Hava Durumu

#Kapadokya

TOURISMJOURNAL - Kapadokya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapadokya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu Haber

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu

Türkiye, son yıllarda sadece tatil rotalarıyla değil, dünya devlerinin kamera arkasındaki tercihleriyle de adından söz ettiriyor. Son rakamlar, Türkiye'nin küresel yapım haritasındaki yerini çarpıcı bir şekilde özetliyor. Türkiye'de çekilen yabancı yapımlar listesinin zirvesindeki 47 belgesel, Türkiye’nin binlerce yıllık mirasının ve biyolojik çeşitliliğinin yabancı anlatıcılar için ne kadar iştah kabartıcı olduğunu gösteriyor. National Geographic’ten BBC’ye kadar pek çok uluslararası yayın şirketi, İstanbul’un gizemli dehlizlerinden; Kapadokya’nın peribacalarına, Göbeklitepe’nin insanlık tarihini yeniden yazdıran buluntularından; Ardahan'daki doğa harikası Çıldır Gölü'ne kadar Türkiye'nin her köşesini kadrajına almaya devam ediyor. Listenin ikinci ve üçüncü sırasındaki 26 TV programı ve 10 reklam filmi, Türkiye’nin teknik altyapı ve lojistik kolaylık açısından rüştünü ispatladığının bir belgesi olarak göze çarpıyor. İstanbul’un modern silüeti bir teknoloji markasının reklamına ev sahipliği yaparken, Ege kıyıları bir Avrupalı reality show’un seti olabiliyor. KÜRESEL ŞÖHRETLER ANTALYA'DAYDI Başrollerini; Henry Cavill, Alan Ritchson ve Eiza González'in paylaştığı Guy Ritchie’nin 'The Ministry of Ungentlemanly Warfare' ve Jason Statham ile Hugh Grant'ın başrollerinde yer aldığı yine bir Guy Ritchie filmi 'Operation Fortune' gibi küresel çapta gösterime giren yapımlar için çekim destinasyonu olarak Antalya’nın tercih edilmesi, ekonomik katma değer açısından devasa bir etki yaratıyor. NEDEN TÜRKİYE? Yabancı yapımcıların rotayı Türkiye’ye kırmasının arkasında üç ana neden bulunuyor. ♦ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sunduğu 'Yabancı Film Yapım Desteği', harcamaların bir kısmının iade edilmesiyle finansal bir mıknatıs görevi görüyor. ♦ Özellikle TV dizileriyle elde edilen Türk set ekiplerinin hızı, pratik zekâsı ve profesyonelliği yabancı yapımlar için Türkiye'yi çekici bir destinasyon haline getirdi. ♦ Bir gün içinde dört mevsimi ve hem Antik Roma’yı hem de fütüristik bir metropolü aynı coğrafyada çekebilme imkânı, başka çok az ülkede bulunuyor. ARKA PLAN DEĞİL HİKÂYENİN BİZZAT KENDİSİ 2026 itibarıyla İstanbul gibi metropollerde getirilen yeni çekim düzenlemeleri, sektörün daha planlı ve öngörülebilir bir hale gelmesini hedefliyor. Kısa filmlerden video kliplere kadar uzanan bu hareketlilik, Türkiye'nin sadece bir arka plan değil, hikâyenin bizzat kendisi olduğunu kanıtlıyor.

Sıcak hava balonu uçuşlarına sıkı denetim Haber

Sıcak hava balonu uçuşlarına sıkı denetim

Kapadokya Alan Başkanlığı ekipleri sabah saatlerinde Göreme, Aşk Vadisi, Paşabağları ve Zelve Ören Yeri güzergahlarındaki balon kalkış-iniş alanlarında saha incelemesi yaptı. Hava şartlarının uygun olduğu günlerde her sabah onlarca sıcak hava balonunun havalandığı Kapadokya'da, uçuş öncesi ve sonrasında yürütülen operasyonel süreçler mercek altına alındı. Denetimlerde özellikle doğal ve arkeolojik sit alanlarının korunması, yer hizmetlerinin düzenli yürütülmesi ve yolcu transfer süreçlerinin güvenli şekilde gerçekleştirilmesi konuları ele alındı. "Kültürel mirasın korunması birinci önceliğimiz" Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay yaptığı açıklamada Kapadokya'nın peribacaları, tarihi kiliseleri, taş yapıları ve yeraltı şehirleri ile dünyanın önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu belirtti. Aslanbay turizm faaliyetlerinin doğal ve kültürel mirası koruduğu ölçüde anlam taşıdığını ifade ederek, balon uçuşlarının belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi için denetimlerin aralıksız süreceğini kaydetti. Balon ve yolcu transfer süreçlerinde sit alanlarına zarar verilmemesi adına kontrollerin artırıldığını aktaran Aslanbay, uçuş ve yolcu güvenliği konusunda muhtemel risklerin değerlendirildiğini ve kriz yönetimi çalışmalarının paydaşlarla birlikte yürütüldüğünü söyledi. Peribacalarının zarar görmemesi için uçuş irtifalarının denetimine yönelik adımların da gündemde olduğunu dile getiren Aslanbay, yapılacak düzenlemelerle hem Kapadokya'nın korunmasının hem de turizmde hizmet kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Çin’in At Yılı, Kapadokya turizmini hareketlendirdi Haber

Çin’in At Yılı, Kapadokya turizmini hareketlendirdi

ÇİNLİ TURİSTLERDEN COŞKULU YORUMLAR Çinli turist Xıangyang Zeng, 'Kapadokya'ya gelmek istiyordum. Özellikle uçan balonları ve bu tarihi yerleri çok merak ediyordum. Burası ile ilgili görseller Çin'de sosyal medyada sürekli karşıma çıkıyordu. Burada olmaktan çok mutluyum' dedi. Bir diğer Çinli turist Zhang Elvıs ise, 'Kapadokya çok güzel bir şehir. Burada çok fazla turist var. Manzara çok güzel. Evleneceğim arkadaşımla buraya geldik. Bu eşsiz manzarada albümümüz için fotoğraf çektiriyoruz' ifadelerini kullandı. TURİZMCİLER UMUTLU BAKIYOR Kapadokya'da faaliyet gösteren turizmci Mehmet Dinler, Çin Yeni Yılı döneminin her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye ve Kapadokya için önemli bir turizm fırsatı oluşturduğunu belirtti. Dinler, 'Şubat ayının ortası Çin yılbaşı dönemine denk geliyor. Bu yıl 'At Yılı' kutlanıyor. Çin ve Çin asıllı misafirlerin resmi tatil döneminde olması sebebiyle hem Türkiye genelinde hem de bölgemiz Kapadokya'da nispeten bir talep ve rezervasyon artışı söz konusu. Aynı zamanda 14 Şubat Sevgililer Günü'nün hafta sonuna denk gelmesiyle bu iki etken birleşerek Şubat ayı için göreceli bir turizm talebi oluşturdu' dedi. PANDEMİ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNÜŞ UMUDU Rakamların henüz pandemi öncesi seviyelere ulaşmadığını ifade eden Dinler, 'Verilere baktığımızda, Çin pazarında 2018 ve 2019 yıllarının gerisinde olduğumuzu görüyoruz. Ancak mevcut talep, eski rakamlara dönüş ve karşılaştırma açısından umut verici bir tablo ortaya koyuyor' diye konuştu. Kapadokya'da özellikle balon turları, butik oteller ve romantik konseptli konaklama seçeneklerinin bu dönemde yoğun ilgi gördüğü belirtilirken, turizmciler Çin pazarındaki hareketliliğin ilerleyen aylarda da artarak devam etmesini bekliyor. 2026 At Yılı Kapadokya Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek programların, bölgenin kültürel mirası ve gastronomi zenginliğinin tanıtımına katkı sağlaması hedefleniyor.

2025 Turizm Raporu, Yurt Dışı Kültür Turlarında Talep Arttı Haber

2025 Turizm Raporu, Yurt Dışı Kültür Turlarında Talep Arttı

Raporda öne çıkan bir diğer önemli başlık ise gezgin beklentilerindeki belirgin dönüşüm oldu. 2025 verileri, seyahatseverlerin yalnızca destinasyona değil; turun içeriğine, organizasyon kalitesine ve rehberlik hizmetlerine daha fazla önem verdiğini ortaya koydu. Özellikle yurt dışı kültür turlarında, detaylı planlama, programın şeffaflığı ve kriz anlarında güven duygusu yaratan organizasyon yapısı, tercihleri doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Prontotour verileri, gezginlerin artık “görmek” kadar “anlamak” istediğini gösteriyor. Rehberin anlatım gücü, grup yönetimi, yerel kültürle kurulan temas ve zamanın verimli kullanılması; memnuniyet düzeyini belirleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kültür turlarında standart program anlayışının yerini, daha nitelikli ve deneyim odaklı seyahat modellerine bıraktığını ortaya koyuyor. 2025 TURİZM VERİLERİ YURT DIŞI ODAKLI SEYAHATİ İŞARET EDİYOR Türkiye’de seyahat alışkanlıklarına ışık tutan 2025 Turizm Raporu, yurt dışı kültür turlarına olan ilginin belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. 48 bini aşkın rezervasyonun analiz edilmesiyle hazırlanan rapor, Türk gezgininin seyahat anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Raporda, yalnızca destinasyon tercihleri değil; seyahat edenlerin beklentileri, yaş profili, seyahat süreleri ve program tercihlerine ilişkin dikkat çekici veriler yer aldı. Rapora göre 2025 yılında kültür odaklı seyahatlerin yaklaşık yüzde 70’i yurt dışı destinasyonlarda gerçekleştirildi. Bu oran, yurt dışı seyahatin yalnızca belirli bir kesimin tercihi olmaktan çıkarak daha geniş bir gezgin kitlesine yayıldığını ortaya koydu. Seyahat edenlerin yaş ortalamasının 42 olması ise kültür turlarına olan ilginin orta yaş grubunda yoğunlaştığını gösterdi. Raporda öne çıkan en belirgin başlıklardan biri, yurt dışı kültür turlarına yönelik talepteki artış oldu. Özellikle Avrupa şehirlerini kapsayan programlar, tarih ve kültürü bir arada sunan rotalar ile rehberli gezilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Kültür turlarında çiftlerin oluşturduğu iki kişilik seyahatlerin en güçlü gezgin profili olduğu belirtildi. Paris, Roma ve Barselona gibi şehirler, romantik ve kültürel yapılarıyla çiftlerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra Orta Avrupa turlarında Budapeşte, 2025 yılında en çok ziyaret edilen şehir olarak öne çıktı. Bir önceki yılın zirvesinde yer alan Prag’ın yerini alan Budapeşte, kültürel mirası ve ulaşım kolaylığıyla gezginlerin ilgisini çekti. VİZE SÜREÇLERİNE RAĞMEN TALEP AZALMADI Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen yurt dışı seyahat talebinin düşmemesi oldu. Aksine, vizesiz veya kapıda vize uygulaması bulunan destinasyonlara yönelimin hız kazandığı görüldü. Özellikle Balkan ülkeleri, Mısır ve Japonya, vize süreçlerinin görece kolay olması nedeniyle 2025’te yoğun talep gören bölgeler arasında yer aldı. Vizesiz destinasyonlara olan bu ilgi, seyahatseverlerin planlama sürecinde esneklik ve öngörülebilirlik arayışında olduğunu gösterdi. Raporda, gezginlerin uzun ve belirsiz vize süreçleri yerine daha hızlı karar alabilecekleri rotalara yöneldiği ifade edildi. 2025 Turizm Raporu’nda deniz ve gemi turlarının da yükselişini sürdürdüğü belirtildi. Özellikle İngiliz Cunard Line firmasına ait Queen gemileri, yılın öne çıkan seyahat seçenekleri arasında yer aldı. Uzun rotaları, konforlu seyahat deneyimi ve planlı program yapısıyla bu gemilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Ayrıca çocuklu ailelerin vizesiz deniz rotalarına yöneldiği, yaz aylarında deniz temalı programların talep açısından öne çıktığı raporda yer aldı. Maldivler ve Zanzibar, sosyal medya üzerinden en fazla talep edilen uzak deniz destinasyonları olurken; Sharm ve Budva, daha uygun bütçeli seçenekler arasında öne çıktı. YURT İÇİ VE YURT DIŞI TERCİHLER DENGELENDİ Raporda, yurt dışı seyahatlerin artmasına rağmen yurt içi turizm talebinin tamamen geri planda kalmadığına da dikkat çekildi. Yurt içi turlarda Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Karadeniz ve Kapadokya rotaları öne çıktı. Özellikle kültürel içerikli ve rehberli programların yurt içinde de tercih edilmeye devam ettiği belirtildi. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise 2025 yılında en fazla gerçekleştirilen uzun rotalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu tur, hem kapsamlı program yapısı hem de çok sayıda ülkeyi kapsaması nedeniyle ilgi gördü. SATIN ALMA ALIŞKANLIKLARINDA ÇAĞRI MERKEZİ ÖNE ÇIKTI 2025 Turizm Raporu’na göre seyahat satın alma süreçlerinde çağrı merkezi kanalı önemini korudu. Özellikle uzun süreli ve yüksek bütçeli turlarda gezginlerin birebir iletişimi tercih ettiği gözlemlendi. Raporda, gezginlerin program detayları, rehberlik hizmeti ve seyahat güvenliği konularında doğrudan bilgi almayı önemsedikleri vurgulandı. Seyahatlerin en yoğun olduğu dönem ise Kurban Bayramı olarak kaydedildi. Yaz ayları, toplam yolcu sayısı açısından yılın en hareketli dönemi oldu. Raporda dikkat çeken gelişmelerden biri de İzmir ve Ankara çıkışlı turların önceki yıla kıyasla daha hızlı büyümesi oldu. Bu artış, bölgesel çıkışlı tur programlarının erişilebilirliğinin ve talebinin yükseldiğini gösterdi. Büyük şehirler dışındaki gezginlerin de yurt dışı ve yurt içi turlara daha kolay ulaşabildiği belirtildi. GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR 2025 verileri, gezgin profilinde belirgin bir değişime işaret etti. Raporda, seyahatseverlerin artık yalnızca “gezmek” odaklı değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü programlar aradığı vurgulandı. Program akışının net olması, rehberlik hizmetinin niteliği ve zaman yönetimi, gezginlerin karar sürecinde belirleyici faktörler arasında yer aldı. Bu durum, seyahat deneyiminin yalnızca destinasyonla sınırlı kalmadığını; hizmet kalitesi ve organizasyon yapısının da en az rota kadar önemli hale geldiğini ortaya koydu. 2025 “YURT DIŞI TATİL YILI” OLARAK ÖNE ÇIKTI Raporda yer alan veriler, 2025 yılının genel seyahat eğilimleri açısından “yurt dışı tatil yılı” olarak öne çıktığını gösterdi. Kültür turlarındaki artış, vizesiz destinasyonlara yönelim ve deniz-gemi turlarının yükselişi, Türk gezgininin seyahat anlayışında çeşitliliğin arttığını ortaya koydu. 2025 Turizm Raporu, önümüzdeki dönemde turizm sektöründe planlama, destinasyon geliştirme ve hizmet kalitesi konularının daha da önem kazanacağına işaret eden kapsamlı bir veri seti sundu.

Kaçak restoran kaldırıldı, peribacaları yeniden görünür oldu Haber

Kaçak restoran kaldırıldı, peribacaları yeniden görünür oldu

Yürütülen denetim ve tespit çalışmaları sonucunda kaldırılan izinsiz yapı ile birlikte, kaya oluşumlar ve tarihi peyzajla bütünleşen peribacalarının özgün silüeti yeniden ortaya çıktı. Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından yürütülen süreçte; tespit, değerlendirme ve karar aşamalarının titizlikle gerçekleştirildiği, izinsiz uygulamaların belirlenmesinde Kapadokya Bilim Kurulu ile yoğun çalışmalar yürütüldüğü belirtildi. Konunun son olarak Kapadokya Alan Komisyonu’nda görüşülerek karara bağlandığı ifade edildi. Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay; izinsiz yapılaşmayla mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada, bölgenin özgün kimliğinin korunması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Aslanbay; "Kaçak yapıları kaldırıyor, yeni yapılaşmaların sit alanları ve doğal-kültürel miras gözetilerek bölge ile uyum içinde ilerlemesini sağlıyoruz. Turizmin gelişimini destekliyoruz ancak hiçbir turizm yapısı doğal dokunun önüne geçmemelidir. Yapılaşmaların bölgenin dokusuyla uyumlu olması açısından mimari uygulama projelerini Kapadokya Bilim Kurulumuz ve Alan Komisyonumuz büyük bir titizlikle inceliyor ve karara bağlıyoruz. Koruma-kullanma dengesi içinde gelişimi desteklerken, bölgenin ruhunu korumak adına izinsiz yapılaşma ile mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Kapadokya Alan Başkanlığı’nın, kapsamlı restorasyon projelerinden mimari uygulama projelerine kadar birçok çalışmayı değerlendirmeye devam ettiği ve yerel yönetimlerle koordineli şekilde hareket ettiği bildirildi.

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım Haber

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım

DOF Robotics Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık dev bir yatırım için harekete geçti. Şirket, NeoCappadocia ile turizm merkezine yeni nesil ve deneyim odaklı bir eğlence projesi kazandıracak. Avanos’ta 5.000 m² kapalı alanda kurulacak olan NeoCappadocia, ileri teknoloji, canlı performans ve tematik misafirperverliği tek bir çatı altında buluşturmayı hedefliyor. NeoCappadocia bünyesinde Fly Over Cappadocia / Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak. Yılın 12 ayı boyunca hizmet verecek şekilde tasarlanan NeoCappadocia, bölge turizmine sürdürülebilir bir ivme kazandırmayı ve Türkiye’yi deneyim, teknoloji ve inovasyon turizminin küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Yıllık 500 binin üzerinde misafir hedefleniyor Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, “Kapadokya’yı eşsiz doğal mirasının ötesinde teknoloji, hikaye anlatımı ve duygusal deneyimin iç içe geçtiği, yeni bir deneyim evreni olarak konumlandırıyoruz. Doğa ve kültür turizmi tutkunlarının listesinde her zaman üst sıralarda yer alan Kapadokya’ya, NeoCappadocia ile yeni ve güçlü bir ziyaret nedeni ekliyoruz. Faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık 500 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayarak Kapadokya’nın çekim gücünü dört mevsime yaymayı hedefliyoruz. Deneyim turizmi alanında dünyada türünün ilk örneklerinden biri olan NeoCappadocia, Türkiye’nin yaratıcı teknoloji gücünü küresel sahneye taşıyan stratejik bir proje olarak da önem taşıyor” dedi. “Türkiye’yi yüksek teknoloji deneyim ülkesi olarak konumlandıracağız” Kapadokya’da hayata geçirilecek projenin benzerlerinin İstanbul ve Antalya’da da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Mustafa Mertcan, “Güçlü mühendislik altyapımız, Ar-Ge odaklı büyüme vizyonumuz ve küresel bakış açımızla, Türkiye’nin turizm destinasyonu olmasının yanı sıra yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir deneyim ülkesi olarak konumlanmasına katkı sağlıyoruz. Bu projeler ile Türk mühendisliğinin, yaratıcılığının ve inovasyon kabiliyetinin dünya sahnesindeki marka değerini kalıcı biçimde yükseltmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Ortahisar Kapadokya’da gece turizminin yeni adresi oldu Haber

Ortahisar Kapadokya’da gece turizminin yeni adresi oldu

Kapadokya Alan Başkanlığı ile Ortahisar Belediye Başkanlığı iş birliğinde yürütülen çevre dostu aydınlatma projesi kapsamında, toplam bin 200 metre uzunluğundaki Balkan ve Kolastra vadileri ile bölgenin simge yapılarından Ortahisar Kalesi, akşam saatlerinde ışıklandırılarak görsel bir şölen sunmaya başladı. Doğal dokuya ve tarihi kimliğe zarar vermeyecek şekilde tasarlanan sistemler sayesinde vadiler ve kale adeta yeniden hayat buldu. Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde uygulanan proje ile daha önce yalnızca gündüz saatlerinde ziyaret edilebilen Balkan ve Kolastra vadileri, artık geceleri de güvenle gezilebilen alanlar haline geldi. Fotoğraf tutkunlarının ilgisini çeken yeni aydınlatma sistemi, Ortahisar Kalesi'nin gece siluetine de güçlü bir estetik kazandırdı. Kapadokya'da turizmi dört mevsime ve günün her saatine yayma hedefiyle planlanan çalışmaların, 2025 yılı Aralık ayında tamamlandığı bildirildi. Projenin ardından Kapadokya Alan Başkanı ve Ortahisar Belediye Başkanı, aydınlatılan alanlarda incelemelerde bulunarak değerlendirmeler yaptı. İncelemelerde, aydınlatma sistemlerinin kaya oluşumlarına müdahale edilmeden, doğal ve tarihi dokuya saygılı bir anlayışla kurulduğu vurgulandı. Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş, kullanılan teknolojinin çevre dostu olduğuna dikkat çekerek, "Biyolojik dengeyi koruyacak gün ışığı tonlarında projeksiyonlar tercih edildi. Bu sayede hem ziyaretçilerimizin güvenliği artırıldı hem de Ortahisar Kalesi ile vadiler estetik bir gece görünümüne kavuştu" dedi. Daha önce Uçhisar'da hayata geçirilen benzer projelerin ardından, Balkan ve Kolastra vadileri ile Ortahisar Kalesi'nin de gece turizmine açılması, Kapadokya'daki yürüyüş rotalarının ve tarihi alanların cazibesini artırdı. Yeni sistemle birlikte ziyaretçilerin gece yürüyüşlerini daha konforlu bir ortamda gerçekleştirebileceği, bölgedeki turizm hareketliliğinin ise önemli ölçüde artmasının beklendiği ifade edildi. Öte yandan, Balkanderesi Vadisi, Kolastra Vadisi ve Ortahisar Kalesi'nde kullanılan elektrik enerjisinin, Ortahisar Belediyesi'ne ait Güneş Enerji Sistemlerinden sağlanacağı belirtildi. Ortahisar beldesinde yaşayan Kadriye Yılmaz ise, "Daha önce vadilerimiz çok karanlıktı ve dikkat çekmiyordu. Şimdi ışıklandırma sayesinde gelen turistler durup fotoğraf çekiyor. Bölgemiz için çok güzel oldu" şeklinde konuştu.

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor Haber

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘‘Bir sonraki MICHELIN Rehberi tüm Türkiye’yi kapsayacak. Bu gelişme Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacak’’ dedi. Dünyanın en prestijli restoran değerlendirme sistemlerinden biri olan Michelin Rehberi'nin 2026 Türkiye seçkisi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen ödül töreninde açıklandı. 2026 Michelin Rehberi Türkiye seçkisinde toplam 171 restoran yer aldı. Bu restoranlardan 2’si iki Michelin Yıldızı, 15’i bir Michelin Yıldızı, 13’ü Yeşil Yıldız, 39’u Bib Gourmand ile ödüllendirildi. Ayrıca 115 restoran, Michelin Rehberi tarafından tavsiye edilen işletmeler arasında yer aldı. Ödül töreninde konuşan Ersoy, "Kapadokya’mızın da listede yer almasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’deki kapsamının bu yıl genişletildiğini belirten Ersoy, "MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki dördüncü yılında ise büyüleyici peribacalarıyla her gezginin seyahat listesinde yer alan Kapadokya’mızın da MICHELIN listesinde yer alacak olmasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Kapadokya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da ön plana çıktığını anlatan Ersoy, bölgenin Hristiyanlığın erken dönemlerine ışık tutan yer altı şehirlerinden çömlekçilik geleneğine, sıcak hava balonu turlarından mağara otellerine kadar birçok benzersiz deneyim sunduğunu vurguladı. Ersoy, Orta Anadolu mutfağının en seçkin örneklerini içinde barındırmasını da Kapadokya’yı gastronomi alanında değerli bir destinasyon hâline getirdiğine dikkat çekti. Bölgenin sahip olduğu killi toprağın özgün pişirme tekniklerine ve özel bağcılık kültürüne katkı sağladığını belirten Ersoy, bunun Kapadokya’nın kendine has bir gastronomi kimliği kazanmasına olanak tanıdığını ifade etti. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "MICHELIN Rehberi’nin de gözünden kaçmayan bu zengin miras, Kapadokya’daki yetenekli şeflerimiz tarafından dünya standartlarındaki restoranlarda, yöresel ürünlerin özel dokunuşlarla yorumlanması sayesinde ziyaretçilere eşsiz bir lezzet yolculuğu sunuyor. Artık MICHELIN seçkisiyle daha da görünür hale gelecek bu zengin gastronomi kültürünün Kapadokya’yı gezginler için çok daha güçlü bir çekim noktasına dönüştüreceğine yürekten inanıyoruz." Yıldızlı restoran sayısı 17 oldu Michelin Rehberi 2026 Türkiye seçkisinde, üç restoran ilk kez bir Michelin Yıldızı almaya hak kazandı. Muğla’dan 'Mezra Yalıkavak' şef Serhat Doğramacı, İstanbul’dan 'Araf İstanbul' şefler Pınar Korgan Çetinkaya ve Kenan Çetinkaya ile Nevşehir’den 'Revithia' şef Duran Özdemir, 2026 seçkisinde birer yıldızla ödüllendirildi. İki Michelin Yıldızı kategorisinde ise İzmir’den 'Vino Locale' şef Ozan Kumbasar listeye bu yıl dâhil oldu. İstanbul’dan TURK Fatih Tutak ise mevcut iki yıldızını koruyarak seçkideki yerini pekiştirdi. Böylece Türkiye’nin Michelin Yıldızlı restoran sayısı 17'ye ulaştı. ‘‘MICHELIN Rehberi Türkiye’yi kapsayacak’’ Bakan Ersoy, konuşmasında önemli bir gelişmeyi de kamuoyuyla paylaşarak, bir sonraki MICHELIN Rehberi seçkisinin artık Türkiye’nin tamamını kapsayacağını açıkladı. Bu genişlemenin, Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacağına işaret etti. Güçlü bir geleneğin, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihi ve kültürel mozaiğiyle birleşerek saray mutfağında rafine hâle geldiğini vurgulayan Ersoy, "Türk mutfağı, ülkemizin 7 bölgesinde farklı ve eşsiz lezzetler sunuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin gastronomik zenginliğinin yalnızca yemek yapmaktan ibaret olmadığını dile getiren Ersoy, bunun aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgelik olduğunu belirtti. Gastronomide elde edilen başarıların sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir vizyonla şekillendiğini dile getiren Ersoy, geleneksel tariflerin modern sunumlarla buluşturulduğunu, yerel ürünlerin ön plana çıkarıldığını ve sürdürülebilir bir anlayışla hareket edildiğini kaydetti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye genelindeki bu zenginliği değerlendirmeye alacak olmasının, yerel ustaların ve lezzetlerin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını ifade eden Ersoy, bu adımın illerin gastronomi turizminden aldığı payı da artıracağına dikkat çekti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’yi kapsayacak olmasının önemine de değinen Bakan Ersoy, "Her yöremizin, her şehrimizin kendine has tarifleri, özel pişirme teknikleri ve unutulmaz lezzetleri vardır. MICHELIN Rehberi'nin Türkiye'nin tamamını kapsayacak olması, bu binlerce yıllık kültürel birikimimizin, yerel lezzetlerimizin ve mutfak sanatımızın dünya çapında takdir görmesi anlamına gelmektedir. Bu, sadece restoranlarımız için değil, tüm mutfak kültürümüz ve gastronomi mirasımız için gurur verici bir gelişmedir. MICHELIN Rehberi’nin İstanbul, İzmir, Muğla ve son olarak da Kapadokya için hazırladığı seçkiler yalnızca bu destinasyonlarımızın marka değerini arttırmakla kalmıyor; aynı zamanda gurme gezginleri Türkiye’ye çekerek ülkemizin dünyanın önde gelen lezzet merkezleri arasında hak ettiği yeri almasına da katkı sağlıyor. Üstelik MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki varlığı, sürdürülebilirliği, yerelliği merkeze alan Türk gastronomi anlayışının daha iyi tanınmasına da destek oluyor. Türk mutfağı doğal yapısı itibariyle sürdürülebilir geleneklere bağlı olsa da sürdürülebilirlik bizim için sadece gastronomi sektörüyle sınırladığımız bir strateji değil. Bugün odağımız her ne kadar Türk gastronomisi olsa da sürdürülebilirliğin turizm sektörümüzün bel kemiğini oluşturduğunu belirtmek ve bu konuda gerçekleştirdiğimiz en önemli adımın altını bir kez daha çizmek istiyorum" dedi. ‘‘İstanbul, dünyanın en iyi gastronomi şehri seçildi’’ Türk mutfağının uluslararası tanıtımı için Bakanlık olarak yürütülen iletişim stratejilerinin somut sonuçlar verdiğini belirten Ersoy, İstanbul’un kazandığı önemli bir unvana da değindi. Bakan Ersoy, "İstanbul, konuklarına sokak lezzetlerinden esnaf lokantalarına, fine dining restoranlardan Michelin Yıldızlı restoranlara uzanan beş duyuya hitap eden bir seçki eşliğinde; Asya, Orta Doğu, Akdeniz ve Avrupa mutfaklarının da en iyi örneklerini sunan gastro-şehrimiz olarak, yeni dünyanın en iyisi seçildi. Mastercard Ekonomi Enstitüsü tarafından, uluslararası yeme-içme harcamaları analiz edilerek hazırlanan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’na göre İstanbul, dünyanın bir numaralı gastronomi şehri" ifadelerini kullandı. MICHELIN Key listesinde Türkiye’den 26 otel yer aldı Bakan Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm alanında attığı öncü adımlara dikkat çekerek, 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile imzalanan iş birliği anlaşmasının bu alanda bir ilke işaret ettiğini söyledi. Bakan Ersoy, bu adımla Türkiye'nin, hükümet düzeyinde sürdürülebilirlik sertifikasyon çerçevesi geliştiren dünyadaki ilk ülke olduğunu hatırlattı. Bu girişimin diğer ülkelere de ilham verdiğini belirten Ersoy, yalnızca üç yıl içinde uluslararası tanınırlığa sahip GSTC Sertifikasını almaya hak kazanan konaklama tesislerinin sayısının 2 bini aştığını ifade etti. Ersoy, bu çerçevede tüm konaklama tesislerinin sertifikasyon sürecini 2030 yılına kadar tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti. Konaklama sektöründe gerçekleşen bu sürdürülebilir dönüşümün ve hizmet kalitesinin MICHELIN Rehberi’nin dikkatinden kaçmadığını söyleyen Ersoy, konaklama alanında hayata geçirilen yeni değerlendirme sistemi MICHELIN Key seçkisinde Türkiye’nin önemli bir yer edindiğini bildirdi. Michelin Rehberi’nin ilk küresel Anahtar seçkisinde, Türkiye’de 22 otel ‘1’; 3 otel ‘2’ ve 1 otel ise ‘3’ Michelin Key’e sahip oldu. "Önümüzdeki dönemde MICHELIN Key ile ödüllendirilen tesislerimizin sayısının hızla arttığına tanıklık edeceğiz" diyen Ersoy, gastronomi destinasyonlarında olduğu gibi konaklama tesislerinde de bu başarının artarak süreceğine inandığını dile getirdi. Ersoy, "MICHELIN Rehberi seçkisinde yer almaya hak kazanan tüm restoranlarımızı ve şeflerini emeklerinden ötürü tebrik ediyorum. Bu başarının hem restoranlarımızın hem destinasyonlarımızın hem de ülkemizin turizmindeki yükselen konumunu daha da güçlendireceğine inanıyor ve MICHELIN Rehberi’nin artık tüm yurdumuza yayılıyor olmasındaki ivmeden duyduğum memnuniyeti sizlerle paylaşmak istiyorum’’ diyerek sözlerini tamamladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.