Hava Durumu

#Kongre

TOURISMJOURNAL - Kongre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kongre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti Haber

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti

Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinin ev sahipliğinde 7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi düzenlendi. Turizm alanında önemli bir uluslararası buluşma niteliği taşıyan kongrede gerçekleştirilen özel oturumda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin turizm bakanları bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen kongrenin bu yılki ana teması “Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm” oldu. Açılış programına; Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı Kürşat Zorlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci Bostancı ile Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliyev katıldı. TÜRK DÜNYASIYLA ORTAK GELECEK VİZYONU GÜÇLENİYOR Bakan Ersoy, kongrede yaptığı konuşmada küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen iş birliğinin stratejik önem taşıdığını belirten Ersoy, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların öncelikli olarak değerlendirildiğini kaydetti. İş birliğini ileriye taşıma vurgusu yapan Ersoy, “Bizler bu iş birliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde iş birliklerine büyük önem verdiğini ifade eden Ersoy, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle ortak geleceğin birlikte inşa edildiğini belirtti. TURİZMDE TARİHİ YÜKSELİŞ VE YENİ HEDEFLER Türkiye’nin turizmde ulaştığı seviyeye ilişkin verileri paylaşan Ersoy, 2025 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini ifade etti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil yeni hedeflerin başlangıcıdır." TURİZMDE YÜKSEK KATMA DEĞER VE ÇEŞİTLİLİK ODAKLI DÖNÜŞÜM Türkiye’nin yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini ifade eden Ersoy, turizmi tüm yıla yayma, ziyaretçileri 81 ilin tamamında ağırlama ve sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirme hedefleri doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin yalnızca deniz-kum-güneş turizmiyle değil; kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda güçlü bir destinasyon haline geldiğini dile getiren Ersoy, Geleceğe Miras projeleri, Gece Müzeciliği uygulaması ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile turizmde rakiplerden farklılaşmanın sağlandığını belirtti. Turizm ve Türk Dizileri Küresel Etki Alanını Genişletiyor Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını dile getiren Bakan Ersoy, sektörün aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır.” Ersoy, ziyaretçilerin sadece bir destinasyonu görmeyi değil, bir hikâyenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Türk dizilerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil; aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikâyelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz.” ANKARA 2026'DA TÜRK DÜNYASININ TURİZM MERKEZİ OLACAK Ankara’nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Ersoy, bu unvanın başkentin tarihi, kültürel ve diplomatik birikiminin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Ersoy, bu kapsamda Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi’nin de gerçekleştirildiğini belirtti. TÜRK DEVLETLERİYLE İŞ BİRLİĞİ 2030 HEDEFLERİYLE GÜÇLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığının sürdürülebilir turizmi politika merkezine yerleştirdiğini sözlerine ekleyen Ersoy, doğal ve kültürel mirasın korunmasıyla birlikte 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirtti. Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında öncü bir ülke olarak konumlandığını ifade etti. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda Türk devletleriyle ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel iş birliklerini geliştirmeye yönelik hedeflerin yer aldığını kaydeden Bakan Ersoy, eğitim, sağlık, kültür ve kurumsal kapasite alanlarında program ve projelerin gerçekleştirileceğini ifade etti. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ORTAK ADIM Akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek iş birliklerinin Türk dünyası turizmini daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyleyen Ersoy; sürdürülebilir turizm, dijitalleşme, akıllı destinasyon yönetimi ve sağlık turizmi gibi alanlarda bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasının önemine de dikkat çekti.

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu Haber

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından "7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi" düzenlendi. Bir otelde düzenlenen kongrenin açılışında konuşan Bakan Ersoy, dünya tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinin yaşandığını, ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşümün olduğunu söyledi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Ersoy, "Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü işbirliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu işbirliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız." diye konuştu. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde işbirliklerine büyük önem verdiğini, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların her zaman öncelikli olarak değerlendirdiğini vurguladı. "Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diyen Ersoy, Bakanlığın destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu buluşmanın bu açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. - "Türkiye güçlü bir destinasyon haline gelmiştir" Ersoy, kongrenin ana temasını "Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm" olduğunu aktararak, turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştukları bu platformda, dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmanın son derece kıymetli olacağını söyledi. Türkiye turizminin son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında, turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir." - "Turizm aynı zamanda güçlü bir diplomasi aracıdır" Dünyaya bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını dile getiren Ersoy, "Geleceğe Miras Projelerimiz, Gece Müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır." dedi. Türk dizilerinin diğer önemli diplomasi başlığı olduğuna dikkati çeken Ersoy, dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizilerinin, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırdığına işaret etti. Bakan Ersoy, Türk dizi sektörüne verdikleri güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil, aynı zamanda dili, kültürü ve hikayeleri dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ettiklerini söyledi. Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Ersoy, "Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar sağlayacaktır." diye konuştu. - "Türk dünyası turizmi daha güçlü konuma ulaşacaktır" Ersoy, 2026 yılı boyunca Ankara'da düzenlenecek kültür, sanat, turizm ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflediklerini belirterek, uluslararası tanıtım faaliyetleri ve işbirlikleri sayesinde Ankara'yı ve Türkiye'nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü şekilde temsil edeceklerini kaydetti. Bu vizyon doğrultusunda, Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi'ni geniş bir katılımla ve başarıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Ersoy, sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler ve kültürel çeşitlilik doğru stratejilerle birleştiğinde Türkiye'nin dünya turizminin en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bakanlığın, sürdürülebilir turizmi ve turizm politikalarını merkeze yerleştirerek, 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Ersoy, "Öncü rolümüzün bilinciyle, Türkiye olarak Türk Devletleri arasında turizm alanındaki işbirliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz." dedi. Türkiye'nin en üst düzeydeki strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da bu konuya yer verildiğini hatırlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız. İnanıyoruz ki, akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür işbirlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil, küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir konuma ulaşacaktır." - ABB "Milli Mücadele Rotası" hazırlıyor Programa katılan Ankara Valisi Vasip Şahin de bütün kurumlar, STK'lar ve turizm camiası ile Ankara'nın zenginliklerini ön plana çıkararak, hem iç turizm hem de dış turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi haline getirmek hedefinde olduklarını söyledi. Ankara'nın sağlık turizmi bakımından da alt yapısının güçlü olduğunu belirten Şahin, şehrin turizm için gelişmesi adına el birliği ile çalışacaklarının altını çizdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da 7 yıldır yaptıkları çalışmalar sonucunda Ankara Kalesi'nin restorasyonunun bittiğini ve imar planının onaylandığını belirtti. Ankara Kalesi'nin, kültür ve turizm merkezi olmasının önünde hiçbir engel kalmadığını dile getiren Yavaş, şunları kaydetti: "Ulus'ta da Cumhuriyet dönemi ve öncesinden kalan ne kadar eser varsa ayağa kaldırdık. Ulus'ta da restorasyonu yapılacak bir ana cadde kalmadı. İnsanların yıllardır önünden geçerken fark etmediği binaların güzellikleri de ortaya çıktı. Ulus kültür cazibe merkezi olacak. Ulus, Hacıbayram, Hıdırlık, Kale ve Altındağ Belediyesinin yaptığı çalışmalarla Tarihi Kent Merkezi çok büyük bir alan olarak ortaya çıkacak. Yıllardır görünmeyen atalarımızdan bize miras kalan bütün alanlar ortaya çıkmış olacak." Yavaş, "Milli Mücadele Rotası" hazırladıklarını anlatarak, "Milli Mücadele rotasında yer alan il ve ilçelerde belediye başkanlarıyla görüşüp, mücadelenin yaşandığı yerlerdeki hikayeleri, binaları da bir şekilde ayağa kaldırıp, ülkemizi vatan yapanların emeklerini unutmayacak çalışmalar yapıyoruz." dedi. Kongre, bugün ve yarın alanında uzman akademisyenlerin sunumları ile devam edecek.

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı Haber

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı

Antalya'da 6-8 Nisan tarihlerinde ''Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleştirilen 4. TÜRSAB turizm Kongresi’nin son gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu turizm değerleri tanıtılırken gerçekleştirilen sunumlarda yeni tüketici ve turist eğilimleriyle turizmde geleceği şekillendiren trendler konusunda dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Kongre, Türkiye Turizmi Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu Sunumu ile son buldu. Kongrenin sonuç raporunu açıklayan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, sunumunda hem ‘TÜRSAB Vizyon Belgesi’ni tartışmaya açtı hem de 2030 yılı turizm hedeflerini açıkladı. TÜRSAB'ın 2030 turizm hedefleri açıklandı Sunumunda “Turizmin geleceği ve geleceğin turizmini turizmciler olarak, turizmin en büyük meslek örgütü olarak cesur, yeni ve bilimsel bakış açılarıyla ele alıp oluşturduğumuz TÜRSAB Vizyon Belgesini tartışmaya açıyoruz” diyen Eker, 2030 yılı TÜRSAB turizm hedeflerine ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Dünya sıralamasında turizm gelirlerinde ilk 5 içerisinde olmak. 110 milyar dolar turizm geliri ve kişi başı 1300 dolar ortalamasına ulaşmak. Turizm gelirlerini, ülkenin her köşesinin turizm potansiyelini öne çıkararak şekilde ülke sathına yaymak. İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla dışındaki illerin payını yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmak. Deniz, kum, güneş turizmindeki gelirleri arttırıp, kültür turizmi alt yapısını turizm potansiyeli olan illerimizde geliştirmek, güçlendirmek ve tanıtmak. Ülkemiz turizm algısını kültür turizmi ülkesi olarak güçlendirmek. Kültür amaçlı turist sayısını yüzde 50 arttırmak. Tekrar ziyaret oranını yüzde 20 attırmak.” TÜRSAB Turizm Vizyonu yol haritası olacak TÜRSAB Turizm Vizyonu ilkelerini de açıklayan Eker, gelinen noktada turizmin; sorumlu, koruyucu, adil, sürdürülebilir çevreye saygılı turizm ilkeleri etrafında şekillendiğine dikkat çekti. Hasan Eker, konuşmasında, “Bu vizyonumuzu tartışmaya açıyoruz. Diğer paydaşların da görüşü alınarak, kamunun açıklayacağı resmi turizm vizyonuna tüm turizmcilerin, ilgili paydaşların ve halkımızın sahip çıkması gerekiyor. Rakip ülkeler vizyonlarını açıkladılar. Biz de Türkiye olarak bir an önce vizyonumuzu belirlemeliyiz. Biz TÜRSAB olarak görüşümüzü paylaştık” açıklamasını yaptı. TÜRSAB Turizm Vizyonu’nu şu başlıklar altında oluşturuldu Turizmin ekonomik değerini kalıcı hale getirmek. Turizm faaliyetlerinin ülke sathına yayılmasını, her yörenin turizmden pay almasını sağlamak. Gençler başta olmak üzere her vatandaşın turizm faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak. Turizm faaliyetini gerçekleştiren işletme ve çalışanların bilgi ve yetkinliklerini artırmak. Turizm mesleklerinde eğitimli kuşaklar yetişmesi çalışmalarını desteklemek. Turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için çalışmak. Turizm hizmetlerinin her türlü riske karşı güvenli olması için çalışmak. Turizm sektöründe ortak aklı, yerel iradeyi ve sektörün söz hakkını tesis etmek. Turizm mesleğinin gelişimini ve hizmet kalitesini artırmak. Turist memnuniyeti-halkın memnuniyeti ve turizmcinin memnuniyetini sağlamak. Hasan Eker, amaçlarının sadece daha fazla turist değil, herkes için daha iyi bir turizm olduğunu da sözlerine ekledi. Son gün sunumları 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü ve son gün oturumları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği AdaKıbrıs projesinin tanıtım sunumu ile başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden Mine Emiroğlu, “AdaKıbrıs” projesinin detaylarını turizmcilerle paylaştı. KKTC’nin doğal kültürel tarihi zenginliklerini koruyarak özgün modern sürdürülebilir bir turizm anlayışı ile uluslararası ziyaretçilere sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mine Emiroğlu, temel amaçlarının turist potansiyellerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak olduğunu söyledi. Turizm master planında eko ve agro turizme büyük önem verdiklerini ifade eden Emiroğlu, sürdürülebilir turizm anlayışını benimsediklerini belirtti. “Yerel yaşam kültürünü ön plana çıkaran alternatif ve sorumlu turizm anlayışını” temel aldıklarını söyleyen Emiroğlu, “AdaKıbrıs bizi anlatıyor” sloganı ile tanıtımlarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici ve Turist Profilini” anlattı 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü gününde Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici/Yeni Turist” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. İlk kez savaş arabalarının kullanıldığı Kadeş Savaşından buharlı trenin bulunmasın kadar geçen 3 bin yıllık sürede dünyada hızın hep aynı kaldığına işaret eden Erden, son 100 yılda ise hızın çok büyük bir ivmeyle artığını kaydetti. Erden, “Bu hıza uyamayan trendleri kaçırıyor, hızı yakalayamayan kaybediyor” dedi. 20’nci yüzyılın kitlesel bir dönem olduğunu belirten Levent Erden, 21. yüzyılda ise kitleselliğin bittiğini, “en”lerin ortadan kalktığını ve “çoklu kişilik” döneminin başladığını söyledi. Ekonomiden enerjiye her şeyin inişli çıkışlı bir seyir izlediğini vurgulayan Erden, bu dönemde hayalsizlik ve tatminsizliğin egemen olduğunu ifade etti. Levent Erden: Bundan sonra sürekli değişim olacak Bundan sonra sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada yaşanılacağına dikkat çeken Levent Erden, yeni alışkanlıkların ortaya çıktığını ve tekilleştirilmiş verinin öneminin arttığını vurguladı. “Müşteri her yerde iz bırakır” diyen Levent Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Veriyi elde etmek değil işlemek önemli. Veri ile hiper hedeflemeye sahibiz. Hiper daraltılmış hedeflemeler ve ona göre fiyatlama mümkün. İletişim dinlemektir. Tüketiciyi iyi dinlemek gerekiyor. Rekabetçi fark yaratmak için klişelerden kurtulmak gerekiyor. İnteraktif ortamda yapay zekanın olduğu bir dönemde farklı iş birlikleri mümkün. Bugün oyunlar çok yaygınlaşmış durumda. Oyunlar içinde turizm yok. Turizm oyunlarda da olmalı.” İçinde bulunduğumuz çağın “Algoritmokrasi” çağı olduğunu belirten Erden, “Algoritmalar geleceği belirleyecek. Çoklu yetenekli olmak lazım. Sürekli kendini yenilemek önemli. Gerçekçi olup imkansızı istememiz lazım” diye konuştu. Serdar Kuzuloğlu: Günümüzde müşteri, her şeyin merkezinde yer alıyor 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin son panelinde Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, geçmişten günümüze teknolojideki değişimleri ve dünyadaki dönüşümleri ele aldı. Turizmin insanların beklentilerinin en çok yükseldiği, kusurlara karşı insanların en tahammülsüz olduğu sektör olduğunu vurgulayan Kuzuloğlu, turizmde öngörülen ve öngörülemeyen çok parametre olduğunu ifade etti. Günümüzde müşterilerin her şeyin merkezinde yer aldığını ve tüketicilerin sınırsız beklentilerle şımartıldığını belirten Kuzuloğlu, “Kusursuzluğu beklediğimiz bir alan turizm. Tarihin hiçbir döneminde müşteri beklentileri bu kadar yüksek olmamıştı. Neyi, nasıl sunduğunuz algıyı, imajı belirliyor. İşlerimizin büyük kısmı algıdan oluşuyor” dedi. Kuzuloğlu: “Teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor” Sunumunu teknolojinin insanların ilk hayatına girdiği dönemden başlatan Serdar Kuzuloğlu ise şu örnekten yola çıktı: “İnsanların hayatına ilk mekanik teknoloji saatlerle girmiş. Sonrasında dikiş makinaları giriyor. O dönem terziler diyor ki; bu bizim işimizi elimizden alacak. Aynı dönemde Karl Marx’ın değerlendirmesi ise dikiş makinesiyle birlikte patronların işçilerin üzerinde tahakkümü artacak şeklinde oluyor. O dönemde Hindistan’da Gandi’nin yorumu da ‘Dikiş makineleri halkı üretken hale getirerek, onları fakirlikten kurtaracak’ oluyor. Aynı dönemde farklı coğrafyalarda söylenen bu üç düşünce de gerçekleşti. Bugüne kadar teknolojinin tüm paternlerinde aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşadık. Şimdi yapay zekayla birlikte de aynı tartışmaları yaşıyoruz. Teknoloji en kontrol edeceğiniz ama aynı zamanda en aleyhinize işleyecek şey. Yapay zekâ çağında soru sormayı unuttuk. Her şeyi yapay zekaya emanet etmek çok yanlış. Geri dönülemeyecek riskler yaratabilir çünkü yapay zekâ daha ilk aşamasında. Genel olarak değerlendirildiğinde teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor. İnsan faktörü var, kurum kültürü faktörü var. Çoklu katman söz konusu. Turizm açısından bakıldığında sizin kullandığınız teknoloji beni ilgilendirmiyor. Beni resepsiyondaki insanın davranışları, transferi yapan şoförün ruh hali ilgilendiriyor. Havalimanından çok eğlenceli bir ekiple otele geldim ve moralim yerine geldi. Müşterilerin sizin hangi teknolojiyi kullandığınızı görmemesi gerekiyor.”

Antalya, Markalar Kongresiyle Tanıtım Atağını Sürdürüyor Haber

Antalya, Markalar Kongresiyle Tanıtım Atağını Sürdürüyor

Kurucu Başkanı Güldal Siğinç önderliğinde Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) tarafından, 29–30 Nisan 2026 tarihlerinde, geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine Akra Antalya Hotel’de gerçekleştirilecek olan ‘Antalya Markaları Kongresi / 2026’ projesinin bilgi aktarımı ziyaretleri başladı. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde büyük ses getiren Antalya Markaları Kongresi’nin ikincisi için yürütülen ziyaret programı, ocak ayında AHİD Kurucu Başkanı Güldal Siğinç ve AHİD Yönetim Kurulu Üyesi Sinemyis İşbaşı’nın, Memorial Sağlık Grubu’nun dünya çapında tanınan Onkologlarından Prof. Dr. Mustafa Özdoğan’ı ziyaretiyle start aldı. Ziyaretler; Hilmi Beken Akaryakıt, Hilmi Beken Restaurant ve BEK Fırın markalarının ikinci kuşak temsilcisi Semih Beken, Antalya OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Aylin Bederli Tümay, SunExpress Türkiye Pazarlama Müdürü Alican Altın ile Özdal Kompost ve Dal Mantar Yönetim Kurulu Başkanı Aysel Dal Cengiz ile devam etti. Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk ziyarette AHİD Kurucu Başkanı Güldal Siğinç, yoğun programına rağmen kendilerine zaman ayıran Prof. Dr. Mustafa Özdoğan’a teşekkür ederek, geçtiğimiz yıl düzenlenen kongre hakkında kapsamlı bilgi paylaştı. Kongreyi YouTube yayınları üzerinden takip ettiğini belirten Prof. Dr. Özdoğan, böylesine geniş kapsamlı bir organizasyonun ilk yılında elde ettiği başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Başkan Güldal Siğinç ve Yönetim Kurulu Üyesi Sinem İşbaşı nezdinde tüm AHİD yönetimini ve dernek üyelerini tebrik etti. Özdoğan, Antalya Markaları Kongresi / 2026’da marka olma yolculuğunda edindiği tecrübeleri ve araştırma sonuçlarını paylaşmaktan mutluluk duyacağını ifade etti. Başkan Siğinç de ulusal ve uluslararası başarılarıyla onkoloji alanının önde gelen bilim insanlarından olan Prof. Dr. Özdoğan’a vereceği destek ve olumlu geri bildirimleri için teşekkürlerini sundu. Bir sonraki ziyaret, Başkan Güldal Siğinç ve AHİD Genel Sekreteri Ayşen Ovalı Binbir tarafından, şehrin köklü markalarından Hilmi Beken Akaryakıt’ın ikinci kuşak temsilcilerinden Semih Beken’e gerçekleştirildi. Döşemealtı yerleşkesinde yapılan görüşmede; gastronomi alanında Hilmi Beken Restaurant, catering ve unlu mamuller alanında BEK Fırın ile faaliyetlerini çeşitlendiren markanın gelişim süreci ele alındı. Semih Beken, geçtiğimiz yılki kongrenin başarısından dolayı tebriklerini iletirken, Antalya Markaları Kongresi / 2026’da konuşmacı olarak yer almaktan memnuniyet duyacağını ve kongrede özel bir sürprizle farklı bir akış yaratılabileceğini belirtti. Aynı gün içerisinde Antalya OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Aylin Bederli Tümay ile de bir araya gelen Başkan Siğinç ve Genel Sekreter Binbir, geçtiğimiz yıl Teknoloji Oturumu’nun moderatörlüğünü üstlenen Tümay’a katkılarından dolayı teşekkür etti. Görüşmede, Teknopark ve OSB ile bu yıl gerçekleştirilebilecek iş birlikleri değerlendirilirken, geçtiğimiz yıl başlatılan iş birliğinin sürdürülmesi konusunda alan belirlemesi yapıldı. Son derece verimli geçen görüşmede ortak çalışmaların devamı konusunda mutabık kalındı. Bir diğer görüşmeye AHİD Üyesi Elif Pamuk aracılığıyla katılan Başkan Güldal Siğinç, SunExpress Türkiye Pazarlama Müdürü Alican Altın’a kongre hakkında detaylı bilgi aktarımında bulunarak, birlikte gerçekleştirilebilecek iş birlikleri üzerine değerlendirmeler yaptı. Ocak ayının son ziyaretinde ise AHİD Başkanı Güldal Siğinç, Genel Sekreter Ayşen Ovalı Binbir ve Yönetim Kurulu Üyeleri Sinemyis İşbaşı ile İlay Erdeve Erdem, Özdal Kompost İnşaat Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. yöneticilerinden, Özdal Kompost ve Dal Mantar Yönetim Kurulu Başkanı Aysel Dal Cengiz ile ailenin sahibi olduğu Adonis Otel’de bir araya geldi. Son derece verimli geçen görüşmede karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, Aysel Dal Cengiz’in Antalya Markaları Kongresi / 2026’da konuşmacı olarak da yer alacağı belirtildi. Cengiz, geçtiğimiz yıl da kongrede Oturum Sponsoru olarak projeye destek vermişti. Şubat ayı başında ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacı Süleyman, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Yenigün Reçelleri 4. Kuşak Temsilcisi Necmi Alpagot ziyaret edildi Başkan Güldal Siğinç, Gn. Sekreter Ayşen Ovalı Binbir ve Yön. Kur. Üyesi Sinemyis İşbaşı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman ziyaretlerinde; Antalya Markaları Kongresiyle ilgili ATSO Başkanı Hacısüleyman’ı bilgilendirip fikir alışverişinde bulunurken, kendisinden destek sözü de aldı. Bir sonraki ziyaret durağı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Başkan Güldal Siğinç ve Gn. Sekreter Ayşen Ovalı Binbir tarafından makamında ziyaret edildi. Projeyi geçen yıldan bu yana takip ettiğini ifade eden Özkan, üniversite öğrencilerine sağladıkları burs kaynağı için AHİD Yönetimine tebrik ve teşekkürlerini iletti. Yoğun programı dahilinde kongreyi bizzat ziyaret etmeye gayret edeceğini ifade eden Özlenen Özkan, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da başarılı bir organizasyona imza atılacağına inancının tam olduğunu bildirdi. Başkan Siğinç de vakit ayırdıkları ve büyük destekleri için kendilerine teşekkürlerini sundu. Aynı gün, 1914’te Mahmut Yağcılar’ın Kalekapısı’ndaki dükkanında reçel satarak başladığı Yenigün Reçelleri yolculuğunun 4. Kuşak temsilcisi Necmi Alpagot’a da bir ziyaret gerçekleştiren AHİD heyeti, Alpagot’tan 29 Nisan’da Akra Antalya Hotel’de marka oluşum hikayelerini paylaşmak için söz aldı. Başkan Siğinç ve Ayşen Ovalı Binbir, katılımları, destekleri ve nazik ev sahiplikleri için Necmi Alpagot’a teşekkürlerini sundu. AHİD Antalya Markaları Kongresi / 2026 çalışmaları, Kurucu Başkan Güldal Siğinç ve AHİD Yönetim Kurulu katılımıyla önümüzdeki süreçte yoğun bir şekilde devam edecek.

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı Haber

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı

ORTA Doğu’daki savaş ortamının turizme etkilerini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Avrupa’dan rezervasyon akışında yavaşlama yaşandığını, sezonun erken rezervasyondan çok, son dakika satışlarına kayabileceğini söyledi. Bağlıkaya, turizmcilere iç pazara odaklanma ve fiyatları yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya'da düzenlenen 4'üncü TÜRSAB Turizm Kongresi'nde Orta Doğu'daki savaş ortamının Türkiye turizmine etkileri üzerine değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, özellikle Dubai olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ticari faaliyetlerin kaymasının söz konusu olduğunu belirterek, "Oralarda bu faaliyetler yakın gelecekte aynı şiddette, aynı rahatlıkta olmayacak gibi gözüküyor. Turizm çok bölgesel bir olay. Yani turizmde bir bölgede, bir ülkede bir şeyler oluyorsa yanındaki, etrafındaki ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Özellikle Avrupa'dan bu tarafa bakıldığında, Türkiye bu olaylara çok yakın bir ülke. Dolayısıyla Avrupa'da ufak tefek iptaller yaşandı. Çok ciddi sayıda değil bunlar ama en azından rezervasyonların akışında yavaşlama yaşıyoruz bu dönemde" dedi. SON DAKİKA VE İÇ TURİZM UYARISI Turizm açısından kayıpların beklendiği, herkesin kayıpların olacağını düşündüğü ortamda kendisinin böyle bir düşüş yaşanmayacağını düşündüğünü belirten Bağlıkaya, “Sadece sezonun biraz daha ileriye kayacağını, yani satışların erken rezervasyona değil, biraz daha son dakikaya kayacağını, son dakika rezervasyonlarıyla bu açıkları rahatlıkla kapatacağımızı düşünüyorum. Ama tabii ki erken rezervasyondaki fiyatlarla olmayabilir bu. Dolayısıyla tüm konaklama sektöründeki arkadaşlarımıza iç pazara konsantre olmaları konusunda tavsiyelerimiz var. İç turizm için fiyatların gözden geçirilmesi lazım ki en az zarar veya zararsız bu dönemi atlatabilelim" diye uyardı. TURİZM SAVAŞ ORTAMINDAN RAHATSIZ Turizmciler olarak tankların, uçak gemilerinin, savaş uçaklarının konuşulduğu bir ortamda bulunmaktan son derece rahatsız olduklarını da kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Bu dönemlerde hep erken rezervasyonlarımız, otel dolduklarımız ne kadar, kaç tane charter uçağımız gelecek, bunları konuşurken, şu anda bütün medya ve bütün kamuoyunun gündemi savaş. Kruvaziyer gemisi konuşacağımız yerde savaş gemilerini konuşuyor vaziyetteyiz. Tabii ki memnun değiliz ama Türkiye turizm açısından buradan kazançlı çıkar mı? Belki önümüzdeki yıllarda adı geçen destinasyonlara seyahat hemen geri gelmeyecektir. Yani bu mümkün değil. 2027'de adı geçen destinasyonlara hemen turizm akışı olmaz. İşte o zaman bizim bir rakam yükselmemiz olabilir. Ama özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Biz turizmciler bir başkasının ülkesinde yaşanan savaştan nasıl menfaat elde ederiz kısmını hiçbir zaman konuşmak istemiyoruz. Yani keşke bölgemizde hiçbir şey olmasa, herkes huzurla güven içinde yaşasa, çocuklar ölmese" dedi. ‘TÜRKİYE'DE HUZUR ORTAMI KORUNUYOR’ Hükümetin aldığı tedbirlerle ticaretin Türkiye'ye kaymasının çok yüksek ihtimal olduğunu da dile getiren Bağlıkaya, “Dolayısıyla alınacak tedbirleri zaten hükümetimiz alıyor. Bu arada tekrar tekrar söylüyoruz, altını çiziyoruz. Bu kadar savaşın olduğu bir ortamda, bu kadar etrafımızda çatışma varken, burada hakikaten huzur içinde yaşıyorsak izlenen politikaların da değerini bilmemiz lazım. Gerçekten çok önemli işler yapılıyor ki biz burada huzur içinde şu anda kongre yapabiliyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz okula rahat gidebiliyor. Hiç kimsenin burnu kanamadan bu süreçleri atlatıyoruz. İzlenen politikalar için Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi Haber

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi

Seyahat ve turizm sektöründe, özellikle grup rezervasyonları, genellikle manuel süreçlerle ve e-posta üzerinden yapılıyordu. Ancak, İsviçre merkezli teknoloji girişimi Lobby, bu süreci büyük bir hızla değiştiriyor. Yeni nesil yapay zeka platformu sayesinde, grup rezervasyonları artık yalnızca 30 saniyede tamamlanabiliyor. Bu yenilik, satış dönüşüm oranlarını artırırken, sektörde verimlilik açısından çığır açıyor. AI destekli rezervasyon süreci Lobby'nin geliştirdiği yapay zeka platformu, gelen e-posta taleplerini analiz ederek sadece 30 saniye içinde doğru rezervasyonlara dönüştürme yeteneğine sahip. Bu hızlı dönüşüm, yanıt sürelerini %75 oranında kısaltırken, dönüşüm oranlarını da %15’e kadar artırıyor. Bu gelişme, sektördeki manuel süreçleri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Yatırım turu ve hedefler Lobby, Founderful liderliğinde 2.2 milyon dolarlık yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin yalnızca otelcilik sektöründe değil, tüm turizm ekosisteminde büyümesini hedefliyor. Lobby, MICE (toplantı, kongre ve etkinlik), deneyim ve aktiviteler, kruvaziyer ve havayolu gibi farklı turizm segmentlerine de açılmayı planlıyor. Yeni teknolojinin avantajları Lobby’nin AI platformu, gelen talepleri anlayabilme, fiyatlandırma ve sözleşmeleri doğrulama, stok ve müsaitlik kontrolü yapabilme gibi çeşitli özelliklere sahip. Platform, 100'den fazla dilde talepleri anlayabiliyor, teklif hazırlayıp otomatik takip gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, platform, 300 odalı ve çok tarihli organizasyonları bile saniyeler içinde yönetebiliyor. Sektörün en karmaşık alanı: Grup rezervasyonları Pascal Mathis, yatırım kararını şu sözlerle açıkladı: “Lobby, seyahat sektörünün en karmaşık ama en değerli alanlarından biri olan grup rezervasyonlarını hedef alıyor. Bu alanda gerçek bir sorunu çözen güçlü bir teknoloji geliştirdiler.” Lobby CEO’su Romy Abbrederis ise, bu yatırımın yalnızca otelcilik dışına çıkmalarını değil, tüm turizm sektörüne yayılmalarını sağlayacağını vurguladı. Hızlı entegrasyon ve esnek kullanım imkanları Lobby platformu, işletmelerin mevcut sistemleriyle kolayca entegre olabiliyor. Gmail ve Outlook ile entegre olabilen platform, ayrıca PMS sistemleriyle bağlantı kurabiliyor ve işletmelere hızla 4 gün içinde entegrasyon, 2 gün içinde kurulum sağlıyor. Ayrıca, işletmeler tamamen otomatik bir sistem ya da insan onaylı (human-in-the-loop) bir model tercih edebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.