Hava Durumu

#İstanbul

TOURISMJOURNAL - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker Haber

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker

Türkiye, küresel spor organizasyonlarında yeniden güçlü bir pozisyon alıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılından itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. En az 5 yıllık anlaşma kapsamında Türkiye, dünyanın en prestijli yarış organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. İstanbul Park yeniden sahnede Bakan Ersoy, sürecin tamamlandığını belirterek organizasyonun devlet kurumları ve paydaşların koordinasyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti. İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması ve uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm ve ekonomi için büyük fırsat Formula 1’in küresel etkisine dikkat çeken Ersoy, organizasyonun 180’den fazla ülkede yüz milyonlarca izleyiciye ulaştığını vurguladı. Bu ölçekte bir etkinliğin turizm talebini artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek katma değer sağladığı belirtiliyor. İstanbul’un potansiyeli öne çıkıyor İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bu organizasyondan maksimum fayda sağlayacağını belirten Ersoy, Formula 1’in yüksek gelir grubundaki turistleri çektiğini söyledi. Organizasyonun sadece pistle sınırlı kalmayıp şehrin tamamına ekonomik katkı sunduğu ifade edildi. Küresel tanıtım atağı başlıyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde yürütülecek kampanyalarla İstanbul’un “iki kıtayı birleştiren F1 şehri” olarak konumlandırılması hedefleniyor. Türkiye, UEFA ve olimpiyat adaylıklarıyla birlikte küresel spor organizasyonlarının merkezi olma yolunda ilerliyor.

Türkiye, 2027’de Formula 1’e dönüyor Haber

Türkiye, 2027’de Formula 1’e dönüyor

Formula 1, Türkiye Grand Prix’si, altı yıl aradan sonra 2027’den itibaren tekrar yarış takviminde yer alacak. Varılan anlaşmayla İstanbul Park en az 5 yıl boyunca Formula 1 yarışlarının ayaklarından biri olacak. İstanbul Park, daha önce 2005-2011 yılları arasında ve 2020 ile 2021 sezonlarında Formula 1 takviminde yer almıştı. Türkiye Grand Prix’sinin dönüşü, cuma günü İstanbul’da düzenlenen lansmanla duyuruldu. Etkinlik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği startla bir Formula 1 aracının İstanbul sokaklarında tur atmasıyla başladı. Galataport’tan yola çıkan araç, İstanbul Boğazı’nın Avrupa Yakası boyunca Karaköy ve Beşiktaş arasında ilerledi ve Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’ne park etti. Etkinlik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Mohammed Ben Sulayem’in Türkiye Grand Prix’sinin yeniden başlayacağını resmen duyurmasıyla sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Grand Prix’sinin dönüşünü "Türkiye’nin spora inancının bir zaferi" olarak nitelendirdi. İstanbul Park, 5 bin 338 kilometrelik pist uzunluğu ve özellikle 8'inci virajıyla Formula 1 takviminin dikkat çeken pistleri arasında gösteriliyor. Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün, İstanbul’un uluslararası spor organizasyonlarındaki görünürlüğünü artırması ve turizm açısından da katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonun 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla TV izleyicisine ulaştığı belirtildi. Takvime dönüş yolu Formula 1’in Türkiye’ye kalıcı dönüşü için temaslar son yarışın ardından da devam etti. Ancak Katar gibi yüksek bütçeli ev sahiplerinin devreye girmesi, İstanbul Park’ın yeniden takvime girmesini zorlaştırdı. Süreçte dönüm noktası 2024’te yaşandı. Pirelli’nin Türkiye operasyonlarını yöneten Lale Cander’in ortakları arasında bulunduğu Can Bilim Eğitim Kurumları A.Ş., İstanbul Park’ın işletmesini yaklaşık 117,8 milyon dolar karşılığında 30 yıllığına üstlendi. İhaledeki temel beklenti, Formula 1’in en geç 2026’ya kadar uzun vadeli bir anlaşmayla yeniden Türkiye’ye getirilmesiydi. Daha sonra şirketin bağlı olduğu Can Holding hakkında Ekim 2025’te çeşitli suçlamalarla soruşturma açıldı ve holdinge kayyum atandı. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ile (TOSFED) yürütülen görüşmeler zaman zaman sekteye uğrasa da Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali, şubat ayında İstanbul Park’ın mevcut bir yarışla dönüşümlü model üzerinden takvime katılmaya yakın olduğunu söylemişti. Domenicali, toplam yarış sayısının ise 24’ü aşmayacağını vurgulamıştı. İlk yarış 2005'te Türkiye’nin Formula 1 geçmişi, İstanbul Park’ın 2005’te takvime girmesiyle başladı. Yarış, 2011’e kadar aralıksız düzenlendi. Ardından takvimden çıkarılan Türkiye, pandemi nedeniyle revize edilen sezonlarda 2020 ile 2021’de iki kez daha geri döndü. İstanbul Park, ters saat yönünde koşulan nadir pistlerden biri olarak öne çıkarken, özellikle çok apeksli 8. virajıyla Formula 1’in en karakteristik pistlerinden biri haline geldi. Türkiye Grand Prix’sinin en başarılı ismi ise 2006, 2007 ve 2008’de üst üste kazanan Felipe Massa oldu. Türkiye ayağı, yıllar içinde sportif açıdan da akılda kalan anlara sahne oldu. Felipe Massa 2006’daki zaferiyle Formula 1’deki ilk yarış galibiyetini İstanbul’da aldı. 2020’de Lewis Hamilton, yağmurlu ve kaotik Türkiye Grand Prix’sini kazanarak kariyerinin yedinci dünya şampiyonluğunu ilan etti. İstanbul Park’taki son Formula 1 yarışı ise 2021’de yapıldı ve yarışı Valtteri Bottas kazandı.

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı Haber

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı

TÜRKİYE Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türk Hava Yolları (THY) iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya'da ağırlandı. Program kapsamında katılımcılar, İstanbul ve Kapadokya destinasyonlarını yerinde deneyimleyerek bölgenin sunduğu turizm ürünleri, erişim imkanları ve seyahat kurguları hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Ağırlama programı boyunca, Türkiye'nin özellikle uzun mesafeli pazarlarda öne çıkan destinasyonlarının tur operatörleri nezdinde daha güçlü şekilde konumlandırılması amaçlandı. Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörlerini bir araya getiren etkinlik, protokol konuşmaları ve sunumlarla başladı; programın devamında birebir B2B görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay ile TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Anadolu Bölge Temsilcisi Murat Yavuz birer açılış konuşması yaptı. Ardından TGA yetkilisi tarafından destinasyona ve iş birliği imkanlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Sekreteri Yakup Dinler de katıldı. Sektör buluşmasında balon firmaları ile Kayseri ve Nevşehir'den oteller ve seyahat acenteleri de yer aldı. Böylece yerel turizm paydaşları, Kuzey Amerika pazarından gelen tur operatörleriyle doğrudan temas kurma, destinasyonun ürün çeşitliliğini aktarma ve önümüzdeki döneme yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.

St. Petersburg’da turizm sektörünün liderleri buluştu Haber

St. Petersburg’da turizm sektörünün liderleri buluştu

Türkiye’nin 11 farklı şehrinden gelen tur operatörü sahibi ve genel müdürlerinin katılımıyla hayata geçirilen “The Meet” etkinliği, Pulkovo Havalimanı ev sahipliğinde düzenlendi. Programın açılış panelinde konuşan Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Asiyat Khalvashi, Türkiye ile St. Petersburg arasındaki hava köprüsünü güçlendirme konusundaki kararlılıklarını vurgulayarak, “Türkiye, St. Petersburg turizmi açısından stratejik bir öneme sahip en güçlü pazarlardan biri. Türkiye ile St. Petersburg arasındaki hava köprüsünü yalnızca mevcut kapasiteyle sürdürmek değil, çok daha ileriye taşımak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Pulkovo Havalimanı olarak, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelecek yolcu trafiğini artırmaya yönelik hem havayolu şirketleriyle hem de tur operatörleriyle çok yönlü iş birlikleri geliştiriyoruz” dedi. St. Petersburg’un sahip kültürel zenginlik, sanat altyapısı ve dört mevsime yayılan turizm potansiyelinin Türk ziyaretçiler için son derece güçlü bir deneyim sunduğuna işaret eden Khalvashi, “Bu doğrultuda, tur operatörleriyle birlikte geliştirilecek yeni nesil tur paketlerinin, iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini ciddi ölçüde artıracağına inanıyoruz. Ayrıca e-vize uygulamasının sağladığı kolaylık ve kısa uçuş süresi sayesinde St. Petersburg’u Türk turistler için ‘yakın ve ulaşılabilir bir Avrupa deneyimi’ olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, sadece yolcu sayısını artırmak değil; aynı zamanda sürdürülebilir, kaliteli ve uzun vadeli bir turizm köprüsü kurmak” diye konuştu. St Petersburg Türkiye Başkonsolosu Başar Başol da bu girişimin iki ülke arasındaki kültürel ve ticari bağları pekiştirecek kritik bir adım olduğunun altını çizerek, “Bu tür organizasyonlar, sadece turizm hareketliliğini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda iki ülke insanı arasında karşılıklı anlayışı ve etkileşimi güçlendiren çok değerli platformlar sunuyor” dedi. Panelde, St Petersburg Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı, Dış Ekonomik İşbirliği Dairesi Başkanı Nizami Mamishev, The Meet kurucusu Gökhan Erdoğan ile Astoria ve Angleterre otellerinin ticari direktörü Ekaterina Andreyeva da birer konuşma yaparak iki ülke arasındaki turizm gelişmesinin önemine dikkat çekti. Hermitage Müzesi’nde Türk Heyetine Özel Protokol Katılımcılar program kapsamında şehrin lüks konaklama portföyünden lojistik imkânlarına ve modern turizm altyapısına kadar tüm detayları yakından inceleme fırsatı buldu. Etkinliğin en prestijli durağı olan Hermitage Müzesi, normal ziyaret saatleri dışında yalnızca Türk profesyonellere özel olarak kapılarını açtığı protokollü gece turuyla St. Petersburg’un Türk pazarına verdiği önemi somut biçimde ortaya koydu. Geleceğin Tur Paketleri Masaya Yatırıldı Organizasyonun ikinci gününde düzenlenen panellerde, Pulkovo Havalimanı yöneticileri ve şehrin önde gelen otel temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Havayolu şirketlerinin sunduğu avantajlı uçuş seçeneklerinin de ele alındığı bu görüşmelerde, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek tur paketleri için stratejik iş birliği modelleri geliştirildi. Görüşmelerin ardından katılımcılar, düzenlenen görkemli gala gecesinde bir araya geldiler. E-Vize ve Ulaşım Kolaylığıyla Yeni Gözde Destinasyon St. Petersburg, Türk turistler için her geçen gün daha cazip bir destinasyon haline geliyor. Hiçbir belge gerekmeden online olarak 4 günde vize alınabilmesi, şehre erişimi büyük ölçüde kolaylaştırırken İstanbul’dan kalkan günlük direkt seferler St. Petersburg’u yalnızca 3,5 saatlik bir uçuş mesafesine taşıyor. Artan uçuş kapasitesiyle birlikte bilet fiyatlarının da rekabetçi seviyelere gerilediği şehir, bütçe dostu paket turların önünü açıyor. Dünyanın en prestijli bale ve opera performanslarına ev sahipliği yapan Mariinsky Tiyatrosu, Hermitage başta olmak üzere 230’u aşkın müze, dünya çapındaki koleksiyonlarıyla ziyaretçilerini bekliyor. Mayıs sonu ile Temmuz ortası arasındaki “Beyaz Geceler” döneminde güneşin bir türlü batmadığı bu kentte; Dostoyevski rotası, birbirinden ihtişamlı saraylar şehri adeta yürüyerek keşfedilen bir açık hava müzesine dönüştürüyor.

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu

Özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rezervasyon iptalleri ve talep düşüşü dikkat çekiyor. Antalya ve Ege’de rezervasyonlar geriledi Turizm sektör temsilcilerine göre savaşın etkisiyle özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya dönemi beklentilerin altında kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında yaklaşık %60’a varan düşüş yaşandığını belirtiyor. Ural, ateşkes sonrası kısmi toparlanma görülse de İngiltere ve Avrupa’dan Eylül–Kasım dönemine yönelik rezervasyonların hâlâ zayıf seyrettiğini vurguluyor. “Talep zayıf kalacak” uyarısı İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizlerde, Orta Doğu’daki güvenlik endişelerinin turizm talebini baskıladığı ve özellikle Körfez ülkelerinde ciddi daralma yaşandığı ifade edildi. Şirket ekonomistlerinden Jessie Smith, Türkiye’nin Ortadoğu pazarına bağımlılığı nedeniyle risk altında olduğunu belirterek, “İkame destinasyonlar olsa da bu yeterli olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz ve iç destinasyonlar da etkilendi Sektör temsilcileri, özellikle Doğu Karadeniz’in Körfez ülkelerinden gelen turistlere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle bölgedeki talep düşüşü daha belirgin hissediliyor. Kurumsal turizm alanında faaliyet gösteren GlobeMeets & Oliva MICE yetkilisi Hüseyin Kurt, Ortadoğu pazarındaki daralmanın Van ve İstanbul gibi İran turistine bağlı destinasyonları da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Avrupa yön değiştiriyor Seyahat acenteleri, Avrupalı turistlerin risk algısı nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs gibi destinasyonlardan İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batı rotalarına yöneldiğini bildiriyor. Bu durum Türkiye’nin yaz sezonu beklentilerini aşağı çekiyor. İstanbul’da doluluk geriledi ABD merkezli veri şirketi Lighthouse Intelligence verilerine göre İstanbul otellerinde Nisan ayı doluluk oranı geçen yıla göre düşerek %47,5 seviyesine geriledi. Ancak şehirde ciddi bir iptal dalgası yaşanmadığı belirtiliyor. Buna rağmen rezervasyon artış hızının geçen yıla göre daha düzensiz olduğu ifade ediliyor. Uçuş iptalleri ve maliyet baskısı arttı Havacılık veri analiz şirketi Cirium verilerine göre Orta Doğu ve Afrika’da Uçuş iptalleri kısa sürede ciddi oranda arttı. Bu durum Türkiye çıkışlı ve varışlı tur paketlerinde maliyetleri yükseltti. Sektör temsilcileri özellikle artan yakıt fiyatlarının bilet maliyetlerine %5–10 arasında yansıdığını ve kâr marjlarını düşürdüğünü belirtiyor. “Toparlanma bir yılı bulabilir” Turizm sektörü temsilcileri, gerilimin sona ermesi halinde bile toparlanmanın zaman alacağını öngörüyor. Elif Ural, Ortadoğu pazarının yeniden eski seviyesine dönmesinin en az bir yıl sürebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre sektör, 2026 sezonunda jeopolitik risklerin gölgesinde kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

İstanbul’da turizm için yeni adım Haber

İstanbul’da turizm için yeni adım

İstanbul’da turizmi güçlendirecek yeni bir ulaşım adımı daha hayata geçirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İstanbul Ulaşım AŞ tarafından işletilen BUSFORUS turizm otobüslerine Haliç hattı eklendi. Sultanahmet’ten başlayan yeni rota, Haliç boyunca şehrin tarihi ve kültürel noktalarını kapsayarak ziyaretçilere farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Artİstanbul Feshane’de düzenlenen tanıtım töreniyle duyurulan hat, hem yerli hem yabancı turistlerin İstanbul’u daha planlı ve konforlu şekilde keşfetmesine imkân sağlayacak. Yetkililer, yeni hattın özellikle Haliç bölgesinin turizm potansiyelini artıracağını vurguluyor. Haliç rotası turizmde yeni dönem başlatıyor İBB tarafından hayata geçirilen BUSFORUS Haliç hattı, İstanbul’un en önemli turistik noktalarını tek bir rota üzerinde buluşturuyor. Sultanahmet’ten başlayan güzergâh; Eminönü, Fener-Balat ve Eyüp gibi tarihi bölgeleri kapsıyor. Yeni hat, ziyaretçilere İstanbul’un çok katmanlı kültürel yapısını aynı yolculuk içinde görme fırsatı sunuyor. Yetkililer, bu projenin özellikle Haliç kıyılarının turizm açısından daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtiyor. Hat boyunca sunulan sesli rehberlik hizmeti sayesinde turistler, geçtikleri her noktanın tarihini detaylı şekilde öğrenebiliyor. Tanıtım töreninde turizm vurgusu öne çıktı Artİstanbul Feshane’de gerçekleştirilen lansmana İBB yöneticileri, ilçe belediye başkanları ve yabancı misyon temsilcileri katıldı. Konuşmalarda İstanbul’un turizm potansiyelinin daha da artırılması gerektiği vurgulandı. İBB yetkilileri, turizmin sadece ulaşım değil aynı zamanda kültür ve miras yönetimiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. BUSFORUS’un sadece bir ulaşım hizmeti değil, aynı zamanda şehir deneyimi sunduğu belirtilirken, İstanbul’un tarihi dokusunun bu projelerle daha görünür hale geldiği aktarıldı. Sultanahmet–Haliç hattının güzergâhı netleşti Yeni BUSFORUS hattı yaklaşık 1,5 saatlik bir tur süresiyle 10 farklı duraktan oluşuyor. Güzergâh Sultanahmet’ten başlayarak Eminönü, Cibali, Fener-Balat, Eyüp Teleferik, Miniatürk, Rahmi Koç Müzesi ve Haliç Tersane gibi önemli noktaları kapsıyor. Hat, yeniden Sultanahmet’e dönerek turu tamamlıyor. Hop-on hop-off sistemi sayesinde yolcular 24 veya 48 saatlik biletlerle istedikleri durakta inip tekrar yolculuğa devam edebiliyor. Bu esnek yapı, özellikle turistlerin bölgeyi daha detaylı keşfetmesine olanak sağlıyor. Turizmde dijital ve çok dilli deneyim dönemi BUSFORUS otobüslerinde 14 farklı dilde sesli rehberlik hizmeti sunuluyor. Türkçe’den İngilizce’ye, Arapça’dan Çince’ye kadar geniş bir dil seçeneğiyle turistlere kesintisiz bilgi aktarılıyor. Ayrıca araçlarda Wi-Fi, USB şarj noktaları ve dijital bilgilendirme ekranları da bulunuyor. Yetkililer, bu altyapının İstanbul’un uluslararası turizm rekabetinde elini güçlendirdiğini ifade ediyor. Yeni sistemle birlikte ziyaretçilerin şehir içi ulaşımda daha konforlu ve bilinçli bir deneyim yaşaması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.