Hava Durumu

#İsviçre

TOURISMJOURNAL - İsviçre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsviçre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İsviçre turizmi, pandemiden bu yana ilk yaz düşüşüne hazırlanıyor Haber

İsviçre turizmi, pandemiden bu yana ilk yaz düşüşüne hazırlanıyor

BAK Economics, mevcut eğilimlerin ana nedeni olarak İran’daki çatışmayı gösteriyor. Başlangıçta hava yollarının kapanması nedeniyle küresel uçuş trafiği doğrudan olumsuz etkilendi. Yakıt maliyetleri yüksek kalmaya devam ettikçe, uzun mesafeli seyahatlere olan ilgi de belirgin şekilde azaldı. Uzak bölgelerden gelen yolcular bu durumdan en çok etkilenenler oldu. Uzun mesafe pazarları en büyük kaybı yaşıyor Analistlere göre İsviçre’ye uzun mesafeli seyahatlerde yüzde 3,7’lik bir düşüş (yaklaşık 246 bin daha az geceleme) bekleniyor. En sert darbe ise Asya segmentinde görülüyor; özellikle Hindistan ve Güneydoğu Asya’da belirgin düşüşler öne çıkıyor. Orta Doğu aktarmalı uçuş rotalarındaki kısıtlamalar ve Körfez Bölgesi’nden enerji ithalatına bağımlılık, bu bölgelerden gelen yolcular için koşulları daha da zorlaştırıyor. İsviçre turizm yetkilileri de bu konuda endişelerini dile getirmeye başladı. Son dönemde Jungfrau Railways ve Titlis Bergbahnen, özellikle Asyalı turist sayısındaki düşüşü gerekçe göstererek gelirlerde azalma olduğunu bildirdi. Küresel pazarlara bakıldığında Çin daha dayanıklı bir tablo çiziyor. Orta Doğu’daki aksaklıklardan kaçınarak doğrudan uçuşların sürmesi sayesinde Çin’den gelen talebin stabil kalması bekleniyor. ABD pazarında ise sınırlı bir artış öngörülüyor ancak bu artış yavaş olacak. Asya’daki durağanlık ise diğer bölgelerdeki zayıflığı kısmen dengeliyor. Yerli ve Avrupa turistleri dengeyi sağlıyor Yerel seyahat eğilimlerinde ise hafif bir artış bekleniyor. İsviçre içinden gelen ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 0,5 artmasıyla 58 bin ek konaklama gecesi oluşabilir. Artan uçak bilet fiyatları ve küresel belirsizlikler, insanların daha yakın destinasyonları tercih etmesine yol açıyor. Seyahatler daha kısa mesafelere yöneliyor. Avrupa’dan gelen turistlerde ise küçük bir düşüş bekleniyor. BAK Economics’e göre bunun nedeni, 2025 yazında yaşanan olağanüstü etkinliklerin turistleri başka bölgelere çekmiş olması. İsviçre hâlâ Alplerin lideri Beklenen ekonomik yavaşlamaya rağmen İsviçre, Alp destinasyonları sıralamasında ilk 10’un neredeyse tamamına hâkim durumda. Listenin zirvesi ve büyük bölümü İsviçre’ye ait; bu da ülkenin dağ turizmindeki güçlü konumunu gösteriyor. Buna rağmen rapor bazı gelişme alanlarına da dikkat çekiyor. Özellikle daha küçük destinasyonlar, ziyaretçilerin ortalama daha az gece kalması nedeniyle geri planda kalıyor. Küresel gerilimler ziyaretçi akışını etkilerken, İsviçre’nin dağ tatil bölgeleri yerli turistlerden güçlü talep almaya devam ediyor. Enerji piyasalarındaki dalgalanmalar risk oluştursa da iç talep performansı dengeleyerek Alpler genelinde istikrar sağlıyor. Dış baskılar kırılganlık yaratırken, yerel ilgi bölgesel zorluklar arasında istikrarı destekliyor.

Ultra zengin nüfusumuz yüzde 94 arttı Haber

Ultra zengin nüfusumuz yüzde 94 arttı

Avrupa'nın ultra zenginler kulübü hızla büyüyor. En az 30 milyon dolar (25,7 milyon €) servete sahip kişilerin sayısı, ultra yüksek net değerli bireyler (UHNWI) olarak adlandırılan bu kesimde, son beş yılda Avrupa'da yüzde 26 arttı. Knight Frank'in 2026 Servet Raporu'na göre bu, 2021 ile 2026 arasında bu ayrıcalıklı gruba 37.428 yeni üyenin katıldığı anlamına geliyor. Peki, Avrupa'da ultra zenginlerin en yoğun olduğu ülkeler hangileri? Ve sayılarının en hızlı arttığı yerler neresi? Dünya genelinde 710 binden fazla kişinin en az 30 milyon dolar (25,7 milyon €) net serveti var. Bunların neredeyse dörtte biri, yüzde 25,8'i Avrupa'da yaşıyor. Knight Frank'in 2026 Servet Raporu'na göre kıtanın ultra yüksek net değerli (UHNWI) nüfusu 2021'de 146.525 iken 2026'da 183.953'e çıktı. En çok ultra zengin Almanya'da Almanya 38.215 ultra zenginle Avrupa'nın başında geliyor. Birleşik Krallık 27.876 kişiyle ikinci, 21.528 ultra zengine sahip Fransa ise üçüncü sırada. Hiçbir başka Avrupa ülkesi 20 bin sınırını aşamıyor. İsviçre'de 17.692, İtalya'da ise 15.433 ultra zengin var. By Servet Yanatma Yayınlanma Tarihi 06/05/2026 - 10:10 GMT+2•Son güncelleme 07/05/2026 - 10:19 GMT+2 Paylaş Yorumlar Avrupa genelinde en az 30 milyon dolar (25,7 milyon avro) serveti olanların sayısı artıyor. Açık ara en fazla ultra zengin Almanya’da ve bu sayı hâlâ yükseliyor. Avrupa'nın ultra zenginler kulübü hızla büyüyor. En az 30 milyon dolar (25,7 milyon €) servete sahip kişilerin sayısı, ultra yüksek net değerli bireyler (UHNWI) olarak adlandırılan bu kesimde, son beş yılda Avrupa'da yüzde 26 arttı. Knight Frank'in 2026 Servet Raporu'na göre bu, 2021 ile 2026 arasında bu ayrıcalıklı gruba 37.428 yeni üyenin katıldığı anlamına geliyor. Peki, Avrupa'da ultra zenginlerin en yoğun olduğu ülkeler hangileri? Ve sayılarının en hızlı arttığı yerler neresi? Dünya genelinde 710 binden fazla kişinin en az 30 milyon dolar (25,7 milyon €) net serveti var. Bunların neredeyse dörtte biri, yüzde 25,8'i Avrupa'da yaşıyor. Knight Frank'in 2026 Servet Raporu'na göre kıtanın ultra yüksek net değerli (UHNWI) nüfusu 2021'de 146.525 iken 2026'da 183.953'e çıktı. En çok ultra zengin Almanya'da Almanya 38.215 ultra zenginle Avrupa'nın başında geliyor. Birleşik Krallık 27.876 kişiyle ikinci, 21.528 ultra zengine sahip Fransa ise üçüncü sırada. Hiçbir başka Avrupa ülkesi 20 bin sınırını aşamıyor. İsviçre'de 17.692, İtalya'da ise 15.433 ultra zengin var. İlk beşin ardından sayı keskin biçimde düşüyor. Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden İspanya 9.186 ultra zengine ev sahipliği yapıyor. İsveç'te 6.845, Hollanda'da 5.077 kişi var. Ardından Danimarka (4.657), Türkiye (4.208), Avusturya (4.188) ve Polonya (3.017) geliyor. Diğer ülkelerde sayı 3 binin altına düşüyor. Norveç'te 2.460, Çekya'da 2.270, İrlanda'da 2.196, Portekiz'de 2.187 ve Finlandiya'da 1.317 ultra zengin bulunuyor. Geri kalan tüm Avrupa ülkelerinde sayı 1.000'in altında kalıyor. AB, AB adaylığı ve EFTA'nın dışında kalan Rusya'da ise 8.399 ultra zengin var. 2021-2026 döneminde en yüksek mutlak artış Almanya'da görüldü; ülke, 30 milyon dolar ve üzeri servet kulübüne 9.273 yeni üye ekledi. İsviçre (4.968), Fransa (3.781) ve Birleşik Krallık (3.005) da kayda değer artışlar yaşadı. İtalya'da (2.886), İspanya'da (2.708), Türkiye'de (2.034) ve Polonya'da (1.575) da artış dört haneli rakamlara ulaştı. En hızlı artış Polonya, Türkiye ve Romanya'da Mutlak rakamlar hikâyenin sadece bir kısmını anlatıyor; oranlara bakıldığında tablo farklılaşıyor. Polonya'daki ultra zengin nüfus yüzde 109 artarak iki kattan fazla büyüdü. Türkiye (yüzde 94) ve Romanya (yüzde 93) da bu seviyeye yaklaştı. Yunanistan, Çekya ve Portekiz'in her birinde artış en az yüzde 50 oldu. İspanya'da ultra zenginlerin sayısı yüzde 42, Almanya'da yüzde 32, İtalya'da yüzde 23, Fransa'da ise yüzde 21 arttı. Büyük ekonomiler arasında en düşük artış oranı yüzde 12 ile Birleşik Krallık'ta, listedeki tüm ülkeler içinde en düşük oran ise yüzde 8 ile İsveç'te kaydedildi. Artış oranı, başlangıçtaki ultra zengin sayısının nispeten düşük olduğu ülkelerde genellikle daha yüksek oluyor. Raporda, “Avrupa da tabloya güçlü bir şekilde dahil oluyor; İsveç, Romanya ve Yunanistan'ın tamamı kayda değer artışlar sergiliyor. Manzara, servetin birkaç küresel güç merkezinde yoğunlaşmaya devam ederken coğrafi olarak da genişlediğine işaret ediyor” denildi. Knight Frank'in küresel araştırma direktörü Liam Bailey, dünyanın modern tarihte küresel servet dağılımındaki en önemli değişimlerden birine tanıklık ettiğini söyledi. Ultra zenginler yaşamlarını ve servetlerini sınırlar ötesine yayıyor Bailey, “ABD baskın motor olmayı sürdürüyor, ancak Hindistan'dan ve küresel manzarayı artık şekillendiren, hızla olgunlaşan bir dizi ekonomiden de yükselen bir güç görüyoruz” dedi. ABD, 387.422 ultra zenginle bu alanda dünyaya açık ara fark atıyor. Raporda, artan vergi yükleri ile giderek sıkılaşan düzenleyici baskıların servetin küresel hareketliliğini hızlandırdığına dikkat çekildi. “Ultra zenginler yaşamlarını giderek daha fazla çok sayıda yargı alanına yayarken, aile ofisleri de vergi, yaşam tarzı ve siyasi riskleri aktif biçimde yönetiyor” ifadeleri kullanıldı. Dünyada, Avrupa dahil, milyarderlerin sayısı da artıyor.

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı Haber

Orta Doğu’daki Gerilim Avrupa’da Lüks Konut Talebini Artırdı

Varlıklı Orta Doğu sakinleri, savaşla ilgili endişelerin geçici kiralamalar ve daha uzun vadeli konaklama talebini artırmasıyla birlikte Avrupa’nın üst segment gayrimenkul bölgelerinde ev arayışını hızlandırıyor. Londra, Monako, İsviçre ve İspanya’nın lüks tatil beldesi Marbella’daki emlakçılar, milyoner yatırımcılardan influencer’lara ve Orta Doğu’daki çatışma sona erene kadar taşınmak ya da kalıcı olarak yurt dışına yerleşmek isteyen ailelere kadar geniş bir kesimden gelen ilginin arttığını söylüyor. Forbes Türkiye'nin Bloomberg’ten derlediği habere göre normalde en popüler Körfez gayrimenkul piyasalarına yatırım yapacak olan yatırımcıların da savaşın ikinci ayına girmesiyle alternatifleri değerlendirmeye başladığı belirtiliyor. Çatışmalar vergisiz gelir, yıl boyu güneşli hava ve lüks yaşam tarzı vaadi nedeniyle Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlere yönelen bazı zenginleri, aileleri ve yatırımcıları yeniden düşünmeye zorluyor. Bu şehirler son dönemde daha uzun süreli ikameti teşvik eden reformlar yapmış olsa da savaş bu şehirlerin istikrarsız bir bölgede imajını sarsmış durumda. Cenevre’ye yoğun ilgi Cenevre’deki bir emlakçı olan Rockwell Properties’ten Jan Florian, Orta Doğu’dan İsviçre’ye taşınmak isteyen bir yatırımcı için 20 milyon frank (26 milyon dolar) değerinde bir ev arıyor. Ayrıca bölgeden müşterileri olan bir lüks saat satıcısının bu hafta düzenlediği bir etkinliğe davet edildiğini çünkü birçok müşterinin İsviçre’de evlerle ilgilendiğini söyledi. Hem lüks tatil köyleri hem de paket tatilleriyle bilinen İspanya’nın Costa del Sol bölgesinde, üst segment emlak firması Engel & Völkers günde dört ila beş satın alma ve kiralama talebi alıyor ve savaşın başlamasından bu yana Marbella’da birçok anlaşma yaptı. Şirketin Orta Doğu ile ilişkisi 1970’lere, dönemin Suudi Veliaht Prensi Fahd’ın burayı yazlık üs haline getirip Mar-Mar Sarayı’nı inşa etmesine kadar uzanıyor. Üst segment emlak şirketi MPDunne’ın ortağı Oscar Lindahl, “On yıllardır her yaz buraya gelen oldukça büyük bir Orta Doğulu ve Suudi topluluğumuz var” dedi. Yeni inşa edilen mülklerin alıcılarının, spor salonu ve restoranlar içeren, Orta Doğu başkentlerindeki yaşam tarzını taklit eden “tatil köyü tarzı” gayrimenkulleri tercih ettiğini belirtti. Kiracı sayısı 16,9 arttı Bu arada Londra’da, arzın daralması ve Orta Doğu’daki belirsizliğin sürmesi nedeniyle üst segment kiralar yükseliyor. Emlak şirketi Knight Frank’in son verilerine göre mart ayında haftalık bin Sterlin’in üzerindeki mülkler için yeni potansiyel kiracı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 16,9 arttı. Şirketin Londra merkez bölgesindeki kiralamalardan sorumlu yöneticisi David Mumby, “Orta Doğu’dan altı ay veya daha kısa süreli kiralamalar için ciddi bir talep artışı gördük. Bunlar genellikle yakın zamanda Orta Doğu’ya taşınmış ancak Londra’da zaten bir ağı olan İngiliz, Avrupalı veya Kuzey Amerikalı aileler” dedi. Çok varlıklı kişiler genellikle bu tür çalkantılı dönemler için dünya genelinde birden fazla eve sahip olsa da mevcut belirsizlik ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması, Orta Doğu’da kök saldıktan sonra seçeneklerini değerlendiren profesyoneller ve yabancı çalışanlar için ciddi kararlar gerektirebilir. Bazı yabancı yatırımcılar, son yıllarda büyük fiyat artışları görülen Dubai gibi piyasalara yatırım yaptı. Yerel analistler ve yatırımcılar, çatışmalara rağmen talebin süreceğini öne sürse de daha az yerleşik piyasalar ve mahallelerde fiyatların kısa vadede belirsiz olması bekleniyor. “İnsanlar kısa vadeli kararlar alıyor” Yine de Dubai gibi iş merkezleri, finansal kriz gibi önceki zorluk dönemlerinden güçlü bir şekilde toparlanmıştı ve Wall Street şirketleri bölgeye açık destek vermeye devam ediyor. Buna rağmen, kişisel güvenlik endişeleri bazı şirketleri çalışanlarına geçici olarak başka yerlerden çalışma izni vermeye zorladı. Douglas Elliman France ve Douglas Elliman Monaco’nun özel müşteri ofisi başkanı Edward de Mallet Morgan, “Algı çok hızlı değişiyor, bu yüzden genellikle ilk adım olarak kiralamaya yöneliyorlar” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan’dan yaklaşık 10 müşterisinin en azından geçici olarak Avrupa’ya taşınmayı değerlendirdiğini belirtti. “İnsanlar, durumun istikrara kavuşmasını beklerken kısa vadeli kararlar alıyor.” İnsanların çatışmalar sürerken bile kalıcı taşınmayı henüz tercih etmemesinin ana nedeni, vergi ikametinin değiştirilmesinin zaman ve organizasyon gerektirmesi. Çocuklar için okul bulmak, yerel banka hesabı açmak gibi ulusal gerekliliklere uyum sağlamak da genellikle karmaşık ve zaman alıcı. Ancak çatışmalar, bölgeye taşınmış bireyler ile burada büyüyen finansal hizmet şirketleri ve diğer firmalar için de bir ikilem yaratıyor. Süregelen bir çatışma, özellikle okul yılının sonu yaklaşırken, bazılarını kalıcı taşınma kararı almaya zorlayabilir.

SunExpress 2026 Yazı İçin Avrupa'ya 10 Yeni Rota Ekliyor Haber

SunExpress 2026 Yazı İçin Avrupa'ya 10 Yeni Rota Ekliyor

Lufthansa ve Türk Hava Yolları'nın ortak girişimi SunExpress, 2026 yaz uçuş programıyla Avrupa'daki operasyonlarını büyük ölçüde büyütüyor. Şirket, toplam 10 yeni rota ekleyerek –bunlardan dördü Almanya merkezli– Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki 23 havalimanını Türkiye'nin 21 farklı noktasıyla doğrudan bağlıyor. Almanya'dan Yeni Uçuş Destinasyonları SunExpress, Mart 2026'dan itibaren Memmingen (Allgäu Havalimanı) üzerinden ilk seferlerini başlatıyor. Bu yeni hat, bölgeyi haftada beş gün Antalya'ya bağlıyor. Özellikle yoğun yaz döneminde, 11 Mayıs-24 Haziran 2026 ve 2 Ağustos-19 Eylül 2026 arasında günlük uçuşlar düzenlenecek. Ayrıca, Hannover ve Münih'ten Türkiye'nin batısındaki Edremit'e (Balıkesir Koca Seyit Havalimanı) haftada iki kez, Düsseldorf'tan ise Hatay'a haftada bir kez seferler eklenecek. Artan Talebe Uygun Stratejik Genişleme SunExpress Ticari Direktörü Helmut Wölfel, bu yeni rotaların Almanya-Türkiye arasındaki etnik seyahat talebindeki yükselişe yanıt niteliğinde olduğunu vurguladı. Wölfel, "Edremit ve Hatay'a açılan hatlar, Avrupa'daki Türk toplulukları için daha kolay ulaşım imkanları sağlıyor. Bu odaklanmış büyüme, SunExpress'in hem etnik hem de turistik pazarlardaki liderliğini pekiştiriyor," dedi. Avrupa Genelinde Yeni Hatlar SunExpress, Birleşik Krallık'tan üç yeni rota daha dahil ederek Batı Avrupa'daki ağını genişletmeyi hedefliyor. Bu ek bağlantılarla birlikte şirket, Avrupa ile Türkiye arasında direkt uçuşlar sunan en önemli havayollarından biri olarak konumunu güçlendiriyor.

Erciyes, Dünyanın En İyi 25 Kayak Merkezi Arasında Haber

Erciyes, Dünyanın En İyi 25 Kayak Merkezi Arasında

Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren turizmin lokomotifi konumundaki Erciyes Kayak Merkezi, dünyanın en iyi kayak merkezleri arasında gösterilme başarısı elde etti. Dünyaca ünlü magazin dergisinin her yıl düzenli olarak yayımladığı 'Dünyanın En İyi Kayak Merkezleri' listesi açıklandı. Derginin bu yılki değerlendirmesinde, Türkiye’yi temsilen yalnızca Erciyes Kayak Merkezi, dünyanın en iyi 25 kayak merkezi arasında yer aldı. Fransa, İsviçre, İtalya, ABD ve Japonya gibi kayak turizminin lider ülkelerinden birçok merkezin yer aldığı listede, Türkiye’den yalnızca Erciyes kendine yer buldu. Dergi editörleri 100’den fazla kayak merkezini; pist kalitesi, şehir imkanları, ulaşım kolaylığı, fiyat dengesi ve modern tesisler gibi kriterler üzerinden değerlendirerek listeyi oluşturdu. Erciyes’in bu önemli başarıya tesadüfen ulaşmadığını söyleyen Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Elcuman; "Erciyes, artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en seçkin kayak destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Bu başarı, Kayseri’nin vizyonunu, yatırım gücünü ve turizmdeki iddiasını tüm dünyaya göstermektedir. Yıllardır planlı, sürdürülebilir ve uluslararası standartlarda bir vizyonla geliştirilen Erciyes projesi, bugün Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı Erciyes Master Planı ile hedeflediği noktaya tam anlamıyla ulaşmıştır. Dünya çapında kabul gören bu listede Türkiye’den tek kayak merkezi olarak yer almak, hem Kayseri hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. Değerlendirmede yetkililer, Erciyes’in modern lift sistemleri, 100 kilometreyi aşan pist uzunluğu, kar kalitesi, pist çeşitliliği ve çevre dostu uygulamalarıyla dünyanın önde gelen merkezleriyle yarışır durumda olduğunu vurguladı. Bu başarı; Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yıllar önce başlattığı 'Erciyes Master Planı' ile hedeflediği noktaya ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. Bu master proje ile Erciyes, vizyonunun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.