Hava Durumu

#İran

TOURISMJOURNAL - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul’a 54 yeni otel ve 15,9 bin yatak kapasitesi geliyor Haber

İstanbul’a 54 yeni otel ve 15,9 bin yatak kapasitesi geliyor

İstanbul’da 2026 yılında açılması planlanan 33 yeni otel ile birlikte toplam 9 bin 830 yatak kapasitesi turizm sektörüne kazandırılacak. Şehirde 2027 yılı ve sonrasında ise 21 yeni otelin daha devreye girmesi ve 6 bin 81 yatak kapasitesiyle hizmet vermesi bekleniyor. Böylece İstanbul turizmine toplam 54 yeni otel ve 15 bin 911 yatak kapasitesi eklenmiş olacak. İki kıtayı birleştiren stratejik konumu, Boğaz hattı, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla öne çıkan İstanbul, küresel turizmin en güçlü merkezleri arasında yer almayı sürdürüyor. Kültür turlarından sağlık turizmine, kongrelerden uluslararası fuarlara kadar geniş bir yelpazede çekim merkezi olan şehir, 2025 yılında 18 milyon 972 bin 699 yabancı turisti ağırladı. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,10’luk artışa işaret ediyor. İstanbul’a 2025 yılında en çok turist gönderen ülkeler arasında Rusya, Almanya, ABD, İran ve Birleşik Krallık ilk sıralarda yer aldı. Ancak ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve küresel belirsizlikler nedeniyle yeni otel yatırımlarında yaklaşık yüzde 20’lik bir daralma yaşandığı belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre İstanbul, 2025 itibarıyla 3.220 belgeli tesiste 134 bin 882 oda kapasitesiyle hizmet veriyor. Buna rağmen saha araştırmaları, şehrin büyüme potansiyelinin sürdüğünü ve yeni yatırımların devam ettiğini ortaya koyuyor. 2026 yılında hayata geçmesi planlanan 33 otelin 13’ü beş yıldızlı, 13’ü dört yıldızlı, 6’sı üç yıldızlı ve 1’i butik otel kategorisinde bulunuyor. Bu tesislerin büyük kısmı Galataport (Karaköy) ve İstanbul Havalimanı aksındaki Arnavutköy bölgesinde yoğunlaşıyor. 2027 ve sonrasında ise 21 yeni otelin daha sektöre katılması bekleniyor. Bu projelerin 16’sı beş yıldızlı, 4’ü dört yıldızlı ve 1’i üç yıldızlı otellerden oluşuyor. Sektördeki yavaşlamanın temel nedenleri arasında yüksek faiz oranları, artan inşaat maliyetleri, finansmana erişim zorlukları ve bölgesel jeopolitik riskler gösteriliyor. Bu gelişmelerin etkisiyle yeni otel proje sayısı 2024’te 87 iken 2025’te 67’ye, 2026’da ise 54’e geriledi. Ayrıca toplam yatak kapasitesinin de düşüş eğilimi gösterdiği, 2024’te 24 bin seviyesinde olan yeni yatırımların 2026’da yaklaşık 16 bin yatak seviyesine gerilediği kaydedildi. Öte yandan, ekonomik koşullar nedeniyle 10 otel projesinin ya ertelendiği ya da tamamen iptal edildiği bildirildi. Bu projelerin 7’si beş yıldızlı, 2’si dört yıldızlı ve 1’i üç yıldızlı kategoride yer alıyordu ve toplamda 2.266 yatak kapasitesine sahipti. Tüm bu tabloya rağmen İstanbul’un, güçlü turizm altyapısı ve stratejik konumuyla uluslararası yatırımcılar için cazip bir destinasyon olmaya devam ettiği vurgulanıyor.

İGA'nın uçuş ağına 4 yeni havayolu katıldı Haber

İGA'nın uçuş ağına 4 yeni havayolu katıldı

İGA İstanbul Havalimanı’nın ulaşım ağına eklenen dört yeni hat; Orta Asya, Orta Doğu ve İran coğrafyasıyla İstanbul’un entegrasyonunu pekiştiriyor. 100’ün üzerinde havayolu iş birliği ve 340’tan fazla destinasyona erişim sunan İGA İstanbul Havalimanı, küresel bağlantı gücündeki liderliğini her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Özbek havayolu şirketi Fly Khiva ile Termez uçuşları başlıyor Özbekistanlı havayolu şirketi Fly Khiva, 30 Mayıs itibarıyla Termez (TMJ) - İstanbul hattında haftada 2 frekans ile doğrudan seferlere başladı. Boeing 757 tipi uçaklarla gerçekleştirilen bu seferlerle birlikte Özbekistan’dan İGA İstanbul Havalimanı’na operasyon düzenleyen havayolu sayısı, Türk Hava Yolları dahil olmak üzere 5’e yükseldi. Kadim şehir Termez ise İGA’nın destinasyon ağına eklenen en yeni uçuş noktası oldu. Fly Khiva’nın İstanbul seferlerinin açılışı, 3 Haziran’ı 4 Haziran’a bağlayan gece özel bir törenle kutlandı. İranlı havayolu şirketleri Varesh Airlines ve Fly Kish ile Tahran ağı genişliyor İranlı havayolu şirketi Varesh Airlines, 3 Haziran 2026 itibarıyla Tahran (THR)-İstanbul hattında tarifeli yolcu seferlerine başladı. Haftanın her günü düzenlenecek olan bu seferlerle İGA’nın Tahran bağlantısı daha da güçleniyor. Fly Kish, Tahran (THR)-İstanbul hattında tarifeli yolcu seferlerini 3 Haziran’da başlattı. Haftada 2 frekans (3. ve 6. günler) olarak planlanan bu seferler, Tahran-İstanbul hattındaki yolcu kapasitesini önemli ölçüde artırıyor. Basra Airlines ile Bağdat’a haftada 5 frekans ile operasyonlar başlıyor Iraklı havayolu şirketi Basra Airlines, 12 Haziran itibarıyla Bağdat (BGW) - İstanbul hattında haftada 5 frekans ile operasyonlarına başlayacak. Bu yeni hattın İGA İstanbul Havalimanı’nın Irak ile olan bağlantısını derinleştirirken, bölgesel ticaret ve turizme de önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor Haber

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından artan güvenlik riskleri, yükselen petrol ve uçak yakıtı fiyatları ile değişen hava yolu rotaları Körfez turizmini olumsuz etkiledi. Bazı kaynaklara göre bölgenin turizm gelirlerinde yüzde 16'lık düşüş yaşandı. Dubai'de otel rezervasyonları yüzde 60 gerilerken, Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuş iptal edildi. Turizm ve havacılığa bağımlı BAE, Katar ve Bahreyn en fazla etkilenen ülkeler olurken, turistlerin önemli bir bölümü Türkiye, Yunanistan, İspanya ve Mısır gibi alternatif destinasyonlara yönelmeye başladı. ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmaların ardından yükselen enerji maliyetleri ve değişen hava ulaşım rotaları, Körfez ülkelerinin turizm sektörünü olumsuz etkilemeye başladı. Bazı kaynaklar, bölgedeki turizm gelirlerinde yüzde 16’ya varan düşüş yaşandığını belirtiyor. 2030 VİZYONU HEDEFLERİ BASKI ALTINDA Körfez ülkeleri, "2030 Vizyonu" projeleri kapsamında petrol gelirlerine olan bağımlılığı azaltarak bölgeyi önemli bir turizm merkezi haline getirmeyi hedefliyordu. Bu doğrultuda Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan milyarlarca dolarlık turizm yatırımlarını hayata geçirdi. Bölge ülkeleri normal şartlarda turizmden yılda yaklaşık 120 milyar dolar gelir elde ediyordu. ÇATIŞMALAR PLANLARI SEKTEYE UĞRATTI ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki dengeler değişti. İran’ın Körfez’de bulunan ABD askeri üslerini hedef alarak misillemede bulunması güvenlik endişelerini artırdı. Yaşanan gelişmeler üzerine birçok hava yolu şirketi güvenlik gerekçesiyle uçuş rotalarını değiştirmeye başladı. YAKIT MALİYETLERİ VE BİLET FİYATLARI ARTTI Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte petrol ve uçak yakıtı fiyatlarında sert yükselişler yaşandı. Artan maliyetler, uçak bileti fiyatlarına da yansıdı. Uzmanlara göre bu durum, Körfez ülkelerine yönelik turistik talebin azalmasında önemli rol oynadı. DUBAİ'DE REZERVASYONLAR GERİLEDİ Bölgeden gelen verilere göre Dubai’de otel rezervasyonlarında yüzde 60’a varan düşüş görüldü. Ayrıca Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuşun iptal edildiği belirtiliyor. Oteller ise doluluk oranlarını koruyabilmek amacıyla yüzde 40’a varan indirim kampanyaları uygulamaya başladı. Avrupa’nın en büyük seyahat şirketlerinden Tourism Union International (TUI) Group da savaşın ilk dönemlerinde Dubai dahil olmak üzere bölgeye yönelik tüm paket programlarını askıya aldı. EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKELER Uzman değerlendirmelerine göre turizm ve havacılık sektörlerine bağımlılığı yüksek olan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn yaşanan gelişmelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Suudi Arabistan ise güçlü iç turizm hareketliliği ile hac ve umre ziyaretleri sayesinde kayıplarını kısmen sınırlayabildi. TURİSTLER YENİ ROTALARA YÖNELİYOR Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde özellikle Dubai, Abu Dabi ve Doha'nın turizm gelirlerinde milyarlarca dolarlık kayıplar yaşanabileceğini değerlendiriyor. Güvenlik kaygıları nedeniyle Körfez bölgesinden uzaklaşan turistlerin ise alternatif destinasyonlara yöneldiği belirtiliyor. Bu kapsamda İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Türkiye, Mısır ve Tayland'ın en çok tercih edilen ülkeler arasında öne çıktığı ifade ediliyor.

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi Haber

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi

Van'da otel işletmecileri, savaşlar nedeniyle kent turizminin geçen yıla göre yüzde 50-60 oranında gerilediğini, otellerin doluluk oranının yüzde 20'lere düştüğünü, sektörün ve esnafın ciddi kayıp yaşadığını belirtti. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı savaş 39 gün sonra sona erdi. Türkiye'nin İran sınırında yer alan Van, savaştan en çok etkilenen kentler arasında yer aldı. İranlı turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği kent savaşla birlikte turist kaybetti. Van'da otel işletmecisi Ebru Yeşilağaç, kentte turizmin geçen yıla göre yüzde 50–60 düştüğünü söyledi. ABD ve israil'in İran'ı vurmasının doğrudan Van'ı etkilediğini, bunun turizm ve esnaf üzerinde ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını belirtti. Yeşilağaç, İran sınırına yakınlık nedeniyle İran'la birlikte gelişen turizmin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "İran'daki savaş ve ekonomik krizler bizleri de ister istemez etkiledi. Savaşla birlikte kapanan çok işletme var, devreden işletme sayısı da oldukça fazla. Otel sayımız geçmişte artmıştı ancak şu an oteller çalışmaz durumda. Devreden çok sayıda işletme var; bunu biliyoruz, görüyoruz ve üzülüyoruz. İran dışında kente maalesef çok fazla yabancı turist gelmiyor. Çünkü tek sınır kapımız İran. Farklı turizm alanlarımız olsaydı çok daha olumlu etkiler olurdu, bu kadar etkilenmezdik. Yerli turistler geliyor ancak savaş burada olmamasına rağmen birçok grubumuz iptal edildi. Sınıra yakın olmamız nedeniyle insanlar Van'a gelmek istemiyor, korkuyorlar. Turist çekme konusunda yeterli tanıtım yapılmadığını düşünüyorum. Van'ın turizm destinasyonu çok daha gelişmiş olabilir. Van'a gelmek için 101 sebep varken maalesef yeterince turist çekemiyoruz. Tanıtılmıyoruz; insanlar bizi bilmiyor, bilmedikleri için de gelmiyorlar." "OTELLER SÜRECİN EKONOMİK ETKİLERİ NEDENİYLE KAPANDI" Van Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Çetin Demirhan'da savaşın Van'ı etkilediğini kaydetti. Otellerde doluluk oranının yüzde 20 seviyesinde kaldığını ifade eden Demirhan, insanların savaş nedeniyle bölgeye gelmeye tereddüt ettiğini ve para harcamaya çekindiğini aktardı. Son 20 yılın "en kötü sezonunu" yaşadıklarını vurgulayan Demirhan şöyle konuştu: "Geçen yıl da çok iyi değildik ama bu yıl geçen yıla göre yüzde 50'ye varan bir düşüş var. O dönem yüzde 40'lar seviyesindeyken şimdi yüzde 20'lere geriledi. Kapanan işletmelerimiz var. Bazı otelci arkadaşlarımız sürecin ekonomik etkileri nedeniyle işletmesini kapattı. Ayrıca Van'da kayıtsız ve ruhsatsız oteller de vardı; bunlardan 10-15'i kapatıldı, bir kısmı mühürlendi, bazıları ise kaçak şekilde faaliyetini sürdürüyor. Van'da 17 bin yatak kapasitesi var ancak bunun çeyreğini bile dolduracak bir yoğunluk yok. Bir ile turist gelmesi için tanıtım şarttır. Ancak Van, fuarlarda genellikle geri planda kalıyor. Bölgeye gelen turistlerin çoğu Karadeniz'e, Trabzon'a yöneliyor. Van'dan turist akışı sağlanamıyor. Komşu ülkelerde de tanıtım yapılması gerekiyor. Özellikle Ermenistan ve Irak gibi bölgelerde Van'ın daha iyi tanıtılması şart. Çünkü insanlar burayı bilmiyor. Oysa Van'ın çok sayıda tarihi ve turistik değeri var. Tüm esnaf zor durumda. Yetkililerin bir araya gelerek bu süreçte ne yapılabileceğini, nasıl bir destek paketi oluşturulacağını değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'de bu süreçten en çok etkilenen illerden biri Van oldu." "VAN'DA 100 ACENTEDEN 30'A YAKINI KAPANDI" TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, Van turizminin savaştan olumsuz etkilendiğini belirterek, otel doluluk oranlarının yüzde 20-25'e kadar düştüğünü ifade etti. İran ve Irak'tan turist akışının iki yıldır düzenli olmadığını vurgulayan Özgökçe, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'dan gelen ziyaretçilerin de "risk algısı" nedeniyle bölgeyi tercih etmediğini söyledi. İç turizmde uçak seferlerinin yetersizliği ve tanıtım eksikliği sorunlarının sürdüğünü ifade eden Özgökçe, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile bu konuları görüşüyoruz ancak Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'da yeterli tanıtım yapılamıyor. Van'da yaklaşık 100 acente vardı, şu an 70'i aktif, 30'a yakını ise kapandı. Esnafın durumu çok kötü. Giyimciden lokantacıya kadar herkes zor durumda. Her gün 'Ne olacak bu durum?' sorusunu alıyoruz. Biz de bu talepleri yetkililere iletiyoruz. İran ve Irak'taki çatışmalar da bölgeyi etkiliyor. Bu şartlarda turist gelmiyor. Uçak sefer sayıları yetersiz ve bilet fiyatları çok yüksek. İstanbul-Diyarbakır hattında 5-6 bin liraya bilet bulunabilirken, Van hattında 18-20 bin liraya kadar çıkıyor. Bu da turizm gruplarını olumsuz etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da maliyetleri yükseltti. Mazot 60 liradan 70-80 lira bandına çıktı. Bir otobüsün İstanbul'a gidiş-dönüşü yaklaşık 1100 litre yakıt tüketiyor. Bu nedenle maliyetler ciddi şekilde arttı. 5 kişilik bir ailenin İstanbul-Van gidiş dönüş maliyeti 30 bin lirayı aşıyor. Bu da turizmi doğrudan etkiliyor."

AB’den Havacılık Sektörüne Destek Sinyali Çıkmadı Haber

AB’den Havacılık Sektörüne Destek Sinyali Çıkmadı

Avrupa Komisyonu tarafından cuma günü yayınlanması beklenen taslak kılavuz, havacılık sektörünün içinde bulunduğu zorlu şartlara rağmen Avrupa Birliği'nin mevcut tabloyu nasıl değerlendirdiğini gözler önüne serdi. Reuters tarafından ulaşılan belgelere göre AB, turizm ve havacılık sektörünün mevcut durumunu, küresel uçuşların tamamen durduğu COVID-19 kriziyle eş değer görmüyor. Komisyon, savaşın etkileri hissedilse de şu aşamada sektöre yönelik özel ve kapsamlı bir destek paketi uygulanmasına ihtiyaç duyulmadığı görüşünü savunuyor. İran ile yaşanan çatışmalar küresel piyasaları altüst ederken, yatırımcılar arasında petrol fiyatlarındaki şok artışın enflasyonu tetikleyeceği endişesi hakimiyetini koruyor. Savaşın başladığı günden bu yana jet yakıtı fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, havayolu şirketlerini ekonomik olarak köşeye sıkıştırmış durumda. Şirketler, maliyet artışlarının yanı sıra yakıt tedarikinde yaşanabilecek olası darboğazların yaz sezonunda uçuş iptallerine yol açmasından derin endişe duyuyor. Avrupalı havayolu taşıyıcıları, yakıt maliyetlerindeki bu keskin yükseliş ve belirsizlik ortamında zorlu bir bahar ve yaz sezonuna hazırlanırken, Brüksel'den gelen bu sinyaller sektördeki beklentileri boşa çıkardı. AB yönetimi, ekonomik iyimserliğin zayıfladığını kabul etse de sektörel müdahaleler yerine genel ekonomik dengeleri izlemeyi önceliklendiriyor. Bu durum, artan işletme maliyetleriyle baş başa kalan havayolu şirketlerinin önümüzdeki dönemde stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

Orta Doğu Krizi Havacılığı Vurdu: 13 Bin Uçuş İptal Haber

Orta Doğu Krizi Havacılığı Vurdu: 13 Bin Uçuş İptal

Orta Doğu’daki çatışmanın etkisiyle artan jet yakıtı fiyatları, havayolu şirketlerini Mayıs ayında küresel ölçekte yaklaşık 13 bin uçuşu iptal etmeye zorladı. Toplamda Mayıs ayı boyunca uçuşlardan yaklaşık iki milyon koltuk kaldırıldı. Kesintiler, ay sonunda başlayacak olan İngiltere yarı dönem tatili öncesinde gerçekleşti. Havacılık veri şirketi Cirium’a göre en büyük uçuş azalmaları İstanbul ve Münih havalimanlarında kaydedildi. İngiliz havayolu şirketlerini temsil eden sektör kuruluşu, firmaların normal şekilde faaliyet gösterdiğini ve şu anda ciddi bir tedarik sorunu yaşanmadığını belirtirken, hükümetin uçuş iptallerinde kalkış ve iniş slotlarının kaybedilmesini önlemeye yönelik planlarını memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Seyahat acentelerini temsil eden Advantage Travel Partnership ise iptallerin küresel uçuşların yalnızca yüzde 1’ine denk geldiğini ve İngiltere’den “önemli yaz tatili destinasyonlarına” yapılan uçuşların etkilenmediğini bildirdi. Kuruluşun CEO’su Julia Lo Bue-Said, “Havayolları düşük performans gösteren uçuşları değerlendirip gerekli durumlarda birleştirme veya iptal etme yoluna gidiyor” dedi. Ancak genel tabloya bakıldığında iptallerin “sınırlı” olduğu ve İngiltere çıkışlı uçuşların etkilenmediği, bu nedenle yolcuların güvenle rezervasyon yapmaya devam edebileceği ifade edildi. Cirium verilerine göre İngiltere çıkışlı uçuşların yüzde 0,53’ü iptal edildi. Jet yakıtı fiyatları savaşın başlamasından bu yana iki kattan fazla arttı. Şubat sonunda ton başına 831 dolar seviyesinde olan fiyatlar, Nisan başında 1.838 dolara kadar yükseldi. Havayolu şirketleri şu anda yakıt tedarikinde ciddi bir sorun yaşamadıklarını belirtse de uzmanlar, İran’daki savaş nedeniyle teslimatlarda yaşanabilecek aksaklıkların birkaç hafta içinde kıtlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını artırırken, Air France, KLM, Air Canada, Delta ve SAS yaz sezonu planlarında kesintiye gitti. En fazla uçuş iptali yaşanan destinasyonlar şöyle sıralandı: İstanbul Chicago O’Hare Dallas Fort Worth Denver Atlanta Frankfurt George Bush Intercontinental (Houston) Charles de Gaulle Amsterdam Schiphol Charlotte Douglas (Kuzey Carolina) Wizz Air CEO’su ise bazı Avrupa uçuş fiyatlarının, talep çekmek amacıyla düşüş gösterdiğini söyledi. Alman Lufthansa Grubu da bu ay başında Ekim sonuna kadar 20 bin uçuşu kaldıracağını açıklamıştı. Which? Travel editörü Rory Boland, paket tatillerin tüketiciler için daha fazla koruma sağladığını, çünkü tur operatörlerinin müşterilerine karşı yasal sorumlulukları olduğunu söyledi. Boland ayrıca, “İngiltere’den iptal edilen uçuş oranı hâlâ düşük. En kötü havayolları normal zamanlarda bile kalkıştan bir günden kısa süre önce uçuşlarının yüzde 2’sinden fazlasını iptal edebiliyor” dedi. Nisan ortasında Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı, Avrupa’nın Haziran ayına kadar jet yakıtı kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu. Birleşik Krallık’ta hükümet, Heathrow gibi yoğun havalimanlarında havayollarının kalkış ve iniş slotlarını kaybetmeden uçuş iptali yapabilmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander ise hafta sonunda yaptığı açıklamada, bu yaz seyahat edecek çoğu kişinin geçen yıla benzer bir deneyim yaşayacağına inandığını söyledi. Alexander ayrıca şu anda jet yakıtı tedarikinde bir kesinti olmadığını ancak “durumun açıkça değişken olduğunu” ifade etti. Birleşik Krallık, normal şartlarda kullandığı jet yakıtının yaklaşık yüzde 65’ini ithal ediyor ve bunun önemli bir bölümü Orta Doğu’dan sağlanıyor. Ancak petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz için kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bu tedarik akışını aksatmış durumda.

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor Haber

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor

Avrupa’da seyahat gündemi, uçuş iptallerinden jet yakıtı tedarikine ilişkin artan endişelere kadar İran’la bağlantılı gerilimlerin yarattığı dalga etkileriyle şekilleniyor. Ancak bu aksaklıklar seyahat talebini azalttı mı, yoksa Avrupalılar bu ilkbahar ve yaz aylarında hâlâ uçağa binmeye istekli mi? Görünen o ki uçma iştahımız her zamankinden daha güçlü. Avrupa Seyahat Komisyonu’nun (ETC) Avrupa içi seyahat eğilimlerini izleyen son araştırması, ilgide rekor seviyelere işaret ediyor. Avrupalıların yüzde 82’si bu sezon seyahat etmeyi planlıyor. Bu, 2020 ve 2021’deki pandemi düşüşlerinden sonra önemli bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak güvenlik kaygıları giderek daha önemli hale geliyor. Artan maliyetler ve güvenlik artık yolcuların başlıca kaygıları Artan jeopolitik gerilimler, Avrupalı yolcuların önceliklerini değiştiriyor. Güvenlik, kaygıların başında geliyor. ETC verilerine göre katılımcıların yüzde 22’si artık destinasyon güvenliğini en önemli unsur olarak görüyor. Bu oran geçen yıla göre yüzde 4 artmış durumda. Özellikle Orta Doğu bağlantılı kaygılar öne çıkıyor. Ancak bölgedeki çatışmanın etkisi daha çok yaşlı yolcular üzerinde hissediliyor. 54 yaş üstü katılımcıların yüzde 45’i endişeli olduğunu söylerken, bu oran 18-24 yaş grubunda yüzde 33. Yolcular, 2025’e kıyasla maliyetleri de daha yakından takip ediyor. Daha fazla kişi uçmak istese de birçok yolcu harcamalar konusunda temkinli davranıyor; daha kısa konaklamaları ve daha sınırlı bütçeleri tercih ediyor. ETC, dört ila altı gecelik seyahat planlayanların oranında yüzde 3’lük artış, yedi ila 12 gecelik seyahat isteyenlerde ise yüzde 5’lik düşüş tespit etti. Seyahat bütçelerinde de daha ölçülü bir eğilim görülüyor. bin euroya (yaklaşık 52 bin 600 TL) kadar harcama yapmayı planlayanların oranı yüzde 6 artarken, bin 500 euro (yaklaşık 59 bin TL) ve üzeri harcama yapmak isteyen yolcuların oranı yüzde 9 azaldı. Küresel danışmanlık şirketi Teneo’nun araştırması, uçak biletlerinde keskin artışlar olduğunu ortaya koydu. En düşük ortalama ekonomi sınıfı biletler bile yolculara geçen yıla göre yüzde 24 daha pahalıya mal oluyor. Bu, son beş yılın en yüksek ortalama artışı anlamına geliyor. Buna karşın yaşlı Avrupalı yolcuların, planladıkları yaz seyahatlerinde konaklama süresi ve bütçe açısından daha fazla harcama yapmaya daha istekli olduğu görüldü. Avrupa Birliği yetkilileri ve bölgedeki sektör oyuncuları da havacılık ve seyahat akışlarındaki aksaklıkları giderek daha yakından izliyor. Lufthansa dahil birçok Avrupalı hava yolu şirketi, jet yakıtı maliyetlerini sınırlamak ve artık finansal olarak sürdürülebilir olmayan uçuşları azaltmak için yaz dönemi uçuş rotalarını iptal ediyor. Avrupa Komisyonu’nun Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu Üyesi Apostolos Tzitzikostas, bu hafta başında, jet yakıtının yaklaşık yüzde 30’unu ithal eden Avrupa’da bloğun acil durum stoklarının "yalnızca gerekirse serbest bırakılabileceğini ve bırakılacağını" söyledi. İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimler, dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde ciddi bir darboğaz yarattı ve su yolu üzerinden petrol ile doğalgaz ihracatının akışını kısıtladı.

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda Haber

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda

Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası’nda esnaf, rezervasyon iptalleri ve turist sayısındaki düşüş nedeniyle ciddi kayıp yaşadıklarını belirtiyor. Bazı işletmelerde iş hacmi %25’e kadar gerilerken, genel düşüşün %75 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bölge halkı ise savaşın sona ermesini umut ediyor. CNN TÜRK Muhabiri İlayda Karaca ve Caner Emre Kınacı Rodos Adası'ndan aktardı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş ikinci ayına yaklaşırken, sahadaki çatışmalar kadar küresel etkileri de büyüyor. Bir yanda barış umutları korunurken, diğer yanda artan saldırılar endişeyi derinleştiriyor. Savaşın doğrudan etkileri bölgeyle sınırlı kalmazken; petrol, altın ve birçok sektörde dalgalanmalar dikkat çekiyor. Bu etkilerin hissedildiği noktalardan biri de Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası. Yaklaşık 1400 kilometrekare yüz ölçümüne sahip ada, özellikle uluslararası turistler açısından Yunanistan’ın öne çıkan destinasyonlarından biri. Ancak savaşın yarattığı belirsizlik, turizm hareketliliğini ciddi biçimde etkilemiş durumda. Rodos esnafı, yaşanan durumu şu sözlerle anlattı: “Genelde bizim müşterilerimiz hep yurt dışından geliyor. Türkiye olsun, İran'dan geliyor ama şu anda Ege tarafı, Akdeniz tarafı bayağı bitik şu anda %75 düşüş var.” “Amerikalı çok rezervasyonumuz. Cruise gemisiyle geliyorlar.” “Ancak şu anda bazı yolcu gemileri kaldığı için gelemediği için biraz daha normale göre az. Bekliyoruz, ümit var. Rodos adası yani turizmde Yunanistan'da 1. numara.” “%25 çalışıyoruz şu anda. Yani rezervasyonlarımız iptal oluyor. Motorlarımızı elimizden geldiği kadar müşteriye düşük fiyatlar vermeye çalışıyoruz. Hizmet açısından her şeyi sunuyoruz ama gel gelelim yine olumsuz.” Turizmde yaşanan bu daralma, bölge ekonomisini doğrudan etkilerken; esnafın ortak beklentisi savaşın bir an önce sona ermesi ve turizm hareketliliğinin yeniden canlanması.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.