Hava Durumu

#İsrail

TOURISMJOURNAL - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı Haber

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı

Dubai Havalimanı'ndan dumanlar böyle yükseldi. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden olan Emirates, tüm uçuşları durdurduğunu açıklayarak havalimanına gitmeme çağrısı yaptı. Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında gerçekleşen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından sivil havacılık makamı, Pazartesi günü uçuş trafiğini geçici olarak askıya aldı. Dubai Medya Ofisi, X platformunda yaptığı açıklamada, olayın havalimanının yakıt tanklarından birini etkilediğini bildirdi. Çıkan yangının kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralının bulunmadığını da belirten ofis, söz konusu kararın "tüm yolcu ve çalışanların güvenliğinin sağlanması amacıyla alınmış önleyici bir tedbir" olduğunu vurguladı. Emirates Havayolları da Dubai'den yapılan ve Dubai'ye yönelik tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu X üzerinden doğruladı. All flights to and from Dubai have been temporarily suspended. Please do not go to the airport. Emirates will share updates when available. We would like to thank our customers for their understanding and patience. The safety of our passengers and crew is our highest priority… pic.twitter.com/m5eIloT2wk — Emirates Support (@EmiratesSupport) March 16, 2026 İran savaşın ilk gününden beri saldırıyor ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlattığı savaşın ilk gününden bu yana Tahran, İsrail'e ve çeşitli Körfez ülkeleri ve buralardaki ABD tesislerine yönelik füze ve drone saldırıları düzenliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de bu saldırılardan payını alan ülkeler arasında yer alıyor. Dubai Uluslararası Havalimanı, daha önce de hedef alınmıştı. BAE hava savunma sistemleri, savaşın başlamasından bu yana bin 500'den fazla İran İHA'sı ile yaklaşık 300 füzeyi düşürdüğünü açıkladı. BAE Savunma Bakanlığı'na göre savaşın başından bu yana dördü sivil olmak üzere altı kişi hayatını kaybetti. Körfez Arap ülkeleri, savaşın patlak vermesinden bu yana 2 bini aşkın füze ve İHA saldırısına maruz kaldı. Hedefler arasında ABD diplomatik temsilcilikleri ve askeri üsler, kritik petrol altyapısı, limanlar, havalimanları, oteller ile konut ve ofis binaları yer alıyor. Füceyre'de de İHA saldırısı Öte yandan ülkenin Füceyre limanı da bir İHA saldırısına maruz kaldı. BAE'nin petrol endüstri bölgesinde yangına yol açan saldırının ardından ham petrol yükleme operasyonları askıya alındı. Hürmüz Boğazı'nın hemen dışında, Umman Körfezi kıyısında yer alan Füceyre, BAE'nin Murban ham petrolünün günlük yaklaşık bir milyon varillik ihracatında kritik bir çıkış noktası işlevi görüyor. Bu hacim, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde birine karşılık geliyor. Petrol sevkiyatı risk altında Füceyre hükümeti medya ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Açıklamada herhangi bir can kaybı ya da yaralı bulunmadığı da belirtildi. Bu gelişme, kritik yakıt ikmal merkezinin son günlerde yaşadığı ikinci büyük aksaklık oldu. Hafta sonu gerçekleşen ayrı bir İHA saldırısının ardından geçici olarak durdurulan operasyonlar Pazar günü yeniden başlatılmıştı. Saldırılar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini felç ettiği bir döneme denk geliyor. İran ile Umman arasındaki dar su geçidi, normal koşullarda dünya genelindeki petrol arzının beşte birini taşıyor.

İran’da saldırılarda 56 müze ve tarihi yapı hasar gördü Haber

İran’da saldırılarda 56 müze ve tarihi yapı hasar gördü

İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, yayımladığı bildiride ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında ülkenin farklı eyaletlerindeki en az 56 müze, tarihi yapı ve kültürel alanın doğrudan hedef alındığını ve ciddi yapısal hasar oluştuğunu duyurdu. söz konusu saldırıların bir milletin kimliğine, tarihsel hafızasına ve kültürel mirasına yönelik olduğu vurgulanarak bunun insanlığın ortak mirasına verilmiş telafisi mümkün olmayan bir zarar olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Çocuk katili düşmanın İran ve İran halkına duyduğu kin artık tüm dünya için açıkça görülmektedir. Buna rağmen uluslararası kurumların bu insanlık ve medeniyet karşıtı suçlar karşısındaki sessizliği ve açıklanamayan tutumları halkımız için büyük bir soru işareti oluşturmaktadır. Bugün yaşananlar gelecek nesiller için bir ders olacak ve düşmanlara güvenilmemesi ile bağımsızlığın milletin temel değerlerinden biri olması gerektiğini gösterecektir" ifadeleri kullanıldı. En fazla hasar Tahran’da Açıklamada en fazla hasarın Tahran’da meydana geldiği belirtilerek, "İran’ın siyasi ve kültürel kalbi olan Tahran eyaleti, 19 zarar gören eserle bu saldırılardan en fazla etkilenen bölgelerin başında gelmektedir. Kürdistan eyaletinde ise 12 önemli tarihi yapı zarar görmüştür. Dünya mimarisinin incilerinden biri olarak bilinen İsfahan’da Nakş-ı Cihan Meydanı kompleksi ve bu alanda bulunan bazı dünya mirası eserleri de saldırıların hedefi olmuştur. Ayrıca Loristan ve Kirmanşah eyaletlerinde tarihi yapılar hedef alınırken, Buşehr eyaletinde özellikle Bender Siraf’taki bazı tarihi konak ve evler zarar görmüş, İlam eyaletindeki Arkeoloji Müzesi de bu saldırılardan etkilenmiştir" denildi. Uluslararası kurumlara başvuru Uluslararası kurumlara çağrıda bulunulan açıklamada, "İran’ın bu medeniyet hazinelerinin koruyucusu ve mirasçısı olarak söz konusu saldırılara ilişkin resmi itirazı diplomatik ve hukuki kanallar aracılığıyla Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili uluslararası kurumlara iletilmiştir. Ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki tüm İranlılardan bu suçun uluslararası hukuk ve yargı mercilerinde takip edilmesi için destek vermeleri ve konuyu gündemde tutmaları istenmektedir" ifadelerine yer verildi. Dünya kamuoyuna çağrı Bildirinin başka bir bölümünde dünya kamuoyuna, düşünürlere, sanatçılara ve özgür halklara çağrıda bulunularak insanlık medeniyetinin köklerine yönelik bu saldırı karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, "Dünya kültürlerin ve kimliklerin yok edilmesi karşısında sessiz kalırsa, bu durum güç temelli bir düzenin ve insani değerlerin yok edilmesinin kabul edilmesi anlamına gelecektir" ifadeleri kullanıldı. Restorasyon planı hazırlanacak Ayrıca saldırıların ardından hasar tespit çalışmalarının başlatıldığı belirtilerek, "Saldırıların sona ermesinin ardından zarar gören eserler için kapsamlı bir restorasyon ve yeniden inşa planı uygulanacaktır" denildi.

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal Haber

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır. Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

İsrail ve ABD’den Körfez turizmine 56 milyar dolarlık tehdit Haber

İsrail ve ABD’den Körfez turizmine 56 milyar dolarlık tehdit

ABD ve İsrail’in müzakerelerin ortasındayken İran’a başlattığı saldırılar tüm Orta Doğu ve Körfez bölgesini ateş çemberine çevirdi. ABD Başkanı Trump, savaşın 4-5 hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürenin çok daha uzun olabileceğini söyledi. Savaş ve tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırıları ve İran’ın misillemeleri, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Euronews Türkçe’de yer alan habere göre birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyonun, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratabileceği ifade ediliyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Zararın büyüklüğü 56 milyar dolara ulaşabilir Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Tourism Economics Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge genelinde Amerikan üslerini, lojistik merkezlerini, radarlarını ve askerlerin konakladığı otelleri hedef alan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor.

Avrupa’dan Asya’ya havayolu seferleri askıya alındı Haber

Avrupa’dan Asya’ya havayolu seferleri askıya alındı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı Cumartesi günü bölge genelinde ve ötesinde uçuşları aksattı ve milyonlarca hava yolcusunu etkiledi. euronews’te yer alan habere göre; Bahreyn, İran, Irak, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil olmak üzere birçok ülke hava sahalarını kapatarak uçuşların askıya alınmasına, iptal edilmesine ve yönlendirilmesine neden oldu. İsrail’e giden uçaklar diğer havaalanlarına yönlendirilirken, Emirates ve Etihad gibi havayollarının uçuşları da BAE hava sahasının kapatılmasından etkilendi ve her iki havayolu da yolcuları uçuş durumlarını çevrimiçi olarak kontrol etmeye çağırdı. Qatar Airways Grubu, Doha’ya uçuş operasyonlarının geçici olarak gece yarısı UTC’ye (Pazar günü 01:00 CET) kadar askıya alındığını belirtti. Mısır Hava Yolları gibi diğer Orta Doğu bölgesel havayolu şirketleri de, gerginliğin artması nedeniyle Kahire’den Kuveyt, Dubai, Doha, Bahreyn, Abu Dabi, Şarjah, Kasim, Dammam, Erbil, Bağdat, Amman, Beyrut ve Maskat’a olan uçuşlarını askıya aldı. Kuveyt Devleti Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ülkenin uluslararası havaalanına Cumartesi günü bir insansız hava aracının (drone) çarptığını ve bunun sonucunda “birkaç çalışanın hafif yaralandığını” ve yolcu binasında “sınırlı maddi hasar” meydana geldiğini doğruladı. Avrupa’dan Asya’ya tüm havayolu şirketleri uçuşlarını askıya aldı Avrupa’da Alman havayolu şirketi Lufthansa, “güvenlik endişeleri” gerekçesiyle Tel Aviv, Beyrut, Amman, Erbil ve Tahran dahil olmak üzere birçok Orta Doğu noktasına olan uçuşlarını 7 Mart’a kadar iptal etti. Ayrıca, Dubai ve Abu Dabi’ye gidiş-dönüş uçuşları da 1 Mart’a kadar askıya alındı. Hollandalı havayolu şirketi KLM, hafta başında Tel Aviv’e gidiş-dönüş uçuşlarını Pazar gününden itibaren askıya alacağını duyurmuştu. İtalya’da ise ITA Airways, İsrail, Lübnan, Ürdün, Irak ve İran hava sahasından kaçınarak, Tel Aviv’e gidiş-dönüş uçuşlarını 7 Mart’a kadar askıya aldı. Fransa, Polonya ve İngiltere havayolu şirketleri uçuşları askıya aldı Air France, 28 Şubat için planlanan Tel Aviv ve Beyrut arası uçuşlarını iptal ederken, Polonya havayolu şirketi LOT da duruma yanıt olarak Tel Aviv seferlerini askıya aldı. Bu arada, British Airways, gerginliğin tırmanması nedeniyle Tel Aviv de dahil olmak üzere bölgeye uçuşlarını askıya aldığını açıkladı. Virgin Atlantic ise Londra Heathrow Havalimanı’ndan Dubai’ye olan uçuşunu iptal etti ve Irak üzerinden uçmaktan kaçınacağını belirtti. Havayolu şirketi zaten İran üzerinden uçmuyordu. Virgin Atlantic’in açıklamasına göre, tüm uçuşlarda, kısa sürede rota değişikliği yapılması gerekmesi ihtimaline karşı yeterli miktarda yakıt bulunacak. Türk Hava Yolları, X platformunda yaptığı açıklamada, Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Ürdün’e yapılan uçuşların 2 Mart’a kadar askıya alındığını ve Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a yapılacak 28 Şubat tarihli uçuşların iptal edildiğini duyurdu. Havayolu şirketi, ek iptallerin de duyurulabileceğini belirtti. Asya’da Air India, İran ve İsrail’e olan uçuşlarını askıya aldı ve etkilenen hava sahasından kaçınmak için rotalarını değiştirdi. SriLankan Airlines ise Colombo’dan Orta Doğu’ya giden tüm uçuşların 1 Mart öğlenine kadar iptal edildiğini açıkladı. Rusya Ulaştırma Bakanlığı’nın tavsiyesi üzerine çeşitli Rus havayolları da İran ve İsrail’e olan uçuşlarını askıya aldı. Yolcular tazminat almaya hak kazanıyor mu? Uçuş iptallerine ilişkin olarak, İngiltere’nin tüketici hakları savunucusu Which? kuruluşunun seyahat uzmanı Ella Jo Rhodes şunları söyledi: “Orta Doğu’daki mevcut durum ışığında, birçok havayolu şirketi, bölgedeki uçuşları iptal etmek de dahil olmak üzere, programlarında değişiklik yapmak için önleyici adımlar atıyor. Olağanüstü koşullar göz önüne alındığında, gecikmeli veya iptal edilen uçuşlardaki yolcular tazminata hak kazanamayacaklardır.” “Ancak, Birleşik Krallık veya AB havayolu şirketiyle uçuyorsanız veya herhangi bir havayolu şirketiyle Birleşik Krallık veya AB havaalanından ayrılıyorsanız, havayolu şirketiniz gecikme süresince size yardımcı olmalıdır. Gecikmenin süresine bağlı olarak, yardım yiyecek ve içecek ve gerekirse gece konaklamayı içerebilir. Yolculuğunuz iptal edilirse, tam para iadesi alma hakkınız vardır.”

Kıyı Tesislerine Kimlik Bildirimi Yükümlülüğü Geliyor Haber

Kıyı Tesislerine Kimlik Bildirimi Yükümlülüğü Geliyor

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu açıkladı. Güler, yeni kanun teklifi ile kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara kimlik bildirim yükümlülüğü geleceğini söyledi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanlığı fuaye alanında basın toplantısı düzenledi. TBMM Başkanlığı’na iki kanun teklifi sunulduğunu belirten Güler, "Birinci kanun teklifimiz, toplam 30 maddeden oluşuyor. Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükümde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi. İkinci kanun teklifimiz ise yürütme ve yürürlülük maddesiyle birlikte toplam 19 maddeden oluşuyor. Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz. Ülkemizin eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini barındıran milli park alanlarının korunması ve bu mirası gelecek nesillere aktar sorumluluğumuz bizim için en büyük öncelikli sorunlardan biridir. Ekolojik dengeyi gözeten, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı ve turizmi de destekleyen, sürdürülebilir koruma, bunların dengesini sağlayacak yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı da zorunlu hale getirmiştir. AK Parti döneminden önce 2003'lü yıllarda ülkemizde 30 civarında milli park koruma altındaydı, yaklaşık 150 de tabiat parkı vardı. Bu sayı şu anda 50 milli park ve 262 tabiat parkı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, mevcut yasalardaki güncel ihtiyaçları karşılamak ve doğal hukuki boşlukları doldurmak amacıyla ve çevre, şehircilik alanındaki yetkili hukukçularımızın da görüşleri alınarak imza sahibi milletvekillerimizle beraber uzun bir çalışmayı ortaya koydu ve 30 maddelik teklifimizi hazırlamış oldular" şeklinde konuştu. "Kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü gelecek" Vakıflar Kanununda ve Bazı Kanunlara Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 19 maddeden oluştuğunu söyleyen Güler, "Bu kanun teklifiyle toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan güncel ihtiyaçlar doğrultusunda hukuki altyapımızın güncellenmesi hem de Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş dönemde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu noktada da bu hukuki boşluğu gidermesi için kanun teklifimizde değişlik çalışmalarına da yer vermiş oluyoruz. Teklifimizin getirdiği ana düzenlemeler; devletimizin koruma, denetim ve kültürel miras yönetim alanlarındaki yetkilerini güçlendirmek ve aynı zamanda etkin hale getirmektir. Teklifle milli güvenlik ve genel asayişin teminatı için kritik bir adım atılmakta. Kimlik Bildirme Kanunu'nda yapılan değişik, sadece kara konaklama tesisleri değil, marinalar, liman tesisleri ve kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü getirmektedir. Bu sayede giriş-çıkış ve konaklama işlemleri kontrol altına alınarak, suç ve saldırıya karşı da daha caydırıcı, etkin tedbirler geliştirilmektedir. Ayrıca konaklama tesislerinin genel kolluk bilgisayar terminallerine anlık veri gönderme zorunluluğuna uymamaları halinde uygulanacak idare para cezaları arttırılmakta, tekrarı halindeyse işletme ruhsatlarının iptaline kadar gidecek müeyyideler de yine teklifimizde yer alıyor" dedi. "Meclis Başkanlığımıza gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" Açıklamasının ardından basın mensuplarını sorularını cevaplayan Güler, Meclis’e gelme ihtimali olan Gazze Görev Gücü ile ilgili tezkereye ilişkin soru üzerine, "Henüz daha erken, olayın başındayız. Burada İsrail anlaşmanın olduğu tarihte ve saatlerde bile Gazze'yi bombalamaya devam etmişti. İnşallah orada bu saldırganlık ve bombalamalar son bulur. Türkiye, Gazze'deki masum ve mağdur Filistin halkının en üst seviyede hem korunması, hem bu saldırganlıklarının sona ermesi hem ateşkesin sağlanması noktasında ve bundan sonra da çok acil ihtiyaç duyulan noktada her türlü imkanlarıyla Gazze ve Filistin halkının yanında olacaktır. Desteğini bu konuda devam ettirecektir. İnşallah biz bundan sonraki süreçlerde Meclis Başkanlığımıza da gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" dedi. "Gündemimize alırız ve konuşuruz" Bir basın mensubunun "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'İmralı'ya komisyondan heyet gönderilsin' çağrısına AK Parti olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Güler, "Burada yapılan mevcut çalışmanın birinci esas amacı terörün bir daha bu toplumun gündemine gelmeyeceğe şekilde hiçbir şart ve hiçbir koşul altında asla bir daha silahın ve şiddetin oluşmayacağı ortamı ve kalıcı varlığı tesis etmesi lazım. Bizim hedefimiz terörün sonlanması. Komisyon yeri geldiğinde, çalışmalarını tamamladığında ihtiyaçlar neyse tekrar değerlendirir. Ortaya değerlendirmeden sonra bir husus çıkar. Biz de gündemimize alırız ve konuşuruz" dedi.

AB’DEN İSRAİLLİ BAKANLARA YAPTIRIM Haber

AB’DEN İSRAİLLİ BAKANLARA YAPTIRIM

Avrupa Komisyonu, aşırı sağcı İsrailli bakanlara yaptırımlar ve İsrail'le ticareti askıya alacak önlemler teklif edeceğini açıklamasınına ardından art arda yasaklar geldi. Hollanda, "istenmeyen kişi" ilan ettiği İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in bugün itibarıyla Schengen Bölgesi'ndeki 29 ülkeye girişini yasakladı. İspanya da "Gazze'de soykırım, insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına doğrudan karışan tüm kişilerin İspanya topraklarına girişinin yasaklanması" kararı kapsamında Ben-Gvir ve Smotrich'in ülkeye girişini yasakladı. VON DER LEYEN DUYURDU AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen tarafından Avrupa Parlamentosu'nda duyurulan teklif, İsrail'in Gazze'deki savaşına yönelik eleştirilerin ve AB'nin harekete geçmesine yönelik baskının arttığının bir göstergesi. Tekliflerin, AB üye ülklerinin çoğunluğunun desteğini alması gerekiyor. Ancak ülkeler, İsrail'le ilişkiler konusunda bir bölünme yaşıyor.Von der Leyen, teklifin aynı zamanda siyasi bir mesaj olacağını söyledi. İSRAİL'DEN YANIT GELDİ Von der Leyen, "Gazze'de olanlar dünyanın vicdanını sarstı" dedi ve şunları ekledi: "Aşırılıkçı bakanlar ve şiddet yanlısı yerleşimciler için yaptırımlar önereceğiz. Ayrıca ticaretle ilgili konularda Ortaklık Anlaşması'nın kısmi olarak askıya alınmasını önereceğiz." İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Von der Leyen'in açıklamalarına yanıt verdi. Saar, açıklamaları "talihsiz" olarak nitelendirdi ve Von der Leyen'in İsrail'in insani yardım çabalarının farkında olduğunu ve Gazze'deki acıların nedeninin Hamas olduğunu iddia etti. Saar, sosyal medya hesabından şunları yazdı: “Komisyon Başkanı, İsrail-Avrupa ilişkilerini zayıflatmaya çalışan unsurların baskılarına boyun eğerek hata yapıyor” diye yazdı. AVRUPA BİRLİĞİ, EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI Avrupa Birliği, İsrail'in en büyük ticaret ortağı ve AB'ye göre, geçen yıl iki taraf arasındaki mal ticareti 42,6 milyar euro olarak gerçekleşti. İsrail ile ilişkileri düzenleyen Ortaklık Anlaşması'nın ticaret bölümünün tamamının askıya alınması, AB'ye giren İsrail ürünlerine tanınan ticaret tercihlerinin geri çekilmesine yol açacak.

Orta Doğu Uçuşlarında Kısıtlamalar Sürüyor Haber

Orta Doğu Uçuşlarında Kısıtlamalar Sürüyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 13 Haziran’da başlayan İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgedeki hava sahası kısıtlamalarının devam ettiğini açıkladı. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "13 Haziran 2025 tarihinde başlayan İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgedeki hava sahası kısıtlamaları devam etmektedir. 24 Haziran itibarıyla güncel durum şu şekildedir: İran - Tahran uçuş bölgesi 25 Haziran 10.30'a, İsrail - Tel Aviv uçuş bölgesi 25 Haziran 03:59'a kadar uçuşa kapalı durumdadır. Havayolu işletmelerimizden Türk Hava Yolları'nın 2 uçağı geri çağırılarak İstanbul’a yönlendirilmiş, Kuveyt, Dammam, Bahreyn, Doha, Abu Dabi, Dubai ve Maskat seferleri iptal edilmiştir. Umman hava sahasının kapalı olması nedeniyle Jakarta ve Denpasar çıkışlı iki uçuş Bakü’ye yönlendirilmiş, yakıt ikmalinin ardından İstanbul’a devam etmiştir. An itibarıyla Körfez bölgesine uçuşlar normale dönmüş; İran, Irak ve Suriye uçuşları ise halen iptaldir. Ajet’in Dubai, Dammam ve Sharjah seferleri, SunExpress’in Dubai, Beyrut ve Erbil seferleri, Pegasus’un Bahreyn, Cidde, Medine, Riyad, Dammam, Doha, Dubai, Abu Dabi, Sharjah, Kuveyt, Maskat ve Karaçi seferleri iptal edilmiştir. Bölgede operasyonları bulunan BBN, ACT, MGA, MNG, Freebird, Airanka, ULS, Southwind ve Corendon’a ait uçak ya da görevli personel bulunmamaktadır. Planlı iptaller ve rota değişiklikleriyle operasyonlar sürdürülmektedir. Bakanlığımız ve ilgili tüm kurumlarımız gelişmeleri yakından takip etmekte, seyahat güvenliği ve uçuş emniyeti için tüm önlemleri almaya devam etmektedir" ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.