Hava Durumu

#İç Turizm

TOURISMJOURNAL - İç Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İç Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bodrum ile Trabzon arasında direkt uçuş dönemi başlıyor Haber

Bodrum ile Trabzon arasında direkt uçuş dönemi başlıyor

Bodrum Yarımada Karadenizliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında, iki şehir arasında ilk direkt uçuşun 26 Haziran’da yapılacağı açıklandı. Yeni uçuş hattının özellikle Bodrum’da yaşayan Karadenizliler için büyük kolaylık sağlaması beklenirken, aynı zamanda iki bölge arasındaki turizm hareketliliğine de katkı sunacağı belirtiliyor. Daha önce aktarmalı ve uzun süren yolculuklarla ulaşım sağlayan vatandaşlar, artık yaklaşık 2 saatlik uçuşla Trabzon’a ulaşabilecek. Uçuşların AJet tarafından gerçekleştirileceği ve seferlerin yaz sezonu boyunca düzenleneceği ifade edildi. Bodrum’daki Karadenizli vatandaşların yıllardır böyle bir ulaşım ağı talep ettiği belirtilirken, dernek yönetimi bunun yalnızca başlangıç olduğunu ve ilerleyen dönemde Rize-Artvin, Samsun ve Ordu-Giresun gibi Karadeniz şehirlerine de direkt uçuşların başlatılması için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Turizm sektörü temsilcileri de yeni hattın iki yönlü ekonomik katkı sağlayacağını düşünüyor. Yaz aylarında Bodrum’a yoğun ilgi gösteren Karadenizli turistlerin yanı sıra, Karadeniz’in doğal güzelliklerini görmek isteyen Ege Bölgesi vatandaşlarının da bu seferlere talep göstermesi bekleniyor. Özellikle yaz sezonunda iç turizm hareketliliğinin artacağı ve bölgesel ekonomiye canlılık katacağı değerlendiriliyor. Bodrum-Trabzon hattındaki direkt uçuşların yaklaşık 1.128 kilometrelik mesafeyi kapsadığı ve uçuş süresinin ortalama 2 saat 5 dakika olduğu belirtildi. Seferlerin yaz sezonunda düzenli olarak devam edeceği kaydedildi.

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi Haber

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılması turizm sektöründe hareketliliği artırırken, bayram döneminde oluşacak seyahat hacminin yaklaşık 180 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasının turizm hareketlerine olumlu katkı sağlayacağını belirterek, "Tatilin uzun olması iç pazardaki hareketliliğin biraz daha öne çekilmesine imkan sağlıyor. Seyahat acentelerimizin rezervasyonlarına bakıldığında vatandaşlarımızın bu dönemde önemli bir seyahat talebi olduğu görülüyor." dedi. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının yalnızca turizm sektörüne değil, turizmle bağlantılı 50’den fazla alana da katkı sağlayacağını ifade eden Bağlıkaya, "Özellikle dünya turizmini derinden etkileyen jeopolitik gelişmelerin yaşandığı böylesi bir dönemde alınan bu kararın, ülke ekonomisine katkısı olacağına inanıyoruz. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının erken bir tarihte açıklanması hem seyahat acentelerimizin hem de vatandaşlarımızın planlamalarını daha da kolaylaştıracaktır." diye konuştu. Bağlıkaya, bayram sürecinin özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir hareketlilik oluşturacağını vurgulayarak, uzun tatilin yaz sezonu öncesinde adeta bir prova niteliği taşıdığını söyledi. Kıyı bölgeleri ve kültür turlarına yoğun ilgi İlkbahar döneminde kültür, gastronomi, doğa ve macera turlarına ilginin arttığını dile getiren Bağlıkaya, bayram döneminde kültür turlarının öne çıktığını ancak sıcaklıkların yükselmesiyle kıyı bölgelerine yönelik rezervasyonlarda da artış yaşandığını aktardı. Talebin daha çok Akdeniz, Ege ve KKTC destinasyonlarında yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in tercih edilen şehirler arasında yer aldığını söyledi. Termal ve doğa tatili isteyenler için Afyon ve Sapanca’nın alternatif oluşturduğunu kaydeden Bağlıkaya, Karadeniz, Kapadokya ve GAP turlarına da yoğun talep olduğunu ifade etti. Yurt dışı turlarında Balkanlar öne çıkıyor Firuz Bağlıkaya, vizesiz seyahat avantajı nedeniyle Balkan turlarının yurt dışı rotalarında öne çıktığını belirterek, Mısır, Yunan Adaları, İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Benelüks ülkeleri, Yunanistan, Japonya, Bali, Tayland ve Amerika’ya yönelik talebin de sürdüğünü söyledi. Bayram döneminin yaz sezonuna kıyasla daha uygun fiyatlı tatil imkanı sunduğunu ifade eden Bağlıkaya, "Yurt içinde fiyatlar geçen yılın bayram dönemine göre yüzde 25 arttı. Yurt dışında fiyatlar ise genelde döviz bazında aynı kalmakla birlikte bu yıl tur tatil süreleri uzadığı için fiyatlar geçen yıla göre daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Yurt içinde Kurban Bayramı'nda gecelik kişi başı otel fiyatları 1500 liradan başlıyor. Otelin konumu, yıldızı ve sunduğu imkanlara göre fiyatlar değişiyor. Özellikle 2 çocuk ücretsiz konaklama imkanı sağlayan oteller aileler için önemli bir avantaj oluşturuyor. Ortalama olarak 5 gece, 2 kişi her şey dahil konaklamalar 30 bin liradan başlayan fiyatlarla sunulabiliyor. Yurt dışında paket fiyatları otobüslü turlarda kişi başı 150 avrodan başlıyor. Uçaklı turlarda ise fiyatlar kişi başı 450 avrodan başlıyor." değerlendirmesinde bulundu. “10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz” Bağlıkaya, bayram ziyaretlerinin de etkisiyle toplam seyahat sayısının artacağını belirterek, "Kurban Bayramı tatilinde memleket ve yakınların ziyaretleri de eklendiğinde 10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz. Bu seyahatlerin yaklaşık 2,5 milyonluk kısmının doğrudan yurt içi ve yurt dışındaki turizm hareketlerine katılım şeklinde olmasını bekliyoruz. Bu dönemde gerçekleşecek seyahatlerin yaklaşık 180 milyar liralık bir ekonomik hacim oluşturacağını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. Otellerde yoğunluk beklentisi Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin ise tatilin uzatılmasıyla birlikte hem şehir otellerinde hem de tatil bölgelerinde yoğunluk yaşanmasının beklendiğini söyledi. Yerli turistin ağırlıklı olarak deniz turizmine yönelmesini beklediklerini kaydeden Eresin, "Bayram süresince güney ve Ege sahillerinin daha yoğun geçmesini bekliyoruz. Bayram döneminde tatil bölgelerinde hava koşullarının olumsuz seyretmesi durumunda şehir otellerinin kültürel turlarla dolacağını öngörüyoruz. Yerli turistler bayram sonrası da havalar daha iyi olduğunda ikinci kez seyahat yapmak isteyeceklerdir." dedi.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

Körfez krizi sonrası Rus turistlerin rotası değişiyor Haber

Körfez krizi sonrası Rus turistlerin rotası değişiyor

Körfez bölgesindeki bazı destinasyonların turistik seyahatlere kapanmasının ardından Rus turistlerin tatil planlarında önemli değişiklikler yaşanıyor. Ancak sektör temsilcilerine göre Rus turistler iptal edilen Birleşik Arap Emirlikleri veya diğer Körfez ülkesi tatillerinin yerine Rusya iç turizmini tercih etmiyor. Bu değerlendirme, Moskova’da düzenlenen MITT 2026 turizm fuarı kapsamında gerçekleştirilen “Tur Operatörleri ve Seyahat Platformları: Rakip mi Ortak mı?” başlıklı yuvarlak masa toplantısında dile getirildi. İç turizme yönelim sınırlı Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) İç Turizm Başkan Yardımcısı ve Dolphin Tur Operatörü Genel Müdürü Sergey Romashkin, BAE’de tatil planları iptal olan turistlerin Rusya iç turizmine yönelmediğini söyledi. Romashkin’e göre bunun en önemli nedeni, Rusya’nın özellikle kış döneminde sıcak deniz tatili alternatifi sunamaması. Ayrıca BAE ve Maldivler gibi destinasyonlara giden turistlerle Rusya’nın Karadeniz kıyılarına giden turistlerin farklı gelir ve beklenti profillerine sahip olduğu ifade edildi. Alternatif destinasyonlar: Türkiye, Tayland ve Mısır Seyahat platformu temsilcileri de benzer bir tabloya işaret ediyor. T-Bank ekosistemindeki T-Travel platformundan Ilya Artemenko, iptal edilen Körfez tatillerinin yerine en çok tercih edilen destinasyonların Türkiye, Tayland ve Mısır olduğunu belirtti. Artemenko’ya göre teorik olarak Körfez tatillerine Rusya içinden tek alternatif Soçi’deki lüks oteller olabilir; ancak bu seçenek de oldukça sınırlı kalıyor. Turistler şu anda “herhangi bir sıcak destinasyona uçabilmek” için alternatif arıyor. Çin ve Güneydoğu Asya’ya talep artıyor Seyahat platformu Yandex Travel verilerine göre bazı uluslararası destinasyonlara talep hızla artıyor: Çin rezervasyonları: %46 artış Türkiye rezervasyonları: %21 artış Tayland rezervasyonları: %23 artış Turizm sektörüne göre Körfez krizinin yarattığı talep boşluğu özellikle Güneydoğu Asya destinasyonlarına kayıyor. Daha önce aynı yuvarlak masa toplantısına katılan bir diğer isim olan ATOR başkan yardımcısı ve Russian Express holdinginin genel müdürü Taras Kobishchanov da benzer bir değerlendirme yapmıştı. Kobishchanov’a göre Orta Doğu bölgesinden geçici olarak çekilen turizm talebinin neredeyse tamamı diğer yurtdışı destinasyonlara dağılacak. Diğer sektör temsilcilerinin verileriyle de doğrulanan bu değerlendirmeye göre, Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle özellikle Güneydoğu Asya’ya yönelik tur rezervasyonlarında artış yaşanıyor ve Çin’de adeta bir talep patlaması görülüyor. Kobishchanov’a göre bu durumdan yalnızca bu ülkeler değil, Türkiye ve Mısır da fayda sağlayacak. “Avrupa pazarlarında Maldivler’den Türkiye ve Mısır’a kadar birçok destinasyona olan talep keskin şekilde düştü. Bu nedenle popüler otellerde Avrupalı turistler için ayrılmış kontenjanlar boşalmaya başladı. Daha önce Avrupalı müşteriler için ayrılmış oda kotalarının boşalması, gelecekte Türkiye ve Mısır’da tatili Rus turistler için daha erişilebilir hale getirebilir,” diye vurguladı ATOR başkan yardımcısı.

ALTAV, Kredi Kartı Sınırlaması Turizmi Etkiler Haber

ALTAV, Kredi Kartı Sınırlaması Turizmi Etkiler

Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, son dönemde ekonomi gündeminde yer alan kredi kartı limit kısıtlamaları ve bunun turizm harcamalarına yansımaları üzerine kritik açıklamalarda bulundu. Türk vatandaşlarının seyahat alışkanlıklarındaki değişimini aktaran Gencelli açıklamasına şu ifadelere yer verdi: “2022 yılından bu yana yurt dışı seyahat pazarına bakacak olursak, Türklerin yurt dışına ilgisi hızla artarken, kalış süreleri kısalmış; buna karşılık harcama tutarları yükselmiş ve harcamanın yönü değişmiş görünüyor. 2022’den bu yana yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı yüzde 64 arttı. Aynı dönemde toplam turizm gideri yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı. Buna karşın ortalama geceleme süresi 15 geceden 9,1 geceye geriledi. Yani daha kısa kalıyoruz ama daha fazla para harcıyoruz. Kişi başı harcama ise yüzde 15 artışla 807 dolara çıktı.” “Bu artışın niteliğine baktığımızda tablo daha da netleşiyor. Vatandaş artık yurt dışına sadece gezmek için değil, aynı zamanda alışveriş yapmak için gidiyor! Özellikle giyim–ayakkabı ile halı–kilim alışverişlerinde yaşanan ciddi yükseliş, harcama şeklinin nasıl değiştiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu dönüşümün arkasında Türkiye’deki yüksek enflasyon, uzun süre baskılanan döviz kuru ve buna bağlı olarak artan iç pahalılık bulunuyor. Pandemi sonrası dönemde vatandaş yurt dışında daha kısa süre kalıyor ama alışveriş ağırlıklı ve daha yüksek bütçeli seyahatler yapıyor. Üstelik Türkiye’den yurt dışına giden ziyaretçi sayısındaki artış, aynı dönemde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi artışını da geçmiş durumda!” “Burada kritik bir noktaya özellikle dikkat çekmek gerekiyorum. Son dönemde uygulamaya alınacak olan kredi kartı limitlerinin kısıtlanması, finansal disiplin ve istikrar açısından doğru bir adım olabilir. Ancak mesele limitin düşürülmesi değil, limitin kime ve nasıl verildiğidir. Kredisini düzenli kullanan, ödeme disiplini olan ve kredibilitesi yüksek tüketicilerin kredi kartı limitlerinin kısıtlanması; yalnızca bankacılık sistemini değil, turizm başta olmak üzere tüm hizmet sektörünü olumsuz etkiler. Bu kesimin harcama alanlarının daraltılması, piyasada satışların düşmesi anlamına gelir. Bu durum özellikle bizim sektörümüzde, iç turizmde talebin daha da zayıflamasına yol açar.” “Oysa doğru kurgulanmış bir taksitlendirme ve segmentasyon modeli, iç pazarda canlılık yaratır, iç turizmi destekler ve vatandaşın kendi ülkesinde tatil yapabilmesini kolaylaştırır. Aksi halde bugün rakamlarla da gördüğümüz üzere, vatandaş kısa süreli de olsa yurt dışına yönelmekte ve tatil için ayırdığı bütçeyi Türkiye yerine başka ülkelere harcamaktadır. Özetleyecek olursam; kredi kartı politikaları yalnızca finansal denge aracı olarak değil, aynı zamanda turizm açısından iç turizmi ve hizmet sektörünü destekleyecek stratejik bir kaldıraç olarak ele alınmalıdır. Doğru müşteriye doğru kredi kartı limiti ve esnekliği sağlanırsa hem iç turizm canlanır hem de paramız yurt dışına değil, kendi ülkemizde kalır.”

BDDK Düzenlemesi, Kredi Kartı Limitleri Turizmi Etkileyebilir Haber

BDDK Düzenlemesi, Kredi Kartı Limitleri Turizmi Etkileyebilir

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine yönelik olarak alınan kararları yakından takip etmekteyim. Enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda atılan adımların öneminin farkında olduğumu ve mali disiplinin korunmasına yönelik çabaları önemsediğimi ifade etmek isterim. Kredi kartı limitlerine ilişkin bu düzenlemenin, yalnızca belirli bir alanı değil; ticaretten hizmet sektörlerine, işletmelerden hane halkı harcamalarına kadar ekonomik hayatın tamamını etkileyebilecek nitelikte bir değişiklik olduğu kanaatindeyim. Bu nedenle olası yansımalarının sahadaki etkilerle birlikte değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Biz turizmciler açısından kredi kartları; yalnızca bir ödeme aracı değil, sektörün işleyişinin temel unsurlarından biridir. Seyahat planlamasından rezervasyon süreçlerine, konaklamadan ulaşım ve yeme-içme harcamalarına kadar turizm sektöründeki pek çok işlem, kredi kartları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Otel ve tesis konaklamaları, paket turlar, ulaşım biletleri, araç kiralama ve organizasyon harcamalarının çok önemli bir bölümü bu yöntemle ödenmektedir. Bu çerçevede kredi kartı limitlerinde yaşanabilecek daralmanın, vatandaşlarımızın seyahat planlarını ve özellikle iç turizm talebini etkileyebileceği; bunun da turizm işletmelerinin tahsilat ve nakit akışı üzerinde yansımaları olabileceği öngörülmektedir. Sezonsal bir yapıya sahip olan turizm sektöründe nakit döngüsünün yavaşlaması, istihdam ve yatırım kararları açısından da önem taşımaktadır. Kredi kartı limitlerinin daraltılması, hem vatandaşlarımızın seyahat planlarını ertelemesine hem de turizm işletmelerinin tahsilat ve nakit akışında ciddi sorunlar yaşamasına yol açabilecektir. Bu durumun en önemli yansımalarından biri, özellikle iç turizmde talebin azalması şeklinde ortaya çıkacaktır. Kredi kartı kullanımının sınırlanması; oteller, seyahat acenteleri, rehberlik hizmetleri, yeme-içme işletmeleri ve KOBİ ölçeğindeki çok sayıda turizm işletmesinin satışlarını ve nakit döngüsünü olumsuz etkileyecektir. Sezonsal gelir yapısına sahip olan turizm sektöründe nakit akışının yavaşlaması; zincirleme biçimde istihdamdan yatırımlara, hizmet kalitesinden uluslararası rekabet gücüne kadar pek çok alanda risk oluşturma potansiyeline sahiptir. Öte yandan, turizm harcamalarının kredi kartı harici yöntemlerle yapılması pratikte giderek zorlaşmaktadır. Güvenlik ve kullanım kolaylığı gibi unsurlar dikkate alındığında, kredi kartı kullanımının turizm sektörü açısından taşıdığı önem daha da belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle kredi kartı limitlerine yönelik düzenlemelerin, sektörün kendine özgü dinamikleri göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır. Finansal istikrarı gözeten düzenlemelerin, turizm sektörünün sürdürülebilirliğini ve ülkemizin turizm gelirlerini destekleyecek yönde şekillenmesinin; ekonomik faaliyetlerin devamlılığı açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Bu kapsamda, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla görüşlerimi yapıcı bir anlayışla paylaşmayı sürdüreceğimi belirtmek istiyorum

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.