Hava Durumu

#İnovasyon

TOURISMJOURNAL - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2026'da dünyanın en akıllı ilk 10 şehiri Haber

2026'da dünyanın en akıllı ilk 10 şehiri

Başarı çoğu zaman dijital araçlardan çok, günlük şehir yaşamındaki istikrarlı kalite artışıyla bağlantılı oluyor. Teknoloji önemli olsa da, sonuçları daha çok güven belirliyor. Performans, kurulan sistemlerde değil, iyileşen yaşam deneyiminde görünür hale geliyor. Tourism Review, 2026 yılı için dünyanın en akıllı 10 şehrini sunuyor. 10/ Abu Dhabi, UAE İlk 10’daki yer Abu Dabi’ye ait. Dijital sistemlere yapılan hedefli yatırımlar sayesinde günlük yaşamda belirgin iyileşmeler görülüyor; insanlar güvenilir devlet desteğini, gelişmiş teknoloji altyapısını ve istikrarlı güvenlik önlemlerini özellikle vurguluyor. 9/ Singapore, Singapore En akıllı şehirler arasında Singapur tek başına öne çıkıyor ve endeksin tüm kategorilerinde en yüksek puanları alıyor. Dijital sistemleri güçlü şekilde benimsemesi sayesinde, günlük işler dünyanın neredeyse hiçbir yerinde olmadığı kadar sorunsuz ilerliyor. Yönetim yapısı da bu dönüşümü yansıtıyor; kararlar daha hızlı alınıyor, süreçler daha şeffaf hale geliyor. Sonuç sadece hız değil, aynı zamanda güven: insanlar kuralların nasıl uygulandığını, kararları kimin aldığını ve kaynakların nereye gittiğini net bir şekilde görebiliyor. Bu dönüşüm, geleneksel sektörlerden ziyade teknoloji odaklı değişime dayalı yeni istihdam alanlarının da ortaya çıkmasını sağlıyor. 8/ Canberra, Australia Hâlâ Canberra, dünyanın en iyi 10 şehri arasında yerini koruyor. Onu diğerlerinden ayıran şey, iyi kurulmuş sistemlerin kamu güveniyle uyum içinde çalışması. Bu uyum, herkesin dahil edildiği hizmetlere odaklanan sorunsuz bir işleyişi destekliyor. Buradaki verimlilik, gösterişli yeniliklerden değil; şehrin sundukları ile hizmet ettiği insanlar arasındaki istikrarlı koordinasyondan doğuyor. 7/ Lausanne, Switzerland Şimdi istikrarlı bir şekilde yükselen Lozan, en akıllı şehirler arasında geçen yıla göre üç basamak ilerliyor. Toplum odaklı karar alma süreçleri ile güçlü iş olanaklarının birleşimi sayesinde şehir öne çıkıyor. İsviçre’nin uzun süredir devam eden siyasi istikrarı da bu yapıyı destekliyor ve şehre somut bir örnek niteliği kazandırıyor. Avrupa’daki büyüyen diğer şehirler, gösterişsiz ve büyük iddialar olmadan, burayı bir rehber olarak değerlendirebilir. 6/ Dubai, UAE Dikkat çekici şekilde Dubai, devlet destekli stratejik teknoloji harcamalarının neler başarabileceğini gösteriyor. Önceliği verimli kamu hizmetlerine vererek güçlü bir vatandaş güveni kazandı; bugün ise Körfez bölgesinde inovasyon ve bilgi yönetimi açısından bölgesel bir model olarak öne çıkıyor. Yöntemleri konusunda çok ses çıkarmasa da, şehrin sonuçları vaatlerden ziyade doğrudan ortaya çıkan başarılarla kendini net biçimde gösteriyor. 5/ Copenhagen, Denmark Kopenhag, ulaşım ve güvenlik alanlarında aldığı yüksek puanlarla beşinci sırada yer alıyor. Onu öne çıkaran şey, doğanın şehir sistemleriyle ve akıllı teknolojilerle uyum içinde bir araya gelmesi. İnsanlar sadece sokakların değil, genel yaşam kalitesinin de ileriye gittiğini hissediyor. Bu ilerleme gürültüsüz bir şekilde, her gün daha iyi işleyen rutinlerde kendini gösteriyor. 4/ London, United Kingdom Şimdi ilk beş şehir arasında yer alan Londra, ölçülebilir bir ilerleme sergiliyor. Geliştirilmiş ulaşım sistemleri ve daha geniş teknoloji entegrasyonu sayesinde, şehirde günlük yaşam yerel halk için belirgin şekilde farklı hissediliyor. En dikkat çeken nokta ise bu değişimlerin, hizmetlere erişimi ve mahalleler genelindeki kolaylığı nasıl şekillendirdiği. 3/ Geneva, Switzerland Üçüncü sırada yer alan Cenevre, kamu hizmetlerine entegre edilen akıllı teknolojilerle dikkat çekiyor. Hizmetlere erişimi kolaylaştırması sayesinde, sakinler dijital sistemlere güçlü bir güven duyuyor. Bu yaklaşım, refah ve altyapı mükemmelliğine yönelik daha geniş bölgesel bir taahhüdün doğal bir parçası olarak öne çıkıyor. 2/ Oslo, Norway İkincilik, akıllı şehirler arasında sistemlerini ve çevre dostu ulaşımını geliştiren Oslo’nun konumu olarak kalıyor. Açık yönetim anlayışı ve doğaya verilen önemle desteklenen şehir, sakinleri tarafından yüksek puanlarla değerlendiriliyor; bu da her yıl şehir yaşam kalitesi raporlarında sıralamasını yükseltiyor. Birinci olmasa da, ani sıçramalardan ziyade istikrarlı ilerleme ile öne çıkan bir performans sergiliyor. 1/ Zurich, Switzerland Dünya genelinde zirve hâlâ Zürih’e ait ve yakın bir rakibi bulunmadan konumunu koruyor. Ekonomik güç, gelişmiş teknoloji kullanımıyla sorunsuz bir şekilde birleşirken, yeşil girişimler de şehir yapısının derinlerine işlemiş durumda. Şehirde yaşayan insanlar için yaşam kalitesi oldukça yüksek; memnuniyet seviyesi ve kamu kurumlarına güven de aynı şekilde güçlü. Başarı sadece büyüme ile değil, tüm parçaların uzun vadede uyum içinde çalışmasıyla ölçülüyor.

Food Fest Antalya 8-10 Mayıs’ta düzenlenecek Haber

Food Fest Antalya 8-10 Mayıs’ta düzenlenecek

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Food Fest Antalya Gastronomi Festivali’nin tanıtım toplantısı, kent merkezindeki 7 Mehmet Restaurant ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında festivalin Antalya’nın gastronomi kimliğine, yerel üretime, tarım potansiyeline, turizm çeşitliliğine ve coğrafi işaretli ürünlerine katkısı değerlendirildi. "Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, 2022 yılında başlayan festival yolculuğunda her yıl çıtayı daha yukarı taşıdıklarını belirterek, "2022 yılında çıktığımız bu yolda her yılı başarıyla geçirdik, çıtayı hep yukarı taşıdık ve 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısına ulaştık. Food Fest Antalya ile gastronomideki iddiamızı kanıtladık ve festivalimizi bir marka haline getirdik. Ne mutlu bize ki şimdi de 5’incisini düzenleyeceğimiz festivalimize hazırız ve bugün bu amaçla sizlerin karşısındayız" dedi. Festival kapsamında üç gün boyunca yurt içinden ve yurt dışından ödüllü şeflere, gurmelere, gastronomi ve turizm yazarlarına, televizyon programlarıyla geniş kitlelere ulaşan Türkiye’nin ve Antalya’nın değerli şeflerine, mutfak liderlerine ve sektörün farklı alanlarından çok sayıda isme ev sahipliği yapacaklarını söyleyen Özdemir, "Festivalimizde, bereketli topraklarımızdan çiftçilerimizin alın teriyle çıkan ürünleri, yerel lezzetlerimizi ve dünya mutfağından seçkin şefleri bir araya getirerek gastronomi dünyasında önemli bir buluşma noktası olacağız" ifadelerini kullandı. "Kentimizi zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağız" Özdemir, festivalin yalnızca gastronomi profesyonellerine değil, yerel halktan esnafa, üreticiden turizm sektörüne kadar geniş bir kesime dokunacağını vurgulayarak, "Yerel halk ve esnafımızın etkinliğin aktif bir parçası olacağı, kentimize gelen misafirleri otellerin dışına çıkararak Antalya’nın kültürel mirasıyla buluşturacağımız, kentimizi yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle de ön plana çıkaracağımız dolu dolu bir festival planlıyoruz" diye konuştu. Festival süresince yerel ve uluslararası şeflerin atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri, gastronomi yarışmaları, paneller, söyleşiler ve farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluşacağını belirten Özdemir, "Hem geleneksel hem de modern mutfak anlayışlarını bir araya getirerek ziyaretçilerimize eşsiz deneyimler sunmayı hedefliyoruz. Festival süresince ziyaretçilerimiz hem Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacak hem de gastronomi dünyasındaki güncel gelişmeleri yakından takip edebilecek" dedi. "Her etkinlik üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet edecek" Festival alanında Antalya’ya özgü tatların, yeme içme sektöründeki markaların, kentin farklı bölgelerinde yetişen organik ürünlerin ve yerel lezzetlerin yer alacağını aktaran Özdemir, "Bu büyük buluşmada her etkinlik; üreticiden şefe, gelenekten geleceğe uzanan hikayeleri keşfetmeye davet eden birer platform olacak" ifadelerine yer verdi. Antalya’nın örtü altı tarımdaki potansiyeli, lezzetleri, gastronomisi ve tescilli 19 coğrafi işaretli ürünüyle güçlü bir gastronomi kimliğine sahip olduğunu dile getiren Özdemir, "Antalya’mız; örtü altı tarımdaki potansiyeli, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünüyle şehrin gastronomi kimliğini güçlendiren ve yerel üretimi uluslararası ölçekte görünür kılan en önemli değerlere sahiptir" dedi. "Her sofra bir coğrafyanın hafızasını içinde barındırıyor" Festivalin bu yıl "Her Sofra Bir Hikaye" temasıyla gerçekleştirileceğini belirten Özdemir, temanın gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olarak değil; coğrafya, kültür, üretim ve insan emeğiyle şekillenen çok katmanlı bir anlatı olarak ele aldığını söyledi. Özdemir, "Antalya’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerden denizinden çıkan eşsiz lezzetlere, yerel ustaların kuşaktan kuşağa aktardığı tariflerden modern mutfak yorumlarına kadar her tabak, ardında bir geçmişi ve kimliği taşımaktadır. Her sofra; bir ürünün topraktan yolculuğunu, bir üreticinin emeğini, bir şefin yorumunu ve bir coğrafyanın hafızasını içinde barındıran özgün bir hikayeye dönüşmektedir" dedi. "Food Fest Antalya, güçlü bir buluşma zemini" Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen ise gastronominin ait olduğu toprakla kurduğu bağa dikkat çekerek, "Her tabak ait olduğu toprağın izini taşır, her sofra ise bir hikayenin başlangıcıdır. Antalya; sahip olduğu tarımsal zenginlik, turizm potansiyeli, iklim çeşitliliği ve altyapısıyla bu hikayenin en güçlü şekilde anlatıldığı şehirlerden biridir" dedi. Gastronominin geleceğinin sürdürülebilir yerel üretim ve kültürel mirasın korunması üzerinde şekillendiğini belirten Sözen, "Food Fest Antalya; yerel üreticiden dünyaca ünlü şeflere, ülkemizin önde gelen mutfak temsilcilerinden gastronomi dünyasının saygın isimlerine kadar birçok paydaşı bir araya getiriyor. Sadece şefleri değil; tarım işletmeleriyle ve restoranlarıyla birlikte bu ekosistemi bir bütün olarak festivalin içinde konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Festivalin Antalya’nın uluslararası gastronomi sahnesindeki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu dile getiren Sözen, "Artık şehirler doğal güzelliklerinin yanında gastronomi alanındaki özgün kimlikleriyle anılıyor. Antalya’nın bu alandaki potansiyelini doğru şekilde anlatmak ve dünyaya taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz Food Fest Antalya’yı bir platform, güçlü bir buluşma zemini ve hikayelerin paylaşıldığı bir alan olarak görüyoruz. Her yıl büyüyen bu yapı, farklı disiplinleri ve paydaşları bir araya getirerek gastronominin ve Antalya turizminin geleceğine katkı sunuyor" dedi. "Antalya’nın mutfak zenginliği ön plana çıkacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de festivalin beşincisini ilk günkü heyecanla gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu yıl festivalimizin beşincisini, ilk günkü heyecanımızı hiç kaybetmeden gerçekleştiriyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Deniz, kum ve güneş turizmiyle güçlü bir marka olan Antalya’mızı bu yıl da festivalimizde mutfak zenginliğimizle ön plana çıkararak gastronomi turizmindeki payını daha da artırmayı hedefliyoruz. Şehrimizin sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir mutfak kültürü olduğunu bir kez daha ortaya koyacağız" diye konuştu. Festivalin üretici, çiftçi, esnaf ve turizm ekosistemi açısından da önemli olduğunu ifade eden Tuncer, "Çiftçimizi, yerel üreticimizi ve esnafımızı turizm ekosisteminin aktif bir parçası haline getirme, Antalya’nın değerlerini koruyarak geleceğe taşıma hedefimizi sürdürüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda festival sonunda elde edilen birikimi, Antalya’nın yerel ürün ve tariflerini yaşatacak özel bir gastronomi kitabıyla kalıcı hale getireceğiz" dedi. "Antalya 40 yıllık kitle turizmi deneyimine sahip" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın turizmde 40 yıllık bir deneyime sahip olduğunu belirterek, bu sürecin kentin mutfak kültürünü de çeşitlendirdiğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz Antalya olarak kitle turizmine başladığımızda yıl 1985 civarıydı ve 40 yıllık bir deneyime sahibiz. Bu kitle turizminin getirdiği özelliklerden biri de multikültürel bir mutfağa sahip olmamız oldu. Yurt dışından gelen misafirlere sadece Antalya’nın yemeklerini değil, ülkemizin her yöresinden şefleri mutfaklarımızda ve büfelerimizde buluşturarak dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirlere değişik tatlar sunan bir mutfak kültürü geliştirdik" dedi. Antalya’ya farklı ülkelerden ve çok sayıda havalimanından misafir geldiğini belirten Hacısüleyman, "Şu anda Antalya’ya 50 ülkeden, 230 havalimanından misafir geliyor. Yani 50 ülkenin kültürel yapısından ve yiyecek içecek kültürüne aşina insanlardan söz ediyoruz. Burada onların bütün kalış süresi boyunca hem kendi yemeklerini hazırlıyoruz hem de dünyanın herhangi bir yerine gitmelerine gerek kalmadan o yemeği burada sunuyoruz. Kendi mutfak kültürümüzü de tabii ki ön planda tutmak istiyoruz. Gelen misafirlere sadece denizimizi, güneşimizi, sahilimizi ve misafirperverliğimizi değil, aynı zamanda burada nelerin yenildiğini ve hangi lezzetlerin öne çıktığını da göstermek istiyoruz" dedi. "Gastronomi kenti olmak bugünden yarına gerçekleşmiyor" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da gastronomi kenti olmanın uzun soluklu bir birikim gerektirdiğini belirterek, "Bir gastronomi kenti nasıl olunur denildiğinde, bu bugünden yarına gerçekleşmiyor. Bunun için birtakım birikimlere ihtiyacımız var. Öncelikle köklü bir tarihe, köklü bir kültür geçmişine; bitkilerimize, coğrafyamıza, üretimimize, becerikli ve maharetli çiftçilerimize ihtiyacımız var. Ayrıca bunları emek vererek ürün haline getirecek, inovasyon geliştirecek aşçılarımıza ve şeflerimize de ihtiyacımız var" diye konuştu. Food Fest’in Antalya’nın gastronomi kimliğine yönelik farkındalık oluşturduğunu belirten Çandır, "Aslında bu festivali yaptığımızda Antalya gastronomi kenti olmuştur demiyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediyemiz, bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte bir farkındalık oluşturuyoruz. Eğer yerel halkımız, ticari işletmelerimiz, yeme içme sektörümüz ve turizm sektörümüz bu ürünlere sahip çıkarsa ve bu ürünleri geliştirebilirsek, o tatları aramak için daha fazla para ödeyerek ve daha fazla yol katederek dünyanın dört bir yanından insanları buraya çekebiliriz" ifadelerini kullandı. "Turistleri otellerin dışına çıkaracak bir değer" AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise Antalya’ya yılda yaklaşık 17 milyon turist geldiğini belirterek, festivalin kentin yerel lezzetlerinin tanıtımı açısından önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Dere, "Antalya şehrimize 17 milyona yakın turist geliyor. Ancak turistler çoğu zaman otellerin içerisindeki her şey dahil sisteminde hazırlanan mutfaklardan hizmet alıyor. Bu gastronomi festivaliyle birlikte yapılan etkinliklerde özellikle damak tadımız, lezzetlerimiz, serpme böreğimiz, tatlılarımız ve her türlü yöresel ürünümüz beş yıldır öne çıkarılıyor. Bu konuda çok iyi bir noktaya geldiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir başkanlığında düzenlenen toplantıya; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Food Fest İçerik Direktörü Gökmen Sözen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, AGYİD Başkanı Mehmet Zeki Özen, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Şef Mehmet Akdağ ve konuk şef Refika Birgül katıldı.

İspanya’dan aşırı turizme karşı yenilikçi adım Haber

İspanya’dan aşırı turizme karşı yenilikçi adım

İspanya’nın turizm sektöründe karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara çözüm üretmek amacıyla üniversiteler, inovasyon merkezleri ve turizm işletmelerini bir araya getiren iki yıllık kapsamlı bir girişim hayata geçirildi. TUI Care Foundation, kalkınma ajansı Target 8.9 ve Wayra Telefonica iş birliğiyle başlatılan “TUI Futureshapers Spain” programı, genç girişimcileri ve start-up’ları turizm sektörüne yönelik yeşil ve dijital çözümler geliştirmeye teşvik ediyor. Turizmde yoğunluk ve sürdürülebilirlik baskısı 2025 yılında 96,8 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan İspanya, küresel turizmdeki güçlü konumunu sürdürürken, bu yoğunluk bazı bölgelerde ciddi baskıları da beraberinde getiriyor. Dünya genelinde turistlerin yüzde 80’inin destinasyonların yalnızca yüzde 10’unu ziyaret etmesi, özellikle yoğun bölgelerde konut maliyetlerinin artmasına, altyapının zorlanmasına ve yerel halkın tepkisine neden oluyor. İklim değişikliği, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve atık yönetimi sorunlarıyla bu baskıyı daha da artırırken, birçok turizm işletmesinin dijital dönüşümde geri kalması sektörde rekabeti zorlaştırıyor. Ancak veri analitiği, dijital platformlar ve yapay zekâ gibi yeni teknolojiler, turizmin daha dengeli yayılması ve çeşitlendirilmesi için önemli fırsatlar sunuyor. Üç aşamalı hızlandırma modeli Program, girişimcileri fikir aşamasından yatırım seviyesine kadar destekleyen üç aşamalı bir yapı üzerine kuruldu: Ignite Path: Erken aşamadaki girişimcilere yönelik bu aşamada, 100 genç katılımcı dijital becerilerini geliştirerek fikirlerini prototipe dönüştürecek. Süreç, 50 girişimcinin katılacağı hackathon ile tamamlanacak ve en az 8 prototip ortaya çıkacak. Grow Path: Ürün-pazar uyumu yakalamış girişimlere odaklanan bu aşamada en az 9 start-up, iş modellerini geliştirmek ve sürdürülebilirlik odaklı çözümlerini güçlendirmek için birebir danışmanlık alacak. Scale Path: En olgun girişimlerin yer aldığı bu aşamada, seçilen projeler gerçek destinasyonlarda test edilecek ve yatırım hazırlıkları desteklenecek. En az bir girişimin yatırım alabilecek seviyeye ulaşması hedefleniyor. 200 kişiye destek, 25 istihdam Program kapsamında 200 genç girişimciye doğrudan teknik destek sağlanacak, 9 erken aşama girişim hızlandırma sürecine dahil edilecek. Ayrıca 15 farklı etkinlik düzenlenecek ve proje kapsamında 25 kişilik istihdam yaratılması hedefleniyor. Girişim, turizmde mevsimselliğin azaltılması, destinasyonların çeşitlendirilmesi ve yoğunluğun dengelenmesi gibi temel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlıyor. Küresel programın parçası “TUI Futureshapers Spain”, dünya genelinde farklı destinasyonlarda uygulanan TUI Futureshapers programının bir parçası olarak öne çıkıyor. Program, turizmde sosyal ve çevresel sorunları girişimcilik fırsatlarına dönüştürmeyi hedeflerken, yerel ekonomileri güçlendiren ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir model oluşturmayı amaçlıyor. İspanya’da başlatılan bu girişim, turizmde dijitalleşme ve yeşil dönüşümün hızlandırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Antalya’da Turizm Teknolojileri Girişimleri Sahneye Çıktı Haber

Antalya’da Turizm Teknolojileri Girişimleri Sahneye Çıktı

Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi koordinasyonunda ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) desteğiyle yürütülen TourisTech Turizm Teknolojileri Kuluçka Programı kapsamında düzenlenen Demo Day etkinliği, akademi, kamu kurumları, yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Turizm sektörüne yönelik teknoloji geliştiren girişimlerin projelerini tanıttığı etkinlik, girişimcilik ve inovasyon ekosistemini bir araya getirdi. TourisTech, Turizmde Yenilikçi Girişimlere Kapı Açıyor Etkinlikte konuşan Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı ve TourisTech Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, turizm sektöründe teknoloji tabanlı girişimlerin önemine dikkat çekerek programın yenilikçi girişimlerin gelişimine katkı sağlayan önemli bir platform olduğunu vurguladı. Rektör Ekercin: Üniversiteler Girişimciliğin Merkezinde Program kapsamında konuşma yapan Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Ekercin, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki rolüne değinerek Antalya Bilim Üniversitesi’nin turizm teknolojileri alanında girişimcilik faaliyetlerini desteklemeye devam edeceğini ifade etti. Girişimciler Yoğun Eğitim ve Mentörlükten Geçti TourisTech programı kapsamında girişimciler kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçti. Program boyunca 47 eğitim oturumu düzenlenirken, 21 farklı mentör girişimcilere destek verdi. Süreçte 100 saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilirken 75 saatin üzerinde mentörlük sağlandı. Programa 25 girişim kabul edilirken, ön eleme sürecinin sonucunda 12 girişim final sunumu yapma hakkı kazandı. Girişimler Projelerini Tanıttı Demo Day kapsamında girişimler projelerini jüri üyeleri, yatırımcılar ve sektör temsilcilerine sundu. Sunum gerçekleştiren girişimler Kaira, Seralis, Waymoov, Mentör Kapısı, MAS, Heat Interactive, Discover:Antalya, Makosim, Müze Deneyimi, Sensgate, Sunflow ve Bilet and More olarak sıralandı. Sunumlarda turizm deneyimini geliştiren dijital platformlar, akıllı turizm çözümleri, ziyaretçi deneyimini artıran teknolojiler ve sektöre yönelik yenilikçi iş modelleri tanıtıldı. Demo Day’de Projeleri Deneyimli Jüri Değerlendirdi Girişimlerin projeleri alanında deneyimli bir jüri tarafından değerlendirildi. Demo Day jüri üyeleri Volkan Güler – Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri, Prof. Dr. Mehmet Yazıcı – Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı, Doç. Dr. Mehmet Bahar – Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri, Işık Yargın – ANSİAD Girişimcilik Çalışma Masası Başkanı, Çağdaş Kızıl – Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Proje Geliştirme ve Devlet Destekleri Ofisi Proje ve İş Geliştirme Uzmanı, Dr. Erkut Baloğlu – Aktifbank Müşteri Çözümleri Genel Müdür Yardımcısı, Sadık Köseoğlu – Şirket Ortağım Melek Yatırımcı Ağı Direktörü ve Emrah Kozan – Pixel Akademi Kurucu Ortağı, Tasarım Odaklı Düşünce Kitabı Yazarı isimlerinden oluştu. Girişimcilere Akademisyen ve Sektör Temsilcilerinden Mentörlük Program süresince girişimcilere çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi mentörlük desteği sağlandı. Mentörler arasında Prof. Dr. Hülya Şimga, Doç. Dr. Gözdegül Başer, Doç. Dr. Caner Ünal, Dr. Demet Ceylan, Dr. Gül Merve Gençer, Dr. Başak Sarıtaş, Dr. Tarkan Düzgünçınar, Ali Haydar Durgun, Bahadır Sansarcı, Burak Akay, Mahmut Dabbit ve Mert Efe Sevim gibi isimler yer aldı. Turizm Teknolojilerinde Girişimcilik Ekosistemi Güçleniyor Etkinlik sonunda jüri üyelerine ve mentörlere teşekkür belgeleri takdim edilirken girişimciler yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. BAKA desteğiyle yürütülen TourisTech Turizm Teknolojileri Kuluçka Programı, turizm sektöründe teknoloji odaklı girişimlerin gelişimini desteklemeyi ve Antalya’nın girişimcilik ekosistemine katkı sunmayı sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.