Hava Durumu

#İstanbul

TOURISMJOURNAL - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye kruvaziyerde Doğu Akdeniz'in merkezi olma yolunda Haber

Türkiye kruvaziyerde Doğu Akdeniz'in merkezi olma yolunda

Türkiye kruvaziyer turizmi, artan uluslararası talep, genişleyen sefer ağları ve liman altyapısındaki gelişmelerin etkisiyle küresel pazardaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Sektör temsilcileri, güçlü rezervasyon performansı ve yükselen ilgi sayesinde 2026 sezonunun hem Türkiye hem de İstanbul açısından önemli bir büyüme ve yatırım dönemi olacağını öngörüyor. Özellikle İstanbul'un yeniden önemli bir biniş limanı olarak öne çıkması ve Ege'deki limanların yoğun talep görmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz kruvaziyer rotalarındaki stratejik konumunu daha da sağlamlaştırıyor. MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, şirket olarak yaz ve kış sezonlarında İstanbul, İzmir ve Kuşadası çıkışlı operasyonlarını artırarak sürdürdüklerini belirtti. Hekimoğlu, 2026 sezonunu Türkiye kruvaziyer pazarı açısından son derece güçlü ve stratejik bir büyüme dönemi olarak gördüklerini ifade ederek, Türkiye'ye yönelik talepteki artış doğrultusunda bölgedeki kapasitelerini ve sefer çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini söyledi. İstanbul'un yeniden güçlü bir biniş limanı haline gelmesinin ve Kuşadası'nın en popüler limanlar arasında yer almasının Doğu Akdeniz operasyonları açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Hekimoğlu, şehir merkezindeki limanların yolculara sağladığı erişim kolaylığı sayesinde Türkiye'de kruvaziyer tatillerine olan ilginin her geçen yıl arttığını kaydetti. 2026 sezonunda özellikle Doğu Akdeniz rotalarında yüksek doluluk oranları beklediklerini aktaran Hekimoğlu, Türkiye'nin kruvaziyer haritasında yeniden güçlü bir şekilde konumlanmasının bu büyümeyi destekleyen en önemli etkenlerden biri olduğunu dile getirdi. Türkiye çıkışlı seferlere Avrupa, Orta Doğu ve Amerika pazarlarından ciddi talep olduğunu belirten Hekimoğlu, kruvaziyer seyahatlerinin sunduğu fiyat avantajı ve biniş limanlarının erişilebilirliği sayesinde bu tatil modelinin daha geniş kitlelere ulaştığını ifade etti. Amaçlarının, Türk yolcu sayısını artırırken Türkiye limanlarını Doğu Akdeniz programlarının en önemli merkezleri arasına taşımak olduğunu söyledi. Türkiye'nin coğrafi konumu, kültürel zenginliği ve güçlü hava yolu bağlantılarının büyümeyi destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldığını vurgulayan Hekimoğlu, İstanbul'un tarih, kültür, gastronomi ve ulaşım altyapısını bir arada sunabilen ender destinasyonlardan biri olması nedeniyle özellikle Avrupa ve uzun mesafeli pazarlarda yeniden yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Erken rezervasyon verilerinin 2026 sezonu için oldukça güçlü seyrettiğini ifade eden Hekimoğlu, özellikle yaz dönemine yönelik talebin hızla arttığını söyledi. Yeni nesil yolcuların kruvaziyer seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, çok destinasyonlu ve premium bir deneyim olarak gördüğünü de sözlerine ekledi. Celestyal Cruises Türkiye Direktörü Özgü Alnıtemiz ise şirketin Türkiye limanlarını programlarında düzenli olarak bulundurmaya devam ettiğini belirtti. Her yıl 140 ülkeden, ağırlıklı olarak Amerikalı ve Avrupalı yaklaşık 120 bin uluslararası kruvaziyer yolcusunun gemileriyle Türkiye limanlarına geldiğini aktaran Alnıtemiz, Ege rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri olan Kuşadası'nın yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü ve Kuşadası çıkışlı Yunan Adaları seferlerinin ekim ayı sonuna kadar süreceğini ifade etti. 2025 yılının kruvaziyer sektörü açısından oldukça başarılı geçtiğini kaydeden Alnıtemiz, Türkiye limanlarına gelen uluslararası kruvaziyer yolcusu sayısının bir önceki yıla göre yüzde 15 artarak 2 milyonun üzerine çıktığını hatırlattı. 2026 yılında da bu yükselişin devam edeceğini öngören Alnıtemiz, pazara yeni oyuncuların girmesiyle sefer sayılarının arttığını, daha büyük kapasiteli gemilerin devreye girmesiyle yolcu sayılarında yeni rekorların görülebileceğini söyledi. Türkiye'nin tarihi, kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle kruvaziyer turizminde önemli bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çeken Alnıtemiz, limanların da bu rekabet avantajını güçlendirdiğini ifade etti. Özellikle Galataport'un hem modern yapısı hem de merkezi konumuyla öne çıktığını belirten Alnıtemiz, kruvaziyer yolcularının İstanbul'un tarihi ve kültürel dokusunu yürüyerek keşfetme imkânı bulduğunu dile getirdi. Bir kruvaziyer gemisinin aynı program kapsamında İstanbul, İzmir, Marmaris ve Bodrum gibi birçok Türk limanına uğrayabildiğini hatırlatan Alnıtemiz, bu durumun sadece yolcu harcamalarıyla değil, gemi mürettebatının yaptığı harcamalarla da ekonomiye önemli katkı sunduğunu söyledi. Alnıtemiz, "Türkiye kruvaziyer pazarı küresel ölçekte yıldızı parlayan destinasyonlardan biri haline geldi. Önümüzdeki dönemde daha fazla dev kruvaziyer gemisinin rotasını Türkiye limanlarına çevirmesini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’a 54 yeni otel ve 15,9 bin yatak kapasitesi geliyor Haber

İstanbul’a 54 yeni otel ve 15,9 bin yatak kapasitesi geliyor

İstanbul’da 2026 yılında açılması planlanan 33 yeni otel ile birlikte toplam 9 bin 830 yatak kapasitesi turizm sektörüne kazandırılacak. Şehirde 2027 yılı ve sonrasında ise 21 yeni otelin daha devreye girmesi ve 6 bin 81 yatak kapasitesiyle hizmet vermesi bekleniyor. Böylece İstanbul turizmine toplam 54 yeni otel ve 15 bin 911 yatak kapasitesi eklenmiş olacak. İki kıtayı birleştiren stratejik konumu, Boğaz hattı, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla öne çıkan İstanbul, küresel turizmin en güçlü merkezleri arasında yer almayı sürdürüyor. Kültür turlarından sağlık turizmine, kongrelerden uluslararası fuarlara kadar geniş bir yelpazede çekim merkezi olan şehir, 2025 yılında 18 milyon 972 bin 699 yabancı turisti ağırladı. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,10’luk artışa işaret ediyor. İstanbul’a 2025 yılında en çok turist gönderen ülkeler arasında Rusya, Almanya, ABD, İran ve Birleşik Krallık ilk sıralarda yer aldı. Ancak ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve küresel belirsizlikler nedeniyle yeni otel yatırımlarında yaklaşık yüzde 20’lik bir daralma yaşandığı belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre İstanbul, 2025 itibarıyla 3.220 belgeli tesiste 134 bin 882 oda kapasitesiyle hizmet veriyor. Buna rağmen saha araştırmaları, şehrin büyüme potansiyelinin sürdüğünü ve yeni yatırımların devam ettiğini ortaya koyuyor. 2026 yılında hayata geçmesi planlanan 33 otelin 13’ü beş yıldızlı, 13’ü dört yıldızlı, 6’sı üç yıldızlı ve 1’i butik otel kategorisinde bulunuyor. Bu tesislerin büyük kısmı Galataport (Karaköy) ve İstanbul Havalimanı aksındaki Arnavutköy bölgesinde yoğunlaşıyor. 2027 ve sonrasında ise 21 yeni otelin daha sektöre katılması bekleniyor. Bu projelerin 16’sı beş yıldızlı, 4’ü dört yıldızlı ve 1’i üç yıldızlı otellerden oluşuyor. Sektördeki yavaşlamanın temel nedenleri arasında yüksek faiz oranları, artan inşaat maliyetleri, finansmana erişim zorlukları ve bölgesel jeopolitik riskler gösteriliyor. Bu gelişmelerin etkisiyle yeni otel proje sayısı 2024’te 87 iken 2025’te 67’ye, 2026’da ise 54’e geriledi. Ayrıca toplam yatak kapasitesinin de düşüş eğilimi gösterdiği, 2024’te 24 bin seviyesinde olan yeni yatırımların 2026’da yaklaşık 16 bin yatak seviyesine gerilediği kaydedildi. Öte yandan, ekonomik koşullar nedeniyle 10 otel projesinin ya ertelendiği ya da tamamen iptal edildiği bildirildi. Bu projelerin 7’si beş yıldızlı, 2’si dört yıldızlı ve 1’i üç yıldızlı kategoride yer alıyordu ve toplamda 2.266 yatak kapasitesine sahipti. Tüm bu tabloya rağmen İstanbul’un, güçlü turizm altyapısı ve stratejik konumuyla uluslararası yatırımcılar için cazip bir destinasyon olmaya devam ettiği vurgulanıyor.

“İstanbul" sesleri stadyumu inletti: Max Korzh’tan rekor gibi konser Haber

“İstanbul" sesleri stadyumu inletti: Max Korzh’tan rekor gibi konser

İstanbul, 6 Haziran gecesi sadece bir konsere değil, sınırları aşan büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Belaruslu süperstar Max Korzh, Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleştirdiği dev konserle on binlerce hayranını aynı ritimde bir araya getirdi. Tam beş saat boyunca aralıksız canlı performans sergileyen sanatçı, enerjisi ve seyircisiyle kurduğu güçlü bağ sayesinde geceyi sıradan bir konser deneyiminin çok ötesine taşıdı. Rusya, Ukrayna, Belarus ve dünyanın farklı noktalarından İstanbul’a gelen binlerce müziksever, Korzh’un şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Konser boyunca Max Korzh, kariyerinin farklı dönemlerinden sevilen parçaları peş peşe seslendirdi. “Amsterdam”, “Malinovy Zakat”, “Endorfin”, “Vspominai Menya”, “Afgan”, “Shantazh”, “Malyy Povzroslel”, “Optimist” ve “Gory Po Koleno” gibi hitler, on binlerce kişi tarafından aynı anda söylendi. Gecenin ilerleyen saatlerinde gerçekleştirilen özel akustik bölüm ise dev prodüksiyona farklı bir atmosfer katarak izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Hınca hınç dolan stadyumda unutulmaz anlardan biri ise seyircilerin dakikalarca hep birlikte “İstanbul” tezahüratları yapması oldu. Bu an, müziğin farklı coğrafyalardan gelen insanları ortak bir duyguda buluşturma gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Hayranlarının coşkusuna karşılık veren Max Korzh, sahneden yaptığı konuşmada İstanbul’a yeniden dönmek istediğini belirterek, “Bir sonraki buluşmamızda eğlenmeyi seven Türk dostlarımızı da aramızda görmek istiyoruz. Hep birlikte olalım” sözleriyle büyük alkış aldı. Gecenin finali ise görkemli bir görsel şölene dönüştü. Konserin ardından yaklaşık beş dakika süren havai fişek gösterisi, stadyumu renkler ve ışıklarla kaplayarak unutulmaz geceyi etkileyici bir finalle taçlandırdı. On binlerce kişinin katıldığı organizasyon boyunca güvenlikten seyirci akışına kadar tüm detayların titizlikle planlandığı gözlendi. Yoğun katılıma rağmen etkinlik, üst düzey güvenlik önlemleri ve kusursuz operasyon yönetimi sayesinde sorunsuz şekilde tamamlandı. İstanbul, bir kez daha uluslararası müzik dünyasının önemli duraklarından biri olduğunu kanıtlarken, Max Korzh konseri 2026 yaz sezonunun en çok konuşulan etkinliklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Sadece bir konser değil, farklı ülkelerden gelen insanların aynı şarkılarda buluştuğu, müziğin birleştirici gücünü kutlayan büyük bir festival ruhu yaşandı.

İGA'nın uçuş ağına 4 yeni havayolu katıldı Haber

İGA'nın uçuş ağına 4 yeni havayolu katıldı

İGA İstanbul Havalimanı’nın ulaşım ağına eklenen dört yeni hat; Orta Asya, Orta Doğu ve İran coğrafyasıyla İstanbul’un entegrasyonunu pekiştiriyor. 100’ün üzerinde havayolu iş birliği ve 340’tan fazla destinasyona erişim sunan İGA İstanbul Havalimanı, küresel bağlantı gücündeki liderliğini her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Özbek havayolu şirketi Fly Khiva ile Termez uçuşları başlıyor Özbekistanlı havayolu şirketi Fly Khiva, 30 Mayıs itibarıyla Termez (TMJ) - İstanbul hattında haftada 2 frekans ile doğrudan seferlere başladı. Boeing 757 tipi uçaklarla gerçekleştirilen bu seferlerle birlikte Özbekistan’dan İGA İstanbul Havalimanı’na operasyon düzenleyen havayolu sayısı, Türk Hava Yolları dahil olmak üzere 5’e yükseldi. Kadim şehir Termez ise İGA’nın destinasyon ağına eklenen en yeni uçuş noktası oldu. Fly Khiva’nın İstanbul seferlerinin açılışı, 3 Haziran’ı 4 Haziran’a bağlayan gece özel bir törenle kutlandı. İranlı havayolu şirketleri Varesh Airlines ve Fly Kish ile Tahran ağı genişliyor İranlı havayolu şirketi Varesh Airlines, 3 Haziran 2026 itibarıyla Tahran (THR)-İstanbul hattında tarifeli yolcu seferlerine başladı. Haftanın her günü düzenlenecek olan bu seferlerle İGA’nın Tahran bağlantısı daha da güçleniyor. Fly Kish, Tahran (THR)-İstanbul hattında tarifeli yolcu seferlerini 3 Haziran’da başlattı. Haftada 2 frekans (3. ve 6. günler) olarak planlanan bu seferler, Tahran-İstanbul hattındaki yolcu kapasitesini önemli ölçüde artırıyor. Basra Airlines ile Bağdat’a haftada 5 frekans ile operasyonlar başlıyor Iraklı havayolu şirketi Basra Airlines, 12 Haziran itibarıyla Bağdat (BGW) - İstanbul hattında haftada 5 frekans ile operasyonlarına başlayacak. Bu yeni hattın İGA İstanbul Havalimanı’nın Irak ile olan bağlantısını derinleştirirken, bölgesel ticaret ve turizme de önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Rus turistler için haziranda en ucuz ve en pahalı tatil rotaları Haber

Rus turistler için haziranda en ucuz ve en pahalı tatil rotaları

Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR), haziran ayına ilişkin tatil rezervasyon verilerini açıkladı. Analize göre Türkiye, Rus turistlerin en çok tercih ettiği destinasyon olmayı sürdürürken, Vietnam satışlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Birçok ülkede ortalama tatil harcamaları düşerken, turistlerin daha yüksek standartlı otelleri tercih etmeye devam ettiği görüldü. Verilere göre Türkiye'de haziran ayı tatili için yapılan ortalama harcama geçen yıla göre neredeyse değişmedi ve 213 bin 800 ruble seviyesinde kaldı. Buna karşılık ortalama konaklama süresi 7 geceden 8 geceye çıktı. Antalya kıyıları ağırlığını korurken Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Kuşadası gibi Ege destinasyonlarına ilgi arttı. İstanbul'un payında da yükseliş kaydedildi. ATOR'un analizine göre Türkiye'ye giden turistlerin yarısından fazlasını çocuklu aileler oluşturdu. Beş yıldızlı otel tercihleri de geçen yıla kıyasla belirgin şekilde arttı. Vietnam satışlarında rekor artış Haziran ayının en dikkat çekici gelişmelerinden biri Vietnam oldu. Ortalama tur harcaması yüzde 24,8 gerileyerek 156 bin 800 rubleye düşerken, satışlar önemli ölçüde arttı. Uzmanlar bunu charter uçuşlarının genişlemesine ve destinasyondaki rekabetin artmasına bağlıyor. Rus turistler Vietnam'da yalnızca Nha Trang'a değil, Da Nang, Cam Ranh ve Hoi An gibi farklı bölgelere de yönelmeye başladı. Harcamalar azalmasına rağmen beş yıldızlı otel tercihleri artış gösterdi. Mısır ve Tayland'da alternatif destinasyonlar öne çıkıyor Mısır'da ortalama tur harcaması yüzde 2,4 düşüşle 174 bin 300 rubleye geriledi. Hurghada ve Şarm El Şeyh en popüler merkezler olmaya devam ederken Dahab, Kuzey Sahili ve Kahire'ye yönelik talepte artış yaşandı. Tayland'da ise ortalama harcama yüzde 12,5 azalarak 149 bin 500 rubleye düştü. Phuket hâlâ ilk sırada yer alsa da Pattaya, Samui ve Phang Nga gibi alternatif destinasyonların payı yükseldi. Rusya ve Abhazya'da tasarruf eğilimi Yurt içi seyahatlerde ortalama harcama yüzde 11,3 gerileyerek 95 bin 800 ruble oldu. Soçi'ye olan talebin azalmasıyla birlikte St. Petersburg, Kaliningrad, Moskova ve Kırım gibi destinasyonların payı arttı. Abhazya'da da ortalama harcama yüzde 8,5 düşerken otellerin kampanyaları ve Sohum'a başlayan ekonomik uçuşların satışları desteklediği belirtildi. En pahalı destinasyon Maldivler Araştırmaya göre haziran ayında Rus turistler için en yüksek ortalama harcama Maldivler'de gerçekleşti. Ortalama tur bedeli yüzde 15,6 artışla 298 bin 350 rubleye yükseldi. Uzmanlar bu artışı Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle ucuz aktarmalı uçuş seçeneklerinin azalmasına bağlıyor. Endonezya (Bali) ve Gürcistan ise ilk kez haziran ayının en popüler 10 destinasyonu arasına girdi. Gürcistan, 78 bin 800 rublelik ortalama harcamayla listede en ekonomik destinasyonlardan biri olarak öne çıktı.

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz" Haber

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz"

Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi. "Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İlk uygulama üç yerde başladı Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi. 20 müze ve ören yerinde uygulanacak Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi'ni saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor Haber

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor

İstanbul’un simge yapılarından Haydarpaşa Garı’nda yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık 130 yıllık geçmişe sahip tarihi yapının ulaşım işlevinin korunacağını, bunun yanında kültür, sanat ve kamusal kullanım alanlarıyla yeniden düzenleneceğini açıkladı. Ersoy, Haydarpaşa Garı’nda süren çalışmaların Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü söyledi. Restorasyon kapsamında yapının özgün malzemelerle yenilenmesine öncelik verildiğini belirten Ersoy, bazı tarihi taşların yeniden kullanılabilmesi için daha önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını ifade etti. İlk etabın Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirilmesi hedefleniyor Bakan Ersoy’un verdiği bilgiye göre, Haydarpaşa’daki çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında garın ulaşım işlevi korunacak. Bununla birlikte ana binadaki bekleme alanlarının korunması, yapının sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılması planlanıyor. Garın yanında yer alan yaklaşık 6 bin metrekarelik bölümün ise farklı yaş gruplarına hitap edecek bir kütüphane kompleksine dönüştürülmesi öngörülüyor. Arkeoloji müzesi ve arkeopark planlanıyor Haydarpaşa sahasında arkeoloji müzesi ve arkeopark da kurulması planlanıyor. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeoparkın, Anadolu Yakası’nda bu ölçekteki ilk arkeoloji müzesiyle birlikte tasarlanacağı belirtildi. Projeye göre gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi yapılacak. Deniz temasıyla tasarlanacağı belirtilen müzede, Türkiye’nin farklı illerinden getirilecek eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Bakan Ersoy ayrıca Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını söyledi. Projeye uluslararası küratör Luca Molinari’nin danışmanlık verdiği belirtildi. Sahil kamusal kullanıma açılacak Proje kapsamında Haydarpaşa sahilinin kamusal kullanıma açılması da hedefleniyor. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılması, ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik açık etkinlik alanı oluşturulması planlanıyor. Bu alanın konser, festival ve kültür etkinlikleri için kullanılması öngörülüyor. Ersoy, projeyi Anadolu Yakası için büyük ölçekli bir kültür yatırımı olarak tanımladı ve Haydarpaşa’nın ulaşım merkezi kimliğinin devam edeceğini söyledi. Açıklamaya göre deniz yolu, demir yolu ve kara yolu bağlantılarının birlikte planlanması amaçlanıyor. Yapısal güçlendirme de yapılıyor Restorasyon sürecinde yapının özgün mimari karakterinin korunmasına odaklanıldığı, geçmiş yıllarda yapılan uygun olmayan müdahalelerin temizlendiği ve kapsamlı zemin güçlendirme ile yapısal iyileştirme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Çalışmalar tamamlandığında Haydarpaşa Garı’nın ulaşım işlevini sürdürürken aynı zamanda sergi, müze, kütüphane, etkinlik ve açık kamusal alanlarla kullanılan çok işlevli bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor.

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı Haber

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı

Yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle İstanbul’un hafızasında özel bir yere sahip olan Haydarpaşa Garı’nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projeye ilişkin detayları ilk kez kamuoyuyla paylaşırken, Haydarpaşa’nın Anadolu Yakası’nın yeni kültür ve sanat merkezi haline geleceğini söyledi. Bakan Ersoy, Haydarpaşa Garı’nın yalnızca bir tren garı olmadığını, milyonlarca insanın yolculuklarına ve hatıralarına tanıklık eden tarihi bir sembol olduğunu belirtti. Anadolu-Bağdat demiryolu hattının önemli başlangıç noktalarından biri olan yapının, geçmişten bugüne İstanbul’un en güçlü hafıza alanlarından biri olarak öne çıktığını ifade etti. Projede tarihi dokunun korunmasına büyük önem verildiğini belirten Ersoy, restorasyon sürecinin Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü açıkladı. Bazı özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için yıllar önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını söyleyen Ersoy, tarihi yapının mümkün olduğunca orijinal malzemelerle restore edildiğini vurguladı. Haydarpaşa’daki çalışmaların etap etap ilerlediğini açıklayan Bakan Ersoy, projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ersoy, ulaşım fonksiyonunun korunacağını ancak garın aynı zamanda kültür ve yaşam merkezi kimliği kazanacağını belirtti. Projeye göre Haydarpaşa Garı’nın ana binasında bekleme alanları korunacak. Yapı aynı zamanda sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılacak. Garın hemen yanındaki yaklaşık 6 bin metrekarelik bölüm ise her yaş grubuna hitap edecek modern bir kütüphane kompleksine dönüştürülecek. Haydarpaşa sahasında dikkat çeken projelerden biri de arkeoloji müzesi ve arkeopark çalışması oldu. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeopark ile Anadolu Yakası’nın ilk büyük arkeoloji müzesinin hayata geçirileceği açıklandı. Projede müze ve arkeoparkın iç içe tasarlanmasının dünyada nadir görülen uygulamalardan biri olacağı belirtildi. Projede dijital müzecilik uygulamaları da yer alacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını açıkladı. Uluslararası üne sahip küratör Luca Molinari’nin de projeye danışmanlık verdiğini belirten Ersoy, kültür ve tasarım vizyonunun ön planda tutulduğunu söyledi. Proje kapsamında Haydarpaşa sahili yeniden kamusal kullanıma açılacak. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılacak. Ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik etkinlik alanı oluşturularak konser, festival ve kültür organizasyonlarının düzenlenebileceği büyük bir yaşam alanı hazırlanacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa projesinin Anadolu Yakası için büyük bir kültür yatırımı olduğunu belirterek, projeyi Atatürk Kültür Merkezi’nin Anadolu Yakası’ndaki karşılığı olarak tanımladı. Ersoy, bölgede uzun süredir hissedilen büyük ölçekli kültür ve sanat merkezi eksikliğinin bu projeyle giderileceğini ifade etti. Haydarpaşa’nın ulaşım kimliğinin korunacağını vurgulayan Ersoy, deniz yolu, demir yolu ve kara yolu entegrasyonunun güçlendirileceğini söyledi. Projede vatandaşların bölgeye kolay erişebilmesi için tüm ulaşım akslarının birlikte planlandığı belirtildi. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi de inşa ediliyor. Deniz temasıyla tasarlanan müzede Türkiye’nin 81 ilinden getirilecek seçkin eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Restorasyon sürecinde geçmiş yıllarda yapılan uygunsuz müdahalelerin temizlendiği açıklandı. Yapının özgün mimari karakterinin korunmasına özel önem verilirken kapsamlı zemin güçlendirme ve yapısal iyileştirme çalışmaları da sürdürülüyor. Bakan Ersoy, projenin tamamlanmasıyla Haydarpaşa’nın İstanbul’un en önemli cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi. Hem tarihi kimliği koruyan hem de modern yaşam alanları sunan proje ile Haydarpaşa’nın gün boyu yaşayan bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre Haydarpaşa Garı’nda yürütülen dönüşüm çalışması yalnızca bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyacak önemli bir şehircilik hamlesi olarak görülüyor. Projeyle birlikte tarihi yapı, ulaşım merkezi olma özelliğini korurken aynı zamanda kültür, sanat ve sosyal yaşamın yeni buluşma noktalarından biri olacak.

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı Haber

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı

ICVB Genel Müdürü, destinasyonun küresel toplantı ve kongre merkezi olarak İstanbul’un güçlü yönlerini tanıtmaya devam ettiğini ve aynı zamanda daha büyük uluslararası etkinlikleri ağırlayabilmek için altyapıyı genişlettiklerini söyledi. Bu yıl IMEX’te neyi tanıtıyorsunuz? ICVB GM Dr. Cemil Hakan Kılıç: IMEX’te her yıl benzer şekilde İstanbul’u tanıtıyoruz. Toplantılar, teşvikler, kongreler ve büyük ölçekli dernek etkinliklerine odaklanıyoruz. En önemli avantajlarımızdan biri yerel bilgi birikimi. İstanbul yaklaşık 20 milyon nüfuslu dev bir şehir; organizatörler nereye gideceklerini ve kimlerle çalışacaklarını bilmezlerse süreç çok zaman alıcı ve yorucu olabilir. Biz, önceden planlanmış görüşmeler, mekân incelemeleri ve organizasyon desteği sağlayarak süreci kolaylaştırıyoruz. Amacımız İstanbul’u tercih eden organizatörler için süreci olabildiğince verimli hale getirmek. Jeopolitik durum mesajınızı değiştirdi mi? Hayır. Mevcut gerilimler nedeniyle mesajımızı değiştirmeyi planlamıyoruz. Bölgemizde sürekli bir hareketlilik var; Irak, Suriye, İran ya da pandemi gibi. Bu, Orta Doğu ve çevresinin gerçeği. Bizi güçlü kılan şey, ani risklere ve kesintilere uyum sağlayabilmemiz. Beklenmedik durumlara hazırlıklıyız. Tarihsel olarak bu tür olaylar nedeniyle büyük kongrelerin veya MICE etkinliklerinin kalıcı olarak iptal edildiğini görmedik. Bazen birkaç hafta ya da ay gecikmeler oluyor ama işler hızla normale dönüyor. İnsanlar etkinliklerin gerçekleşeceğine hâlâ inanıyor. Genel algı olumlu. Sigorta organizatörler için daha büyük bir konu haline mi geliyor? COVID döneminde sigorta büyük bir konu oldu çünkü birçok etkinlik aniden iptal edildi ve ciddi maddi kayıplar yaşandı. Şu anda da ABD ile İran arasındaki savaş gibi durumlarla benzer tartışmalar var. Türkiye’de sigorta şirketleriyle daha güçlü etkinlik sigortası çözümleri geliştirmek için görüşmeler yapılıyor. Ancak bunların güçlü finansal yapıya sahip büyük ölçekli sigorta şirketlerini içermesi gerekiyor. Bir kongre bürosu olarak güvenilir sigorta ortaklarını önerebilir ve organizatörleri yönlendirebiliriz, ancak sigorta anlaşmaları doğrudan bizim kontrolümüzde değil. İstanbul’da hangi yeni altyapı projeleri var? İstanbul Dünya Ticaret Merkezi çevresinde önemli bir genişleme yapılıyor. Eski havalimanı bölgesindeki bu tesisin kapasitesi yaklaşık iki katına çıkarılıyor. Bu projenin İstanbul’un büyük ölçekli uluslararası etkinlikleri daha fazla ağırlayabilmesini sağlaması bekleniyor ve 1–2 yıl içinde tamamlanabilir. Aynı zamanda İstanbul kültürel açıdan da güçleniyor. Çağdaş Sanat Müzesi ve Arkeoloji Müzesi açıldı; bu da incentive (teşvik) seyahatleri ve şehirde daha uzun kalan uluslararası delegeler için cazibeyi artırıyor. Bölgesel belirsizliklere rağmen İstanbul toplantı endüstrisi uzun vadeli büyüme, altyapı yatırımı ve uluslararası planlayıcıların güvenini koruma odağını sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.