Hava Durumu

#Kaos

TOURISMJOURNAL - Kaos haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaos haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya'da ‘karavan' tartışması Haber

Antalya'da ‘karavan' tartışması

Kumluca Belediyesinin Beykonak Mahallesinde karavancılar için bir alan hazırlamasına rağmen Mavikent Mahallesi Aktaş sahilinde kalmaya devam eden karavancılar Kumluca Kaymakamlığı'nca yayınlanan genelge ile jandarma tarafından bu alandan çıkarıldı. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, sosyal medya üzerinden yayımladığı genelgede karavan kullanımındaki artışa dikkat çekerek, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla yeni düzenlemeye gidildiğini belirtti. Genelgede, "İlçemiz genelinde karavan turizmi ve gezgin karavan kullanıcı sayısında ciddi artış gözlemlenmiştir. Bu durum çevre düzenini, kamu güvenliğini, trafik akışını, vatandaşların sahillerden yararlanma vb. gibi sosyal haklarını kullanmasında ve ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede ciddi aksaklıkların yaşanmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. Alınan kararlar kapsamında, resmi karavan park ve çadır alanları ile ruhsatlı ve izinli kamp alanları dışında karavanla konaklama yasaklandı, sahil şeritleri, yol kenarları ve yeşil alanlarda park edilerek konaklanmasının önüne geçildi, uyarılara uymayan karavan ve çadırların kaldırılarak yediemin otoparkına çekilmesi kararlaştırıldı. Karar, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında farklı görüşlere neden oldu. Bazı vatandaşlar karavanların çevre kirliliğine yol açtığını ve sahil kullanımını engellediğini savunurken, bazıları ise karavan turizminin ekonomiye katkı sağladığını ve sosyal hayatın bir parçası olduğunu dile getirdi. Karavan sakinleri tepki gösterdi Vergisini veren, askerlik görevini yapan bu ülkenin vatandaşı olduklarını belirten karavancılar ise, "Emekli olduk, şehrin kaosundan kurtulup sakin bir köşede hayat sürmek istiyoruz. Bunu bize çok gördüler" dedi. Bursa'dan gelip Mavikent Aktaş'ta karavanda yaşayan Kıvanç Tutal, "Çevre temizliği bahanesiyle buradan tahliye ediliyoruz. Ancak çevredeki çöpleri biz topluyorduk. Biz buralarda olmazsak buralara daha da çok kirlenecek. Mümkün oldukça doğamıza sahip çıkmaya çalışıyorduk. Karavanlardaki tuvaletleri dahi kullanmıyorduk. Belediyenin sağladığı içme suyu, duş ve tuvaletlerden faydalanıyorduk. Bu imkânlar varken dışarıya fosseptik boşaltmamız mümkün değil. Hayatın kaosundan kaçıyoruz. Ama daha çok kaos yaşıyoruz. Bize herhangi bir yer gösterilmiyor. Gösterilen yerler çok kötü. Bir anda fahiş zamlar geliyor" diye konuştu. Tamer Özcan ise, "Bizim sıkıntımız aramızda bozuk çıkabilecek insanlarla genellemeye bir tutulmamız. Mutlaka her grubun, toplumun içinde kötü insanlar bunuyor ama biz de onlarla aynı kefeye konuluyoruz. Ben bizzat eşimle birlikte kaldığımız Aktaş Plajını günde üç defa temizliyorum. Ama ona rağmen jandarma ve zabıta tarafından 'burayı boşaltın' deniyor. Gideceğimiz yer belli değil. Bize bir yer gösterilse veya bir hatamız varsa söylenebilir. Kararnameye bakıyorum, denize girilmesi engelleniyor. Nisan ayında pek denize giren yoktu. Üç beş karavancı Polonyalı arkadaş vardı. Onlar denize giriyordu. Biz kimse engel olmadık. Pozisyonumuz denizi kapatacak şekilde de değil. Otuz yıl demir çelik sektöründe çalıştım. Günyüzü görmeden 30 yıl 3 vardiya çalıştım. Emekli ikramiyem ile arabamın arkasına karavan takma hayalim vardı. Güzelim ülkemi dolaşıp gezeyim, insanlara tanışayım. Apartmanımın balkonunda, televizyon karşısında, kahvede ömrüm geçmesin. Amacım bu. Bir yerlere yerleşmek, çökmek değil" dedi. Erol Mergen de, şu ifadeleri kullandı: "Yere çöp atan, kirli suyunu yerlere bırakan karavancı değildir. Biz onlardan değiliz. Biz onlardan ayrılarak hak ettiğimiz değerin verilmesini, onların da devlet tarafından takibinin yapılarak gereken cezaların almasını bekliyoruz. Ama aynı kefeye konulup sanki bu ülkeye vergi vermemiş gibi askerliğimizi veya vatandaşlık görevimizi yapmamış gibi bazı bölgelerden kovulmamız bizim zorumuza gidiyor. Biz bu ülkenin insanı değil miyiz? Biz de doğanın temiz kalması için elimizden geleni yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. Kurumlardan beklentimiz yüksek değil. Tuvalet ve içme suyu. Elektriğimizi kendimiz üretiyoruz." Özgür Kement ise "Devlete vergilerimizi tam anlamıyla vermişiz. Emekliliğimizde biraz gezelim istedik. Geldiler bizi Mavikent bölgesinden kaldırdılar" ifadelerini kullandı.

ERDEM UYARDI! Haber

ERDEM UYARDI!

ERDEM; “BAZI OLUMSUZLUKLARI KİMSE FIRSATA ÇEVİRMEYE KALKMAMALI” Erdem, sektörün iki önemli oyun kurucusu olan acente ve otelcilerin turizm merkezlerimizden binlerce km uzakta devam eden savaş ve yeni yangın yönetmeliği konusunda da şeffaf ve omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizerek “Dünya’nın en etkili ve geniş katılımlı turizm fuarı ITB’de edindiğimiz bilgiler ışığında bir önceki döneme göre içinde bulunduğumuz dönemin doluluklarının daha iyi olduğunu söylemek mümkün. 2026 sezonunun da 2025’i aratmayacağı konusunda herkes mutabık. Hal böyleyken bazı acentelerin savaş ve yangın yönetmeliğini öne sürerek otelcilerin erken ödemelerini yapmadıklarını, verdikleri çekleri geri istedikleri ve fiyat kırmaya çalıştıklarını duyuyoruz.* Bu en başta iç huzuru bozar ve günün sonunda otelci gerekli yenileme yatırımlarını yapamaz, yeterli istihdam sağlayamaz. Acenteler de pazarlamada sıkıntıya düşer.Bu durumda sektörün tüm paydaşları ve ülkemiz zarar görür. Bizim dışarıya burada bir kaos olmadığını iyi anlatmamız ve aksi bir hissiyatı uyandıracak davranışlar içinde bulunmamamız gerekmektedir. Kaldı ki varsa da kritik olan bu süreci hep birlikte el ele atlatmak için çabalıyor olmamız gerekmektedir” şeklinde konuştu. “ALANYA BİRLİKTELİĞİNİ KORUYALIM” 2026 Turizm sezonunu için şu ana kadar kaygı duyulacak bir durum olmadığının bir kez daha altını çizen Başkan Erdem, ayrıca gelişmelerden bağımsız olarak turizm sektörünün pandemiden bu yana tedbirli olmayı refleks edindiğini, bu manada yeni bir uyarıya gerek duymadığını vurguladı. ALTSO Başkanı özetle çoğu otelci ile acentenin uyum içinde çalıştıklarını ama bazı duyumlar üzerine de gerekli uyarıları yapmanın kaçınılmaz hale geldiğini söylediği konuşmasına şöyle devam etti; “Alanya olarak çok güzel bir birliktelik içerisindeyiz. Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, ALTAV ve ALTİD Yöneticileri ile ITB Berlin Fuar’ında çok güzel temaslarda bulunduk. Bizler dışında yaşanan gelişmelere rağmen umutluyuz. Umarız en yakın zamanda her yerde barış tesis olur. Ben bir yandan otelcilere fiyat kırmamaları konusunda tavsiyede bulunurken bir yandan da bazı acentelerin partnerleri olan otelcilere karşı daha dostluk, şeffaflık ve işbirliği içinde olmalarını tavsiye ediyorum. Böyle olursa yediden yetmişe herkes kazanır. Alanya turizmi geçmişte çok daha büyük sorunları başarıyla aştı. Gelecekte de el ele, omuz omuza yürürsek herkesin kazanacağını düşünüyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.