Hava Durumu

#İzmir

TOURISMJOURNAL - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aliaport’a ziyaretçi akını Haber

Aliaport’a ziyaretçi akını

Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, düzenli seferlerin başlamasının ardından bölge halkı ve yolcular tarafından yoğun ilgi görüyor. Üç haftalık süreçte limanı toplam 4 bin 502 yolcu kullanırken, 1 Mayıs'ın hafta sonu ile birleştiği tatil döneminde yolcu hareketliliği zirveye ulaştı. Bu dönemde limandan bin 622 yolcu geçiş yaptı. Karşı kıyıdan, özellikle Yunanistan'ın Midilli Adası'ndan Aliağa'ya geçişlerin yanı sıra Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da Aliaport'u kullanması dikkat çekti. Hâlihazırda Aliağa-Midilli hattında haftada 3 sefer düzenlenirken, 15 Mayıs-01 Haziran 2026 tarihleri arasında, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı tatilleri nedeniyle (20-21 Mayıs tarihleri dışında) ay boyunca her gün karşılıklı sefer yapılacağı belirtildi. Yaz dönemi boyunca seferlerin haftanın her günü düzenlenmeye devam edeceği vurgulandı. Yaz sezonunun yaklaşması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte yolcu talebinin daha da artması öngörülüyor. Artan yoğunluk doğrultusunda ek seferlerin de gündeme gelebileceği ifade edilirken, Aliaport Limanı'nın yaşanacak olan bu yoğunluğa hazır olduğu da belirtildi. "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, düzenli seferlerin başlamasıyla birlikte beklentilerin üzerinde bir yolcu ilgisiyle karşılaştıklarını belirtti. Altun, "Düzenli seferlere başlamamızla birlikte gerçekten beklentilerin üzerinde bir performansla karşılaştık. Seferleri gerçekleştiren tur acentelerimiz bile böyle bir ilgi beklemediklerini ifade etti. Şu anda beklentilerimizin üzerinde bir ilgi var. Bu durum bizi son derece memnun ediyor. Yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bu yoğunluğun daha da üst seviyelere çıkacağını söyleyebilirim. Aliaport olarak aynı anda yüzlerce yolcuya hizmet verebilecek hizmet alt yapımızla biz hazırız" dedi. "Önümüzdeki yılların planlamasını bu yılki verilerle yapacağız" Bu yıl elde edilecek verilerin gelecek planlaması açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altun, "Kasım ayında turlarımız sona erdiğinde, bu yıl edindiğimiz tecrübelerle önümüzdeki yıllara yönelik planlamamızı yapacağız. İlerleyen dönemde buradan sadece Midilli'ye değil, farklı destinasyonlara da taşımacılık yapabilir miyiz, bunu değerlendireceğiz. Ayrıca araç ve tır gibi yük taşımacılığı da gündemimizde yer alıyor" diye konuştu. "Aliağa kruvaziyer durağı olabilir" Aliaport'un uzun vadeli hedefleri arasında kruvaziyer turizminin de bulunduğunu belirten Altun, bu konuda önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Altun, "En büyük hayallerimizden biri kruvaziyer gemilerinin buraya gelmesi. Bu hedef, Belediye Başkanımız Serkan Acar'ın Aliağa için ortaya koyduğu vizyonun da önemli bir parçası. Türkiye'nin önde gelen firmalarından biriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bunu başarabilirsek, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris gibi önemli destinasyonların ardından Aliağa'yı da bir kruvaziyer durağı haline getirebiliriz" ifadelerini kullandı. Aliağa'nın ulaşım ve hizmet altyapısı bakımından önemli avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Altun, kruvaziyer turizmi açısından ilçenin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Altun, "Kruvaziyer gemilerinin hâlihazırda yanaştığı bazı limanlarda en önemli sorunlardan biri; yolcuların kara ulaşımını sağlayan otobüs ve araçların şehir içi trafiği, liman giriş-çıkışları ve otoyol bağlantılarında yaşadığı aksaklıklardır. Aliağa'da ise böyle bir problem bulunmuyor. Ulaşım ağımız güçlü, erişim imkânlarımız oldukça kolay. Aliağa'ya gelecek turistlerin önemli bir kısmı doğal olarak Selçuk'u ziyaret etmek isteyebilir. Selçuk'a ulaşım mesafe olarak bir miktar uzun görünse de otoyol bağlantısı sayesinde rahatlıkla sağlanabiliyor. Ancak bizler, Aliağa'nın konumu itibarıyla özellikle Bergama'ya daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz. Bergama, çok önemli bir tarihî değere sahip olmasına rağmen turizm hareketliliğinden hak ettiği payı henüz yeterince alamıyor. Bunun yanı sıra limana gelen gemilerin kumanya ve benzeri ikmal ihtiyaçlarını herhangi bir aksama yaşanmadan, ekstra navlun ücreti oluşmadan, hızlı ve profesyonel şekilde karşılayabilecek hizmet altyapısına sahibiz. Tüm bu avantajlarla kruvaziyer gemilerini Aliağa'ya çekmemiz gerekiyor" dedi. "Turist kafileleri için yeni rota çalışmaları yapıyoruz" Altun, Aliaport'un yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda yeni turizm rotalarının önemli bir durağı olabileceğini belirtti. Altun, "Kuzey aksı üzerinde İstanbul'dan gelip Selçuk'a giden turist kafileleri var. Bu kafileleri Aliağa'da iki gece konaklatıp buradan Midilli'ye geçişlerini sağlayacak bir planlama üzerinde çalışıyoruz. Özellikle Güney Amerika'dan gelen turist grupları bu açıdan dikkat çekiyor. Geçişlerde bu ülkelerden yolcuların da yer aldığını görüyoruz. Bu da Aliaport'un yeni turizm hareketliliği açısından önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor" diye konuştu. "Duty free alanı mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında açılacak" Duty free alanına ilişkin de bilgi veren Altun, bu bölümün mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında hizmete açılmasının öngörüldüğünü belirtti. Altun, "Duty free alanı açılana kadar bu bölümde Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi'nin ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılacak. Böylece hem yerel üretime destek verilecek hem de yolculara Aliağa'ya özgü ürünleri tanıma imkânı sunulacak" dedi. "Sağlık turizmi de önemli bir potansiyel" Altun, karşı kıyıdan özellikle Midilli'den Aliağa'ya gelecek ziyaretçilerin yalnızca kültürel ya da tatil turizmi için değil, sağlık turizmi kapsamında da bölgeyi tercih edebileceğine dikkat çekti. Altun, "Sağlık turizmi bu noktada öne çıkan başlıklardan biri olacak. Midilli'de yaş almış nüfusun fazla olması, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İzmir ve Manisa'ya yakın olmamız, bölgede çok sayıda özel hastanenin bulunması önemli bir avantaj. Bunun yanında önümüzdeki yıl yaklaşık limanımıza 700 metre mesafede Aliağa Belediyemiz tarafından hayata geçirilecek olan yat limanı projesi var. Bu alanın alışveriş noktaları, restoranları ve kafeleri ile birlikte önemli bir cazibe merkezi haline gelmesi ilgiyi daha da attıracaktır" ifadelerini kullandı. Altun, Aliaport'un yolcu taşımacılığı, kruvaziyer turizmi ve yerel kalkınma başlıklarında, il olma yolundaki Aliağa için yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar'ın ortaya koyduğu bu vizyonun hayata geçirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Altun, "Aliağa'nın güçlü ulaşım ağı, liman altyapısı, ikmal hizmet kapasitesi ile Selçuk ve Bergama gibi önemli turizm destinasyonlarına yakınlığından kaynaklanan avantajlarını; doğru planlama ve güçlü iş birlikleriyle turizme ve ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.

Urla’da 12. Enginar Festivali başladı Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali başladı

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak Haber

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak

İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol'de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye'nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya'dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech'in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00'de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye'de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30'da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45'te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech'te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00'de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir'in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs'ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00'de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00'da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00'de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Türkiye’den 4 Köy BM Turizm Listesine Aday Haber

Türkiye’den 4 Köy BM Turizm Listesine Aday

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UN Tourism) sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla yürüttüğü "En İyi Turizm Köyleri" projesinde 2026 seçkisi için geri sayım sürüyor. 2025 listesine Türkiye'den 4 köyün girmesinin ardından, gözler şimdiden 2026 yılı sürecine çevrildi. Kazanan köylerin 2026 yılının son çeyreğinde düzenlenecek resmi bir etkinlikte duyurulması bekleniyor. BM Turizm, programın amacını şöyle tanıtıyor: "En İyi Turizm Köyleri programı, kültürel ve doğal varlıklara sahip, topluluk temelli değerleri koruyan ve geliştiren, sürdürülebilirliğe bağlı olan ve turizmi olumlu dönüşümün, kırsal kalkınmanın ve toplumsal refahın itici gücü haline getiren köyleri ödüllendirmeyi amaçlamaktadır" Bir yerleşimin "En İyi Turizm Köyü" unvanını alabilmesi için nüfusunun 15.000'den az olması ve geleneksel tarım, hayvancılık veya balıkçılık gibi faaliyetlerin devam etmesi gerekiyor. Bağımsız bir kurul tarafından yapılan değerlendirmede 9 kritere bakılıyor. Doğal güzelliklerin ve kültürel mirasın (tarih, mimari, gelenekler) ne kadar iyi korunduğu, turizmin doğaya zarar vermeden, yerel halka para kazandırarak ve sosyal yapıyı bozmadan yapılıp yapılmadığı, güvenlik, temel hizmetlere güvenli erişim gibi kriterler öne çıkıyor. TÜRKİYE'DEN ADAY GÖSTERİLEN 4 ADRES Bu yıl Çanakkale Adatepe Köyü, İzmir Sığacık Mahallesi, Muğla Eski Datça Mahallesi ve Tunceli Ziyaret Köyü sahip oldukları özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımlarıyla programa aday gösterildi. Bakanlığın açıklamasına göre Muğla'nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli'nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor. MUĞLA / ESKİ DATÇA MAHALLESİ Tarihi mimarisi, kültürel birikimi ve sürdürülebilir turizm potansiyeliyle öne çıkan Eski Datça Türkiye'yi temsil edecek destinasyonlar arasında. Konu ile ilgili Datça Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada "Datça'mızın önemli kültürel miras alanlarından biri olan Eski Datça Mahallesi, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından yürütülen "2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı" kapsamında Türkiye'yi temsilen aday gösterilmiştir. Başvuru süreci, ilgili kurumlarımızın iş birliğinde Datça Turizm Danışma Büromuz tarafından yürütülmekte olup Datça'nın uluslararası turizm vizyonuna katkı sağlayacak şekilde titizlikle devam etmektedir" ifadeleri yer aldı. TUNCELİ OVACIK / ZİYARET KÖYÜ Tunceli'nin Ovacık ilçesine bağlı Ziyaret köyü de Türkiye'den aday gösterilen 4 köy arasında yer aldı. Vali ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, köyün doğal güzellikleri, kültürel zenginliği ve özgün dokusuyla öne çıktığını belirtmişti. Aygöl şu açıklamayı yapmıştı: "Ziyaret köyünün bu önemli programa aday gösterilmesi ilimiz adına gurur verici bir gelişmedir. Bu kıymetli süreçte destekleri ve katkıları dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyor, Ziyaret köyünün uluslararası alanda hak ettiği değeri görmesini temenni ediyorum." ÇANAKKALE AYVACIK / ADATEPE KÖYÜ Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe köyü, taş evleri ve tabiî güzellikleriyle her yıl çok sayıda turist çekiyor. Kaymakamlığın sitesindeki bilgilere göre genellikle iki katlı taş yapılarıyla dikkat çeken köyde, bütün yapılar iç avlulu ve bahçeli. Köy, Truva, Pers, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyor. AA'nın derlemesine göre nüfus mübadelesi sonrası Girit'ten gelen Türklerin yerleştiği, 1980'lerde keşfedilip restore edilen köy, 1989 yılında sit alanı ilan edilmesinin ardından özgün mimarisinin korunmasıyla bugünlere kadar ulaştı. Tarihi camisi, taş mektebi, Arnavut kaldırımlı sokakları ve eşsiz manzarasıyla ünlü Zeus Altarı'nın bulunduğu köy, Truva, Pers, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyor. Daha detaylı bilgi için Türkiye'deki masalsı köy yakında daha da ünlü olabilir: Adatepe Köyü başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz. İZMİR SEFERİHİSAR / SIĞACIK KÖYÜ Sığacık Köyü İzmir'e yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta, Sefherihisar ilçesinde bulunuyor. Sakin Şehir ünvanına sahip Sığacık, dar, renkli sokakları ve masmavi deniziyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırlıyor. BAKAN ERSOY'DAN AÇIKLAMA Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum." DAHA ÖNCE LİSTEYE GİREN KÖYLER 2021: Nevşehir'deki Mustafapaşa ve Sakarya'daki Taraklı 2021 yılında 'En İyi Turizm Köyü' listesine girdi. 2022: İzmir Birgi bir yıl sonra listeye girdi. 2023: İzmir Şirince 2023 yılında listeye girdi. 2024: Antalya'daki Ormana da listeye giren adresler arasına katıldı. GEÇEN YIL LİSTEYE GİREN 4 KÖYÜ 2025 yılında Muğla'daki Akyaka, İzmir'deki Barbaros, Mardin'deki Anıtlı ve Antalya'daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.

En güzel ilçeler listesinde Çanakkale’den hangi ilçe seçildi? Haber

En güzel ilçeler listesinde Çanakkale’den hangi ilçe seçildi?

Liste açıklandı, Çanakkale detayı dikkat çekti Türkiye genelinde doğası, tarihi ve turizm potansiyeliyle öne çıkan ilçelerin yer aldığı “En Güzel 20 İlçe” listesi kamuoyuyla paylaşıldı. Farklı şehirlerden birçok destinasyonun yer aldığı listede, Ege ve Akdeniz bölgelerinin ağırlığı dikkat çekti. Çanakkale’den ise yalnızca bir ilçe listeye girdi. Çanakkale’den listeye giren ilçe Hazırlanan listede Çanakkale’yi temsil eden ilçe Bozcaada oldu. Doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve turizm potansiyeliyle öne çıkan ilçe, Türkiye’nin en güzel destinasyonları arasında gösterildi. Listede yer alan diğer Çanakkale ilçelerine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. Ege ve Akdeniz öne çıktı Listede Balıkesir’den Ayvalık, İzmir’den Urla, Foça, Çeşme ve Seferihisar; Muğla’dan Fethiye, Marmaris ve Bodrum; Antalya’dan Alanya, Kemer ve Kaş gibi turizm merkezleri yer aldı. Ayrıca Karabük’ten Safranbolu, Artvin’den Şavşat, Rize’den Çamlıhemşin, Nevşehir’den Ürgüp, Bartın’dan Amasra, Ordu’dan Perşembe ve Şanlıurfa’dan Halfeti de listeye dahil edildi. Ayvalık zirveye yürüyor Türkiye’nin doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla öne çıkan ilçeleri arasında yapılan değerlendirmede, Ayvalık bir kez daha adından söz ettirdi. Hazırlanan “Türkiye’nin En Güzel 20 İlçesi” listesinde yer alan Ayvalık, eşsiz doğası, kültürel mirası ve kendine özgü yaşam tarzıyla dikkat çekti. Kuzey Ege’nin yıldız olarak anılan Ayvalık; zeytin ağaçlarıyla bezeli doğası, tarihi taş evleri ve masmavi deniziyle yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olmayı sürdürüyor. Cunda (Alibey) Adası başta olmak üzere bölgedeki adalar, tarihi kent sokakları sakin atmosferi ve özgün mimarisiyle ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor. Ayvalık mutfağı, özellikle zeytinyağlıları ve deniz ürünleriyle gastronomi turizminin de önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Listede Bozcaada, Safranbolu ve Urla gibi önemli turizm noktaları yer alırken, Ayvalık’ın üst sıralarda bulunması bölgenin cazibesini bir kez daha ortaya koydu. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık’ın sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle önümüzdeki yıllarda turizmde daha da güçlü bir konuma ulaşacak. Bu başarı, ilçenin yalnızca yaz turizmiyle değil; kültür, tarih ve gastronomi alanlarında da önemli bir destinasyon olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi” dedi. işte Türkiye'nin en güzel 20 ilçesi... Bozcaada (Çanakkale) Safranbolu (Karabük) Ayvalık (Balıkesir) Urla (İzmir) Foça (İzmir) Çeşme (İzmir) Seferihisar (İzmir) Şavşat (Artvin) Alanya (Antalya) Kemer (Antalya) Fethiye (Muğla) Kuşadası (Aydın) Marmaris (Muğla) Bodrum (Muğla) Kaş (Antalya) Çamlıhemşin (Rize) Ürgüp (Nevşehir) Amasra (Bartın) Perşembe (Ordu) Halfeti (Şanlıurfa)

Yandex Go, Antalya’da “Transfer” hizmetini başlattı Haber

Yandex Go, Antalya’da “Transfer” hizmetini başlattı

Yandex Türkiye'nin taksi çağırma platformu Yandex Go, yolculara kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak amacıyla yeni "Transfer" özelliğini Antalya'da kullanıma sundu. Özellikle havalimanı, otel, turistik merkezler ve şehir içindeki farklı noktaları arasındaki ulaşım ihtiyacına odaklanan bu yeni hizmet, iki nokta arasındaki yolculukları birbirine bağlayarak önemli bir kolaylık sağlıyor. Transfer özelliği ile yolcular, seyahatlerini önceden planlayabiliyor; güzergâh, süre ve ücret bilgilerine yolculuk başlamadan önce uygulama üzerinden erişebiliyor. Turistik hareketliliğin oldukça yoğun olduğu Antalya'da sunulan bu hizmet, özellikle şehir merkezi, Belek, Kemer, Manavgat, Alanya ve Antalya Havalimanı gibi sık tercih edilen noktalar arasındaki ulaşımı daha da kolaylaştırıyor. Yeni özellik sayesinde kullanıcılar, seyahatlerini yedi gün öncesine kadar ve en geç iki saat kala biniş ve varış noktalarını, yolculuk zamanını ve yolcu isimlerini girerek kolayca planlayabiliyor. Transfer özelliği sayesinde kullanıcılar, güzergâhlar için sabit ücretleri önceden görebiliyor; böylece sonradan ortaya çıkabilecek ek ulaşım maliyetleri ya da beklenmedik harcamalar ortadan kalkıyor. Yandex Go'nun sunduğu bu yeni hizmet, büyük bir esneklik ve güven de sunuyor. Yolcular, olası uçuş gecikmeleri, anlık plan değişiklikleri veya acil durumlar karşısında herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için planlanan yolculuktan en geç bir saat öncesine kadar ücretsiz iptal seçeneğinden faydalanabiliyor. Seyahatlerden önce sürücünün de belirlendiği bu güvenli sistem sayesinde kullanıcılar, seyahat detaylarını son kez kontrol edip onayladıktan sonra geriye sadece konforlu yolculuklarının ve tatillerinin keyfini çıkarmak kalıyor. Yandex Go Hakkında Yandex Go, Yandex Türkiye'nin yolculuk çağırma hizmeti olup kullanıcıları yerel ulaşım sağlayıcılarıyla buluşturur ve sürücülerin müşteri bulmasını kolaylaştırır. Haritalama, navigasyon sistemleri ve akıllı sipariş dağıtım algoritmaları gibi gelişmiş teknolojilerle, yolculara uygun fiyatlı ve konforlu bir deneyim sunarken, iş ortağı sürücüler için de operasyonel verimliliği artırır. Şu anda Ankara, İzmir, Antalya, Adana ve Mersin'de hizmet veren Yandex Go'nun yakında Türkiye'nin diğer şehirlerine de hizmet vermesi planlanmaktadır.

Bakan Ersoy: Yerel değerlerimizi dünyaya tanıtıyoruz Haber

Bakan Ersoy: Yerel değerlerimizi dünyaya tanıtıyoruz

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte belirlenen adaylar; tarihi mirasın korunması, yerel yaşamın sürdürülebilirliği ve turizmde kalite odaklı gelişim anlayışıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden bu yerleşimlerin, uluslararası değerlendirme sürecinde güçlü bir konum elde etmesi hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum.” TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK DÖRT ADAY Muğla’nın Datça ilçesinde yer alan Eski Datça Mahallesi, tarihi dokusu ve kültürel birikimiyle dikkat çekerken; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, özgün mimarisiyle öne çıkıyor. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, yerel yaşam kültürü ile turizm dengesini başarıyla yansıtırken; Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan Ziyaret Köyü ise doğal yapısı ve kültürel değerleriyle program kapsamında değerlendiriliyor. BAŞVURU SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR Başvuru süreci, ilgili kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor. Aday yerleşimlerin her biri, sahip oldukları kültürel miras, özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımları doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor. Her ülkenin en fazla 8 adayla katılabildiği program kapsamında başvuruların 9 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanırken, sonuçların 2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanması bekleniyor. TÜRKİYE, PROGRAMDA İSTİKRARLI BAŞARIYLA ÖNE ÇIKIYOR Türkiye, önceki yıllarda da program kapsamında önemli başarılar elde etti. Nevşehir’deki Mustafapaşa ve Sakarya’daki Taraklı 2021 yılında, İzmir’deki Birgi 2022 yılında, yine İzmir’deki Şirince 2023 yılında, Antalya’daki Ormana 2024 yılında “En İyi Turizm Köyü” unvanına layık görülürken; 2025 yılında ise Muğla’daki Akyaka, İzmir’deki Barbaros, Mardin’deki Anıtlı ve Antalya’daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.

İZSU’dan sürdürülebilir turizm tarifesine %50 indirim kararı Haber

İZSU’dan sürdürülebilir turizm tarifesine %50 indirim kararı

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün olağanüstü genel kurul toplantısında, sürdürülebilir turizmi teşvik edecek önemli bir düzenleme görüşüldü. Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda yapılan görüşmede, su ve atık su tarifelerine yönelik yeni bir abone tipi oluşturulması gündeme alındı. Hazırlanan önerge kapsamında, "Sürdürülebilir Turistik Tesis Aboneleri" ve "Atıksu Sürdürülebilir Turistik Tesis Aboneleri" adıyla iki yeni abone türü tanımlandı. Bu düzenlemeyle birlikte, Sürdürülebilir Turizm Belgesi sahibi işletmelerin su ve atık su tarifelerinden yüzde 50 indirimli yararlanmasını öngören düzenleme mecliste oy birliğiyle kabul edildi. 1521 işletmeyi kapsıyor İzmir genelinde sürdürülebilir turizm belgesine sahip 1521 işletmenin bu uygulamadan faydalanması bekleniyor. Söz konusu düzenleme ile hem çevreye duyarlı turizm anlayışının desteklenmesi hem de işletmelerin sürdürülebilirlik yatırımlarının teşvik edilmesi amaçlanıyor. 1 Mayıs’ta yürürlüğe girecek Genel kurulda kabul edilen yeni tarife düzenlemesi 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek. Buna göre su ve atık su tarifeleri cetveli de güncellenerek yeni abone gruplarını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenecek. İZSU’nun bu adımı, İzmir’de çevre dostu turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından önemli bir teşvik mekanizması olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.