Hava Durumu

#Kahramanmaraş

TOURISMJOURNAL - Kahramanmaraş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahramanmaraş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizm illerinde sanayi ve tarıma teşvik desteği Haber

Turizm illerinde sanayi ve tarıma teşvik desteği

Program kapsamında altın rafinerisi kurulumu, savunma sanayine yönelik parça üretimi ve havacılık-uzay sanayisini ilgilendiren çeşitli üretim alanları da dahil olmak üzere birçok stratejik yatırım alanı teşvik edilecek. Anadolu Ajansı’nın “Anadolu’da Kalkınma Seferberliği” dosyasının altıncı haberinde de vurgulandığı üzere, program Akdeniz’deki illere yönelik kalkınma desteklerini ele alıyor. Hedef odaklı ve seçici bir yapıda tasarlanan bu teşvik modeli, yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik şekilde planlandı. Programla birlikte Akdeniz Bölgesi’ndeki 8 ilde bulunan doğal ve ekonomik potansiyelin değerlendirilmesi, henüz gelişmemiş ancak yüksek başarı potansiyeli taşıyan sektörlerin hayata geçirilmesi ve yerel istihdamın artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda yatırımcılara vergi indirimleri, sigorta primi destekleri, faiz veya kâr payı katkısı, yatırım yeri tahsisi ve gelir vergisi muafiyeti gibi çeşitli teşvikler sunulacak. Her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek sağlanması ve yatırım tutarının yüzde 50’sine kadar vergi indirimi uygulanması planlanıyor. Böylece bölgedeki sanayi ve tarım yatırımlarının daha cazip hale getirilmesi amaçlanıyor. Spor ve sağlık turizmi gibi alanlar da destek programında öne çıkarken, Adana’da nişasta bazlı kimyasal ürünler, su ürünleri işleme tesisleri ve temizlik kimyasalları üretimi gibi alanlara yatırım teşviki verilecek. Antalya’da ise tıbbi ve aromatik bitkilerden katma değerli ürünler, yüksek teknolojili tarım sistemleri, kültür endüstrileri ve spor-sağlık turizmi yatırımları önceliklendirilecek. Burdur’da orman ürünlerinden katma değerli üretim, damızlık hayvancılık ve mermer atıklarının değerlendirilmesi desteklenecek. Hatay’da ayakkabı ve mobilya yan sanayi, ileri metal üretimi ve su ürünleri işleme tesisleri öne çıkacak. Isparta’da gül ve aromatik bitkilerden kozmetik ve gıda takviyesi üretimi, akıllı tarım teknolojileri ve mantar üretimi desteklenirken; Kahramanmaraş’ta altın rafinerisi, havacılık ve uzay sanayi üretimi, teknik tekstil ve su ürünleri işleme yatırımları teşvik edilecek. Mersin’de savunma sanayine yönelik metal parçalar, modern sera sistemleri ve tarımsal atıkların değerlendirilmesi; Osmaniye’de ise demir-çelik üretimi, geri dönüşüm tesisleri ve entegre sera yatırımları desteklenecek. Genel olarak bu teşviklerin, Akdeniz Bölgesi’nde ekonomik kalkınmayı hızlandırması, istihdamı artırması ve yüksek katma değerli üretimi güçlendirmesi hedefleniyor.

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor Haber

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da üç gün sürecek olan Akdeniz Bölge Strateji Toplantıları kapsamında AK Parti teşkilatıyla bir araya geldi. Buluşmada AK Parti Antalya Milletvekilleri Tuba Vural Çokal, Kemal Çelik ve Serap Yazıcı Özbudun ile AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatçı da yer aldı. Küresel gelişmelerin etkisinin arttığı bir dönemde Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, yürütülen çalışmaların kapsamını ve elde edilen sonuçları paylaştı. Küresel yapının yeni bir düzene doğru evrildiğini belirten Ersoy, milletin huzur ve refahını teminat altına almak ve ülkenin güçlü, lider ve tam bağımsız yarınlarını inşa etmek için yoğun bir mesai yürütüldüğünü ifade etti. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunun bütün başlıklarını gerçekleştirerek kazanımların korunması ve sürekliliğin sağlanması adına gece gündüz çalıştıklarını kaydetti. Turizmde Yüzde 109 Artış! Türkiye Dünya Sıralamasında Yükseldi Göreve geldikleri ilk günden itibaren kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Ersoy, bu vizyonla hem her başlık için özel proje, hizmet ve eser üretildiğini hem de bu bütüncül yaklaşımın korunduğunu söyledi. Kültür ve turizmin doğrudan veya dolaylı olarak birbirini sürekli desteklediğini ifade eden Ersoy, bu sayede önemli mesafeler katedildiğini vurguladı. Turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin arttığını ve turizmin kıyılara hapsolmaktan kurtarılarak ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tesis kalitesi ve insan kaynağıyla örnek alınan bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Turizmin ekonomide stratejik sektör olarak ilan edildiğini hatırlatan Ersoy, turizmde elde edilen başarıya dikkat çekti. Son 8 yılda gelirlerin yüzde 109 artırıldığını ifade eden Ersoy, Covid-19 salgınına, savaşlara ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında turizmde muazzam bir sıçrama yaptırmayı başardıklarını söyledi. Kültür ve Sanatta Küresel Etki: Türk Dizileri 170 Ülkede Kültür-sanat sahasında özgün üretimin arttığını belirten Ersoy, temsil, seyirci ve ihracatta rekorlar kırıldığını ifade etti. Türk dizilerinin yaklaşık 170 ülkede 1 milyardan fazla insana ulaştığını, sinema sektörünün uluslararası ödüllerde yer aldığını söyledi. Bu alanlarda sundukları ciddi desteklerin sürdürüldüğünü kaydetti. Dünyanın Türkiye’yi takip ettiğine işaret eden Ersoy, “Arkeolojiden yazma eserlere farklı sahalarda dünyada sayılı örneği olan bilimsel çalışmaların yürütüldüğü, elde ettiği veri ve bulguları uluslararası alanda heyecanla takip edilen bir Türkiye’nin gururunu yaşıyoruz.” dedi. “Geleceğe Miras” ile Arkeolojide Altın Çağ “Geleceğe Miras” projesine de değinen Ersoy, Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini belirtti. Ersoy, 65 ilde 255 kazının projeye dahil edildiğini kaydetti. Kazı çalışmalarının yılın tamamına yayıldığını, her kazıya Türk koordinatör atandığını ve yabancı kazıların da bu sisteme dahil edildiğini belirten Ersoy, bu süreci millî ve yerli bir arkeoloji atılımı olarak tanımladı ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı. Bu süreçte 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırıldığını belirten Ersoy, 2025 yılında toplam kazı sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl ise 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Gece Müzeciliği ve Kültür Yolu Festivali ile Yeni Dönem Gece müzeciliği uygulamasının 27 müze ve ören yerinde hayata geçirildiğini belirten Ersoy, 2025 yılında 600 bin ziyaretçinin ağırlandığını kaydetti. Ersoy, proje kapsamında bugüne kadar 7,5 milyar lira destek sağlandığını ifade etti. Kültür-sanat faaliyetlerinde tiyatrodan operaya, konserlerden sergilere kadar tüm alanlarda temsil ve katılımın arttığını belirten Ersoy, “Yaşayan Miras Şölenleri”, “Yaşayan Miras Okulu” ve “Yaygın Kültürel Eğitim” gibi projelerle geleneksel sanatların ve ustaların desteklendiğini söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali ile kültür ve sanatın uluslararası vitrine taşındığını ifade eden Ersoy, festivalin bu yıl 26 ilde düzenleneceğini kaydetti. Ersoy, AKM’den CSO Ada Ankara’ya, Rami Kütüphanesi’nden Galata ve Kız Kuleleri’ne, Bodrum Kalesi ve Sümela Manastırı’ndan Selimiye, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebir camilerine kadar uzanan geniş ölçekte mimari, restorasyon ve ihya projelerini hayata geçirdiklerini belirterek bu çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Bakan Ersoy, TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Türkçe öğretimi ve Türkiye Bursları gibi projelerle Türkiye’nin kültür diplomasisini küresel ölçekte etkin ve güçlü bir şekilde kullandığını vurguladı. Akdeniz’e 26,9 Milyar Liralık Yatırım, Tesis Sayısı 6,5 Kat Arttı Akdeniz Bölgesi’ne yapılan yatırımlara da değinen Ersoy, 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar lira kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini belirtti. Ersoy, konaklama tesis sayısının neredeyse altı buçuk katlık bir artışla 610’dan 3 bin 845’e çıktığını, yatak kapasitesinin ise 161 bin 970’ten 684 bin 681’e yükseldiğini ifade etti. Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini hatırlatan Ersoy, şöyle devam etti: “Antalya ve Alanya müzelerinde, Aspendos, Patara ve Side ören yerleri ile Nekropol Müzesinde Gece Müzeciliği uygulamasını başlattık. Uygulamaya geçilmesiyle birlikte 50 bine yakın ziyaretçi rakamına ulaştık. 2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de Gece Müzeciliği uygulamasını başlatacağız.” Akdeniz Bölgesinin yoğun olarak tanıtıldığını dile getiren Ersoy şunları söyledi: “TGA; film iletişimi ve global projeler, GO Türkiye web platformu, sosyal medya hesapları, basılı yayınlar ile yurt dışı ve yurt içi ağırlamaları üzerinden dünyanın her köşesinde Akdeniz Bölgesi’ni şehir şehir tanıtmakta, yüzlerce milyon insana ulaştırmaktadır.” Deprem Bölgesinde Tarih Yeniden Ayağa Kaldırılıyor Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Ersoy, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere hasar gören kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilmiş olacağını söyledi. Ersoy, İran’a yönelik başlatılan hukuksuz saldırıların bölge genelinde ciddi bir istikrarsızlık yarattığını belirterek patlama ve siren seslerinin, can kayıplarının ve kriz ortamının birçok ülkenin gündelik gerçeği haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade doğrultusunda yürütülen etkin diplomasi sayesinde milletin huzur ve güvenliğinin korunduğunu vurgulayan Ersoy, bu sürecin saldırıların sona erdirilmesine yönelik mesafe alınmasına fayda sağladığını dile getirdi. Bakan Ersoy, kültür ve turizm alanında tüm paydaşlarla birlikte ülkenin hem bugününü hem de yarınını güvence altına almak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydederek “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda birlik ve dayanışma içinde ilerlemeye devam edeceklerini belirtti.

Kahramanmaraş’ta 526 yıllık Tarihi Çarşı’da 140 iş yeri yenilendi Haber

Kahramanmaraş’ta 526 yıllık Tarihi Çarşı’da 140 iş yeri yenilendi

Depremlerde büyük zarar gören Kahramanmaraş Tarihi Çarşı'da yürütülen restorasyon çalışmalarıyla iş yerleri, tarihi dokusuna uygun olarak onarıldı. Restorasyon sürecinde çarşı esnafının faaliyetlerini sürdürebilmesi için geçici konteyner iş yerleri oluşturuldu. Çalışmaların tamamlanmasının ardından esnafın yenilenen iş yerlerine taşınmasının planlandığı öğrenildi. Çalışmaların, tarihi ve kültürel mirasın korunması amacıyla titizlikle yürütüldüğü, restorasyonun bölge ekonomisine ve turizmine katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi. Çarşı esnaflarından İsmet Köfte, depremde çarşının büyük hasar aldığını belirterek, "Depremde çok büyük hasar aldık. Ardından buraya Murat Kurum Bakanımız geldi. Bakanımız geldikten sonra buraya el atıldı. Kapalı Çarşı'mız gerçekten çok ağır hasar almıştı. Çarşı esnafımız konteynerlere taşındı. Allah hepsinden razı olsun. Öncelikle Cumhurbaşkanımıza ve Murat Kurum Bakanımıza teşekkür ediyorum. Şu an çarşımız tamamlandı. Kapalı Çarşı esnafımızla istişare halindeyiz. Hepsinden Allah razı olsun" dedi. "Tarihi dokusuyla yeniden faaliyete geçti" Mesut Balık ise yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Çok güzel oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Allah'ım bir daha ülkemizde ve dünyada hiç kimseye yaşatmasın. Murat Kurum Bey'den Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Gerçekten biz bu kadar güzel olacağını düşünmüyorduk. O hüsrandan, o yıkımdan sonraki şu anki hali içimizi açtı. Şükürler olsun. Buyurun, her şey ortada zaten. Allah kimseye yaşatmasın. Yıkılan dükkanlarımız, tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden faaliyete geçmiş durumda. Artık sadece kısa sürede teslim edilmesini bekliyoruz. Bütün işler bitmiş gibi. Binlerce şükür, ne kadar şükretsek az. Bakın, bu iş yerlerimiz tamamen yıkılmıştı. Depremde çok büyük hasar almıştı. Tavandan itibaren burası yok durumdaydı. Şu anki halini görüyorsunuz. Emeği geçenlerin ellerine sağlık, elleri dert görmesin. Tarihi dokusuyla yeniden faaliyete geçti. Büyük ihtimalle yine aynı şekilde devam edeceğiz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Allah kimseye yaşatmasın. Çarşımız çok güzel oldu" şeklinde konuştu.

Kahramanmaraş’ta yorgancılık yok olma tehlikesinde Haber

Kahramanmaraş’ta yorgancılık yok olma tehlikesinde

Kahramanmaraş’ta el emeğine dayalı yorgancılık mesleği, değişen tüketim alışkanlıkları ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma noktasına geldi. Dulkadiroğlu ilçesi Kanlıdere Caddesi’nde yaklaşık yarım asırdır esnaflık yapan 62 yaşındaki Ali Kösesakal, mesleğin yok olmaya tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Çocuk yaşlarda mesleğe başladığını belirten Kösesakal, 40 yıldır aynı iş yerinde hizmet verdiğini söyledi. Kanlıdere Caddesi’nin zamanla Kahramanmaraş’ın "Yorgancılar Çarşısı" haline geldiğini anlatan Kösesakal, "Biz buraya dükkan açtıktan sonra diğer yorgancı arkadaşlar da geldi. Burası el emeği göz nurunun merkeziydi" dedi. "El emeği bittiği için artık çıkarta gelmiyor" Kösesakal, "Eskiden çok kalfamız vardı, çok insan yetiştirdik. Maraş'ta ve Türkiye genelinde el emeği bittiği için artık çırak bile gelmiyor, eleman yetişmiyor. Bizim burada yorgancılığı en fazla 3 yıl daha yapabiliriz. Ondan sonra bu insanlara hizmet edecek kimse kalmayacak. Ben burada en az 3 tane kalfa yetiştirdim. Bu insanlar evliydi ve evlerini geçindirebilecek durumdaydı. Eskiden kalfa, evini geçindirirdi. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dedi. "Herşey naylonlaştı" Kösesakal, şöyle devam etti: "Atalarımız bu yünlerle nasıl yaşamışsa, ben de öyle yaşamayı tavsiye ederim. Yün ve pamuk sağlık açısından çok önemlidir. Naylon çıktı, sentetik ürünler çıktı. Ama o naylonların içindeki hücre yapısı yıllar geçse de bozulmuyor. Yün ise yıkandıkça canlılığını korur, insanın rahat uyumasını, dinç kalkmasını sağlar. Sağlık açısından yün ve pamuk her zaman tercihimdir. Tercih edilmemesinin sebebi ise şimdiki neslin makineye atalım, yıkayalım düşüncesi. Değer veren yok, önemseyen yok. Oysa ben döşeğin de, yorganın da, yastığın da yün olmasını tavsiye ederim. Beş kiloluk bir yün döşekle, yün yorganla yatan insan sabah yaylada kalkmış gibi dinç uyanır. Ama bunları anlatamıyoruz. Her şey naylonlaştı. Hazır al, makineye at, yıka. Üç sene sonra yenisini al." Maraş'ta sadece 5 usta kaldığını dile getiren Kösesakal, "Hepsinin yaşı 60’ın üzerinde. Diğer ilçelerde usta neredeyse yok. İç Anadolu’da yün yorgan hala revaçta ama Kahramanmaraş’ta en çok tutulan şey çeyiz yorganı. Bizde 'sarıklı yorgan' derler. Kadife çeyiz yorganları çok işliyoruz. Kadife yorganlarda yaklaşık yüze yakın modelimiz var. Müşterilerimiz geliyor, rengine ve modeline karar veriyor. Maraş’ın genç kızları gelir, seçimini yapar. Biz de bir hafta, on gün içinde teslim ederiz. Bir yorganın yapımı yaklaşık bir buçuk gün sürer. Altı ilikli, düğmeli melefesiyle birlikte hazırlanır. Bir yorganın fiyatı 4 bin ile 4 bin 500 lira arasında. Bize kalan ise yaklaşık 2 bin 500 lira. Akşama kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz" diye konuştu.

Gaziantep, Zincirli Bedesten Yeniden Turistlerin Uğrak Noktası Oldu Haber

Gaziantep, Zincirli Bedesten Yeniden Turistlerin Uğrak Noktası Oldu

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen büyük depremlerde Gaziantep'te büyük hasar gören tarihi Zincirli Bedesten, yeniden turistlerin uğrak noktası oldu. Kahramanmaraş merkezli depremin vurduğu Gaziantep'te tarihi Bakırcılar Çarşısı'nın yanında bulunan Zincirli Bedesten, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açıldı. Gaziantep'in en önemli miraslarından biri olan, yerli ve yabancı turistlerin de uğrak noktaları arasında yer alan Zincirli Bedesten'de yaklaşık 3 yıl süren restorasyon çalışmaları tamamlandı. Yeniden şehre ve turizme kazandırılan Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oldu. Kentin en işlek tarihi çarşılarından olan ve Darendeli Hüseyin Paşa tarafından 1718 yılında L biçiminde yaptırılan Zincirli Bedesten'de 80 iş yeri bulunuyor. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de ticari hayatın merkezi olan Zincirli Bedesten, büyük ilgi görüyor. Esnafın dükkanlarını açmaya başladığı çarşıda yeniden hareketlilik başlarken, depremin yaralarının sarılmaya başlanmasıyla birlikte çarşı, turistik alışverişi yapmak isteyenlerin yeniden uğrak noktası oldu. Esnaf, bayram hareketliliğinin geçmiş yıllara oranla düşük olduğunu belirtirken, vatandaşlar eski günleri yad edip enkazları izleyerek alışveriş yapıyor. Deprem sonrası Hatay'dan ayrılan vatandaşların geri döndüğünü gören esnaf ise gelecek adına umutlu olduklarını söylüyor. Daha çok hediyelik eşyaların ve yöresel ürünlerin satıldığı Bedesten'de iş yerlerini açan esnafın mutluluğu gözlerinden okunuyor. Yeniden hareketliliğin başladığı Zincirli Bedesten'i ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, alışveriş yaparak esnafa katkıda bulunuyor. Deprem sonrası tekrar açılan Bedesten'de hareketliliğin yeninden başladığını ve vatandaşların alışveriş için çarşıya geldiğini belirten esnaf, gelecek adına umutlu olduklarını söylüyor. Esnaf Zeki Ecim, "Zincirli Bedesten yeni açıldı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bu süreçte bize çok yardımcı oldular. Çarşımız çok güzel oldu. İş yerlerimizi açtık ve kısmetimizi bekliyoruz. Depremden sonra yaklaşık 3 yıl kapalı kaldık. Restorasyon çalışmaları tamamlandı ve çarşımız yeniden ziyarete açıldı. Müşterilerimiz gelmeye başladı. Çarşıda yeniden hareketlilik başladı. Türkiye'nin dört bir yanından turistler gelmeye başladı" dedi. Gelecek adına umutlu olduklarını söyleyen Mehmet Şahan, "3 yıl önce Gaziantep'imizde ve çevre illerimizde meydana gelen büyük depremin ardından Zincirli Bedesten hasar aldı. 3 yıldan beri tadilat sürecindeydi ve yapılan çalışmaların ardından da Zincirli Bedesten'imize yeniden kavuştuk. Gaziantep'in gözbebeği tarihi bir çarşı olan Zincirli Bedesten yeniden turizme açıldı. Turist hareketliliği de yavaş yavaş başladı. Turist yoğunluğunun daha da artacağına inanıyoruz. Esnaf olarak çok mutluyuz. Restorasyon sürecinde emeği geçenlere teşekkür ederiz" diye konuştu. Zincirli Bedesten'i gezerek esnaftan alışveriş yapan turistler ise Zincirli Bedesten'in yeniden ziyarete açılmasına çok sevindiklerini dile getirdiler.

Hatay’ın Tescilli Gastronomi Lezzetleri Artıyor Haber

Hatay’ın Tescilli Gastronomi Lezzetleri Artıyor

Tarihte farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan gastronomi şehri Hatay'da damak çatlatan 10 lezzet, Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret verilerek tescillendi. Hatay'da 5 Şubat 2023 tarihinde 25 olan coğrafi işaretli tescilli ürün sayısı, yapılan çalışmalarla 50'ye çıkarıldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan Hatay'da yaralar sarılmaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı'nın göreve gelmesiyle birlikte başlayan ihya sürecinde kentin kültürü de unutulmadı. Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt öncülüğünde gastronomi şehrinin lezzetlerinin tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Bölgeye özgü olan; Aşur Yemeği, Bakla Ezmesi, Peynirli İrmik Helvası, Taş Kadayıfı, Tuzlu Yoğurt Çorbası, Yaprak Sarması, Ekşi Aşı, Bahtenis Dolması, Fellah Köftesi ve Pirzolalı Yaprak Sarması Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenerek coğrafi işaret verildi. Yöreye özgü tescilli ürün sayısı 5 Şubat 2023 tarihinde 25'iken Hatay Valiliğinin çalışmalarıyla tescilli ürün sayısı 50'ye çıkarıldı. Tescillenen coğrafi işaretli lezzetler, Antakya ilçesi Gastronomi Çarşısı'nda düzenlenen programla tanıtıldı. "Tescil olarak baktığımızda 5 Şubat 2023 tarihi itibariyle 25 olan coğrafi işaretimiz, bizler çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırarak şu an itibariyle 50'ye çıkartmış durumdayız" Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 2 yıl içinde yapılan çalışmalarla coğrafi işaret tescil sayısını 50'ye çıkardıklarını ifade ederek "Tarihi yüz binlere dayanan şehrimizin her yanı ve yönüyle yeniden ihya, inşa ve imarı noktasında da bizler afette Hatay modeli olarak ifade ettiğimiz çalışmalara başladık. Bu çalışmalarımızdan bir tanesi de coğrafi işaretli ürün sayımızın arttırılmasıyla ilgiliydi. Şehrimizde şu ana kadar yapmış olduğumuz tespitlerde 600'den fazla yemek çeşidi var. Tescil olarak baktığımızda 5 Şubat 2023 tarihi itibariyle 25 olan coğrafi işaretimiz, bizler çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırarak şu an itibariyle 50'ye çıkartmış durumdayız. Yani 2 yıllık bir süreçte coğrafi işaretli ürün sayımız neredeyse 2 katına çıkmış durumda. 80 coğrafi işaret de devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yılbaşına kadar bu çalışmalarımızda meyvelerini verecektir. 130'a yakın ürünümüzün coğrafi işaretini almış olacağız. Coğrafi işaretini biz bir milli mesele olarak görüyoruz. Çünkü bir ürünün mahrecini menşeini ancak bu şekilde algılayabiliriz. O bakımdan bu coğrafi işaretler hem bizim kültürümüzün zenginliğini hem insanlarımızın bu noktadaki emeklerini bir manada tescil etmek anlamına geliyor. Bu 10 coğrafi işaretimizin, başta Hatay'ımız olmak üzere hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Şehrimizin bu tür coğrafi işaretlerinin tescillenmesi; eğitim, sağlık, altyapı her alanda şehrimiz için mücadele gösteriyor ve destek veriyor" Yöre için coğrafi işaretli ürün sayısının önemine değinen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, "Hatay'ımızın en önemli ve tanıtım yönünden ürünü olan gastronomimizi ayağa kaldırmanın gayreti içerisindeyiz. Biz kadim şehri Hatay'ı; tarih, kültür ve turizm şehri yapmanın var gücümüzle mücadelesini veriyoruz. Şehrimizin bu tür coğrafi işaretlerinin tescillenmesi; eğitim, sağlık, altyapı her alanda şehrimiz için mücadele gösteriyor ve destek veriyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.