Hava Durumu

#Konaklama

TOURISMJOURNAL - Konaklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konaklama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Japonya düğün turizminde yükselişte Haber

Japonya düğün turizminde yükselişte

The Japan Times gazetesine göre Japonya'da evlenmek, ülkenin turizm sektöründe ivme kazanan daha geniş bir eğilimi yansıtıyor. Uluslararası ziyaretçi sayıları hızla artarken, daha fazla çift geleneksel destinasyonların dışına çıkarak düğün, balayı ve aile kutlamaları için Japonya'yı seçiyor. Ülke, 2025 yılında rekor seviyede 42,7 milyon yabancı ziyaretçi ağırladı. Bu durum, destinasyon düğünlerine ilgi duyan potansiyel çift sayısını da önemli ölçüde artırdı. Sektör tahminlerine göre Japonya'nın destinasyon düğün pazarı, 2026'da yaklaşık 2 milyar dolar seviyesindeyken 2036 yılına kadar 4 milyar doların üzerine çıkarak iki katından fazla büyüyebilir. Bu yükseliş, Japonya'nın iç düğün pazarının demografik zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. Ülkenin düğün sektörü yaklaşık 1,84 trilyon yen (12 milyar dolar) büyüklüğünde olsa da, düşen doğum oranları ve azalan evlilik sayıları nedeniyle düğün organizatörleri, oteller ve tatil köyleri büyüme için giderek daha fazla yabancı çiftlere yöneliyor. Fuji Dağı'ndan Okinawa sahillerine Fuji Dağı, yabancı çiftlerin en çok tercih ettiği düğün fonlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak ilgi gören tek yer burası değil. Kyoto'nun tarihi tapınakları ve bahçeleri, Tokyo'nun lüks otelleri, Hakone'nin kaplıca resortları ve Okinawa'nın sahil mekanları da benzersiz düğün deneyimi arayan uluslararası çiftlerden yoğun talep görüyor. Hizmet kalitesi ve avantajlı kur etkili Turizm uzmanlarına göre Japonya'nın cazibesi birçok faktörün birleşiminden kaynaklanıyor. Uygun döviz kuru ülkeyi birçok yabancı ziyaretçi için daha ekonomik hale getirirken, üstün hizmet kalitesi, güvenlik ve ayrıntılara verilen önem de tercih edilmesinde etkili oluyor. Çiftler ayrıca düğünlerini balayı ve aile tatiliyle birleştirerek kapsamlı bir seyahat deneyimi yaşayabiliyor. Turizm sektörü açısından destinasyon düğünleri yüksek harcama yapan önemli bir müşteri grubunu oluşturuyor. Düğün organizasyonları; konaklama, ulaşım, yeme-içme, fotoğrafçılık, etkinlik planlama ve gezi faaliyetleri gibi birçok alanda gelir yaratırken, misafirlerin tören sonrasında da ülkede daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Bununla birlikte bazı zorluklar da bulunuyor. Birçok düğün mekanı ve hizmet sağlayıcısı hâlâ ağırlıklı olarak yerli müşterilere hizmet veriyor. Dil engelleri ise yabancı çiftlerin organizasyon süreçlerini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle uluslararası müşterilere yerel tedarikçiler, sözleşmeler ve yasal prosedürler konusunda yardımcı olan uzman organizasyon şirketlerinin sayısı artıyor. Destinasyon düğünlerine yönelik küresel ilginin yükselmeye devam etmesiyle birlikte Japonya'nın Asya'nın önde gelen düğün turizmi merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem Haber

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem

Akdeniz’in yükselen turizm destinasyonlarından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), artan turist hareketliliğiyle büyümesini sürdürürken sektör aynı zamanda yeni bir dönüşüm sürecine giriyor. Artan enerji maliyetleri, personel giderlerindeki yükseliş, küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel gelişmelerin yarattığı baskıya rağmen turizm işletmeleri klasik büyüme stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Sektörde dikkat çeken yeni yaklaşım ise kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir sadakati yaratmak olarak öne çıkıyor. Özellikle büyük ölçekli tesisler, fiyat artışlarıyla kârlılığı korumaktan çok mevcut misafir kitlesini elde tutmaya, deneyimi güçlendirmeye ve hizmet standardını sürdürülebilir şekilde korumaya odaklanıyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de KKTC’nin önemli turizm yatırımları arasında yer alan Salamis Bay Conti Resort Hotel oldu. 2025 sezonunu yüzde 100 doluluk oranıyla tamamlayan tesis, yeni dönemde agresif fiyat politikaları yerine misafir deneyimi ve bağlılığı merkezli bir stratejiyle ilerliyor. MALİYETLER ARTIYOR, OTELLER YENİ DENKLEMLER KURUYOR Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü Süleyman Kansu, turizm sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirirken artık yalnızca fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. “Turizm sürekli yatırım gerektiren bir sektör. Bugün maliyetler artsa da kaliteyi aşağı çekmek kısa vadede nefes aldırabilir ancak uzun vadede markayı zayıflatır. Biz daha zor olan yolu seçtik; kârlılığı ikinci plana alıp misafir memnuniyetini ve sürdürülebilirliği öne çıkardık” Turizm sektöründe son dönemde en büyük baskıyı personel maliyetleri, enerji giderleri ve operasyonel harcamalardaki artış oluşturuyor. Özellikle büyük resort tesislerde insan kaynağı maliyetleri bütçelerin en önemli kalemlerinden biri haline gelirken, hizmet kalitesini koruma ihtiyacı işletmeler üzerinde ilave baskı yaratıyor. Avrupa pazarından gelen misafirlerin yarattığı döviz bazlı gelir yapısı da sektörde yeni denge arayışlarını beraberinde getiriyor. Enflasyon baskısı ve maliyet artışları karşısında tesisler artık yalnızca “daha fazla büyüme” değil, “mevcut misafiri koruma” stratejisi üzerine çalışıyor. Süleyman Kansu, maliyet baskısına rağmen yatırımlardan geri adım atmadıklarını vurgulayarak şunları söylüyor: “Turizmde bugün en kritik konu maliyetleri yönetmek kadar kaliteyi koruyabilmek. Enerji, personel ve operasyon maliyetleri tüm sektörde ciddi şekilde arttı. Ancak biz bunun çözümünü hizmet standardını aşağı çekmekte görmüyoruz. Çünkü turizmde kaybedilen kaliteyi geri kazanmak çok daha maliyetli oluyor. Bu nedenle kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir memnuniyetini ve sürdürülebilir büyümeyi önceliklendiriyoruz.” BÖLGEYE DEĞER ÜRETEN BİR MODEL OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ KKTC turizmi artık yalnızca deniz, kum ve güneş ekseninde büyümüyor. Gastronomi, kültür, etkinlik turizmi, aile deneyimleri ve dört mevsim turizm yaklaşımı sektörün yeni büyüme alanları arasında yer alıyor. Bu dönüşümle birlikte tesisler de yalnızca konaklama hizmeti sunmak yerine gastronomi, eğlence, etkinlik ve kültürel deneyimleri bütünleşik şekilde sunan yeni modeller geliştiriyor. Yaklaşık 65 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan ve tarihi Salamis Antik Kenti yakınında konumlanan Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tesis; ultra her şey dahil konsepti, kongre alanları, restoranları, etkinlik programları, SPA merkezi ve yıl boyunca devam eden organizasyonlarıyla yalnızca konaklama değil deneyim odaklı bir yapı sunuyor. Kansu, tesisin yeni dönem yaklaşımını ise şöyle anlatıyor: “KKTC artık yalnızca yaz sezonunda tercih edilen bir destinasyon değil. Gastronomi, kültür, etkinlikler ve deneyim odaklı turizmle dört mevsim yaşayan bir turizm ekonomisine dönüşüyor. Biz de yalnızca konaklama hizmeti sunan bir yapı değil; bölgeye değer üreten, misafir deneyimini zenginleştiren ve destinasyonun gelişimine katkı sağlayan bir model oluşturmayı hedefliyoruz.” KÂRLILIĞI KORUMANIN YOLU MİSAFİRİ KORUMAKTAN GEÇİYOR Turizmde yeni dönemin yalnızca doluluk oranlarıyla değil, misafir bağlılığı ve deneyim kalitesiyle şekillendiğini belirten Süleyman Kansu “Turizm sektöründe artık yeni dönem daha fazla oda satmak yerine mevcut misafiri korumak, tekrar ziyaret oranını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde yukarı taşımak üzerine kuruluyor. Biz de Salamis Bay Conti olarak bu yaklaşım doğrultusunda yeni aktivasyonlar, deneyim alanları ve misafir odaklı yatırımlarla ilerliyoruz. Bugün korunan her misafir yalnızca otelin misafiri olarak kalmıyor; gastronomiden perakendeye, etkinliklerden ulaşıma kadar destinasyon ekonomisinin tamamına katkı sağlayan bir değer yaratıyor. Bu nedenle sektörün yeni mottosunun giderek daha görünür hale geldiğini düşünüyoruz; kârlılığı korumanın yolu önce misafiri korumaktan geçiyor.” diyor

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor Haber

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor

Türkiye'nin doğa turizmindeki en güçlü destinasyonlarından biri olan Rize, son yıllarda artan yatırımlarla yalnızca Karadeniz'in değil, dünyanın dikkatini çeken bir turizm merkezi haline geliyor. Bulutların gökyüzüyle buluştuğu eşsiz yaylaları, zengin kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsim sunduğu doğal güzellikleriyle öne çıkan Rize, şimdi de Flora Handüzü Resort & Bungalow ile turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor. Rize'nin yüksek rakımlı yaylalarında hayata geçirilen Flora Handüzü Resort & Bungalow, bölgenin doğal zenginliklerini modern turizm anlayışıyla buluşturarak Karadeniz turizmine yeni bir vizyon kazandırıyor. Doğanın kalbinde konumlanan tesis, yalnızca lüks bir konaklama deneyimi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Rize'nin uluslararası turizm arenasındaki marka değerini güçlendiren stratejik bir yatırım olarak dikkat çekiyor. “Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle özel destiyasyon” Flora Handüzü Resort & Bungalow Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Çiğdem, Rize'nin sahip olduğu eşsiz potansiyelin dünya ölçeğinde çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirterek, "Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle Türkiye'nin en özel destinasyonlarından biridir. Biz Flora Handüzü ile bu değeri daha görünür hale getirmeyi, bölgeyi yüksek katma değerli turizmle buluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca misafir ağırlamak değil, Rize'nin turizm markasına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir bir model ortaya koymaktır." dedi. Karadeniz'in premium konaklama vizyonu Flora Handüzü'nde hayat buluyor Tamamı yerden ısıtmalı ve şömineli 27 özel bungalovdan oluşan tesis, misafirlerine Karadeniz'in büyüleyici manzarası eşliğinde ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunuyor. Sis bulutlarının üzerinde başlayan günler, doğanın huzuru ve modern konforun birleşimiyle unutulmaz anlara dönüşüyor. Restoran, SPA merkezi, hamam, sauna ve özel dinlenme alanları ise bölgenin doğal atmosferini üst düzey hizmet anlayışıyla tamamlıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow, dört mevsim farklı deneyimler sunuyor Rize'nin ulaşım altyapısındaki gelişimin turizme önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Çiğdem, tesis bünyesinde bulunan helikopter pistinin ve özel transfer hizmetlerinin bölgeyi uluslararası ziyaretçiler açısından daha erişilebilir hale getirdiğini ifade etti. Dört mevsim turizm anlayışıyla faaliyet gösteren Flora Handüzü Resort & Bungalow, Rize'nin yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde ziyaret edilebilecek güçlü bir destinasyon olduğunu ortaya koyuyor. Yaz sezonunda yayla rotaları, elektrikli dağ bisikleti ve ATV turlarıyla doğa tutkunlarını ağırlayan tesis; kış aylarında ise kar manzaraları, kayak ve kar motoru aktiviteleriyle farklı deneyimler sunuyor. Son yıllarda yükselen Karadeniz turizminin merkezinde yer alan Rize, yayla turizmi, gastronomi, doğa sporları ve sürdürülebilir turizm yatırımlarıyla Türkiye'nin yeni turizm büyüme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow da bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri olarak bölgesel kalkınmaya, istihdama ve yerel ekonomiye katkı sağlıyor. “Rize'yi dünya turizm haritasında üst sıraya taşıyacak yatırım” Cihan Çiğdem, "Rize artık sadece doğal güzellikleriyle değil, sunduğu nitelikli turizm yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Bizler bu coğrafyanın değerini koruyarak büyütmek, bölgeyi dünya turizminde daha görünür kılmak için çalışıyoruz. Flora Handüzü, Rize'nin geleceğine duyduğumuz inancın somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Bulutların üzerinde yükselen Flora Handüzü Resort & Bungalow, doğa, konfor, gastronomi ve deneyimi aynı noktada buluşturarak Rize'nin turizm yolculuğunda yeni bir kilometre taşı olmaya hazırlanıyor. Karadeniz'in büyüleyici doğasında yükselen bu yatırım, bölgenin küresel turizmdeki yükselişine güçlü bir katkı sunuyor.

Ekonomik yaz tatili için uzmanların seyahat tüyoları Haber

Ekonomik yaz tatili için uzmanların seyahat tüyoları

Yaz tatili ufukta göründü; kısa süre sonra hepimiz, kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana görülen en yüksek sıcaklıklardan ve klimanın belirgin yokluğundan şikayet ediyor olacağız. Ama sıcağın yanında bir baş ağrısı daha geliyor: artan seyahat maliyetleri. Yükselen jet yakıtı fiyatları, binlerce uçuşun iptal edilmesi ve havayollarının ek maliyetleri sessizce yolculara yansıtmasıyla, birçoğumuz bu yıl tatilimizi nasıl ve nerede geçireceğimizi yeniden düşünmek zorunda kalacağız. Peki Avrupalılar seyahat planlarını tamamen rafa mı kaldırıyor, yoksa sadece bunu biraz farklı bir şekilde yapmayı mı öğreniyor? Mastercard Economics Institute (MEI) tarafından hazırlanan yıllık Travel Trends Report 2026 (kaynak İngilizce), devam eden jeopolitik ve ekonomik baskılara rağmen kıtanın dünya genelinde güçlü bir talep görmeye devam ettiğini ortaya koydu. Paris, Amsterdam ve Brüksel gibi şehirler, 10 destinasyon arasında ilk üçte yer alarak uluslararası seyahatten kaynaklanan planlı koltuk sayısında yıl bazında artış kaydetmeye devam etti. Barcelona, Madrid ve Frankfurt da gelen yolcu sayısında güçlü artışlar gördü. "Devam eden jeopolitik belirsizlik ortamına rağmen, Avrupa'nın seyahat ekonomisi şu ana kadar dayanıklılık gösterdi" dedi Mastercard Avrupa Başekonomisti Natalia Lechmanova. Buna karşın, uygun fiyatlılık, seyahatçilerin kararlarında belirleyici rol oynuyor. Ulaşım ve konaklama maliyetlerindeki artış, dalgalanan döviz kurları ve kırılgan gelir artışı, hem destinasyon seçimlerini hem de insanların tek seferde yaptıkları yolculuk sayısını etkiliyor. Lechmanova, "Seyahat kalıpları normale dönerken, Avrupalılar değere, uygun fiyata ve deneyim odaklı yolculuklara daha fazla önem veriyor" diye ekledi. "Verilerimiz, Avrupa'nın kalıcı çekiciliğinin, jeopolitik tablo, para birimlerindeki dalgalanmalar ve genel ekonomik koşullar insanların nereye ve nasıl seyahat edeceğini her zamankinden fazla şekillendiriyor olsa bile, küresel seyahat talebini sabitlemeye devam ettiğini gösteriyor." Europ Assistance'ın Ipsos ile birlikte 26.000 kişiyle gerçekleştirdiği 2026 Tatil Barometresi anketinin sonuçlarına göre, Avrupalıların %77'si bu yazki seyahat planlarında kararlı. Birleşik Krallık ve Portekiz gibi ülkeler, bu yıl seyahat etme isteği en yüksek Avrupalılar arasında üst sıralarda yer aldı; katılımcıların sırasıyla %84'ü ve %82'si seyahat planı yaptığını söyledi. Almanya ve Belçika gibi isteğin görece düşük olduğu ülkelerde bile, katılımcıların %70'i ve %72'si hâlâ seyahat etmeyi düşünüyor. Hava yolculuğu mu kara yolculuğu mu Tasarruf ve yatırım platformu Raisin tarafından yapılan araştırma, Amsterdam Schiphol Havalimanı'ndan uçan yolcuların, dokuz Avrupa destinasyonunda uçak bileti için ortalama %13,1 daha fazla ödediğini ortaya koydu. Dört kişilik bir aile için uçuşların ortalama maliyeti – bagaj ücretleri hariç – geçen yıl 808 € iken 2026'da 914 €'ya yükseldi. İncelenen destinasyonlar arasında fiyatların düştüğü tek şehir Viyana oldu; biletler 987 €'dan 968 €'ya hafifçe geriledi. Çözüm, hizmetlerin kısıldığı "no-frills" uçuşlarda yatıyor olabilir. Düşük maliyetli taşıyıcılar, kabin bagajı, kontrol edilmiş bagaj ya da koltuk seçimi gibi ayrıcalıklar olmadan da daha ucuza seyahat imkanı sunmaya devam ediyor. Ancak ek bir ücret karşılığında, bu hizmetlerin çoğu talep üzerine bilete eklenebiliyor. EasyJet gibi bir şirket için bu model yolcuları memnun ediyor gibi görünüyor. Britanyalı düşük maliyetli havayolu Euronews Travel'a şunları söyledi: "%40 müşterimiz, ücretsiz küçük kabin bagajının dahil olduğu yalnızca bilet ücretini ödeyerek seyahat ediyor." "EasyJet'in sunduğu seçenekler ve fiyatlandırma şeffaftır ve müşterilerimiz tarafından iyi anlaşılmaktadır. İstemediği ya da ihtiyaç duymadığı hizmetler için tüm müşterilerin ödeme yapması yerine, yolcuların yalnızca istedikleri şeyler için ödeme yapmasına imkan tanıyoruz; bu da herkes için bilet ücretlerimizi düşük tutmamızı sağlıyor." Diğer bazı yolcular ise uçmaktan tamamen kaçınmayı tercih edebilir. Raisin'in araştırması, Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan tren biletlerinin geçen yıla göre yalnızca %2,5 arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre trenle seyahat, Londra'ya giden hattın uçaktan daha pahalı olması dışında incelenen 10 rotanın dokuzunda daha ucuz kaldı. Raisin'de araştırmacı olan Jasper Berkhout, yolculara farklı sağlayıcı ve sitelerde fiyat karşılaştırması yapmalarını tavsiye etti. "Karşılaştırma sitelerinde, aramanıza yakın havaalanlarını dahil etmek için genellikle işaretleyebileceğiniz bir kutu bulunur" dedi. "Trenlerde ise önceden rezervasyon yapmak işe yarar; örneğin Deutsche Bahn gibi şirketler, önemli indirimler içeren 'Sparpreis' [ciddi oranda indirimli bilet] seçenekleri sunuyor." Birleşik Krallık Postanesi de uçmak yerine treni öneriyor; buna, Paris, Amsterdam, Brüksel ve Rotterdam gibi şehirlere giden Eurostar seferlerindeki fırsatları takip etmek de dahil. Paket turlar daha mı güvenli bir seçenek? Yalnızca mayıs ayında jet yakıtı krizi nedeniyle 13.000 uçuşun iptal edildiği bildiriliyor; bu da bazı yolcuların yaz tatili rezervasyonlarını ertelemesine yol açmış olabilir. Tüketici sitesi Which? Travel'ın editörü Rory Boland, iptallerdeki artış nedeniyle tatilcilerin yaz planları konusunda "endişeli hissetmesinin anlaşılır" olduğunu söyledi. Şöyle devam etti: "Bu yaz için tavsiyemiz, paket bir tatil rezervasyonu yapmak; çünkü olası daha büyük aksaklıklarda, tatilinizin tüm maliyetini korumanın en iyi yolu bu." Yurtiçi mi yurtdışı mı? 2024'te Avrupalılar, Eurostat'a göre kişisel ya da iş amaçlı tam 1,19 milyar seyahat gerçekleştirdi; bunların şaşırtıcı %92'si Avrupa içinde yapıldı. Araştırma ayrıca, kıta dışına yapılan tatil amaçlı seyahatlerdeki harcamaların, iç pazardaki yolculuklara kıyasla genellikle %40 daha pahalı olduğunu ortaya koydu. Kıta içinde seyahat ederken paranızın daha çok işe yaramasını sağlamak için, Birleşik Krallık Postanesi yolculara önceden detaylı araştırma yapmalarını tavsiye ediyor: "Bazı Avrupa destinasyonlarına uçak biletleri ucuz olabilir, ancak şehre vardığınızda yaşam pahalılığı yüksek çıkabilir." Diğer temel tavsiyeler arasında taksi çağırmak yerine yürümek, kalabalık turistik restoran ve kafeler yerine yerel sokak lezzetlerini tercih etmek ve ücretsiz Global Health Insurance Card (Küresel Sağlık Sigortası Kartı) gibi beklenmedik masraflara hazırlıklı olmak yer alıyor. Birleşik Krallık vatandaşları için bu kart, AB genelinde acil sağlık hizmetlerine daha düşük maliyetle erişmenin kapısını aralıyor. Ev tatilleri ve daha kısa mesafeler Airbnb verileri, Fransa, Almanya, İsveç, Portekiz ve Hollanda gibi ülkelerde yaşayan yolcuların %25'inin 2026'da ev tatillerini tercih edeceğini gösteriyor. Yurtdışına çıkanlar ise daha kısa mesafelere seyahat ediyor. Örneğin İsveç'te, 2023'ten bu yana ortalama rezervasyon mesafesi %26 azalarak 500 kilometrenin altına düştü. Yükselişe geçen bir diğer trend de seyahat masraflarını daha kalabalık gruplara bölüşmek; Portekiz, İspanya ve İsveç'te dört kişi ve üzeri rezervasyonlar artmış durumda. Rezervasyon için en uygun zaman ne? Skyscanner, Smarter Summer Report adlı raporunda en uygun rezervasyon zamanlarını açıkladı. Uçuş karşılaştırma sitesinin verilerine göre, 2026 yazında en ucuz seyahat haftası için takvimlere işlenmesi gereken tarih aralığı 29 Haziran ile 5 Temmuz arası. Skyscanner, "Eğer 'belki biraz bekleyip bakarım' diye mırıldandıysanız, beklemeyi bırakıp aramaya başlama zamanı" diyor. "Hayalinizdeki seyahat dönemi, düşündüğünüzden daha yakın (ve daha ucuz) olabilir." Birleşik Krallık Postanesi salı gününü daha ucuz seyahat günlerinden biri olarak işaretlese de Skyscanner en uygun günün cuma olduğunu düşünüyor ve "Tatil ayarlamanın bir zamanı vardır, bir de tatili mükemmel zamanlamanın" altını çiziyor. Skyscanner'ın raporu, bütçe dostu seyahatçilere de rehberlik ediyor. Site şöyle diyor: "Haziran ve eylül yazın sessiz ama başarılı ayları. Hâlâ güneşten faydalanıyorsunuz, ancak fiyatlar daha düşük, kuyruklar daha kısa ve o popüler restoranda yer bulma şansınız çok daha yüksek. Bu, yazın en iyi yanları ama biraz daha nefes alan bir tempo." Haziranda Birleşik Krallık'tan ucuz uçak bileti arayanlar için site, ortalama bilet fiyatının yaklaşık 55 £ (63,50 €) olduğu Slovakya'daki Poprad'ı öneriyor. Avrupa'daki diğer bütçe dostu seçenekler arasında, bilet fiyatlarının sırasıyla 59 £ (68,12 €) ve 62 £ (71,59 €) olması beklenen Polonya şehirleri Szczecin ve Lublin yer alıyor. Hazirandan biraz daha ucuz olan eylülde Poprad'a bir uçuşun ortalama maliyeti 54 £ (62,35 €) olacak. Almanya'daki Dortmund'a biletler yaklaşık 58 £ (66,97 €) tutarken, Polonya şehirleri Lodz ve Szczecin'e uçuşlar sırasıyla 65 £ (75 €) ve 69 £ (79,68 €) olacak. Avrupa'nın en ucuz şehir kaçamakları Birleşik Krallık Postanesi'nin Travel Money biriminin hazırladığı son City Costs Barometer (kaynak İngilizce) raporuna göre, 2026'da Avrupa'nın en hesaplı şehir kaçamaklarında Doğu Avrupa yine başı çekiyor. Şimdiye kadarki en kapsamlı karşılaştırmada rapor, iki kişi için yemekler, içecekler, turistik cazibe merkezleri, havaalanı transferleri ve üç yıldızlı bir otelde iki gecelik konaklama gibi 12 yaygın turistik kalemin maliyetini 50 Avrupa şehrinde karşılaştırdı. İlk kez, düşük konaklama fiyatları, uygun ulaşım maliyetleri ve uygun fiyatlı kültürel etkinlikleriyle öne çıkan Saraybosna, Avrupa'nın en ucuz şehir kaçamağı olarak listenin zirvesine yerleşti. Bükreş, Tiran ve Belgrad da üst sıralarda yer aldı. Avrupa'daki en uygun fiyatlı 10 şehir kaçamağı Saraybosna, Bosna Hersek: £248/€287 Bükreş, Romanya: £258/€299 Tiran, Arnavutluk: £263/€304,50 Belgrad, Sırbistan: £265/€307 Trenčín, Slovakya: £272/€315 Riga, Letonya: £278//€322 Lille, Fransa: £289/€334 Vilnius, Litvanya: £289/€334 Strasbourg, Fransa: £319/€369 Podgorica, Karadağ: £332/€384,50

Kediseverlere Yunan adasında rüya gibi iş Haber

Kediseverlere Yunan adasında rüya gibi iş

Yunanistan’ın rüya gibi bir adasında, dertten tasadan uzak, sadece dünyadan kopup kafa dinleyeceğiniz bir hayat... Bu hayal artık Siros Adası'nda gerçek oluyor ancak tek bir şartla: kedileri çok sevmeniz gerekiyor. Hayvan koruma kuruluşu Siros Cats, 25 yaş ve üzeri gönüllüler aradığını duyurdu. Kuruluş, ilanında “Formda, olgun, sağlıklı ve kendi ayakları üzerinde durabilen gönüllüler, ister bireysel ister çift olarak, bizi çok mutlu eder,” ifadelerine yer verdi. Gönüllülük karşılığında ise temel beklenti oldukça net: kedileri sevmek ve en az 1 ay boyunca haftada 5 gün, günde yaklaşık 5 saat boyunca hayvanların bakımına destek vermek. Bunun karşılığında hayvan koruma kuruluşunun konaklama, kahvaltı ve yan giderleri karşıladığı belirtiliyor. Kuruluş, “Veteriner teknisyeni olarak eğitim ya da deneyiminiz varsa veya vahşi kedilerle çalışma tecrübeniz bulunuyorsa özellikle memnuniyetle karşılarız ancak ellerinizi kirletmeye hazır, güvenilir, kendi başına çalışabilen ve zamanında gelebilen tüm kedi severlere kapımız açık” ifadelerine yer verdi. Rüya gibi bir ada Adanın kalbi, geleneksel bir balıkçı köyünden ziyade 19. yüzyıldan kalma zarif bir liman kentini andıran Ermoupoli. Geniş meydanlar, görkemli konaklar, mermer merdivenler ve etkileyici belediye binası, Siros’un bir zamanlar Yunanistan’ın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu bugün hâlâ güçlü biçimde hissettiriyor. Siros, Kiklad Adaları’nın en ilgi çekici duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Büyük ölçüde bakir yapısını koruduğu kabul edilen ada, Mikonos gibi yoğun bir parti destinasyonundan ziyade daha sakin ve otantik bir deneyim sunuyor. Özellikle huzur ve yerel yaşamla iç içe bir atmosfer arayan ziyaretçiler, adada yerlilerin de tercih ettiği, çoğu zaman daha uygun fiyatlı kafe ve restoranlarda vakit geçirme imkânı bulabiliyor. Gerçek bir Yunan günlük yaşamını deneyimlemek isteyenler için Siros, adeta sakin bir ada yaşamının merkezinde konumlanıyor. A cat sanctuary is offering free accommodation on a Greek island Live and work on Syros, caring for rescued stray cats just minutes from the sea. Your role: 8am–1pm, 5 days a week feeding, cleaning, and looking after the cats. pic.twitter.com/wMXmaQ7MmS — Earth (@earthcurated) May 20, 2026

İsviçre turizmi, pandemiden bu yana ilk yaz düşüşüne hazırlanıyor Haber

İsviçre turizmi, pandemiden bu yana ilk yaz düşüşüne hazırlanıyor

BAK Economics, mevcut eğilimlerin ana nedeni olarak İran’daki çatışmayı gösteriyor. Başlangıçta hava yollarının kapanması nedeniyle küresel uçuş trafiği doğrudan olumsuz etkilendi. Yakıt maliyetleri yüksek kalmaya devam ettikçe, uzun mesafeli seyahatlere olan ilgi de belirgin şekilde azaldı. Uzak bölgelerden gelen yolcular bu durumdan en çok etkilenenler oldu. Uzun mesafe pazarları en büyük kaybı yaşıyor Analistlere göre İsviçre’ye uzun mesafeli seyahatlerde yüzde 3,7’lik bir düşüş (yaklaşık 246 bin daha az geceleme) bekleniyor. En sert darbe ise Asya segmentinde görülüyor; özellikle Hindistan ve Güneydoğu Asya’da belirgin düşüşler öne çıkıyor. Orta Doğu aktarmalı uçuş rotalarındaki kısıtlamalar ve Körfez Bölgesi’nden enerji ithalatına bağımlılık, bu bölgelerden gelen yolcular için koşulları daha da zorlaştırıyor. İsviçre turizm yetkilileri de bu konuda endişelerini dile getirmeye başladı. Son dönemde Jungfrau Railways ve Titlis Bergbahnen, özellikle Asyalı turist sayısındaki düşüşü gerekçe göstererek gelirlerde azalma olduğunu bildirdi. Küresel pazarlara bakıldığında Çin daha dayanıklı bir tablo çiziyor. Orta Doğu’daki aksaklıklardan kaçınarak doğrudan uçuşların sürmesi sayesinde Çin’den gelen talebin stabil kalması bekleniyor. ABD pazarında ise sınırlı bir artış öngörülüyor ancak bu artış yavaş olacak. Asya’daki durağanlık ise diğer bölgelerdeki zayıflığı kısmen dengeliyor. Yerli ve Avrupa turistleri dengeyi sağlıyor Yerel seyahat eğilimlerinde ise hafif bir artış bekleniyor. İsviçre içinden gelen ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 0,5 artmasıyla 58 bin ek konaklama gecesi oluşabilir. Artan uçak bilet fiyatları ve küresel belirsizlikler, insanların daha yakın destinasyonları tercih etmesine yol açıyor. Seyahatler daha kısa mesafelere yöneliyor. Avrupa’dan gelen turistlerde ise küçük bir düşüş bekleniyor. BAK Economics’e göre bunun nedeni, 2025 yazında yaşanan olağanüstü etkinliklerin turistleri başka bölgelere çekmiş olması. İsviçre hâlâ Alplerin lideri Beklenen ekonomik yavaşlamaya rağmen İsviçre, Alp destinasyonları sıralamasında ilk 10’un neredeyse tamamına hâkim durumda. Listenin zirvesi ve büyük bölümü İsviçre’ye ait; bu da ülkenin dağ turizmindeki güçlü konumunu gösteriyor. Buna rağmen rapor bazı gelişme alanlarına da dikkat çekiyor. Özellikle daha küçük destinasyonlar, ziyaretçilerin ortalama daha az gece kalması nedeniyle geri planda kalıyor. Küresel gerilimler ziyaretçi akışını etkilerken, İsviçre’nin dağ tatil bölgeleri yerli turistlerden güçlü talep almaya devam ediyor. Enerji piyasalarındaki dalgalanmalar risk oluştursa da iç talep performansı dengeleyerek Alpler genelinde istikrar sağlıyor. Dış baskılar kırılganlık yaratırken, yerel ilgi bölgesel zorluklar arasında istikrarı destekliyor.

Airbnb, yapay zekâ ve yeni seyahat hizmetleriyle genişliyor Haber

Airbnb, yapay zekâ ve yeni seyahat hizmetleriyle genişliyor

Airbnb artık sadece otellerin yerini almaya çalışmıyor, tüm tatil deneyiminizi tek başına yönetmek istiyor. Seyahat devi, market alışverişi teslimatı, havaalanı transferleri, bagaj depolama, araç kiralama ve perde arkası Dünya Kupası erişimi gibi özel deneyimler de dahil olmak üzere büyük bir genişleme başlatıyor. Geçen yıl platform, Airbnb Experiences ve Airbnb Services özelliklerini devreye almıştı. Böylece kullanıcılar sadece konaklama değil, aynı zamanda bir şehirde yerel biriyle gezme ya da özel bir şefin evde yemek hazırlaması gibi hizmetler de alabiliyordu. Şimdi ise şirket, seyahatleri daha sorunsuz hale getirmeyi hedefliyor ve platformuna butik ve bağımsız otelleri de ekliyor. Airbnb ayrıca yapay zekâ trendine katılarak, uygulama içinde konaklama planlama ve olası sorunları çözmeye yardımcı olacak AI tabanlı araçlar sunmaya hazırlanıyor. Airbnb genişlemesiyle neler geliyor? Başarılı bir tatilin büyük kısmı, henüz varış noktasına gitmeden önce yapılan planlamaya bağlıdır. ABD’de 25 şehirde Airbnb kullanıcıları, konaklama yerine ulaşmadan önce market alışverişlerini evlerine teslim ettirebilecek. Dünya genelinde ise yolcular, Airbnb üzerinden rezervasyon yaptıklarında %20 indirimle havaalanı transferi ayarlayabilecek. Sürücüler uçuşları takip ederek doğru zamanda doğru yerde olacak. Eğer kendiniz araç kullanmayı tercih ederseniz, bu yaz Airbnb uygulaması üzerinden araç kiralayabileceksiniz. Sistem, grup büyüklüğünüze göre ideal aracı önerecek ve ilk kez kullananlara bir sonraki konaklama veya deneyim için %20 kredi verilecek. Şirkete göre “deneyimler” özelliği oldukça popüler; misafirler bu deneyimleri ortalama 4.93/5 puanlıyor. Bu nedenle yazdan itibaren daha fazla deneyim ekleniyor: tarihi yer ziyaretleri, yemek kültürü turları ve etkinlikler gibi. Konuklar yerel uzmanlarla önemli yapıları gezebilecek ya da şehirlerin en iyi pazarlarını ziyaret edebilecek. Bu yıl Airbnb, Chef’s Table ve Grand Central Market ile iş birliği yapıyor. Seyahat edenler, Roma’daki Michelin yıldızlı Pascucci al Porticciolo’nun şefi Gianfranco Pascucci ile altı aşamalı yemek ve şarap eşleşmesi deneyimine katılabilecek ya da Paris’te dünyanın en iyi barlarından biri seçilen De Vie’de kokteyl hazırlayabilecek. Bu yaz tamamen futbol temalı olacak ve FIFA Dünya Kupası’nı kutlamak için altı ev sahibi şehirde özel deneyimler sunulacak. Buna; Los Angeles’ta ABD Kadınlar Dünya Kupası şampiyonları Abby Wambach ve Julie Foudy ile izleme partisi ya da Arjantinli futbol efsanesi ve Inter Miami’nin eski teknik direktörü Javier Mascherano ile sahada antrenman yapma fırsatı da dahil. Butik oteller ve yapay zekâ planlama Airbnb, dünya genelinde 20 popüler destinasyonda binlerce butik ve bağımsız oteli platformuna ekliyor. Şirket, seçtiği otellerin büyük zincir otellerden ziyade Airbnb ruhuna daha yakın olmasına dikkat ettiğini ve özellikle konum, tasarım ve misafirperverliğe odaklandığını söylüyor. Kullanıcılar bu otelleri rezerve ettiklerinde %15 Airbnb ev kredisi geri kazanacak. Ayrıca, aynı oteli başka bir yerde daha düşük fiyata bulmaları halinde şirket farkı da kredi olarak iade edecek. Büyük gruplarla seyahat etmek zor olabilir, ancak Airbnb artık “Trips” sekmesinde yeni bir harita özelliği sunuyor. Bu harita, rezervasyonları restoranlar, deneyimler ve yapılacak şeylerle birlikte gösteriyor; ayrıca konaklama yerinden bu noktalara ulaşım sürelerini de içeriyor. Birçok şirket gibi Airbnb de yapay zekâ trendine katılıyor, ancak bunu kullanıcılarına yardımcı olmak için kullanmayı hedefliyor. Örneğin platformda 1 milyardan fazla misafir ve ev sahibi yorumu bulunuyor. Bu yıldan itibaren yapay zekâ, bu geri bildirimleri her ilan için özetleyerek konum, olanaklar ve aile dostu olup olmama gibi başlıklara odaklanacak.

The Grand Tarabya’nın yeni genel müdürü Uğur Talayhan oldu Haber

The Grand Tarabya’nın yeni genel müdürü Uğur Talayhan oldu

Accor yönetimi altında devam eden renovasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Fairmont markasına dönüşmesi planlanan otelde, Fairmont’un imza özellikleri; yapının köklü geçmişi ve yerel kültürüyle harmanlanarak hayata geçiriliyor. The Grand Tarabya Managed by Accor’un bu önemli dönüşüm sürecini yönetecek yeni Genel Müdürü ise lüks otelcilik alanındaki önemli başarılarıyla tanınan Uğur Talayhan oldu. Otelciliğin gerçek anlamda mutfağından gelerek sektörün zirvesine yükselen Talayhan, 30 yılı aşkın deneyimiyle The Grand Tarabya’nın yeni dönemine liderlik edecek. UĞUR TALAYHAN KİMDİR? 17 yaşında eğitimine devam ederken, mutfakta çalışmaya başlayan Talayhan, Londra’da Mutfak Şefliği ve Yiyecek & İçecek Müdürlüğü pozisyonlarında tecrübe edindikten sonra kariyerini Portekiz, Dubai ve Çin’de sürdürdü. Le Royal Meridien Beach Resort & Spa Dubai, St. Regis Beijing ve Çin’de Raffles Hotel gibi prestijli otellerde üst düzey yöneticilik yaptı; Starwood Çin bünyesinde Luxury Collection, Westin ve Sheraton markalarının yönetimini üstlendi. 2014’te Raffles Hainan Genel Müdürü olarak FRHI Hotels & Resorts bünyesine katılan Talayhan, 2016’da Accor’un FRHI’yi satın almasıyla Accor Grubu ile çalışmalarına devam etti. 2017’de Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı olarak göreve başlayan Talayhan, bu pozisyonu yedi yıl boyunca başarıyla yürüttü. Talayhan Swissôtel The Bosphorus İstanbul’un genel müdürlüğünü yürütürken 2023 yılında Altın Lider Ödülleri'nde Yılın En Beğenilen CEO’su olarak seçildi. Ekim 2024’ten Kasım 2025’e kadar Rotana Grubu Türkiye, Doğu ve Orta Avrupa Ülke Müdürü olarak görev yapan Talayhan son olarak Kasım 2025’te Fairmont The Palm Dubai’nin genel müdürü olarak atanmıştı. 2025 Klass Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Turizmcisi” ödülüne layık görülen Talayhan, ayrıca TÜRYİD Yönetim Kurulu Üyeliği, Chaîne des Rôtisseurs Türkiye Yönetim Kurulu Gastronomiden Sorumlu Direktörlüğü ve TÜROB Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur. The Grand Tarabya Managed by Accor İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Uğur Talayhan yönetiminde yola devam etmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.