Hava Durumu

#Iran

TOURISMJOURNAL - Iran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran savaşı Dubai turizmini vurdu: %80 düşüş Haber

İran savaşı Dubai turizmini vurdu: %80 düşüş

İran savaşının ne kadar süreceği belirsizliğini korurken çatışmalardan en çok etkilenen yerler arasında Dubai var. Savaşın etkisiyle güvenlik endişesi artınca, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelen saldırılar turistlerin ayrılmasına neden oldu. Bir zamanlar turistlerle dolup taşan Dubai, şimdi ise boş masalar ve sessiz sokaklarla gündemde. 2025 yılında 19,6 milyon turist ağırlayan kentte ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, turizmi adım adım durma noktasına getirdi. BBC’nin haberine göre, restoran ve eğlence sektöründe gelirler yüzde 50’nin altına geriledi. Turistlere bağımlı işletmelerde ise bu kayıp yüzde 80’e kadar ulaştı. Restoran sahipleri ise maaş kesintisi ya da işten çıkarmaya kadar gidiyor. Kriz sadece restoranlarla sınırlı değil; oteller, havayolları ve seyahat acenteleri de büyük darbe aldı. Dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olan Dubai Uluslararası Havalimanı’nda binlerce uçuş iptal edildi. On binlerce turist tahliye edildi. Otellerde doluluk oranları yüzde 15’e kadar düştü. Bazı tesisler geçici olarak kapatıldı. Fiyatlar ise yarıya indirildi. Uzmanlar, savaşın kısa sürede sona ermesi halinde hızlı bir toparlanma olabileceğini belirtiyor. Çatışmanın uzaması durumunda yaz sezonunun tamamen kaybedilebileceği ifade ediliyor. Dubai yönetimi ise ekonomiyi desteklemek için harekete geçti; işletmelere yüz milyonlarca dolarlık destek paketi açıklandı.

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı Haber

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı

Dubai Havalimanı'ndan dumanlar böyle yükseldi. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden olan Emirates, tüm uçuşları durdurduğunu açıklayarak havalimanına gitmeme çağrısı yaptı. Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında gerçekleşen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından sivil havacılık makamı, Pazartesi günü uçuş trafiğini geçici olarak askıya aldı. Dubai Medya Ofisi, X platformunda yaptığı açıklamada, olayın havalimanının yakıt tanklarından birini etkilediğini bildirdi. Çıkan yangının kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralının bulunmadığını da belirten ofis, söz konusu kararın "tüm yolcu ve çalışanların güvenliğinin sağlanması amacıyla alınmış önleyici bir tedbir" olduğunu vurguladı. Emirates Havayolları da Dubai'den yapılan ve Dubai'ye yönelik tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu X üzerinden doğruladı. All flights to and from Dubai have been temporarily suspended. Please do not go to the airport. Emirates will share updates when available. We would like to thank our customers for their understanding and patience. The safety of our passengers and crew is our highest priority… pic.twitter.com/m5eIloT2wk — Emirates Support (@EmiratesSupport) March 16, 2026 İran savaşın ilk gününden beri saldırıyor ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlattığı savaşın ilk gününden bu yana Tahran, İsrail'e ve çeşitli Körfez ülkeleri ve buralardaki ABD tesislerine yönelik füze ve drone saldırıları düzenliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de bu saldırılardan payını alan ülkeler arasında yer alıyor. Dubai Uluslararası Havalimanı, daha önce de hedef alınmıştı. BAE hava savunma sistemleri, savaşın başlamasından bu yana bin 500'den fazla İran İHA'sı ile yaklaşık 300 füzeyi düşürdüğünü açıkladı. BAE Savunma Bakanlığı'na göre savaşın başından bu yana dördü sivil olmak üzere altı kişi hayatını kaybetti. Körfez Arap ülkeleri, savaşın patlak vermesinden bu yana 2 bini aşkın füze ve İHA saldırısına maruz kaldı. Hedefler arasında ABD diplomatik temsilcilikleri ve askeri üsler, kritik petrol altyapısı, limanlar, havalimanları, oteller ile konut ve ofis binaları yer alıyor. Füceyre'de de İHA saldırısı Öte yandan ülkenin Füceyre limanı da bir İHA saldırısına maruz kaldı. BAE'nin petrol endüstri bölgesinde yangına yol açan saldırının ardından ham petrol yükleme operasyonları askıya alındı. Hürmüz Boğazı'nın hemen dışında, Umman Körfezi kıyısında yer alan Füceyre, BAE'nin Murban ham petrolünün günlük yaklaşık bir milyon varillik ihracatında kritik bir çıkış noktası işlevi görüyor. Bu hacim, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde birine karşılık geliyor. Petrol sevkiyatı risk altında Füceyre hükümeti medya ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Açıklamada herhangi bir can kaybı ya da yaralı bulunmadığı da belirtildi. Bu gelişme, kritik yakıt ikmal merkezinin son günlerde yaşadığı ikinci büyük aksaklık oldu. Hafta sonu gerçekleşen ayrı bir İHA saldırısının ardından geçici olarak durdurulan operasyonlar Pazar günü yeniden başlatılmıştı. Saldırılar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini felç ettiği bir döneme denk geliyor. İran ile Umman arasındaki dar su geçidi, normal koşullarda dünya genelindeki petrol arzının beşte birini taşıyor.

Orta Doğu gerilimi havacılığı vurdu: 52 bin uçuş iptal edildi Haber

Orta Doğu gerilimi havacılığı vurdu: 52 bin uçuş iptal edildi

İran’ın Körfez ülkelerine yönelik füze saldırılarının ardından bölgedeki havacılık sektörü ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Kıtalar arası uçuşlarda önemli aktarma merkezleri olan Dubai, Doha ve Abu Dabi’deki havalimanlarında operasyonların durması, küresel hava trafiğini de etkiledi. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin verilerine göre geçen yıl toplam 227 milyon yolcu Körfez bölgesinden ya da bu bölge üzerinden seyahat etti. İran’daki savaşın Körfez’e füze saldırılarıyla yayılmasının ardından Orta Doğu’ya gidiş ve geliş yönündeki 52 binden fazla uçuş iptal edildi. Bu durumdan yaklaşık 6 milyon yolcu etkilendi. New York Times’ta yer alan habere göre, bölgenin önde gelen havayolu şirketleri Etihad, Emirates ve Qatar Airways, uçaklarını korumak amacıyla filolarının bir bölümünü başka ülkelere gönderdi. Ancak uçakların operasyon dışı kalması şirketlerin maliyetlerini artırdı ve havayollarına çıkan faturanın milyarlarca doları bulduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre kriz, önümüzdeki aylarda Körfez merkezli havayollarının rakiplerine avantaj sağlayabilir. British Airways, Lufthansa, Qantas ve Türk Hava Yolları’nın talebi karşılamak için kapasite artırması bekleniyor. Lufthansa’nın Asya ve Afrika uçuşlarını artırma planı da bu beklentiyi güçlendiriyor. Öte yandan kriz turizm sektörünü de doğrudan etkiledi. Araştırma şirketlerinin tahminlerine göre bölgede yalnızca turizm harcamalarındaki kayıp bu yıl 34 milyar ile 56 milyar dolar arasında olabilir. Uzmanlar, savaşın etkilerinin Hindistan ve Avustralya gibi Körfez üzerinden bağlantılı uçuşlara bağımlı ülkeleri de etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

İran’da saldırılarda 56 müze ve tarihi yapı hasar gördü Haber

İran’da saldırılarda 56 müze ve tarihi yapı hasar gördü

İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, yayımladığı bildiride ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında ülkenin farklı eyaletlerindeki en az 56 müze, tarihi yapı ve kültürel alanın doğrudan hedef alındığını ve ciddi yapısal hasar oluştuğunu duyurdu. söz konusu saldırıların bir milletin kimliğine, tarihsel hafızasına ve kültürel mirasına yönelik olduğu vurgulanarak bunun insanlığın ortak mirasına verilmiş telafisi mümkün olmayan bir zarar olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Çocuk katili düşmanın İran ve İran halkına duyduğu kin artık tüm dünya için açıkça görülmektedir. Buna rağmen uluslararası kurumların bu insanlık ve medeniyet karşıtı suçlar karşısındaki sessizliği ve açıklanamayan tutumları halkımız için büyük bir soru işareti oluşturmaktadır. Bugün yaşananlar gelecek nesiller için bir ders olacak ve düşmanlara güvenilmemesi ile bağımsızlığın milletin temel değerlerinden biri olması gerektiğini gösterecektir" ifadeleri kullanıldı. En fazla hasar Tahran’da Açıklamada en fazla hasarın Tahran’da meydana geldiği belirtilerek, "İran’ın siyasi ve kültürel kalbi olan Tahran eyaleti, 19 zarar gören eserle bu saldırılardan en fazla etkilenen bölgelerin başında gelmektedir. Kürdistan eyaletinde ise 12 önemli tarihi yapı zarar görmüştür. Dünya mimarisinin incilerinden biri olarak bilinen İsfahan’da Nakş-ı Cihan Meydanı kompleksi ve bu alanda bulunan bazı dünya mirası eserleri de saldırıların hedefi olmuştur. Ayrıca Loristan ve Kirmanşah eyaletlerinde tarihi yapılar hedef alınırken, Buşehr eyaletinde özellikle Bender Siraf’taki bazı tarihi konak ve evler zarar görmüş, İlam eyaletindeki Arkeoloji Müzesi de bu saldırılardan etkilenmiştir" denildi. Uluslararası kurumlara başvuru Uluslararası kurumlara çağrıda bulunulan açıklamada, "İran’ın bu medeniyet hazinelerinin koruyucusu ve mirasçısı olarak söz konusu saldırılara ilişkin resmi itirazı diplomatik ve hukuki kanallar aracılığıyla Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili uluslararası kurumlara iletilmiştir. Ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki tüm İranlılardan bu suçun uluslararası hukuk ve yargı mercilerinde takip edilmesi için destek vermeleri ve konuyu gündemde tutmaları istenmektedir" ifadelerine yer verildi. Dünya kamuoyuna çağrı Bildirinin başka bir bölümünde dünya kamuoyuna, düşünürlere, sanatçılara ve özgür halklara çağrıda bulunularak insanlık medeniyetinin köklerine yönelik bu saldırı karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, "Dünya kültürlerin ve kimliklerin yok edilmesi karşısında sessiz kalırsa, bu durum güç temelli bir düzenin ve insani değerlerin yok edilmesinin kabul edilmesi anlamına gelecektir" ifadeleri kullanıldı. Restorasyon planı hazırlanacak Ayrıca saldırıların ardından hasar tespit çalışmalarının başlatıldığı belirtilerek, "Saldırıların sona ermesinin ardından zarar gören eserler için kapsamlı bir restorasyon ve yeniden inşa planı uygulanacaktır" denildi.

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp Haber

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp

İran’da devam eden savaş, Orta Doğu genelinde ekonomik etkilerini artırarak bölgenin seyahat ve turizm sektörünü ciddi şekilde sarsıyor. Tahminlere göre hava sahalarının kapanması ve güvenlik endişeleri nedeniyle uluslararası seyahatlerin aksaması sonucu bölgedeki turizm ve seyahat sektöründe günlük kayıp yaklaşık 600 milyon dolara ulaştı. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) tarafından yapılan ve BBC tarafından aktarılan tahminlere göre kayıpların büyük bölümü, uçuş iptalleri ve bölgedeki geniş hava sahalarının kapatılması nedeniyle uluslararası ziyaretçi harcamalarının keskin biçimde düşmesinden kaynaklanıyor. Çatışmaların ikinci haftasına girdiği süreçte hava yolu şirketleri, savaşın birçok ülkeye yayılması ve önemli ulaşım ile enerji hatlarını tehdit etmesi nedeniyle uçuş programlarını defalarca değiştirmek zorunda kaldı. WTTC, savaş başlamadan önce 2026 yılı için Orta Doğu’da uluslararası ziyaretçi harcamalarının yaklaşık 207 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyordu. Ancak devam eden çatışmalar, bu beklentilerin ciddi şekilde sarsılmasına yol açtı. Çatışmalar, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırılarıyla başladı. Bunun ardından Tahran yönetimi misilleme saldırıları gerçekleştirirken çatışmalar Körfez bölgesine yayıldı. Uçuş iptalleri ve hava sahası kısıtlamaları Savaş nedeniyle bölgedeki önemli merkezlere yönelik uçuşlarda keskin bir düşüş yaşandı. Hollanda Hava Yolları (KLM), Dubai’ye yaptığı tüm uçuşlarını 28 Mart’a kadar iptal etti. British Airways ise bölgedeki birçok hattı etkileyen benzer kararlar aldı. Körfez’in bazı bölgelerinde hava sahalarının kapatılması nedeniyle ticari havacılık sınırlı kapasiteyle faaliyet gösterirken binlerce yolcu ya mahsur kaldı ya da seyahat planlarını değiştirmek zorunda kaldı. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara ise geçmiş deneyimlerin turizm sektörünün güvenlik krizlerinden genellikle hızlı toparlandığını gösterdiğini belirtti. Guevara, hükümetlerin seyahat edenlere destek sağlaması ve güven ortamını yeniden oluşturması halinde sektörün bazen iki ay içinde toparlanabildiğini ifade etti. Körfez’de gerilim tırmanıyor Öte yandan savaşın Körfez bölgesinde genişlemesi enerji arzı ve küresel ticaret açısından da endişeleri artırdı. İran, birçok ülkedeki altyapıyı hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında Bahreyn’deki Muharraq Adası’nda büyük bir yangına yol açan saldırı da yer aldı. Ada, ülkenin uluslararası havaalanına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Irak’ın Basra Limanı’nda bir geminin vurulmasının ardından petrol terminallerindeki faaliyetler durduruldu. İran ayrıca dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğini tehdit etti. Çatışmaların genişlemesi, bölgedeki deniz taşımacılığı rotaları, yakıt ihracatı ve gübre tedariki üzerinde de etkiler yarattı. Uluslararası tepki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasını talep eden bir kararı 13’e karşı 0 oyla kabul etti. Kararda saldırıların bölgesel istikrar ve küresel ticaret için tehdit oluşturduğu belirtildi. Çin ve Rusya oylamada çekimser kaldı. Hindistan dahil olmak üzere 130’dan fazla ülke, Bahreyn öncülüğünde hazırlanan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik saldırıları kınayan kararı destekledi. Enerji piyasalarında da savaşın etkileri hissediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol arzına ilişkin endişelerin artması üzerine tarihinin en büyük acil rezerv salımı kapsamında 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesini kararlaştırdı.

Antalya turizminde endişe de iptal de yok Haber

Antalya turizminde endişe de iptal de yok

Savaşların ve krizlerin ortasında kalan Türkiye, yeni turizm sezonuna ABD-İsrail ile İran’a karşı başlatılan savaşın eşiğinde giriyor. Geçtiğimiz hafta dünya turizm pazarının şekillendiği, sektörün geleceğini belirleyen Uluslararası Berlin Fuarı (ITB) de savaşın gölgesinde açılınca, her sektörde olduğu gibi turizmde de endişe yaşanmaya başlandı. Ancak, turizm sektörü bir an önce barışın sağlanmasını bekliyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, turizm sektörünün doğası gereği barış ve istikrardan beslenen bir sektör olduğunu söyledi. Ekonomi Gazetesi'nde yer alan haberde, Dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan savaş veya jeopolitik gerginliklerin, doğal olarak turizm hareketlerini de etkileyebildiğini belirten Saatçioğlu, şunları kaydetti: ‘’Bugün Orta Doğu’da yaşanan karışık ortamın özellikle bölge ülkeleri üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını görüyoruz. Bizim en büyük temennimiz, bölgede en kısa sürede sağduyunun hâkim olması ve kalıcı bir barış ortamının oluşmasıdır. Çünkü turizm, aynı zamanda kültürleri ve insanları bir araya getiren önemli bir barış köprüsüdür.‘’ "Antalya’da endişe yok, iptal yok" Turizmde Türkiye’nin Rivieras’sı olarak tanınan Antalya bölgesinin büyük ölçüde ‘Her Şey Dahil’ uygulaması ile çalıştığını ifade eden Saatçioğlu, şöyle devam etti: ‘’Antalya özelinde değerlendirdiğimizde ise destinasyonumuzun büyük ölçüde her şey dahil konseptinde çalışan aile otellerinden oluşması önemli bir avantaj sağlamaktadır. Şu an itibarıyla otellerimize yansıyan iptaller söz konusu değildir. Zaman zaman rezervasyon hızında geçici bir yavaşlama yaşanması ise bu tür dönemlerde beklenen doğal bir durumdur. Genel olarak baktığımızda Antalya’nın güçlü destinasyon yapısı, hizmet kalitesi ve güvenilir turizm altyapısı sayesinde sezonun dengeli şekilde devam edeceğine inanıyoruz.’’ "Birçok turizmci uçuş engelinden dolayı fuara katılamadı" Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve NBK Turizm Genel Müdürü Recep Yavuz da, Berlin fuarına giderken başlayan savaşın moralleri bozduğunu söyledi. Birçok turizmcinin savaş engeli nedeniyle Berilin Turizm Fuarına katılamadığını vurgulayan Yavuz, şöyle konuştu: ‘’Fuara gelirken başlayan savaş maalesef moralleri bozdu. Birçok turizmci uçuş engelinden dolayı fuara katılamadı. Körfez ülkelerinin stantları boş kaldı. Fuara katılım neredeyse yarı yarıya düştü. Turizmciler bir yandan görüşmeler yaparken bir yandan da tatillerinden evlerine dönemeyen misafirlerine çözüm üretmekle meşguldü. Her ne kadar savaş Körfez ülkeleri ile sınırlı gibi görünse de kısa sürede bütün dünya turizmi etkilendi ve çözümler için alternatifler aranmaya başlandı. Hatay’a düşen dron turizmimizin kalbine düşer gibi burada hissedildi. Hemen ardından kısmi iptaller gelmeye başladı.’’ "Turizmde krizlerin genelde Şubat - Mart aylarında yaşanıyor" Turizmde krizlerin genelde Şubat - Mart aylarında yaşandığına dikkat çeken Recep Yavuz, ‘’Bu dönem rezervasyonların yapıldığı dönemdir. Yaza dair kesin bir şey söylemek zor. İyimserler var, karamsarlar var. Hepsinin birleştiği tek nokta: Savaş varsa turizm olmaz. Bu yüzden ne kadar erken savaş ortamı sonra ererse o kadar iyi. Kişisel olarak sezon başlarının bundan etkileneceğini ve Nisan- Mayıs -Haziranın zayıf geçeceğini öngörüyorum. Olanağı olan tatilini yaz sonuna öteleyecek. Geçtiğimiz yılın rakamlarına ulaşırsak iyi’’ dedi. "Seyahatinden ödün vermeyen Avrupalı için güvenli liman Antalya" Kapadokya Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Bahar ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamleleriyle tırmanan gerilimin turizm sektörüne etkilerini değerlendirdi. Doç. Dr. Mehmet Bahar, "Füzelerin gölgesinde turizm yapmak zor bir zanaattır ama Türk turizmcisi yelkenleri ayarlama konusunda dünyanın en yetkin denizcisidir" dedi. Turizmin barıştan beslendiğini anımsatan Doç. Dr. Mehmet Bahar, şunları kaydetti: ‘’Orta Doğu'daki kıvılcımlar, coğrafyayı tam tanımayan Batılı turistler için tüm Doğu Akdeniz'in "riskli" algılanmasına ve erken rezervasyonlarda duraksamaya yol açabilir. Seyahatinden ödün vermeyen Avrupalı için güvenli liman Antalya. Mısır ve Ürdün gibi alternatif destinasyonlar çatışma bölgesine çok daha yakın olduğu için, seyahatinden vazgeçmek istemeyen turist için Antalya bölgedeki en güvenli liman olarak öne çıkmaktadır.’’. Lojistik darboğaz ve artan ulaşım maliyetleri Jeopolitik krizlerin ekonomik ve lojistik yansımalarının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Bahar, uyarılarda bulundu. Bahar, şunları kaydetti: "İran ve İsrail çevresindeki hava sahalarının riskli hale gelmesi, Asya ve Orta Doğu rotalarının uzamasına veya uçuş iptallerine neden olabilir. Petrol fiyatlarındaki ani artışlar uçak bileti maliyetlerini vururken, enflasyonla mücadele eden turistin tatil bütçesini daraltması Antalya’nın fiyat politikasını zorlayabilir. Antalya geçmişte yaşanan bölgesel krizlerden, pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşından büyük tecrübelerle çıktı. Antalya sadece güneşiyle değil, kriz anında hızla pozisyon alabilen otel yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla ayakta kalmaktadır. Sektörün pazar çeşitlendirmesi ve hızlı reaksiyon gösterme kabiliyeti, bu zorlu süreci yönetmedeki en büyük kozudur."

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal Haber

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır. Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

İsrail ve ABD’den Körfez turizmine 56 milyar dolarlık tehdit Haber

İsrail ve ABD’den Körfez turizmine 56 milyar dolarlık tehdit

ABD ve İsrail’in müzakerelerin ortasındayken İran’a başlattığı saldırılar tüm Orta Doğu ve Körfez bölgesini ateş çemberine çevirdi. ABD Başkanı Trump, savaşın 4-5 hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürenin çok daha uzun olabileceğini söyledi. Savaş ve tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırıları ve İran’ın misillemeleri, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Euronews Türkçe’de yer alan habere göre birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyonun, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratabileceği ifade ediliyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Zararın büyüklüğü 56 milyar dolara ulaşabilir Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Tourism Economics Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge genelinde Amerikan üslerini, lojistik merkezlerini, radarlarını ve askerlerin konakladığı otelleri hedef alan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.