraf için de çok daha sorunsuz geçmesini umuyoruz." "ARTIŞIN SÜRMESİNİ BEKLİYORUZ" Uygulamanın yoğunlaştığı son birkaç yılda Yunan adalarını ziyaret eden Türk misafirlerin sayısının yaklaşık 5 kat arttığını söyleyen Karadeveci, "Bu artışın sürmesini bekliyoruz; zira uygulama artık yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmayıp yıla yayılmış durumda. Özellikle birkaç adayı birden kapsayan küçük kruvaziyer rotaları, kapıda vize ile birleşince misafirlerimiz için son derece çekici bir paket oluşturuyor. Kapıda vizenin cazibesini artırırken Schengen vizesine olan talebin azalmayacağını da tahmin etmek çok zor değil. Yunanistan ana karasını, diğer adaları ya da farklı Schengen ülkelerini ziyaret etmek isteyen misafirlerimiz için Schengen vizesi kaçınılmaz. İki uygulama birbirini tamamlıyor, ikame etmiyor. Geçen yıldan beri yaşadığımız Schengen vize randevu krizinin bu sezon tekrar etmemesi en büyük temennimiz" dedi.

Sun Princess, Kuşadası’nda Sezonu Açtı Haber

Sun Princess, Kuşadası’nda Sezonu Açtı

Dünyanın en büyük kruvaziyer gemilerinden Sun Princess, 4 bin 12 turistle Kuşadası’na demirleyerek 2026 turizm sezonuna hareketli bir başlangıç yaptı. ABD ağırlıklı yolcu grubunu ağırlayan kentte, ziyaretçiler şehir merkezinde alışveriş yaptı. Gemiden inen yolcuların büyük bölümünü ABD vatandaşı turistler oluşturdu. Sabahın erken saatlerinden itibaren limandan çıkış yapan turistler, bölgenin öne çıkan kültürel destinasyonlarına yöneldi. Ziyaretçilerin önemli bir kısmı, Meryem Ana Evi ile Efes Antik Kenti’ni kapsayan turlara katılırken, bir grup turist de Kuşadası merkezinde kalarak çarşı ve sahil hattında alışveriş yapmayı tercih etti. Turizm hareketliliğinin kent ekonomisine doğrudan yansıdığı gözlendi. Esnafın yoğunluk nedeniyle gün boyunca hareketli saatler geçirdiği belirtilirken, rehberli turlar ve transfer hizmetleri de eş zamanlı olarak yoğun bir tempo ile çalıştı. Paralian Deniz İşleri Yönetim Kurulu Başkanı Rengin Bülbül, geminin 2026 yılı programı kapsamında Kuşadası’na gerçekleştirdiği bu seferin sezonun ilk ziyareti olduğunu ifade etti. Bülbül, yüksek yolcu kapasiteli kruvaziyerlerin bölge turizmi açısından önemine dikkat çekerek, sezon boyunca benzer yoğunlukların sürmesinin beklendiğini belirtti. Uzmanlar, kruvaziyer turizminin özellikle kısa süreli ancak yüksek hacimli ziyaretçi akışı sağlaması nedeniyle Kuşadası gibi liman kentlerinde ticari canlılığı artırdığına işaret ediyor. 2026 sezonunun ilk büyük ölçekli gemi ziyaretlerinden biri olan bu sefer, bölgedeki turizm beklentilerinin güçlü olduğuna dair bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi Haber

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi

Seyahat ve turizm sektöründe, özellikle grup rezervasyonları, genellikle manuel süreçlerle ve e-posta üzerinden yapılıyordu. Ancak, İsviçre merkezli teknoloji girişimi Lobby, bu süreci büyük bir hızla değiştiriyor. Yeni nesil yapay zeka platformu sayesinde, grup rezervasyonları artık yalnızca 30 saniyede tamamlanabiliyor. Bu yenilik, satış dönüşüm oranlarını artırırken, sektörde verimlilik açısından çığır açıyor. AI destekli rezervasyon süreci Lobby'nin geliştirdiği yapay zeka platformu, gelen e-posta taleplerini analiz ederek sadece 30 saniye içinde doğru rezervasyonlara dönüştürme yeteneğine sahip. Bu hızlı dönüşüm, yanıt sürelerini %75 oranında kısaltırken, dönüşüm oranlarını da %15’e kadar artırıyor. Bu gelişme, sektördeki manuel süreçleri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Yatırım turu ve hedefler Lobby, Founderful liderliğinde 2.2 milyon dolarlık yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin yalnızca otelcilik sektöründe değil, tüm turizm ekosisteminde büyümesini hedefliyor. Lobby, MICE (toplantı, kongre ve etkinlik), deneyim ve aktiviteler, kruvaziyer ve havayolu gibi farklı turizm segmentlerine de açılmayı planlıyor. Yeni teknolojinin avantajları Lobby’nin AI platformu, gelen talepleri anlayabilme, fiyatlandırma ve sözleşmeleri doğrulama, stok ve müsaitlik kontrolü yapabilme gibi çeşitli özelliklere sahip. Platform, 100'den fazla dilde talepleri anlayabiliyor, teklif hazırlayıp otomatik takip gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, platform, 300 odalı ve çok tarihli organizasyonları bile saniyeler içinde yönetebiliyor. Sektörün en karmaşık alanı: Grup rezervasyonları Pascal Mathis, yatırım kararını şu sözlerle açıkladı: “Lobby, seyahat sektörünün en karmaşık ama en değerli alanlarından biri olan grup rezervasyonlarını hedef alıyor. Bu alanda gerçek bir sorunu çözen güçlü bir teknoloji geliştirdiler.” Lobby CEO’su Romy Abbrederis ise, bu yatırımın yalnızca otelcilik dışına çıkmalarını değil, tüm turizm sektörüne yayılmalarını sağlayacağını vurguladı. Hızlı entegrasyon ve esnek kullanım imkanları Lobby platformu, işletmelerin mevcut sistemleriyle kolayca entegre olabiliyor. Gmail ve Outlook ile entegre olabilen platform, ayrıca PMS sistemleriyle bağlantı kurabiliyor ve işletmelere hızla 4 gün içinde entegrasyon, 2 gün içinde kurulum sağlıyor. Ayrıca, işletmeler tamamen otomatik bir sistem ya da insan onaylı (human-in-the-loop) bir model tercih edebiliyor.

Savaş Etkisiyle Doğu Seyahatleri Düştü Avrupa Yükselişte Haber

Savaş Etkisiyle Doğu Seyahatleri Düştü Avrupa Yükselişte

Hays Travel’ın sahibi ve başkanı Dame Irene Hays, 17 Mart 2026 sabahı BBC Radio 4’te yayınlanan Today programında, Doğu destinasyonlarına seyahatin tekrar canlanacağı konusunda iyimser bir tablo çizdi. Sunucunun “Beklenen Paskalya rezervasyonlarında ne oldu?” sorusuna yanıt veren Dame Irene, “Beklendiği üzere rezervasyonlar düştü. Dün gece itibarıyla geçen yılın aynı haftasına göre rezervasyonlarımız %9 azalmış durumda. Bu, savaş haberlerinin yeni çıktığı geçen haftaya kıyasla bir iyileşme” dedi. Dame Irene, rezervasyonlarda azalma ve bazı tatilcilerin tatillerini değiştirme veya iptal etme eğiliminin arttığını belirtti. Doğuya Seyahatler Etkilendi “Kapsite sorunları özellikle doğudaki ana hub’larda görülüyor,” diyen Dame Irene, Dubai örneğini verdi: “Dubai günde yaklaşık 200.000 yolcuya hizmet veriyor, bu nedenle Maldivler veya Mauritius gibi doğuya giden transit yolculuklarda kapasite sıkıntısı yaşanıyor.” Buna karşın batı ve Avrupa destinasyonlarında hâlâ “çok fazla mevcut kapasite” bulunduğunu ifade etti. Kısa Mesafe ve Avrupa Popüler “Şu anda kısa mesafe seyahatler öne çıkıyor. Kazanan destinasyonlar İspanya, Portekiz, İtalya ve Malta. Fiyatlar geçen yıla göre yükselmişti ama hâlâ Avrupa genelinde makul fiyatlarla çok sayıda kapasite mevcut.” Kruvaziyerlerin de oldukça popüler olduğunu belirten Dame Irene, bazı kruvaziyer şirketlerinde rezervasyonların geçen hafta arttığını söyledi: “Kruvaziyer hatları güzergahlarını değiştirebiliyor, kara tabanlı resortların sahip olmadığı bir esnekliğe sahip. Şu anda rezervasyonlar Avrupa ve kruvaziyerlerde artıyor.” Doğuya Seyahatin Geleceği Doğuya seyahat imajının uzun vadede zarar görüp görmeyeceğine dair soruya Dame Irene iyimser yaklaştı: “Son 46 yılda kül bulutu, Covid, isyanlar ve savaş gibi birçok zorluktan geçtik. İngiliz halkı seyahat etmeyi seven bir ada milletidir ve yeni yerler görmek ister; batı veya doğu fark etmez. Bana göre bu talepler geri gelecek ve insanlar Maldivler, Mauritius, Hindistan gibi destinasyonlara seyahat etmeyi her zaman isteyecekler. Belki biraz daha temkinli olacaklar ama geri geleceğine inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.