Hava Durumu

#Kaleiçi

TOURISMJOURNAL - Kaleiçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaleiçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor Haber

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor

Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB); bir turistin 1 günlük her şey dahil sistemde 5 yıldızlı otele ödeyeceği ücret ile şehir merkezinde turistik bir otele ödeyeceği ücret, şehir merkezi gezisi ve harcamalarının 2020 ile 2026 yılları arasındaki farkına yönelik bir çalışma yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan ANTOB Başkanı Alp Özel, şehir merkezi bakımından fiyatların 2020 yılına göre yükseldiğini söyledi. Özel, 2020 yılında ATSO meslek komitesinde yaptıkları hesaplamalarda, kent merkezindeki otellerde konaklayan bir turistin harcama ortalaması 80-82 avro iken, bugün 180 avroya yükseldiğini, 5 yıldızlı her şey dahil otellerde ise o gün 130 avro civarı olan kişi başı ücretin bugün de aynı seviyelerde olduğunu belirtti. Özel, “O dönem meslek komitemizde, 5 yıldızlı otelde konaklayan bir turistin verdiği parayla, şehir merkezinde alabileceği hizmeti sorgulamış, 770 TL ve o günkü kura göre yaklaşık bu 80-82 avro civarına geldiğini hesaplamıştık" dedi. "TL OLARAK ARTIŞ VAR" Alp Özel; Bugün yapılan hesaplamalara göre şehir merkezinde bir turistin konaklama ücreti ise 1500 TL'den başladığını, 2020'deki aynı kalemleri hesapladığımızda 9 bin TL'lik bir fiyatın çıktığını bunun da 180 avroya denk geldiğini ifade etti. Avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kata yakın artışın söz konusu olduğunu ve 2020'de esnafın o fiyatlarla para kazandığını ama bugün esnaf ve şehir merkezindeki otelciler kazanamadığını söyledi. "ESNAF VE ŞEHİR MERKEZİNDEKİ OTELLERİN PARA KAZANAMAMA SEBEBİ YENİ OTEL YATIRIMLARI" Bu sorunun en büyük nedeninin 5 yıldızlı otellerin sayısındaki artış olduğunu söyleyen Özel, “Katma değer gibi gözükse de artık Antalya'da 5 yıldızlı otel sayısı çok fazla ve şehir ekonomisine zarar veriliyor. Aralarında çok ciddi rekabet var. Haddinden fazla yatak kapasitemiz var ve yatak kapasiteleri doldurulmak için fiyatlar aşağı çekiliyor, 2020 fiyatlarına göre satış yapabiliyor. Çünkü çok fazla miktarda yatak var ellerinde. Karlılıklarından da feragat ediyorlar. Yani neticede esasında para kazanamayıp maliyetine satış yapmak durumunda kalıyorlar. Bu da şehir merkezine turistin gelmesini engellemekte" dedi. YENİ OTEL YATIRIMLARI YERİNE ESKİ TESİSLERİN YENİLENMESİ TEŞVİK EDİLMELİ Şehir merkezindeki küçük ve orta ölçekli otellerin boş kalması her kesime olumsiz yansıdığını ifade eden Özel, “Şehirdeki esnaf para kazanamıyor. Çünkü eskisi gibi şehirde turist yok, nakit akışı yok. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmanın tek yolu yatak sayımızı artırmayı durdurmamız lazım. Arz-talep dengesi ticaretin birinci kuralıdır. Talep sabit kalmakla beraber arzımız katlanarak artıyor. Her yıl görüyoruz ki yeni oteller açılıyor. Buna dur dememiz lazım. Yoksa bu şehir ciddi anlamda büyük bir krize gitmekte. Teşvik ve tahsisin kaldırılması lazım. Antalya gelişimini bu noktada tamamladı. Bu gidişatı yavaşlatmak, durdurmak, elimizdeki fazla yatak kapasitesinin nitelikli turistle buluşabilmesi için bölgemizde tahsislerin, teşviklerin kaldırılması eğer verilecekse de turizmin gelişmekte olan noktalarına ve lüzumlu noktalarına verilmeli. Şehrin nitelikli turistle buluşması için yapılacak yatırımların teşviki çok daha değerli. Şehrimiz çok ciddi kan kaybediyor, düşük faizli krediler verilerek, kadim işletmelere renovasyon kredilerinin çok acil çıkmasını istiyoruz" dedi. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ OTELLER MALİYET BASKISI NEDENİYLE SIKINTIDA ANTOB'un raporunda, Antalya ekonomisini ayakta tutan küçük ve orta ölçekli otellerin boş kaldığı, maliyetlerin yarattığı baskı ve sınırlı kapasite nedeniyle fiyatlarını çoğu zaman maliyetin altına indirmek zorunda kaldığı belirtilerek, konuyla ilgili Özel şunları söyledi: “Şehir merkezine gelen turistin harcama eğilimi düşmekte, nitelikli turist için şehir merkezi cazibesini kaybetmektedir. Esnafın cirosu her geçen gün erimekte, karlılık yok olmakta, geliri büyük oranda turizm olan bu şehirde yoksulluk çarşının tam ortasında en yoğun şekilde hissedilmektedir. Bu geçici bir mesele olmadığı gibi, turizmin kentten koparılması anlamına gelmektedir. Bu, Antalya'nın ekonomik damarlarının yavaş yavaş kurutulmasıdır. Bir önce önce vahşi turizm yatırımlarının, kontrolsüz yeni otel yapma iştahının acilen durdurulması gerekmektedir. Antalya'da yapılan her yeni otel yatırımı, her ilave yatak kapasitesi; Antalya turizminin tabutuna çakılan bir çividir. Yatak kapasitemizin kontrol dışı artması altyapı başta olmak üzere karayolları ve belediye hizmetlerinin artmasına da sebep olmaktadır. Eğer bu gidişat kontrol altına alınmazsa; 5 yıldızlı oteller düşük karlılıkla dolarken, şehir merkezi karanlıkta kalacaktır. Turizm, yalnızca otel odalarında değil; sokakta, restoranda, dükkanda, kent yaşamının tamamında var olmalıdır. Aksi halde, vahşi otel yatırımcılarının her şey dahil ile sisteme soktukları ilave yatak kapasitesi en başta şehir otellerini, ardından şehrin esnafını, işletmelerini ve sosyal hayatını, yani koskoca bir şehri yok edecektir. Bu tablo raporlanmalı, yok olan şehir ekonomisini kurtarmak için tüm dinamikler ayağa kaldırılmalıdır."

Antalya-Alanya Otoyolu Yıllık 17,7 Milyar Lira Tasarruf Sağlayacak Haber

Antalya-Alanya Otoyolu Yıllık 17,7 Milyar Lira Tasarruf Sağlayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projemiz, zamandan 16,9 milyar lira, akaryakıttan 800 milyon lira olmak üzere yıllık yaklaşık 17,7 milyar lira tasarruf sağlamış olacak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Finansal Kapanış Töreni'ne katıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, Antalya ve Alanya'nın her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan iki önemli turizm merkezi olduğunu belirterek, "Artan nüfus ve turizm hareketliliği, ulaşım altyapısını da yeni yatırımların yapılması noktasında zorlamaktadır, gerekli kılmaktadır. İşte bu noktada hayata geçirdiğimiz bu projemiz, sadece bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda turizmi, ticareti ve bölge ekonomisini güçlendirecek bir kalkınma hamlesidir. 84 kilometre ana gövde, 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometre uzunluğundaki bu otoyolumuz 7 farklı seviyeli kavşak, 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel, 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadük ve 4 otoyol hizmet tesisiyle modern mühendisliğin örneklerinden birisini teşkil edecek" ifadelerini kullandı. "Projemiz, 17,7 milyar lira tasarruf sağlamış olacak" Otoyolun yolculuk süresini de kısaltacağını aktaran Uraloğlu, "Saatte 140 kilometre tasarım hızıyla mevcut yolda ortalama 2,5 saat, yoğun zamanlarda özellikle yaz aylarında 4 saate kadar varan bir ulaşım süresini 36 dakikaya güvenli ve istikrarlı bir şekilde indirmiş olacağız. Özellikle yaz aylarında yaşanan trafik çilesini de ortadan kaldırmış olacağız. Bölgedeki Kleopatra Plajı'ndan Kaleiçi'ne, Aspendos'tan Manavgat Şelalesi'ne uzanan yolculukları hızlı, güvenli ve konforlu bir hale getirmiş olacağız. Ayrıca projemiz zamandan 16,9 milyar lira, akaryakıttan 800 milyon lira olmak üzere yıllık yaklaşık 17,7 milyar lira tasarruf sağlamış olacak" şeklinde konuştu. Otoyolu kamu-özel iş birliği modeliyle inşa ettiklerine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, "Yüksek kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kamu kaynağı kullanılmadan özel sektör imkanları ve finansmanıyla yatırımların çok daha kısa sürede gerçekleşmesini sağlıyoruz. Uluslararası finans kuruluşlarının ‘biz bu projeyi finanse edeceğiz' diyerek kredi sağlayacaklarını da sektörün içindekiler siz çok iyi bilirsiniz. Bir ülkenin istikrarına ve ekonomisine olan güvenin en büyük göstergelerinden bir tanesidir" değerlendirmesinde bulundu. "Bu proje, sadece bölge için değil, Türkiye'nin küresel lojistik ağındaki rolü için de stratejik bir öneme sahip" Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bu projeler, Türkiye'nin istikrarına ve geleceğine duyulan inancın somut birer kanıtıdır ve bugün kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilen bu projemizde görevli şirketlerimiz Limak İnşaat ve Antalya-Alanya Otoyol Yatırım İşletmesi tarafından sürdürülen kredi çalışmalarında nihai aşamaya gelmiş olmanın mutluğunu yaşıyoruz. Yatırım bedeli 2 milyar 429 milyon avro olan söz konusu otoyolumuzun 729 milyon avrosu, yani yaklaşık yüzde 30'u öz sermaye ile yapılırken, 1.7 milyar avro yani yüzde 70'lik kısmı ise banka kredisi ile sağlanmış olacak. Kredi verenler, 3'ü Çinli, 2'si Suudi Arabistan kökenli, 1'i Kuveyt, 1'i Almanya ve 1'i de Yunanistan merkezli 8 ayrı uluslararası yatırım finansman kuruluşları ve bazı bankalar, 6 yerli banka olmak üzere 14 finans kuruluşundan oluşuyor. Antalya-Alanya Otoyolu, önümüzdeki yıllarda planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla entegre olarak, İzmir'den Avrupa sınırına uzanan kesintisiz bir otoyol ağının parçası olacak. Bu proje, sadece bölge için değil, Türkiye'nin küresel lojistik ağındaki rolü için de stratejik bir öneme sahip." Bakan Uraloğlu'na konuşmasının ardından hediye takdimi yapıldı ve imza töreni gerçekleştirildi.

Antalya Saat Kulesi’nde Güç Sorunu Turizmi Gölgede Bırakıyor Haber

Antalya Saat Kulesi’nde Güç Sorunu Turizmi Gölgede Bırakıyor

Bizans döneminde inşa edilip 2. Abdülhamid döneminde saat kulesine dönüştürülen Antalya Saat Kulesi'nin saati güç kaynağı sıkıntısı sebebiyle uzun süredir doğru zamanı göstermiyor. Yetkililer güç kaynağı sorununun çözüldüğünü belirtirken vatandaşlar ve esnaf, turizmin merkezindeki bu görüntünün düzeltilmesini istiyor. Antalya'da milattan sonra 9'uncu yüzyılda Bizans döneminde inşa edilen ve 2'nci Abdülhamid döneminde saat kulesine dönüştürülen tarihi Antalya Saat Kulesi'nin saati uzun süredir çalışmıyor. Kentin simgelerinden olan Saat Kulesi, milyonlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Kaleiçi'nin girişindeki Kalekapısı bölgesinde bulunuyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), "En kısa sürede güç kaynağı temin edilerek sorun giderilecek" açıklamasında bulunmuştu. Son olarak Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından konunun takibinin yapıldığı ve güç kaynağı temininin geçici kabulünün gerçekleştirildiği bildirildi. Ancak vatandaşlar ve esnaf, yıllardır tekrarlayan bu arızanın kalıcı olarak çözülmesini istiyor. Tarihi Saat Kulesi, geçmişte farklı dönemlerde bakım ve onarımdan geçti. Ancak bölgedeki esnaf, yapılan müdahalelerin sorunu kısa süreliğine giderdiğini, ardından saatin yeniden durduğunu söylüyor. "Doğruyu da gösterse yanlış olduğunu düşünürüz" Bölgede esnaflık yapan Murat Engin, "Aylar değil, yıllar diyebiliriz. Saat hiç doğruyu göstermedi. Antalya'nın sembolü olan Saat Kulesi'nin saati göstermemesi yetkililerin ilgilenmesi gereken bir durum. İnsanlar şehir merkezine indiğinde saatin çalışmadığını görüyor. Biz artık bu duruma alıştık, doğruyu da gösterse yanlış olduğunu düşünürüz" dedi. Antalya'ya tatile gelen Cengiz Öğmen ise "Saat 12'yi çeyrek geçiyor fakat Saat Kulesi'nin saati 14.40'ı gösteriyor. Bu yanlışın düzeltilmesini istiyoruz" diye konuştu.

Antalya Kaleiçi'ndeki Mermerli Plajı 15 milyona kiralandı Haber

Antalya Kaleiçi'ndeki Mermerli Plajı 15 milyona kiralandı

Antalya Kaleiçi Yat Limanı'ndaki Mermerli Plajı'yla ilgili tartışmalar sürerken, Antalya Valiliği konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, plaj işletmesinin 15 milyon TL + KDV bedelle kiraya verildiği ve halka açık işletme şartının getirildiği vurgulandı. Ayrıca restorasyon çalışmalarında toplamda yaklaşık 64,7 milyon TL harcandığı bildirildi. Valilik açıklamasında, Mermerli Plajı'nın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bin 77 metrekarelik bir alan olduğu ve 30 yılı aşkın süredir ecrimisil karşılığında alkollü bir restoran ile birlikte plaj işletmesi olarak kullanıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, bu uygulamaya son verildiği belirtilerek şu bilgilere yer verildi: "Yıllık (2025) ecrimisil bedeli 720 bin TL ve kira bedeli 400 TL (birim fiyat) olan yaklaşık 300'ün üzerinde şezlong ile hizmet veren uygulamaya son verilmiştir." 10 yıllığına kiralandı Valilik, plajı daha verimli ve Antalya'ya yakışır bir mekan haline getirmek amacıyla, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı arasında 10 yıl süreli kiralama gerçekleştirildiğini bildirdi. İlk yıl için 2 milyon 700 bin TL maktu kira bedeli üzerinden sözleşme imzalandığı açıklandı. Restorasyon için 64,7 milyon TL harcandı Kiralama işlemleri sonrası, Valilik Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından Mermerli Restoran ve sur duvarlarında restorasyon ve onarım projesi başlatıldığı belirtilen açıklamada, ihale süreci hakkında da bilgi verildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İhaleye 5 istekli teklif sunmuş olup, ekonomik açıdan en uygun teklif sahibi Akçaylar Restorasyon Şirketine ihale bırakılmıştır. Mermerli Restoranın onarım çalışmaları ise Valiliğimiz şirketi AYDAŞ Yatırım İnşaat Turizm A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir." Restorasyon kapsamında sur duvarlarının güçlendirildiği, surlardan plaj alanına düşebilecek taş, toprak ve diğer maddelerin temizlendiği ve can emniyetinin sağlandığı bildirildi. Açıklamaya göre, sur duvarlarının restorasyonu için 28 milyon 778 bin 964 TL, restoran ve çevre düzenlemesi için 36 milyon TL olmak üzere toplamda 64 milyon 778 bin 964 TL harcandı. Plaj ve restoran işletmesi ayrıldı Açıklamada, geçmiş yıllarda plaj ve restoranın birlikte, alkollü işletme belgeli olarak hizmet verdiği, ancak yeni düzenlemede bu iki işletmenin ayrıldığı ifade edildi. Restoran bölümünün AYDAŞ tarafından alkolsüz olarak işletileceği, plaj işletmesinin ise alkollü olarak işletilebilecek şartlarda kiraya verildiği kaydedildi. 15 milyon TL + KDV ile kiralandı Valilik, plaj işletmesi için pazarlık usulü ile 6 milyon, 8 milyon ve 15 milyon TL'lik teklifler alındığını, en yüksek teklif olan 15 milyon TL + KDV bedelle kiralama işleminin gerçekleştirildiğini açıkladı. Kiralama protokolüne göre plajın halka açık bir işletme olarak faaliyet göstermesi şartının da protokolde kayıt altına alındığı bildirildi. "Kamu yararına gelir sağlandı" Valilik açıklamasında, 2025 yılı itibarıyla geçmişte yıllık 720 bin TL ecrimisil bedeli ile işletilen plajdan artık yıllık 15 milyon TL + KDV gelir sağlandığı vurgulanarak, şu değerlendirmeye yer verildi: "Antalya'mızın bu güzide mekanı, nezih ve gözde bir işletme olarak hemşehrilerimize ve misafirlerimize hizmet edecektir."

Antalya’da 174 Turistik Tesisin Ruhsatı Askıya Alındı Haber

Antalya’da 174 Turistik Tesisin Ruhsatı Askıya Alındı

Antalya'da Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebi ve Antalya Valiliği'nin 2025/1 sayılı genelgesi uyarınca Muratpaşa ilçesi sınırlarında faaliyet gösteren ve yapılan denetimlerde 294 tesisten eksikleri devam eden 174'ünün ruhsatları askıya alındı. Müşteri kabul etmemeleri konusunda uyarılan tesisler yarın itibariyle mühürlenecek. Muratpaşa Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talebi ve Antalya Valiliği'nin 2025/1 sayılı genelgesi uyarınca, ilçe sınırlarında faaliyet gösteren Basit Konaklama Turizm İşletme Belgeli 294 tesisin, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından denetlendiği ve önemli sayıda tesiste Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eksiklikler tespit edildiği belirtildi. Denetim tutanaklarının, hem ilgili işletmelere hem de belediyeye tebliğ edildiğinin belirtildiği açıklamada, "Belediyemiz, bu süreçte ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde, sorumlu bir kamu yönetimi anlayışıyla hareket etmiş, tesislere eksikliklerini gidermeleri ve İtfaiye Uygunluk Raporu almaları için 31 Mayıs 2025'e kadar süre tanımıştır" denildi. 50 günlük ek süre tanınmıştı Yangın güvenliği gibi hayati bir konuda ilgili tüm kurumlarla tam bir iş birliği içinde hareket edildiğinin altını çizen Muratpaşa Belediyesi, işletmelere açık bir takvim ve net yükümlülüklerin bildirildiğini belirterek, "Bu süreçte belediyemiz bir kamu kurumu olarak üzerine düşen tüm sorumluluğun fazlasını almış, esnafın yanında durarak tüm iyi niyetli girişimleri sergilemiştir. Belediyemiz, eksikliklerin giderilmesi için 50 gün ek süre tanırken sürecin tüm risk ve sorumluluğu da üstlenmiştir. Ancak geldiğimiz bu noktada, belediyemizin artık yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarının ortak aldığı kararları uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Belediyemiz, yetki ve sorumluluklarını aşarak yeni bir karar alması ne yazık ki mümkün değildir" ifadelerine yer verildi. 174 işletme mühürlenecek Denetim tutanaklarında eksiklikleri devam eden 174 işletmenin ruhsatlarının 31 Mayıs tarihi itibariyle askıya alındığının belirtildiği açıklamada, "Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı denetim tutanaklarındaki eksiklikleri devam eden 174 işletmenin ruhsatları 31 Mayıs 2025 tarih ve saat 17.30 itibariyle askıya alınmıştır. İşletmelere her türlü bildirim yapılmış ve müşteri kabul etmemeleri konusunda uyarılmıştır. 2 Haziran Pazartesi itibariyle de mühürleme işlemleri başlatılacaktır. İşletmelerin faaliyet durumlarına ilişkin olarak tüm kamu kurum ve kuruluşları re'sen denetim ve tespit yetkisi bulunmaktadır. Faaliyetlerine devam ettiği belirlenen işletmeler hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde yasal işlem yapılacaktır" denildi. Vali Şahin uyarmıştı Antalya Valisi Hulusi Şahin, 16 Mayıs tarihinde düzenlenen 'Kaleiçi Yangın Denetimleri Değerlendirme Toplantısı' sonrası yaptığı açıklamada Kaleiçi bölgesi ve Antalya genelinde hizmet veren turizm işletmelerinin, tarihi dokuya uygun, aynı zamanda yangına dayanıklı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini söylemişti. Vali Şahin, "Sürecin tüm aşamaları; Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi'nin ilgili birimleri ve İtfaiye Daire Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı birimler tarafından titizlikle takip edilecek. Ayrıca Ticaret ve Sanayi Odası ile Kaleiçi'nde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları da bu sürece aktif olarak katkı sağlayacaklar. Bu sayede, Kaleiçi'nde turizm faaliyetlerinin yangına dayanıklı şartlarda kesintisiz şekilde devam etmesi sağlanacak" diyerek denetimlerin takipçisi olacaklarını dile getirmişti.

Yangına dayanıklı kapı krizi: Antalya’da 1600 otelden %90’ı risk altında Haber

Yangına dayanıklı kapı krizi: Antalya’da 1600 otelden %90’ı risk altında

Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının ardından başlatılan denetimlerde, Antalya'daki bin 600 basit konaklama işletmesinin büyük kısmında yangına dayanıklı kapı olmadığı belirlendi. Antalya Otelciler Pansiyoncular Odası Başkanı Özcan Sucu, "Bu işletmelerin yüzde 90'ında kapı eksikliği var. Kapı üretimi yetersiz, süre yok, bazı yerlerde fiziki engel var. Yangına dayanıklı kapı fiyatları iki katına çıktı geçen yıl 15 bin lira olan kapı bugün 25-30 bin lira .Turizm sezonunun bitimine kadar süre talep ediyoruz" dedi. Bolu Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından, Türkiye genelinde başlatılan denetimlerle konaklama tesislerindeki yangın güvenliği uygulamaları mercek altına alındı. Bu kapsamda Antalya'da da başlatılan denetimlerde, çok sayıda otel ve pansiyonda ‘yangına 30 dakika dayanıklı kapı' bulunmadığı tespit edildi. Antalya Otelciler Pansiyoncular Odası Başkanı Özcan Sucu, mevcut şartlarda bu kapıların kısa sürede temin edilemeyeceğini belirterek, çözüm için sezon sonuna kadar süre verilmesini istedi. İki ayrı sistem, binlerce işletme Sucu, Antalya'da turizm konaklama sistemi içerisinde iki ayrı yapı olduğunu belirterek, "Biri 2021 yılında çıkan basit konaklama turizm işletmeleri, diğeri ise Turizm Bakanlığı'na bağlı işletme belgeli oteller. Kaş'tan Gazipaşa'ya kadar uzanan sahil hattı boyunca yaklaşık 1600 basit konaklama işletmesi, 1300 kadar da turizm işletme belgeli tesis var" dedi. "Yüzde 90'ında yangına dayanıklı kapı bulunmuyor" Denetimlerde ortaya çıkan eksikliklerin yeni olmadığını, ancak daha önce ruhsat süreçlerinde gündeme gelmediğini belirten Sucu,"2007'de güncellenen İtfaiye Yönetmeliği'ne göre, bu kapılar istenmesi gerekiyordu. Ancak 2014 sonuna kadar alınan itfaiye raporlarında bin 600 basit konaklama ve bin 300 turizm işletme belgeli işletmenin yüzde 90'ında yangına dayanıklı kapı yok. Bu eksiklik ya görünmemiş ya da o zamanki mevzuata göre uygun bulunmuş" ifadelerini kullandı. "Bu kapı meselesi ilk kez karşımıza çıktı" Başkan Sucu, sektör temsilcilerinin bu durumdan uzun süre haberdar olmadığını belirterek, "Biz de bilmiyorduk. Yani ben de bir oda başkanıyım veya bizim üyelerimiz de. Bizim karşımıza hiç böyle bir şey çıkmadı şu ana kadar. Çünkü neden? İnsanlar iş yerini açarken önce mevcut ilçe belediyesine başvuruyor. İlçe belediyesinden ruhsat almasına yönelik denetimler yapılıyor ve itfaiye raporu alınarak ruhsatını alıyor. O zamanki mevzuata göre itfaiye raporu ve belediye ruhsatı verilmiş" dedi. Denetimler genişletildi, raporlar belediyelere iletildi Kartalkaya'daki yangının ardından Antalya'da valilik, kaymakamlıklar ve itfaiye üzerinden eş zamanlı denetimlerin başladığını ifade eden Sucu, "İtfaiye ekipleri işletmelere giderek, yangın merdiveni, kapı, sensör gibi unsurları kontrol etti. Eksikleri olan işletmeler için raporlar hazırlandı ve ilçe belediyelerine gönderildi" dedi. Muratpaşa'da uygulama başladı Özcan Sucu, ilk uygulamanın Muratpaşa Belediyesi'nde başladığını belirtti. Sucu, "İtfaiyenin eksikleri tespit etmesi sonrası, rapor ilçe belediyesine gönderildi. Belediye de ruhsat birimi üzerinden işletmelere tebligat yaptı. Eksiklerinizi çözün, bu süreçte ticari faaliyetinizi pasife alıyoruz denildi. Çünkü belediyenin mevzuatına göre konaklamaya devam edilmemesi gerekiyor" diye konuştu. Sucu, sürecin devamını ise şöyle anlattı: "Bu tebligata istinaden belediye, Turizm Bakanlığı, Turizm İl Müdürlüğü'ne de gelen tebligatların cevabını bildirdi. İşletmelere bildirdik diye oraya bilgi gönderdi. Burada şöyle bir sorun ortaya çıktı. Pasif olan işletmelerin o sürede işletmesini çözemediği için ruhsatı iptal edildi, mühürlendi. Belediye ruhsatı iptal etmedi. Mühürleme yapıldı. Ama pasif yazısına istinaden Turizm Müdürlüğü tarafından o işletmelerin bakanlık ruhsatı iptal edilmiş oldu. Böyle bir sorun çıktı. Biz de belediye ile hukukçularla görüşmemize istinaden de yürütmeyi durdurma kararı aldırdık." "Kapı üretilmiyor, tedariği yok" Yangına dayanıklı kapıların temininde ciddi sıkıntı yaşandığını vurgulayan Sucu, "Bu kapıları üretebilen firma sayısı çok az. Antalya'da üretim yapan yok. Konya, Kayseri gibi şehirlerdeki sınırlı sayıda üretici ise taleplere yetişemiyor" dedi. Kapı fiyatlarının da iki katına çıktığını ifade eden Sucu, "Geçen yıl 15 bin liraydı, şu an 25-30 bin lira. Özel üretim yapılamıyor, sektör kilitlenmiş durumda" şeklinde konuştu. Sit alanlarında yasal engeller Kapı değişimi yapmak isteyen bazı işletmelerin ise kültürel ve mevzuat engellerle karşılaştığını belirten Sucu, "Kaleiçi, Side, Adrasan gibi yerlerdeki otellerin büyük kısmı ahşap ve sit alanı. Bu binalarda Anıtlar Kurulu izni olmadan değişiklik yapılamıyor. Zaten çoğu yerde çatıdan merdivenine kadar her yer ahşap. Bu nedenle bu tür yapılar için ayrı bir düzenleme gerekiyor" ifadelerini kullandı. 182 işletme yargıya başvurdu Sucu, Antalya'da şu ana kadar 182 işletmenin bu süreçten doğrudan etkilendiğini ve bazılarının yargıya başvurduğunu belirtti. Sucu, "Mahkemeler, belediyeler ve Anıtlar Kurulu'ndan görüş alarak karar verecek. 30-45 günlük süreçlerde yazışmalar sürüyor. Bakanlık bu sürece müdahil olursa sorun kendiliğinden çözülür. Ortada açık bir mağduriyet var" dedi. Sezon bitimine kadar süre talebi Antalya Otelciler Pansiyoncular Odası Başkanı Özcan Sucu, sürecin çözümü için net bir talepte bulundu: "Bu sezon içinde işletmelere, ‘sorumluluk sizdedir' denilerek süre verilmeli. Sezon sonunda herkes kapılarını değiştirir. Küçük otel, büyük otel fark etmeden herkes bu kurala uymalı. Ama şimdi elimiz kolumuz bağlı. Zaman yok, üretici yok, sit alanında müdahale edilemiyor." Sucu, turizm sezonunun ortasında uygulamaya giren bu sürecin şehir ekonomisini tehdit ettiğini de şu şekilde vurguladı: "1600 işletme 40 bin yatak kapasitesi demek. Bu oteller vergi veriyor, TGA'ya katkı payı ödüyor, şehir ekonomisini ayakta tutuyor. Gelen turist sabah kahvaltısını otelde yapıp sonra restorana, berbere, manava, kafeye gidiyor. Aslında biz lokomotif bir alanda kilit vurmuş oluyoruz şu an, turizm gelirlerini etkiliyor. Şehir içi otelciliğinde şu an günden güne sayı atmaya başladı ama insanlar korkuyor."

Antalya’da turizm sezonu umutlu başladı: “Rekorları yeniden kıracağız” Haber

Antalya’da turizm sezonu umutlu başladı: “Rekorları yeniden kıracağız”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Turizm Haftası kapsamında sektör temsilcileriyle yaptığı değerlendirmede, "Geçen yıl rekorlar yılıydı. Bu yıl da geçen yılın rekorlarını aşacağımıza inanıyorum" dedi. Antalya’nın turizm altyapısının her zamankinden güçlü olduğunu vurgulayan Şahin, tüm paydaşlarla birlikte 2025 sezonuna hazır olduklarını söyledi. Antalya'da Turizm Haftası kapsamında Hadrian Kapısı önünde düzenlenen etkinlikte konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve turizm sektörü temsilcileri, yeni sezona dair hedefleri ve kentte yürütülen hazırlıkları kamuoyuyla paylaştı. Şahin, yangın güvenliği denetimlerinden ulaşım projelerine, Kaleiçi’nin UNESCO adaylığı çalışamalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın 12 ay boyunca turizm hareketliliği yaşadığını vurgulayarak, "Antalya için 2025 turizm sezonu iyi başladı. Göstergeleri de son derece iyi. Geçen yıl rekorlar yılıydı. Bu yıl da yine geçen yıl kırdığımız rekorları kırarak bir rekorlar yılı daha yaşayacağımıza inanıyorum. Bunun için tüm hazırlıklarımız var. Geçmişte olduğundan daha sağlam bir turizm altyapısına sahip olduğumuzu ifade edebilirim. Bu hususta titizlikle çalışıyoruz, tüm paydaşlarımız çalışıyor ve çok önemli bir turizm gelirini riske atmadan çok sağlam bir altyapıyla turizm faaliyetlerini yürütmenin arayışı içerisindeyiz" dedi. Turizmdeki başarıyı sadece ekonomik kazanımlarla sınırlı görmediklerini belirten Şahin, "Bu sadece Antalya'nın turizmi değil, Türkiye'nin tanıtımı ve itibarı. O yüzden mesele sadece para değil, çok daha büyük anlamlar içeriyor. Hiçbir boşluk bırakmadan çalışıyoruz" diye konuştu. Yeni ulaşım aksı geliyor Antalya Havalimanı'nın kapasitesinin artmasıyla birlikte ulaşımda yaşanabilecek yoğunluğa da hazırlık yapıldığını belirten Şahin, Lara-Kundu hattını rahatlatmak için yeni bir güney aksı planlandığını açıkladı. "Havaalanının batısında, Lara’ya bağlanacak yeni bir yol planlanıyor. Bu yeni aks sayesinde trafiğin daha düzenli akması sağlanacak" diyen Şahin, Büyükşehir Belediyesi'nin projelerine destek verdiklerini kaydetti. Yangın güvenliği denetimleri sıkılaşıyor Bolu’daki yangın faciasının ardından tüm Türkiye’de olduğu gibi Antalya’da da denetimlerin sıklaştırıldığını belirten Şahin, "2 bin 500 turizm işletmesi ve 650 bin yatak kapasitesine sahip kentimizde özellikle basit usulde belge almış tesisler öncelikli olarak denetleniyor" dedi. Tam ruhsatsız işletmelerin kapatıldığını ifade eden Şahin, denetimlerin yalnızca konaklama tesisleriyle sınırlı olmadığını; lokanta, fırın ve yemek fabrikalarının da sürece dahil edildiğini söyledi. "Kaleiçi bizim amiral gemimiz" Antalya’ya gelen turistlerin şehir merkezini ziyaretinin önemine dikkat çeken Vali Şahin, Kaleiçi’nin turizmin kalbi olduğunu vurguladı. "Kaleiçi, Antalya turizminin odağı, merkezi, kalbi. Hepimizin odağı Kaleiçi. Kaleiçi bizim amiral gemimiz" ifadelerini kullanan Şahin, bölgedeki turistik işletmelerin niteliğinin artırılması gerektiğini söyledi. "Kaleiçi’ne gelen turistin burada kaliteli butik oteller, restoranlar ve eğlence mekânları bulması gerekiyor" diyen Şahin, bu doğrultuda hem kamu hem özel sektörün yatırımlarını artırması gerektiğini kaydetti. Büyükşehir Belediyesi’nin iskeledeki projesine ve Valiliğin Mermerli Plajı’ndaki çalışmalarına değinen Şahin, "Hıdırlık Kulesi restorasyonu bitmek üzere, seyir terası olarak da değerlendirilecek" dedi. Vali Şahin ayrıca, Kaleiçi’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınması için hazırlıkların sürdüğünü ifade ederek, Antalya'nın bu listeye dâhil olamamasının kendisini üzdüğünü söyledi. "Sezona hazırız" Turizm tesislerinde renovasyon ve bakım çalışmalarının tamamlandığını belirten Şahin, denetimlerin de sezon öncesi hazırlıkların bir parçası olduğunu vurgulayarak "Hazırız diyebiliriz" dedi. Başkan Böcek: Deniz temizliği, altyapı ve ulaşım öncelikli gündemimiz Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise Antalya’nın 640 kilometrelik sahil şeridinde elektronik gemi denetimleri ve termal kameralarla deniz kirliliğiyle mücadele ettiklerini söyledi. Kent genelinde 36 arıtma tesisinin çalıştığını ve 5,5 milyar liralık ASAT yatırımı yapıldığını belirten Böcek, "Kundu bölgesinde kapasite artırımı yüzde 100’e çıkarılıyor. Ulaşım projeleri, kuzey çevre yolları ve Lara’ya geçiş güzergahındaki çalışmalar da hızla sürüyor" dedi. Hıdırlık Kulesi restorasyonunun kısa sürede tamamlanacağını belirten Böcek, projeye 2019’dan bu yana özel önem verdiklerini kaydetti. Kavaloğlu: Hedefimiz yeni bir rekor Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizm sezonunun Ramazan Bayramı ile başladığını ve Nisan sonunda geçen yılki rakamların yakalanacağını belirtti. "Geçen sene 17 milyon turistle büyük bir rekor kırdık. Bu sene de bu rekoru aşmak istiyoruz. Almanya ve İngiltere gibi ana pazarlarımızda ciddi artış bekliyoruz" diyen Kavaloğlu, sektörün enflasyonist baskıya rağmen rekabet gücünü korumaya çalıştığını ve özellikle Avrupa ülkeleriyle fiyat rekabetine odaklandıklarını dile getirdi.

Hadrianus Kapısı’nda Tarih ve Güvercinlerin Buluşması Büyülüyor Haber

Hadrianus Kapısı’nda Tarih ve Güvercinlerin Buluşması Büyülüyor

ANTALYA (İHA) - MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus’un onuruna inşa edilen ve "Üçkapılar" adıyla da bilinen Hadrianus Kapısı, tarihi atmosferi ve güvercinlerin hareketliliğiyle dikkat çekiyor. Bu eşsiz yapı, antik dönemin izlerini günümüzün doğal yaşamıyla birleştirerek ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Her yıl milyonlarca turistin uğrak noktası olan Kaleiçi’ndeki Hadrianus Kapısı, sadece tarihin tanıklığını yapmakla kalmıyor, aynı zamanda surlarındaki çatlaklara yuva yapan yüzlerce güvercini de misafir ediyor. Güvercinler, tarihi surların aralarından tuz ihtiyaçlarını karşılayarak ziyaretçilere adeta görsel bir şölen sunuyor. ZİYARETÇİLERİN GÖZÜNDEN HADRİANUS KAPISI Afyonkarahisar’dan tatile gelen Ahmet Eroğlu, tarihi yapının ve güvercinlerin güzelliğini, "Üçkapılar ve güvercinlerin yuvaları çok güzel. Çok güzel bir görüntü var, herkesin buraya gelip görmesini isterim" sözleriyle anlattı. Antalya’da 25 yıldır yaşayan İbrahim Eser ise arkadaşlarıyla birlikte sık sık Hadrianus Kapısı’nda oturduğunu belirterek, "Yem verince aşağıya geliyorlar, hep birlikte uçunca çok güzel görünüyor. Surların üzerinde nasıl duruyorlar bilmiyorum" dedi. Ziyaretçiler, güvercinlere ekmek kırıntıları ve yem bırakarak onların doğal yaşamına tanıklık ediyor. Bu tarihi yapı, yerli ve yabancı fotoğraf tutkunları için tarihle doğanın iç içe geçtiği etkileyici bir kare sunuyor.

Antalya'nın Turizm Potansiyeli İçin ANTİAD'tan Çözüm Önerileri Haber

Antalya'nın Turizm Potansiyeli İçin ANTİAD'tan Çözüm Önerileri

ANTALYA (İHA) - Antalya İş İnsanları Derneği (ANTİAD), Batı Akdeniz Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu’na (BAKSİFED) üyelik başvurusu kapsamında bu hafta sonu genel kurul toplantısı düzenleyecek. Dernek Başkanı Bilal Köleoğlu, toplantı öncesinde gazetecilere yaptıkları çalışmaları ve gelecek hedeflerini anlattı. Köleoğlu, genel kurulun federasyonun seçim takvimine uyumlu hale getirildiğini ve yönetimde yeni isimlere yer verileceğini belirtti. ANTALYA’NIN EKONOMİK VE TURİSTİK SORUNLARI ELE ALINDI ANTİAD Başkanı Köleoğlu, Antalya’nın fuarcılık, tarımsal üretim ve altyapı konularında çözüm bekleyen sorunları olduğunu ifade etti. Özellikle Altıntaş bölgesindeki altyapı eksiklikleri ve sağlık yatırımlarının kış turizmine etkisine dikkat çeken Köleoğlu, ulaşım yatırımlarının da elzem olduğunu vurguladı. Antalya’nın yalnızca "deniz, kum, güneş" konseptiyle anıldığını belirten Köleoğlu, "Biz kendimiz şuradan Alanya’ya gidemiyoruz. Gelen turistten kent merkezi faydalanamıyor. Pastadan hiçbir dilim alamıyor. Sadece deniz kum güneşi satıyoruz. Şehrin cazibesini arttırmalıyız. Uluslararası etkinlikler düzenlemeliyiz" dedi. "TURİST ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞAMIYOR" Antalya’ya gelen turistlerin şehir merkezine gelmesini sağlamak için cazip nedenler yaratılması gerektiğini dile getiren Köleoğlu, "Kaleiçi gibi bir yer var elimizde. Yurt dışına gittiğimiz zaman biz tarihi yerleri geziyoruz. Kundu Raylı Sistem Projesini önemsiyoruz. Turistin şehre ulaşımını kolaylaştırmalıyız. Şehrimizin tanıtım eksikliği var. Yıllardır turist şehir merkezine gelmiyor. Merkezdeki otellerle biz esnaf olarak güzel işler yapardık. Şehrin içinde bir kalkınma olurdu. Bırakın kazanmayı birçok iş yerimiz ayakta zor duruyor" dedi. Köleoğlu, Antalya’nın yerli turist potansiyelinin de giderek Ege Bölgesi, Yunanistan ve diğer yurt dışı destinasyonlara kaydığını vurguladı. EXPO ALANI İÇİN YENİ PROJELER GEREKLİ Köleoğlu, EXPO alanının değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, buraya tematik park, inovasyon merkezi veya uluslararası bir tarım üniversitesi kurulabileceğini söyledi. Aksu tarafındaki bu devasa alanın turizme kazandırılması gerektiğini belirten Köleoğlu, bölgenin potansiyelinin harekete geçirilmesi için çalışmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.