Hava Durumu

#Kitle Turizmi

TOURISMJOURNAL - Kitle Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitle Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Food Fest Antalya 8-10 Mayıs’ta düzenlenecek Haber

Food Fest Antalya 8-10 Mayıs’ta düzenlenecek

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Food Fest Antalya Gastronomi Festivali’nin tanıtım toplantısı, kent merkezindeki 7 Mehmet Restaurant ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında festivalin Antalya’nın gastronomi kimliğine, yerel üretime, tarım potansiyeline, turizm çeşitliliğine ve coğrafi işaretli ürünlerine katkısı değerlendirildi. "Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, 2022 yılında başlayan festival yolculuğunda her yıl çıtayı daha yukarı taşıdıklarını belirterek, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik. Ne mutlu bize ki şimdi de 5’incisini düzenleyeceğimiz festivalimize hazırız ve bugün bu amaçla sizlerin karşısındayız" dedi. Festival kapsamında üç gün boyunca yurt içinden ve yurt dışından ödüllü şeflere, gurmelere, gastronomi ve turizm yazarlarına, televizyon programlarıyla geniş kitlelere ulaşan Türkiye’nin ve Antalya’nın değerli şeflerine, mutfak liderlerine ve sektörün farklı alanlarından çok sayıda isme ev sahipliği yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Festivalimizde, bereketli topraklarımızdan çiftçilerimizin alın teriyle çıkan ürünleri, yerel lezzetlerimizi ve dünya mutfağından seçkin şefleri bir araya getirerek gastronomi dünyasında önemli bir buluşma noktası olacağız" ifadelerini kullandı. "Kentimizi zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağız" Özdemir, festivalin yalnızca gastronomi profesyonellerine değil, yerel halktan esnafa, üreticiden turizm sektörüne kadar geniş bir kesime dokunacağını vurgulayarak, "Yerel halk ve esnafımızın etkinliğin aktif bir parçası olacağı, kentimize gelen misafirleri otellerin dışına çıkararak Antalya’nın kültürel mirasıyla buluşturacağımız, kentimizi yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağımız dolu dolu bir festival planlıyoruz" diye konuştu. Festival süresince yerel ve uluslararası şeflerin atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri, gastronomi yarışmaları, paneller, söyleşiler ve farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluşacağını belirten Özdemir, "Hem geleneksel hem de modern mutfak anlayışlarını bir araya getirerek ziyaretçilerimize eşsiz deneyimler sunmayı hedefliyoruz. Festival süresince ziyaretçilerimiz hem Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacak hem de gastronomi dünyasındaki güncel gelişmeleri yakından takip edebilecek" dedi. "Her etkinlik üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet edecek" Festival alanında Antalya’ya özgü tatların, yeme içme sektöründeki markaların, kentin farklı bölgelerinde yetişen organik ürünlerin ve yerel lezzetlerin yer alacağını aktaran Özdemir, "Bu büyük buluşmada her etkinlik; üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet eden birer platform olacak" ifadelerine yer verdi. Antalya’nın örtü altı tarımdaki potansiyeli, lezzetleri, gastronomisi ve tescilli 19 coğrafi işaretli ürünüyle güçlü bir gastronomi kimliğine sahip olduğunu dile getiren Özdemir, "Antalya’mız; örtü altı tarımdaki potansiyeli, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünüyle şehrin gastronomi kimliğini güçlendiren ve yerel üretimi uluslararası ölçekte görünür kılan en önemli değerlere sahiptir" dedi. "Her sofra bir coğrafyanın hafızasını içinde barındırıyor" Festivalin bu yıl "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirileceğini belirten Özdemir, temanın gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olarak değil; coğrafya, kültür, üretim ve insan emeğiyle şekillenen çok katmanlı bir anlatı olarak ele aldığını söyledi. Özdemir, "Antalya’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerden denizinden çıkan eşsiz lezzetlere, yerel ustaların kuşaktan kuşağa aktardığı tariflerden modern mutfak yorumlarına kadar her tabak, ardında bir geçmişi ve kimliği taşımaktadır. Her sofra; bir ürünün topraktan yolculuğunu, bir üreticinin emeğini, bir şefin yorumunu ve bir coğrafyanın hafızasını içinde barındıran özgün bir hikayeye dönüşmektedir" dedi. "Food Fest Antalya, güçlü bir buluşma zemini" Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen ise gastronominin ait olduğu toprakla kurduğu bağa dikkat çekerek, "Her tabak ait olduğu toprağın izini taşır, her sofra ise bir hikayenin başlangıcıdır. Antalya; sahip olduğu tarımsal zenginlik, turizm potansiyeli, iklim çeşitliliği ve altyapısıyla bu hikayenin en güçlü şekilde anlatıldığı şehirlerden biridir" dedi. Gastronominin geleceğinin sürdürülebilir yerel üretim ve kültürel mirasın korunması üzerinde şekillendiğini belirten Sözen, "Food Fest Antalya; yerel üreticiden dünyaca ünlü şeflere, ülkemizin önde gelen mutfak temsilcilerinden gastronomi dünyasının saygın isimlerine kadar birçok paydaşı bir araya getiriyor. Sadece şefleri değil; tarım işletmeleriyle ve restoranlarıyla birlikte bu ekosistemi bir bütün olarak festivalin içinde konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Festivalin Antalya’nın uluslararası gastronomi sahnesindeki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu dile getiren Sözen, "Artık şehirler doğal güzelliklerinin yanında gastronomi alanındaki özgün kimlikleriyle anılıyor. Antalya’nın bu alandaki potansiyelini doğru şekilde anlatmak ve dünyaya taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz Food Fest Antalya’yı bir platform, güçlü bir buluşma zemini ve hikayelerin paylaşıldığı bir alan olarak görüyoruz. Her yıl büyüyen bu yapı, farklı disiplinleri ve paydaşları bir araya getirerek gastronominin ve Antalya turizminin geleceğine katkı sunuyor" dedi. "Antalya’nın mutfak zenginliği ön plana çıkacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin beşincisini ilk günkü heyecanla gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu yıl festivalimizin beşincisini, ilk günkü heyecanımızı hiç kaybetmeden gerçekleştiriyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Deniz, kum ve güneş turizmiyle güçlü bir marka olan Antalya’mızı bu yıl da festivalimizde mutfak zenginliğimizle ön plana çıkararak gastronomi turizmindeki payını daha da artırmayı hedefliyoruz. Şehrimizin sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir mutfak kültürü olduğunu bir kez daha ortaya koyacağız" diye konuştu. Festivalin üretici, çiftçi, esnaf ve turizm ekosistemi açısından da önemli olduğunu ifade eden Tuncer, "Çiftçimizi, yerel üreticimizi ve esnafımızı turizm ekosisteminin aktif bir parçası haline getirme, Antalya’nın değerlerini koruyarak geleceğe taşıma hedefimizi sürdürüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda festival sonunda elde edilen birikimi, Antalya’nın yerel ürün ve tariflerini yaşatacak özel bir gastronomi kitabıyla kalıcı hale getireceğiz" dedi. "Antalya 40 yıllık kitle turizmi deneyimine sahip" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın turizmde 40 yıllık bir deneyime sahip olduğunu belirterek, bu sürecin kentin mutfak kültürünü de çeşitlendirdiğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz Antalya olarak kitle turizmine başladığımızda yıl 1985 civarıydı ve 40 yıllık bir deneyime sahibiz. Bu kitle turizminin getirdiği özelliklerden biri de multikültürel bir mutfağa sahip olmamız oldu. Yurt dışından gelen misafirlere sadece Antalya’nın yemeklerini değil, ülkemizin her yöresinden şefleri mutfaklarımızda ve büfelerimizde buluşturarak dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirlere değişik tatlar sunan bir mutfak kültürü geliştirdik" dedi. Antalya’ya farklı ülkelerden ve çok sayıda havalimanından misafir geldiğini belirten Hacısüleyman, "Şu anda Antalya’ya 50 ülkeden, 230 havalimanından misafir geliyor. Yani 50 ülkenin kültürel yapısından ve yiyecek içecek kültürüne aşina insanlardan söz ediyoruz. Burada onların bütün kalış süresi boyunca hem kendi yemeklerini hazırlıyoruz hem de dünyanın herhangi bir yerine gitmelerine gerek kalmadan o yemeği burada sunuyoruz. Kendi mutfak kültürümüzü de tabii ki ön planda tutmak istiyoruz. Gelen misafirlere sadece denizimizi, güneşimizi, sahilimizi ve misafirperverliğimizi değil, aynı zamanda burada nelerin yenildiğini ve hangi lezzetlerin öne çıktığını da göstermek istiyoruz" dedi. "Gastronomi kenti olmak bugünden yarına gerçekleşmiyor" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da gastronomi kenti olmanın uzun soluklu bir birikim gerektirdiğini belirterek, "Bir gastronomi kenti nasıl olunur denildiğinde, bu bugünden yarına gerçekleşmiyor. Bunun için birtakım birikimlere ihtiyacımız var. Öncelikle köklü bir tarihe, köklü bir kültür geçmişine; bitkilerimize, coğrafyamıza, üretimimize, becerikli ve maharetli çiftçilerimize ihtiyacımız var. Ayrıca bunları emek vererek ürün haline getirecek, inovasyon geliştirecek aşçılarımıza ve şeflerimize de ihtiyacımız var" diye konuştu. Food Fest’in Antalya’nın gastronomi kimliğine yönelik farkındalık oluşturduğunu belirten Çandır, "Aslında bu festivali yaptığımızda Antalya gastronomi kenti olmuştur demiyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediyemiz, bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte bir farkındalık oluşturuyoruz. Eğer yerel halkımız, ticari işletmelerimiz, yeme içme sektörümüz ve turizm sektörümüz bu ürünlere sahip çıkarsa ve bu ürünleri geliştirebilirsek, o tatları aramak için daha fazla para ödeyerek ve daha fazla yol katederek dünyanın dört bir yanından insanları buraya çekebiliriz" ifadelerini kullandı. "Turistleri otellerin dışına çıkaracak bir değer" AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise Antalya’ya yılda yaklaşık 17 milyon turist geldiğini belirterek, festivalin kentin yerel lezzetlerinin tanıtımı açısından önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Dere, "Antalya şehrimize 17 milyona yakın turist geliyor. Ancak turistler çoğu zaman otellerin içerisindeki her şey dahil sisteminde hazırlanan mutfaklardan hizmet alıyor. Bu gastronomi festivaliyle birlikte yapılan etkinliklerde özellikle damak tadımız, lezzetlerimiz, serpme böreğimiz, tatlılarımız ve her türlü yöresel ürünümüz beş yıldır öne çıkarılıyor. Bu konuda çok iyi bir noktaya geldiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir başkanlığında düzenlenen toplantıya; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, AGYİD Başkanı Mehmet Zeki Özen, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Şef Mehmet Akdağ ve konuk şef Refika Birgül katıldı.

Ölmez: "Kapadokya’da Uzak Doğu Turizmi Yükselişte" Haber

Ölmez: "Kapadokya’da Uzak Doğu Turizmi Yükselişte"

NEVŞEHİR (İHA) - Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Teyfik Ölmez, Uzak Doğu pazarındaki hareketliliğe dikkat çekerek, pandemi öncesi rakamlara 2025’te ulaşılacağını belirtti. Ölmez, Kapadokya turizminin 2025 yılı itibarıyla Koreli, Çinli ve Japon turistlerden yoğun ilgi göreceğini ifade ederek, "Kore'de yaşanan olaylarla alakalı hiçbir rezervasyonu iptalimiz yok. Normal yaşam devam ediyor. Bir teşebbüs vardı ama gerçekleşmedi, normal hayat devam ediyor. İnsanlar seyahatlerine de devam ediyorlar. Yakın zamanda da artarak devam edeceklerini inanıyoruz. Kore pazarına bakacak olursak, son iki yıldır stabil 200 bin sınırlarına gelmektedir" dedi. Japonya pazarında da ciddi bir büyüme yaşandığını vurgulayan Ölmez, "Önümüzdeki yıl, beklentilerimizin çok daha yüksek olacağını tahmin ediyoruz. Çünkü şubat ayında Japon hava yolları da Türkiye'ye direkt uçuş yapacak" diye konuştu. Çinli turist sayısında 2025 yılına yönelik umutlu olduklarını belirten Ölmez, "Kitle turizminde çok bir artış yok fakat münferit olarak 2023 yılı ile kıyaslayacak olursak, 2024 yılı çok güzel geçti. Rezervasyonlara baktığımızda 2025 yılı daha da iyi geçek diye tahmin ediyoruz" dedi. Malezya ve Endonezya’dan gelen turist sayısında da sürekli bir artış yaşandığını dile getiren Ölmez, 2025 yılında Uzak Doğu pazarında pandemi öncesi olan 2019 verilerinin yakalanacağına inandıklarını sözlerine ekledi.

'Bir turist bir komşu azaltıyor, turistik evler yasaklansın' Haber

'Bir turist bir komşu azaltıyor, turistik evler yasaklansın'

İspanya'da kitle turizmi ve yüksek kiraların protesto edildiği kentlere Malaga da eklendi. Ülkenin güneyinde Endülüs bölgesinde bulunan kentte 5 binden fazla gösterici, "Malaga yaşamak için, hayatta kalmak için değil" sloganıyla toplandı. Gösteride, "Maaş 1300, kira 1100 euro, nasıl yaşayayım?", "Turistik evler yasaklansın" yazılı dövizler taşındı. Gösteriye katılan 26 yaşındaki bir eylemci, Fransız Haber Ajansı'na (AFP) yaptığı açıklamada, "Kent bir eğlence parkına döndü" diyerek, yerlilerin oturabilecekleri daireler bulmakta zorlandığını belirtti. Endülüs'ün bir başka kenti Cadiz'de de yüzlerce kişi, "Bir turist bir komşu azaltıyor" sloganıyla toplanarak, "Kentin satılmasına yeter" yazılı pankart açtı. Cadiz limanı çok sayıda yolcu gemisinin uğrak noktası. İspanya'da Mallorca, İbiza, Kanarya adaları ile Barcelona kentinde de kitle turizmini protesto gösterileri düzenleniyor. İspanyollar birçok evin turistlere kiralandığını ve bu nedenle kiraların arttığını, şehir merkezlerinin gürültü ve kirlilik nedeniyle yaşanmaz hale geldiğini belirtiyor. İSPANYA'YA 85 MİLYON TURİST KONUK ETTİ İspanyol istatistik ofisi INE'ye göre, 2023 yılında İspanya'ya yaklaşık 85 milyon yabancı turist geldi. Turist sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 19 arttı. Turizm patlaması sayesinde İspanyol ekonomisindeki büyüme geçen yıl yüzde 2,5 oranında artarak tüm uluslararası beklentilerin üzerine çıktı. Ancak halk arasında kitle turizminin olumsuz etkilerinden duyulan memnuniyetsizlik giderek artıyor.

Kitle turizmine tepki büyüyor: Bu turizm değil, bir istila Haber

Kitle turizmine tepki büyüyor: Bu turizm değil, bir istila

Mayorka, Malaga, Barcelona, Venedik, Atina… Avrupalı turistlerin gözde tatil adresleri olan İspanya, İtalya ve Yunanistan'da kitlesel turizme karşı tepkiler büyüyor.  Turistlerin en uğrak kolasyonu İspanya’nın Mayorka adasında Pazar günü kitlesel turizme karşı yapılan eylem polis müdahalesiyle sona erdi. Mallorca'nın rüya koylarından biri olan Es Caló des Moro'da plajların aşırı kalabalıklaşmasına karşı eylem yapan aktivistler, “turistler dışarı” sloganları atarak plajları yerel halk için geri kazanmak istediklerini söyledi. Plajları işgal eden Mallorca Platja Turu aktivistleri, “Ocupem les nostres plages” (Sahillerimizi işgal edelim!) ve “És ben hora d'aturar” (Harekete geçme zamanı) yazılı pankartlar astı. Polis gerilimin yükseldiği plajda aktivistler ile turistler arasında bariyer oluşturdu. KONTROL ALTINA ALINMALI İspanya'nın turistik Mallorca adasında 27 Mayıs’ta on beş bin kişi artan turist sayısını protesto etmişti. "Turistler evinize dönün" ve "Mallorca satılık değil" yazılı pankartlarla sokağa dökülerek daha fazla turist istemediklerini belirten Mallorcalılar turistleri yuhalamıştı. Gösteriyi düzenleyen Banc del Temps oluşumu, turizm patlaması nedeniyle kiraların ve tüm fiyatların yükseldiğini belirterek eylemlere devam edeceklerini duyurmuştu. Mallorca halkı sadece yüksek fiyatlardan değil turistlerin gürültülü eğlence anlayışından da rahatsız olduklarını söylüyor. Turizmin kontrol altına alınmasını isteyen gruplar, yetkililerin yabancılara mülk satışını kısıtlamasını talep ediyor. 21 TEMMUZ’DA KİTLESEL EYLEM Eylemciler adanın ve sahillerin bu kadar yoğunluğu kaldıramadığını belirterek kitle turizmine karşı mücadelenin devam edeceğini vurguladı. "Menys turisme, més vida" (Daha az turizm, daha fazla yaşam) platformu 21 Temmuz'da Balear Adaları'nda büyük ölçekli gösteriler yapılması çağrısında bulundu.  Akdeniz’in ortasında İspanya’ya bağlı özerk Balear Adaları; Minorka, Mallorca, Cabrera, İbiza ve Formentera gibi adalar topluluğundan oluşuyor.  VENEDİK VERGİ ALMAYA BAŞLADI İtalya'nın kanallarıyla ünlü Venedik kentinde de turist akınına karşı tepkiler var. Artan kalabalığı kaldıramayan tarihi kentte günlük olarak ziyarete gelenlerden ayak bastı vergisi alınıyor. KAZANAN SADECE HÜKÜMETLER Barselona'da sık sık düzenlenen eylemlerde, "Turistler evinize dönün", "Bu turizm değil, bir istila" sloganlarıyla kontrolsüz akının kentte fiyatları tırmandırdığı, hükümetlerin bundan nemalandığı ancak kent halkının artan pahalılık ve fahiş fiyatlardan olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Kitle turizminin halkın durumunu iyileştirmekten ziyade kötüleştirdiği tepkisinde bulunuluyor. Protestocular kitle turizminin çevre ve doğa tahribatına yol açtığını da belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.