Hava Durumu

#Karadeniz

TOURISMJOURNAL - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yağmurun başkentinde 40 yıllık şemsiye tamiri geleneği sürüyor Haber

Yağmurun başkentinde 40 yıllık şemsiye tamiri geleneği sürüyor

Türkiye’nin en yağışlı şehirlerinden biri olan Rize’de, yağmur günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olurken, şemsiye de kent kültürünün en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak teknolojinin, tüketim alışkanlıklarının ve ucuz ithal ürünlerin gölgesinde unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olan şemsiye tamirciliği, Rize’de hala küçük bir dükkanda yaşamaya devam ediyor. Rize merkezde yıllardır aynı dükkanda çalışan 61 yaşındaki Orhan Tarlacı, babasından öğrendiği şemsiye tamiri mesleğini yaklaşık 40 yıldır sürdürüyor. Çocuk yaşlarda başladığı çinko oluk ve lehim işlerini yıllar içinde şemsiye tamiriyle birleştiren Tarlacı, bugün Rize’de tek Karadeniz Bölgesi’nde ise bu işi yapan sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Tarlacı’ya Artvin’den Trabzon’a kadar birçok noktadan tamir için şemsiye gelirken, İstanbul’da yaşayan Rizeliler bile yaz aylarında bozuk şemsiyelerini Rize’ye getiriyor. Babasından öğrendiği mesleği 40 yıldır sürdürüyor Çocukluk yıllarından beri çinko oluk, lehim ve tamir işleriyle uğraştığını anlatan Orhan Tarlacı, mesleğin aileden kendisine kaldığını söyledi. Tarlacı, "Çocukluğumdan beri çinko, oluk ve lehim işleriyle uğraşıyorum. Bu bizim dede mesleğimiz. Dededen babaya, babadan da bize kaldı. Eskiden daha çok çinko oluk işi yapardık. Çatı olukları, sac işleri olurdu. O zamanlar bu işler çoktu. Sonradan çinko işi bitti, lehim işi azaldı. Yaklaşık 40 senedir de daha çok şemsiye tamiri ile uğraşıyorum. Elimizden geldiği kadar en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz" dedi. Eskiden Rize’de bu işi yapan çok sayıda usta bulunduğunu ancak zamanla mesleğin yok olmaya başladığını ifade eden Tarlacı, "Şu anda biliyorsunuz Rize’de şemsiye tamircisi yok. Eskiden vardı. Bakırcılar Sokağı’nda vardı mesela. O ustalar da yıllar önce vefat etti. Yaklaşık 15-20 sene oldu öleli. Ondan sonra bu işler bize kaldı. Biz de elimizden geldiği kadar devam ettirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "İstanbul’dan bile şemsiye getiriyorlar" Şemsiye tamiri yapan insan sayısının çok azaldığını söyleyen Tarlacı, "Ben hemen hemen 40 senedir bu işi yapıyorum. Rahmetli babam yapardı. Ben de ondan öğrendim. Babamdan bana kaldı. Bizden sonra ne olur artık bilemiyorum. Çünkü bu işi yapan da yetişmiyor artık. Şu anda Karadeniz’de şemsiye tamircisi yok gibi bir şey. Hopa’dan Trabzon’a kadar insanlar bana şemsiye getiriyor. Hatta İstanbul’dan bile geliyor. Yazın memlekete gelenler bozulan şemsiyelerini topluyor, getirip bana yaptırıyor. Çünkü artık şemsiye tamiri diye bir sanat kalmadı. Şemsiye tamiri bitti. Zaten sanatların çoğu bitti. Bizim asıl dede mesleğimiz çinko oluk işi. Sonra lehim işleri, lüks tamiri, şemsiye tamiri Lehim işinin her çeşidini yaparız. Mesela bakır kaplar delinir, onları lehimleriz. Eskiden bu işler çok olurdu. Şimdi o işler de bitti" ifadelerini kullandı. "Rize’de şemsiyesiz dışarı çıkılmaz" Rize’de yaşayan insanların hava durumuna bakmadan evden şemsiyeyle çıktığını söyleyen Tarlacı, kentte şemsiyenin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu anlattı. Tarlacı, "Burası Rize. Yağmurun başkenti. Burada insanlar evden çıkarken şemsiyesiz çıkmaz. Hava açık diye güven olmaz. Sabah güneş olur, öğlene yağmur yağar. Çarşıya çıkan adamın elinde mutlaka şemsiye olur. Burada şemsiye elde taşınır yani" şeklinde konuştu. Emekli olduğunu ve şemsiye tamirciliğini severek yaptığını söyleyen Tarlacı, "Ben emekliyim. Şükürler olsun. Bu işi geçim kaynağı olarak yapmıyorum artık. Harçlığımız çıkıyor işte. Ama sadece şemsiye tamiriyle ev geçindirmek zor. O yüzden lehim işi de yapıyoruz, başka tamir işleri de yapıyoruz" dedi. "Şimdiki şemsiyelerin ömrü yok" Eskiden kullanılan şemsiyelerin daha kaliteli olduğunu söyleyen Tarlacı, günümüzde satılan birçok ürünün kısa sürede kırıldığını ifade etti. Tarlacı, "Güneşli havalarda bakarsın üç-beş şemsiye gelir. Ama yağmurlu havalarda iş çoğalır. Özellikle kışın yoğun olur. Eskiden şemsiye ucuzdu. İnsanlar tamir yaptırmazdı. Atar yenisini alırdı. Ama şimdi en kötü şemsiye olmuş 350-400 lira. Bir de çoğu Çin malı. Eskiden kaliteli şemsiyeler vardı. Kobalt vardı, başka kaliteli markalar vardı. Onların parçaları çelik olurdu. Şimdi hepsi plastik" diye konuştu. Dükkanında hala eski şemsiyelerin parçalarının bulunduğunu belirten Tarlacı, "Eskiden çelik olan parçalar şimdi plastik olmuş. Çin şemsiyesi bunlar. Şimdi her şey Çin oldu zaten. Şemsiyeler de öyle. Şimdi öyle oluyor ki adam dükkandan sıfır şemsiye alıyor, müşteriye gösterirken şemsiye kırılıyor. Yepyeni şemsiye kırılıyor. Burada benim dükkanda bile sıfır kırık şemsiyeler var. Tamir etmem için getiriyorlar. Çünkü malzeme kalitesiz" ifadelerini kullandı. "Poşet poşet şemsiye getiriyorlar" Şemsiyelerin pahalanmasıyla birlikte tamire olan ilginin arttığını söyleyen Tarlacı, özellikle kadın müşterilerin çok sayıda şemsiye getirdiğini anlattı. Tarlacı, "Ama şimdi şemsiye pahalı olduğu için insanlar atamıyor. 350-400 liralık şemsiyeyi bir kere kırıldı diye çöpe atmak kolay değil. Getiriyor bana, 50 lira 100 lira verip yaptırıyor. Özellikle kadın müşteriler çok getiriyor. Poşet poşet bozuk şemsiye getiriyorlar. ’Bunları atmaya kıyamıyoruz’ diyorlar" şeklinde konuştu. "Şemsiye tamiri sabır ister" Şemsiye tamirinin göründüğünden daha zor bir iş olduğunu anlatan Tarlacı, "Şemsiye tamiri sabır işi. Zevkli iş ama çok sabır istiyor. Bazı şemsiyeler oluyor 8 telli, bazıları 16 telli oluyor. İçine el bile zor giriyor. Bazen tamir ederken 10 dakika uğraşıyorum, olmuyor, bırakıyorum. Sonra biraz bekleyip tekrar başlıyorum. Sabır olmadan yapılacak iş değil. Ama ben seviyorum bu işi. Benim için biraz da hobi oldu artık. Emekliyim sonuçta. Geliyorum dükkana, uğraşıyorum. Sanatımdan zevk alıyorum. Yaptığım işten memnunum. İnsanları memnun etmeye çalışıyorum" diye konuştu. "Bu işi sakın bırakma diyorlar" Müşterilerinin kendisine sık sık dua ettiğini belirten Tarlacı, mesleğin kaybolmasından dolayı insanların endişe duyduğunu söyledi. Tarlacı, "Allah sağlık verdiği sürece de yaparım herhalde. Ölene kadar devam ederim diye düşünüyorum. İki tane oğlum var. Birisi biraz yapar ama başka yerde çalışıyor. Diğeri de başka işte çalışıyor. Ben burada emekliliğimi sürdürüyorum işte. Müşteriler bana çok dua ediyor. Özellikle kadın müşteriler geliyor, ’Bu işi sakın bırakma’ diyor. ’Sen bırakırsan biz şemsiyeleri nereye yaptıracağız?’ diyorlar. ’Allah sana uzun ömür versin’ diyen çok oluyor. Çünkü artık yapan yok" ifadelerini kullandı. "Bizden sonra ne olur bilmiyorum" Gençlerin bu tür işlere ilgi göstermediğini söyleyen Tarlacı, "Şimdiki gençler de bu işe yanaşmıyor. ’Şemsiye tamirciliği mi olur?’ diyorlar. Küçümsüyorlar biraz. Çırak da yetişmiyor zaten. Bugün bir çırağa ne vereceksin? Günlük üç-beş şemsiye tamiriyle ancak kendi masrafını çıkarıyorsun. Benim kendi oğlum bile geliyor, 5-10 dakika duruyor, sonra gidiyor. Çünkü başka işte çalışıyor. Şimdiki gençler bu işlere meyilli değil. Ben çocukluğumdan beri aynı dükkandayım. Aynı yerde çalışıyorum. Dediğim gibi bu iş dedemden babama, babamdan bana kaldı. Bizden sonrası ne olur artık bilmiyorum. Belki tamamen biter, belki biri çıkar devam ettirir. Ama şu anda yapan yok. Kışın işler biraz iyi oluyor ama yazın pek iş olmuyor" dedi. Yıllardır aynı dükkanda şemsiyeleri tamir ederek mesleğini sürdüren Orhan Tarlacı, yağmurun eksik olmadığı Rize’de hem insanların şemsiyelerini hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaati ayakta tutmaya devam ediyor.

Bodrum ile Trabzon arasında direkt uçuş dönemi başlıyor Haber

Bodrum ile Trabzon arasında direkt uçuş dönemi başlıyor

Bodrum Yarımada Karadenizliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında, iki şehir arasında ilk direkt uçuşun 26 Haziran’da yapılacağı açıklandı. Yeni uçuş hattının özellikle Bodrum’da yaşayan Karadenizliler için büyük kolaylık sağlaması beklenirken, aynı zamanda iki bölge arasındaki turizm hareketliliğine de katkı sunacağı belirtiliyor. Daha önce aktarmalı ve uzun süren yolculuklarla ulaşım sağlayan vatandaşlar, artık yaklaşık 2 saatlik uçuşla Trabzon’a ulaşabilecek. Uçuşların AJet tarafından gerçekleştirileceği ve seferlerin yaz sezonu boyunca düzenleneceği ifade edildi. Bodrum’daki Karadenizli vatandaşların yıllardır böyle bir ulaşım ağı talep ettiği belirtilirken, dernek yönetimi bunun yalnızca başlangıç olduğunu ve ilerleyen dönemde Rize-Artvin, Samsun ve Ordu-Giresun gibi Karadeniz şehirlerine de direkt uçuşların başlatılması için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Turizm sektörü temsilcileri de yeni hattın iki yönlü ekonomik katkı sağlayacağını düşünüyor. Yaz aylarında Bodrum’a yoğun ilgi gösteren Karadenizli turistlerin yanı sıra, Karadeniz’in doğal güzelliklerini görmek isteyen Ege Bölgesi vatandaşlarının da bu seferlere talep göstermesi bekleniyor. Özellikle yaz sezonunda iç turizm hareketliliğinin artacağı ve bölgesel ekonomiye canlılık katacağı değerlendiriliyor. Bodrum-Trabzon hattındaki direkt uçuşların yaklaşık 1.128 kilometrelik mesafeyi kapsadığı ve uçuş süresinin ortalama 2 saat 5 dakika olduğu belirtildi. Seferlerin yaz sezonunda düzenli olarak devam edeceği kaydedildi.

Akçaabat’ta GastroFest heyecanı başladı Haber

Akçaabat’ta GastroFest heyecanı başladı

Karadeniz’in köklü mutfak kültürünü, yöresel üretim değerlerini ve gastronomi turizmini ön plana çıkaran festivalin açılışına Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, jüri üyeleri, yarışmacılar, şefler ve vatandaşlar katıldı. Festival alanında kurulan yöresel ürün stantları, gastronomi atölyeleri, şef sunumları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerden büyük ilgi görürken; Akçaabat’ın köklü mutfak kültürü bir kez daha ön plana çıktı. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçaabat’ın sahip olduğu gastronomik değerlerin yalnızca yöresel yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olduğunu ifade etti. Başkan Ekim "Akçaabatımız doğal güzellikleriyle, kültürüyle, sanatıyla olduğu kadar güçlü mutfak kültürüyle de Karadeniz’in önemli şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır aynı sofralarda yoğrulan lezzetlerimiz bugün bizlere sadece bir tat değil aynı zamanda bir kimlik sunmaktadır. Akçaabat Köftemizden un helvamıza, kuymaktan ekşi tarhanamıza kadar her ürünümüz bu toprakların emeğini, bereketini ve kültürünü taşımaktadır" dedi. Coğrafi işaret çalışmalarına da değinen Başkan Ekim, "Akçaabat Köftesi ve Akçaabat Un Helvası’nın coğrafi işaretleri alınmıştır. Bunun yanında Akçaabat Ekşi Tarhanası, Akçaabat Güz Fasulyesi, Akçaabat Haşlaması, Akçaabat Kabaklı Mısır Ekmeği ve Akçaabat Sülfanı için de coğrafi işaret başvurularımız yapılmış olup süreçler devam etmektedir. Çünkü biz biliyoruz ki coğrafi işaret yalnızca bir belge değildir; o ürünün hikâyesini, emeğini, geçmişini ve geleceğini koruyan çok önemli bir değerdir" diye konuştu. Kuymak show "Kuymak Adam" olarak bilinen Serhat Kasap tarafından canlı kuymak yapımı ve ikram programı festival alanında büyük ilgi gördü. Vatandaşlar dev kazanlarda hazırlanan kuymağın tadına bakarken festival alanında renkli görüntüler oluştu. Festival kapsamında şefler tarafından gerçekleştirilen uygulamalı sunumlarda Karadeniz mutfağının yöresel lezzetleri ve modern sunum teknikleri vatandaşlarla paylaşıldı. Festivalin ilk gününde düzenlenen Genç Şefler Yarışması da ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Akçaabat GastroFest, 16 Mayıs Cumartesi günü de Akçaabat Sahil Park’ta lezzet ve kültür dolu etkinliklerle devam edecek. Festivalin ikinci gününde de workshoplar, gastronomi söyleşileri, yöresel lezzet sunumları, sahne etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar vatandaşlarla buluşacak.

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi Haber

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılması turizm sektöründe hareketliliği artırırken, bayram döneminde oluşacak seyahat hacminin yaklaşık 180 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasının turizm hareketlerine olumlu katkı sağlayacağını belirterek, "Tatilin uzun olması iç pazardaki hareketliliğin biraz daha öne çekilmesine imkan sağlıyor. Seyahat acentelerimizin rezervasyonlarına bakıldığında vatandaşlarımızın bu dönemde önemli bir seyahat talebi olduğu görülüyor." dedi. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının yalnızca turizm sektörüne değil, turizmle bağlantılı 50’den fazla alana da katkı sağlayacağını ifade eden Bağlıkaya, "Özellikle dünya turizmini derinden etkileyen jeopolitik gelişmelerin yaşandığı böylesi bir dönemde alınan bu kararın, ülke ekonomisine katkısı olacağına inanıyoruz. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının erken bir tarihte açıklanması hem seyahat acentelerimizin hem de vatandaşlarımızın planlamalarını daha da kolaylaştıracaktır." diye konuştu. Bağlıkaya, bayram sürecinin özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir hareketlilik oluşturacağını vurgulayarak, uzun tatilin yaz sezonu öncesinde adeta bir prova niteliği taşıdığını söyledi. Kıyı bölgeleri ve kültür turlarına yoğun ilgi İlkbahar döneminde kültür, gastronomi, doğa ve macera turlarına ilginin arttığını dile getiren Bağlıkaya, bayram döneminde kültür turlarının öne çıktığını ancak sıcaklıkların yükselmesiyle kıyı bölgelerine yönelik rezervasyonlarda da artış yaşandığını aktardı. Talebin daha çok Akdeniz, Ege ve KKTC destinasyonlarında yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in tercih edilen şehirler arasında yer aldığını söyledi. Termal ve doğa tatili isteyenler için Afyon ve Sapanca’nın alternatif oluşturduğunu kaydeden Bağlıkaya, Karadeniz, Kapadokya ve GAP turlarına da yoğun talep olduğunu ifade etti. Yurt dışı turlarında Balkanlar öne çıkıyor Firuz Bağlıkaya, vizesiz seyahat avantajı nedeniyle Balkan turlarının yurt dışı rotalarında öne çıktığını belirterek, Mısır, Yunan Adaları, İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Benelüks ülkeleri, Yunanistan, Japonya, Bali, Tayland ve Amerika’ya yönelik talebin de sürdüğünü söyledi. Bayram döneminin yaz sezonuna kıyasla daha uygun fiyatlı tatil imkanı sunduğunu ifade eden Bağlıkaya, "Yurt içinde fiyatlar geçen yılın bayram dönemine göre yüzde 25 arttı. Yurt dışında fiyatlar ise genelde döviz bazında aynı kalmakla birlikte bu yıl tur tatil süreleri uzadığı için fiyatlar geçen yıla göre daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Yurt içinde Kurban Bayramı'nda gecelik kişi başı otel fiyatları 1500 liradan başlıyor. Otelin konumu, yıldızı ve sunduğu imkanlara göre fiyatlar değişiyor. Özellikle 2 çocuk ücretsiz konaklama imkanı sağlayan oteller aileler için önemli bir avantaj oluşturuyor. Ortalama olarak 5 gece, 2 kişi her şey dahil konaklamalar 30 bin liradan başlayan fiyatlarla sunulabiliyor. Yurt dışında paket fiyatları otobüslü turlarda kişi başı 150 avrodan başlıyor. Uçaklı turlarda ise fiyatlar kişi başı 450 avrodan başlıyor." değerlendirmesinde bulundu. “10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz” Bağlıkaya, bayram ziyaretlerinin de etkisiyle toplam seyahat sayısının artacağını belirterek, "Kurban Bayramı tatilinde memleket ve yakınların ziyaretleri de eklendiğinde 10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz. Bu seyahatlerin yaklaşık 2,5 milyonluk kısmının doğrudan yurt içi ve yurt dışındaki turizm hareketlerine katılım şeklinde olmasını bekliyoruz. Bu dönemde gerçekleşecek seyahatlerin yaklaşık 180 milyar liralık bir ekonomik hacim oluşturacağını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. Otellerde yoğunluk beklentisi Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin ise tatilin uzatılmasıyla birlikte hem şehir otellerinde hem de tatil bölgelerinde yoğunluk yaşanmasının beklendiğini söyledi. Yerli turistin ağırlıklı olarak deniz turizmine yönelmesini beklediklerini kaydeden Eresin, "Bayram süresince güney ve Ege sahillerinin daha yoğun geçmesini bekliyoruz. Bayram döneminde tatil bölgelerinde hava koşullarının olumsuz seyretmesi durumunda şehir otellerinin kültürel turlarla dolacağını öngörüyoruz. Yerli turistler bayram sonrası da havalar daha iyi olduğunda ikinci kez seyahat yapmak isteyeceklerdir." dedi.

TürkAkım, Avrupa’ya Enerji Akışıyla Turizmi Destekliyor Haber

TürkAkım, Avrupa’ya Enerji Akışıyla Turizmi Destekliyor

Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz ihracatında TürkAkım hattının önemi daha da büyüyor. TASS’ın Avrupa Gaz İletim Sistemi Operatörleri Ağı verilerine dayandırdığı hesaplamalara göre, Rusya’nın ocak-nisan döneminde TürkAkım üzerinden Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7 artarak 6,2 milyar metreküpe ulaştı. Nisan ayında ise sevkiyatta aylık bazda belirgin bir yavaşlama görüldü. Avrupa yönüne günlük ortalama akış 41 milyon metreküp seviyesinde kalırken, hattın doluluk oranı yüzde 72 olarak gerçekleşti. Aylık toplam sevkiyat 1,23 milyar metreküp oldu. Bu rakam mart ayına göre yüzde 28, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 2 daha düşük kaldı. Buna rağmen yılın ilk dört ayındaki toplam tablo Rus gazının Avrupa pazarında Türkiye güzergâhı üzerinden güçlü biçimde akmaya devam ettiğini gösteriyor. Ukrayna transitinin durmasının ardından TürkAkım, Rusya’nın Avrupa’ya uzanan son aktif boru hattı konumuna geldi. Karadeniz’in altından geçen, yıllık 31,5 milyar metreküp kapasiteye sahip hat hem Türkiye’nin gaz ihtiyacını karşılıyor hem de Güney ile Güneydoğu Avrupa’ya enerji taşıyor. Uzmanlara göre Rusya’nın 2025’te bu hat üzerinden Avrupa’ya yaptığı sevkiyatın rekor kırarak 18,1 milyar metreküpe ulaşması, Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma rolünü daha da güçlendirmiş görünüyor.

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor Haber

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor

Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, fuarın üç yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve bölgede bu ölçekte gerçekleştirilen ilk organizasyon olma özelliği taşıdığını vurguladı. Avcı, fuarda yaklaşık 150 seyahat acentesi ve konaklama tesisinin yer alacağını, ayrıca 16 ülkeden davet edilen acentelerle önemli yüz yüze (B2B) buluşma gerçekleşeceğini dile getirdi. Bine yakın sektör profesyoneli katılacak Fuar kapsamında etkinlik sokağı, motor sporları ve yerel etkinlik tanıtımları ile sürdürülebilir turizm temalı paneller düzenleneceğini belirten Avcı, toplamda bine yakın sektör profesyonelinin katılımının beklendiğini söyledi. Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Öksüz ise konuşmasında, turizmin gelişimi için altyapı, üstyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurguladı. Öksüz, gastronomi alanında yürütülen çalışmalar kapsamında yöresel tariflerin kayıt altına alındığını ve bu sürecin yaklaşık üç yıldır devam ettiğini ifade etti. Karadeniz dünyaya tanıtılacak Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, iki ilin ortak değerlerle birbirini tamamlayan güçlü destinasyonlar olduğunun altını çizdi. Rize Vali Yardımcısı Abdullah Kurt da Rize’nin eşsiz doğası, yaylaları, kültürel zenginliğiyle önemli bir turizm destinasyonu olduğunu vurguladı. Bu potansiyeli daha görünür kılmak ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyaya tanıtmak amacıyla önemli bir organizasyon hayata geçirdiklerini belirten Kurt, fuarın turizm profesyonellerini, yatırımcıları, acenteleri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren güçlü bir platform olacağını ifade etti.

Trabzon’a müjde: 38 milyonluk ülkeye direkt uçuşlar başlıyor Haber

Trabzon’a müjde: 38 milyonluk ülkeye direkt uçuşlar başlıyor

Trabzon, Orta Asya pazarına açılan yeni bir kapı aralıyor. Özbekistan merkezli Via World ve Mirjohan Travel Seyahat Acentası’nın sahipleri Mirziyod Mirbadalov ile Mustafa Bozoğlan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan’ı ziyaret etti. Görüşmede, Trabzon’a yönelik turist hareketliliğini artıracak önemli adımlar masaya yatırıldı. İLK ETAPTA İSTANBUL VE BATUM ÜZERİNDEN... Ziyaret kapsamında, 16 Mayıs itibarıyla İstanbul üzerinden, 22 Mayıs itibarıyla ise Batum üzerinden Trabzon’a gelecek turist akışı ele alındı. Özbek turistlerin bu güzergâhları kullanarak Karadeniz’e ulaşması planlanıyor. 29 MAYIS'TA TRABZON - TAŞKENT DİREKT UÇUŞLARI BAŞLAYACAK Görüşmenin en dikkat çeken başlığı ise direkt uçuşlar oldu. 29 Mayıs itibarıyla başlaması planlanan ve haftada 2 uçuş olarak düşünülen Taşkent–Trabzon–Taşkent direkt uçuşları değerlendirildi. Yetkililer, bu yeni hava köprüsünün yalnızca ulaşım açısından değil, aynı zamanda Orta Asya pazarının Trabzon ve bölge turizmine daha güçlü entegrasyonu bakımından da stratejik bir fırsat sunduğunu vurguladı. TRABZON'UN ULUSLARARASI DESTİNASYON DEĞERİ ARTACAK! Görüşmede, Via World ve Mirjohan Travel iş birliğiyle yürütülebilecek potansiyel çalışmalar da ele alındığı da öğrenildi. Özellikle Trabzon’un Orta Asya destinasyon pazarında daha görünür hale gelmesi, karşılıklı turist akışının artırılması ve sürdürülebilir turizm hacminin oluşturulması konularında fikir alışverişinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.