Hava Durumu

#Iklim Değişikliği

TOURISMJOURNAL - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa’da Rekor Sıcaklar Turizmi De Etkiliyor Haber

Avrupa’da Rekor Sıcaklar Turizmi De Etkiliyor

Birleşmiş Milletler İklim Şefi Simon Stiell, Batı Avrupa’yı bahar ayında etkisi altına alan rekor seviyedeki erken sıcak hava dalgasının “iklim krizinin kontrolden çıkan etkilerinin acımasız bir hatırlatıcısı” olduğunu söyledi. İngiltere ve Fransa bu hafta tarihlerindeki en sıcak mayıs günlerini yaşarken, “ısı kubbesi” olarak adlandırılan yüksek basınç sistemi Batı Avrupa’ya yaz ortasını andıran sıcaklıklar taşıdı. Kuzey Avrupa’nın büyük bölümünde sıcaklıkların 30 derecenin üzerinde seyretmeye devam ettiği, perşembe günü ise daha da yükselebileceği belirtildi. Hindistan’da 45 şehir aynı anda 43 derecenin üzerinde BM yetkilisi ayrıca Hindistan'daki aşırı sıcak koşullara da dikkat çekti. Ülkede askerlerin orman yangınlarıyla mücadele ettiği, yerel yetkililerin ise sıcak çarpmasına bağlı ölümler bildirdiği aktarıldı. Uluslararası hava kalitesi platformu AQI’nin verilerine göre çarşamba günü dünyanın en sıcak 45 şehrinin tamamı Hindistan’daydı ve bu şehirlerin hepsinde sıcaklık 43 derecenin üzerindeydi. Stiell, “İnsan hayatlarını, ekonomileri ve şirketleri aşırı sıcaklardan ve iklim değişikliğinin hızla artan maliyetlerinden korumak artık her ülkenin temel görevi. Bunun yolu ise fosil yakıt bağımlılığını çok daha hızlı sona erdirmekten geçiyor,” dedi. Stiell ayrıca Orta Doğu’daki savaşın da fosil yakıtlara bağımlılığın maliyetlerini ortaya koyduğunu ve daha temiz enerji kaynaklarına geçiş ihtiyacını gösterdiğini söyledi. İngiltere’de 'tropikal gece' rekoru Fransa’da Manş Denizi üzerinden gelen rüzgara rağmen sıcaklıklar yüksek kalmaya devam etti. Ülkenin meteoroloji kurumu Meteo France, perşembe günü güney bölgelerde sıcaklıkların 39 dereceye ulaşabileceğini açıkladı. Fransız yetkililer, salı günü sıcak hava dalgasıyla bağlantılı en az yedi kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ölümlerin beşinin serinlemek için girilen sularda yaşanan boğulma vakaları olduğu belirtildi. İngiltere'de de pazar gününden bu yana dört gencin boğularak hayatını kaybettiği açıklandı. Çarşamba günü İngiltere’de sıcaklıklar bir miktar düşse de ülke, Cornwall bölgesinde kaydedilen yeni bir “tropikal gece” rekorunu yaşadı. Gece sıcaklığının 21,4 derecenin altına düşmediği belirtildi. Fransa ve İngiltere, pazartesi günü mayıs ayı için tüm zamanların sıcaklık rekorunu kırdıktan sonra salı günü bu rekoru yeniden aştı. Isı kubbesi nedir? Isı kubbesi (heat dome), atmosferde meydana gelen ve belli bir bölgeyi uzun süre boyunca etkisi altına alan yüksek basınç sistemiyle oluşan olağanüstü bir hava olayı. Bu sistem, tıpkı bir tencerenin kapağı gibi davranarak, yer seviyesindeki sıcak havayı adeta hapsediyor. Yüksek basınç, havayı yukarıdan bastırarak aşağı doğru itiyor. Bu durum, hava moleküllerinin sıkışmasına ve daha da ısınmasına yol açıyor. Böylece, sıcak hava yer seviyesinde birikiyor ve dışarı çıkamaz hale geliyor. Bu mekanizma, bölgeyi adeta bir fırın gibi ısıtarak soğuk hava akımlarının içeri girmesi engellendiği için dışarıdan serinletici etki yaratacak hiçbir unsur kalmıyor. Aynı zamanda, gece saatlerinde bile sıcaklıklar düşmüyor; çünkü bu “kubbe” yapısı ısıyı yukarı salmayıp, aşağıda tutuyor. Bu durum hem gündüz hem gece boyunca hissedilen sıcaklığın sürekli yüksek kalmasına neden oluyor. Kubbe benzeri yapı, genellikle birkaç günle sınırlı kalmıyor; haftalarca sürebiliyor ve etkilediği bölgelerde sıcaklık rekorlarının kırılmasına yol açabiliyor. Bilim insanları, iklim değişikliğiyle birlikte bu tür hava olaylarının daha sık, daha şiddetli ve daha uzun süreli hale geldiğine dikkat çekiyor. Avrupa neden dünyanın en hızlı ısınan kıtası? Bilim insanlarına göre Avrupa şu anda dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumunda. Kopernik İklim Değişikliği Servisi verilerine göre gezegen genelinde sıcaklıklar sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,4 derece artarken, Avrupa’da bu artış yaklaşık 2,4 dereceye ulaştı. AFP'ye konuşan uzmanlar, bu ısınmanın neredeyse tamamen fosil yakıt kaynaklı sera gazı etkisinden kaynaklandığını söyledi. Uzmanlara göre Avrupa’daki atmosfer dolaşımının değişmesi de sıcak hava dalgalarını artırıyor. Yüksek basınç sistemleri artık daha sık görülüyor ve sıcak havayı uzun süre bölge üzerinde tutuyor. Son 20-30 yılda özellikle yaz aylarında sıcak hava dalgalarını kolaylaştıran antisiklon koşullarının yaygınlaştığı belirtiliyor. Bilim insanlarına göre Avrupa’nın hızla ısınmasının önemli nedenlerinden biri de coğrafi konumu. Avrupa, dünyanın geri kalanından çok daha hızlı ısınan Arktik bölgesiyle bağlantılı. Kopernik verilerine göre Arktik bölgesi sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 3,2 derece daha sıcak hale geldi. Bunun önemli nedenlerinden biri 'albedo etkisi' olarak bilinen süreç. Normalde kar ve buz, Güneş ışığını uzaya geri yansıtıyor. Ancak buzlar eridikçe altında daha koyu renkli kara ve okyanus yüzeyleri ortaya çıkıyor. Bu yüzeyler daha fazla ısı emerek erimeyi hızlandırıyor. Bilim insanları ayrıca Avrupa’da karla kaplı bölgelerin giderek küçüldüğünü ve bunun da toprağın daha fazla ısı tutmasına yol açtığını belirtiyor. Temiz hava politikalarının beklenmedik etkisi Araştırmacılar, Avrupa’daki hava kirliliğini azaltmaya yönelik düzenlemelerin de dolaylı bir etki yarattığını söylüyor. 1980’lerden bu yana aerosol emisyonlarının azalması hava kalitesini iyileştirirken, aynı zamanda atmosferde Güneş ışığını yansıtan parçacıkların azalmasına neden oldu. Bu durum, yüzeye ulaşan güneş radyasyonunun artmasına ve ek ısınmaya katkıda bulunuyor. Son 30 yılda Doğu ve Güneydoğu Avrupa ile Alp bölgesinin her on yılda yaklaşık 0,5 ila 1 derece ısındığı belirtiliyor. Norveç’e bağlı Arktik takımadası Svalbard ise dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri haline geldi. Burada sıcaklık artışı bazı dönemlerde on yılda 2 dereceye kadar ulaştı.

SUVERSİS İLE TURİZM İŞLETMELERİ ARTIK SU TÜKETİMİNİ ANLIK İZLEYEBİLECEK Haber

SUVERSİS İLE TURİZM İŞLETMELERİ ARTIK SU TÜKETİMİNİ ANLIK İZLEYEBİLECEK

Türkiye, su stresi baskısı altında kritik bir eşikte. 27 Aralık 2024’te yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği, 162 sektör ve özellikle 100 oda ve üzeri konaklamalı turizm işletmeleri için 26 Haziran 2026 itibarıyla su verimliliği uygulamalarını zorunlu kılıyor. Turizm işletmeleri için Mavi Su Belgesi başvurularında son tarih ise 26 Eylül 2026. Bu süreci yakından değerlendiren SUVERSİS Dijital Su Verimliliği Yönetim Sistemi Genel Müdürü Dr. Mecit Dericizade, Türkiye’nin su kaynakları açısından kritik bir noktada olduğunu vurguladı. Dericizade, “Ülkemiz artık su stresi baskısı altında. İklim değişikliği bölgemizdeki su kaynaklarını doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki yıllarda su riski ciddi bir stratejik önem kazanacak. Envanterimizdeki su kaynaklarını kontrollü ve doğru kullanmazsak, işletmeler ve kamu için su maliyetleri büyük bir finans sorununa dönüşecek.” dedi. “Yüksek danışmanlık bedelleri tarih oluyor” Yönetmeliğe uyum için işletmelerin yüksek danışmanlık ücretleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Dericizade, dijital çözümün bu tabloyu değiştirdiğini ifade etti: “Bugüne kadar işletmeler su verimliliği sistemini kurmak için çok yüksek bedeller ödüyordu. Oysa dijital uygulamalar, diğer sektörlerde olduğu gibi, çok daha basit maliyetlerle sürdürülebilir, güvenilir ve dakik veriler sağlıyor. SUVERSİS ile su verimliliği kontrolü artık aylık abonelik modelinde yapılabilecek.” “Kayıp kaçak, su maliyeti ve su dengesi tek tuşla” SUVERSİS’in sağladığı avantajları teknik düzeyde de anlatan Dr. Dericizade, şu bilgileri paylaştı: “Kullanıcılarımız, kayıp kaçak su verilerini, aylık ve yıllık su tüketim maliyetlerini, su stresi ve su dengesi muhasebesini artık tek bir tuşla izleyebiliyor. Turizm konaklama işletmeleri, tüm tesisi kapsayan anlık su tüketimi, kayıp kaçak oranları ve işletme su maliyetini aylık ve yıllık olarak doğrulayabilecek.” Dünya standartlarında, IWRA üyesi ilk Türk yazılımı” Platformun uluslararası geçerliliğine de dikkat çeken Dericizade, şu vurguyu yaptı: “SUVERSİS, Türkiye’de su bilim insanları, su mühendisleri ve yazılım mühendisleri iş birliğiyle geliştirilmiştir. ISO 27001 ve ISO 46001 dünya standartlarında doğrulanmış, denetlenmiş bir platformdur. Ayrıca IWRA (Dünya Su Kaynakları Birliği) Bronz üyeliğine seçilen ilk yazılım olarak kamu ve özel sektörün hizmetindedir.” “Mavi, yeşil ve gri su belgelerine hazırlık tek tuşla” Yönetmeliğin öngördüğü belge süreçlerine de değinen Dericizade, şunları söyledi: “Su verimliliği yönetmeliği kapsamında Mavi, Yeşil ve Gri Su Belgesi için mevcut durum analizi ve müracaata hazırlık artık tek tuşla işletmelerin hizmetinde. Bugüne kadar yaklaşık 200 kuruluş SUVERSİS’i pilot veya doğrudan kullanmaya başladı. Dönemsel olarak ISO 14046’ya uygun Su Ayak İzi Raporu, su tüketim haritası ve kuraklık endeksi gibi tüm standart şartları dijital ve doğrulanmış verilerle sunuyoruz.” Konaklamalı turizm işletmelerine çağrı yapan Dericizade “Önümüzdeki yıllar iklim değişikliği ve kuraklık şartları göz önüne alınarak planlanmalı. Su ve enerji tüketimi ile kayıp kaçak maliyetlerini kontrol altına almayan işletmeler ciddi mali yüklerle karşılaşacak. SUVERSİS ile bu yükü dijital, ekonomik ve güvenilir bir şekilde yönetmek mümkün.” dedi.

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı Haber

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Burdur'a geldi. Burdur Gölü Kuş Gözlem İstasyonu'nda, Burdur Gölü Eylem Planını açıklayan Bakan Yumaklı, "Ülkemiz küresel iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissediyor. Son 25 yıldır sıcaklıklar, ortalamanın üzerinde seyrediyor. 2024 yılı sıcaklığı uzun yıllar ortalamasının 1,7 derece üzerine çıkarak 15,6 derece ile son 54 yılın en sıcak yılı oldu. 2025 yılı Temmuz ayı son 55 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. 2025 su yılı yağışları, uzun yıllar ortalamasının yüzde 27 altında ve son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Artan sıcaklıklar ve azalan yağış ile birlikte ülkemizde şiddetli kuraklıklar yaşanıyor. Neticesinde de su kaynaklarımız azalıyor. Bunların başında da göllerimiz geliyor. Su konusundaki bütün kurumların katılımıyla teşekkül eden Ulusal Su Kurulu'nda, bu göllerimizle ilgili bazı kararlar aldık. Bu kararlar doğrultusunda; Bakanlık olarak Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için eylem planlarımızı hazırladık" şeklinde konuştu. "Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" İlk olarak İlk Eğirdir Gölü Eylem Planını açıkladıklarını ifade eden Bakan Yumaklı, "Göllerimiz için yürüttüğümüz bu çalışmaları belediyelerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili kurumlarımızın katkılarıyla güçlendirdik. Eylem Planlarımızı, yerinde incelemeler ve bilimsel veriler ışığı altında oluşturduk. Burdur Gölü, hem uluslararası Ramsar Alanı, hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla, ekolojik açıdan son derece önemli. Nesli tehlike altında olan dik kuyrukların kışlama alanı, endemik tür olan Burdur dişli sazancığının yuvası olan bu göl, biyolojik çeşitlilik açısından da kıymet taşıyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü olan Burdur Gölü, kapalı bir havza olması nedeniyle dışa akışı olmayan, buharlaşmanın yoğun olduğu tuzlu-sodalı bir gölümüz. Ancak iklim değişikliği etkileri sebebiyle gölümüz kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya. Burdur Gölü Havzası'nda uzun yıllar yağış ortalaması 484 mm iken, son 10 yılın 8'inde bu değerlerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında ise bu rakam maalesef 304 mm oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 derece iken, bu yıl şu ana kadarki ortalama sıcaklık 14,2 derece oldu. 1970'te 857 metre olan su seviyesi, 21 metre azalarak bugün 836 metreye kadar indi. Yüzölçümü ise yarıdan fazla azalarak, 250 kilometrekareden 115 kilometrekareye düştü. Bu göl, yılda ortalama 179 milyon metreküp su kaybediyor. Bu miktarın yüzde 78'i buharlaşmadan kaynaklanıyor. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp. Bu durumda Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" diye konuştu. "Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız" Eylem planın amacını anlatan Bakan Yumaklı, "Eylem Planımızın amacı da; işte bu su açığını kademeli olarak azaltarak, gölümüzü hayatta tutmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküp suyu göl havzamıza kazandırmayı hedefliyoruz. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça, su kazanımımızın da artmasını bekliyoruz. 8 ana eylem ve 35 alt tedbirden oluşan planımızı 3 ana başlıkta uygulayacağız. İlk olarak Havzada Ekosistem Temelli Entegre Su Yönetimi başlığı altında şu eylemleri uygulamaya alacağız: Tarımsal Su Kullanım Yönetimi, İlave ve Alternatif Su Kaynaklarına Yönelik Çalışmalar, Su Kullanımlarının Kontrolü, İzleme ve Denetimi, Su Kalitesine Yönelik Çalışmalar. İkinci olarak Suyun Etkin ve Verimli Kullanılması başlığı altında şu konulara odaklanacağız: Sulama Tesislerinin Yenilenmesi, Bazı Proje Yatırımlarının Ertelenmesi, Su Verimliliği Çalışmaları, Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları. Üçüncü başlık olan Doğal Kaynakların Korunmasıyla da; doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozumanın azaltılması çalışmalarını yapacağız. Bölgede basınçlı sulama yöntemleri yaygın olarak kullanılıyor. Bu anlamda çiftçilerimize teşekkür ediyoruz. Şunu vurgulamak isterim ki, bölgedeki kuraklık şartlarından dolayı, tarla içi modern sulama sistemi kullanımını daha yüksek seviyeye çıkarmalıyız. Bu konu, artık bu iklim şartlarında, sadece bu yöre değil, bütün Türkiye için zaruri hale geldi" ifadelerini kullandı. "Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" Hazırlanan eylemlerin sonuçları hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, "Eylemlerden başka çarpıcı örnek vermek gerekirse; Isparta atık su arıtma tesisi çıkış suyunun ileri arıtılarak gölün beslenmesi ile 8,5 milyon metreküp su kazanımı sağlayacağız. Yine içme-kullanma suyu şebekelerindeki su kayıplarının yüzde 50 oranında düşürülmesiyle de 3,4 milyon metreküp yıllık su kazanacağız. Bugün burada, yalnızca bir gölü değil; ekosistemimizi, geleceğimizi, üretim gücümüzü değerlendiriyoruz. Suyun stratejik önemini, birleştirici gücünü konuşuyoruz. Üreticilerimiz, kurumlarımız, üniversitelerimiz, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımızla, ortaya koyduğumuz bu iradeyi sizlerle paylaşıyoruz. Suyla gelen bereketi, kültürü, tarihi, ekosistemi korumak için birlikte hareket ediyoruz. Gelin, bu doğa harikasını, ortak geleceğimizi hep birlikte koruyalım. Başarı, tüm paydaşların bu sürece katkısıyla mümkün. Sözlerimin sonunda, bize çalışmalarımızda güçlü destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı arz ediyorum. Eylem planımıza katkı veren bütün kurumlarımıza ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Van Gölü’nde Mikrobiyalit Tehlikesi Video Galeri

Van Gölü’nde Mikrobiyalit Tehlikesi

Van Gölü'nde her geçen yıl etkisini artıran su çekilmesi, Bitlis'in Tatvan ilçesinin kıyı şeridini adeta mikrobiyalit tarlasına çevirdi. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık nedeniyle alan kaybetmeye devam ediyor. Geçen yıl bölge, önceki yıllara oranla daha fazla yağış almasına rağmen Van Gölü'nde suyun yükselmesi istenen seviyede olmadı. Göl suyunun çekilmesiyle, göl tabanındaki mikrobiyalitler de gün yüzüne çıkıyor. Bilimsel olarak "biyojenik karbonat yapılar" olarak tanımlanan mikrobiyalitler, suyun dibinde oluşan ve sadece çok az sayıda gölde görülebilen doğal yapılar olarak biliniyor. Van Gölü, bu açıdan dünyada eşine az rastlanır zenginliğe sahip. Ancak göl suyunun gerilemesiyle birlikte daha önce su altında kalan bu yapılar, artık kıyılarda açık şekilde gözlemlenebiliyor. Bitlis'in Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinin kıyılarında farklı boyut ve şekillerde ortaya çıkan yüzlerce mikrobiyalit, hem görsel bir şölen sunuyor hem de göldeki değişimin somut bir göstergesi oluyor. Özellikle Tatvan ilçesine bağlı İncekaya köyü kıyılarında, farklı boyut ve şekillerde yüzlerce mikrobiyalit gün yüzüne çıktı. Mikrobiyalitlerin bazıları ise 1 metreyi aşan boylarıyla dikkat çekiyor. İncekaya köyünü ziyaret eden vatandaşlardan Mihriban Sancak, geçen yıl daha az olan mikrobiyalitlerin bu yıl ciddi şekilde çoğaldığını belirterek, "Manzara çok güzel ama gölün bu şekilde çekilmeye devam etmesi bizleri endişelendiriyor" dedi. Mikrobiyalitlerin manzarayı da değiştirdiğini aktaran Mehmet Okay isimli vatandaş da, "Her geçen yıl göl daha da geri çekiliyor. Mikrobiyalitler ortaya çıktıkça manzara değişiyor ama bu değişim, Van Gölü için iyiye işaret değil" ifadelerini kullandı. Bilim insanları tarafından gölün ekolojik dengesinin bozulduğuna işaret edilen bu durum, dalış turizmi açısından yeni alanlar sunarken, bölge halkı için ise kaygı verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İspanya, Sıcaklık Artışına Karşı Turistleri Korumayı Hedefliyor Haber

İspanya, Sıcaklık Artışına Karşı Turistleri Korumayı Hedefliyor

Nature Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, aşırı sıcak hava dalgalarının İspanya için ciddi riskler oluşturduğu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Çalışmaya göre, ülkenin çeşitli şehirleri, artan sıcaklıklarla birlikte önemli tehlikelerle karşı karşıya olacak. Sadece Barselona'da, yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 250 bin kişinin sıcaklık nedeniyle ölümüne tanık olunabileceği ve bu durumun, iklimle ilgili ölümler açısından şehri Avrupa'nın en riskli yeri yapacağı belirtiliyor. 2024'te 15 milyondan fazla turisti ağırlayan Barselona, yaz aylarında ısı çarpması ve susuzluk vakalarının arttığını gözlemliyor. Bu gözlem, Barselona Belediyesi Sağlık Araştırması'na da yansımış durumda. İspanya Sanayi ve Turizm Bakanlığı'ndan bir sözcü, yetkililerin iklim değişikliği ve bunun turizm endüstrisi ile ziyaretçiler üzerindeki doğrudan etkilerine karşı bir ulusal strateji geliştirildiğini açıkladı. Açıklama yapan sözcü, İspanya 2030 Sürdürülebilir Turizm Stratejisinin, iklimle ilgili zorlukları ele alacağını belirtti. TURİZM ENDÜSTRİSİ SICAKLA BAŞ EDEBİLECEK Mİ? İspanya genelinde şehirlerde daha fazla ağaç dikiliyor, klimalı soğutma merkezleri kuruluyor ve insanları sıcaktan korumak için uygulanabilecek diğer yöntemler araştırılıyor. İspanya'nın en büyük otel zinciri olan Meliá Hotels International, iklim değişikliğinin otelleri ve misafirleri üzerindeki etkilerini araştırdıklarını belirtti. Meliá Hotels International'dan Juan Ignacio Pardo, 2025 yılı itibarıyla, şirketin adaptasyon planını geliştirmek için gerekli önlemler ve yatırımların belirlenmesine odaklanacaklarını söyledi. Bu planları, sıcak hava gibi aşırı hava koşullarında uygulanacak protokoller gibi önleyici tedbirlerle şekillendirdiklerini ekledi. Pardo, "Proaktif bir yaklaşım benimseyerek, her türlü iklimsel olasılığa karşı daha hazırlıklı hale geliyoruz ve müşterilerimizi, çalışanlarımızı ve otel varlıklarımızı koruyoruz" ifadelerini kullandı. İspanya Sağlık Bakanlığı İklim Değişikliği ve Sağlık Müdürü Héctor Tejero, geçen yıl gerçekleştirilen bir basın toplantısında, turizmin en yoğun olduğu bölgelerin sıcak hava dalgası ve çok daha sıcak geceler nedeniyle yaşanabilir olmaktan çıkma riski olduğunu açıkladı. Bu koşulların, turistleri İspanya'nın en popüler destinasyonlarından uzaklaştırabileceğini ve klima gibi iklimlendirme cihazlarının daha çok çalıştırılması nedeniyle otel maliyetlerini artırabileceğini ekledi. Avrupa Seyahat Komisyonu, daha önce örneği görülmemiş bir uygulamayla seyahat işletmeleriyle birlikte personeli ısı çarpması belirtilerini tanımaları ve tahliye işlemlerini yönetmeleri için eğitiyor. Operasyon sorumlusu Teodora Marinska, önceden sadece dağlık bölgelerdeki tatil köylerinde yapılan planların, günümüzde plaj kasabalarında, adalarda ve sahil bölgelerinde görülmeye başladığını belirtti. YEREL YÖNETİMLER HAREKETE GEÇİYOR İspanya'nın bazı bölgeleri, ulusal bir stratejiyi beklemeden harekete geçti. Katalonya'da, yetkililer yerel yönetimlere ve seyahat işletmelerine, yoğun turizm sezonlarında su, sağlık hizmetleri ve ulaşım gibi temel hizmetleri garanti etmeleri çağrısında bulundu. Barselona Belediye Meclisi, aşırı hava koşullarına uyum sağlamak için planlar geliştirdiklerini söyledi. Bu planlar arasında bir iklim barınakları ağı kurmak ve şehirdeki gölgelik alanları geliştirip iyileştirmek yer alıyor.

Berlin Turizm Fuarı’nda Aşırı Turizm ve İklim Krizi Gündemde Haber

Berlin Turizm Fuarı’nda Aşırı Turizm ve İklim Krizi Gündemde

2024 yılı itibarıyla turizm sektörü pandemi öncesi seviyeleri aşarak güçlü bir toparlanma gösterdi. Ancak bu büyüme beraberinde bazı sorunları da getirdi. Avrupa’daki birçok popüler destinasyon, aşırı turist yoğunluğu nedeniyle altyapı ve sürdürülebilirlik sorunlarıyla karşı karşıya. Örneğin, İspanya ve İtalya gibi ülkeler, turizm vergilerini artırmayı gündeme alarak bu yükü dengelemeyi hedefliyor. Öte yandan, iklim değişikliğinin seyahat sektörüne etkisi giderek daha belirgin hale geliyor. Özellikle kutup bölgelerine düzenlenen seyahatlerde değişen doğa koşulları, turizm planlarını yeniden şekillendiriyor. Berlin’de düzenlenen dünyanın en büyük turizm fuarı ITB’de sektör temsilcileri bu konuları ele alarak, 2025 yılı için yeni trendleri değerlendirdi. AŞIRI TURİZM: POPÜLER ROTALAR TIKANMA NOKTASINDA Turizmde artan hareketlilik, özellikle bazı bölgelerde büyük sıkıntılara yol açıyor. The Italian Outdoor'un Ürün Müdürü Andrea Pasqualotto, Dolomitler gibi doğa harikası alanlarda turist akınının sürdürülebilirliği tehdit ettiğini belirtiyor. Pasqualotto, turistlerin çoğunun yalnızca birkaç popüler yürüyüş noktasına yöneldiğini belirterek, yoğun trafik, otopark sorunu ve restoranlarda yer bulma zorlukları yaşandığını söyledi. Ayrıca bazı turistik bölgelerde, aylar öncesinden kapasitesi tamamen dolmasına rağmen hala tanıtımı yapılan destinasyonlar olduğu belirtiliyor. Pasqualotto, turizm şirketlerinin, bilinmeyen rotaları teşvik ederek aşırı yoğunluk yaşanan bölgeleri rahatlatması gerektiğini vurguluyor. Ancak bu konuda bölge halkı arasında farklı görüşler var. Bazı yerel topluluklar, belirli alanlarda turist yoğunluğunu korumanın, temizlik ve çevre yönetimi açısından daha avantajlı olacağını savunuyor. KUTUP BÖLGELERİNDE TURİZMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİREN İKLİM KRİZİ Turizmdeki bir diğer önemli konu ise iklim değişikliğinin giderek daha belirgin hale gelen etkileri. Özellikle kutup bölgelerinde seyahat eden turistler, değişen doğa koşullarıyla karşılaşıyor. Minimal Impact Cruises'un kurucusu Heather Thorkelson, 2007 yılından bu yana kutup bölgelerine seyahatler düzenliyor. Bizzat gözlemlediği değişimleri anlatan Thorkelson, kutup ayılarının yiyecek bulmakta zorlanmaları nedeniyle kara bölgelerine daha fazla yöneldiğini, Antarktika'daki bazı penguen kolonilerinin de yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kaldığını belirtti. Şirketi, turistleri kutuplara getirirken aynı zamanda doğa üzerindeki etkilerini en aza indirme sorumluluğunu taşıyor. Ancak Thorkelson, turizmde sürdürülebilirlik iddiasında bulunan her şirketin gerçekten bu ilkelere uygun hareket etmediğini belirtiyor. Thorkelson, gerçek anlamda sürdürülebilir bir seyahat deneyimi sunmanın, sadece sloganlarla mümkün olmadığını ekledi. ALTERNATİF ROTALAR VE DİJİTAL DESTEK Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) araştırmasına göre, turistlerin yüzde 95’i dünya üzerindeki popüler destinasyonların yalnızca yüzde 5’ini ziyaret ediyor. Bu, büyük bir dengesizlik yaratarak aşırı turizm sorununu tetikliyor. Yürüyüş ve bisiklet rotaları haritalayan Komoot'un İş Geliştirme Direktörü Iris Wermescher, bu konuda değişim sinyalleri aldıklarını belirtti. Wermescher, giderek daha fazla insanın sadece gezmek için değil, aynı zamanda zihinsel ve fiziksel sağlıklarını korumak için doğada vakit geçirmeye yöneldiğini söyledi. Wermescher, turizmde popülerleşmiş rotalar yerine daha az bilinen bölgelere yönlendirme yapılmasının, sürdürülebilir bir turizm anlayışını destekleyeceğini belirtti. Komoot gibi dijital platformlar, kullanıcıların seyahat planlarını bilinçli yapmasına yardımcı oluyor. Buna ek olarak, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında turistlerin doğa şartlarına uygun hazırlık yapması önem kazanıyor. Komoot, bu ihtiyaca yönelik gerçek zamanlı hava durumu verileri sunarak, turistlerin anlık değişimlere uyum sağlamasına yardımcı oluyor. Bu konuda konuşan Wermescher, yürüyüş sırasında aniden fırtına çıktığı durumda, uygulamalarının insanlara daha güvenli bir alana yönelmeleri konusunda uyarı gönderebildiği örneğini verdi. Uzmanlar, gelecekte seyahat sektörünün yalnızca popüler turistik noktalar yerine daha geniş ve dengeli bir dağılıma yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Aşırı turizmin yarattığı sorunlara karşı, turizm firmaları ve gezginler daha bilinçli hareket etmek zorunda olacak.

Turizm Dünyası Berlin ITB Fuarı’nda Bir Arada Haber

Turizm Dünyası Berlin ITB Fuarı’nda Bir Arada

Berlin Uluslararası Turizm Fuarı (ITB), "Değişimin gücü burada başlıyor" temasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Her yıl mart ayında Berlin'de düzenlenen fuar, bu yıl 6 Mart'a kadar sürecek. Alanında dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan ITB Berlin, 170’ten fazla ülkeden 5 bin 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapıyor. Seyahat teknolojisi, pazarlama, konaklama ve destinasyon yönetimi gibi birçok alanda güncel trendlerin ele alınacağı etkinlikte, sektörün karşılaştığı operasyonel, teknolojik ve ekolojik zorluklar tartışılacak. Fuar kapsamında düzenlenecek 200’den fazla oturumda küresel turizmin temel sorunları, dijital dönüşüm, yapay zeka, iklim değişikliği ve sürdürülebilir turizm stratejileri gibi konular masaya yatırılacak. Türkiye, 44’ü milli katılım olmak üzere toplamda 137 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler, başta Almanya olmak üzere uluslararası pazarlara Türkiye’nin turizm potansiyelini tanıtıyor. Otel ve seyahat acenteleri, sektördeki yenilikleri ve trendleri sergiliyor. 2025 beklentilerine göre Almanya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısında artış öngörülüyor. Fuardaki tanıtım faaliyetlerinin, Türkiye'nin 65 milyon turist hedefini desteklemesi bekleniyor. Bu yıl fuarın konuk ülkesi Arnavutluk olurken, geçen yıl 170 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği fuarın, bu yıl daha fazla ilgi görmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.