Hava Durumu

#Körfez

TOURISMJOURNAL - Körfez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Körfez haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp Haber

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp

İran’da devam eden savaş, Orta Doğu genelinde ekonomik etkilerini artırarak bölgenin seyahat ve turizm sektörünü ciddi şekilde sarsıyor. Tahminlere göre hava sahalarının kapanması ve güvenlik endişeleri nedeniyle uluslararası seyahatlerin aksaması sonucu bölgedeki turizm ve seyahat sektöründe günlük kayıp yaklaşık 600 milyon dolara ulaştı. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) tarafından yapılan ve BBC tarafından aktarılan tahminlere göre kayıpların büyük bölümü, uçuş iptalleri ve bölgedeki geniş hava sahalarının kapatılması nedeniyle uluslararası ziyaretçi harcamalarının keskin biçimde düşmesinden kaynaklanıyor. Çatışmaların ikinci haftasına girdiği süreçte hava yolu şirketleri, savaşın birçok ülkeye yayılması ve önemli ulaşım ile enerji hatlarını tehdit etmesi nedeniyle uçuş programlarını defalarca değiştirmek zorunda kaldı. WTTC, savaş başlamadan önce 2026 yılı için Orta Doğu’da uluslararası ziyaretçi harcamalarının yaklaşık 207 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyordu. Ancak devam eden çatışmalar, bu beklentilerin ciddi şekilde sarsılmasına yol açtı. Çatışmalar, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırılarıyla başladı. Bunun ardından Tahran yönetimi misilleme saldırıları gerçekleştirirken çatışmalar Körfez bölgesine yayıldı. Uçuş iptalleri ve hava sahası kısıtlamaları Savaş nedeniyle bölgedeki önemli merkezlere yönelik uçuşlarda keskin bir düşüş yaşandı. Hollanda Hava Yolları (KLM), Dubai’ye yaptığı tüm uçuşlarını 28 Mart’a kadar iptal etti. British Airways ise bölgedeki birçok hattı etkileyen benzer kararlar aldı. Körfez’in bazı bölgelerinde hava sahalarının kapatılması nedeniyle ticari havacılık sınırlı kapasiteyle faaliyet gösterirken binlerce yolcu ya mahsur kaldı ya da seyahat planlarını değiştirmek zorunda kaldı. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara ise geçmiş deneyimlerin turizm sektörünün güvenlik krizlerinden genellikle hızlı toparlandığını gösterdiğini belirtti. Guevara, hükümetlerin seyahat edenlere destek sağlaması ve güven ortamını yeniden oluşturması halinde sektörün bazen iki ay içinde toparlanabildiğini ifade etti. Körfez’de gerilim tırmanıyor Öte yandan savaşın Körfez bölgesinde genişlemesi enerji arzı ve küresel ticaret açısından da endişeleri artırdı. İran, birçok ülkedeki altyapıyı hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında Bahreyn’deki Muharraq Adası’nda büyük bir yangına yol açan saldırı da yer aldı. Ada, ülkenin uluslararası havaalanına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Irak’ın Basra Limanı’nda bir geminin vurulmasının ardından petrol terminallerindeki faaliyetler durduruldu. İran ayrıca dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğini tehdit etti. Çatışmaların genişlemesi, bölgedeki deniz taşımacılığı rotaları, yakıt ihracatı ve gübre tedariki üzerinde de etkiler yarattı. Uluslararası tepki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasını talep eden bir kararı 13’e karşı 0 oyla kabul etti. Kararda saldırıların bölgesel istikrar ve küresel ticaret için tehdit oluşturduğu belirtildi. Çin ve Rusya oylamada çekimser kaldı. Hindistan dahil olmak üzere 130’dan fazla ülke, Bahreyn öncülüğünde hazırlanan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik saldırıları kınayan kararı destekledi. Enerji piyasalarında da savaşın etkileri hissediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol arzına ilişkin endişelerin artması üzerine tarihinin en büyük acil rezerv salımı kapsamında 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesini kararlaştırdı.

Orta Doğu turizmi krizde: 40 milyar euroluk kayıp bekleniyor Haber

Orta Doğu turizmi krizde: 40 milyar euroluk kayıp bekleniyor

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi Haber

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

Trabzon'da Turizm Krizi: Arap Yatırımcılar Şehirden Çıkıyor Haber

Trabzon'da Turizm Krizi: Arap Yatırımcılar Şehirden Çıkıyor

Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, Arap turistlerin Trabzon’a ilgisinin azaldığını ve yıllar önce satın aldıkları konutları satışa çıkardıklarını belirtti. Taflan, bu durumun sebebinin turizm sektöründeki temel yanlışlar ve eksiklikler olduğunu ifade ederek, turizmin tüm paydaşlarını etkileyen olumsuz bir tabloyla karşı karşıya olduklarını söyledi. Taflan, turizmde ortaya çıkan eksikliklerin bir türlü giderilememesi sonucu Arapların Trabzon tercihlerini gözden geçirdiğini aktardı. "Eksiklikler bir türlü giderilemedi. Her şeye para odaklı bakmamızın ceremesini şimdi çekmeye başladık. Bu gerileme sadece inşaat ve emlak sektöründe değil kentte turizm ile ilgili her alanda görülmeye başlandı" diyen Taflan, Trabzon'da eskisi kadar yabancı yatırımcı olmadığını ekledi. DERE GİTTİ, KUMU KALDI Turizm sektöründe doğru adımların atılamadığını ve paydaşların bir araya gelemediğini vurgulayan Taflan, "10 sene önce dairesini alan Arap zamanla turizm amaçlı başka destinasyon arayışına girdi. Hal böyle olunca Trabzon'daki konutlarını satma yoluna gidiyorlar" diyerek yanlış turizm politikalarının sonuçlarının görüldüğünü söyledi. Taflan, Trabzon’daki yüksek konut fiyatlarının yabancı yatırımcıları caydırdığını ve yatırım yapanların ise bu durumdan yararlanarak ellerindeki konutları satışa çıkardığını söyledi. Trabzon’a Körfez ülkelerinden gelen turist sayısındaki azalma, inşaat ve emlak sektörü başta olmak üzere turizmle bağlantılı tüm alanları etkiliyor. YÜKSEK FİYATLAR YATIRIMLARI ENGELLİYOR Konut fiyatlarındaki artışın hem yerli hem de yabancı yatırımcıyı etkilediğini dile getiren Taflan, "Bölgemizde maalesef yabancı vatandaşların konut alma gibi bir eğilimi de kalmadı. Bunu net olarak söyleyebilirim. Bu süreç ne kadar sürecek ve ne boyutta olacak onu şimdiden kestirmek zor. Çünkü fiyatların artışları çok enteresan bir durumda. Yabancılar bu fiyatlardan konut almadığı gibi elinde konut bulunanlar da yüksek fiyatları fırsat görerek satmaya çalışıyor" dedi. Trabzon’da turizmi geliştirmek için koordinasyon eksikliğinin giderilmesi gerektiğini belirten Taflan, sezon başlamadan sorunların ele alınması çağrısında bulundu. Turizm sektöründe topyekûn bir iş birliği yapılmadıkça olumsuzlukların devam edeceğini vurguladı.

Ticaret Bakanı Bolat: Haber

Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye, Irak’ın Batı'ya Açılan Kapısıdır"

İSTANBUL (İHA) – Türkiye-Irak Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 1’inci dönem toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Irak için Avrupa ve Batı’ya açılan kapı olduğunu belirterek, "Geçen yıl itibariyle, Irak’a 12,8 milyar dolar ihracat yapmıştık. İkili ticaret hacmimiz ise Irak’ın da yaptığı ihracatla 20 milyar dolara ulaşmıştı. Irak bugüne kadar yaklaşık, 35 milyar dolar değerinde üstlenilen bin 111 proje ile Türkiye’nin dünyada en fazla proje üstlendiği 3’üncü ülke konumundadır. İlerleyen zamanlarda da Irak’ta alt yapı ve üst yapı kapsamında önemli projeler gündeme gelecektir" açıklamasını yaptı. Bakan Bolat, toplantıda ikili ticaret ilişkilerinin yanı sıra, karşılıklı yatırımların ve Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine değindi. Irak’a yapılan ihracatın, Türkiye’nin toplam ihracatındaki payının son 10 yılda yüzde 5’in üzerinde olduğunu belirten Bolat, bu yıl hedefin 30 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu söyledi. Bolat, toplantının oldukça verimli geçtiğini vurgulayarak, özel sektör firmalarının aktif katılımı ile JETCO protokolünün imzalanmasının önemli bir adım olduğunu ifade etti. Ayrıca, Irak’ın Türkiye için Orta Doğu ve Körfez’e açılan kapı olduğunu ve ilerleyen yıllarda Irak’ta önemli alt yapı ve üst yapı projelerinin gündeme geleceğini belirtti. JETCO toplantısının ardından "İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı" düzenlendi. Bu toplantıda, iki ülkenin öncü firmaları bir araya getirilerek iş faaliyetleri ve gelecek planları hakkında değerlendirmeler yapıldı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.