Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

TOURISMJOURNAL - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD-İran uzlaşısı turizm sektörüne nefes aldırabilir Haber

ABD-İran uzlaşısı turizm sektörüne nefes aldırabilir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın küresel turizm açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirterek, anlaşmanın kalıcı hale gelmesinin uluslararası seyahat talebini destekleyeceğini söyledi. Turizm sektörünün barış, istikrar ve öngörülebilirlik ortamında gelişim gösterdiğini vurgulayan Kavaloğlu, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin yalnızca bölge ülkelerini değil, enerji maliyetlerinden hava ulaşımına kadar turizm sektörünün tüm bileşenlerini etkilediğini ifade etti. ABD ile İran arasında varılan uzlaşının kalıcı olmasının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Bu mutabakatın kalıcı hale gelmesi, küresel seyahat talebinin yeniden güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla birlikte enerji ve ulaşım maliyetlerinde yaşanabilecek normalleşme, havayolu operasyonlarını ve tüketicilerin seyahat kararlarını olumlu yönde etkileyebilir" dedi. Özellikle Avrupa pazarlarında tüketici güveninin yeniden yükselmesinin Türkiye ve Antalya açısından önemli fırsatlar oluşturacağını belirten Kavaloğlu, Türkiye'nin kriz dönemlerinde gösterdiği dirençli performansla öne çıktığını kaydetti. Kavaloğlu, "Türkiye, güçlü turizm altyapısı, kaliteli hizmet anlayışı ve güvenli destinasyon kimliğiyle küresel ölçekte rekabet avantajını koruyor. Antalya olarak hedefimiz, değişen küresel koşulları doğru analiz ederek değer odaklı büyümeyi sürdürmek ve 12 ay turizm vizyonu doğrultusunda rekabet gücümüzü daha da artırmaktır" ifadelerini kullandı.

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor Haber

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından artan güvenlik riskleri, yükselen petrol ve uçak yakıtı fiyatları ile değişen hava yolu rotaları Körfez turizmini olumsuz etkiledi. Bazı kaynaklara göre bölgenin turizm gelirlerinde yüzde 16'lık düşüş yaşandı. Dubai'de otel rezervasyonları yüzde 60 gerilerken, Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuş iptal edildi. Turizm ve havacılığa bağımlı BAE, Katar ve Bahreyn en fazla etkilenen ülkeler olurken, turistlerin önemli bir bölümü Türkiye, Yunanistan, İspanya ve Mısır gibi alternatif destinasyonlara yönelmeye başladı. ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmaların ardından yükselen enerji maliyetleri ve değişen hava ulaşım rotaları, Körfez ülkelerinin turizm sektörünü olumsuz etkilemeye başladı. Bazı kaynaklar, bölgedeki turizm gelirlerinde yüzde 16’ya varan düşüş yaşandığını belirtiyor. 2030 VİZYONU HEDEFLERİ BASKI ALTINDA Körfez ülkeleri, "2030 Vizyonu" projeleri kapsamında petrol gelirlerine olan bağımlılığı azaltarak bölgeyi önemli bir turizm merkezi haline getirmeyi hedefliyordu. Bu doğrultuda Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan milyarlarca dolarlık turizm yatırımlarını hayata geçirdi. Bölge ülkeleri normal şartlarda turizmden yılda yaklaşık 120 milyar dolar gelir elde ediyordu. ÇATIŞMALAR PLANLARI SEKTEYE UĞRATTI ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki dengeler değişti. İran’ın Körfez’de bulunan ABD askeri üslerini hedef alarak misillemede bulunması güvenlik endişelerini artırdı. Yaşanan gelişmeler üzerine birçok hava yolu şirketi güvenlik gerekçesiyle uçuş rotalarını değiştirmeye başladı. YAKIT MALİYETLERİ VE BİLET FİYATLARI ARTTI Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte petrol ve uçak yakıtı fiyatlarında sert yükselişler yaşandı. Artan maliyetler, uçak bileti fiyatlarına da yansıdı. Uzmanlara göre bu durum, Körfez ülkelerine yönelik turistik talebin azalmasında önemli rol oynadı. DUBAİ'DE REZERVASYONLAR GERİLEDİ Bölgeden gelen verilere göre Dubai’de otel rezervasyonlarında yüzde 60’a varan düşüş görüldü. Ayrıca Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuşun iptal edildiği belirtiliyor. Oteller ise doluluk oranlarını koruyabilmek amacıyla yüzde 40’a varan indirim kampanyaları uygulamaya başladı. Avrupa’nın en büyük seyahat şirketlerinden Tourism Union International (TUI) Group da savaşın ilk dönemlerinde Dubai dahil olmak üzere bölgeye yönelik tüm paket programlarını askıya aldı. EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKELER Uzman değerlendirmelerine göre turizm ve havacılık sektörlerine bağımlılığı yüksek olan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn yaşanan gelişmelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Suudi Arabistan ise güçlü iç turizm hareketliliği ile hac ve umre ziyaretleri sayesinde kayıplarını kısmen sınırlayabildi. TURİSTLER YENİ ROTALARA YÖNELİYOR Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde özellikle Dubai, Abu Dabi ve Doha'nın turizm gelirlerinde milyarlarca dolarlık kayıplar yaşanabileceğini değerlendiriyor. Güvenlik kaygıları nedeniyle Körfez bölgesinden uzaklaşan turistlerin ise alternatif destinasyonlara yöneldiği belirtiliyor. Bu kapsamda İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Türkiye, Mısır ve Tayland'ın en çok tercih edilen ülkeler arasında öne çıktığı ifade ediliyor.

Katar turizmi toparlandı, ziyaretçiye hazır Haber

Katar turizmi toparlandı, ziyaretçiye hazır

Aylardır bölgesel hava sahasında yaşanan türbülansın ardından, Katar’ın turizm sektörü Körfez ülkesinin artık yeniden ziyaretçilere açık olduğunu söylüyor. Visit Qatar CEO’su Abdulaziz Ali Al‑Mawlawi, ülkenin yakın tarihinin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini, ancak 2025’te beş milyon ziyaretçi ağırlayan bu destinasyonda mahsur kalan yolculara destek olmak ve güveni yeniden tesis etmek için büyükelçilikler, havayolları ve turizm paydaşlarıyla yakın çalıştıklarını anlattı. Bölgesel çatışmanın ilk günlerinde, aralarında 8 bin transit yolcunun da bulunduğu 12 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ülkedeydi ve tamamının tahliye edilmesi gerekiyordu. Doha kruvaziyer limanında da Hürmüz Boğazı’nın kapatılması nedeniyle yaklaşık 5 bin yolcu ve mürettebat etkilendi. Celestyal Cruises’a ait Celestyal Journey ve TUI Cruises’ın Mein Schiff 5 adlı gemisi, Nisan ortasında Basra Körfezi’nden güvenli bir şekilde ayrıldı. “Zor bir dönemden geçtik” diyen Al‑Mawlawi şöyle konuştu: “Size çok dürüstçe söyleyeyim, daha önce hiç yaşamadığımız kadar zor bir süreçti. Ama her zaman kendime COVID dönemini hatırlatırım; o dönemde de çok zorlu günlerden geçtik ama sonrasında daha güçlü, daha dayanıklı çıktık.” Al‑Mawlawi, ülkenin turizm sektörünün ‘her zamankinden daha güçlü’ biçimde gelişmeye devam edeceğini söyledi Tahliye çalışmaları, oteller ve vizeler Yetkililer, Doha’daki Hamad Uluslararası Havalimanı üzerinden yürütülen tahliye operasyonlarını koordine ederken 7/24 hizmet veren bir çağrı hattı devreye alındı; WhatsApp bildirimleri ve sosyal medya uyarılarıyla da bilgilendirme yapıldı. Aynı zamanda, 12 bin ziyaretçinin ağırlanması için 194’e varan sayıda otel seferber edildi. Ülkenin turizm düzenleyici kurumu olan Qatar Tourism, bu kapsamlı girişim çerçevesinde 15 gün boyunca otel oda ücretleri ile yemek masraflarını karşıladı. Hükümet, ülkede mahsur kalan transit yolcular için yaklaşık 8 bin acil vize düzenlerken, çatışmanın hemen ardından vize sürelerinin uzatılmasını kolaylaştırdı ve kalış süresini aşanlara esneklik tanıdı. Al‑Mawlawi, “O dönemde tüm yolcu ve konuklarımız için vize uzatımı ile birlikte otellerde ücretsiz konaklama ve ücretsiz yemek imkanı sunacağımızı duyurduk; çünkü misafirlerimizin her zaman evimizde ağırlanan birer misafir olduğunu hissetmelerini istiyoruz” dedi. Şimdi Katar, yaz festivalleri, plaj etkinlikleri ve aile eğlencelerine odaklanan bir turizm toparlanma kampanyasını hayata geçiriyor; yılın ilerleyen dönemlerinde ise odağını yeniden uluslararası ziyaretçilere çevirmeyi planlıyor. Al‑Mawlawi, ülkenin lüks turizm, kültürel deneyimler ve büyük uluslararası etkinliklerden oluşan kombinasyonunun, yoğun geçmesi beklenen kış sezonu öncesi ivme kazandırmasını umduklarını söylüyor. “Katar’da hayat normale döndü ve Katar’ın her zaman güvenli ve emniyetli bir ülke olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz” diyen Al‑Mawlawi sözlerini şöyle sürdürdü: “Katar, kültür ve mirasla modernliği bir araya getiren benzersiz ürünleriyle bilinir. “Aynı gün içinde hem balina köpekbalıklarıyla dalış yapabilir, hem safariye çıkabilir, hem de seçkin restoranlarda yemek yiyip alışveriş, otel ve sahil deneyimi yaşayabilirsiniz. Biz her zaman Katar’ın, dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimizin evi olduğunu söyleriz.” Kısa süre önce “Hala Summer” kampanyasını ve festival programını duyuran Visit Qatar (kaynak İngilizce), artık bölgenin önde gelen turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Tüm zorluklara rağmen Katar’ın turizm sektörü, yılın geri kalanı ve sonrasında ivme yakalamak için kampanyalarını, etkinliklerini, ziyaretçi deneyimlerini ve yeni dijital çözümleri artırıyor. Mevsimsel kampanyalar ve etkinlikler Bu ay başlatılan Visit Qatar’ın yıllık Hala Summer (kaynak İngilizce) kampanyası, Eylül ayına kadar sürecek. Programda özel paketler ve mevsimsel menüler sunan otel ve tatil köylerinin yanı sıra John Legend gibi uluslararası sanatçıların vereceği bir dizi konser yer alıyor. Grammy ödüllü şarkıcı-söz yazarı, 10 Eylül’de Doha’daki Katar Ulusal Kongre Merkezi’nde sahne alacak. Kids go free gibi girişimler, vatandaşlar ve ülkede ikamet edenlerin 12 yaş altı çocuklarının ücretsiz konaklama ve yemek imkanından yararlanmasıyla yurt içi aile turizmini canlandırmayı hedeflerken, Hala Summer aynı zamanda lüks konaklama, tatil köyleri, alışveriş ve plaj seçenekleri arayan tatilcileri de hedefliyor. Havanın serinlemesiyle birlikte, Katar’ın 2026’nın son aylarına yönelik takviminde efsanevi besteci Hans Zimmer ve Kolombiyalı yıldız Shakira’nın performansları, adrenalin yüklü Formula 1 Qatar Airways Grand Prix’si ve Doha Mücevher & Saat Fuarı öne çıkıyor. Qatar Airways ağını genişletiyor Ülkenin turizm kurumları 2026’nın geri kalanına ve sonrasına odaklanırken, Qatar Airways de Hamad Uluslararası Havalimanı çıkışlı ve varışlı küresel uçuş planını yeniden inşa etmeyi sürdürüyor. Yabancı havayollarının Doha hava sahasına geri dönmesiyle birlikte, Katar’ın bayrak taşıyıcı havayolu 16 Haziran’dan itibaren uluslararası ağını 160’tan fazla destinasyona genişleteceğini açıkladı. Bu genişleme süreci Temmuz ayında da devam edecek ve havayolu Caracas ile Bogota’ya ilk seferlerini başlatacak. Bu adım, bir Körfez havayolunun ilk kez Venezuela pazarına girmesi ve Orta Doğu ile bu iki Güney Amerika başkenti arasında ilk doğrudan uçuşların başlaması anlamına geliyor. Avrupa’da ise Qatar Airways, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye uçuşlarını 15 Temmuz’dan itibaren haftada dört seferle yeniden başlatacak; bu sayı 1 Ağustos itibarıyla haftada yedi sefere çıkarılacak.

Ruble dolara karşı en çok güçlenen para oldu Haber

Ruble dolara karşı en çok güçlenen para oldu

Rus rublesi, dolar karşısında bu yılın en güçlü performans gösteren para birimleri arasında yer aldı. Nisan ayından bu yana yaklaşık yüzde 12 değer kazanan ruble, dolar karşısında 72,6 seviyesine kadar güçlendi. Böylece uzun süredir değer kaybı beklentileriyle gündeme gelen Rus para birimi, küresel piyasalarda dikkat çeken bir yükseliş sergiledi. Uzmanlara göre rubledeki güçlenmenin arkasında, Rusya Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikası ve ülkede dövize olan talebin zayıf kalması bulunuyor. Yüksek faiz oranları ile ithalat talebindeki düşüş, yabancı para ihtiyacını sınırlarken ithalat işlemlerinin büyük bölümünün ruble üzerinden yapılması da bu tabloyu destekliyor. Enerji fiyatlarındaki artış da rubleye destek veren önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan taşımacılık sorunlarının ardından enerji gelirlerindeki artışın Rusya’ya döviz girişini hızlandırdığı belirtiliyor. Buna rağmen Rusya Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımları piyasadaki yükselişi dengelemekte yetersiz kaldı. Ekonomi uzmanları mevcut ekonomik koşulların ruble için oldukça avantajlı olduğunu belirtiyor. Bazı analistler dolar kurunun 65-70 ruble bandına kadar gerileyebileceğini öngörüyor. İran çevresindeki jeopolitik gerilimin sürmesi halinde Rusya Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini erteleyebileceği, bunun da rubleyi daha fazla destekleyebileceği ifade ediliyor. Öte yandan güçlü ruble, ihracatçı şirketler açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Döviz gelirlerinin daha düşük ruble karşılığına dönüşmesi nedeniyle şirket kârları, temettüler ve devlet bütçe gelirleri üzerinde baskı oluşabileceği değerlendiriliyor. Özellikle enerji ihracatına dayalı ekonomik yapı nedeniyle aşırı güçlü ruble, Rus ekonomisinde yeni denge sorunlarına yol açabilecek unsurlar arasında görülüyor.

Jet yakıtı krizi: Bir haftada 13 bin uçuş iptal edildi Haber

Jet yakıtı krizi: Bir haftada 13 bin uçuş iptal edildi

Havayolu şirketleri, Ortadoğu'daki savaş nedeniyle jet yakıtı fiyatlarının yükselmesiyle Mayıs ayında dünya genelinde 13 bin uçuşu iptal etti. BBC'nin aktardığı yeni verilere göre, Mayıs ayı boyunca uçuşlardan yaklaşık iki milyon koltuk kaldırıldı. Britanyalı havayolu şirketlerinin ticaret kuruluşu ve havacılık analitik firması Cirium'a göre, uçuşlarda en büyük azalma İstanbul ve Münih'te görüldü. Cirium, operasyonların normal şekilde sürdüğünü ve şu anda arz sorunları yaşanmadığını, ancak uçuşların iptali halinde hükümetin acil durum planlarını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Mayıs ayındaki iptaller, Advantage Travel Partnership adlı seyahat acenteleri birliğine göre küresel uçuşların yalnızca yüzde 1'ini oluşturuyor. Jet yakıtı fiyatları savaşın başlamasından bu yana iki katından fazla arttı. Şubat ayı sonlarında bir ton yakıt 831 dolardan işlem görürken, Nisan başında bin 838 dolara kadar yükseldi. Havayolu şirketleri şu anda yakıt tedariki sorunu yaşamadıklarını söyledi, ancak uzmanlar İran savaşı nedeniyle teslimatlardaki aksamanın haftalar içinde kıtlığa yol açabileceği konusunda uyardı. Birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını şimdiden artırdı. Yaz tarifeleri daraltıldı Air France, KLM, Air Canada, Delta ve SAS yaz tarifelerini şimdiden daralttı. Ancak Wizz Air'in icra kurulu başkanı, bazı Avrupa uçuş fiyatlarının, havayollarının tereddüt eden müşterileri çekmeye çalışması nedeniyle düştüğünü söyledi. Alman Lufthansa grubu, bu ayın başlarında, Ekim sonuna kadar olan 20 bin uçuşu kaldıracağını açıkladı. "Which? Travel" editörü Rory Boland, paket tatillerin, planların aksaması durumunda tur operatörlerinin müşterilerine karşı yasal yükümlülükleri olması nedeniyle daha fazla koruma sunduğunu söyledi. Nisan ortasında, 32 üye ülkeye enerji arzı ve güvenliği konusunda danışmanlık yapan Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) başkanı, başka kaynaklardan daha fazla tedarik sağlanmadığı takdirde Avrupa'nın haziran ayına kadar jet yakıtı kıtlığıyla karşı karşıya kalacağını söyledi. İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, şu anda jet yakıtı tedarikinde bir aksama olmadığını ancak "bunun açıkça gelişen bir durum" olduğunu belirtti. İngiltere, kullandığı jet yakıtının yaklaşık yüzde 65'ini ithal ediyor ve bunun önemli bir kısmı normal koşullarda Ortadoğu'dan geliyor. Ancak petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz için önemli bir geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, bu sevkiyatların aksaması anlamına geliyor. İptallerde ilk sırada İstanbul var BBC'nin aktardığı Cirium verilerine göre en fazla uçuş iptalinin yaşandığı destinasyonlar şu şekilde: 1) İstanbul 2) Chicago O'Hare 3) Dallas Fort Worth 4) Denver 5) Atlanta 6) Frankfurt 7) George Bush Intercontinental (Houston) 8) Charles de Gaulle (Paris) 9) Amsterdam Schiphol 10) Charlotte Douglas (Kuzey Carolina)

İngiltere’den uçuş birleştirme hamlesi Haber

İngiltere’den uçuş birleştirme hamlesi

Yaz sezonu için “acil durum planı” Birleşik Krallık Ulaştırma Bakanlığı tarafından başlatılan sektör danışma süreci kapsamında, aynı destinasyona gün içinde birden fazla uçuş gerçekleştiren havayollarının seferlerini geçici olarak konsolide etmesine esneklik tanınması planlanıyor. Yetkililer, bu uygulamanın yolcuların daha erken alternatif uçuşlara yönlendirilmesini sağlayacağını, havaalanlarındaki gecikmeleri azaltacağını ve düşük doluluklu uçuşların önüne geçeceğini belirtiyor. Bakanlık açıklamasında, “Boş koltuklarla yapılan uçuşların azaltılması yakıt tasarrufu sağlayacak ve operasyonel verimliliği artıracak” denildi. Hürmüz Boğazı sonrası yakıt takibi Heidi Alexander, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından bu yana jet yakıtı tedarikinin günlük olarak takip edildiğini açıkladı. Alexander, “Şu anda doğrudan bir yakıt arz sorunu bulunmuyor ancak yaz sezonunda yolculara daha fazla güvence sağlamak ve gereksiz aksaklıkları önlemek için hazırlık yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Slot kurallarında esneklik Yeni düzenlemeler kapsamında havayollarının belirli sayıda kalkış ve iniş slotunu kaybetmeden geri verebilmesine de izin verilmesi planlanıyor. Bu uygulamanın, havayollarının gerçekçi uçuş programları oluşturmasına ve “hayalet uçuş” olarak bilinen düşük doluluklu operasyonların önlenmesine yardımcı olması hedefleniyor. Daha önce Airport Coordination Limited da “kullan ya da kaybet” olarak bilinen 80:20 slot kuralında geçici esnekliğe gitmişti. Yakıt kurallarında da değişiklik gündemde İngiliz hükümetinin ayrıca ülkede kullanılabilecek jet yakıtı türleri ve tedarik kaynaklarına ilişkin kuralları gevşetmeyi değerlendirdiği bildirildi. Yolcu hakları korunacak Hükümet, olası aksaklıklarda yolcuların alternatif uçuş ya da ücret iadesi talep etme hakkının devam edeceğini vurguladı. Büyük gecikmelerde yiyecek, içecek ve konaklama desteği sağlanmasının da yasal zorunluluk olmaya devam edeceği belirtildi. Sektörden destek mesajı Tim Alderslade, İngiliz havayollarının normal operasyonlarını sürdürdüğünü ve şu an için yakıt tedarik sorunu yaşanmadığını söyledi. Alderslade, hükümetin slot esnekliği gibi önlemlerinin havayollarının operasyonlarını daha verimli yönetmesine yardımcı olacağını ifade etti. Turizm sektörü daha geniş destek istiyor ABTA ise hükümetin yalnızca havacılık sektörüne değil, seyahat acenteleri ve tur operatörlerine yönelik etkileri de dikkate alması gerektiğini savundu. ABTA yetkilileri, Orta Doğu krizinin tüm seyahat sektörünü etkilediğini ve bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirtti. Tüketici örgütlerinden eleştiri Rory Boland ise yeni düzenlemelerin yolcu haklarını zayıflatmaması gerektiğini söyledi. Boland, özellikle kısa süreli seyahatler ve bağlantılı uçuşlarda yapılacak program değişikliklerinin yolcular açısından ciddi mağduriyet yaratabileceğine dikkat çekti.

Orta Doğu Krizi Havacılığı Vurdu: 13 Bin Uçuş İptal Haber

Orta Doğu Krizi Havacılığı Vurdu: 13 Bin Uçuş İptal

Orta Doğu’daki çatışmanın etkisiyle artan jet yakıtı fiyatları, havayolu şirketlerini Mayıs ayında küresel ölçekte yaklaşık 13 bin uçuşu iptal etmeye zorladı. Toplamda Mayıs ayı boyunca uçuşlardan yaklaşık iki milyon koltuk kaldırıldı. Kesintiler, ay sonunda başlayacak olan İngiltere yarı dönem tatili öncesinde gerçekleşti. Havacılık veri şirketi Cirium’a göre en büyük uçuş azalmaları İstanbul ve Münih havalimanlarında kaydedildi. İngiliz havayolu şirketlerini temsil eden sektör kuruluşu, firmaların normal şekilde faaliyet gösterdiğini ve şu anda ciddi bir tedarik sorunu yaşanmadığını belirtirken, hükümetin uçuş iptallerinde kalkış ve iniş slotlarının kaybedilmesini önlemeye yönelik planlarını memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Seyahat acentelerini temsil eden Advantage Travel Partnership ise iptallerin küresel uçuşların yalnızca yüzde 1’ine denk geldiğini ve İngiltere’den “önemli yaz tatili destinasyonlarına” yapılan uçuşların etkilenmediğini bildirdi. Kuruluşun CEO’su Julia Lo Bue-Said, “Havayolları düşük performans gösteren uçuşları değerlendirip gerekli durumlarda birleştirme veya iptal etme yoluna gidiyor” dedi. Ancak genel tabloya bakıldığında iptallerin “sınırlı” olduğu ve İngiltere çıkışlı uçuşların etkilenmediği, bu nedenle yolcuların güvenle rezervasyon yapmaya devam edebileceği ifade edildi. Cirium verilerine göre İngiltere çıkışlı uçuşların yüzde 0,53’ü iptal edildi. Jet yakıtı fiyatları savaşın başlamasından bu yana iki kattan fazla arttı. Şubat sonunda ton başına 831 dolar seviyesinde olan fiyatlar, Nisan başında 1.838 dolara kadar yükseldi. Havayolu şirketleri şu anda yakıt tedarikinde ciddi bir sorun yaşamadıklarını belirtse de uzmanlar, İran’daki savaş nedeniyle teslimatlarda yaşanabilecek aksaklıkların birkaç hafta içinde kıtlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını artırırken, Air France, KLM, Air Canada, Delta ve SAS yaz sezonu planlarında kesintiye gitti. En fazla uçuş iptali yaşanan destinasyonlar şöyle sıralandı: İstanbul Chicago O’Hare Dallas Fort Worth Denver Atlanta Frankfurt George Bush Intercontinental (Houston) Charles de Gaulle Amsterdam Schiphol Charlotte Douglas (Kuzey Carolina) Wizz Air CEO’su ise bazı Avrupa uçuş fiyatlarının, talep çekmek amacıyla düşüş gösterdiğini söyledi. Alman Lufthansa Grubu da bu ay başında Ekim sonuna kadar 20 bin uçuşu kaldıracağını açıklamıştı. Which? Travel editörü Rory Boland, paket tatillerin tüketiciler için daha fazla koruma sağladığını, çünkü tur operatörlerinin müşterilerine karşı yasal sorumlulukları olduğunu söyledi. Boland ayrıca, “İngiltere’den iptal edilen uçuş oranı hâlâ düşük. En kötü havayolları normal zamanlarda bile kalkıştan bir günden kısa süre önce uçuşlarının yüzde 2’sinden fazlasını iptal edebiliyor” dedi. Nisan ortasında Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı, Avrupa’nın Haziran ayına kadar jet yakıtı kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu. Birleşik Krallık’ta hükümet, Heathrow gibi yoğun havalimanlarında havayollarının kalkış ve iniş slotlarını kaybetmeden uçuş iptali yapabilmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander ise hafta sonunda yaptığı açıklamada, bu yaz seyahat edecek çoğu kişinin geçen yıla benzer bir deneyim yaşayacağına inandığını söyledi. Alexander ayrıca şu anda jet yakıtı tedarikinde bir kesinti olmadığını ancak “durumun açıkça değişken olduğunu” ifade etti. Birleşik Krallık, normal şartlarda kullandığı jet yakıtının yaklaşık yüzde 65’ini ithal ediyor ve bunun önemli bir bölümü Orta Doğu’dan sağlanıyor. Ancak petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz için kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bu tedarik akışını aksatmış durumda.

İngiltere’den havayollarına iptal kolaylığı Haber

İngiltere’den havayollarına iptal kolaylığı

İngiltere hükümeti, Orta Doğu’da devam eden istikrarsızlık nedeniyle bu yaz yaşanması beklenen jet yakıtı sıkıntısına karşı acil durum tedbirleri aldı. Yeni düzenlemeyle havayolu şirketlerine, uçuşlarını önceden iptal etme veya birleştirme imkanı tanındı. Düzenleme kapsamında havayolları, değerli havalimanı slotlarını kaybetmeden kalkıştan en az iki hafta önce uçuş programlarında azaltmaya gidebilecek. Bu karar, havayolu şirketlerinin kendilerine tahsis edilen slotların büyük bölümünü kullanmasını zorunlu kılan standart uygulamalardan farklılık gösteriyor. Son dakika iptallerinin önüne geçilecek Yeni politikanın, havayollarına kapasitelerini önceden ayarlama imkanı sağlayarak yaz seyahat sezonunun en yoğun döneminde son dakika iptallerini önlemesi bekleniyor. Talebin düşük olduğu veya uçuş saatleri çakışan seferler iptal edilebilecek, yolcular ise aynı güzergahtaki alternatif seferlere yönlendirilebilecek. İngiliz yetkililer, uygulamanın operasyonel istikrarı ve yolcular için öngörülebilirliği öncelediğini belirtiyor. Havayollarının en az 14 gün önceden bildirimde bulunması gerekecek. Böylece yolculara alternatif plan yapmaları için zaman tanınacak. Uçuşlar birleştirilebilecek Düzenleme, havayolu şirketlerinin aynı hatta yapılan çok sayıdaki günlük seferi daha az uçuşta birleştirmesine de olanak tanıyor. Böylece önemli rotalarda bağlantı korunurken yakıt tüketiminin azaltılması hedefleniyor. Bu uygulamanın, özellikle talebin yeniden dağıtılabileceği yüksek frekanslı hatlarda etkili olması bekleniyor. Hürmüz Boğazı endişesi Önlemler, Orta Doğu’daki çatışmaların ardından küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Avrupa’da jet yakıtı teminine ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde devreye alındı. Önemli petrol nakil koridorlarından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, yakıt akışını kısıtladı ve önümüzdeki haftalarda kıtlık yaşanabileceğine yönelik kaygıları artırdı. İngiltere, jet yakıtı ithalatına büyük ölçüde bağımlı durumda bulunuyor. Bu ithalatın önemli bölümü ise söz konusu bölgeden karşılanıyor. Uzmanlar, tedarik sorunlarının sürmesi halinde Avrupa’daki yakıt stoklarının birkaç hafta içinde tükenebileceği uyarısında bulunuyor. Yetkililer ise şu anda acil bir kıtlık yaşanmadığını, hükümetin olası aksaklıkları azaltmak için erken önlem aldığını belirtiyor. Havayolları destek verdi Plan, British Airways, Virgin Atlantic ve easyJet dahil olmak üzere büyük havayolları ve havalimanlarıyla koordineli şekilde hazırlandı. Sektör paydaşları, belirsiz işletme ortamında esneklik ihtiyacına dikkat çekerek girişime geniş destek verdi. Slot kurallarının gevşetilmesiyle havayolları, havalimanı slotlarını korumak için düşük dolulukla uçuş yapmak zorunda kalmayacak. Böylece gereksiz maliyetlerin ve emisyonların azaltılması hedefleniyor.

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir Haber

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir

Dünya Bankası'nın salı günü yayınlanan son Emtia Piyasaları Görünümü raporu, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı ablukasının küresel piyasalarda "tarihi bir şok" yaratmasıyla, enerji fiyatlarında bu yıl yüzde 24’lük bir sıçrama öngörüyor. Öngörülen bu artış, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana görülen en büyük enerji fiyat sıçraması anlamına geliyor. Yüksek enflasyonu kalıcılaştırma ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyor. Rapora göre, küresel emtia piyasaları son 4 yılın en dalgalı döneminden geçiyor. 2026 yılı boyunca toplam emtia maliyetlerinde yaşanacak yüzde 16’lık genel artışa, enerji ve gübre fiyatlarının öncülük etmesi bekleniyor. Bölgesel istikrarsızlık, halihazırda kayıtlara geçen en büyük petrol arzı kesintisine yol açtı. Kriz süresince küresel petrol üretimi günde 10 milyon varilden fazla düşüş gösterdi. Bazı fiyatlar ilk zirve noktalarından gerilemiş olsa da çalışma, altyapı saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye darboğazlarının kalıcı etkileri nedeniyle enerji maliyetlerinin öngörülebilir gelecekte yüksek seviyelerde kalacağını ortaya koyuyor. Analistler, mevcut krizin geçtiğimiz yıl boyunca emtia fiyatlarında gözlemlenen düşüş eğilimini fiilen tersine çevirdiğini belirtiyor. Bu durumun bir stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) ortamı yarattığı ve merkez bankalarının faiz oranlarını yönetmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse, konuya ilişkin şu uyarıda bulundu: "Hükümetler, piyasaları bozabilecek geniş kapsamlı ve hedefsiz mali destek verme eğilimine direnmelidir. Bunun yerine, önümüzdeki aylarda yaşanacak ekonomik belirsizlik sürecini atlatabilmeleri için en savunmasız hanelere yönelik geçici yardımlara odaklanılmalıdır." Fırtınanın merkezindeki petrol ve gaz piyasaları Şu anki piyasa istikrarsızlığının başlıca nedeni, Orta Doğu'daki denizcilik rotalarındaki eşi görülmemiş kesinti. Dünyadaki deniz yoluyla ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan kritik bir deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, savaş boyunca neredeyse tamamen durdu. Dünya Bankası'na göre, Brent türü ham petrolün 2026 yılı boyunca varil başına ortalama 86 dolar seviyesinde seyretmesi bekleniyor, bu da 2025'te kaydedilen 69 dolarlık ortalamaya kıyasla keskin bir artış anlamına geliyor. Bu öngörü, en ağır kesintilerin mayıs ayı itibarıyla hafiflemeye başlayacağı ve yıl sonuna kadar taşımacılık hacimlerinin kademeli olarak savaş öncesi seviyelere döneceği varsayımına dayanıyor. Haberin yazıldığı sırada ABD gösterge petrolü WTI'nın fiyatı varil başına 102 doların üzerindeydi, uluslararası referans olan Brent petrol ise 3 haftadır ilk kez 110 doların üzerine çıkmıştı. BAE ayrıca, salı günü yaptığı açıklamada, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+'tan ayrılacağını duyurdu. Ülkenin enerji bakanı, bu kararı, "değişen talebi karşılamaya yardımcı olmak" amacıyla ülkenin enerji stratejisinin yeniden yapılandırılmasıyla gerekçelendirdi ve petrol üretiminde "kademeli bir artış" sözü verdi. Ek arzın fiyatların düşmesine katkı sağlayıp sağlamayacağı ya da büyük petrol tedarikçileri arasındaki daha zayıf koordinasyonun kriz ortamında tersine bir etki yapıp yapmayacağı ise henüz belli değil. Dünya Bankası, çatışmanın uzaması ya da daha fazla bölgesel aktörü içine alacak şekilde yayılması halinde fiyat baskısının daha da artacağı uyarısında bulunuyor. Mevcut temel senaryoda bile yaşanan şok, diğer enerji sektörlerinde ciddi dalgalanmalara yol açmış durumda. Çalışma, ülkelerin alternatif enerji kaynaklarını güvence altına almak için seferber olmasıyla birlikte petrol piyasasındaki oynaklığın doğalgaz ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) göstergeleri üzerinde doğrudan etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği, İran savaşı başladığından bu yana fosil yakıt ithalatı için fazladan 27 milyar euronun üzerinde harcama yapmak zorunda kaldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da durumu şimdiden tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidi olarak nitelendiriyor. Artan yakıt maliyetlerinin, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerde istihdam yaratma ve sanayi yatırımları üzerinde ciddi etkiler yaratarak küresel büyümeyi frenlemesi bekleniyor. IMF bu ay, 2026 için küresel büyüme tahminini önceki öngörüsüne kıyasla 0,2 puan indirerek yüzde 3,1'e, Euro Bölgesi için büyüme beklentisini ise yüzde 1,4'ten yüzde 1,1'e çekti. Savaş, IMF'nin küresel enflasyon beklentisini de yüzde 4,4'e yükseltti. Enerji piyasalarındaki dalgalanmanın 2027'ye sarkması halinde ise Fon, küresel büyümenin yüzde 2'ye kadar düşebileceği "ağır bir senaryo" konusunda uyarıyor. Jeopolitik dalgalanma ve yayılma etkisi Dünya Bankası raporunun özel odak bölümü, jeopolitik risklerin piyasa istikrarı üzerindeki orantısız etkisini vurguluyor. Analize göre çatışmaların tırmandığı dönemlerde petrol fiyatlarındaki dalgalanma, daha sakin dönemlere kıyasla yaklaşık 2 kat daha yüksek. Çalışma, özellikle jeopolitik nedenlerle küresel petrol üretiminde yaşanan yüzde 1'lik bir düşüşün, fiyatları ortalama yüzde 11,5 artırma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Bu şokların güçlü bir "taşma" etkisi bulunuyor; diğer emtia piyasalarına yansıması, normal koşullara göre yaklaşık yüzde 50 daha güçlü oluyor. Rapora göre, jeopolitik bir şokun tetiklediği yüzde 10'luk bir petrol fiyatı artışı, yaklaşık bir yıl sonra doğalgaz fiyatlarının zirve seviyesini yüzde 7, gübre fiyatlarını ise yüzde 5'in üzerinde yükseltiyor. Bu gecikmeli etkiler, Orta Doğu'daki çatışma yakın vadede çözülse bile küresel ekonominin enflasyonist baskıyı gelecek yıl boyunca hissetmeye devam edeceği anlamına geliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.