Hava Durumu

#Kanada

TOURISMJOURNAL - Kanada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanada haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı Haber

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı

TÜRKİYE Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türk Hava Yolları (THY) iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya'da ağırlandı. Program kapsamında katılımcılar, İstanbul ve Kapadokya destinasyonlarını yerinde deneyimleyerek bölgenin sunduğu turizm ürünleri, erişim imkanları ve seyahat kurguları hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Ağırlama programı boyunca, Türkiye'nin özellikle uzun mesafeli pazarlarda öne çıkan destinasyonlarının tur operatörleri nezdinde daha güçlü şekilde konumlandırılması amaçlandı. Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörlerini bir araya getiren etkinlik, protokol konuşmaları ve sunumlarla başladı; programın devamında birebir B2B görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay ile TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Anadolu Bölge Temsilcisi Murat Yavuz birer açılış konuşması yaptı. Ardından TGA yetkilisi tarafından destinasyona ve iş birliği imkanlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Sekreteri Yakup Dinler de katıldı. Sektör buluşmasında balon firmaları ile Kayseri ve Nevşehir'den oteller ve seyahat acenteleri de yer aldı. Böylece yerel turizm paydaşları, Kuzey Amerika pazarından gelen tur operatörleriyle doğrudan temas kurma, destinasyonun ürün çeşitliliğini aktarma ve önümüzdeki döneme yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.

Uçuş Sırasında Doğan Bebek Hangi Ülkenin Vatandaşı Oluyor? Haber

Uçuş Sırasında Doğan Bebek Hangi Ülkenin Vatandaşı Oluyor?

Uçuş sırasında gerçekleşen doğumlar nadir olsa da akıllarda aynı soruyu bırakıyor: Gökyüzünde dünyaya gelen bir bebek hangi ülkenin vatandaşı sayılır? Sanılanın aksine bu sorunun tek bir cevabı yok; vatandaşlık, doğum anındaki konumdan ebeveynlerin uyruğuna kadar birçok faktöre bağlı olarak değişiyor. Uçuş sırasında doğan bir bebeğin vatandaşlığı nasıl belirleniyor? Dünyada bu konuda tek bir kural yok. Ülkeler genelde iki farklı sistemden birini (ya da ikisini birlikte) uyguluyor: Kan bağı (jus sanguinis): Bebeğin vatandaşlığı anne ya da babaya göre belirlenir. Toprak hakkı (jus soli): Bebek nerede doğduysa o ülkenin vatandaşı olur. Özellikle ABD ve Kanada gibi Amerika kıtasındaki ülkeler, toprak hakkını uygulayan ülkeler arasında. Hangi ülke nasıl bir yol izliyor? Eğer bir bebek ABD hava sahasında doğarsa, jus soli kuralı sayesinde doğrudan ABD vatandaşı olur. Buna ek olarak, ebeveynlerinin vatandaşlığına bağlı olarak ikinci bir vatandaşlık alma ihtimali de olabilir. Ancak Fransa gibi sadece kan bağı ilkesini uygulayan ülkelerde, hava sahasında doğum yapmak vatandaşlık için yeterli değil. Yani Amerikalı bir ebeveyn, Fransız hava sahasında doğum yapsa bile bebeği Fransız vatandaşı olmaz. Bu durumda bebek, ebeveyninin vatandaşlığını alır. Zaten dünya genelinde en yaygın sistem kan bağı olduğu için, uçakta doğan bebeklerin çoğu ebeveynlerinin vatandaşlığını alır. Çocuğun vatansız kalmasına izin verilmez Diyelim ki annenin resmi bir vatandaşlığı yok ve doğum uluslararası hava sahasında gerçekleşti; bu durum bebeğin vatansız kalma ihtimalini gündeme getirir. Bu gibi durumlarda genellikle çözüm şu şekilde olur: Bebek, uçağın kayıtlı olduğu ülkenin vatandaşlığını alır. Bu uygulama, Birleşmiş Milletler’in özellikle 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşmesi gibi uluslararası düzenlemelerine dayanır. Söz konusu sözleşme, çocukların doğumdan itibaren bir vatandaşlığa sahip olmasını güvence altına almayı amaçlar. Uçuş sırasında doğum yapmak çok nadir görülür Uçakta doğum düşündüğümüzden çok daha nadir gerçekleşiyor. Hatta çoğu havayolu şirketi bu vakaları düzenli olarak takip bile etmiyor. Bunun en büyük nedeni ise şu: pek çok havayolu, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde yolcuların uçağa binmesine zaten izin vermiyor. Yapılan araştırmalara göre; 1929 ile 2018 yılları arasında 73 ticari uçuşta 74 bebek dünyaya geldi. Bebeklerden 71'i doğumdan sonra hayatta kaldı, ikisi doğumdan kısa süre sonra öldü ve birinin durumu bilinmiyor. ABD askeri uçağında doğdu ama ABD vatandaşı sayılmadı Air & Space Forces Association’nın 2021 tarihli haberine göre, Taliban kontrolüne giren Afganistan’dan başlayan tahliye uçuşları sırasında bir Afgan kadın ABD’ye ait askeri bir uçakta doğum yaptı. Doğum tam havadayken değil, uçak Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’ne indikten sonra, uçağın içinde gerçekleşti. Ancak bebek ABD vatabdaşı sayılmadı çünkü ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre ABD’ye ait bir uçak, ABD hava sahası dışındayken “ABD toprağı” kabul edilmiyor. Uçakta doğdu, Hindistan’a indi: Filipin vatandaşı sayıldı ABS'de yer alan 2016 tarihli bir habere göre; Dubai’den Manila’ya giden Cebu Pacific uçağında seyahat eden hamile bir yolcu, uçuş sırasında aniden doğum yaptı. Bebek dünyaya geldikten sonra pilot, anne ve bebeğin güvenliği için Hindistan’a acil iniş yaptı. Yolcuların da destek olduğu doğumda, bir yolcu bebeğe kıyafet ve gerekli malzemeleri sağladı. Haberin en dikkat çekici kısmı ise vatandaşlık konusu oldu: Bebek teknik olarak Hindistan’da doğmuş sayılmasına rağmen, Filipin pasaportu aldı ve Filipin vatandaşı olarak kaydedildi. Gökyüzünde doğdu ama sonuç değişmedi: İngiliz vatandaşı oldu 1990 yılında British Airways’e ait Gana (Accra) – Londra (Gatwick) seferini yapan uçakta bir kadın doğum yaptı ve bebek, uçuş sırasında dünyaya geldi. Shona Kirsty Yves adı verilen bebek, gökyüzünde doğmasına rağmen herhangi bir “özel” vatandaşlık statüsü kazanmadı. Çünkü İngiltere vatandaşlık sisteminde belirleyici olan doğum yeri değil, ebeveynlerin uyruğu. Shona’nın ailesi İngiliz olduğu için kendisi de doğrudan İngiliz vatandaşı olarak kaydedildi. Doğum yeri ise standart bir şehir yerine resmi kayıtlarda “uçakta doğum” şeklinde geçti ve bazı belgelerde “denizde doğdu” ifadesi kullanıldı. Uçakta doğdu, vatandaşlığı belirsiz: Kararı doğum anındaki konum belirleyecek 7 Nisan 2026'da The Guardian'da yayınlanan bir habere göre; Jamaika’dan New York’a giden bir yolcu uçağında bir kadın doğum yaptı. Anne ve bebek iniş sonrası sağlık ekipleri tarafından kontrol altına alındı. Olay, bebeğin vatandaşlığının ne olacağı tartışmasını gündeme getirdi. Vatandaşlık; ebeveynlerin durumu ve doğum anında uçağın ABD hava sahasında olup olmamasına bağlı. ABD hava sahasında doğum gerçekleştiyse ve yasal koşullar sağlanıyorsa bebek ABD vatandaşı olabiliyor. Henüz uçağın doğum anındaki koordinatları açıklanmadı dolayısıyla bebeğin vatandaşlığı resmen netleşmedi.

Tour Of Antalya 2026, Rekor Katılımla Başlıyor Haber

Tour Of Antalya 2026, Rekor Katılımla Başlıyor

Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI 2026 Yol Bisikleti Takvimi’nde UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya, bu yıl tarihinde ilk kez 29 takım ve 174 sporcu ile start alacak. Tour of Antalya 2026, 12-15 Mart tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. 2026 yılında tüm etap startları 4 gün boyunca The Land of Legends’tan verilecek. Tour of Antalya 2026 Rotası: 1. Gün: 12 Mart- The Land of Legends -Erdal İnönü Parkı (145 km) 2. Gün: 13 Mart- The Land of Legends- The Land of Legends (138 km) 3. Gün: 14 Mart- The Land of Legends- Saklıkent Kayak Merkezi (Kraliçe Etap) (87,7 km) 4. Gün: 15 Mart- The Land of Legends- Atatürk Parkı (142,4 km) Kraliçe etap olarak öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki tırmanış, genel klasmanın şekillenmesinde yarışın en kritik bölümlerinden biri olacak. Parkur, zorlu yapısıyla sportif rekabeti üst seviyeye taşırken; Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı Sahili gibi Antalya’nın kültürel ve turistik değerlerini de uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Tour of Antalya 2026, ulusal ve uluslararası yayınlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak. Yarışın 4. etabı TRT Spor’dan canlı yayınlanacak, ayrıca organizasyon için hazırlanan 52 dakikalık özel program Eurosport’ta iki kez ekranlara gelecek. Tüm etapların start ve finiş noktalarındaki heyecan, SportsTV canlı yayınlarıyla izleyicilere aktarılacak. Metin Cengiz: "Tour of Antalya, Antalya ve Türkiye için Büyük Değer Taşıyor" Antalya’nın tarihi miraslarından biri olan Hadrian (Hadrianus) Kapısı’nda düzenlenen Tour of Antalya basın toplantısında konuşan Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Tour of Antalya’nın Antalya ve Türkiye için sportif ve turizm değerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek olan Tour of Antalya, kısa süre içerisinde şehrimizin ve ülkemizin en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır. Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda 'Bir bisiklet yarışının ötesinde' anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir." Tour of Antalya 2026’da 7 Türk Takımı Uluslararası Arenada UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya 2026’ya 14 farklı ülkeden 29 takım ve 174 sporcu katılım sağlayacak. Rekor katılımın yaşandığı organizasyonda 7 Türk takımı da start alacak. Spor Toto Cycling Team, Konya Büyükşehir Belediye Spor, MBB Continental Cycling Team, İstanbul Team, Konya Gelişim Spor Kulübü, Gebiz Spor Kulübü ve Antalya Spor Kulübü, Tour of Antalya 2026’da Türkiye’yi temsil edecek. Tour of Antalya 2026 takımları şöyle: 1.Almaty Continental Team (Kazakistan) 2. Antalya Spor Kulübü (Türkiye) 3. APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD) 4. ASC Monsters Indonesia (Endonezya) 5. Azerbaijan National Team (Azerbaycan) 6. Bike Aid (Almanya) 7. China Anta - Mentech Cycling Team (Çin) 8. China Chermin Cycling Team (Çin) 9. CLN - Kosovo (Kosova) 10. Gebiz Spor Kulübü (Türkiye) 11. Hucare Factory Team (Almanya) 12. İstanbul Team (Türkiye) 13. Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye) 14. Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye) 15. Les Rouleurs (Kanada) 16. Li Ning Star (Çin) 17. MBB Continental Cycling Team (Türkiye) 18. Mazowsze Serce Polski (Polonya) 19. National Team of Kazakhstan (Kazakistan) 20. Project Echelon Racing (ABD) 21. Rembe | rad-net (Almanya) 22. Shimano Racing Team (Japonya) 23. Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika) 24. Spor Toto Cycling Team (Türkiye) 25. Team Amani (Ruanda) 26. Team Huansheng (Çin) 27. Team Vino (Kazakistan) 28. Uzbekistan National Team (Özbekistan) 29. Wibatech Lubelskie Pera Polski (Polonya)

Manisa Bezi, Geleneksel Dokumayla Turizme Kazandırılıyor Haber

Manisa Bezi, Geleneksel Dokumayla Turizme Kazandırılıyor

Osmanlı döneminde dayanıklılığı ve hafifliği nedeniyle gemi yelkenlerinde kullanılan Manisa bezi, günümüzde ise peştemal, havlu, masa örtüsü, şal ve çeşitli günlük kullanım ürünlerine dönüştürülerek yeniden hayat buluyor. 2004-2005 yıllarında Manisa Türk Kadınlar Konseyi Şube Başkanı Mübeccel Kafkaslı'nın girişimleriyle geleneksel el tezgahlarında kadınların emeğiyle dokunan Manisa bezi, hem kültürel mirasın korunmasını sağlıyor hem de kadın istihdamına katkı sunuyor. Manisa Tarihi Bezi Kooperatifi (MABEZ) çatısı altında Manisa Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda kadınlar hem dokumacılığın inceliklerini öğreniyor, hem de Manisa bezi sayesinde gelir elde ediyor. Emek ve terapi dokuma tezgahında buluştu Öte yandan kadınlar için Manisa bezi yalnızca bir üretim süreci değil, aynı zamanda bir terapi niteliği de taşıyor. Sabah erken saatlerde tezgah başında buluşan kadınlar dertlerini kapının dışında bırakarak hem dokuma yapıyor hem de sohbet eşliğinde dertleşiyor. Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü açtıkları kurslar ve üretime sağladıkları katkılarla önemli bir kültür varlığı olan Manisa bezini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. "Kadınların ev ekonomisine katkı sağlıyor" Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlyas Kayaokay, Manisa Bezi'nin kadınların ekonomisine katkı sağladığını vurgulayarak, "Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak MABEZ Kooperatif Başkanlığıyla işbirliği içerisinde unutulmaya yüz tutmuş bir eser niteliğinde olan tarihi Manisa bezi üretimi gerçekleştiriliyor. Tarihi Manisa bezi Osmanlı döneminden günümüze kadar gelmiş şu anda da bulunduğumuz atölyede bunu gelecek nesillere aktararak kadınlarımıza da istihdam alanı sağlayan bir meslek alanıdır" ifadelerini kullandı. Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak unutulmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili kurs açmaya çalıştıklarını belirten Kayaokay, "Biz Şehzadeler Halk Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle unutulmaya yüz tutmuş eserlerle ilgili kurslar açmaya gayret ediyoruz. Tarihi Manisa bezi de bunların örneklerinden biridir. Hem gelecek nesillere aktarılması bizim için önem arz ettiği gibi ayrıca kadınlarımıza da bir istihdam alanı sağlıyor" diye konuştu. "Yelkenli bezi olarak başladı şal ve masa örtü olarak dokunmaya devam ediyor" Manisa bezinin ilk olarak gemilerde yelken olarak dokunduğunu söyleyen Manisa Bezi Dokuma Usta Öğreticisi Serpil Bingöl, "Manisa bezi 600 yıl öncesine dayanıyor. İlk zamanlar yelkenli bezleri olarak sonra içlik ve dışlık olarak dokunmaya devam ediyor. Tekstil mağazaları açıldıktan sonra 1975'lerde tamamen bitiyor. Daha sonra Mübeccel Kafkaslı hamın böyle bir şeyi canlandırmak istiyor. Halk eğitimlerle, milli eğitimle ortaklaşa tezgahlar kuruluyor. Ben de bu işe bir 2004'te başladım. 2004'ten bugüne kadar usta öğretici olarak devam ediyorum. Günümüzde artık ipek şallar, ipek pamuk şallar, peştemaller, masa örtüleri gibi ürünlerde alıcı buluyoruz" dedi. "Emine Erdoğan'a kadar ulaştırıldı" Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vasıtasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a kadar Manisa bezinin ulaştırıldığını ifade eden Bingöl, "Genellikle valilik, ticaret odaları, resmi kurumlara devamlı hediyelik olarak temin ediyoruz. Ayrıca da Manisa Ticaret ve Sanayi Odamız da 8 yıldan beri bize destek oluyorlar. Elde edilen gelir de yeniden malzeme olarak bize geri dönüyor. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne de temin ediyoruz. Bu sayede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan hanımefendiye de ulaştırıldı" diye konuştu. "Yurtdışından talep çok" Yurtdışından talep çok olduğunu ifade eden Bingöl, "Yurtdışına çok gönderiyoruz. Bu şekilde de tanıtmaya çalışıyoruz. Kanada'ya gidiyor, Amerika'ya gidiyor. Ayrıca haç kıyafeti olarak da tarihi Manisa bezi kumaşlarımız kullanılıyor. Çünkü terletmiyor, üşütmüyor ve yüzde 100 doğal pamuklu olduğu için tercih oluyor. Havuz kenarı ve deniz kenarında da kullanımı olduğu için dış ülkelerde peştemallerimiz çok tercih ediliyor. Kanada çok tercih ediyor. İngiltere'ye gönderdik hatta orda basında da yer aldık" dedi. "Kadınlara terapi gibi oluyor" Dokumacı kadınlarında tezgahta adeta terapi gördüğünü ifade eden Bingöl, "Bizim 7-8 saatlik bir kursta hem onlarla beraber dokuyoruz hem hizmet ediyoruz. Hem bayanlarımıza da katkıda bulunuyor evlerine. Terapi gibi görüyorlar. Burada kahvaltıda bir araya gelerek birbirleriyle dertleşiyorlar" ifadelerini kullandı. "Burası bana iyi geliyor" Dokuma tezgahında adeta terapi gördüğünü belirten dokumacı Ayşe Arslan "Burada dokumacıyım. 6-7 seneden beri dokuma yapıyorum. Hiç çalışmışlığım yok. İlk defa burada bir çalışma hayatıma oldu. Benim için de çok iyi oldu. Hem ev ev bütçeme katkıda bulunuyorum hem kafamı dağıtıyorum. Arkadaşlıklar da çok güzel. Burası bana çok iyi geldi" dedi.

Kanadalı İki Arkadaş Bisikletle Türkiye Turu Yapıyor Haber

Kanadalı İki Arkadaş Bisikletle Türkiye Turu Yapıyor

Kanadalı iki arkadaş, Avukat Philipe ve üniversite danışmanı Marjorie, Türkiye'yi bisikletle gezmeye çıktı. 5 Ağustos'ta başladıkları ve 1 Eylül'de sona erecek 1 aylık Türkiye turu kapsamında Konya’nın Karapınar ilçesine gelen ikili, gördükleri misafirperverlik karşısında adeta büyülendiklerini dile getirdi. Türkiye’yi uzun zamandır merak ettiklerini ve birkaç yıl önce bu geziyi planlamaya başladıklarını belirten Philipe ve Marjorie, bu seyahatin sadece turistik bölgelerle sınırlı olmadığını, asıl amaçlarının Türkiye’nin otantik kültürünü ve yerel insanlarını tanımak olduğunu vurguladı. İnsanlarla sohbet ettiklerini ve kendilerini evlerine davet edip yemekler ikram edildiğini belirten Marjorie, "Sanırım bu kadar sıcak karşılama dünyada başka hiçbir ülkede mümkün değil" dedi. Philipe ise Türkiye'deki doğa çeşitliliğine hayran kaldıklarını dağlar, kaya oluşumları, Karapınar’daki çöl benzeri yollar, uçsuz bucaksız tarım arazilerinin etkileyici olduğunu bu güzellikleri tüm arkadaşlarına anlatacaklarını söyledi. Bisiklet yolculukları sırasında bazı teknik sorunlarla karşılaştıklarını söyleyen ikili, Türk halkının yardımseverliği ve nezaketi sayesinde hiçbir sorun yaşamadıklarını belirtti. Philipe, "Sürücüler motosikletlilere karşı çok saygılı. Türk halkı şimdiye kadar gezdiğimiz ülkeler arasında en misafirperver olanı" şeklinde konuştu. Kanadalı dostlar, Türkiye turunu tamamladıktan sonra ülkelerine döneceklerini ancak bu eşsiz deneyimi ömür boyu unutmayacaklarını söyledi.

En Güçlü Pasaportlar Açıklandı Haber

En Güçlü Pasaportlar Açıklandı

Henley & Partners tarafından hazırlanan 2025 Henley Pasaport Endeksi kamuoyuyla paylaşıldı. Her yıl düzenli olarak yayımlanan listede, ülkelerin pasaportlarının sağladığı vizesiz seyahat özgürlüğü temel alınarak sıralamalar oluşturuluyor. Bu yılki endekste önceki yıllara göre dikkat çeken değişiklikler yaşandı. Türkiye’nin vizesiz erişim sağlayabildiği ülke sayısı ve sıralamadaki konumu da bu kapsamda güncellendi. SİNGAPUR ZİRVESİNİ KORUDU Endeksin 2025 verilerine göre listenin zirvesinde yine Singapur yer aldı. Singapur pasaportu, 227 ülke ve bölgeden 193’üne vizesiz giriş hakkı tanıyarak birinci sıradaki yerini korudu. İkinci sırada Güney Kore ve Japonya bulunuyor. Bu iki Asya ülkesinin yurttaşları 190 ülkeye vizesiz seyahat edebiliyor. Üçüncülüğü ise Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya ve İspanya paylaşıyor. Bu ülkelerin pasaportlarıyla 189 ülkeye vizesiz giriş mümkün. AVRUPALI ÜLKELER İLK SIRALARI PAYLAŞIYOR Listenin dördüncü sırasında Avusturya, Belçika, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz ve İsveç yer aldı. Bu ülkeler 188 ülkeye vize almadan seyahat hakkı sağlıyor. Beşinci sırada bulunan ülkeler ise Yunanistan, İsviçre ve Yeni Zelanda. Bu üç ülkenin yurttaşları 187 ülkeye vizesiz giriş yapabiliyor. Birleşik Krallık ise uzun yıllardır bulunduğu üst sıralardan altıncı sıraya geriledi. Bu yıl Birleşik Krallık pasaportu sahipleri 186 ülkeye vizesiz erişim hakkına sahip. Yedinci sırada Avustralya, Çekya, Macaristan, Malta ve Polonya yer aldı. Bu ülkeler 185 ülkeye vizesiz seyahat imkânı sunuyor. Sekizinci sırada ise Kanada, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyor. Bu ülkelerin vatandaşları 184 ülkeye vizesiz gidebiliyor. TÜRKİYE'NİN SIRALAMASI BELLİ OLDU Henley & Partners’ın yayımladığı 2025 Henley Pasaport Endeksi’ne göre Türkiye, vizesiz seyahat özgürlüğü 227 ülke ve bölge arasında 46. sırada yer aldı. Türkiye pasaportu ile erişilebilen ülkelerdeki artış, sıralamadaki yükselişe yansıdı. Genel değerlendirmede ise Türkiye’nin sıralaması 89. oldu.

Erciyes, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’na Hazır Haber

Erciyes, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’na Hazır

KAYSERİ (İHA) - Türkiye’nin önde gelen kış sporları merkezi Erciyes, 2025 Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın ikinci ayağına ev sahipliği yapacak. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen lansmanda duyurulan etkinlik, şampiyonanın Türkiye’deki tek durağı olacak. 2011 yılından bu yana düzenlenen Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası, şimdiye kadar yalnızca İtalya, Avusturya, İsviçre ve Rusya gibi ülkelerde gerçekleşti. Erciyes, bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapan ilk ve tek Türk kayak merkezi olma özelliğini taşıyor. Finlandiya, İsveç ve Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 2025 ayağında, Erciyes’te başta Finlandiya, İsveç, Norveç, Almanya, Estonya, Rusya, Kanada ve ABD olmak üzere 12 farklı ülkeden sporcu katılımı olacak. Geçtiğimiz yıl Erciyes’te ilk kez düzenlenen şampiyona, televizyon, internet ve sosyal medya aracılığıyla 850 milyon kişiye ulaştı. Bu yıl ise organizasyonun 86 ülkeye yayılması bekleniyor. 15-16 Mart 2025 tarihlerinde gerçekleşecek yarışlar, erkekler ve kadınlar kategorilerinde büyük bir mücadeleye sahne olacak. 41 pisti, 112 kilometrelik kayak alanı ve 26 milyon metrekarelik yüz ölçümüyle Erciyes, her yıl milyonlarca turisti ağırlayarak Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Erciyes, Türkiye'de Uluslararası Dağ Kurtarma Komisyonu ICAR üyesi tek kayak merkezi olma unvanını da elinde tutuyor. Bureau Veritas tarafından "Güvenli Kayak Merkezi" sertifikasına layık görülen Erciyes, geçen sezon 2,5 milyon ziyaretçiyi ağırlarken bu yıl hedefini 3 milyona çıkardı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımları sayesinde gelişimini sürdüren Erciyes, her mevsim düzenlenen uluslararası spor organizasyonlarıyla bölge turizmine ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor.

Nemrut Dağı Her Mevsim Yabancı Turistlerin Gözdesi Haber

Nemrut Dağı Her Mevsim Yabancı Turistlerin Gözdesi

ADIYAMAN (İHA) - Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bulunan ve Kommagene Uygarlığı’na ait tarihi eserleri barındıran Nemrut Dağı, yılın her döneminde ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Türkiye’nin kültür turizmi açısından önemli bir noktası olan bu bölge, özellikle Mart-Kasım aylarında yoğun ilgi görüyor. Ancak, son yıllarda kış turizmi de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut’a ilgiyi artırmış durumda. Karla kaplı zirvede güneşin doğuşunu ve batışını izleyen ziyaretçiler, eşsiz bir manzara ile karşılaşıyor. Bu yıl hava şartlarının elverişli olmasıyla birlikte birçok turist, karla kaplı tarihi mekânın tadını çıkarmak için Nemrut’u ziyaret etti. Daha önce yaz mevsiminde bölgeye geldiğini belirten Kanadalı iş insanı Jonathan Wolfe, "İki yıl önce normal sezonda geldim. Alman iş ortağım Stefan Lohmann ile kalabalık bir ziyaretçi grubu vardı. Karlı Nemrut Dağı resimleri beni celp etti ve bir daha geldim. Bu mevsimde Nemrut bir başka güzel oluyormuş. Tepeden Mezopotamya’ya bakan Nemrut Dağı’nı muhakkak havanın açık olduğu kış aylarında görün. Doğası büyüleyici, karlar arasında başlarını çıkaran 2 bin 100 yıllık sanat eseri dev tanrı heykelleri başka yerde yok" ifadelerini kullandı. Bu sefer kızı Julia ile bölgeyi ziyaret eden Wolfe, dönüşte ülkesi Kanada’da Nemrut’un kış turizmi potansiyelini tanıtacağını belirtti. "Coğrafyanız çok zengin bir turizm kaynağına sahip" diyerek hayranlığını dile getirdi. 2 bin 100 yıllık dev tanrı heykelleriyle ünlü Nemrut Dağı, özellikle kışın sunduğu büyüleyici atmosferle doğa ve tarih meraklılarını cezbetmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.