Hava Durumu

#Kırsal Kalkınma

TOURISMJOURNAL - Kırsal Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Midilli Adası’ndaki kriz sona erdi Haber

Midilli Adası’ndaki kriz sona erdi

Edinilen bilgiye göre; Midilli Limanı'nı ablukaya alan Yunanlı çiftçiler, limanın girişini kapattı. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel olmaya çalıştı. Yunanistan'ın Midilli Adası'nda faaliyet gösteren Kuzey Ege Bölge Valisi Kostas Moutzouris ile Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, limana gelerek eylemci çiftçilerle görüştü. Midilli'deki şap hastalığı salgını nedeniyle Yunanistan hükümetinin, adadaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları telef ettiklerini ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını ve tek sermayeleri olan hayvanlarının ellerinden alınıp, itlaf edilmesi nedeniyle mağdur olduklarını belirten çiftçiler, mağduriyetlerinin giderilmesine ait kendilerine güvence verilmeden eylemlerini sona erdirmeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine Vali Moutzouris, Yunan Başbakan Yardımcısı Kostis Hatzidakis'i arayarak bilgilendirdi. Hatsidakis de, Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras'a çiftçilerin ödemelerinin yapılabilmesi için yazılı bir talimat vermesini istedi. Bakanlıktan yazılı talimat gelince de, krizin çözüldüğü öğrenildi. Yunanlı yolcular da mağdur oldu Çiftçilerin, Midilli Adası havaalanı ile Midilli Limanı'ndaki eylemlerine son vermesinin ardından, Türk tatilciler de yaklaşık dört saatlik rötarla Ayvalık ve Aliağa limanlarına ulaştı. Eylem sırasında Midilli'den Pire'ye gidecek olan 2 bin 500 kişilik bir feribottaki Yunanlı yolcuların da mahsur kalanlar arasında olduğu bildirildi. Ayvalık Deniz Hudut Kapısı'na ulaşan yolcular yaşanılan eylem nedeniyle gergin ve korku dolu anlar yaşadıklarını belirtti. Yolculardan Ayvalıklı Avukat Kemal Tutkopar, Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçirdiğini belirterek, "Dönüşte, oranın saatiyle 16.30'da feribotumuzun kalkması gerekiyordu. Limana ulaştığımızda, limanın önünde 200 kişilik bir grup gösteri yapıyorlardı. Gümrük binasının da önünü kapatmışlardı. Girişi engelliyorlardı. Gümrük binasının hemen yanındaki bir başka girişten ilk gelen tatilci grubu olan bizi içeri aldılar. Biz pasaport kontrolünün ardından feribotumuza geçtik ve beklemeye başladık. Tabi bu arada şap hastalığı nedeniyle Yunan hükümeti tarafından hayvanları itlaf edilen çiftçi grubunun gösterileri de devam ediyordu. Sanırım hükümet de bu çiftçilere para ödemeye yanaşmıyormuş. Tabi ki itlaf edilen hayvanlar adamların sermayesi, ekmek parası. Tabi biz Türk tatilcilerin yanı sıra limandaki büyük bir feribot daha içinde Yunanlı yolcularıyla birlikte hareket etmesi engellendi. Midilli Liman Başkanlığı da, eylemcilerin tehditleri nedeniyle limandan ayrılmamıza izin vermedi. Sonrasında Midilli Valisi gelince konuşuldu ve bizim hareket etmemize izin verildi" dedi. Kamuran Öder isimli tatilci de, çiftçilerin eylemi nedeniyle Midilli Limanı'nın demir kapılarının kapatıldığını liman dışında uzun insan kuyruğu içerisinde aralarında çocukların da olduğu kadınların soğukta zor anlar yaşadığını anlattı. Midilli ile Ayvalık arasında seferler yapan bir katamaranın kaptanı Hasan Balcı ise, çiftçilerin adada gerçekleştirdikleri eylemin öğle saatlerinden itibaren sürdüğünü kaydederek, "Gösterileri sırasında etlerini ve sütlerini imha ettiler. Eylemleri limana ulaşınca da yolcularımızla birlikte mağdur olduk. Saat 17.00 itibarıyla limandan hareket onayı aldığımız halde yaklaşık dört saatlik rötarla hareket edebildik" ifadelerini kullandı. Ecem Arkun isimli genç bir tatilci de, gümrük kapısından içeri giremeyen yüzlerce tatilcinin soğukta oldukça zor anlar yaşadığını, ancak krizin sonlanmasıyla Türkiye'ye dönmüş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koray Şimşek isimli tatilci ise, "Yaşanılan eylem nedeniyle herkes yaklaşık dört saat kadar aç-susuz olarak bekletildi. Bu adalardaki sorunu Yunanistan hükümetinin çözmesi gerekiyordu ama maalesef çözemediler. Biz ülkemize bazı şeylerin geç yürüdüğü için bahane buluyorduk ama onlar bizden daha kötüymüş. Bunu anladık" dedi. "Türkiye her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi" Midilli Adası'ndaki çiftçilerin gerçekleştirdiği eylemin öğle saatlerinde valilik binası önünde başladığını aktaran Midilli ile Ayvalık arasında feribot seferleri düzenleyen Jalem Turizm'in sahibi Ali Jale de, "Daha sonra bizim gemilerimizin kalkmasına yakın bizim saatimize göre 16.30 sıralarında çiftçiler gümrüğün etrafını sardılar. Gümrük önünde barikat kurdular. Tatilcilerimizin bir kısmı barikatı geçti, bir kısmı geçemedi. Bu akşam yaklaşık 750 kişiye yakın tatilci dönüş yapıyordu. Bu yolcuların arasında 320 civarındaki tatilci feribotlara ulaştı ama bu kez de feribotların kalkışına izin verilmedi. Ama yaklaşık 3 buçuk saatin ardından Midilli Kuzey Ege Valisi geldi. Eylemcilerle görüştü. Zararlarının karşılanması için söz verdi. Ancak eylemciler bu sözü kabul etmedi. Valilik bu sözü yazıya dökmüş. Yunanistan Başbakan Yardımcısına göndermişler. O da ilgili bakanlık aracılığıyla yazının onaylanmasını istemiş. Onay gelince çiftçiler kapıları açtılar. Tabi biz bu süreçte Ayvalık Kaymakamımız Hasan Yaman'a durumu telefonla bildirdik. Daha sonra Rodos Başkonsolosluğumuzla iletişime geçtik. Onlara ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gerekli bilgileri verdik. Bu sırada yolcuların büyük bir bölümü yaşanılanları videolara aldılar. Onlar da gerekli makamlara bu videolarla gerekli şikayetleri yaptılar. Ama bizim ülkemiz her zamanki gibi devlet refleksini gösterdi. Bugün bir kez daha gördük bunu. Bundan dolayı da devletimizin yetkililerine teşekkür ediyorum. Bugün yaşanılan aslında Yunanistan'ın bir iç meselesiydi ama seslerini duyurabilmek için bugün Türk tatilcilerin kalabalık dönüşünü kullanmış oldular. İnşallah bir daha böyle bir şey yaşamayız" diye konuştu.

Kastamonu'dan UNESCO'ya Jeopark Başvurusu Haber

Kastamonu'dan UNESCO'ya Jeopark Başvurusu

Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı UNESCO Yolunda Önemli Adım Attı Kastamonu'nun 11 ilçesini kapsayan Güney Karadeniz Jeoparkı'nın UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı'na katılımı için hazırlanan resmi başvuru dosyası, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na sunuldu. 2021 yılında Kastamonu İl Genel Meclisi kararıyla ilan edilen ve 11 ilçeyi kapsayan Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için KASTAB koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kritik bir aşamaya ulaştı. Yaklaşık dört yıllık hazırlık sürecinin ardından, Ekim ayı sonunda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na teslim edilen başvuru dosyası, bilimsel, kültürel ve yönetsel açıdan kapsamlı bir şekilde hazırlandı ve UNESCO'nun belirlediği tematik ile teknik kriterleri karşılayacak nitelikte. Başvurunun onaylanması durumunda Abana, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Doğanyurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar ilçelerini içeren bölge, ilk aşamada ulusal jeopark statüsü kazanacak. Küresel jeopark ağına dahil olunması halinde ise 11 ilçede kırsal kalkınma desteklenirken, turizmde mekansal yayılma ve hareketlilik artışı bekleniyor. Zengin Jeolojik ve Kültürel Miras Kastamonu'nun kuzeyinde, Karadeniz kıyı şeridinde yaklaşık 4.400 kilometrekare alanı kapsayan bölge, jeolojik oluşumları, kanyonları, denizel ekosistemleri ve kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Tethys Okyanusu'nun kalıntılarından Karadeniz'in bugünkü haline uzanan jeolojik geçmişi, kültürel mimarisi ve doğal yaşam biçimleriyle ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Kapsamlı Çalışmalar Tamamlandı KASTAB koordinasyonunda paydaş kurumların desteğiyle yürütülen jeopark çalışmaları disiplinli bir şekilde sürdürüldü. Bu kapsamda kurumsal kimlik, alan sınırları, harita, web sitesi ve sosyal medya hesapları oluşturuldu. Ayrıca jeositlere ilişkin ön inceleme raporları, tanıtım materyalleri, bisiklet ve trekking haritaları, hediyelik eşya tasarımları, gezici ziyaretçi merkezi ve jeolojik unsurların tespiti gibi çalışmalar hayata geçirildi. Birlik, jeolojik mirasın korunması, eğitsel ve turistik faaliyetlerin geliştirilmesi, yerel kalkınma ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. KUZKA'dan Ziyaretçi Merkezi Desteği Karadeniz'in doğal, jeolojik ve kültürel zenginliklerinin görünür kılınması amacıyla "Ana Ziyaretçi Merkezi ve Müzesi" kurulması planlanıyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (KUZKA) 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı kapsamında "Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi'ne destek sağlanacak. Kastamonu il merkezinde kurulacak ziyaretçi merkezi, jeoparkın tanıtım, eğitim ve sergileme işlevlerini bir araya getirerek bölgenin jeolojik ve kültürel mirasını modern yöntemlerle sunacak. Merkez, UNESCO Küresel Jeopark Ağı kriterlerini karşılamanın yanı sıra Kastamonu'nun marka değerini ve doğa temelli turizmini güçlendirecek. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun değerlendirmesi sonucunda başvurunun uygun bulunması halinde, Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı "Ulusal Jeopark" unvanı alacak ve bu adım, UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na dahil olma sürecinde önemli bir temel oluşturacak.

BM Dünya Turizm Örgütü, 2025’in En İyi Turizm Köylerini Seçiyor Haber

BM Dünya Turizm Örgütü, 2025’in En İyi Turizm Köylerini Seçiyor

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), prestijli En İyi Turizm Köyleri girişiminin 2025 edisyonu için başvuruları açtı. Bu girişim, kırsal turizmi sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcılığın bir aracı olarak desteklemeye devam ederken, kültürel ve doğal mirasın korunmasını, topluluk değerlerini ve sürdürülebilir uygulamaları öne çıkarmayı amaçlıyor. 2021’de başlayan bu girişim, küresel çapta büyük ilgi gördü. Önceki dört edisyonda 100’den fazla ülkeden 800’den fazla başvuru alındı. Bugün, BM Dünya Turizm Örgütü En İyi Turizm Köyleri Ağı, dünya çapında 254 üyeye sahip: 180’den fazla köy En İyi Turizm Köyü olarak tanınırken, 70 köy Geliştirme Programı’na dahil edilerek destekleniyor. Bu ağ, beş kıtada yaklaşık 60 ülkeyi kapsıyor. KÜLTÜREL MİRASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ DESTEKLEYEN DESTİNASYONLAR BM Dünya Turizm Örgütü Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili, "BM Dünya Turizm Örgütü'nün En İyi Turizm Köyleri, turizmin fırsatlar yaratmada, kültürel mirası korumada ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmede nasıl bir rol oynayabileceğini gözler önüne seriyor. Bu köyler, eşsiz değerlerini kullanarak ekonomik büyüme sağlarken, yerel gelenekleri koruyor ve topluluklarının yaşam kalitesini iyileştiriyor" dedi. EN İYİ TURİZM KÖYLERİ 2025 İÇİN BAŞVURULAR AÇILDI BM Dünya Turizm Örgütü üye devletleri, kendi Ulusal Turizm İdareleri (NTA) aracılığıyla en fazla sekiz aday köyü başvuruya sunabiliyor. Başvuru süresi 19 Mayıs 2025’te sona erecek ve kazanan köyler, yılın üçüncü çeyreğinde bir BM Dünya Turizm Örgütü etkinliğinde duyurulacak. Başvurular, kültürel ve doğal kaynaklar, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik, turizm yönetimi ve altyapı gibi konularının da aralarında bulunduğu dokuz temel alanda, küresel uzmanlardan oluşan bağımsız bir Danışma Kurulu tarafından değerlendirilecek. KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEYEN ÜÇ TEMEL BİLEŞEN Bu girişim, kırsal alanlarda turizmi bir kalkınma aracı olarak kullanmayı ve sürdürülebilir turizm stratejilerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Üç ana bileşenden oluşuyor: En İyi Turizm Köyü Olarak Tanınma: Kültürel ve doğal mirasını koruyan, topluluk temelli değerlere sahip ve sürdürülebilir uygulamaları benimseyen köyler ödüllendirilecek. Geliştirme Programı: Tanınma kriterlerini tam olarak karşılamayan köyler, eksiklerini gidermek için rehberlik ve destek alacak. En İyi Turizm Köyleri Ağı: Tanınan köyler ve Geliştirme Programı’ndaki köyler arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği sağlanacak. Bu girişim, BM Dünya Turizm Örgütü'nün Kırsal Kalkınma İçin Turizm Programı’nın bir parçası olarak, kırsal toplulukların refahını artırmayı ve dirençli turizm uygulamaları geliştirmeyi hedefliyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.