Hava Durumu

#Kktc

TOURISMJOURNAL - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem Haber

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem

Akdeniz’in yükselen turizm destinasyonlarından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), artan turist hareketliliğiyle büyümesini sürdürürken sektör aynı zamanda yeni bir dönüşüm sürecine giriyor. Artan enerji maliyetleri, personel giderlerindeki yükseliş, küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel gelişmelerin yarattığı baskıya rağmen turizm işletmeleri klasik büyüme stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Sektörde dikkat çeken yeni yaklaşım ise kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir sadakati yaratmak olarak öne çıkıyor. Özellikle büyük ölçekli tesisler, fiyat artışlarıyla kârlılığı korumaktan çok mevcut misafir kitlesini elde tutmaya, deneyimi güçlendirmeye ve hizmet standardını sürdürülebilir şekilde korumaya odaklanıyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de KKTC’nin önemli turizm yatırımları arasında yer alan Salamis Bay Conti Resort Hotel oldu. 2025 sezonunu yüzde 100 doluluk oranıyla tamamlayan tesis, yeni dönemde agresif fiyat politikaları yerine misafir deneyimi ve bağlılığı merkezli bir stratejiyle ilerliyor. MALİYETLER ARTIYOR, OTELLER YENİ DENKLEMLER KURUYOR Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü Süleyman Kansu, turizm sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirirken artık yalnızca fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. “Turizm sürekli yatırım gerektiren bir sektör. Bugün maliyetler artsa da kaliteyi aşağı çekmek kısa vadede nefes aldırabilir ancak uzun vadede markayı zayıflatır. Biz daha zor olan yolu seçtik; kârlılığı ikinci plana alıp misafir memnuniyetini ve sürdürülebilirliği öne çıkardık” Turizm sektöründe son dönemde en büyük baskıyı personel maliyetleri, enerji giderleri ve operasyonel harcamalardaki artış oluşturuyor. Özellikle büyük resort tesislerde insan kaynağı maliyetleri bütçelerin en önemli kalemlerinden biri haline gelirken, hizmet kalitesini koruma ihtiyacı işletmeler üzerinde ilave baskı yaratıyor. Avrupa pazarından gelen misafirlerin yarattığı döviz bazlı gelir yapısı da sektörde yeni denge arayışlarını beraberinde getiriyor. Enflasyon baskısı ve maliyet artışları karşısında tesisler artık yalnızca “daha fazla büyüme” değil, “mevcut misafiri koruma” stratejisi üzerine çalışıyor. Süleyman Kansu, maliyet baskısına rağmen yatırımlardan geri adım atmadıklarını vurgulayarak şunları söylüyor: “Turizmde bugün en kritik konu maliyetleri yönetmek kadar kaliteyi koruyabilmek. Enerji, personel ve operasyon maliyetleri tüm sektörde ciddi şekilde arttı. Ancak biz bunun çözümünü hizmet standardını aşağı çekmekte görmüyoruz. Çünkü turizmde kaybedilen kaliteyi geri kazanmak çok daha maliyetli oluyor. Bu nedenle kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir memnuniyetini ve sürdürülebilir büyümeyi önceliklendiriyoruz.” BÖLGEYE DEĞER ÜRETEN BİR MODEL OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ KKTC turizmi artık yalnızca deniz, kum ve güneş ekseninde büyümüyor. Gastronomi, kültür, etkinlik turizmi, aile deneyimleri ve dört mevsim turizm yaklaşımı sektörün yeni büyüme alanları arasında yer alıyor. Bu dönüşümle birlikte tesisler de yalnızca konaklama hizmeti sunmak yerine gastronomi, eğlence, etkinlik ve kültürel deneyimleri bütünleşik şekilde sunan yeni modeller geliştiriyor. Yaklaşık 65 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan ve tarihi Salamis Antik Kenti yakınında konumlanan Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tesis; ultra her şey dahil konsepti, kongre alanları, restoranları, etkinlik programları, SPA merkezi ve yıl boyunca devam eden organizasyonlarıyla yalnızca konaklama değil deneyim odaklı bir yapı sunuyor. Kansu, tesisin yeni dönem yaklaşımını ise şöyle anlatıyor: “KKTC artık yalnızca yaz sezonunda tercih edilen bir destinasyon değil. Gastronomi, kültür, etkinlikler ve deneyim odaklı turizmle dört mevsim yaşayan bir turizm ekonomisine dönüşüyor. Biz de yalnızca konaklama hizmeti sunan bir yapı değil; bölgeye değer üreten, misafir deneyimini zenginleştiren ve destinasyonun gelişimine katkı sağlayan bir model oluşturmayı hedefliyoruz.” KÂRLILIĞI KORUMANIN YOLU MİSAFİRİ KORUMAKTAN GEÇİYOR Turizmde yeni dönemin yalnızca doluluk oranlarıyla değil, misafir bağlılığı ve deneyim kalitesiyle şekillendiğini belirten Süleyman Kansu “Turizm sektöründe artık yeni dönem daha fazla oda satmak yerine mevcut misafiri korumak, tekrar ziyaret oranını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde yukarı taşımak üzerine kuruluyor. Biz de Salamis Bay Conti olarak bu yaklaşım doğrultusunda yeni aktivasyonlar, deneyim alanları ve misafir odaklı yatırımlarla ilerliyoruz. Bugün korunan her misafir yalnızca otelin misafiri olarak kalmıyor; gastronomiden perakendeye, etkinliklerden ulaşıma kadar destinasyon ekonomisinin tamamına katkı sağlayan bir değer yaratıyor. Bu nedenle sektörün yeni mottosunun giderek daha görünür hale geldiğini düşünüyoruz; kârlılığı korumanın yolu önce misafiri korumaktan geçiyor.” diyor

TÜRKONFED ve İş Bankası KKTC'de Buluştu Haber

TÜRKONFED ve İş Bankası KKTC'de Buluştu

TÜRKONFED ve İş Bankası'ndan KKTC'de Girişimci Kadınlara Destek Buluşması Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Türkiye İş Bankası'nın ortaklığıyla yürütülen Girişimde Kadın Gücü Projesi, bu kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) girişimci kadınları bir araya getirdi. Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği'nin (GİKAD) ev sahipliğinde Girne'de düzenlenen 'İlham Buluşması'na iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe de katıldı. Girişimcilik, Sadece Ekonomik Değil Kimliksel Bir Adım Etkinlikte söz alan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, gerek Türkiye'de gerekse KKTC'de kadınların iş gücüne katılım oranının ve girişimci kadın sayısının yetersiz kaldığını vurguladı. Ambargo ve lojistik kısıtların girişimci KKTC'li kadınların önünde ekstra engeller oluşturduğuna dikkat çeken Açık, iki ülkenin girişimci kadınlarının dayanışma içinde hareket ederek Doğu Akdeniz'den global ölçeğe taşınabilecek başarı hikayeleri yazabileceğine inandığını belirtti. Beş Yılda 12 Bin Kadına Ulaşıldı Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, projenin 2021'deki başlangıcından bu yana 12 bini aşkın girişimci ve girişimci adayı kadına erişildiğini paylaştı. KKTC'den ise 207 kadının projeye dahil olduğunu belirten Kurtuluş, 2026-2027 dönemini kapsayan üçüncü fazda 7 bin 500 yeni katılımcıya ulaşmayı, 120 girişimci kadına bire bir mentörlük desteği sunmayı ve mezunlar ağı aracılığıyla kalıcı bir dayanışma ekosistemi kurmayı hedeflediklerini açıkladı. GİKAD: "Girişimcilik Ruhumuza Zincir Vurulamaz" GİKAD Başkanı İçim Çağıner Kavuklu ise Kıbrıs Türk halkının tarihsel direncini girişimcilik ruhuyla özdeşleştirdi. KKTC'nin turizm, kültür ve eğitim alanlarında kaydettiği hızlı gelişime değinen Kavuklu, toplumun gerçek potansiyeline ancak kadın ve erkeklerin birlikte katkı sunmasıyla ulaşılabileceğini söyledi. Projenin Kapsamı Genişliyor Etkinlikte ayrıca dijital dönüşümün kadın girişimcilere sunduğu fırsatlar ve ilham veren başarı hikayeleri ele alındı. Projenin yeni döneminde; çevrimiçi ve yüz yüze eğitimlerin yanı sıra mentörlük programları, iş geliştirme ödülleri ve uçtan uca destek mekanizmaları hayata geçirilecek. Bugüne kadar 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi sağlanan proje, 3 girişimciyi Silikon Vadisi ekosistemiyle buluşturma fırsatı da sundu.

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi Haber

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılması turizm sektöründe hareketliliği artırırken, bayram döneminde oluşacak seyahat hacminin yaklaşık 180 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasının turizm hareketlerine olumlu katkı sağlayacağını belirterek, "Tatilin uzun olması iç pazardaki hareketliliğin biraz daha öne çekilmesine imkan sağlıyor. Seyahat acentelerimizin rezervasyonlarına bakıldığında vatandaşlarımızın bu dönemde önemli bir seyahat talebi olduğu görülüyor." dedi. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının yalnızca turizm sektörüne değil, turizmle bağlantılı 50’den fazla alana da katkı sağlayacağını ifade eden Bağlıkaya, "Özellikle dünya turizmini derinden etkileyen jeopolitik gelişmelerin yaşandığı böylesi bir dönemde alınan bu kararın, ülke ekonomisine katkısı olacağına inanıyoruz. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının erken bir tarihte açıklanması hem seyahat acentelerimizin hem de vatandaşlarımızın planlamalarını daha da kolaylaştıracaktır." diye konuştu. Bağlıkaya, bayram sürecinin özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir hareketlilik oluşturacağını vurgulayarak, uzun tatilin yaz sezonu öncesinde adeta bir prova niteliği taşıdığını söyledi. Kıyı bölgeleri ve kültür turlarına yoğun ilgi İlkbahar döneminde kültür, gastronomi, doğa ve macera turlarına ilginin arttığını dile getiren Bağlıkaya, bayram döneminde kültür turlarının öne çıktığını ancak sıcaklıkların yükselmesiyle kıyı bölgelerine yönelik rezervasyonlarda da artış yaşandığını aktardı. Talebin daha çok Akdeniz, Ege ve KKTC destinasyonlarında yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in tercih edilen şehirler arasında yer aldığını söyledi. Termal ve doğa tatili isteyenler için Afyon ve Sapanca’nın alternatif oluşturduğunu kaydeden Bağlıkaya, Karadeniz, Kapadokya ve GAP turlarına da yoğun talep olduğunu ifade etti. Yurt dışı turlarında Balkanlar öne çıkıyor Firuz Bağlıkaya, vizesiz seyahat avantajı nedeniyle Balkan turlarının yurt dışı rotalarında öne çıktığını belirterek, Mısır, Yunan Adaları, İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Benelüks ülkeleri, Yunanistan, Japonya, Bali, Tayland ve Amerika’ya yönelik talebin de sürdüğünü söyledi. Bayram döneminin yaz sezonuna kıyasla daha uygun fiyatlı tatil imkanı sunduğunu ifade eden Bağlıkaya, "Yurt içinde fiyatlar geçen yılın bayram dönemine göre yüzde 25 arttı. Yurt dışında fiyatlar ise genelde döviz bazında aynı kalmakla birlikte bu yıl tur tatil süreleri uzadığı için fiyatlar geçen yıla göre daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Yurt içinde Kurban Bayramı'nda gecelik kişi başı otel fiyatları 1500 liradan başlıyor. Otelin konumu, yıldızı ve sunduğu imkanlara göre fiyatlar değişiyor. Özellikle 2 çocuk ücretsiz konaklama imkanı sağlayan oteller aileler için önemli bir avantaj oluşturuyor. Ortalama olarak 5 gece, 2 kişi her şey dahil konaklamalar 30 bin liradan başlayan fiyatlarla sunulabiliyor. Yurt dışında paket fiyatları otobüslü turlarda kişi başı 150 avrodan başlıyor. Uçaklı turlarda ise fiyatlar kişi başı 450 avrodan başlıyor." değerlendirmesinde bulundu. “10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz” Bağlıkaya, bayram ziyaretlerinin de etkisiyle toplam seyahat sayısının artacağını belirterek, "Kurban Bayramı tatilinde memleket ve yakınların ziyaretleri de eklendiğinde 10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz. Bu seyahatlerin yaklaşık 2,5 milyonluk kısmının doğrudan yurt içi ve yurt dışındaki turizm hareketlerine katılım şeklinde olmasını bekliyoruz. Bu dönemde gerçekleşecek seyahatlerin yaklaşık 180 milyar liralık bir ekonomik hacim oluşturacağını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. Otellerde yoğunluk beklentisi Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin ise tatilin uzatılmasıyla birlikte hem şehir otellerinde hem de tatil bölgelerinde yoğunluk yaşanmasının beklendiğini söyledi. Yerli turistin ağırlıklı olarak deniz turizmine yönelmesini beklediklerini kaydeden Eresin, "Bayram süresince güney ve Ege sahillerinin daha yoğun geçmesini bekliyoruz. Bayram döneminde tatil bölgelerinde hava koşullarının olumsuz seyretmesi durumunda şehir otellerinin kültürel turlarla dolacağını öngörüyoruz. Yerli turistler bayram sonrası da havalar daha iyi olduğunda ikinci kez seyahat yapmak isteyeceklerdir." dedi.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

Akaryakıt Zamları Kiralık Araç Sektörünü Zorluyor Haber

Akaryakıt Zamları Kiralık Araç Sektörünü Zorluyor

Son günlerde üst üste yapılan akaryakıt zamları, her sektörü olduğu gibi kiralık araç sektörünü de vurdu. Araç kiralamak isteyen şirketler, yapılan son zamların ardından dolaylı da olsa etkileneceklerini kaydederek, ileri dönemlerdeki durumun belirsizliğinden duydukları kaygıyı KIBRIS’a anlattı. Kiralık Araç İşletmecileri Birliği Başkanı Cemal Ayaz, konu hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında son dönemde yapılan akaryakıt zamlarının araç kiralayan işletmeleri doğrudan olmasa da dolaylı yoldan vurduğunu söyledi. Ayaz, KKTC’de araç kiralarken akaryakıt masrafının aracı kiralayan şahıslara ait olduğuna dikkat çekerek, adaya gelen turistlerin aracı kiraladığında yakıt masrafını da düşünmek zorunda kalacağından dolayı, üst üste yapılan zamlardan dolayı zaten az olan taleplerin daha da azalabileceğini söyledi. “Önlem alınmazsa turizm zarar görecek” Kiralık araç olarak turistik taşımacılık yapmadıkları için akaryakıta gelen zamların kendilerini direkt olarak etkilemediğini kaydeden Başkan Cemal Ayaz, bu durum fiyatları etkilemeyecek olsa da sektörü etkilediğini dile getirdi. Fiyat artışının, adaya gelecek olan turistlerin araba kiralama konusundaki kararlarını net olarak etkileyeceğini vurgulayan Ayaz, “Bu da, dolaylı yoldan olsa da işlerimizin azalmasına sebep olan bir durum” dedi. Mart ayının hem kış sezonu hem de Ramazan ayına denk gelen bir sezon olmasından dolayı, araç kiralama sezonunun henüz açılmadığını ifade eden Cemal Ayaz, bu aydan itibaren sezonun açılmasıyla, zamların etkilerinin olumsuz yönde görüleceğinin altını çizdi. Mevcut durumda, turistlerin adaya gelişinin savaştan dolayı ertelendiğine dikkat çeken Ayaz, Türkiye pazarının da bu durumdan etkilenmesinden dolayı sektörün bir sınavdan geçtiğini dile getirdi. Ayaz, önlem alınmazsa KKTC turizminin daha fazla zarar göreceğini kaydederken, konuşmasında, “Adaya gelecek olan turistler yakıt gideri fazlalığından araç kiralama konusunda düşünmek zorunda kalacağından dolayı sektörümüz sıkıntıya girebilir. Kiralama yerine 2 bin TL civarı ödeyip transfer alır, sonrasında ya yürüme mesafesiyle bir yerlere gider, ya da otelin içinde kalır. Bu durumda tabii ki iç piyasadaki o turistten beklenen ekonomik döngü oluşmamış olur” ifadelerine yer verdi. “Günlük araç kiralama bedeli 2 bin bandında” Temel olarak araç kiralama fiyatlarından bahseden Başkan Ayaz, Türkiye pazarı kapsamında bakıldığında Türkiye’den gelen Türklerin iki- üç gün gibi kısa süreli, yabancı turistlerin ise iki üç hafta gibi daha uzun süreli olarak tatile geldiğini ifade etti. Bu anlamda Türk Lirası olarak verilen fiyatlar ile uzun süreli kiralamalarda döviz olarak verilen fiyatların değişebileceğini aktaran Ayaz, “Fiyatlar Türk pazarında biraz yüksek gibi görünse de maliyet açısından bakıldığında aslında yüksek değil” dedi. Kıbrıs’ta araç kiralama fiyatlarının aracın modeline göre değişiklik gösterdiğini belirten Cemal Ayaz, “10 yaşındaki bir araba ile 3-5 yaşındaki araba arasında bir fark oluşuyor. Bir fiyat birliğinin henüz oluşamamasından dolayı çok ucuza araba kiralayan yerlerin olduğunu duyuyoruz. Süreye göre bin 300- bin 500 gibi tutarlara eski ve küçük araçlarını kiralıyorlar ama ortalama bir günlük araç kiralamanın fiyatı bin 800 ila 2 bin bandında” ifadelerini kullandı. Daha yüksek modelli araçların ise günlük kiralama bedelinin 4 – 5 bin bandında olduğunu aktaran Ayaz, sektörün tamamen turistik amaçlı ilerlemesinden dolayı aylık araç kiralama gibi bir durumun ise çok olmadığını belirtti. “En az yüzde 15-20 arası zam olacak” Sezonun henüz açılmamasından dolayı işletmecilerin fiyatlarda değişikliğe gitmeyip eski fiyatlardan kiralama yaptıklarını kaydeden Cemal Ayaz, ‘zaten müşteri yok, bari çarkımız dönsün’ diye düşünülerek beklemede kalındığını söyledi. Bayramdan sonra rezervasyonlar başladığında bir fiyat düzenlemesinin yapılacağına dikkat çeken Ayaz, “En azından yüzde 15 ila 20 arasında bir fiyat artışı yapılması gerekiyor” dedi.

Bayramda Ercan Havalimanı 467 sefere hizmet verecek Haber

Bayramda Ercan Havalimanı 467 sefere hizmet verecek

Ramazan Bayramı tatilinin yaklaşmasıyla birlikte Ercan Devlet Havalimanı’nda yoğun bir uçuş trafiği yaşanması bekleniyor. Gündem Kıbrıs muhabirinin derlediği verilere göre, bayram dönemini kapsayan uçuş programına göre Ercan Devlet Havalimanı toplam 467 sefere ev sahipliği yapacak. Hem geliş hem de gidiş uçuşlarında yaşanacak artış nedeniyle havalimanında hareketli günler yaşanması bekleniyor. Bayram tatilini fırsat bilen birçok kişinin seyahat planı yapması, KKTC’den Türkiye’ye gidecek yolcular ile Türkiye’den adaya gelecek ziyaretçilerin sayısında artışa neden olacak. Bu durumun özellikle bayram öncesi ve bayramın ilk günlerinde havalimanındaki yolcu trafiğini önemli ölçüde artırması bekleniyor. En yoğun hat İstanbul Sabiha Gökçen Gündem Kıbrıs muhabirinin derlediği uçuş verilerine göre, bayram döneminde Ercan’dan en fazla sefer İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı hattına gerçekleştirilecek. Bu hat, hem iş hem de aktarma uçuşları açısından en yoğun bağlantılardan biri olmaya devam ediyor. Sabiha Gökçen hattını sırasıyla İstanbul Havalimanı, Ankara Esenboğa, Çukurova ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarına yapılacak seferler takip ediyor. Türkiye’nin farklı şehirlerine yapılacak bu uçuşlarla birlikte Ercan Devlet Havalimanı’nda bayram süresince yoğun bir hava trafiği oluşacak. En fazla uçuşu Pegasus gerçekleştirecek Derlenen verilere göre bayram döneminde en fazla uçuşu gerçekleştirecek havayolu şirketi Pegasus Airlines olacak. Pegasus’u AJet ve Türk Hava Yolları (THY) takip ederken, uçuş programında ayrıca SunExpress ve Freebird havayollarının da seferleri bulunuyor. En yoğun gün Pazar Bayram döneminde Ercan Devlet Havalimanı’nda en yoğun gün 22 Mart Pazar olacak. Bu tarihte toplam 149 sefer gerçekleştirilecek. Pazar gününü 21 Mart Cumartesi takip edecek. Cumartesi günü Ercan’da toplam 121 sefer planlanıyor. Hafta sonu yoğunluğunun ardından 20 Mart Cuma günü ise 111 sefer ile listenin üçüncü sırasında yer alıyor. Bayram yoğunluğunun başlangıcını oluşturan 19 Mart Perşembe günü ise 86 sefer ile diğer günlere göre daha düşük ancak yine de hareketli bir uçuş trafiğine sahne olacak. Buna göre Ercan Devlet Havalimanı’nda uçuş yoğunluğu 22 Mart Pazar, 21 Mart Cumartesi, 20 Mart Cuma ve 19 Mart Perşembe şeklinde sıralanıyor. Yolculara erken havalimanına gelme uyarısı Yetkililer, bayram döneminde yaşanacak yoğunluk nedeniyle yolcuların uçuş saatlerinden en az iki saat önce havalimanında bulunmalarını öneriyor. Check-in işlemleri, güvenlik kontrolleri ve pasaport işlemlerinin yoğunluk nedeniyle daha uzun sürebileceği belirtilirken, yolcuların seyahat planlarını buna göre yapmaları tavsiye ediliyor.

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor Haber

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor

2025 yılını tüm zamanların rekoruyla kapatan, ocak ayında da tüm zamanların en yüksek turist sayısına ulaşan turizm sektörü, 2026 sezonunu bu yıl erken açacak. 14 Mart itibarıyla okullardaki ara tatil dönemiyle 19- 22 Mart tarihlerindeki Ramazan Bayramı birleşiyor. Ramazan Bayramı süreciyle birlikte özellikle İran ve Türki Cumhuriyeti ülkelerinden turistlerin ilgi gösterdiği Nevruz Bayramı başlıyor. Mart ayı sonu ile nisan ayı ortalarına kadar olan dönemde de Avrupa ülkelerinin Paskalya tatili başlıyor. 2026 yılı için de umutlu olan turizmciler, sezonu Ramazan, Nevruz ve Paskalya olmak üzere 3 bayramla açacak. BAYRAM REZERVAZYONLARI BAŞLADI Ramazan Bayramı tatili için iç turizmde Antalya, KKTC'de tatil planlayanların hava durumuna göre hareket ekmesi bekleniyor. Birçok tatilci şimdiden rezervasyon yaptırsa da sektör temsilcileri 'last minute' (son dakika) hareketliliğinin daha yoğun olacağı beklentisi içinde. OTELLERDE SANATÇILAR Ara tatille birleşen ve hafta sonuna denk gelen 14- 22 Mart tarihleri arasındaki 9 günlük tatil döneminde bu yıl yine Antalya ve KKTC tatilcilerin en yoğun ilgi gösterdiği bölgeler olacak. Antalya ve KKTC'teki otellerde sanatçıların bayram konserleri de belli oldu. Ramazan Bayramı tatilinde Antalya'daki otellerde Öykü Gürman, Cenk Eren, Derya Bedavacı, Özcan Deniz, Gökhan Tepe, Aşkın Nur Yengi, Ebru Gündeş, Koray Avcı, Nilüfer, Mahsun Kırmızıgül, Candan Erçetin, Erol Evgin, Sibel Can, Funda Arar konser verecek. KKTC'deki otellerde ise Emre Altuğ, Hande Yener, Nez, Altay, Melek Mosso, Ebru Gündeş, İrem Derici, Koray Avcı, Merve Özbey, Defne Samyeli, Derya Uluğ, Serkan Kaya, Simge Sağın, Ümit Besen, Mustafa Keser, Berkay, Ata Sözeri, Yavuz Bingöl, Sevcan Orhan konseri olacak. 2026 GÜZEL İŞARETLER VERİYOR Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, turizmde Antalya ve Türkiye adına 2019'dan sonra 2025'in güzel bir sene olduğunu belirterek, "64 milyon turist 65 milyar dolar gelir. Toplamda baktığımız zaman evet sayılara göre rekorlar yılı ama bunun yanında da maliyet ve kur baskısına baktığımızda sıkıntı yaşadığımız bir sezon oldu. Ama her şeye rağmen hala dünyada turist sayısı olarak dördüncü, gelir olarak yedinciliğe ulaştığımızı görürsek beklentilerin daha yukarı çıkabileceği bir turizm sezonu olduğunu bize gösteriyor. 2026, geçen senenin işaretlerini verir şekilde ilerliyor açıkçası. Mart ayı yaz sezonuna başlama anlamında çok güzel bir dönem olacak. 14 Mart itibarıyla ara tatil, sonrasını onu takip eden süreçte Ramazan Bayramı, sonrasında her ne kadar çok geçmiş yıllardaki gibi ümitli olmasak bile Nevruz dönemi. Mart ayı sonunda da Paskalya. Nisan ortalarına kadar sürecek bir Paskalya'yı düşünürsek 2026 sezonunun gerçekten güzel başlayacağını gösteren işaretler ve tatil dönemleri" dedi. BAYRAMDA SON DAKİKA ÜMİDİ Turizmciler olarak bu tatil dönemlerini sevdiklerini dile getiren Ercan Çek, "Ne kadar hareketlilik var? Çok yoğun hareketlilik yok. Olacak mı? Evet olacak tabii ki. Çünkü iç pazar genelde bu sezon başı, sezon sonu dönemlerde last minute hareket ediyor. O hareketlerin tekrar olacağını düşünüyoruz. Sıfır olması mümkün değil. Yine Nevruz dönemi tabii biraz sıkıntılı olabilir. Gündemi hepimiz takip ediyoruz. İran, ABD sorunlarından dolayı geçmiş yıllardaki gibi acentelerden garantili koltuklar, garantili odalar alamıyoruz. Orada da mutlaka bir dokunuşlar olacaktır ve nihayetinde mart ayının sonunda Paskalya'yla birlikte sezona, can suyu diyebileceğimiz güzel bir hareketli ivmeyle 2026'ya başlarız diye düşünüyorum" diye konuştu. FİYATLAR UCUZ DEĞİL, PAHALI DA DEĞİL Ara tatil ve Ramazan Bayramı dönemi için fiyatların göreceli olduğunu belirten Çek, şunları söyledi: "Artık Avrupalı bir turist için, iç pazar fiyatlarını karşılaştırmak mümkün değil. Çünkü kur bize göre artmadı ama maliyetler arttığı için avro fiyatları çok artınca iç pazara yansıttığımız fiyatlar da arttı. Fiyatlar ucuz değil, verdiğimiz hizmete göre pahalı da değil. Ama ona rağmen hala güçlü talep alıyoruz. Last minute olacağını bildiğim halde Ramazan Bayramı'nda bölgede ciddi hareket olacağını biliyorum. Kaldı ki çok büyük, ciddi program yapan tesisler de var. O tarihte sezona başlama adına çok ciddi doluluk olacağını düşünüyorum. Kaldı ki o tarihler biliyorsunuz sezon başı tarihleri; hala özellikle Kemer bölgesinde bazı tesislerin açılmadığını biliyoruz. O yüzden açık tesislerle birlikte ramazanda iç pazarla ve ara tatille birlikte bir doluluk oranına yaklaşacağız mutlaka. Bölgeye ve otele göre değişmekle birlikte, Belek bölgesinde yüzde 70'lerin üzerinde doluluk tahmin ediyoruz. Kemer bölgesinde de ciddi doluluklar olabilir. Lara zaten bu ve buna benzer tatil dönemlerinde güzel talep alan bir bölge, yüzde 60-70'lerin üzerinde dolulukların iyi olacağını tahmin ediyorum. Bayram ara tatille birleştiği için önümüzdeki 10 gün içerisinde yüzde 90'ların üzerine de çıkılabilir. İç pazarın hareketini mevsim, hava durumu çok etkiliyor." 3'Ü BAYRAM 4 TATİL DÖNEMİ 2026 yılına beklenenin üstünde iyi giriş yaptıklarını, ocak ayının iyi geçtiğini dile getiren 5 yıldızlı otel Genel Müdürü İsmail Çağlar da şubat ayı verilerinin iyi olduğunu belirtti. İsmail Çağlar, "Sezona hazırlanıyoruz. Ara tatil ve 3 bayramla birlikte 4 tatil birlikte gelecek. Ramazan, Nevruz ve Paskalya bayramı olacak. Özellikle Ramazan Bayramı tam sezonun başlangıcına denk geliyor. Bu sebepten dolayı hazırlıklarımıza erken başladık. Bu sene bayramın hafta sonuna denk gelmesi, biraz son dakikaya kalacak gibi görünüyor. Burada ümidimiz vardı tüm haftanın tatil olmasının. Fakat ara tatil bunu destekleyici olacak. Akabinde Paskalya ve Nevruz var. Nevruz için İran'ın şu anki politik durumu, ABD ile olan gerginliği belirleyici olacak. Nevruz için çok ümitli değiliz. Fakat Paskalya her sene olduğu gibi hem sezona giriş olması hem de havaların düzelmesi sebebiyle iyi geçecek. Bu sene hava şartları Antalya'da inişli çıkışlı gitti. Misafirlerimiz bunu da gözlemleyecek. Sanki önümüzdeki aya doğru doğru rezervasyonlar daha netleşmiş olacak. Son dakikaya kalacak gibi görünüyor" dedi.

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor

Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC başbakan Yardımcısı; Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar, turizmde sürdürülebilir planlama hedefleri ve kültürel iş birlikleri ele alındı. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Türkiye’de büyük başarı elde eden ada kıbrıs Tanıtım Kampanyası oldu. Kampanyanın Türkiye genelinde artırılarak devam etmesi, ulusal televizyon kanallarının yanı sıra dijital medya ve sosyal medya platformlarında daha yoğun şekilde tanıtımının sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Bunun yanı sıra, Ada Kıbrıs kampanyasının Türkiye’den sonra İngiltere, Almanya ve Polonya’da da hızlı bir şekilde başlatılması yönünde çalışmaların başlatılacağı ifade edildi. Türkiye’de elde edilen olumlu geri dönüşlerin, avrupa pazarında da önemli bir potansiyel oluşturduğu vurgulandı. Görüşmede ayrıca, KKTC turizmi için hazırlanan Master Plan hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Planın yakından takip edilmesi, güncel gelişmelere göre revize edilmesi ve sürdürülebilir bir anlayışla uygulanmasının önemi üzerinde duruldu. Kültürel alandaki iş birlikleri kapsamında ise Beypazarı'nda bir Kültür Evi Restorasyonu yapılması ve bu merkezde Kıbrıs Türk kültürünün tanıtılması konusu ele alındı. Projenin, Kıbrıs Türk kültür mirasının yaşatılması ve uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması açısından önemli bir adım olacağı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile turizm ve kültür alanındaki güçlü iş birliğinin her geçen gün daha da pekiştiğini belirterek, “Ada Kıbrıs markasını hem bölgemizde hem de Avrupa’da daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Görüşme, iki ülke arasında turizm, kültür ve tanıtım alanlarında yürütülecek ortak projelerin artırılması yönünde fikir birliğine varıldı.

Mobil X-Ray Tarama Sistemi teslim töreni Lefkoşa’da yapıldı Haber

Mobil X-Ray Tarama Sistemi teslim töreni Lefkoşa’da yapıldı

Ticaret Bakanlığı ile KKTC Maliye Bakanlığı arasında, ticaretin güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılıkla mücadele alanlarında yürütülen iş birliği kapsamında hibe edilen Mobil X-Ray Tarama Sistemi'nin Teslim Töreni, Girne Turizm Limanı- Girne Gümrük Şube Amirliği'nde yapıldı. Törendeki konuşmasına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek başlayan Ticaret Bakanı Bolat, üç yıla yakın süredir KKTC'li yetkililerle yakın koordinasyon içinde çalıştıklarını kaydederek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin daha da gelişmesi ve ekonomik kalkınmasının ilerlemesi için çok verimli bir iş birliği içindeyiz. Cumhurbaşkanımız da KKTC'nin gelişmesine, istikrarının güçlenmesine çok büyük önem veriyor" ifadelerini kullandı. Türkiye'de son 23 yılda enerji, savunma, sulama, alt yapı yatırımları, tarım, sanayi, ulaştırma alanında neler yapıldıysa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de bu hizmetlerin yapıldığını söyleyen Bolat, "Yıldız gibi parlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunmaktan hem mutluluk duyuyoruz hem şeref duyuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz koordinasyonunda KKTC ile ilgili ekonomik çalışmalarının da devam ettiğini kaydeden Bolat, "KKTC'nin yaklaşık 3 milyar dolara yakın dış ticareti içinde Türkiye'nin çok önemli bir payı bulunuyor. KKTC'nin ihracatında yaklaşık yarısı oranında, KKTC'nin ithalatında da yüzde 67, 3'te 2 oranında Türkiye ekonomisiyle olan ticaretin payı bulunmaktadır. Bu da adada yaşayan 500 bine yakın Türk toplumunun ihtiyaçları, ekonomik gereksinimler için büyük önem taşımakta" açıklamasını yaptı. Lefkoşa temasları kapsamında Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri'ni ziyaret ederek incelemelerde bulunduklarını aktaran Bolat, "Birkaç aya kadar açılışı gerçekleşmiş olacak. Böylece, KKTC Türkiye'nin tarım üretiminde çok önemli yer tutan narenciye sektöründe hem üreticilerin, çiftçilerin ürünlerin değerini bulması, katma değerli üretime geçiş hem de dünya pazarlarına ihracat noktasında dönüm noktası olacak" diye konuştu. "Durmak yok, yola devam diyoruz" Bolat konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Gümrükler işbirliği alanında yakın çalışma içindeyiz. Gerek Gazimağusa şimdi de Girne'de yasa dışı ticaretle mücadele ve gümrük kontrollerinin tüccarlar açısından hızlandırılması için Mobil X-Ray tarama cihazlarının montajını gerçekleştirdik. 19 ay önce Gazimağusa'da bugün de Girne'deki Mobil X-Ray tarama cihazının hizmete açılışı için bir aradayız. Bunun yanında, iki ülke arasında yaptığımız ortak komite çalışmalarıyla gümrüklerdeki otomasyon çalışmaları, veri akışı, veri kontrolleri, teknik iş birliği ve eğitim çalışmaları bütün hızıyla devam etmekte. Bundan sonraki süreçte termal kameralarla kontrol çalışması ve eğitilmiş özel köpeklerle de yasa dışı ticaretle ve uyuşturucuyla mücadelede yeni bir aşamaya geçilmiş olacak. Durmak yok, yola devam diyoruz" dedi. Bolat, Türkiye ile KKTC arasındaki birçok alanda iş birliklerinin devam ettiğini belirtti. Bolat, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gelişme yolunda Türkiye Cumhuriyeti olarak bütün katkıları vermeye ayaklar üzerinde duran güçlü, istikrarlı ve dünya pazarlarıyla entegre olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi için Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda destek vermeye, katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi. Berova: "Her türlü yasa dışı materyal ve kaçakçılık girişimi en yüksek hassasiyetle tespit edebilecek" KKTC Maliye Bakanı Özdemir Berova, KKTC'nin güvenliğini ve Gümrük ve Rüsumat Dairesi'nin çalışmalarının verimliliğini yeni bir seviyeye taşıyayacak olan Mobil X-Ray Tarama Sistemi'nin açılışı için bir araya geldiklerini ifade ederek, "Ticaret Bakanlığı'yla 3 yıla yakın süredir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki gümrük alanlarının geliştirilmesi ve ileri teknoloji cihazlarla güçlendirilmesi için verimli bir çalışma yürütüyoruz" diye konuştu. Bolat'a KKTC'yi Türkiye'nin bir parçası olarak gördüğü ve her türlü desteği bu bağlamda verdiği için teşekkür eden Berova, "Günümüz dünyasında hız ve güvenlik artık birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel unsur haline gelmiştir. Özellikle ticaretin ve sınır güvenliğinin hayati önem taşıdığı bu noktada, teknolojinin en son imkanlarını kullanmak bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir" dedi. Bugün hizmete alınan sistemle konvansiyonel yöntemlerle saatler süren detaylı aramaları dakikalara indirerek yasal ticaretin de akışını hızlandıracaklarını anlatan Berova, "Ayrıca gelişmiş görüntüleme teknolojisi sayesinde insan gözünün kaçırabileceği her türlü yasa dışı materyali ve kaçakçılık girişimini en yüksek hassasiyetle tespit edebilecek bir sistem. Bu hem güvenliği arttırıyor hem de zaman kaybını önleyerek lojistik maliyetleri düşürerek ülkemizin ticaret kapasitesine doğrudan katkı sunacak. Bu açıdan baktığımız zaman sadece bir makine alımı değil, dijitalleşen dünyaya uyum sağlama ve milli güvenliğimizi teknoloji ile tahkim etme vizyonumuzun da bir parçasıdır. Mobil olması sebebiyle ihtiyaç duyulan her noktaya hızla sevk edilebilecek olan bu sistem, operasyonel esnekliğimizi de en üst seviyeye çıkaracaktır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile sistemin uygulaması tanıtıldı. Törene Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC Maliye Bakanı Özdemir Berova, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve bürokratlar katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.